Yolculukta Namazları Kısaltma ve Birleştirme

Yolculukta Namazları Kısaltma ve Birleştirme
İslâm Dini, Yüce Rabbimizin insanlık için koyduğu iman ve hayat düzenidir. Bu sebeble onun ilkeleri, emirleri ve yasakları bütün insanların anlayabileceği ve uygulayabileceği özelliktedir.

İslâm Dini, Yüce Rabbimizin insanlık için koyduğu iman ve hayat düzenidir. Bu sebeble onun ilkeleri, emirleri ve yasakları bütün insanların anlayabileceği ve uygulayabileceği özelliktedir.

Uygulamada engelleyici hayatî zarûretlerin oluşması durumunda yüklenen vazifeler görev olmaktan çıkar. Olağan dışı şartlarda ise görevler azalabilir, ertelenebilir, vasıf değiştirebilir ve hatta düşebilir.

Yolculuklar da olağan dışı şartlardandır. Çünkü konumuz olan namaz özelinde bakıldığında anlaşılacağı gibi yolculuklar, mesh süresini uzatabilir, namazları kısaltabilir, birleştirebilir, birlikte kılınması farz olan Cuma namazını tek başına kılınabilecek öğle namazına dönüştürebilir.

Yolculuk Kur'ân ve Sünnet'le kurumsallaştırılmıştır

Kur'ân ve onun açıklaması niteliğindeki Peygamberî Sünnet kolaylaştırıcılık sebebi olan yolculuğu meşrûlaştırır ve de kurumsallaştırır. Yolculukta namazla ilgili Nisâ sûresinin 101. âyetinde şöyle buyurulur:

"Yeryüzünde yolculuğa çıktığınızda hakikati inkâra şartlanmış olan (kâfir)lerin âniden üzerinize saldırmasından korkarsanız namazlarınızı kısaltmakla günaha girmiş olmazsınız. Çünkü o hakikati inkâr edenler sizin düşmanlarınızdır."

Anlamı sunulan âyette husûsiyle kâfirlerin saldırısından korkulması durumunda namazların kısaltılabileceği açıklanmaktadır.

Sevgili Peygamberimiz de namazı kısaltıcı yolculuğun tehlike içermeyen diğer yolculukları kapsadığını duyurmuştur.

Salât ve Selâm üzerine olsun o, ayrıca kısaltmanın sabah namazının sünneti hâriç, sünnet namazlar kılınmadan öğle, ikindi ve yatsı namazlarının dört rek'at olan farzlarının iki rek'at olarak kılınması şeklinde yapılabileceğini öğretmiştir. Ayrıca namazların birleştirilebileceğini de örneklendirmiştir.

Kur'ân ve Sünnet, yolculuğun kolaylaştırıcı sonuçlar doğuracağını bildirmekte fakat başta ne kadar süreli veya ne kadar mesafeli yolculuğun yolculuk olacağı olmak üzere ilgili bazı hususları kesin hatlarıyla açıklamamaktadır.

Açıklamaması da gerekirdi. Çünkü İslâm evrenseldir ve zaman üstüdür. O, kalıcı yasalar koyar. Zamanların geçmesiyle örneğin iletişim ve ulaşım imkânlarının gelişmesiyle değişmesi gerekecek ölçüleri koymaz. Bu tür yasaların konulmasını aklın ve ilmin yetkisine bırakır.

Değinildiği gibi yolculuğun tarifi yapılmadığı ve yolculukla ilgili çeşitlilikler içeren sözlü ve fiilî Sünnet değişik şekillerde irtibatlandırılabilir ve yorumlanabilir olduğu için İslâm bilginleri yolculuk çevresinde farklı görüşler serd etmişlerdir. Şimdi bu görüşleri hülâsa edeceğiz.

Mezheblerimizin farklı ictihadlarının özeti

a- Sevgili Peygamberimiz, ne kadar süreli veya mesafeli yolculukların kolaylıklardan yararlandırıcı yolculuk olarak değerlendirileceği hususunda değişik olaylar ve sorular sebebiyle farklı açıklamalarda bulunmuşlardır. Örneğin o, ilgi kurulan bazı hadislerinde şöyle buyururlar:

  "Yanında kendisiyle evlenme engeli bulunan bir mahremi veya eşi olmaksızın Allah'a ve âhiret gününe iman eden bir kadının üç günlük yola çıkması meşrû-helâl değildir."

  "Yerleşik kişi bir gün bir gece, yolcu ise üç gün üç gece mesh yapabilir."

  Hanefîler bu hadislere dayanarak kolaylıklardan yararlandıracak yolculuğun ancak üç günlük yolculuk olabileceği ictihadında bulunmuşlardır. Ne var ki onlar, asırlarca önceki yaşadıkları dönemlerin şartlarında üç gün ve üç gece içinde ancak on sekiz saat yolculuk yapılabileceği ve yolculuğun da ancak ortalama yürüyüşle değerlendirilebileceği var sayımından hareket etmişlerdir. Böylece karada deve yürüyüşüyle, denizde yelkenli ile on sekiz saatlik seyri ölçü edinmişlerdir.

  Şâfiiler ve konuya onlar gibi yaklaşan bilginler de ilgi kurdukları bir hadisten hareketle takriben dört berîdlik (yaklaşık doksan kilometrelik) mesafeyi yolculuk ölçüsü olarak benimsemişlerdir.*

b- Fıkhî mezheblerimiz, Peygamberimizin mest üzerine mesh yapılabileceğini açıklayan hadislerini kabulde birleşirler. Ancak ilgili diğer hadisler üzerindeki yorum farklılıkları sebebiyle sarık-başörtüsü ve çorablar üzerinde mesh yapılıp yapılamayacağı konusunda ise değişik görüşler ileri sürerler.

c- Mekke'nin fethi yılında Hz. Peygamberin, Mekke'de onbeş gün kaldığı şeklindeki rivayete dayanarak Hanefîler, bir yerde onbeş günden az kalınmaya niyet edilmesi halinde seferîlik durumunun devam edebileceği görüşünü ileri sürerler. Şâfiiler ise bu süreyi ilgi kurdukları bir hadisle delil getirerek gidiş geliş hariç dört günle sınırlandırırlar.

d- Çoğunluğu oluşturan İslâm bilginleri, Hz. Peygamberin yolculukta öğle ile ikindi, akşamla yatsı arasında cem' yaptığı bir diğer ifadeyle namazları birleştirdiği şeklindeki sahih hadislere istinad ederek yolculukta cem' (birleştirme)yapılabileceği görüşündedirler. Hanefîler, Arafat ve Müzdelife'nin dışında namazların değinilen şekilde birleştirilmesini kabul etmezler, bu şekildeki birleştirmeye ilişkin rivayetleri namazların ilkini vaktinin sonunda kılıp diğerini vaktinin başında kılmak şeklinde yorumlarlar.

e- İslâm bilginleri, namazı kısaltarak kılmanın gerekli olup olmadığı konusunda da çelişirler. Hanefî müctehidler "Allah'ın kabul edilmesi gereken bir hediyesi" olduğu şeklindeki hadisle delil getirerek kısaltmanın vâcib olduğunu, aksine uygulamanın günahkâr kılacağı ictihadında bulunurlar.

  Başta Şâfii müctehidler olmak üzere çoğunluğu oluşturan bilginler ise, yukarıda tercümesi sunulan ilgili Kur'ân âyetinin ifadesine ve "Allah, verdiği ruhsatların kullanılmasını sever." şeklindeki hadise dayanarak kişinin kısaltmada muhayyer olduğunu, dilerse yolculuğun kolaylıklarından yararlanmayabileceğini dile getirirler.

  Yolculukla alakalı olarak ilmihal kitaplarında gördüğümüz ve bazı kişilerce dinimizin değişmez hükümleri gibi aktarılan ictihadlar, verilen bilgilerden açıkça anlaşılabileceği gibi doğrudan Kur'ân ve Sünnet'in emredici hükümleri değildirler. Bunun için de ulaşım vasıtalarının geliştiği ve çeşitlendiği zamanımızda birbirinden farklı ve tabîi olarak da çelişkili olan bu içtihadları değerlendirici çalışmalar yapılmaktadır.

  Biz, çokça soru yöneltilen bu konularda, hadislerin, değişik mezhebî ictihadların ışığında güvenilir ilim adamlarımızın yaptığı güncelleştirici çalışmalardan yararlanarak size özet bilgiler-öneriler sunacağız. 

Uyguladığımız için tavsiye edeceğimiz görüşler

1- Kişinin kendisinin, aile fertlerinin, çalışma arkadaşlarının ve gideceği yerdeki ilgili kimselerin yolculuk olarak nitelediği yolculuklar dinimizin getirdiği kolaylık ilkelerinden yararlandırabilecek yolculuklardır.

  Özel araçla çıkıldığında evlar, kamu araçlarıyla gidildiğinde hava alanları yolculuğun başladığı yerler olarak kabul edilebilir.

  Peygamberimizin kadınlarla alakalı emirleri mutlaklığı içinde değerlendirilmeli, zarûret olmadıkça kadınlarımız yanlarında mahremleri veya eşleri olmaksızın bu gibi yolculuklara çıkmamalıdırlar. Özellikle onlar için maddî güvenlik kadar manevî güvenlik de önemlidir. Çünkü onlar doğal yapıları ve câzibeleri gereği ilgi odağı olma, etkileme ve daha da önemlisi etkilenme konumundadırlar. Kadınlar zarûret durumlarını aile fertleriyle birlikte kendileri belirleyebilirler. Zarûret kapsamına alınabilecek Hac ve diğer seyahatler için alternatif imkânları geniş güvenilir organizasyonların seçilmesi de gerekir.

2- Kolaylık ilkelerinden yararlanılabilecek yolculuklarda başörtüsü ve çoraplar üzerine mesh yapılabilir ve namazlar kısaltılabilir.

a- Kadınlarımız, özellikle yolculukta, başörtülerini çıkaramayacakları yerlerde veya acil durumlarda abdest alırken ihtiyaten abdestli olarak taktıkları başörtüleri üzerine mesh yapabilirler. Çünkü Peygamberimizin eşi Ümmü Seleme annemiz baş örtüsü üzerine meshederlerdi. Bunun gibi abdestli olarak giydikleri çorapları üzerine de mesh yapabilirler. Pek tabiidir ki erkekler de çorapları üzerine mesh edebilirler. Ancak çoraplar deriyi gösterecek şekilde ince ve şeffafsa ayaklar çıplakmış gibi değerlendirilerek mesh yapılırken elin ıslaklığı deriye hissettirilmeli ve topuklar da mesh edilmelidir. Bu uygulama Mâide Sûresinin 6. âyetiyle de delillendirilebilir.

b- Sabah namazının sünneti dışındaki sünnetler kılınmadan dört rek'atlı namazları iki rekat halinde kılabiliriz. Çünkü Peygamberimizin uygulaması, bu şekildedir. Akşam namazı ise kısaltılmadan üç rekat olarak kılınır. İki rek'at olarak kılınacak yatsı namazından sonra vitir namazı da kılınabilir.

3- Gidilen yerde kendimizi misafir olarak algıladığımız veya misafir olarak ağırlandığımız sürece, yolculuğun namazları kısaltma şeklindeki kolaylıklarından yaralanabiliriz.

4- Yüce dinimizin kolaylaştırma ilkesi doğrultusunda Hz. Peygamberi izleyerek yolculuklarda namazlarımızı kısaltabilir ve de birleştirebiliriz; öğle ile ikindiyi ardarda öğle vaktinde kılabileceğimiz gibi, akşamla yatsıyı da yatsı vaktinde birleştirerek kılabiliriz. Yolculuğun seyri gerektirdiğinde öğle ile ikindi ikindi vaktinde, akşamla yatsı da akşam vaktinde birleştirilebilir.

5- Yolculuklarda namazları kısaltma zarûreti yoktur. Kolaylıklardan dilersek yararlanabilir, dilersek yararlanmayabiliriz. Ancak Hz. Peygamber hemen hemen bütün yolculuklarında sabah namazının sünneti dışındaki sünnetleri kılmaksızın namazlarını kısaltarak kıldığı için bizler de Peygamberimizin yolunu izleyebilir, sabahın sünneti dışındaki sünnet namazlarını kılmaksızın farz namazları kısaltarak kılmayı tercih edebiliriz. Açıklandığı üzere birleştirme de yapabiliriz. İslâm bilginlerinin Sünnet çizgisindeki kabullerine göre hastalar da yukarıda açıklandığı şekilde namazlarını birleştirebilirler. 

Mukim iken namazları birleştirme

Peygamberimizin Medine'de düşman korkusu ve şiddetli yağmur gibi görülür bir sebep yok iken bile bazan namazları cem' ettiğini bir diğer ifadeyle birleştirdiğini biliyoruz. Burada müminlere evrensel bir mesaj verildiği kanaatindeyiz.

- Âdet haline getirilmemek koşuluyla- gerektirici durumlarda namazlar birleştirilerek kılınabilir. Örneğin ara verilemeyecek, verilse de namaz kılmak için uygun yer bulunamayacak uzun süreli toplantılara katılacak yöneticiler-bürokratlar, önemli ameliyatlara girecek cerrahlar, nöbete girecek askerler, yoğun bakımda görev yapacak doktorlar ve hemşireler, vazifelerinden atılma korkusu duyacak subaylar gibi görevliler ve her an göreve gidecek itfaiyeciler, imtihana girecek talebeler ve benzeri mazeretliler ve de pek tabii ki hastalar namazlarını yukarıda açıklandığı şekilde birleştirerek kılılabilirler. Onlar namazlarını terk etmemeli veya kazaya bırakmamalıdırlar. Çünkü onlar değinildiği üzere öğle ile ikindiyi dörder rekat olarak öğle veya ikindi vaktinde birbiri ardından birleştirerek kılabilirler. Akşamla yatsıyı da akşam veya yatsı vaktinde akşamı üç, yatsıyı dört rekat olarak birleştirme yoluyla kılabilirler.

Çok iyi bilinmelidir ki evrenselliği gereği İslâm Dini'nin doğrudan açıklık getirmediği yolculuk dâhil bütün konularda ileri sürülen ve de sürülecek olan görüşler zamanla değiştirilme ihtiyacı duyulabilecek ictihadlardır. Mezheblerimizin içlerindeki ve aralarındaki görüş farklılıklarının tabîî görülmesi de tesbitimizi doğrulamaktadır. Kaldı ki istisnasız bütün ictihadlar hata ihtimali içeren doğrulardır ve bu özellikleri içinde ictihadlar İslâm'ı ve bütün müminleri değil, yalnızca sahipleri ve izleyenlerini bağlar.

 Bu sebeple dileyenler değişik mezheblerin tarihî şartların ürünü olan ictihadları içeren ilmihallerde buldukları ve bizim de burada özetleyerek sunduğumuz bilgilerle amel edebilirler. Hiçbir engel yoktur.

 Biz izlemekle emrolunduğumuz Sünnet çizgisinde ve de bu çizgiyi sürdüren müctehidlerimizin izinde yapılan ilmî çalışmalardan yılların birikimi olarak seçtiğimiz görüşleri sizlerle paylaşmaya çalıştık.* Hiç şüphe yoktur ki bütün bu seçili görüşler de tarihi icthadlar gibi hata ihtimalli doğru görüşler olarak nitelendirilebilirler. Kaldı ki incelendiğinde görüleceği gibi onların büyük bir bölümü tarihi ictihadların ürünüdür.

Hiç şüphesiz doğruları en iyi bilen ve huzûrunda sorgulayacak olan yalnızca Allah'tır.



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/yolculukta-namazlari-kisaltma-ve-birlestirme-4-213h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim