İslam’da Her Gün Anneler Günüdür

İslam’da Her Gün Anneler Günüdür

Yaratandan ötürü bütün canlılara merhameti ve tüm insanlara sevgiyi öğütleyen Dinimiz, husûsiyle anne sevgisine en üstün değeri vermiştir. Anaya saygı ve ikramı, Allah'a ibâdetten sonra, mükâfatı mutluluk ve Cennet olacak biricik amel olarak sunmuştur. Kur'ân ifadelerinde kudsîleşen, Peygamberimizin dilinde yüceleşen anne, merhameti, çileyi, sabrı ve fedakârlığı aşk haline getiren, duası makbul ve kalbî hoşnutluğu çocuğunun Cennet’e girmesine sebeb olacak en saygıdeğer insandır.



Yaratandan ötürü bütün canlılara merhameti ve tüm in­sanlara sevgiyi öğütleyen Dinimiz, husûsiyle anne sev­gisine en üstün değeri vermiştir. Anaya saygı ve ikramı, Allah'a ibâdetten sonra, mükâfatı mutluluk ve Cennet olacak biricik amel olarak sunmuştur.

Kur'ân ifadelerinde kudsîleşen, Peygamberimizin dilinde yüceleşen anne, merhameti, çileyi, sabrı ve fe­dakârlığı aşk haline getiren, duası makbul ve kalbî hoşnutluğu  çocuğunun Cennet’e girmesine  sebeb olacak en saygıdeğer insandır.

Mevlâmız şöyle emreder:

«Rabbin -yalnızca Kendisine ibâdet etmenizi ve anaya-babaya iyilikte bulunmanızı- emretti. Eğer onlardan biri veya her ikisi senin yanında birlikte yaşlanacak  olurlarsa onlara «öf» bile deme. Onları azarlama. On­lara güzel söz söyle. Onlara acıyarak te­vazu kanadını indir ve şöyle dua et:

 -  Rabbim! Onlara sevgini ve şefkatini göster. Çünkü ben çocuk iken  onlar da   beni (sevgi ve şefkatle) büyütmüşlerdi. »  (1)

Öksüzlük beşiğinde büyümüş, altı yaşında iken kaybettiği anneciğinin kabri başında nurlu gözleri yaş­la dolmuş, süt annesini -anneciğim- diyerek baş tacı edinmiş sevgili Peygamberimiz de, anne sevgi ve saygısını İslâmî imanın ve ahlâkın temel görevi olarak öğretmiş ve şöyle buyurmuşlardır:

«... Allah analarınıza itaati emreder. Analarınıza ikramı emreder. Evet evet Allah analarınıza saygıyı emreder...» (2)

  Sevgili  Peygamberimiz, kendisine -Ya Resûlellah! İnsanlar içinde maddî yardımıma ve manevî ilgime en çok lâyık olan kimdir? diye soran bir mü'mine de şu cevabı vermişlerdir:

- Yardımına ve ilgine en ziyade lâyık olan annen­dir, annendir, annendir, sonra da baban gelir.» (3)

-Allah şanını artırsın-Aziz Peygamberimiz, onlara karşı gösterilmesi ge­reken saygının ve yapılması gerekli olan yardımın öl­çüsünü öğrenmek isteyen bir mü'mine de bu görevin sürekli ve sınırsız olduğunu açıklamak için şöy­le buyurmuşlardır:

«Anan ve baban senin Cennet'in ve Cehennem'indir.»(4)

(Onlara itaat etmen ve ikramda bulunman  Cennet'e girmene,  karşı gelmen ve alakasız kalman da Cehennem'e düş­mene sebeptir.)

Gerçekten ana sevgisi  ve ilgisi mü'minler için ebedî mutluluk vesilesidir. Bu gerçeği duyurmak içindir ki   Peygamberimiz bizleri şöylece müjdelemişlerdir:

["Cennet anaların ayağı atındadır.

«Anasının ayağını öpen Cennetin eşi­ğini öpmüş olur.»]  (5)

Aşağıda sunacağımız hadîs de dinimizin ana sev­gisi ve ilgisine verdiği değeri bakınız nasıl vurgula­maktadır.

 İlk inananlardan sahabi Cahimetüs-Selemî şöyle anlatı­yor:

«Hz. Peygambere geldim ve  arzumu şöylece dile getirdim:

-Ya Resûlellah! Cihad yaparak Allah'ın rızasını ve âhiret yurdunun saadetini kazanmak dileği ile ben de seninle beraber savaşa girip cihad yapmak için yanınıza geldim.

Hz. Peygamber bana şöyle buyurdu:

 - Arzusuna eresice adam! Annen sağ mıdır?

-    Evet, sağdır Ya Resûlellah!

-    Evine dön, ananın nafakasını sağla, ona sevgi /saygı göster,yardımcı ol.

  Cahimetüs-Selemî  anlatımını şöylece sürdürüyor:   Peygamberimi­zin huzurundan ayrıldım fakat tekrar gelerek arzumu dile getirdim. Peygamberimizle aramda aynı şekilde bir konuşma geçti.

Üçüncü defa gelerek Allah'ın rızasını ve âhiret yurdunun saadetini kazanmak için kendisiyle beraber savaşmak istediğimi ısrarla belirtince Hz. Peygamber bana şöyle buyurdu:

-Be acınacak adam! Ananın ayaklarına kapan.Zira Cennet orada; ananın yanındadır.»  (6)

Peygamberimiz, ana sevgisi ve saygısını Âhiret ha­yatının mutluluk sebebi kılamayan bedbahtları da beddua vasfındaki şu sözleri ile yermiş/kınamışlardır:

«Ana - babasından biri veya her ikisi ihtiyarlık za­manlarında kendisinin yanında bulunur da onlara gereken­ sevgiyi, saygıyı ve yardımı göstermediğinden Cennet'e giremeyen   kişi sürüm sü­rüm sürünsün.»(7)

Mü'minler!

Analara baş kaldırmanın, gönül yakıcı, kalb kırıcı sözleri onlara reva görmenin, korkunç bir nankörlük ve taşları çatlatacak bir hissizlik içerisinde onları kendi başlarına terk etmenin, insanlık omuzlarını çökerte­cek, dünyada cezası çekilecek ve Ahiret'te azabı tadıla­cak pek büyük bir günah olduğunu da Şanlı Peygambe­rimiz şu hadisleriyle açıklamışlardır:

[«Allah sizlere hususiyle analara say­gısızlığı ve ilgisizliği haram kılmıştır.»

«İyice biliniz ki Cehennem azabına sürükleyecek büyük günahlar; Allah'a ortak koşmak, adam öldür­mek ve ana-babaya isyan etmek/baş kaldırmaktır

«Allah, günahlardan dilediğini affeder de yalnız ana-babaya isyan günahını affetmez. Bu günahı işleyene ölümünden önce,  yaşarken de cezasını âcilen verir.»]  (8)

Taşıdığı büyük önemden ötürü­dür ki dinimiz ana sevgisi ve bakımını öğütlemekle ye­tinmemiş farz bir görev kılmıştır.

Evlât fakir de olsa anaya ve babaya bakmakla mü­kelleftir. Çocuğun ölümü ve mîras bırakması halinde ana-babanın mağdur olmaması için de Rabbimiz onların her birine  evlâdın malından altıda birer pay çıkar­mıştır.

Yüce Rabbimizin ve Şanlı Peygamberimizin bütün bu müjdeleyici ve korkutucu irşadları karşısında, ken­dilerini aylarca karnında, yıllarca kucağında ve ömür­leri boyunca da kalplerinde taşımış annelerinin şefkatli kucağına atılamayan, onların ayaklarına kapanamayan, onların sözleri ve duâlarında, saadet müziğinin nağmelerini duyamayan çocuklarda insanlık cevherini, mü'min kalbinin inceliğini bulmak mümkün müdür? Çocuğunun gelişmesi, yetişmesi ve mutluluğu için her ızdırabı zevk bilmiş ve bu uğurda ömrünün baharını soldurmuş, her biri sevimli ve güzel olan annelerine sevgi, saygı ve ikram duyguları ile bağlanamayan nan­kör tiplerden cemiyetimiz çirkinliklerden başka ne bekleyebilir?

Mü'minler!

Analarımıza daima sevgi ve saygı gösterelim.İhtiyaçlarını karşılayalım. On­ların ellerine, ayaklarına kapanalım; dualarını alalım. İslâm'da her günün anneler günü olduğunu bilelim. Sık-sık alacağımız hediyelerle analarımızın gönüllerini kazanalım. Ölmüş analarımıza da fatihalar okuyalım, dualar edelim. Sevaplarını ruhlarına bağışlamak üzere hayırlar yapalım, sadakalar vermeye çalışalım. Babala­rımıza da ihsan ve itaatten ayrılmayalım.

Ana sevgisi ile dünyamızın ve Âhiret'imizin mesrur olmasını Yüce Rabbimden diler, hutbemi bir ha­dîsle   bitiririm:

 «(Analarınıza ve) babalarınıza itaat ediniz, ikram­da bulununuz ki çocuklarınız da size itaat etsin ve ikramda bulunsun...»

1)   İsra, 23-24.Okuycuya Görev Özellikle anneye ihsana vurgu yapan âyetler için bak.Secde 14; Ahkaf 15.

2)  İbn-ü Kesîr, İsra, 23, 3/35.

3) Et-Tac, 5/4, (İhtisar yapılmıştır.)

4) Sünen-ü İbn-i Mace, Hadis No. 3662.

5) Keşfül-Hafâ Hadis No. 1078, İbn-ü Abidin 5/323.

6) Sünen-ü İbn-ü Mâce, Hadis No: 2781.

7) İ. Kesir, İsra 23, 3/35.

8)  Sırasıyla bak. R. Salihin B. Tahrîmül Ukûk ; İ. Kesîr, Nisa 29(1/482), M. Mesâbîh, Hn. 4945.

9)  C. Sağîr 1/125.

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/islamda-her-gun-anneler-gunudur-5-284h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim