İSLAMİ ADALET VE CEMİYETİMİZ

İSLAMİ ADALET VE CEMİYETİMİZ
İSLAMİ ADALET VE CEMİYETİMİZİslâm Dini âdil olan Allah'ın insanlık için koyduğu adalet ölçülerinedayalı bir hayat Nizamı'dır. Dinimize göre adalet ferdî ve içtimaî hayatta istik­rarın, güvencedeolmanın ve huzurun ana şartıdır.

İSLAMİ ADALET VE CEMİYETİMİZ

İslâm Dini âdil olan Allah'ın insanlık için koyduğu adalet ölçülerinedayalı bir hayat Nizamı'dır.

Dinimize göre adalet ferdî ve içtimaî hayatta istik­rarın, güvencedeolmanın ve huzurun ana şartıdır. Ahiret mutlulu­ğuna ermenin temel sebebidir.

Bunun içindir ki Kur'ân âyetleri ve peygamberimi­zin buyrukları;

a) Toplumsal  vazifelerin dağıtımında

b) Emniyetve adalet kurumlarının icraatında,

c) Toplumkuruluşları ile fert ilişkilerinde ve

d) Kişilerarası münasebetlerde, adaletli olunma­sını emir buyurmaktadır.

Muhterem Mü'minler!

Adil olunması ile ilgili bir Kur'ânî yasasında Yüce Rabbimiz şöyle emirbuyurur:«Ey İnananlar! Kendiniz, ana-babanız ve yakınla­rınız aleyhinde de olsaadaleti titizlikle uygulayan ve Allah için şahitlik eden (insan) lar olun...»(1)

Manâsını sunduğumuz bu âyetten açıkça anlaşıla­cağı üzere İslâm Dinimü'min, gayr-ı müslim ayırımı yapmaksızın, akrabalık türü yakınlık tefrikineyer ver­meksizin adaletin tatbik edilmesini istemektedir. Mâide sû­resinin 8.âyetinde de hususiyle şu ölçüyü koymaktadır:«... Bir topluluğa olan öfkenizsizi adaletsizliğe sü­rüklemesin. Adil olun...»

Aziz Mü'minler!

a - Cemiyetlerin siyasî, iktisadî ve hukukî  yönden istikrarlı bir bünyeye sahipolabilmesinin biricik değişmez şartı, içtimaî vazifelerin adaletle dağıtımıdır.

Pek tabiîdir ki, bir cemiyette örneğin ilim kürsüleri,  yönetim ve yargı organları ve memuriyetler,inanç­lı, bilgili ve faziletli insanlara başta adalet olmak liyakat ölçüalınarak    dağıtılmadık­ça, o toplumgüvensizlik ve çekişmelerle za'fa uğrar.

Müslümanların bu karanlık ve geriletici duruma düşmemeleri içindir kiRabbimiz şöyle buyurmuştur:«Hiç şüphesiz Allah size emanetleri (amme hizmet­lerini)ehilleri (olan bilgi ve ihtisas sahihleri) ne ver­menizi ve insanlar arasındahükmettiğiniz zaman ada­letle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğütveriyor. Şüphesiz Allah işiten ve görendir.» (2)

Aziz Peygamberimizin: «Vazifeler yapabileceklere değil de bilgisiz vetecrübesizlere verildiği Kıyamet  gö­zet.»(3) buyurması da adaletsiz cemiyet binasının çö­keceği gerçeğini açıklamakiçindir.

b - Cemiyetin mutluluğu ve gelişimi için  sosyal görevlerinadaletle tevzi edilmesi gereği kadar Emniyet ve Adalet teşkilâtlarının daadaletin  kutsal gölge­sinde icrâât yapmasıgereklidir. Bunun içindir ki, İslâm Dini adaleti mülkün temeli olarakvasıflandırmış, âdil uygulamayı ibâdet olarak değerlendirmiştir.

Adaletin, adalet müesseselerinde, adalet müvezzilerinin elinde, adaletadına, adaletsizce katledildiği bir cemiyette elbette huzur ve istikrar kalmaz.Güçsüzünü ezen, fakirini sömüren cemiyet elbette ki felah bulmaz.

İçtimaî buhranlarımızın en belirgin sebeplerinden biri de budur.Emniyet ve Adalet kuruluşlarında adaletin gerçek­leştirilmediği cemiyetlerinçökmeye mahkûm olduğu­nu, bakınız Peygamberimiz nasıl açıklamıştır:

[«... Zayıfların hakları kuvvetlilerinden alınma­yan bir topluluğuAllah zulme boyun eğme günahların­dan nasıl arındırır.»

«Ey İnsanlar! (İyice biliniz ki;) sizden önceki top­luluklar,içlerinden soylu; güçlü biri hırsızlık (gibi bir suç) yaptığında bağışlamaları,fakir; güçsüz biri suç iş­lediğinde ceza tatbik etmeleri sebebiyle yıkıma uğra­mıştır.»]  (4)

Aziz Peygamberimiz, zulmün yargıyı rüşvetle satın almak veya yanıltmakla meşrulaştırılamayacağını ve Al­lah'ınmutlaka tecelli edecek adaletinden kaçınılmaya­cağını da şöylece açıklamıştır:«Benancak bir insanım. Siz yargılanmak için hu­zuruma geliyorsunuz. Sizden birinizdelilini diğerinden daha açık bir şekilde (ortaya koyup) ifade edebilir. Ben dedinlediğime göre kişinin lehine hüküm veririm. An­cak dinlediğime göre hükümvereceğim için mü'min kardeşinin aleyhine olmak üzree kimin lehine hü­kümverirsem (bilsin ki) ona ateşten bir parça ayırıyo­rum.» (5)

c -Emniyet ve Adalet müesseseleri dışındaki  sosyal kurumlar ile ferd ilişkilerinde deadaletin hâkim kılınması da gereklidir.

Bir cemiyette kamu kuruluşları âdil mua­mele yapmaz, krediler, burslar,ihaleler, eğitim ve tedavi imkân­ları, adalet çiğnenerek çıkarlar/yandaşlardoğrultusunda dağıtı­lır, yegâne ümidi bu kuruluşlar olan ilgi ve yardımamuhtaç işsizler, fakirler ve âcizler kendi başlarına bıra­kılırsa, bu gibitoplumlarda adâetsizliğin doğuracağı buhranlar, şüphesiz bütün toplumfertlerini etkileye­cek ölçüde büyük, sürekli ve acı olur.

Bunun içindir ki,  Kur'ânımızda Rabbimiz:[«Adil olunuz. Adalettakvaya; Allah'ın rızasına daha yakındır...» «Zalimlere meyletmeyiniz, yoksaateş azabı sizi yakalayıverir...»] şeklinde gerekçeli emirler vermekte, şumühim gerçeği de sarih bir şekilde açıklamaktadır: «... Allah zulmeden toplumubaşarıya erdirmez.»(6)

Aziz Mü'minler!

d - Fertler arası münasebetlerde de adaletin ya­şatılması zarurîdir.

Dinimiz, fertler arası münasebetlerde adalet ölçü­lerine riâyetedilmesini ve böylece güven verici olun­masını îmanın gereği kılmıştır.

Peygamberimiz şöyle buyurur:

«Gerçek Müslüman insanların (mallan, ırzları ve canları aleyhine)elinden ve dilinden (bir adaletsizlik zuhur etmeyeceği hususunda) kendisinegüven duy­dukları kişidir.» (7) Her şeyi yerli yerine koymak olan adaletin,fert icrââtında bütün söz, iş ve davranışları içine alacak ölçüde şümullü olduğuda bir hakikattir.

a - Eksik ölçüp tartmak,

b -   Sebepsiz olarak borcunödemesini geciktirmek,

c -  İşe zamanında  gitmemek ve er­kenden ayrılmak,

d -   Üstlenilen görevi  gereğince şartlarına uygun yapmamak,

e -Kamu mallarını, amme menfaatlerini gere­ktiği şekildekorumamak/zimmete geçirmek...

Bütün bunlar ve benzerleri adaletsizliktir. Adaletsizlik olduğu içinde  hiç şüphe­siz zulümdür. Kaçınmaklayükümlü kılındığımız  zulüm ise KıyametGünü'nün azâb ve zillet karanlıkları olup, cezası dünya­da da görülecek olanpek büyük bir günahtır.

Mü'minler!

İman  bunalımı geçirencemiyetimiz adaletsizlikten muzdariptir. Fakat zalim olan, adaletsizliğemeyleden ve aracı olan yine bizleriz. Allah'a ve O'nun ilâhî adale­tine; Cennetve Cehennem'e gereğince inanmayan in­sanımızdır. 

Adaletsizliğin ana kaynağı Allah'a ve O'nun ilahi  adaletine inançsızlık olduğu için dir kimazlumumuz da zulme uğrarken adaletsizliği öğrenmektedir. Ezilenimiz de ezmekçabasın­dadır. Etnik taleplere, grevlere, lokavtlara ve hapishane isyanları­nabakınız. Adaletin zulüm yoluyla istendiği görülebilecek­tir.

Mü'minler!

Kabirler açık, Allah'ın adalet günü yakındır. Adaletten ve ilâhîadalete inananlardan yana olalım. İslâm inşanı olmadan ve İslâm insanım yetişti­recekeğitim düzenine talip olmadan muhtaç olduğu­muz adaleti gereğince yaşayıpyaşatamayacağımızı bi­lelim.

Hutbemizi âyetma'nalarıyla bitiriyorum: 

«... (Adilolun.) Allah adaletli olanları sever.» 

 «Allah'ı zâlimlerin yaptıkları zulümdenhabersiz sanma»(8)

1.  «... (İyice bilinizki) Allah'ın laneti za­limler üzerindedir.»] (8) Nisa, 135.

2.   Nisa, 58.

3.   El-Camiüs-Sağîr(Iza vüsside), 1/36.

4.   Sünen-ü İbn-iMace, Babüş-Şefâatı Fil-Hudud, Hadis No: 2547.

5.   Sünen-ü İbn-iMace, Hadis No: 2317.

6.   Sırasıyla bak.Maide, 8; Hud, 113; Tevbe, 10; Enam, 152; Hud, 113.

7.   R. Salihin, B.Tahrimiz - Zulmi, İ. Mace, Hn. 3934.

8.   Mümtehine, 8;İbrahim, 42; Hûd,  18.

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/islami-adalet-ve-cemiyetimiz-3-140h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim