Tarîkatler ve Cemâatlerimizdeki Temel Eksikliğimiz

Tarîkatler ve Cemâatlerimizdeki Temel Eksikliğimiz
Yüca Allah’ımız, bütün güzellikleri ve tüm çirkinlikleri insan fıtratına /doğasına kodlamıştır. ( Şems 7-8 ) Bir diğer anlatımla insanı güzelliklere ve çirkinliklere eğilimli ve yetenekli kılmıştır.

Rabbimizin insanla örtüşen bir fıtrat/yaratılış nizamı kıldığı İslâm, (Rûm 30) insan doğasındaki güzellikleri görevleştirerek Cennet’le irtibatlandırmaktadır. Çirkinlikleri de yasaklayarak Cehennem ile ilişkilendirmektedir. Böylece de yeryüzü hayatımızda güzel ameller yarışına çıkarılmaktayız. (Hûd 7;Mülk 7)

İslâm Dini bu görevlendirme ve yasaklama işini son ve evrensel peygamberi kıldığı Hz.Muhammed’e, kendisine indirilen Kur’ân ile yaptırmaktadır. Daha açık bir anlatımla Kur’ân’ın âyetlerinin tebliği, öğretilmesi ve Tezkiye-i Enfüs ile yaptırmaktadır. İlgili âyetlerin birinde şöyle buyrulmaktadır:

 “And olsun içlerinden kendilerine Allah’ın âyetlerini okuyan, onları Tezkiye eden ve onlara Kur’anı ve Kur’ân’ın Hikmetini öğreten bir Peygamber göndermekle Allah müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce müminler de Hak çizgiden uzak mı uzak bir yol ve yöntem içindeydiler.” ( A.İmran 164. Ayrıca bak. Bakara 129;Cuma 2)

Bu ve benzeri âyetlerde Rabbimizin Peygamberimize yüklediği görevler şunlardır: Kurân âyetlerini okuyup tebliğ etmek, Kurân’ı öğretmek ve onun inceliklerinin anlaşılmasını sağlayacak akli yöntemler olan Hikmeti bildirmek ve Tezkiye-i Enfüs’tür.

Tezkiye-i Enfüs, insanları Kur’ân ile bedenen, rûhen ve ahlâken tertemiz kılmak ve geliştirmektir. Tezkiye-i Enfüs,öğretmekten çok terbiye etmektir. Bu da yakından alakayı ve örneklendirmeyi gerektirir. Genel eğitim sistemimizin, tarîkatlerin ve cemâatlerin görevi -Peygamberimiz gibi- Tezkiye-i Enfüs görevini Kur’an’ın öğretimi ile birlikte örneklendirerek yapmaktır.

Kur’ân’sız tabiat âyetleri olan insan, hayvan,maden, güneş ve ay gibi maddî varlıklar anlaşılıp konumlandırılamayacağı gibi insanlar de Tezkiye edilemezler; başta Şirk olmak üzere mânevi olan kalbî hastalıklardan arındırılamaz ve sosyal ve ekonomik alanda geliştirilemezler. İslâm insanı olarak yaşadıkları topluma egemen kılınamazlar. Bu arada Kur’ân’ın Zikir olduğu, Zikri içerdiği ve onu okumanın da en büyük zikir olduğu unutulmamalıdır. (Sâd 1-2)

Kur’ân’sız ne öğretim ve ne de Tezkiye olur. Oldurmaya kalkışırsak maddeci ve hürafeci insan tipiyle dünyamızı da geleceğimizi da karartırız. Işid gibi yapılara da kapı açılmış olur. Âhirette de büyük kayıplara uğrarız.

Kur’ân ile Tezkiye yapılması şartıyla Tarîkatler ve Cemâatler olmazsa olmazdır. Bu durumda onları Kur’ân’ın istediği türden Hayırlara çağıran…bir topluluk olarak görmemize de bir engel yoktur. (A.İmran 104)

Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/tarikatler-ve-cemaatlerimizdeki-temel-eksikligimiz-5-521h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim