76- Cennet ve Cennetlikler

76- Cennet ve Cennetlikler

Allah'ın Kitabı'ndan:

"Allah'ın emirleri ve yasaklarına aykırı gitmekten sakınanlar için kurtuluş vardır, bağlar bahçeler ve göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar ve dolu dolu kadehler vardır. Onlar cennette ne boş bir söz ne de bir yalan işitirler. Bunlar Rabbinden bir mükâfat ve yeterli bir lütuftur."

Nebe' Suresi âyet 31-36

Hiç kimseyi ameli Cennet'e sokamaz

Ebû Hüreyre'den... (R.):

"Allah'ın Resûlü Ashâb- ı Kirâm'dan bir topluluğa şöyle buyurdu:

- (Allah'ın ve Peygamber'inin emirleri ve yasaklarını) uygulamada aşırılığa düşmekten kaçının. Orta yolu tutun. (İyice biliniz ki;) sizden hiç birinizi yapmış olduğu amelleri kurtarıp (Cennet'e sokamaz.) 

Sahâbîler sordular:

- Yoksa sizi de mi amelleri kurtarıp Cennet'e sokamaz ya Resûlellah?

- Evet beni de. Rabbimin rahmeti ve fazlı beni kuşatır (da ben de böylece kurtulup Cennet'e girerim.)1

Cennet yaratılmıştır

Cennet Yüce Allah'ın "Sen benim rahmetimsin. Seninle istediğim kuluma merhamet edeceğim." buyurduğu ebedî bir mutluluk yurdudur.

Hadisimizin hiçbir kulun kendi amelleriyle ulaşamayacağını, ancak Allah'ın lütfu ile varılabileceğini bildirdiği Cennet yaratılmıştır. Çok çok yükseklerde, zaman ve mekânda sınırsız bir alemdedir.

Cennette yüz ayrı derece vardır. Her iki derece arasındaki mesafe göklerle yer arası gibidir.

Bu derecelerin her biri müstakil bir Cennet'tir ve bu Cennet'lerin Me'va, Adn, Naîm, Firdevs gibi isimleri vardır. En yüksek cennet ise Firdevs'dir.

Cennetliklerin inançları ve amellerine göre yerleşecekleri bu derecelere birbirinden farklı sekiz ayrı bölümden girilecektir. Bu giriş bölümlerinin Cihad, Sadaka ve Reyyan gibi isimleri vardır.

Bir hadisi kudsî ile özetleyerek ifade edersek Cennet'te hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir kalbin de tasavvur edemeyeceği nimetler vardır.

İnsanlar dünya hayatlarında maddî ve manevî olmak üzere iki cins nimet ve zevk bildiği için Cennet hayatını bir ölçüde tahayyül edebilmeleri maksadıyla Kur'ân ve Sünnet'te Cennet maddî ve manevî nimetler ve zevklerle tasvir olunmuştur. Ancak Cennet'teki nimetler ve zevklerin dünya hayatındaki nimetler ve zevklerle isimlerinden başka benzerlikleri yoktur.

Ashâbul-A'raf kimlerdir?

Allah'ın Resûlü'ne (S.) Ashâbül- A'raf'dan soruldu.

Şöyle buyurdular:

"- Onlar kullar arasında muhakemeleri en son bitirilecek olanlardır.

Alemlerin Rabbi olan Allah diğer bütün kulları ile ilgili hükmünü verince onlara şöyle buyuracak:

- Sizler, güzel amellerinizin Cehennem azabına uğramaktatn koruduğu kişilersiniz, fakat Cennet'e de giremediniz. Sizler, benim azadlılarımsınız

Cennet'e giriniz ve Cennet'de dilediğiniz yerden nimetleniniz."2 

Kur'ân-ı Kerim'­de Ashâbül- A'râf

Ashâbül- A'râf hakkında Rabbimiz de Kur'ân-ı Kerimde şöyle buyurmaktadır.

Araf 46-47:

"Cennetliklerle Cehennemlikler arasında bir perde vardır. Araf üzerinde de Cennetlik ve Cehennemliklerin her birini simalarıyla tanıyacak kişiler vardır ki onlar henüz Cennet'e girememiştir. Fakat onlar girmeyi şiddetle arzu eder kişiler olarak Cennet yararına ‘selâmün aleyküm' diye nida ederler.

Gözleri Cehennemliklerin tarafına çevrildiği zaman da: ‘Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu ile beraber bulundurma' derler."

Her devirde bulunacak cennetlikler

Ebu Saîd El- Hudrî (R.) Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu anlatıyor:

"- Saf helâl kazançtan yiyen,

Sözleri, işleri ve davranışlarını benim bildirdiğim ölçülere göre düzenleyen,

Alâkalı olduğu insanlar da aldatmayacağı; zarar vermeyeceği hususunda kendisine güven duyan kişi Cennet'e girer.

Allah'ın Resûlü'nün (S.) bu açıklamazı üzerine bir sahâbî şöyle sordu:

- Ya Resûlellah! Böyleleri devrimizin mü'minleri arasında çoktur.

- Evet, benden sonraki devirlerde de (bu gibi mü'minler) olacaktır."3

Cennet'te dereceler farklı olacaktır

Ebu Saîd El- Hüdrî'den... (R.)

"Allah'ın Resûlü Cennet hayatını anlatırken şöyle buyurdu:

- Cennet sakinleri aralarındaki (ihlâs ve amel) farklılıkları sebebiyle kendilerinden bir üst derecedeki Cennet yurtlarında oturan Cennet'likleri doğu ve batı ufkunda akıp giden parlak yıldızları gördükleri gibi görecekler.

(Bu açıklama üzerinde) sahâbiler şöyle dediler:

- Ya Resûlellah! Cennet'in bu yüksek yurtları şüphesiz Peygamberlerin mevkileridir. Elbette onlardan başkaları oralara ulaşamaz.

- Evet, (Peygamberlerin dereceleri diğer insanların ulaşmayacağı yüceliktedir.)

Ancak canım kudret ve tasarrufu altında bulunan Allah'a yemîn ederim ki, (sizlere vasfettiğim Cennet yurtlarının sahibleri) Allah'a îman eden ve peygamberleri doğrulayan mü'min kişilerdir."4

Cennet'te yüz ayrı derece vardır

Hadisimiz Cennet'e girecek mü'minlerin farklı derecelerde bulunacaklarını açıklamaktadır.

Bir diğer hadise göre Cennet'te yüz derece vardır. Her iki derece arası ise, gökle yer arası gibi mesafelidir.

İlim -Amel- İhlâs farklılıkları sebebiyle dereceleri farklı olacak mü'minlerin nurları da muhtelif olacaktır. Aşağıda sunacağımız hadîs de bu gerçeği açıklamaktadır.

Ebû Hureyre (R.) rivâyet ediyor:

"Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:

Cennet'e ilk gireceklerin (yüzleri) dolunay gibi aydınlıktır.

Onların ardından Cennet'e gireceklerin yüzleri ise semadaki bol ışık saçıcı bir yıldızdan daha parlaktır.

Cennet'e girenler orada küçük veya büyük abdeste çıkmak ihtiyacını duymayacaklar ve de tükürüp sümkürmeyeceklerdir.

Onların tarakları altındandır. Terleri Miskdir. Buhurdanlıkları tütsü yapılan ağaçlardandır. Eşleri ise iri gözlü hûrilerdir.

Cennet sakinleri babaları (Hz. Adem) gibi atmış zira boyundadır. Ahlâki hususiyetleri ise bir kişinin ahlâkî hususiyetleri gibi olup birbirinin tıpa tıp benzeridir.*

Bir başka hadisin açıklamasına göre de Cennet'likler altmış zira boyunda, yedi zira genişlediğinde, otuz üç yaşında ve Hz. Yusuf'un güzelliğinde olacaklardır. Bu ifadelerin mecazî olduğu unutulmamalıdır.

Özel Cennet dairelerine yerleşecek kimlerdir?

Ebu Hüreyre (R.) anlatıyor:

"(Mü'minlerden bir toplulukla birlikte) Hz. Peygamber'le beraberdim. Allah'ın Resûlü (Cennet'i vasfederken bize) şöyle buyurdu:

- Cennet'te, yakuttan sütunlar üzerinde kurulmuş olup, parlak yıldızlar gibi ışıklar saçan, kapıları (sâhiplerine) açılmış zebercedden (özel) daireler vardır.

(Dinlemekte olan) sahâbîler sordular:

- Ya Resûlellah! Bu dairelere kimler yerleşecek?

- Allah için birbiriyle sevişenler, Allah için birleşerek bir arada oturanlar ve Allah için birbirlerini ziyaret edenler yerleşecek."5

İçi dışından görülen Cennet yurtları

Hz. Ali (R.) rivâyet ediyor.

"Allah'ın Resûlü (S.) şöyle buyurdu:

- Cennet'de dışı içinden, içi dışından görülen özel daireler vardır.

(Allah'ın Resûlü'nün (S.) bu açıklamasını dinleyen ve coşku ile dolan) bir arabî ona doğru ayağa kalktı ve sordu:

- Bu özel daireler kimlere verilecek ya Resûlellah?

- Onlar, tatlı tatlı konuşan (dostlara ve fakirlere bolca) yemek yediren, oruçlara devam eden ve insanlar uykuda iken geceleri kalkıp Allah için namaz kılanlara verilecektir."6

Cennet'in kapıları

Ebû Hüreyre'den... (R.)

"Allah'ın Resûlü (S.) şöyle buyurdu:

Cennet'in birden çok giriş kapıları vardır.

Namaz kılan kişi namaz kapısından (Cennet'e) çağırılacaktır. Zekât ve sadaka veren kişi sadaka kapısından davet olunacaktır. Cihâd eden kişi de cihâd kapısından buyur edilecektir. Oruç tutan kişinin ise Reyyan kapısından (Cennet girmesi) istenecektir.

Allah'ın Resûlü'nün (S.) bu açıklaması üzerine Hz. Ebubekir (R.) sordu:

- Ya Resûlellah! Cennet'e çağrılacak kişinin bu kapılardan her hangi birinden çağırılması zarûreti var mıdır?

Bir kişi bu kapıların her birinden Cennet'e çağırılamaz mı?

Hz. Peygamber:

- Evet çağrılabilir, buyurdu ve Hz. Ebu Bekir'i şöylece müjdeledi:

Senin onlardan olacağını ümit ediyorum."7

Cennet için kim paçaları sıvayacak?

Zeyd Oğlu Üsame (R.) anlatıyor:

"Allah'ın Resûlü (S.) bir gün Ashâb- ı Kirâm'a şöyle buyurdu:

- Haydi bakalım Cennet'e girmek için kolları çekip paçaları sıvazlayarak (büyük bir gayretle ileri atlıcak yiğit) var mı?

Cennet... Evet onun bir eşi- benzeri yoktur.

Kâbe'nin Rabbi olan Allah'a yemîn ederim ki Cennet parıldayan nurlar, yayılan hoş kokular, yüksek köşkler, sürekli akan nehirler, olgunlaşmış bol bol meyveler, pek güzel zevceler, çok çok giysilerdir. (Evet, Cennet hayatı) eksiksiz, yüksek ve güzel yurtlarda nimetler ve güzellikler içinde ebedî bir yerleşmedir.

Ashâb- ı Kirâm (büyük bir coşku ile ileri atılarak cevap verdiler:)

- Biz ne güne duruyoruz. Biziz Cennet'e girmek için kolları çekip paçaları sıvazlayacak biziz (ya Resûlellah!)

Bu ifadeleri üzerine Allah'ın Resûlü (S.) şöyle buyurdu:

- "İnşallah" deyiniz.

Sahâbîler de inşallah dediler.

Daha sonra Allah'ın Resûlü (S.) cihad'dan söz edip ona teşvk etti."8

Kur'ân Âyetlerinde cennetlikler ve Cennet hayatı

Bu hadîsimizde tasvir buyrulduğu gibi Kur'ân-ı Kerim'de de Cennet Hayatı tasvir buyrulmaktadır. Burada mühtelif sûrelerden seçtiğimiz âyetlerle örnekler sunacağız.

"Ey insanlar! Rabbinizin bağışlamasına, Allah'a ve peygamberlerine îman edenler için hazırlanmış, genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun. Bu, Allah'ın bir lütfudur. Dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir."

"Fakat Rablerinden saygı duyarak korkanlar için üst üste bina edilmiş, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Bunu Allah vaad etmiştir. Allah vaadinden dönmez."

"Rablerinin emirleri ve yasaklarına aykırılıktan korunanlar ise, bölük bölük cennete sevk edilirler. Cennete geldiklerinde kapıları açılır. Cennetin bekçileri onlara: "Selâm size! Tertemizsiniz. Artık ebediyen kalmak üzere girin cennete!" derler."

"Orada akan kaynak vardır. Orada yüksek tahtlar, önlerine konulmuş kâseler, sıra sıra dizilmiş yastıklar, döşenmiş halılar vardır."

"Şüphesiz Rablerinden korkanlar için kurtuluş, bahçeler, bağlar ve göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar ve dolu dolu kadehler vardır. Onlar, cennette ne boş bir söz ne de bir yalan işitirler. Bunlar Rabbinden bir mükâfat ve yeterli bir lütuftur."

"Takva sahiplerine vaad edilen cennetin vasfı şudur: Orada hiç bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren meşrubat nehirleri ve süzülmüş bal nehirleri vardır. Ayrıca onlar için orada, her çeşit meyveler ve Rableri tarafından büyük bir mağfiret vardır. Şimdi cennette yaşayan bu muttakiler, cehennemde ebediyen kalan, çok kaynar su içilerek bağırsakları paramparça olan kimseler gibi midir?"

"Cennette samimi mü'minlere, "zencefil" katılmış kadehler sunulur. O, cennette "selsebil" denilen bir kaynaktır. O mü'minlerin çevrelerinde, cennette ebedî kalacak gençler dolaşır. Onları görsen saçılmış birer inci sanırsın. Cennetin neresine bakarsan bak, bol ni'met ve büyük bir mülk görürsün. Cennet halkının üzerinde ince yeşil ipekten ve sırmalı atlastan elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süslenmişlerdir. Rableri onlara tertemiz içecekleri ikrâm eder. "Şüphesiz bütün bu ni'metler dünyadaki çalışmalarınızın mükâfatıdır. Çalışmalarınız makbul sayılmıştır." denir."

"Amel defterleri sağlarından verilenler, ne mutlu insanlardır amel defterleri sağlarından verilenler! Onlar dikensiz sedir ağaçları, meyveleri birbiri üzerine yığılmış muz ağaçları, uzanmış gölgeler, çağlayan sular, bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve kabartılmış yüksek döşekler üzerindedirler."

"O gün iyiler, nimet içindedirler. Koltukları üzerinde etrafı seyrederler. Yüzlerinde, nimet içerisinde olmanın sevinç ve parıltısını görürsün. Onlara, kâseleri mühürlenmiş halis bir içecek sunulur. Bu içeceğin sonu misk kokuludur. Bu uğurda yarışanlar yarışsın."

"O cennetler de, gözlerini kocalarından başka kimseye çevirmeyen, kocalarından önce insanlardan ve cinlerden kimsenin kendileriyle münasebette bulunmadığı hanımlar vardır. O halde ey insanlar ve cinler! Rabbinizin ni'metlerinden hangisini yalanlarsınız? Sanki o kadınlar birer yakut ve mercandır. O halde ey insanlar ve cinler! Rabbinizin ni'metlerinden hangisini yalanlarsınız."

"Onların, Rableri nezdindeki mükâfatı, ağaçları altından ırmaklar akan "Adn" cennetleridir. Onlar orada ebediyen kalacaklardır. Allah onlardan razı oldu. Onlarda Allah'tan razı oldular. İşte bu mükâfat, Rabbinden saygıyla korkan içindir."

"Onlar orada, dünyadaki ilk ölümlerinden başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından da korumuştur. Bunlar Rabbinin bir lütfudur. İşte büyük kurtuluş da budur."*

Cennet'in yapı maddeleri nelerdir?

Ebû Hüreyre (R.) anlatıyor:

"(Allah'ın Resûlü'ne bizlerde oluşan ruhî değişliklerden söz ederek şöylece) içimizi döktük:

- Ya Resûllellah! Sizleri gördüğümüz (ve öğütlerinizi dinlediğimiz) zaman kalplerimiz yumuşuyor; duygularımız inceliyor. Ahiret özlemi ile dolup taşan insanlardan oluyoruz. Fakat huzurunuzdan ayrılınca dünya sevgisi bizi kuşatıyor, kadınlarımızla (oynaşıyor) çocuklarımızla koklaşıyoruz. (Ne olacak bizim bu halimiz?)

Hz. Peygamber (bu ruhî değişikliklerin tabîî olduğunu açıklamak için) şöyle buyurdu:

- Eğer sizler benim huzurumda bulunduğunuz anlardaki rûhî coşkunluk halinizi sürdürebilseydiniz melekler elleriyle sizlerle tokalaşır, sizi evlerinizde ziyaret ederlerdi.

Eğer sizler hiç günah işlemeyen insanlar olsaydınız Allah sizin (canlarınızı alır) affetmek için günah işleyen insanlar yaratır (yerlerinize onları yerleştirir)di.

Ebû Hüreyre anlatımını şöyle sürdürüyor:

- (Allah'ın Resûlü'nden gönüllerimize huzur saçan bu sözleri dinleyince içimizde yine âhiret sevdası çağladı da) sorduk:

- Ya Resûlellah! Bize Cennet'ten söz etseniz. Onların yapısı nedir; nedendir?

- Cennet'in yapı taşları altından ve gümüştendir. Kum ve çakılı inci ve mercandandır. Ara maddesi de misk'tir. Toprağı ise za'ferandır. Cennet'e giren nimetlerine kavuşur. Artık ihtiyaç duymaz. Elbiseleri eskimez, gençlik çağı geçmez, ebediyen yaşar, ölmez.

(Allah'ın Resûlü daha sonra da şu öğütleri verdi:)

- Üç sınıf insanın duâsı (kabul olunur,) geri çevrilmez.

Adetli idareciler, Orucunu açıncaya kadar oruçlular, (Zulme uğramış kişiler).

Mazlumun duâsı bulutlara yükseltilir; bu duâya göklerin kapıları açılır. Yüce Allah da şöyle buyurur:

- Yüceliğime and veririm ki bir süre sonra da olsa sana mutlaka yardım edeceğim."9

Kevser Cennet nehridir

Enes İbn-ü Malik (R.) anlatıyor:

"Sahâbiler tarafından Allah'ın Resûlü'ne soruldu:

- Kevser nedir (ya Resûlellah?)

- Kevser; Cennet'te Allah'ın bana verdiği, sütten daha beyaz ve baldan tatlı bir nehirdir.

Kevser'de boyunları deve boyunları gibi olan (nehir) kuşları vardır.

(Hz. Peygamber'in (S.) bu açıklaması üzerine) Hz. Ömer:

- (Sanırım) bu kuşların (etleri de) pek yumuşaktır deyiverdi.

Allah'ın Resûlü de şöyle buyurdu:

- (Kevser'den içecek Cennet'liklere ikram olunacak bu kuşların etleri güzeldir. Ama) onları yiyecek mü'minler daha güzeldir."10

Yüz erkek gücü verilecektir

Enes İbn-ü Malik (R.) anlatıyor:

"Allah'ın Resûlü buyurdu:

- Cennet'de mü'mine şöyle şöyle cinsî münasebet kuvveti verilecektir.

(Sahabîler tarafından) soruldu:

- Ya Resûlellah! Bu kadarına gücü yetecek mi?

- (Evet gücü yetecektir. Zira) Ona yüz kişi kuvveti verilecektir."11

Cennet'te aradığın her şey vardır

Süleyman İbn-ü Yezidi'den... (R.)

"Bir sahâbî sordu:

- Cennet'te deve var mıdır? (ya Resûlellah!)

- Allah seni Cennet'e koyarsa orada canının arzu ettiği ve gözünün görmekten haz duyacağı her şey senin için (hazırlatılır.)"12

Ağırlanıp sevindirileceksiniz

Cennet'lik kişinin Cennet'te arzuladığı her bir ni'mete kavuşacağını Kur'ân-ı Kerim'de Rabimiz de şöyle açıklamaktadır:

"Haydi siz Cennet'e girin. Siz ve eşleriniz ağırlanıp sevindirileceksiniz.

Onların önünde altın tepsiler ve kadehlerle dolaşılır. Orada canların çektiği, gözlerin hoşlandığı her şey var ve siz orada ebedî kalacaksınız."

"... (Evet, evet) Orada size canlarınızın çektiği her şey var. Orada istediğiniz her şey var."*

Evet Cennet'te mü'minlere istedikleri bütün ni'metler verilecektir.

Verilecek ni'metlerin en büyükleri de Cennetliklerin ebediyen azaba uğratılmaması ve Cennet hayatının sonsuz kılınması olacaktır.

Aşağıdaki hadîsler bu gerçeği açıklamaktadır.

Size sevgimi veriyorum

Ebû Saîd El- Hudri R. anlatıyor:

"Allah'ın Resûlü, Allah'ın kullarına şöyle buyuracağını anlattı:

- Ey Cennet Ehli (Kullarım!) Ey Cennet Ehli (Kullarım!) 

- Buyur Rabbimiz! Emirlerine amadeyiz.

- Sizlere verdiğim nimetlerden hoşnut ve razı mısınız?

- Nasıl hoşnud ve razı olmayız. (Yâ Rab?) Yarattığın kullardan hiç birine vermediğin nimetleri bize verdin.

- Size verdiklerimden daha da yüce olanını size vereceğim.

- Hangi nimet bundan yüce olabilir? (Yarab!)

- Size sevgimi bahşediyorum. Bundan sonra ebediyen size gazablanmayacak (ve sizi azablandıramayacağım.)"**

Cennet­'te ve Cehennem'­de ölüm yoktur

Ebû Hüreyre'den... (R.)

"Allah'ın Resûlü (âhiret hayatı ile ilgili) şu açıklamada bulundu:

- Kıyâmet Günü ölüm getirilir ve "Sırat" üzerine konulur.

Bulundukları yerlerden çıkarılmaları için melekler tarafından "Ey Cennet insanları!" şeklinde çağrıda bulunulur.

Onlar (Cennet'ten çıkarılacakları) korkusu ve endişesi içinde bakarlar. Sonra, bulundukları yerlerden çıkarılmaları için (Cehennem'liklere de) "Ey Cehennem Yaranı!" (hitabı ile) nida olunur.

Onlar da (azablarının sona erdirileceği) sevinci ve mutluluğu içinde bakarlar.

Cennet'lik ve Cehennem'liklere sorulur.

- Bunu tanıyor musunuz?

- Evet (tanıyoruz.) Bu ölümdür.

Bu (soru- cevabdan) sonra ölüm Sırat üzerinde kesilir. Cennetlik ve Cehennem'liklere de şu duyuru yapılır:

- (Amellerinize karşılık) bulduğunuz-bulunduğunuz yerlerde artık ebediyen ölüm yok, sonsuz (hayat) vardır."*

Cennet ve Cehennemle ilgili toplu bilgi edinmek için Türkçe kaynaklar olarak bakınız.

a- Subhi Salih, Ölümden Sonra Diriliş, Cennet-Cehennem Ter. Doç. Şerafettin Gölcük.

b- Mahmut Çelebi, Cennetteki Hayat Ter. İsmet Ersöz.

 

1 İ. Mâce Zühd 20, Buharî Rıkak 18, Müslim Münafıkîn 76.

2 İ. Kesîr Araf 46.

3 Tirmizî Kıyame 61

4 MüslimCennet 11, Buharî Rikak 51

* İ. Mace Zühd 39, Buharî Enbiya 1

5 M. Zevâid 10/278

6 Tirmizî Cennet 3

7 Müsned 3/232, Buhârî Savm 4, Müslim Zekat 85.

8 İ. Kesîr, Tevbe 72, İ. Mace Hn. 4332.

* Âyetler için sırasıyla bak. Hadîd 21, Zümer 20, 73, Ğaşiye 12-16, Amme 31-36, Muhammed 15, İnsan 12-22, Vakıa 27-34, Mutefifün 22-26, Rahman 56-59, Beyyine 8, Duhan 56.

9 S. Tirmizî K. Sıfatil-Cenneti B. Ma câe Fi Sıfatil-Cenneti Hn. 2528, Müsned 2/304

10 Tirmizî Cennet 10, Müsned 3/221.

11 Tirmizî Hn. 2539

12 Tirmizî Hn. 2546

* Zührüf 70-71. Fussılet 31

** Buharî Rıkak 51, Tirmizi Hn. 2558

* Müslim Cennet 40, Buhârî Rikak 51

 

 

 

Soru - Cevap

  • Namazı anlayarak kılmamız emrediliyor, duayı okuduktan sonra manasını okumak gerekli midir?
  • Hocam nişanlım hiçbir sebep göstermeden nişanı bozdu. Ailece çok zor günler geçiriyoruz.
  • Resmi nikahla boşandım. Dini nikah düşer mi? Boşandığım eşim hamile tekrar bana döndü. Dini açıdan n
  • Neden hristiyan olarak doğan çocuklar yanlış bir dine doğuyorlar ve arayıp doğru...
  • Soru-Cevap Arama

     

    Siz de soru sorun

    Siz de soru sormak için tıklayınız.

    Anket

    Sizler için özenle hazırladığımız yeni web sitemi beğendiniz mi?



     

    Toplam Oylayan : 5969