NİÇİN İSLAM’A MUHTACIZ ?

NİÇİN İSLAM’A MUHTACIZ ?
NİÇİN İSLAM’A MUHTACIZ ?İslâm Dini, Allah'ın insan içinkoyduğu ve son Peygamberi Hz. Muhammed'le bildirdiği insanlık düze­nidir.

NİÇİN İSLAM’A MUHTACIZ ?

İslâm Dini, Allah'ın insan içinkoyduğu ve son Peygamberi Hz. Muhammed'le bildirdiği insanlık düze­nidir.

Biz, mutluluğumuz içinbizi yaratanın bizim için koyduğu İslâm'a ve O'nu yaşamaya muhtacız.Bir İslâmtoplumunun fertleri olduğumuz için mi böyle düşünüyor ve inanıyoruz?

Yoksa bedenî ve ruhiözelliklerimiz mi böyle dü­şünmemizi gerektirmekte, akıl ve ilim mi böyle inan­mamızızarurî kılmaktadır?

Hutbemizde bu konuya eğileceğiz.

Aziz Müminler!

  • İslâm'ın dışındakiyürürlükten kaldırılmış se­mavî dinler, felsefî sistemler ve iktisadîdoktrinler in­şam, yerküresini ve kâinatı tanımamakta ve detanıtamamaktadırlar. Ben kimim? Nereden geldim? Nasıl yaşayacağım? Nereyegideceğim? Hayat nedir? ölüm nedir? Sonuç ne olacaktır? gibi insanı kuşatan veinsanın mutlulu­ğu için mutlaka cevaplandırılması gereken ana suallericevaplandıramamaktadırlar.

İslâm, cevaplarıylainsanı tatminin doruğuna çı­kardığı, hayatı yaşanmaya değer kıldığı için bizİslâm'a; onu yaşamaya muhtacız.

Zira İslâm Dini inançesaslarıyla insanın, dünya­mızın ve de evrenin Allah tarafından yoktan var edil­diğiniaçıklamaktadır.

İslâm insana kulolduğunu, Son Peygamber Hz. Muhammed'in tebliğ ettiği Kur'ân'a ve Kur'ân'ınaçık­laması olan Sünnet prensiblerine göre yaşayacağım öğ­retmektedir.

İslâm insana ölümle buâlemden ayrılacağım ve Âhiret Hayatı'na başlayacağını, bu hayatın ilk merha­lesininKabir Hayatı olduğunu bildirmektedir.

Bu ilâhî din, hayatın veölümün hangimizin güzel amellerde bulunacağım sınamak için Rabbimiz tarafın­danyaratılmış bulunduğunu beyan etmektedir.

İslâm, hayatın sonucununölümsüz bir âhiret ha­yatı olacağım, bu ebedî hayatın inançlar, ibâdetler veyaşantı tarzlarına göre Cennet saadeti veya Cehennem azabı ile kuşatılarakdevam edeceğini haber vermekte­dir.

Bu dinin mevcudata veinsan hayatına getirdiği açıklamalar insanı tatmin ettiği için biz İslâmDini'ni öğrenmeye ve onu uygulamaya muhtacız.

  • İslâm'ın dışındakibâtıl sistemler yalnız akıl ve ilmi ölçü tanımaktadırlar.

Akıl ise sınırlı vemuhtelif olduğu, ilimde akla ve güçleri mahdud duyu organlarına dayandığı içininşa nı kuşatarak aydınlatmaktan ve mutlu etmekten âciz­dir.

İslâm ise aklı ve duyuorganlarının tesbitlerini be­lirli ölçüler içinde kabul etmektedir.

Hz. Muhammed'in tebliğettiği Kur'ân mesajları ile de insanları yaratanın sonsuz aklı ve enginilminden aydınlatmaktadır.

Öz ifadeyle İslâm, insanıyaradanın aklı ve bilgisiy­le aydınlatmakta ve yaratık olan akıl ve duygu organ­larınınrehberliğinde yaşatmaktadır. Bu nedenle İslâm inşam mutlu edebilecek birnizamdır. Böyle olduğu içindir ki biz İslâm Dini'ni tanımaya ve onu tatbiketmeye muhtacız.

  • İslâm'ındışındaki batıl dinler ve sistemler in­sanları zengin-fakir, işveren-işçi,zenci-beyaz, soylu ve
    soysuz ayırımına tabi tutarak bölmektedir.

Lâik demokrasilerdeolduğu gibi de fahişe ile iffet­liyi, sömürücü ile toplumcuyu, olgun akıllı ileayakta tedavi gören deliyi bir tutarak ma'na anarşisine vasat hazırlamaktadır.

İslâm Dini ise insanlarınbir asıldan yaratıldığım, îman ve güzel amellerden başka üstünlük ölçüsü olma­dığınıbildirmektedir. Zengin-fakir, işveren-işçi, zenci-beyaz gibi sunî ayırımları vebu ayırımlarla alâkalı de­ğer hükümlerini şiddetle red etmektedir.

Ancak saldırgan ilesavunucuyu, sömürücü ile top­lum hizmetkârım câhil ile âlimi tefrik etmekte,ikinci­leri korumakta ve yüceltmektedir. Akrabaya ve kom­şulara da yapılacakgörevler bakımından öncelik tanı­maktadır.

Bunun içindir ki bizİslâm Dini'ni bilmeye ve onun düsturları çizgisinde yaşamaya muhtacız.

  • İslâm'ın, dışındakibatıl sistemler Hak, Adalet, Barış, Hürriyet, Ahlâk gibi manevî değerlerinzarureti­ni kabul ediyorlar.

Kaynaklandıramadıkları vetek güçleri olan fabri­kalarda üretemedikleri için kendileriyle tezada düşerekkabul ettikleri bu değerler manzumesi üzerinde de yo­rum birliği yapamıyorlar.

Meselâ; nedir hak? Nediradalet, nedir barış, nedir ahlâk?

Tek dayanakları akılolduğu, akıl da çiftçi aklı, hukukçu aklı, fahişe aklı ve sömürücü aklı gibipek çok çeşitlere ayrıldığı için bu suallerin cevaplarında birleşemiyorlar.

Bu batıl sistemleryürürlüğe koydukları kanunla­rın sürekliliğini de sağlayamıyorlar, ihtilâlcikadrolar, siyasi partiler ve çıkarcı ekonomik güçler tarafından değiştirilmesinede mâni olamıyorlar.

Meselâ zararlıdırinancıyla alkollü içkileri yasaklı­yorlar, bir süre sonra da meşrulaştırıpreklâm ettiri­yorlar.

Önce fahişeler deyönetime seçilebilir diyorlar. Sonra onları mahkûm eden yasalar çıkarıyorlar.

Bir süre sınırsızmülkiyeti savunuyorlar, daha son­ra toplum mülkiyetine geçiş için kandöküyorlar.

Böylece tezatlar içindeinsanları şaşkına döndürü­yor, cemiyetleri çıkmaza sokuyorlar.

Fakat İslâm böyle mi? O,inşam yaratan Allahtan kaynaklandığı için emirleri ve yasaklan üzerinde ka­bulve yorum birliğini iman görevi olarak yüklüyor.

O, hak derken kendi sabitdoğrularını kasdettiğini açıklıyor. Hürriyet derken kesin şuurlar çiziyor. Sömü­rüderken ne anlaşılması gerektiğini bildiriyor. Zulme açıklık getiriyor.

BöyleceMekke'deki Müslümanlar Londra, İstanbulVe Kahire'deki Müslüman yorumbirliği içinde, hayatı
yaşayabiliyor.Etkin güçler istediğiiçin meselâ faiz ve zina yasa­ğına, namaz ve hac emrine miras ve kısas gibiyasala» rina müdâhale ettirmiyor.

Koyduğu kanunlarınKıyamete kadar geçerli oldu­ğunu bildiriyor.İşte İslâm üzerinde yorum birliğiyapılabilir şü­mullü ve değiştirilemez vasıfta kanunlar koyduğu için bizyeniden İslâm Dinine dönmeye ve onu aşkla yaşa­maya muhtacız.

  • İslâm'ın dışındaki,batıl sistemler yalnız be­denden ibaretmiş gibi insanın mutluluğunu maddî ih­tiyaçlarınıngiderilmesine bağlıyorlar. Bunun için de Sosyal Adaleti ana ilke kabulediyorlar. Fakat sosyal adalet derken de ya ferdi ya da cemiyetiputlaştırıyorlar. Fert ve toplumla uyuşan yasalar koyamadıkları için demülkiyeti kabul veya red etmekten ya da kar­ma bir ekonomik düzende ısrardanbaşka çözüm getire­miyorlar.

Fakat İslâm, insanınmutluluğunu bütünüyle sos­yal adaletin gerçekleştirilmesine bağlamamakla bera­ber,sosyal adaleti sağlayacak en âdil yasaları koyuyor.

O, «mülk Allah'ındır,insanın ondan ancak ilâhi öl­çülere göre yararlanma hakla vardır», ilkesindenhare­ket ediyor. Faiz, karaborsacılık, rüşvet, emeği sömürü, içki, kumar vefuhuş işletmeciliği gibi yollarla kazancı yasaklıyor.

İçkiyi, kuman, zinayı,lüksü menedip tüketimi ka­yıtlar altına alıyor. Şartlarım haiz fertlere zekât,akrabaya nafaka mü­kellefiyeti yüklüyor. İslâmi yönetime de, işsize iş bulmak,âcize nafaka bağlamak gibi görevler veriyor. Böylece fertleri ve toplumu mağduretmeden denge­li bir sosyal adalet düzeni oluşturuyor.İşte biz bunun içinİslâm'a, onun çağlar üstü kutsal yasaları izinde yaşamaya muhtacız.

  • Bütün bunlardanönemlisi İslâm'ın dışındaki sistemler ölüm ötesine inanmamaktadırlar. Âhiret inan­cıylahayatı gayelendiremedikleri için de bu sistemler bütünüyle anlamsızdırlar.

Zira ölümle her şeybitecek, ceza veya mükâfat gö­rülmeyecek olduktan sonra, lüzumunda ittifakedilen insanî değerlerin, hakça düzenlerin, ömürlere mal olan İlmî ve sosyalatılımların ne ma'nası olabilir?

Ama İslâm; O, ölümlebaşlayacak âhiret hayatım bildirmekte, emirleri ve yasaklarına uyularak yaşana­cakiman ve fazîlet hayatının ebedî cennet saadeti sağ­layacağını müjdelemektedir.

Hakdan sapmanın batıllaradalmanın, zulmü ve sömürüyü meslek tutmanın cezasının kaçınılmaz oldu­ğunu,dünyada görülmezse de Âhirette çekileceğini açıklayarak korkutmaktadır.

Böylece hayatıgayelendirmektedir. Ebedî mutlu­luk gayesiyle yaşattığı içindir ki biz İslâm'a;onu yaşa­maya muhtacız.

«Yaratan (yarattığıinsanı mutlu edecek düzeni) bilmez mi? (Elbette bilir. O kullarına) lütüfkârdır(on­ların yaptıklarından da) haberdardır.» (1)

O halde geliniz İslâm'abağlanalım ki dünyamız mutlu, Âhiret'imiz mesut olsun.

Hutbemi bir hadîsle bitiriyorum.«Her kim(dünya ve âhiret) yüceliği istiyorsa mutlak galip olan Allah'a itaat etsin.(O'nun Hayat Düzeni olarak seçtiği ve razı olduğu İslâm Dini'ne bağlansın.) (2)

 

1)  Mülk, 14.

2)  Kurtûbî, El-Camiu bi-Ahkâmil-Kur'ân Cüz, 14/329. 238

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/nicin-islama-muhtaciz-3-19h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim