Kur’an ve sünnet bütünlüğü ışığında süt akrabalığı, tercih ettiğimiz görüşler ve tekliflerimiz

Kur’an ve sünnet bütünlüğü ışığında süt akrabalığı, tercih ettiğimiz görüşler ve tekliflerimiz
Anne Sütü Koruyucu ve Besleyicidir
Yarattığı her canlı varlığın rızkını üstlenen Rabbimiz doğumla birlikte annenin göğüslerini bebeği için bir  rahmet kaynağına dönüştürmektedir. Annenin vücudunda oluşumu gibi bebeği besleyiciliği, çocuk ve anne sağlığını koruyuculuğu da mûcizevî olan anne sütünün bu eşsizliğinin bilimsel verilerle de kanıtlanması, ona güveni, ilgiyi ve ihtiyacı artırmaktadır.

Yüce Allah,  doğuran kadınının göğüslerinde  gerçekleştirdiği  bu tabiat yasasının emzirme ile işletilmesini Kur’ân-ı Kerîm’de emir buyurmuş, emzirmenin ideal süresini de iki yıl olarak belirlemiştir. Mesela Lukman sûresinin 14. âyetinde Rabbimiz şöyle buyurur:

Biz insana ana basına güzelce davranmasını ve iyilikler yapmasını emrettik. Çünkü annesi onu nice nice zahmetlere katlanarak karnında taşımıştır; sütten kesilinceye kadar  kamerî iki yıl içinde de onu emzirmiştir.[1] Bu sebeple  (Ey insan!)  bana şükret, ana babana da teşekkür et. Yargılanıp mükâfatlandırılmak ve cezalandırılmak üzere üzere benim huzuruma döndürüleceksin. “ *

Süt, doğuran kadının göğüslerinde oluştuğu için kadın doğası ve Rabbimizin emzirme ile ilgili açıkladığımız Kur’ânî buyruğu ve benzerleri emzirmeyi gerektirmektedir.(Bakara 2/233; Ahkâf 46/15) Bu sebeple anneler doğurdukları çocuklarını emzirmekle yükümlüdürler. Ancak hamileliği döneminde boşanan ve doğum sonrasında evlenmek isteyebilecek anne emzirip emzirmemekte özgürdür. Emzirirse nafaka alır. Boşanan anne   emzirmezse süt anne aranır. Talâk sûresinin  6.âyetinde şöyle buyrulur:

Boşadığınız kadınları gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun, onları sıkıştırıp (gitmelerini sağlamak için) kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hâmile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için memelerinden çocuğu emzirirlerse onlara ücretlerini verin, aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız çocuğu, başka bir kadın göğüslerinden emzirecektir.

 

Emzirme  Rabbimizin  emrini uygulama olduğu i için  ibadettir, seküler yaşama ve göğüs estetiği  kaygılarına  karşı yapılan sevap kazandırıcı   kültürel cihaddır. Ayrıca emzirme anne olmanın gereğidir ve hamilelik ve doğum gibi çocuk üzerinde analık haklarını oluşturan ana sebeplerdendir.

Doğuran annenin hastalığı, boşanması veya ölümü gibi durumlarda bebeğin süt nimetinden yoksun bırakılmaması için süt annenin  aranılması, bulunması ve ücreti ödenerek görevlendirilmesi   Rabbimizin tavsiyesidir. Bu arada, süt annenin Kur’ân hükmü gereği nafakasına tekabül edecek bir  ücret alabileceğini, açıklamış olalım:

“…Çocuklarınızı memelerinden süt emeceği süt anne tutup emzirtmek istediğiniz takdirde, süt anneye vereceğiniz ücreti  toplum örfüne göre vermeniz şartıyla, üzerinize günah yoktur…”

Bu arada sağılarak alınan anne sütünün ücretlendirilmesi konusuna değinme gereğini duyuyoruz:

Sağılıp verilen anne sütünü ücretlendirilebilir. Ondan ücret alınamayacağı şeklindeki kabuller içtihadî olup Kur’ân ve Sünnet’te açık bir dayanağı yoktur. Organ naklinde verilen organ için ücret alınmaması üzerinde ictihadî görüş birliği var gibi ise de verilecek organla, verilecek  meme  ürünü  sütün arasının ayrılması gerekir. Çünkü organdan ücret alınması insanı ticarete konu etmek olup yaşadığımız iletişim ve teknoloji çağında  organ mafyasının  oluşmasına ve revaç bulmasına  da sebep olabilmektedir. Sedd-i Zerâi[2] gereği organ satışa konul edilmeyip  hibe yöntemi devreye sokulmalı ise de prematüre bebekler  için verilmesi bir zorunluk olan anne sütünün ücretlendirilebilir olması  gerekmektedir.(Bakara 2/233;Talâk /6)

İslâm onay verip öğütlediği içindir ki  Müslüman Anadolu kültürümüzde de  süt analığı ve sağlığı   anne sütünün  içirilmesi geleneğimiz olduğuna işaret etmiş olalım.

 

Süt Anneliği ve Süt Kardeşliği Evlilik Engelidir

İslâm Dîni,,Kur’ân-ı Kerîm’in Nisa sûresinin 4/23.âyetiyle süt  anneliğini ve süt  kardeşliğini  evlilik   engeli kılmıştır. Anılan âyette “…Sizi emziren süt anneleriniz ve süt kızkardeşlerinizle evlenmeniz de  size haram kılınmıştır…” buyrulmaktadır.[3]

Evlilik Engeli Kılınmasının Amacı

Doğrusunu Allah bilir nafaka  ve mîras hakkı doğurmayan süt akrabalığının amacı emzirme yoluyla çocukları korumak olduğu gibi neseb ve hısımlık gibi tabii bir yolla akrabalık kurumunu geliştirmek, kadınlarla erkekler arası sosyal ilişkilere daha geniş ve meşru bir  alan açmaktır.

Süt Akrabalığını Oluşturma Şekli, Haramlık ve Ensest İlişki

Bir kadın tarafından emzirilen bebek kendisini emziren kadınınsüt çocuğu ve o kadının doğurduğu ve doğuracağı bütün çocukların da süt kardeşi olur.

Mesela: Bir kız çocuğu kardeşleri ve dayıları ile evlenemeyeceği gibi, süt çocuğu da süt kardeşleri ve süt dayıları ile de evlenemez. [4]

Süt akrabalığı bilinerek yapılacak evlilikler, haram olduğu için dini ölçülerimize göre geçersizdir. Yapılacak cinsel ilişkiler  de en ağır zina türü olan ensest  ilişki niteliğine bürünür. Evlilik sonrasında ortaya çıkacak ve eşler tarafından kabul edilecek şekilde bir veya iki şahitle kanıtlanacak “evlilik engeli süt akrabalığı”  ise nikâhı düşürür. Eşlerin ayrılması gerekir. Peygamberimiz tarafından eşlerin  ayrılması gereğine işaret buyrulmuştur. [5] Ancak Müslüman olmadan önce süt kardeşleri olarak evlenip çocuk sahibi olan ailelerde özellikle  kadının müslüman olduğu durumlarda   nikahı düşmez. Burada “İla ma ked selef / İslâm öncesinde yapılanlar  müstena” kuralı cari olsa gerektir.[6]

Süt Akrabalığının Oluşabilmesi İçin Gereklilikler
  1. Evlilik engeli olacak süt anneliği ve süt çocukluğunun oluşabilmesi için;


annelerin çocuklarını iki yıl emzirebileceğini “beyan eden Bakara sûresinin  2/233. âyeti ile “sütten kesilmenin iki yıl olabileceğini” açıklayan  Lükman sûresinin 31/14.âyetine göre emen çocuğun kamerî iki yaşını aşmamış olması gerekmektedir. İki yaşından büyük çocuğun emzirilmesi ile süt akrabalığı oluşmaz.[7]

Kur’ân gibi Sünnet de bu konuya açıklık getirmektedir. Allah’ın Resûlü şöyle buyurmaktadır:

Süt emmek suretiyle oluşacak haramlık, bebeğin bağırsaklarında etkisini gösterecek şekilde kadının memesinden emilmiş olması ve bunun da sütten kesilme yaşından önce gerçekleştirilmiş olması gerekir,[8]

      
  1. Birden  fazla kadının sütünü emen veya  içen çocuğun birden fazla süt annesi olur.


 

Süt  Akrabalığı da Saygıyı Gerektirir

Evlilik engeli oluşturan süt akrabalığı, bir ömür boyu muhafaza edilmesi; sevgi, saygı ve ikramla yaşatılması gereken bir mânevI kurumdur. Bu gereklilik  Peygamberimiz Hz.Muhammed  tarafından da örneklendirilmiştir. –Allah şanını artırsın- Peygamberimiz süt annesi Halime’ye büyük bir  saygı göstermiş ve süt kızkardeşi Şeyma’yı da esirlikten kurtarıp büyük ikramlarda bulunmuştur.

 

İhtilaflı Konular

 

Yukarıda yapılan açıklamalar –ictihadî nitelikli olanları bir tarafa- Kur’ân ve Sünnet’in açık hükümlerine dayanmaktadır. Açıklananlarda bir ihtilaf yoktur. Ne var ki tarihî süreç içinde başlıca dört ayrı  konuda ihtilaf edilerek farklı görüşler ileri sürülmüştür. İhtilaflar günümüzde de devam etmektedir. Bu  dört konu şunlardır:

 

1. Emzirenin inancı, ahlâkı, bedeni ve ruhsal sağlığının ve aldığı gıdaların emen çocuk üzerinde olumsuz etkisi var mıdır?

2. Kaç emme ile süt akrabalığı oluşur?

3. Süt akrabalığı için memeden emme ve emzirme gerekli midir? Sağılan sütün damardan veya ağızdan verilmesi ile akrabalık oluşur mu?

4. Süt akrabalığı süt babalığı, dedeliği ve amcalığı gibi süt annesinin kocası ve koca akrabalığını içine alır mı? 

 

Şimdi bu dört maddeyi teker teker inceleyecek ve tercih ettiğimiz görüşü açıklayacağız.

 
  1. I.              Emzirenin İnancı, Ahlâkı, Bedeni ve Ruhsal Sağlığının ve Aldığı Gıdaların Emen Üzerinde Olumsuz Etkisi Var mıdır?
    1. Emilen süt, çocuğu  İslâm’a veya ve kâfirlik türlerine yöneltici değildir. Yöneltici olsaydı gayr-ı müslim  kadın eşlerle evlenip çocuk sahibi olmamız  caiz olmazdı. Oysaki onlarla evlenip çocuk sahibi olmak Kur’ân hükmü olarak caizdir. (Mâide 5/5) Kaldı ki çocuklarını emziren materyalist ve batıl inançlı nice annelerin Allah’ı birleyen çocukları olduğu da bilinmektedir. Bu arada Peygamberimizin süt annesi Hz Halime’nin Hanîf yani Allah’ı birleyenlerden olmayıp Müşrike  olması da muhtemeldir. Çünkü o dönemde Hanîf kişiler son derecede azdı.


Kur’ânî çizgide İslâm’a göre kâfir olanların  Pis (Neces / Rics) olduğunu söylenebilir.  (Tevbe 28, 125) Ancak  onların  Pis olan vücutları ve emzirecekleri sütleri değil, inanç  kimlikleri olduğu da bir hakikattir.

          b. Bedeni  arızaların sâri olmadığı bir gerçektir. Ancak ahmaklık gibi psikolojik rahatsızlıkların olumsuz etkileri olabilir. [9] Bu, tıbbın araştırması gereken bir konudur.  Nitekim senedi yönüyle eleştirilebilir olsa da bu konuda Allah’ın Resûlü’nden   “Ahmak olan kadınların emzirmesini (sütanne olarak tutulmasını ) yasaklayan….” hadisler rivayet edilmektedir. (Bak: Ebu Davud, Mürseller, h:207)

                     c. Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm de Helâl olan ve Helâl kılınan yollarla    kazanılan gıdaları Tayyip/tertemiz-genleriyle oynanmamış bir şekilde yememizi emretmekte, böylesi yemelerin güzel ameller yapılmasına vesile olacağına işaret etmektedir.[10] Peygamberimiz de Helâl ve Tayyip olarak yenmeyen gıdaların ibadetlerimizin kabulüne engel olacağına değinmektedir. [11]

          Sonuç:Süt annelerin psikolojik rahatsızlıklarının ve aldıkları gıdaların emen çocukları etkileyebileceği ileri sürülebilirse de konunun tıp bilginleri tarafından incelenmesi gereğine inanıyoruz.

          

 
  1. II.             Kaç emme ile süt akrabalığı oluşur?


Hanefî Mezhebi alimleri Kur’ân-i Kerimde bir açıklık getirilmediği gerekçesiyle bir emme ile süt akrabalığı oluşacağını söylerler. Şafii ve Hanbelî Mezhebi bilginleri ise   aşağıda değinilecek bir rivayete  dayanarak süt akrabalığı için Beş Emmeyi şart koşmaktadırlar. Bu iki temel görüşü tesbit etikten sonra ağırlık vereceğimizi görüşün Kur’ân ve Sünnet çizgisinde ayrıntılarına geçebiliriz.

           

            Kur’ân’da Emme-Êmzirme Sayı ve Süresi

            

             Kur’ân-ı Kerîm’de süt akrabalığı oluşturacak emme - emzirme ile ilgili sayı ve    süre verilmemektedir. Ancak konu ile alakalı bazı işaretler alınabilmektedir. Biz bu işaretlere değineceğiz.

 

 

               Hz.Musa Olayı
  1. a.     Kur’ân-i Kerîm’de yer alan işaretlerden biri Hz.Musa’nın annesi tarafından emzirilmesi konusudur. Şimdi bu olayı görelim.


 

              Fravun yönetiminin İsarailoğulları’nın erkek çocuklarını öldürme kararını alıp uygulamaya başladığı  dönemde Allah doğum yapan Musa’nın annesine çocuğunu emzirmesini ve öldürüleceği korkusunu  yaşadığında onu Nil Nehri’’ne bırakmasını, ama telef olacağı için korkup üzülmemesini, çocuğunu kendisine iade edeceğini ve onu Peygamberlerinden kılacağını bildirir.

Fravun ailesi annesi tarafından Nil nehrine bırakılan çocuğu  bulur ve sahiplenir. Musa’nının annesi tarafından Nil’de çocuğunun  takibi ile görevlendirilen ablası, kendisini fark ettirmeden  nehirde çocuk Musa’yı izler, bulunduğu ve sahiplenildiğini uzaktan görür. Fravun ailesine gelerek çocuğu emzirmesi için güvenilir bir aileyi kendilerine önerebileceğini bildirir. Sonuçta Musa annesine döndürülür. Kur’ân da bu olay şöylece aktarılır:

       “ Musa'nın anasına: Onu memenden emzir, kendisine zarar geleceğinden endişelendiğinde onu denize (Nil nehrine) bırakıver, hiç korkup kaygılanma, çünkü biz onu sana geri vereceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız, diye bildirdik.” (Kasas 7)

               “Biz daha önceden (annesine geri verilinceye kadar) onu memelerinden emzirecek süt analarını kabulüne (emmesine) müsaade etmedik. Bunun üzerine ablası: Size, onun bakımını namınıza üstlenecek, hem de ona iyi davranacak bir aile göstereyim mi? dedi.” (Kasa 12)

               Değerlendirme: Bir anne olarak çocuğunu  emzirilmesi tabii olan Musa’nın annesine  emzirme emri verilmesi,onu kendisine ve göğüslerine alıştırması için olsa gerektir. Çünkü Musa’nın süt annelerini emmemesi ve neticede  annesine döndürülmesi için bu alıştırma gerekliydi. Eski Ahid’den bu alıştırma süresinin 3 ay olduğu anlaşılmaktadır.(Çıkış 2/2) Bu durum dolaylı olarak evlilik engeli olacak süt akrabalığının bir emme-emzirme  değil de hadislerde beyan edildiği kemik geliştirici ve et bitirici şekilde ikiden fazla olması yani çocuğun anneye ve sütüne alışacak bir süre olması  gereğine işaret olabilir.

Mürdı’atün ve Merâdı’ Kelimeleri
  1. b.    Kur’ân’da (Hac 22/2) Kıyamet gerçeğine şahid olacak emzirici annenin olayın dehşetinden ötürü çocuğunu terkedeceği hakikatine dikkatler çekilirken İf’al babından İsm-i fail kipi olan “Murzı’atin” kelimesi ile  üst maddede değinilen Hz.Musa’nın emzirilmesi olayında Mür’dıatünün çoğulu Merâdı’ kelimesii  kulunılmaktadır. İsm-i fail sıgaları/kipleri  sürekliliğe delalet etmektedir ki bu da  evlilik engeli olacak süt akrabalığının, göğüsten ve de bir hadiste  beyan edildiği üzere bir iki emme-emzirme ile değil daha uzun süre emme ve emzirme ile oluşacağına işaret etmektedir. Nitekim doyurucu beş emme ve emzirmenin gerekeceğini açıklayan hadisler de rivayet edilmektedir.(Müslim Kitabur-Redâ’)


 

Fisal Kelimesi
  1. c.     Kur’ânın “çocuğun memeden ayrılmasına” ilişkin olarak Fisal kelimesini kullanmaktadır. Fisal kelimesi, Müfâale babındadır. Bu bab, iki kişi arasında bir tarafın daha etkin olacağı müşareket anlamında olduğu için Fisal çocuğun annesinden.annenin de çocuğundan ayrılması anlamını taşımaktadır ki  anne tarafının etkin olduğu bu çift taraflı ayrılış da evlilik engeli oluşturacak süt akrabalığının ancak süreli ile olarak emme-emzirme ile  oluşacağına işaret etmektedir.(Bakara 233; Lukman 31/14;Ahkaf  46/15)


 

 

 

          Sünnet’te Emme-Emzirme Sayı ve Süresi

 

 
  1. Nebevî Sünnet’e göre emmenin –emzirmenin doyurucu olup bir iki  defadan fazla olması gerekir. Çünkü Peygamberimiz sav “Süt akrabalığı bir iki emme- emzirme ile oluşmaz.” buyurmuşlardır.[12] Aynı şekilde “Emmenin çocuğun açlığı sebebiyle olması,” gerektiğine dikkatlerimizi çekmişlerdir.[13] Çocuğun açlığı sebebiyle yapılacak “Emmenin-emzirmenin  kemiği geliştirici ve eti bitirici” vasıfta olması gerektiğine açıklık getirmişlerdir.[14]


Naklettiğimiz sübutü yönünden  farklı dereceli bu hadisler emmenin-emzirmenin ikiden fazla  ve daha da  çok olması gerektiğine işaret etmektedir. Nitekim Hz.Âişe’nin rivayeti olarak zikredeceğimiz ve yoruma ihtiyaçlı gördüğümüz hadîs, emmenin emzirmenin beş defa olması gerektiğini beyan etmektedir ve Şafiiler  ve Hanbelîler de bu rivayetle amel etmektedir:

    

      “Kur’an indirildiği dönemde inen bir  bir âyet de evliliği “Bilinen On   emiş haram kılar. şeklindeydi. Daha sonra bu on emiş hükmü  “Bilinen beş emiş  haram kılar” âyetiyle yürürlükten kaldırıldı.Resulüllah (s) vefat ettiğindeBilinen beş emiş  haram kılar” şeklindeki âyet  hâlâ Kur’an’ın okunan âyetleri arasındaydı.[15]

Sonuç: Kur’ânî işaretler, aktarılan hadisler ve  Hz.Âişe rivayeti  akrabalık oluşturacak emme-emzirmenin birden  fazla ve en az beş olması gerektiğini kabule götürmektedir ki ilmî kanaatimiz de budur.

 

III.  Süt akarabalığı için memeden emme ve emzirme gerekli midir? Sağılan anne sütün damardan veya ağızdan verilmesi ile akrabalık oluşur mu?

        

         Değinildiği  üzere bu sorunun cevabı da  İslâm alimleri arsında tartışıla gelmiştir. Büyük çoğunluk, sağılarak  içirilen anne sütü ile de evlilik engeli  süt akrabalığı  oluşabileceği görüşündedir. Biz, farklı düşünüyor, evlilik engeli olacak süt akrabalığını ancak göğüsten emme-emzirme ile gerçekleşeceğine inanıyoruz.  Kur’ân ve Sünnet bütünlüğünden hareketle sunacağımız görüşümüzü doğrulayıcı açıklamaları, günümüzle irtibatlandırarak  Prematüre bebekler bağlamında yapmaya  çalışacağız.                                 

Prematüre ( Erken Doğan) Bebeklerin Özelliği

Prematüre bebekler erken doğan bebeklerdir. Annelerinin emzirecek sütü olmadığı gibi   bu çocukların emme refleksi  de bulunmamaktadır. Uzmanlar, bu çocukların dışarıdan sağlanacak anne  sütü ile beslenilememesi durumunda ölümlerinin kaçınılamaz olabileceği   ve anne sütü ile beslenilemediği için ülkemizde her yıl 3000-4000 çocuğun  öldüğünü açıklamaktadır.

Ana Soru

Annenin sütünün sağılıp kimyasal işlemden geçirilerek veya geçirilmeksizin -emme ve emzirme olmaksızın- ağızdan veya prematüre bebeklerde olduğu gibi damardan verilmesi, evlilik   engeli olacak süt akrabalığı  oluşturur mu?

Kur’ân-ı Kerîm’de Emme-Emzirmenin Özelliği

Kur’ân’da Süt konusu doğrudan ve dolaylı olarak beş ayrı sûrede toplam beş âyetle açıklanmaktadır. Konunun ana kavramı  “Rada’a” maddesidir.

Bu madde Kur’ân’da  “Yurdı’ne, Redâat, Testerdi’u, / Erda’ne, Redâat, / Mürdiğe, Erda’at, / Erzı’î, Merâdı’/ ve Erda’ne, Türdi’u “ şeklinde beş grup halinde kullanılmaktadır.

“Reda’a/Redâat” in anlamı “ Çocuğun memeden süt emmesidir.” (Kamûs Tercümesi  ‘3/261’; es-Sıhâh fil-Lüğati; Ehterî Kebîr; Mü’cem-ü Elfazıl-Kur’ânil-Kerîm ‘Heyet’ Rada’a  madddeleri)

Buna göre bu kökün   İf’âl babından  “Muzâri’, Emir ve İsm-i fâil” kalıblarında gelen kelimeler “Kadının memesinden süt emzirtmesi” anlamındadır. İstif’al babından Muzâri’ şeklinde gelen kelimenin anlamı ise “Çocuğun kendisini memesinden emeceği süt annesi aramaktır”

Rada’a ve Türevlerinin Kur’ândaki Sıralamasına  Göre Kullanımları

I.          Reda’a maddesinin “Yurdı’ne, Redâat ve Testerdi’u” şeklindeki üç kullanımı Bakara sûresinin 233. âyetinde şöylece geçmektedir:

Annelerinin göğüslerinden emmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için, anneler çocuklarını memelerinden iki tam yıl emzirirler. Onların örfe uygun olarak beslenmesi ve giyimi baba tarafına aittir. Bir insan ancak gücü yettiğinden sorumlu tutulur. Hiçbir anne, çocuğu sebebiyle, hiçbir baba da çocuğu yüzünden zarara uğratılmamalıdır. Onun benzeri (nafaka temini) vâris üzerine de gerekir. Eğer ana ve baba birbiriyle görüşerek ve karşılıklı anlaşarak çocuğu memeden kesmek isterlerse, kendilerine günah yoktur. Çocuklarınızı memelerinden süt emeceği süt anne tutup emzirtmek istediğiniz takdirde, süt anneye vereceğiniz ücreti  toplum örfüne göre vermeniz şartıyla, üzerinize günah yoktur. Allah'ın buyruklarına aykırılıktan korunu. Bilin ki Allah, yapacak olduklarınızı görür.”

 

II.         Reda’a maddesinin “Erda’ne ve Redâat” şeklinde ki kullanımı ise Nisa 23 de evlilik engeli olarak yer almaktadır:

“Analarınız, kızlarınız, kızkardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kızkardeş kızları, sizi memelerinden emziren analarınız, aynı annenin memelerinden  emen süt bacılarınız, eşlerinizin anaları, kendileriyle birleştiğiniz eşlerinizden olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız size haram kılındı. Eğer onlarla (nikâhlanıp da) henüz birleşmemişseniz kızlarını almanızda size bir engel yoktur. Kendi sulbünüzden gelen oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi birden almak da size haram kılındı; ancak geçen geçmiştir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.”

 

III.        Mezkûr maddenin “Mürdiğe ve Erda’at,”şeklindeki kullanımları da Hacc 2 de zikredilmektedir:

“Kıyamet’i gördüğünüz gün, hermemelerinden emziren emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutur, her gebe kadın da çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allah'ın azabı çok dehşetlidir!”

 

IV.       Maddenin “Erzı’î ve “Merâdı” şeklindeki kullanımları da  Kasas sûresinin 7. ve 12. âyetlerinde Hz.Musa kıssasında geçmektedir.

               “ Musa'nın anasına: Onu memenden emzir, kendisine zarar geleceğinden endişelendiğinde onu denize (Nil nehrine) bırakıver, hiç korkup kaygılanma, çünkü biz onu sana geri vereceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız, diye bildirdik.” (Kasa 7)

               “Biz daha önceden (annesine geri verilinceye kadar) onu memelerinden emzirecek süt analarını kabulüne (emmesine) müsaade etmedik. Bunun üzerine ablası: Size, onun bakımını namınıza üstlenecek, hem de ona iyi davranacak bir aile göstereyim mi? dedi.” (Kasa 12)

V.        Rada’a maddesinin “Erda’ne ve Türdi’u “ şeklindeki son kullanımları da Talâk sûresinin 6. âyetinde görülmektedir.

Boşadığınız kadınları gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun, onları sıkıştırıp (gitmelerini sağlamak için) kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hâmile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için memelerinden çocuğu emzirirlerse onlara ücretlerini verin, aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız çocuğu, başka bir kadın göğüslerinden emzirecektir.

 

Açıkça görüleceği üzere Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerîm’de  anne sütü ilgili bütün kullanımlarında “Sütü memeden emmek, memeden emzirmek, memeden emziren, memeden emzirecek anne istemek”  manasına gelen Reda’a maddesinin türevlerini isim ve fiil olarak onbir defa kullanmaktadır. Çocuğun sütü memeden emmesi ve memeden emzirilmesine 11 defa  vurgu yapılması maksadın doğrudan memeden emmek ve memeden emzirtmek olduğunu göstermektedir. [16] Bu arada bu onbir kullanımda “Leben/Süt” ifadesinin açıkça bir defa olsun geçmediğini de işaret etmiş olalım.

Peygamberimizin Dilinde Emme-Emzirmenin Özelliği

Süt akrabalığına ilişkin olarak Peygamberimiz de yaptığı açıklamalarda Reda’a maddesinin türevlerini kullanmaktadır. Burada bazı örnekler sunacağız:

Redâat; çocuğun memeden  emmesi  ile oluşacak evlilik engeli  süt akrabalığı ancak  çocuğun açlığı sebebiyle emmesiyle gerçekleşir.”

Nesebin haram kıldığı evliliği, Redâat de; çocuğun memeden emmesi de haram kılar,[17]

Kur’ân ve Sünnet çizgisini sürdüren İslâm Hukuku eserlerinde aynı  Rezâat kavramı istimal edilmektedir.

Sonuç: Kur’ân ve Sünnet bütünlüğünden hareketle verebileceğimiz hüküm şudur:

Evlilik engeli oluşturacak süt akrabalığı, anne sütünün sağıldıktan sonra  şu veya bu yöntemle çocuğa aktarılmasıyla değil, anne sütünün, doğuran anne veya süt annesinin m emesinden emzirilmesi ve çocuğun da  memeden emmesiyle geçekleşir.[18] Bu aradasüt anneliğini oluşturan duygu alışverişinin de emme yoluyla gerçekleşebileceğine işaret etmiş olalım.

Bu hükümden hareketle prematüre çocuklar için oluşturulacak Anne Sütü Bankacılığı aracılığıyla damıtma veya bir başka yolla kullandırılacak anne sütünün  dinimizce evlilik engeli oluşturacak  şekilde bir sakınca doğurmayacağını söyleyebiliriz.[19]

Yanılmak ve Yanıltmaktan Allah’a sığınırız.

 

IV. Süt akrabalığı süt babalığı, dedeliği ve amcalığı gibi süt annesinin kocası ve koca akrabalığını içine alır mı

          

          Leben- i Fahl başlığı altında ele alınan ve i htilaf edilerek farklı görüşler ileri sürülen konulardan biri de budur. Şimdi bu konuyu inceleyelim.

Kur’ânî İşaretler
  1. Kur’ân-i Kerimin süt akrabalığını evlilik engeli kılan Nisa sûresinin 23.âyetinde kullanılan ifade “…sizi memelerinden emziren analarınız, aynı annenin memelerinden  emen süt bacılarınızla… evlilik de size haram kılındı ” şeklindedir. Emziren anneye ve aynı anneyi emen kızkardeşlere vurgu yapılması bize süt akrabalığının anne yönünden olabileceğini, mesela süt annenin kocasına ve kocanın babası,dedesi ve kardeşlerine şamil olamayacağına işaret etmektedir. Zikredilen âyette süt kızlar ve halaların zikredilmeyişi de işaret edilen anlamı  pekiştirmektedir. Zahirîler bu görüştedir.
  2. Baba açısından süt kızı, üvey kıza benzemektedir.[20] Kişiye üvey kızının haram olması için annesiyle ilişkiye girmiş ve kendisini de küçüklüğünden itibaren himayesinde büyütmüş olması gerekir[21]. Süt anne ücretli olduğundan süt annenin kocasının süt çocuğunun bakımını üstlendiği söylenemez. Bu da bizi süt akrabalığının süt babalığına teşmil edilemeyeceğini kabule götürmektedir,


 

Peygamberimize İsnad Edilen Rivâyet
  1. Sevgili eşi Hz.Âişe’den  gelen rivayet ise süt akrabalığının süt annesinin kocası ve kocasının babası, kardeşleri ve bir başka  kadından olan çocukları yönünden de oluşacağını göstermektedir. Hz.Âişe’nin rivayeti şöyledir:


“Süt amcam geldi ve benim yanıma girmek için izin istedi. Hz.Peygamberle görüşmeden ona izin vermek istemedim: O da bana “O senin amcandır yanına girmesine izin ver” dedi. Ben de, beni kadın emzirdi adam emzirmedi ki deyince, aynı şekilde “”Yanına gimesine izin ver, o  senin amcandır” buyurdu. [22]  Ne var ki bu rivayet farklı şekillerde yorumlanabildiği gibi Hz Âişe’den gelen zıddına bir rivayetle de çelişmektedir.

            Peygamberimizin Lebenül-Fahl denilen ve süt akrabalığının süt baba yönünden sabit  olabileceğine delil kılınmak istenen “Nesebin haram kıldığı evliliği, Redâat de; çocuğun memeden emmesi de haram kılar” şeklindeki genel nitelikli hadisi ise anne yönüyle haramlığa hamledilebilir. Kaldı ki  Sahabeden büyük bir çoğunluk, müminlerin anneleri, Tabiun ve onlardan sonra gelen fakihler, Lebenul-Fahl sebebiyle bir haramlık oluşmayacağı görüşündedirler. Sahabe döneminden beri ihtilaf sebebi olan  olan bir konuda  haram hükmü verilmesinin, delilsiz olarak haram  hükmü verilmesini yasaklayan ilahi yasayı çiğnemek olacağı açıktır.[23]

 

Sonuç: Kendileriyle evlenilemeyecekleri belirleyen   Nisa 23’de tam bir açıklık olmamakla birlikte biz çelişkili Hz.Âişe rivayetlerini değil Kur’ânî  işaretleri ve  ilgili Sahâbe ve Tabiûn alimlerini izleyerek süt akrabalığının yalnızca süt annesi yönünden sabit olabileceği görüşünü tercih ediyoruz.[24] .

:

 

 

 Bakanlığımıza İki Teklif

Teklif I

Kamu spotları ile anneler emzirmeye, mümkünse ideal süre olan iki yıl emzirmeye teşvik edilmelidir.

Teklif II

Aile hekimleri aracılığıyla her bölgemizin sütü bol olup bir diğer çocuğu da emzirebilecek emzikli kadınlar tespit edilmeli, izinleri alınması koşuluyla  onlar, zayıflık, hastalık, ayrılık  ve ölüm gibi sebeplerle çocuklarını süt annesine emzirtmek isteyen ailelerle tanıştırılmalıdır. Böylece:

a. Maddî ve mânevî sağlığı bilinerek tercih edilecek süt anneleriyle süt anneliğiı uygulamasına zemin oluşturulmuş,

b. Emen çocuğa anne sıcaklığını yaşatacak ve onunla  ruhsal iletişim kurabilecek süt anası sağlanmış,

c. Aileler arasında süt akrabalığı kurulmasına ve sosyal yardımlaşmalara da vesile olunmuş olur.

Bakanlığımız, meşrûiyetini Kur’ân’dan alan süt anneliği  ücretinin ödenmesinde  katkı  yapabilir.

Bilim Adamlarına Teklifler
  1. 1.    Süt Akrabalığı Çocuğun Gen Yapısını Etkiler mi?


Kur’ân’la evlenip evlenemeyecekleri belirlenen kişilerden doğacak çocukların örneğin gen yapıları arasında farklılıklar  olup olmadığı konusu ilmen araştırılmalıdır. Biz haram evliliklerde sakıncalar olduğuna inanıyoruz. Olmasaydı yasak konulmazdı. Olabileceğine inandığımız sakıncanın döllenen ilk hücrede  belirmiş olması gerekir. Buradan haraketle neseben haram olan evliliklerdeki tıbbî sakıncaların sıhrî ve süt akrabalıkları yönünden haram olan evliliklerde de olup olmadığı  ilim adamlarımız tarafından  incelenmelidir.

            2.  Kaç veya ne süre emzirme-emme süt akrabalığı  oluşturur?

Kur’anda kaç kere veya ne kadar süre emme ile süt akrabalığı oluşacağına ilişkin bilgi verilmemektedir. Sünnet’te ikiden fazla emme veya et bitirici  kemik kuvvetlendirici olmak gibi ölçüler verilmekte ise de sabit bir ölçü yoktur. Bu sebeple konunun ilim adamlarımız tarafındani ncelenmesi gereğine inanıyor ve teklif ediyoruz.

             3. Gıdalar süt anneyi ve süt aracılığıyla süt çocuğunu etkiler mi?

Kur’ân ve Sünnet’te, yenilecek gıdaların kişiler üzerinde etkili olabileceğine  işaret buyrulmaktadır. Buradan hareketle annelerin yiyeceği gıda türlerinin ve helâl-haram nitelikli çeşitlerinin emzirilen çocukların karekterlerini  etkileyip etmeyeceği sorgulanabiir. Dilimizde yer alan “helâl süt emmiş olmak” ve “sütü bozuk olmak” tabirlerinin gerçekliğinin olup olmadığı araştırılabilir. Özetlediğimiz sebeplerden biz ilim adamlarımıza bu konuları incelemerini ve objektif sonuçlarını ortaya koymalarını teklif ediyoruz.

 

 




 

[1] Kur’ân ve Sünnet’te aylar-yıllar ay takvimine göre hesaplanmaktadır.(Bakara 189; Tevbe 36)

*Süt akrabalığı ancak doğumdan sonraki ilk iki kamerî yıl yani 24 kameri ay içinde emilmesi-emzirilmesi ile mümkündür. Bu gerçek Bakara 2/233 ve Lukman 31/14 açıklanmaktadır. Lukman 14 de çocuğun Fisal’inin; sütten kesilmenin iki kamerî yıl içinde olacağı beyan edilirken  Ahkaf 46/15 de Haml (gebelik) ile Fisal’inin toplamının 30 ay olduğunun bildirilmesi, ceninin ana rahminde doğumdan önceki altı ay içinde insan vasfını kazandığına işaret etmektedir.

Eski Ahid’de sütten kesilmenin çocuğun büyümesi olarak kabul edilebileceğine işaret  edilmektedir.(Yaratılış21/8;İbranîler 5/13)



[2] Harama vesile olabileceklerin yasaklanması.



[3] Eski Ahid de süt akrabalığının evlilik engeli olduğuna işaret etmektedir. (Ezgilerin Ezgisi 2/2)



[4] Süt akrabalığının süt annesi yönünden örneğin süt dayılığı ile devam edebileceği konusunda görüş birliği varsa da süt babalığı yönünden mesela süt babalığı, dedeliği ve süt amcalığı ile devam edip etmeyeceği konusunda ihtilaf vardır. Bu konuyu ayrı bir başlık altında inceleyeceğiz.



[5] Tirmizî Rezâ’ 4, Hn.1151,Buharî İlim 26.Süt anneleri olan kadının kendisi ve eşini emzirdiğini söylemesi üzerine şüpheye düşüp konuyu Peygamberimize açan sahabi  Ukbe’ye  o,eşinden ayrılması için şöyle buyurmuştur: Mademki o kadın sizi emzirdiğini söylüyor. O kadınla nasıl evli kalabilirsin? Bırak gitsin.



[6] Nisa 22,23



[7]Yetişkinin Emzirilmesi ile Süt Akrabalığı Oluşmaz: - Allah şanını artırsın - Peygamberimizin sahâbilerinden  Ebu Huzeyfe’nin evinde evlatlık olarak büyüyen Salim’in bülûğa/ergenliğe ermesinden sonra Ebu Hüzeyfe’nin mahremiyet açısından duyduğu rahatsızlığı,  eşi Sehle Peygamberimize iletir. Peygamberimiz de ona yetişkin olan Salim’’i emzirerek süt çocuğu edinmesini  ve böylece duyulan sakıncanın  giderilmesini  öğütler.

Yetişkinlerin emzirilmesi    yoluyla da süt akrabalığı oluşturulabileceğine delil getirilmek istenen bu olay hadîs kaynaklarımızda yaygın olarak rivayet edilmekle birlikte senedi yönünden eleştirilmektedir. Kaldı ki  bu rivayet Kur’ân’a aykırıdır. Çünkü Kur’ân süt akrabalığının ilk iki sene içinde oluşacağını bildirmekte ve  kadının namahreme göğüs bölgesini açamayacağını açıklamaktadır.(Nûr 31) Nakledilen rivayet   insan fıtratına da aykırıdır. Çünkü doğurmayan kadının emilecek sütü olmayacağı da bir hakikattir.

 



[8] Tirmizi, Rada, h:1152



[9]  Merhum Ömer Nasuhi Bilmen hocamız  Kâmûs’unda şöyle der:



[10] Maide 88;Müminûn 51



[11] “Bir çocuğun müşrikeden. zimmiyeden, f âcireden, hamkadan, su-i ahlâk sahibesinden, zenciyeden, cüzzamlı,bersli kadınlardanbehimeden süt emmesibunların sütleriyle beslenmesi mekruhtur.Çünkü redâ’tabiatleri tağyir dermurzıadaki a’razın çocuğa tesirinden korkulur.” Ömer Nasuhı Bimen H.İ.ve I.

Fikhiyye Kamûsu 2/92



[12]  Tirmizî Redâ’ 3,Hn.1150;  Muhtasar.Sahih-i Müslim Hn.



[13]  Muhtasar Sahih-i Müslim Hn.



[14]Ebu Davud, Radâ’, Hn. 2059-2060



[15] S.Darimî Nikâh 49;Müslim, 1452/24-25

Bu rivayeti kabul Kur’ân’dan olduğu halde Kur’âna dahil edilmemiş âyetlerin varlığını düşündürmektedir ki bu düşünce itikadî  açıdan büyük bir tehlike arzetmektedir.



[16] Eski Ahid’de( Tanah ) de sürt anneliğine değinilmekte ve memeden emmeye vurgu yapılmaktadır.(Bak. Ezgilerin Ezgisi 8/1; Yeşaya 28/9) Süt akrabalığını Eski Ahid’de yer alması süt onun Ârap örfünü aşan evrensel gerçekliğine işaret etmektedir.(Çıkış 2/7; Yeşaya 49/23



[17] Bu hadisler ve benzerleri için bak. Müslim Kitaburr-Redâ’



[18] Zahirilerin de aynı görüşte olduğunu Ömer Nasuhi hocamızın diliyle aktaralım: “…Süt emen çocuk. sütü bizzat süt veren kadının memesinden emmelidir. Şayet bir kadının sütü bir kab içine sağılarak içirilse veya memesi çocuğun ağzına sağılsa veya sütü bir taama karıştırılarak yedirilse bunlar ile hürmet-i reda’ sabit olmaz.” Kamûs 2/80



[19] Tarihi  dönemlerde Şafii ve Hanbelî bazı İslâm hukukçuları,  mak’attan verilecek anne sütü ile kulağa, göze ve yaraya akıtılacak anne  sütüyle  süt akrabalığı oluşmayacağı içtihadında bulunmuşlardır.( Vehbe Zuhaylî, İslâm Fıkhı Ansiklopedisi, 10/37)



[20] Bakara 23 de “ Ve Rebâikümüllâti Fi Hucûrikim…“ buyrulmaktadır. Âyette geçen “Fî Hucûriküm” ifadesindeki “Hucûr”,sanıldığı gibi hücrenin değil bağrına basma himayesine alma  anlamına gelen Hıcr’ın çoğuludur.



 

[21]  Nisa 4/23 de üvey kızın haramlığı için yer alan “Kişinin küçüklüğünden itibaren himayesinde büyütmüş olma,” şartına hadiste de değinilmektedir. Eşi Ümmü Seleme’nin ilk kocası Ebu Seleme’den olma üvey kızıyla evleneceği söylentisi üzerine Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: O benim terbiye ve himayemde bulunan üvey kızım olmasa bile ben onunla evlenemezdim. Çünkü o benim süt kardeşimin kızıdır. Beni de Ebu Seleme’yi de Süveybe emzirdi.( Müslim Redâ’ 15)



 

[22] Tirmizî Redâ’ 2, Hn.1148

 



[23] Nahl 16/116. Konunun genişçe tahlili için bak. Yusuf el-Karadavi’nin “ “Min Hedyi’l-İslam Fetava Muasıra” 3/327-332. Ayrıca bak. el-Muhalla, 1/3-8; Askalani, Fethul-Bari, 11/54 Halebi Baskısı; er-Ravdunnadir, 4/301-309; Neylul-Evtar, 7/124-125; Hidaye ve Fethaul-Kadir şerhi, 3/10,Dar-ı Kutnî,Sünen Hn.4333

 



[24] Kocası tarafından ilişkiye girildiği için süt annesi olabilen kadının  sütünün, kocadan etkilenebileceği yargısıyla süt akrabalığının koca yönünden de sabit olabileceği ileri sürülebilir. Bazı hadisler de bunu teyid etmektedir. Yukarıda geçen “Doğrusunu Allah bilir süt akrabalığının amacı emzirme yoluyla çocukları korumak olduğu gibi neseb ve   gibi tabii bir yolla akrabalık kurumunu geliştirmek, kadınlarla erkekler arası sosyal ilişkilere daha geniş ve meşru bir  alan açmaktır.” şeklindeki tesbitimiz de bu kabule yaklaştırmaktadır. Nevar ki ana metinde açıkladığımız sebeplerle biz bu görüşü tercih etmedik.



http://www.alirizademircan.net/kuran-ve-sunnet-butunlugu-isiginda-sut-akrabaligi-tercih-ettigimiz-gorusler-ve-tekliflerimiz-5-564h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim