TEVBE ETMEK ÜZERİNE

TEVBE ETMEK ÜZERİNE
TEVBE ETMEK ÜZERİNEİnsanıyaratan Allah, onun dünya ve âhiret saade­tini, emirleri ve yasaklarının tatbikedilmesi şartına bağlamıştır. Yüce Mevlâmız emirleri ve yasaklarına aykırılığıda insanın buhranlarının kaynağı ve âhiret azabının sebebi kılmıştır.

TEVBE ETMEK ÜZERİNE

İnsanıyaratan Allah, onun dünya ve âhiret saade­tini, emirleri ve yasaklarının tatbikedilmesi şartına bağlamıştır. Yüce Mevlâmız emirleri ve yasaklarına aykırılığıda insanın buhranlarının kaynağı ve âhiret azabının sebebi kılmıştır.

Bu yaratılış düzeni sebebiyledir ki insan, ilâhî emir ve yasaklaramuhalefet ettiği sürece ve işlediği günah­lardan arınmadığı müddetçebunalımlarını gideremez. Mesut olamaz. İlahî azabdan korunamaz.

Dünya ve Âhiret mutluluğunu isteyen mutlaka gü­nahları bırakacak, yaptıklarındantemizlenmek için de Rabbine tevbe edecek, affını dileyecektir.

Günahlarına tevbe etmek müminin vacip görevi­dir. Bu görev ömür boyuncada devam edecektir. Zira, insan melekler gibi nûranî bir yaratık olmadığı ve günahlara arzulu nefsî bir güçle yaratıldığı için hatalara düşmekten korunamaz.

Peygamberimiz bugerçeği şöyle açıklamıştır.«Her bir insan hata edici; günah izleyicidir. Ancakhata işleyenlerin en hayırlısı tevbe edip Allah'tan affı­nı dileyendir.» (1)

Aziz Müminler!

Bizler günahlarımızı gidermez, giderek de artı­rırsak ilâhî adaletgereği iç huzursuzluğumuz artar, ru­hi elemlerimiz çoğalır. Günahlarımızdanötürü vücudu­muza, malımıza, çocuklarımıza yönelik maddi ve ma­nevi cezalaramuhatap olabiliriz. Ayrıca âhiretimizi ku­şatacak ilâhi azaba da uğrarız. Hiçbir kurtarıcı da bizi kurtaramaz.

Bu gerçeği açıklamak içindir ki Peygamberimiz öz kızı Hz. Fatıma (R.A.)ya şöyle buyurmuştur:«- Ya Fatıma! Aman nefsini Allah'ın azabından kurtarmayaçalış. Zira Allah'a yemin ederim ki, ben senden Allah'ın azabını gideremem...»(2)

Müminler!

Hata edebiliriz. Namaz kılmamak, zekât vermemek,ana-babaya âsî olmak, adaletten sapmak, hileli imâlat
yapmak gibi Rabbimizin emirlerine itaatsizlik yapabi­liriz; mümkündür.     

İçki içmek, zina yapmak, faiz alıp-yermek, kara­borsacılık yapmak,yalan söylemek, şahıs veya kamu mallarını zimmete geçirmek gibi suçlarlaRabbimizin yasaklarının günahkâr bir faili olabiliriz.

Bizdenbenzeri daha nice günahlar zuhur edebilir.

Müminler!

Günahlarımızın sebep olacağı bunalımlar musibet­ler ve azaplardankorunabilmek için Mevlâmızın bizlere açtığı tevbe kapısından kulluk şuuru ileiçeriye girme­liyiz. Mevlâmızdan affımızı dilemeliyiz. Eğer yaptığımız günahlarhaklara tecavüz gibi kul hakları ile ilgili ise Allah'tan mağfiretimizi talepederken hak sahihlerinin de haklarım ödemeliyiz.

Böylece gerekli şartlarına riâyet ederek günahları­mıza tevbeetmeliyiz.

Muhterem Müminler!

Allah (C.C.) emirlerini tatbik edip yasaklarındankaçınmayan kullarını cezalandıracaktır. Fakat kulunu günahları ölçüsündeazablandırmak Allah'a vacip de­ğildir,                                    

Yüce Mevlâmızın rahmeti gazabına üstündür. O, pek ziyade keremsahibidir. Kullarına merhameti son­suzdur. Duâ ve tevbeleri kabul eden,günahları bağış­layandır O.

Merhameti ve affı sınırsız olan Mevlâmız kullarını cezalandırmayı dasevmez. Bunun içindir ki hatasız olamıyacak kullarına şu lütufkâr emrivermektedir.«Ey iman edenler! İşlediğiniz günahlara bir daha dönmeyecek şekildeAllah'a tevbe ediniz...» (3)

Allah'ın kullarına şefkati o derece engindir ki, ku­surlarım itirafederek mağfiretine talip olan kulları­nın tevbelerini pek büyük bir ibadetolarak kabul et­mektedir.

Kullarım azâblandırmayı sevmeyen Mevlâmız bir hadîsi kudsî'de şöylebuyuruyor:«Ey kullarım sizler gece gündüz hata  «dirisiniz. Ben de günahları affediciyim.   Benden affınızı dileyin  sizi affedeyim...» (4)

Rabbimizin bu çağrısına icabet ederek O'nun lütfuna gönül bağlayanlarelbette ki bağışlanacaklardır, çünkü O kullarına pek merhametlidir.

Bu nedenledir ki O,şöyle buyurmaktadır: [«Allah kullarının tevbelerini kabul eder. Onlarıngünahlarını bağışlar. Yaptıklarınızı da bilir.»

«Allah (şahısların, putların, ilkelerin, rejimlerin, v.s.) zatına ortaktutulmasını hiç mi hiç bağışlamaz. Dilediği kişilerden bunun dışındakigünahları bağış­lar.»]

Aziz Müminler!

Mevlâmız Rahman, Rallim, Gafur, Rauf, Settar ve Kerim olan bir Rabdır.

Bir ana çocuğunu ateşeatabilir mî?

Elbet atamaz.Peygamberimizin diliyle açıklayalım:

- Allanın kullarına merhameti, ananın çocuğuna acımasından pek çoktur.Öylesine çoktur ki bu sınırsız çokluğu Peygamberimiz şöyle açıklıyor:«Allah,yüz bölümlük rahmetinin yalnızca birini insanlar, cinler ve hayvanlaravermiştir. (İnsanlar ve cinler) o bir rahmetten paylarına düşenle birbirlerineacır ve ikramda bulunurlar. Vahşi hayvanların yavru­suna şefkati de o birrahmet (ten aldığı pay) sebebiyle­dir. Allah zuhurunu ertelediği doksan dokuzbölümlük rahmetiyle Kıyamet Günü'nde kullarına merhamet edecektir.»   (8)

Rabbimiz böylesine sonsuz rahmet sahibi olduğu içindir ki, ne derecegünah sahibi olunursa olunsun rahmetinden ümit kesilmemesini emretmektedir.Zümer Sûresinde Mevlâmız şöyle buyurur: «... Ey günah işlemekle nefislerinekarşı haddi aş­mış kullarım! Allah'ın rahmetinden; (sizi bağıtlamasından) ümidikesmeyiniz. Çünkü Allah (tevbekâr kullarının) bütün günahları (nı) mağfiretbuyurur. Şüphe-siz Allah çok bağışlayandır. Çok çok merhamet edendir.» (9)

Müminler!

Tevbe vâcib bir görevimiz olduğu için bir ibâdettir. Kulluğunu idrakederek tevbe edenlere bu ibâdetlerinin mükâfatı şüphesiz verilecektir.

Mevlâmız şartlarına uygun tevbe ederek îmanlı bir hayat sürenlerin vegüzel ameller yapanların günahla­rını sevaplara dönüştüreceğini va'detmektedir.(10)

Rabbimiz Al-i İmran Sûresinin 135. ve 136. âyetle­rinde ise bizlerişöyle müjdelemektedir:   «Bir günahişledikleri veya nefislerine zulmettikle­ri zaman Allah'ı anarak hemengünahlarının bağışlan­masını isteyenleri hem de yaptıkları günaha bile bileısrar etmeyenleri (Allah bağışlar.) Günahları Allah'tan başka kim affedebilir?İşte onların mükâfatı Al­lah'tan bir mağfiret ve altından ırmaklar akanCennet'lerdir. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Böyle yapanların mükâfatıne güzeldir.»

Müminler!

«Ümit ederim ki Rabbim'in rahmeti taksim edilir­ken günahlara göregelir. Günahları çok olana ilâhi rahmet de çok gelir.»  diyen gönül erinin ümidiyle tevbe edelim.Kalplerimizi Allah'a yönelterek, ellerimizi O'na açarak bizi aklatacak rahmetdileyelim.

Günahlarınıküçümseyen ve tevbesini sonu gelme­yen yarınlara erteleyen zavallılardanolmayalım.

Ruhu günahlarından arındırmanın, gönül aydınlığına kavuşmanın, aşklaİslâmî yaşayışa yönelerek mutlu olmanın öz ifadesiyle ilâhî azabdankorunarak ilâhi rızaya ve Adn Cennetlerine ermenin yolu tevbedir.

Hutbemizi Peygamberimizden hadîslerle bitiriyo­rum.

Allah'ın Peygamberişöyle buyuruyor: [«Ey İnsanlar! Allah'a tevbe ediniz. Zira ben gün­de yüz defa;(Allahım! Beni yarlığa, tevbemi kabul et, diyerek) Allah'a tevbe ederim.

Zira«tevbe eden hiç günah işlememiş gibidir.»]

  1. Et-Tac, 5/515.
  2. İbn-ü Kesîr,3/350.
  3. Tahrim, 8.
  4. Et-Tac, 5/148.
  5. Şura, 25; Nisa, 48
  6. Et-Tac, 5/156.
  7. Zümer, 53.
  8. Furkan, 70.
  9. Kasîde-i Burde,Beyit 156.
  10. Et-Tac, 5/151; C. Sağîr, 1/134.

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/tevbe-etmek-uzerine-3-29h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim