İSLAM’DA SOSYAL ADALET ESASLARI

İSLAM’DA SOSYAL ADALET ESASLARI
İSLAM’DA SOSYAL ADALET ESASLARIHutbemizde İslâm Dini'nin koyduğu ictimaî(sosyal) adalet esaslarımhulasa etmeye çalışacağız. a - MallarınMâliki Allah'tır.

İSLAM’DA SOSYAL ADALET ESASLARI

Hutbemizde İslâm Dini'nin koyduğu ictimaî(sosyal) adalet esaslarımhulasa etmeye çalışacağız.

a - MallarınMâliki Allah'tır.

İslâm Dini'nin yasalarına göre mülkün mâliki Allah'tır. Hayatnizamımız. Kur'ân-ı Kerîm'de bütün malların yaratıcısı ve sahibi olduğunubildiren Hz. Al­lah, koyduğu emirler ve yasaklar çerçevesinde insana mallardanfaydalanma hakkını vermiştir.

Mülkün hakikî maliki olarak yalnız Allah'ı tanı­ması gereken Mü'min;

a - Allah'ınnimetlerinden faydalanmak,

b - Ferdî ve ailevîihtiyaçlarını karşılamak,

c - Cemiyetin muhtaç kesimine yardımcı olmak için mal kazanmaklaemrolunmuştur.

b - Meşru veGayr-ı Meşru Kazanç Yolları:

İnsana kazanma mükellefiyetini yükleyen dinimiz, ancak sanat, ziraat,ticaret, miras, vasiyyet ve hibe gi­bi meşru kıldığı yollarlakazanılabileceğini, bu gibi he­lâl yollarla kazanılacak malların mukaddes vedoku­nulmaz olduğunu bildirmiştir. Yasakladığı kazanç yol­larım daaçıklamıştır.

İslâm Dini faizi, karaborsacılığı, rüşveti ve emeği sömürmeyiyasaklamış, içki, kumar ve fuhuş işletme­ciliği yolu ile kazanç sağlanılmasınıda haram kılmış-dır. Bu gayr-ı meşru yollarla kazanç sağlanması yalnız âhiretazabı bildirilerek yasaklanmamıştır. İslâm Hu­kukuna göre teşkilâtlandırılmasımü'minlerin vacip gö­revi olan İslâm Cemiyet Düzeni'nde tatbik olunacak cezalarda getirilmiştir.

İslâm Dini, adı geçen yolları yasaklamakla içtimaî adalet alanındaköklü bir inkılâb yapmıştır. Zira bu gi­bi servet edinme yollarının haramkılınması ile top­lum servetinin sömürülmesi, belirli zümrelere kanalizeedilmesi önlenmiştir. Hayatı pahalılaştırıcı gedikler tı­kanmış, ihtiraslardizginlenmiş, gereksiz ve zararlı tü­ketim önlenmiş ve cemiyet ahlâkıkorunmuştur.

c -Tüketimin Sınırlandırılması:

Dinimiz, Allah'ın mülkünden Allah'ın ve Peygamberi'nin meşru kıldığıyollarla kazanılmasını emrettiği gibi servetin ilâhî emir ve yasaklardoğrultusunda tü­ketilmesi ve kullanılmasını da kanunlaştırmıştır.

İslâm Dini, içki, kumar ve zina gibi haram kıldığı yollara servetinharcanmasını yasaklamıştır. Altın ve gümüşten mamul mutfak eşyasıkullanılmasını, yırtıcı hayvan derilerinden mamul elbiseler giyilmesini ha­ramkılmıştır.

Dinimiz, atlas perdeler gibi lüks eşya ile tefrişi ca­iz görmemiş,erkekler için altım ve hâlis ipekten ma­mul elbiseleri de haram kılmıştır.

Dinimiz asırdan aşıra, toplumdan topluma değişe­bilecek hayatstandartlarına göre lüks ve israf malları sınıfına ithal edilebilecek mallarınkullanılması ve tü­ketilmesini de bu mevzudaki umûmî düsturlarıyla ya­saklamıştır.

Dinimiz, tüketimle ilgili olarak koyduğu bu sınırla­rı ancak Kur'ân veSünnet toplumunda uygulanabile­cek cezaî tedbirler ve kanunlarla korumuş,ayrıca Âhi­ret azabım bildirmiştir. Böylece içtimaî adalet sa­hasına köklü biresas daha getirmiştir. Zira bu sınır­layıcı kayıtlar ile tüketim bakımındanfertler arası farklar asgarîye düşürülmüştür. Toplumda mutlu azın­lıkgörüntüsünde zevkperest ve bencil bir zümrenin peydahlanmasına engelolunmuştur.

d -Yatırımlara ve Yardımlaşmaya Teşvik:

İslâm Dini, meşru yollarla kazanılacak malların İs-lâmî esaslarçerçevesi içinde kullanılmasını emretmiş ve bir ibâdet görevi kılmıştır.

Dinimiz servetin depo edilmesini ve âtıl halde tu­tulmasını da caizgörmemiş, toplum hizmetine sunul­masını öğütlemiş ve cemiyet hizmetinde fertlehine bü­yük hayırlar olduğunu bildirmiştir.İslâm Dini; «Zekât veriniz.Akrabaya hakkım öde­yiniz. Allah için sarf ediniz. Birbirinize aracı olunuz.»gibi emirlerle zımnen bu vazifelerin ifasına vasat ha­zırlayacak çalışmalara,yatırımlara yöneltmiştir. Fer­dî meşguliyetler ve kabiliyetsizlikler nedeniyleveya sermaye kifayetsizliği sebebiyle bizzat yatırımlar yapı­lamadığı takdirdeşirketleşmeye gidilmesini tavsiye ve teşvik etmiştir.

Tabiî engeller sonucu bizzat yatırım yapılamaz, şirketleşmeye gidilemezveya teşebbüs edilir de artan bir miktar meblâğ olursa dinimiz bununla mü'minkardeşler arasında ödünç alıp verme yoluyla bir yar­dımlaşma sağlanmasınıöğütlemiştir.

Ödünç alıp-vermeyi yardımlaşmanın mühim bir şekli olarak değerlendirendinimiz, bu nevi yardımlaş­manın faize dayalı olmasınını ise yasaklamıştır.Ancak Allah rızası için ödünç verme olan Karz-ı Hasen usulünü tav­siyeetmiştir.

Dinimiz, mesken yapımı ve tedavi gibi zarurî kı­lıcı sebepler dışındaborçlanılmasını çirkin görmüş, sakındırmıtır. Ancak istenildiğinde borçverilmesini, mü'minlerin sı­kıntılarının giderilmesini teşvik etmiş ve bununpek büyük bir hayır olduğunu bildirmiştir.

Aziz Mü'minler!

Malların, İslâm Dini'nin koyduğu esaslar çerçevesi içerisindekazanılması, kullanılması, harcanması ve ye­ni yatırımlara yöneltilmesi sosyaladalet için zarurî ise de kâfi değildir. Zira İslâm Dini'nin kazanç yolları ilealâkalı yasakları tam olarak yürürlüğe konsa da akıl, zekâ, bedenî güç vekabiliyetler arasındaki farklı­lık sebebiyle sosyal bünyede zuhuru muhtemelmutlak veya nisbî fakirliğin mahzurlarının giderilerek fertler arası dengeninkurulması lâzımdır. Mezkûr dengeni kurulması ise fakir fertlerin normal tüketimim­kânlarına kavuşturulması ile mümkündür.

e - FakirlikProblemi ve Ferdî Vazifeler:

Dinimiz, fakirliği iman, ahlâk, aile ve cemiyet içinpek büyük bir tehlike olarak vasıflandırmış ve bu ce­miyet probleminin çözümünüiçtimaî (sosyal) adalet için zaru­rî görmüştür. Bunun için de şartlarını haizmü'minlere

zekât farîzasını yüklemiştir. Akrabadan âciz olanlara mirasına iştirakedilebileceği nispette(oranda) nafaka verilmesi­ni vacip kılmış, Fıtra ileemretmiştir.

Dinimiz ayrıca meşru sebeplerle oruç tutamamak ve âdet günlerinde cinsîtemasta bulunmak gibi işler ve haramlardan dolayı kefaret olarak cemiyetinmuhtaç fertlerine yardım mükellefiyetini getirmiştir.

İslâm Dini, vacip kıldığı bu dinî-malî vazifeler yanı sıra Allah rızasıiçin ihtiyarî yardımları teşvik et­miştir. Peygamberimizin hadisleriyle de şumübarek öl­çüyü koymuştur:

«Müslümanların durumunu önemsemeyen, onların saadeti ile mesut,elemleri ile muzdarip olmayan kişi mü'minlerden değildir.» (1)

Hususî şartlarını haiz zengin mü'minlere yüklenen mezkûr dinî-malîvazifelerin, fakirlerin, âcizlerin, borç­luların tüketim gücünü arttıracağı,dolayısıyla üretimi geliştireceği ve sonuç olarak da sıhhatli bir iktisadî ge­lişmeyisağlayacağı açıktır. Ancak bu ferdî vazifeler sosyal adaletin sağlanması içinkâfi değildir.

İş bulamayan işsize iş bulmak, çalışamayan âcize nafaka bağlamak gibitoplum yönetimine de bâzı vazi­felerin yüklenmesi gerekir ki İslâm bu görevleride yük­lemiştir. (*)

Mü'minler!

İçtimaî adalet esaslan cemiyetin maddî problem­lerininçözümü içindir ve lüzumludur. Ancak mücerret sosyal adalet esaslan ileinsanları mes'ut etmek müm­kün değildir. Çünkü insan beden ve ruhtan müteşek­kildirve ruhî problemleri ve ihtiyaçları daha da büyük­tür.

Bunun içindir ki İslâm, inşam bedenî ve ruhî ihti­yaçları,maddî ve manevî problemleri, ferdî ve sosyal hayatı ile bir bütün olarak elealmıştır. "Maddeyi mâna­ya, âhireti dünyaya feda etmeyen bir hayat nizamısunmuştur.

İslâm Dini'nin sosyal adalet esaslarım özetlemeyeçalıştığımız hutbemizi bir âyet manasıyla bitiriyorum:"Göklerin ve yerküresinin mülkü Allah'ındır. Al­lah her şeye gücü yetendir." (2)

(*)   Topluma Yüklenen Vazifeler:

«İslâm Dini, mü'minler tarafından kurulması ve iktidar kı­lınması vacipolan İslâmî cemiyet (toplum) mekanizmasına vazifeler yük­lemiştir.

a) Dinimiz, koyduğu sosyal, iktisadî, hukukî kaidelerin doğrultusundahayatın düzenlenmesini İslâmi yönetime bırakmış­tır.

Burada bilvesile ifade edelim ki, yukarıda beyan ettiğimiz İslâmî emirlerve yasaklar müeyyidelidir. Meselâ, gerçek İslâm Toplumu'nda hiç bir kimsefaizli işlem yapamaz. Alkollü içki­leri istihsal edemez. Hiç bir ferd zekâtınıkaçıramaz. İslâmî icra . ve kaza mercileri, takiple ve gerektiğindecezalandırmakla mü­kelleftir.

b) Dinimiz,toplum vergisi olarak tahsil edeceği zekâttan, yeteri kadar kazanamayanfakirlere ve meşru sebeplerle borçlan­mış borçlulara zekât haklarını vermek,işsizlere iş bulmak, bunun için lüzumu anında faizsiz kredi vermek,akrabasından nafaka verecek kimsesi bulunmayan âcizlere nafaka bağlamak, âdilüc­ret belirlemek, daha ziyade fakirlerin yararla­  nacağı ve faizsiz kredilerle ortak kılınacağıtesisler kurmak gibi vazifeleri de İslâmî yönetime yüklemiştir.»

(*) Arzu edenimam-Hatip, (Topluma Yüklenen Vazifeler) bölümünü de hutbe içine alabilir.

1)Keşfül-Hafa, HadisNo: 2379.

2)Hadid, 2.

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/islamda-sosyal-adalet-esaslari-3-89h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim