MADDİ YARDIMLARIMIZ GÜNAHLARIMIZA KEFARET, GELECEĞİMİZE GÜVENCEDİR

MADDİ YARDIMLARIMIZ GÜNAHLARIMIZA KEFARET, GELECEĞİMİZE GÜVENCEDİR
MADDİ YARDIMLARIMIZ GÜNAHLARIMIZA KEFARET, GELECEĞİMİZE GÜVENCEDİRİslâmDini, kardeş olarak ilân ettiği ve birleşip muhabbetle kaynaşmalarını istediğimü'minler arasın­da sosyal adaleti sağlamak için, yardımlaşmayı em­retmiştir. Dinimiz, hususiyle yardım edebilme şartlarını taşıyan mü'minlerin,yardıma muhtaç kişilere aynî ve nakdî yardımda bulunmalarınıgörevleştirmiştir.

MADDİ YARDIMLARIMIZ GÜNAHLARIMIZA KEFARET, GELECEĞİMİZE GÜVENCEDİR

İslâmDini, kardeş olarak ilân ettiği ve birleşip muhabbetle kaynaşmalarını istediğimü'minler arasın­da sosyal adaleti sağlamak için, yardımlaşmayı em­retmiştir.

Dinimiz, hususiyle yardım edebilme şartlarını taşıyan mü'minlerin,yardıma muhtaç kişilere aynî ve nakdî yardımda bulunmalarınıgörevleştirmiştir..

Bu tür yardımlaşmayı Zekât ve akrabaya Nafaka gibi vecîbelerlekaçınılamaz bir görev kılan dinimiz, ay­rıca dinî vazifelerimizi îfa edememedenötürü yüklediği kefaret vasfındakidinî-malî cezalarla da yardımlaşmayı ihtiyarî olmaktan çıkarmış,mecburîleştirmiştir.

Vacip olan vazifelerin îfası âhiret saadetimizi, ter­ki âhiretfelâketimizi hazırlayıcı olduğundan, bu hutbe­mizde hatalarımızın günahlarınıörtücü,   kefaret vasfındaki dinî-malîvazifelerimizden bazılarını izah et­meye çalışacağız.

A - Dinimizin mü'minlere yüklediği bazı vazifele­rin, çeşitli sebeplerdolayısıyla yapılamamasından ötürü îfa edilmesi gereken görev, fakir mü'minlereyardım etmektir. Meselâ, Ramazan orucu fidyesi; bu hususta hayat nizamımızKur'ân-ı Kerîm'de Rabbimiz şöyle bu­yurmaktadır:«... (İleri derecede ihtiyarlıkve devamlı hastalık gibi sebep­lerle) oruç tutmaya güç yetiremeyenler bir yok­sulu(bir gün) doyuracak kadar fidye vermelidirler. Bununla beraber kim fidyeyi çokverir, yahut hem oruç tutar, hem de fidye verirse onun için daha hayırlı olur;»

Bakara sûresinin anlamı sunulan bu184. âyetinden  açıkça anlaşıldığı gibi oruç tutmaya güçyetiremeyen ve kaza etme ihtimali pek zayıf olan hasta ve yaşlı olan mü'min,tutamadığı her bir gün için bir kişiyi bir gün doyuracak yiyeceği veya bedelinifidye olarak fakirlere verecektir.

B - Dinimizin yasakladığı bazı işlemlerin yapılmasından doğan günahlarıncezası; Rabbimizin affına erdirici kefareti cemiyetin muhtaçlarına yardım et­mektir.

Buna iki misal verelim.

a - Yemin Bozmak

Yemin edip de yeminin gereğini yapmayan kişiler hakkında Kur'ân'ımızdaşöyle buyrulmaktadır: «Allah, yanlışlıkla/kasıtsız olarak yaptığınız ye­minlerinizdendolayı sizi sorumlu tutmaz. Fakat bile bile yaptığınız yeminler sebebiyle sizisorumlu tutar. Bu­nun da kefareti, (sorumluluğu giderici cezası) aileni­zeyedirdiğinizin orta derecesinden on fakiri doyurmak, yahutgiydirmektir...»  (1)

Bu âyetten anlaşıldığı gibi yeminin gereğini yap­mayan kişi, eğer maddîimkânları olan bir mü'min ise kendi öz nefsi ve ailesi için yaptığıharcamalarını ölçü tutarak on fakirin bir günlük ihtiyacını karşılayacak veyaon fakiri giydirecektir.

b - Adet Günlerinde Birleşmek

Nikâhlı eşlerimizle ay halinde,bir diğer anlatımla adet günlerindesevişebiliriz. Ancak cinsî münase­bette bulunmak Rabbimizin Kur'ân'daki yasağıile bi­ze haram kılınmıştır.

Bakara Sûresi'nde şöyle buyrulur:«...Kadınların ayhali bir ezadır, bu sebeple ay halindeki kadınlarınızla cinsî ilişkide bu­lunmayın. Temizlendikleri vakte kadarkendilerine yak­laşıp ilişkiye girmeyin. İyice temizlenip boy abdesti aldıklarızaman Allah'ın size emrettiği üreme organından onlarla cinsel ilişkiye girebilirsiniz.Allah çok tövbe edenleri sever. Maddî ve manevî temizlikte duyarlılıkgösterenleri de sever.» (2)

Mü'min bu Kur'ân yasağından şiddetle kaçınacak­tır. Kaçınmayıp buharamı işleyen günahkâr mü'min, hemen tövbe edecek ve keffaret olarak datakriben 5 gram altının bedeli olan meblâğı toplumun muhtaç ke­simine sadakaolarak verecektir.

Bu mevzuda Peygamberimiz şöyle buyurur:«Her kim âdet hâlininbaşlangıcında karısıyla cin sî münasebette bulunursa bir dinar, son demlerindebulunursa yarım dinar sadaka versin.» (3)

C - Yukarıda misallerini sunduğumuz hataları­mızdan ötürü fakirlere veâcizlere yardım etmekle mü­kellef olduğumuz gibi yapmak bahtsızlığına uğradığı­mızmuhtelif hatalarımızdan dolayı da yardım etmemizi Peygamberimiz şöylece emirbuyur­muşlardır:«Nerede olursan ol, Allah'ın emir ve yasaklarına  aykırı gitmekten sakın. Yaptığın hatanınardından hemen iyi bir amel (iş) yap ki, hatanın günahını gidersin. İnsanlarlada iyi geçin.» (4)

Peygamberimiz pek çok hadîslerinde yapılacak iyi amellerin mühimcebir  bölümünün de açı doyur­mak, dardakalanın maddî sıkıntısını gidermek şeklinde maddî kaynaklı olabileceğiniöğretmişlerdir.

Peygamberimiz değindiğimiz konu ile ilgili hâdislerinde şöylebuyurmuşlardır:[«... (En hayırlı amel) yemek yedirmendir...»

«... Allah'ın en çok sevdiği amel Müslüman'ın üzüntüsünü gidermen veyaborcunu ödemendir...»]  (5)

Mü'min bu nevi iyiliklerle hatalarının günahlarını gidermeyeçalışacaktır.

Rabbimiz Kur'ân'ında şöyle buyurur:

«...Gerçekten iyilikler/güzel ameller, kötülükleri, (günahları)giderir. Bu, iyi düşünenlere bir öğüttür. O halde (iyiliklerde) sabret. ZiraAllah kendisini görür gibi iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez.» (6)

Dinimizin yüceliğine bakınız ki, dinî vazifelerimizi yapamamadan dolayıve işlediğimiz günahlardan ötürü bizlere tövbenin yanı sıra cemiyetinmuhtaçlarına yardım vazifesini kefaret olarak yüklemekte, hataları ha­yırlarabaşlangıç yapmakta ve bizleri birbirimize da­ha fazla kaynaştırmaktadır.

Dinimiz geçmişimizin günahlarını gidermemiz için cemiyetin âcizleri,dulları, yetimleri ve işsizleri gibi sos­yal yardıma muhtaç olanlara yardımıöğütlediği ve gö­rev kıldığı gibi geleceğimizin güvencesini de maddiyardımlarımızla sağlayabileceğimizi bildirmiştir.

Peygamberimiz şöylebuyururlar:[«Sadaka vermek için acele edin. Zira, felâketler sadakalarıaşamaz.»

«Zekât vererek mallarınızı kale içine alıp koruyu­nuz. Hastalıklarınızı(bir yandan da) sadakalarla teda­vi ediniz...»

«Üzüntülerinizi sadakalarla gidermeye çalışınız ki Allah üzüntükaynağınızı gidersin.»]  (7)

Yüce Rabbimden cümlemizi maddî yardımlarda bulunabileceklerdenkılmasını ve kalblerimizi yardım etme duyguları ile doldurmasını diler,hutbemizi bir âyetle bitiririm:«Bollukta ve darlıkta yardım eden, öfkeleriniyutan ve bir de insanların kusurlarını affeden muttakiler için hazırlanmış enigöklerle yer arası büyüklükteki Cennet'e ve Rabbinizin mağfiretine koşun. ÇünküAllah, kendisini görür gibi iyilik yapan kullarını sever.» (8)

 

1) Maide, 89.

2) Bakara, 222.

3) Sünen-ü Ebu DavudK. Tahareti B. Fi İtyanil Hâiz.

4) Et-Tac, 3. Baskı,5/63

5)  Hud, 114-115.

6) İ. Mace, Hn. 3253.M. Zevaid, 8/191.

7) K. Hafâ, Hn. 876ve notu. C. Sagîr, 1/148.

8) Ali İmran,133-134.

 

 

 

 

 

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/maddi-yardimlarimiz-gunahlarimiza-kefaret-gelecegimize-guvencedir-3-81h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim