İSLAMİ ŞAHSİYETİMİZİ KORUMAMIZ VAZİFEMİZİDİR

İSLAMİ ŞAHSİYETİMİZİ KORUMAMIZ VAZİFEMİZİDİR
İSLAMİ ŞAHSİYETİMİZİ KORUMAMIZ VAZİFEMİZİDİRHayatDüsturlarını Allah'ın ve Peygamberi Hz. Muhammed'in koyduğu İslâm Dini bütüninsanlığa şu hakikati ilân etmiştir:«.

İSLAMİ ŞAHSİYETİMİZİ KORUMAMIZ VAZİFEMİZİDİR

HayatDüsturlarını Allah'ın ve Peygamberi Hz. Muhammed'in koyduğu İslâm Dini bütüninsanlığa şu hakikati ilân etmiştir:«...İzzet(hakimiyet,yücelik, üstünlük)   Allah'ın, Peygamberinin vemüminlerindir. Fakat kalplerine iman akmamış kimseler (bu açık gerçeği)bilmezler.»  (1)

Hakimiyet Allah'ın,  koyduğuyasalarının; emir ve yasaklarınıdır.

Yücelik, Allah'ın seçip Peygamberlikle görevlen­dirdiği Hz.Muhammed'inve O'nun cihanı kuşatıcı önderliğinindir.

Üstünlük, Allah'a ve Peygamberine inanan ve itaat eden gerçekmü'minlerindir.

Mü'minler imanlarını korudukları, İlâhi emir ve yasaklara itaat ettikleri, helâller ve haramlar çizgisindeyaşadıkları sü­rece en üstündürler, İslâm Dini, Kur'ân diliyle gerçek mü'minlerinen üstün olduklarını bildirirken bu üstünlüğün imandan ve ameldenkaynaklandığını da açıklamaktadır.

Âl-i İmran sûresiâyet: 139.«( İslâmî iman ve hayattan uzak kişilerin geçici üstünlüklerine bakıpda) gevşemeyin ve üzülmeyin. Eğer gerçekten inanıyorsanız en üstün sizsiniz.»

Hucurat sûresi âyet:13«... En üstününüz Allah'ın ve Peygamberinin emir­leri ve yasaklarına en çokbağlananızdır...»

İslâm Dini'ne imanla ve hayatla oluşan İslâmî şahsiyeti korumak vegüçlendirmek görevimizdir.

Bu görevimizi yapabilmenin  ikiana yolu vardır.

a - Birincisi İslâmî şahsiyeti oluşturan imanı ko­rumak, güçlendirenİlâhî emir ve yasaklan tatbik et­mektir. İslâmî imanı zaafa uğratacak bütüninançlar, fikir­ler ve değer yargıları İslâmî şahsiyeti eritir.İlâhî emir veyasaklara uymamak da İslâmî şahsi­yeti belirsizleştirir.

Bu sebepledir ki İslâm'ın sunduğu doğrularla çatışan -ilkeleri kabuleden, İslâm'la çelişen   düzenleri meşrugören kişide İslâm şahsiyeti bulunamaz.

Örneğin inançlarında şüpheye düşen, namaz kılmayan, zekât vermeyen,içki içen, kumar oynayan,zina yapan, faize dalan, eşlerini ve çocuklarınıİslâm'a yönlendirmeyenkişide de İslâmî şahsiyet görülemez. b - İslâmî şahsiyetikoruma ve güçlendirmenin ikinci ana yolu ise ona açıktan inanmayan kâfirleri, yürekteninanmayan münafıkları ve Müslüman görünümlü ahlâksızları aşağılık bilmektir.Onlardan korkmamaktır. Çıkarlarımız için onları yü­celtmemektir.

Aziz Mü'minler!

aa - Müslüman onları kendi iç dünyasında aşağılıkbilecektir.

İslâm Dini'ne inanmayan ve O'na bağlanmayan insanlarınsiyasî konumu, ilmî kariyeri, tarihî şahsiyeti ve maddî gücü ne olursa olsunonlar Mevlamız katında aşağılıktır.

Münafikün sûresi âyet: 4:«Onları gördüğünde kılıkkıyafetleri hoşuna gider, konuşsalar sözlerini dinlersin. Fakat onlar (hayatlarını konumlandıramadıkları ve amaçlandıramadıkları için ) içi boşkütükler gibidir. Her çağ­rıyı aleyhlerinde sanırlar. Onlardan sakın. Onlar (Allah'a ve O'ndan gelen değer yargılarına) düşmandırlar. Allah onların canınıalsın. Nasıl da uzaklaşıyorlar.»

Allah'ın yarattığı fıtrat(yaratılış) düzeni bütünüyledeğiştirilemeyeceğinden en şerli tiplerde bile bulunması mümkün olan bazımüspet özelliklere sahip oldukları ve maddî bakımdan gelişmiş bulundukları içinAllah'tan  ve ebediyet özleminden uzakerdemsiz yaşantılarını göremeyip onlara sevgi beslemek, hayranlık izhar etmekmaddî ve manevî yönden desteklemek İslâmî şahsiyetle  bağdaştırılamaz.

Rabbimiz bu hâli Kur'ân'da münafıklık olarakvasfediyor ve azabıyla şöylece tehdit ediyor: «Ey Peygamber! Kalpleriyleinanmamış olanlara elem verici bir azabı haber ver. Çünkü onlar mü'minleribırakıp, kâfirleri temsil ve tasarruf yetkisi verilebilir yaran ediniyorlar.Onlar İzzeti (hakimiyeti,yüceliği,üstünlüğü) onların batılinançları,otoriteleri ve yaşayış şekillerinde mi  arıyorlar. Şüphesiz İzzet bütünüyleAllah'ındır. » (3)

Mü'minler!

bb - Değinildiği gibi İslâmî şahsiyeti korumanın vegüçlendirmenin ikinci ana yolu  kâfirler,münafık­lar ve Müslüman görünümlü ahlâksızlardan korkmamaktır ve çı­karlarımıziçin onları övgüler yağdırmamaktır.

Eğer Müslümanlar onlardan korkarlar da haklarını aramaz, gerçeklerihaykırmaz ve bir de menfaatler için onlara yüceltirlerse İslâmî şahsiyetlerinikoruyamazlar. Nitekim koruyamamışlardır.

Bunun içindir ki İslâm karşıtı yerel kâfirler ve münafıklartoplumumuzda etkinlik ka­zanabilmektedirler.

Bunun içindir ki bencil siyasetçiler, sömürücü faiz­ciler, vurguncukaraborsacılar,   rüşvetçi yöneticiler,maddeperest tüccar, çıkarcı bilginler, cinsellik pazarlayan sanatkârlar,gerçekleri saptıran,dedikodu üreten medya mensupları toplumumuzda rağbetgörebilmektedirler.

Halbuki Dinimiz, bu tip insanlara karşı İslâmî şah­siyetimizle ortayaçıkmamızı emretmektedir. Peygam­berimiz (s.a.) şöyle buyururlar:[«Cihadın en faziletlisizalim yöneticilere/yönetimlere karşı  gerçekleri haykırmaktır.»

«(Ey İnananlar!) İnsanlardan korkmak, sizden birinizi şahit olduğugerçeği söylemekten alıkoymasın. Zira ger­çeği haykırmak ölümü yaklaştırmaz,rızkı  da uzaklaştırmaz.

«(Allah'ın ve Peygamberinin emirleri ve yasakları­na inanmayan veya builâhî buyruklara göre yaşama­yan) bir fasık kişi övüldüğü zaman Allahöfkelenir. Bu yüzden Arş âlemi sallanır.»

«İmanlı ve amelli de olsa bir zengine (zenginliği için) saygı gösterenkişinin dillinin üçte ikisi gitmiş olur.»] (3)

Mü'minler!

Peygamberimizin görevlendirici bu irşatları izinde İslâmî şahsiyetbayrağını açamayanlar, korku humma­sına tutulanlar çıkarları için dalkavukluğuüstlenenler ruhlarını bizzat satmış kölelerdir. Cemiyetimiz esasen bu mânakölelerinden muzdariptir.

Şu gerçek iyice bilinmelidir ki Müslümanlar iman­sız ve ahlâksızkadrolara karşı ancak zarar verebilecek­leri kesinlik  kazandığı zaman geçici ve geçiştirici bir sessizliğe bürünebilirler.

Verdiği bu ruhsatı Kur'ân-ı Kerimde Rabbimiz şöy­le açıklar:«Mü'minler,(kendileri gibi) mümin olanları bıra­kıp da kâfirleri kendilerini yönetirveliler edinmesinler. Kim böyle yaparsa Allah ile  bağlarını koparır. Ancak onlardan(gelebilecek  kesin zararlar karşısında)korunmanız için onay verebilirsiniz.Allah sizi kendisinin emirlerine karşıgelmekten sakındırır. Çünkü dönüş Allah'a olacaktır.  (4)

Mü'minler!

Hutbemizi hulâsa edersek deriz ki, İslâmî şahsiye­timizikorumak ve güçlendirmek ana vazifemizdir. Bu vazifemizi yapabildiğimiz süreceen üstün biziz.

Sözü Kur'ân'a bırakalım:«Kitap ehli Yahudilerden, Hıristiyanlardan veputperest/materyalistlerden  Kâfirolanlar (yok mu?) Onlar cehennemdedir ve orada kalıcıdırlar. Onlar yara­tılmışlarınen şerlileridir.

1-İman edip de (İslâmî emir ve yasaklar doğrultu­sunda)iyi işler yapanlara gelince...onlar da yaratıl­mışların en hayırlılarıdır.Onların Rableri katındaki mükâfatı, altından ırmaklar akan Cennetlerdir. Oradaebedî olarak kalıcıdırlar. Allah onlardan razı olmuş, on­lar da Rablerindenrazı olmuşlardır. İşte bu (yücelik ve mükâfat İslâmî şahsiyetle­rini koruyarak) Rablerinden korkanlara verilecektir.» (5) Münafikûn, 8.

1) Nisa, 138-139.

2) Sırasıyla bak. Keşfül-Hafa, Hn. 457; İ. Kesir, Maide, 54(2/70); K. Hafa, Hn275, 3444.

4) Âl-i İmran, 28.

5) Beyyine, 6-8.

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/islami-sahsiyetimizi-korumamiz-vazifemizidir-3-149h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim