Özel ve Özgün Şartları İçinde

Özel ve Özgün Şartları İçinde
Çalan El Kesilir II

 

وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُٓوا اَيْدِيَهُمَا جَزَٓاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالاً مِنَ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ

“Hırsızlık eden erkeğin ve hırsızlık eden kadınının yapmış oldukları hırsızlığa karşılık, Allah’tan gelen caydırıcı bir ceza olarak, her ikisinin ellerini (bilekten) kesin. Allah karşı konulamaz güç sahibidir., yerli yerince hüküm verendir.” (Mâide 38)

 

Yayınlanan Birinci  Kısmın  Geniş Özeti

Kur’ân ve Sünnet’te özel ve özgün şartları içinde yapılan hırsızlığa verilecek “El Kesme” cezası adalet ve hatta merhamet yüklü caydırıcı muhteşem bir cezadır. Bu ceza ancak İslâmî yaşam kurallarının bütünüyle egemen olduğu İslâm Toplumu’nda uygulanabilir.

İslâm, Allah’ı bütün varlıkların yaratıcısı, maliki ve yasa koyucusu olarak gösterir. Her yükümlü kişinin kazanmasını görev kılar. Toplumu fakirleştirici ve ruhsal köleliğe düşürücü faiz, rüşvet, aldatma, emeği sömürü ve içki-kumar-fuhuş işletmeciliğini yasaklar. İsraf ve lüks harcamalarını sınırlar ve engeller. Yeni yatırımlara ve şirketleşmeye yönlendirir.

İslâm, yeterinden çok kazanabilenlerin mallarında zaruri ihtiyaçlarını karşılayamayanlar için ödenmesi gereken haklar belirler. Sosyal adaleti sağlayıcı ibâdet nitelikli ana toplum vergisi olan zekâtı toplum otoritesi aracılığı ile tahsil ve tevzi eder. Nafaka yükümlüğünü fakir akrabayı içine alacak şekilde genişletir.

İslâm, insanlık onurunu yüceltir. Can, mal ve ırz dokunulmazlığını korumayı ilkeleştirir. Malın değerini düşürücü mali entrikalara savaş açar. Malın korunmasını, uğrunda ölünebilir cennete götürücü şehitlik görür. Devleti fertlerin koruması ve garantörü kılar.

İslâm Toplumu’nda kişilerin alın teri dökerek, zihni çaba harcayarak ve gözlemler yaparak elde ettiği ve koruma altına aldığı parayı/malı sahip olmak amacıyla çalmak yalnızca kişilere zulüm değil toplumsal düzene de dolaylı başkaldırıdır. Hırsızlık rûh ve bedenden oluşan insanın suçu/günahı olduğu için el kesme cezası insanı temsil edici eylem aracı olan ele uygulanır.

KORUNAN MALI GİZLİCE ÇALAN EL KESİLİR II

Önemli Birkaç Ayrıntı

Burada birkaç önemli hususa da daha değinmek gereğini duyuyoruz. (Daha geniş bilgi için Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’nin Hırsızlık maddesine bakılabilir.!7/384…)

a.Toplum Düzeni yukarıda niteliklerine değinilen İslâmî düzen vasfını taşımıyorsa önce onun eli kesilir yani iktidarı sonlandırılarak düzen sosyal adalet toplumuna dönüştürülür.

b.El Kesme cezasının uygulanabilmesi için hırsızın cezaî ehliyetinin olması, hırsızlığı haram olduğunun bilinmesi, açlık, zaruret ve zorlama gibi hırsızlık suçunu işlemeyi kısmen veya tamamen mazur gösterecek bir mazeretin bulunmaması gerekir. Sebze ve meyve gibi gıdaî ve diğer zaruri maddelerden gereksinim ölçüsünde yapılacak hırsızlığa El Kesme cezası verilemez.

c.Yargıya intikal etmedikçe malı çalınan kişi de hırsızı affedebilir.

d.Yargıya intikal etmesi durumunda hırsız mutlaka cezalandırılır. Şikayeti üzerine hırsızını elinin kesileceğini anlayan Safvan’ın, – Ya Resûlellah! Ben bunu amaçlamamıştım, malım hırsıza sadaka olsun – demesi üzerine Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

Bunu yargıyı temsil eden bana gelmeden önce yapsaydın ya. (İbn Mace Hudud 28, Hn. 2595)

e.El kesme zengin fakir bütün hırsızlara uygulanır. Cezayı düşürmek amaçlı girişimler de haramdır. Bir aracılık girişimi üzerine Peygamberimiz öfkesini de yansıtırcasına şöyle buyurmuştur:

“ Sizden önceki topluluklar aralarında sosyal nüfuzu olan biri hırsızlık yaptığında ona ceza uygulamaları, sıradan bir kişi hırsızlık yaptığında ise ona ceza uygulamamaları sebebiyle helâk oldu. Allah’a yemin ederim ki Muhammed’in kızı Fatıma hırsızlık yapsaydı onun da elini keserdim.” (Buharî Enbiye 54; Müslim Hudud 4)

Ceza Niçin El’e Uygulanır

Kur’ân’ın beyanına göre her topluma bir peygamber ve her peygambere de ilahi yasaları içeren el-Kitap verilmiştir. Kurân el-Kitab’ın özününü de içermektedir.

Yukarıda sunulan cezanın istisnasız herkese uygulanması gereğini bildiren hadis bize tarihi dönemler ve toplumlarda da el kesme cezası uygulandığına işaret etmektedir. Buradan hareketle örneğin Hamurabi yasalarında ve İslâm öncesi Cahiliyet hayatında görülen el kesme cezasının, ölüm cezası gibi ilahî kaynaklı olduğunu söyleyebiliriz. Bu cezayı bildiren âyetin Esma-i Hüsna’dan Allah’ın karşı konulamaz güç sahibi olduğu anlamına el-Aziz ve her iş yerli yerinde yapan manasına el-Hakîm ile bitmesi hükmün orijinal kaynağının insanın Rabbi olduğuna işaret etmektedir.

Maksadımz İmanları Korumaktır

Gayemiz Müslümanlarını imanlarını korumalarına katkı vermektir. Zira Kur’ân’da Rabbimizin hükmü olarak yer alan el kesme cezasını çağdışı bir yaklaşımla ret etmek kâfirliktir. Allah’a cehalet ve acziyet isnat etmektir. El kesme cezasını koyan âyette“جَزَٓاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالاً مِنَ اللّٰهِۜ / yapmış oldukları hırsızlığa karşılık, Allah’tan gelen caydırıcı bir ceza olarak” kaydı ortada iken cezayı ortadan kaldıracak şekilde mecazla yorumlamak da Hak’tan sapmadır ve de tam bir sapıklıktır.

Gerçekler Yüzeysel Bakışlarla Kavranılamaz

Bir yuva edineceğiniz emeklilik ikramiyenizin, çocuğunuzun ameliyat parasının, işçilerinizin maaşlarının, kara günleriniz için biriktirdiğiniz süs eşyası altınlarınızın, iş yerinizden makinelerinizin, yılların emeğiyle oluşmuş uygulanmaya hazır AR-Ge çalışmalarınızın koruma altında iken çalındığını düşününüz.

İnsanların ve toplumların takdirine kalsa hırsızlığa tarihî dönemler boyu yapıla geldiği gibi köle edilme ve öldürme dahil nice cezalar uygulanmıştır. Zamanımızda yapıldığı gibi verilen yıllarca hapis cezasıyla hırsız ve hırsızla birlikte ailesi ve toplum da cezalandırılmaktadır. Suç-ceza eşitliği ve suçun şahsiliği ilkesi çiğnenerek verilen bu tür cezalar caydırıcı da olmamaktadır.

Unutmayalım Allah çalanın da malı çalınanın da toplum bireylerinin de Rabbidir O her hükmünü gereğince veren Âdil ve Hakîm Rab’dir.

Sözü Rabbimize bırakalım:

“Mü’minler, kesinlikle Allah’a ve Rasulüne iman edenler, dahası, İslam’da şüpheye düşürecek konular aramayanlar/ şüphe içinde bocalamayanlar/ ithamlarda bulunmayanlar, Allah yolunda, İslâm uğrunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte imanlarında samimi olanlar bunlardır.” (Hucürat 15)

Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/ozel-ve-ozgun-sartlari-icinde-20-649h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim