Yalakalık Kula Kulluk Olarak Haramdır II


Nefsimizi ve İnsanları Hatasız Görmemeliyiz
Yalakalık Kula Kulluk Olarak Haramdır II
Sevgili kardeşlerim! Zaman zaman sohbetlerimizde işaret ediyoruz, din adına konuşulduğu zaman Rabbimizin kitabı Kur’ân’a, aziz peygamberimizin Kur’ân çizgisinde yaptığı açıklamalara muhtacız. Çünkü din Yaradan’ın kitabı Kurân’dır. Kurân’a  bağlı olarak Aziz Peygamberimizin yaptığı sözlü ve fiilî açıklamalarıdır. Falanca âlimin, filanca Şeyhin ve de Ali Rıza Demircan hocanın beyanları değildir.

Başkalarını da Aşırı Giderek Övmemeliyiz

Rabbimizden Uyarılar

Nisa 29 ‘u açıklamıştık. Necm Suresinin 32.ayetinde Rabbimiz bizi şöyle uyarır:

“…Hakikaten Rabbinizin bağışlaması pek çoktur. Babanız Âdem’i topraktan halk ederken de analarınızın rahminde cenin iken de sizi en ziyade bilen Allah’tır. O halde size ne oluyor? Sakın ha nefislerinizi/çevrenizdeki insanları temize çıkarmayın, yüceltmeyin. Zira Allah kendisinden emirleri ve yasaklarına aykırılıktan korunan düzeyli müminleri daha iyi bilir.”

Bu ayette işaret edildiği gibi iki anlam var sevgili kardeşlerim. Birincisi nefisinizi hatasız, günahsız, üstün görmemektir. Bunu açıkladık. İkincisi çevrenizdeki insanları da üstün görüp yüceltmemektir.

Peygamberimizden Uyarılar
  1. Aziz Peygamberimizin huzurunda bir Müslüman diğer Müslümanı över. Övünce, Aziz Peygamberimiz öven kişiye şöyle der: “Yazıklar olsun sana, kardeşinin boynunu vurdun.”


 Bir insanı yüzüne karşı aşırı övmek, onu kibre kapılacağı bir konuma yükseltmek; mânen öldürmektir.
  • Sahâbi Mikdat bin Esved halife Hz. Osman’ın yanındayken bir kişi gelir, Hz. Osman’a övgüler yağdırır.  Bunu gören Hz. Miktad yerden bir avuç toprak alır ve öven kişinin yüzüne saçar ve şöyle der:


Bize Peygamberimiz, “Yalakalık yapan insanları gördüğünüzde onların yüzüne toprak saçmamızı” emir buyurdu.”

Güzel kardeşlerim! Aziz Peygamberimiz toprak saçma emrini verirken yanında değildik. Bu emirleri ile yalaka insanlara önem ve değer vermeyin mi demek istemiştir yoksa gerçekten toprak saçın mı buyurmuştur, bilmiyoruz ama biz, bize intikal eden Peygamberî emirlerin öncelikli olarak mecazî anlamına değil de hakikat anlamına yönelmeliyiz. Kaldı ki toprak saçmada toprak kökenliler olarak tevazu göstermemiz gereğine de işaret vardır. Nitelim Miktad bin Esed de böyle yapmıştır.
  • En dünyacı olarak nitelenen sahâbilerden biri de Muaviye bin Ebu Süfyan’dır. Muaviye, Aziz Peygamberimize vahiy kâtipliği yapmış olmasına rağmen O’ndan çok hadis rivayet etmemiştir. Ama aşağıda sunulacak Peygamberi öğüdü çokça zikrederdi:


“Allah bir insana hayır murad ederse, onu dinin özünü kavrayanlar ve özümseyenlerden kılar. Ey insanlar! Şu dünya malları var ya, onlar pek cazibelidir, pek albenilidir; sizi celbeder. Bu dünya mallarını kim harama bulaşmadan elde ederse, sahip olduğu mallar bereketlendirilir; sürekli kılınır, yararı görülür. Sakın ha birbirilerinizi övgü yoluna gitmeyin; birbirinize dalkavuk /yalakalık etmeyin/ aşırı övgüye yönelmeyin. Zira aşırı övgü, övülen kişiyi boğazlamaktır.”

Sunduğumuz ilk hadiste Peygamberimiz tarafından yalakalık etmek övülen kişinin boynunu vurmaktır denilmiş, bu hadiste ise boğazlamaktır ifadesi kullanılmıştır. Çünkü bir insanı kibre soktunuz mu cehennemi yola itiklediniz demektir. Mânevi hayatını katlettiniz demektir. Gerçek dostlar böyle yapmamalıdır, ama nedense yalaka olduk, yalakalık bekler olduk. Gerçek dostlar böyle yapmamalı, hakiki dostlar, dostlarının ahiretine zarar vermemelidir.

Ölüye Övgü

Aziz kardeşlerim! Diriye övgü yok da ölüye övgü var mı? Ona da yok. Atatürk’e övgü, Abdülhamit’e övgü, Abdülkadir Geylani’ye övgü, İmam-ı Rabbani’ye övgü, Halid-i Bağdadi’ye övgü yağdırıyoruz. Aşırılığa kaçan övgü ruh dünyamızı istila etmekte  ve karartmaktadır. Şu örnekleri beraberce dinleyelim.

Osman İbn Maz’ûn

Osman İbn Maz’ûn ilk müminlerden bir diğer anlatımla ilk sahâbilerdendir. Medine’ye ilk hicret edenlerdendir. Son derece ibadete düşkün bir zattır. Hz. Aişe validemiz bu zatın hanımını pek dağınık bir kıyafetle görünce “ bu ne haldir” der/sorar. O da “Eşim Osman İbn Maz’ûn’unbana hiçbir ilgisi yok, beni görmüyor bile, onun için ben de kendime çeki düzen vermiyorum” cevabını verir. Hz. Aişe validemiz olayı Peygamberimize aktarınca Peygamberimiz Osman İbn Mazûn’u huzuruna celb eder. Bu nasıl bir uygulamadır, diyerek sorgular ve devamla şöyle buyurur:
  • Ben geceleri kalkar hem uyur hem ibadet eder; namaz, zikir ve Kur’an ile iştigal ederim. Ben bazı günler oruç tutarım bazı günler tutmam. Eşlerimle de ilişkilerimi sürdürürüm. Sen kimi örnek alıyorsun Ya Osman?


Müslüman Kadınlar Bakımlı Olmalıdır

Bu arada bir gerçeği ifade edelim. Özellikle zamanımızda kadınlar kocalarına karşı bakımlı olmalıdırlar. Çünkü yaşadığımız düzen zinalara açık bir düzendir. Göz zinalarına açık bir düzendir. Fitne kol geziyor. Kocanın ve kadının vazifesi birbirlerini haramlardan korumaktır. Böylece birbirlerinin ahiret hayatına yardımcı olmaktır. Bu sebeple mümin kadınlar eşlerine karşı bakımlı olmalıdırlar.

 Osman İbn Mazûn vefat ediyor. Vefat edince Medine’ye geldiğinde evine misafir olduğu ailenin hanımı cenazenin başında ve Peygamberimiz önünde şöyle diyor:

Ey Osman Allah’ın rahmeti üzerinde… Rabbin sana şimdi ne büyük ikramlarda bulunuyor.”

Bu övgülü sözleri duyunca Peygamberimizin rengi atar ve ona dönerek şöyle buyurur:
  • Sen nereden biliyorsun Osman İbn Mazûn’a Allah’ın lütuflarını yağdırdığını. Ben Osman İbn Mazûn için hayır ümit ediyorum. Ama vallahi ben, bana bile  ne yapılacağını, nasıl muamele göreceğimi bilmiyorum. Siz nasıl bilebilirsiniz?


 

Devam edecek

Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/yalakalik-kula-kulluk-olarak-haramdir-ii-20-676h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim