İslâm dininde düğün ve nişan törenleri nasıl olur?

Ali Rıza Demircan:

Özel dini ölçüler vazedilmediğinden nişanlılık törenlerini belirleyici ve yönlendirici ölçüler vermemiz mümkün değildir. Kaldı ki toplumumuzda revaç bulan şekliyle uzun dönemleri içeren nişanlılık İslâm adına onaylanamaz da. Çünkü uzun süreli nişanlılık döneminin fitne kaynağı olması muhtemeldir. Biz nişanlılıktan, söz kesilmesinden, nikâh akdi ve zifaf arasındaki son derece kısa tutulmasına özen gösterilmesi gereken dönemi anlayabiliriz. Düğün töreni için söyleyeceklerimiz ise; düğün şöylece başlayıp bitirilmelidir, şeklinde şekil belirleyici olmaktan çok yapılması gerekenleri açıklayıcı nitelikte olacaktır.

a. Kız istemeye gidildiğinde ve de nikâh akdi öncesinde erkek ve kız tarafı Allah'a hamd, Rasûlüllah'a salât ve selâmdan sonra evliliğin fazileti ile ilgili âyet ve hadisleri okuyarak ana konuya girmelidirler.

b. Allah'ın Rasûlü «Nikâh akdini ilân edin ve bu duyuruyu mescidlerde yapın» buyurduğu için mahalle mescidinde bir duyuru yapılmalıdır. Bu duyuru vesilesiyle Kur'an okutulup öğüt de verilebilir.

c. Erkekler damadı, kadınlar da gelini tebrik etmeli, Hz. Peygamber'in dua buyurduğu gibi «onlara nikâhlarının bereketli olması ve aralarının hayırda birleşmesi» cümlelerini de içeren dualar edilmelidir.

d. Düğün vesilesiyle bir ziyafet verilmelidir. Çünkü Peygamberimiz kendileri ziyafet verdikleri gibi sahâbi-lerine de vermeyi öğütlemişlerdir. Herkesin gücüne göre vermesi gereken bu yemek ziyafetine, zengin fakir ayırımı yapılmaksızın dostlar, komşular çağırılmalıdır. Özellikle fakirler unutulmamalıdır. Zira Peygamberimizin açıklamalarına göre zenginlerin davet edilip de fakirlerin çağrılmadığı düğün ziyafetleri ziyafetlerin en şerlileridir.

e. Düğün davetine icabet edilmelidir. Şer'i bir mazeret olmaksızın düğün davetine icabet etmemek bir  hadîse göre Allah'a ve Rasûlü'ne isyandır.

f. Düğünlerde def çalınıp, eğlenilmelidir. Zira Peygamberimiz «Zina ile nikâh arasını ayırıcı ölçü def çalınıp, sözlü icrada bulunulmasıdır» buyurmaktadır. Ayrıca Peygamberimiz, himayesindeki yetim kızı evlendiren eşi Hz. Aişe'ye «Ensar eğlenceyi sever, eğlenceye yer verdiniz mi? Onlara def çalıp, birşeyler söyleyecek bir cariye gönderdiniz mi?» şeklinde uyarıda da bulunmuştur. 

Düğünlerin dinî ölçülere uygun olması için, meşru eğlenceye yer verilmesi gerekir. Ne var ki, burada dikkat edilecek husus erkekler ve kadınları ayrı ayrı yerlerde ağırlamak, içki içilmesine asla izin vermemek, kadınların eğlencesine erkekleri tanık kılmamak, cinsel duyguları tahrik edici ve İslâm ilahiyatına zıt sözleri içerici mûsikiye yer vermemek gerekir. Yukarıda özetlenen şartları ihtiva eden düğünler İslâmî ölçülere uygun düğünlerdir.

Burada bilvesile ifade etmek isteriz ki cenaze kaldırır gibi coşkudan ve ziyafetden yoksun yalnızca bir mevlid okutulmasıyla yapılan düğün merasimlerine İslâmî düğün demek de mümkün değildir.

Soru - Cevap

  • Talak iddeti döneminde dialog ve tesettür nasıl olmalıdır?
  • Dini nikahım var... Ailemin zoruyla başkasıyla görüşmem nikaha zarar verir mi?
  • İslama göre kimler esir alınabilir?
  • Mazaretsiz kılınmayan namazın kazası olur mu?
  • Soru-Cevap Arama

     

    Siz de soru sorun

    Siz de soru sormak için tıklayınız.

    Anket

    Sizler için özenle hazırladığımız yeni web sitemi beğendiniz mi?



     

    Toplam Oylayan : 6421