Kur'an'ın tanımı ve mesajları (Takvim Gazetesi - 25 Ağustos 2010 tarihli yazısı)

Kur'an'ın tanımı ve mesajları (Takvim Gazetesi - 25 Ağustos 2010 tarihli yazısı)
KUR'ÂN Yüce Dinimiz İslâm'ın temel kaynağıdır. O, söz ve anlam olarak Allah'ın Kitabıdır.

KUR'ÂN Yüce Dinimiz İslâm'ın temel kaynağıdır. O, söz ve anlam olarak Allah'ın Kitabıdır.Vahiy meleği Cebrail aracılığı ile son ve evrensel Peygamber kılınan Hz. Muhammed'e indirilmiş, onun tarafından insanlığa sunulmuştur.
Kur'ân, bütün varlıkların yaratıcısı olan Allah'ı tanıtır. Evreni ve yer küresini tanıtır. Onların yoktan var edildiğini ve Kıyamet olgusuyla birlikte kendilerine özgü ölümü tadacaklarını açıklar. Ölümle başlayacak ahiret hayatının varlığını bildirir. Kur'ân insanı tanıtır. Ona göre insan en güzel şekilde yaratılmıştır. Yeryüzündeki bütün varlıklar onun için halk edilmiştir. Güneş ay ve yıldızlar ona hizmet vermesi için yapılandırılmıştır. İnsan, tüm iradeli inançları, sözleri, davranışları,işleri ve ilişkilerinden sorgulanacak, mükâfat olarak Cennet'le, ceza olarak Cehennem'le azaplandırılacak ebediliğe erdirilmiş sorumlu varlıktır.
Kur'ân insanlığın ulu önderleri olan Peygamberleri tanıtır ve onların şahsında insanlık tarihini özetler.
Zalimleşen nice inkârcı toplumun yıkıma uğratıldığını duyurur.Daha da önemlisi Kur'ân,insanlığa, insanın insanı sömüremeyeceği adaletli ve erdemli bir yaşam düzeni sunar.Bu ilahi düzeni şöylece özetleyebiliriz: "Allah'ın egemenliği tüm ferdi ve toplumsal egemenliklerin üstündedir. Renk ve dil farklılıkları içinde insanlar, insan olarak hür ve eşit yaratılmışlardır. Üstünlük inançta ve erdemli yaşantıdadır. Allah'a açık isyan ve insanî haklara tecavüz eylemleri dışında hürriyetler sınırlandırılamaz.
Can-mal dokunulmazlığı vicdan ve din hürriyeti, öğretim, örgütlenme, seçme ve seçilme hakları gibi temel haklar ve ögzürlükler, Allah'ın verdiği çiğnenemez değerlerdir.
Adâlet, liyakatlileri görevlendirme, şura (danışma, seçim), sözlü, yazılı ve fiili eylemlerle faydalılara yönlendirip zararlılardan sakındırma, toplumsal hayatın temel yasalarıdır. Barış, ilkedir. İnsanlara zulüm ve canlılara işkence yasaktır.
Düşmanlara bile adalet kuraldır.
Yasalar herkesi bağlar. Cezalar şahsidir. Yargı kararıyla suça bire bir ceza yöntemi olan kısâs, kutsal ilkedir. Toplumsal hayatın temeli ve nesillenmenin yöntemi, nikah akdine dayalı aile düzenidir. Miras haktır. İnsan öldürme, zina, zina iftirası, hırsızlık ve meşru yönetime silahlı başkaldırı, cezâi müeyyideli yasaklardır. Bu ilâhî haramlar yanısıra inançlara baskı, işkence, içki, kumar, faiz, rüşvet, zulüm ve iftira gibi haramlaryasaklar da meşrulaştırılamaz eylemlerdir. Hayatın amacı, bu temel yasalar ve özel ibadetler çizgisinde kulluk bilinci içinde yaşayarak, ebedî hayatın mutluluğuna ermektir. (Ali Rıza Demircan Cuma Mesajları Beyan İst.2008) Sevgili okurlar! Bu Kur'ân ayında, Kurân'ı daha iyi anlama ve yaşama kararını alarak hayatımıza beyaz bir sayfa açmalıyız ki dünyamızı ve âhiretimizi mutlu edebilelim.

* * *
ALLAH YOLUNDA CİHAD EDENLER
Ebu Said anlatıyor: "Allah'ın Resulü bir açıklamalarında şu müjdeyi verdi:
-Allah'ı Rab, İslam'ı Din, Muhammed'i Peygamber olarak kabul eden; yürekten inanıp benimseyen kişi mutlaka Cennet'e girecektir. Bu müjdenin etkisiyle sevincinden hayretler içinde kalan Ebu Said şöylece ricada bulundu:
-Ya Resulallah! Bu müjdeyi bana tekrarlasanız! Allah'ın Resulü, müjdesini ona tekrarladı ve sözlerine şöylece devam etti:
-Bir amelin daha müjdesini vereyim mi? Allah, bu amel sebebiyle kulunu Cennet'te yüz derece yükseltir.
Cennete iki derece arasındaki mesafe ise gökler ile yer arası gibidir. Bu ikinci müjde üzerine Ebu Said sordu:
-Bu sözünüzü ettiğiniz amel nedir? Hz. Muhammed:
-Allah yolunda cihad etmektir.

* * *
SORULARINIZ VE CEVAPLARI

VADESİ GELEN BORCUN ÖDENMEYİP ERTELENMESİ GÜNAH MIDIR?
Peygamberimiz,"Kişinin ödeyebilecek durumda iken borcunu ertelemesi zulümdur." buyurmaktadır. Ertelemesi sebebiyle verdiği zarar ölçüsünde kişi kul hakkına girdiği için günahkâr olur.
Verilen zarar ödenip Hak helâlliği alınarak tövbe edilmesi gerekir.
Peygamberimiz "Ödememek amacıyla borçlanan kişi hırsızdır." buyurarak önemli bir noktaya da dikkatlerimizi çekmiştir. İzlememiz gereken İslâmî ilke olarak nafaka ve sağlık ve hayatî zaruretler olmaksızın asla borçlanmamalıyız. Borçlandığımızda ise borçlarını zamanında ödeyen hayırlılardan olmalıyız. İçinde bulundukları şartlar sebebiyle istedikleri halde ödeme yapmayanlara da kolaylık göstermeliyiz. Çünkü Rabbimiz, Kur'ân'ımızın Bakara Sûresi'nin 280. âyetinde bize bunu öğütlemektedir.

EŞLER ARASINDA CİNSEL YASAKLAR VAR MIDIR ?
Kur'ân-ı Kerîm'in Bakara sûresinin 222. ve 223. âyetlerinde -karşılıklı rızaya dayalı da olsa- eşler arasında âdet halinde ilişki ile ters yoldan(anüs) ilişki haramdır: «Ey Peygamber! Sana kadınların ay halini de sorarlar. De ki; O bir ezadır.
Bu sebeple ay halindeki kadınlarla cinsel ilişkide bulunmayın.
Temizleninceye kadar kendilerine yaklaşıp ilişkiye girmeyin. İyice temizlenip boy abdesti aldıkları zaman Allah'ın emrettiği üreme organından onlarla cinsel ilişkiye girebilirsiniz. Allah çok çok tövbe edenleri sever. İyice temizlenenleri de sever.
Kadınlarınız sizin (döl) tarlanızdır. (Üreme aracı olan) Tarlanıza nasıl isterseniz öylece gidin, nefisleriniz için (besmeleyi, şeytandan Allah'a sığınmayı ve sevişmeyi) öne alın.
Allah'ın buyruklarına aykırılıktan korunun ve ancak O'nun huzurunda toplanacağınızı bilin... (Ey Peygamber! Âdet halinde ve arka organdan ilişkiye girmekten kaçınan ) müminleri müjdele."
Eşler arasında zulüm nitelikli olduğu için Sadizm ve Mazohizm de haramdır.
Bunun dışında ilişki teknikleri ve cinsel nitelikli aşk fısıltılarına sınır yoktur. Hüküm olarak nikâhlı eşler telefonla cinsel içerikli konuşmalar yapabilir, fanteziler de üretebilirler.

YAKINDAN GÖREMEDİĞİMİZ FAKAT BELGESELLERDE İZLEDİĞİMİZ HAYVANLARIN KENDİLERİNE ÖZGÜN BİR DİLLE ALLAH'I ZİKRETTİKLERİ/ ANDIKLARI DOĞRU MUDUR?
Doğrudur. Her bir sınıfıyla hayvanlar, Allah'ı bilen ve O'nu yüceliklerle vasıflayarak tesbih eden zikredici varlıklardır. Kur'ân, tek bir istisnası olmaksızın göklerde ve yerdeki tüm canlıların Allah'ı tesbih ettiğini bildirmektedir. (Nur 41,İsra 44) Sevgili Peygamberimiz, tedavi amacıyla kurbağaların öldürülmesini, "Onların vakvakları Allah'ı tesbihtir" gerekçesiyle yasaklamıştır.
Konumuzla ilgili daha genel nitelikli bir hadislerinde ise şöyle buyurmuştur: "Nice binilen hayvanlar vardır ki, onlar binicilerinden daha hayırlı ve Allah'ı daha çok zikredicidirler."
Balıkları, sürüngenleri, kuşları, korku salan canavar görünümleriyle hayvanları, 'Yaratanı zikreden dervişler' olarak tanımalıyız.
Hayvanlar, Allah'ı zikrettikleri gibi kendilerin özgü duaları olan varlıklardır.
Bu gerçeği arslan örneğiyle bize açıklayan Peygamberimiz, onların inlerinde şöyle duâ ettiklerini bildirmektedir: "Allah'ım! Beni iyi kullarından herhangi biri üzerine salma."



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/kuranin-tanimi-ve-mesajlari-takvim-gazetesi-25-agustos-2010-tarihli-yazisi-4-190h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim