İSLAM ZAVİYESİNDEN SANAYİ VE BİLGİ TOPLUMU OLMA GEREĞİ - 1

İSLAM ZAVİYESİNDEN SANAYİ VE BİLGİ  TOPLUMU OLMA GEREĞİ - 1
İSLAM ZAVİYESİNDEN SANAYİ VE BİLGİ TOPLUMU OLMA GEREĞİ - 1İslâm,  şanı yüce olan Allah'ın yasalarınıKur'ân'la  koyup evrensel kıldığı elçisiHz. Muhammed aracı­lığı gönderdiği son Hak Nizam'dır.

İSLAM ZAVİYESİNDEN SANAYİ VE BİLGİ TOPLUMU OLMA GEREĞİ - 1

İslâm,  şanı yüce olan Allah'ın yasalarınıKur'ân'la  koyup evrensel kıldığı elçisiHz. Muhammed aracı­lığı gönderdiği son Hak Nizam'dır.

İnandıklarıbu mukaddes nizâmı yaşamak ve ya­şatmakla mükellef olan mü'minler, görevleriniyapabilmek için iktisadî(ekonomik)bakımdan çok güçlü olmakmecburiyetindedirler.

Asrımızdaiktisadî bakımdan güçlü olabilmenin ilk ve değişmez şartı ise eğitimi veüretimi kitleselleştiren Sanayi Toplumu'nu oluşturup ileri bilgi ve teknolojiyanı sıra nitelikli insan gücünü gerektiren Bilgi Toplumu'na geçişyapmaktır.Atılacak ilk adım ise sanayileşmektir.

Tabîikaynaklar yönünden oldukça zengin olmakla beraber, az gelişmiş veya gelişmekteolan milletler safında yer alan İslâm ülkeleri, aşağıda özetlediğimiz sebeplerdolayısıyla ikti­sadî bakımdan güçlenmek, bunun için de sanayileşmekmecburiyetindedirler.

Aziz Mü'minler!

a - İslâm ülkeleri, Allah'ın insanların yararına tahsis kıldığınimetlerden en geniş şekilde faydalanarak müreffeh bir hayat seviyesineulaşabilmek için ihtiyaç duyulan teknik ve modern araçları yapmak amacıylasanayileşmeye dînen mecburdurlar.

Nimetlerden faydalanmamız için Rabbimiz şöyle bu­yurur:«Allah, yeryüzünü size boyun eğdirdi. O halde onun üzerinde (dağlarında ,ovalarında,tepelerinde) yü­rüyün, Allah'ın rızkından yeyin. (Kürenizdeki nimetle­riaraştırın, bulun ve faydalanın. Fakat şunu daima ha­tırlayın ki) son gidişyalnızca Allah'adır.»  (1)

b - İslâm Cemiyetleri, gayr-i müslim ve materya­list milletler vebloklarla kendi aleyhlerine olabilecek ve onları hâkim mevkie çıkaracak bağımlısiyasî ve ik­tisadî ilişkiler kurmaktan Kur'ân nizâmınca yasaklan­mış olduklarıiçin, muhtaç olmamak, zarurî ve zararlı ilişkiler kurmamak maksadıyla   güç kazanmak için sanayileşmekmecburiyetindedirler.

 

Nisa ve Âl-i İmranSûrelerinde şöyle buyrulur:[«Ey iman edenler! Mü'minleri bırakıp da kâfirleritemsil ve tasarruf hakkı verilir velîler edinmeyin. (Onları üzerinize hâkim kılmayın.) Kendi aleyhinize Allah'aapaçık bir delil vermek ister misiniz?»

«... Onlar size şer ve fesat yapmakta hiç kusur et­mezler. Size sıkıntıverecek şeyleri arzu ederler...»

«Eğer size bir iyilik dokunursa onları tasaya düşü­rür. Şayet size birfenalık gelirse onunla sevinirler.

Eğer göğüs gerer, Allah'ın ve Peygamberinin buy­ruklarına aykırılıktankorunarak yaşarsanız on­ların entrikaları  hiç bir şekilde zarar veremez. Hiçşüphesiz Allah onların yaptıklarınıbilgisiyle çepe­çevre kuşatıcıdır.»]   (2)

c - İslâm toplumları Kur'ânımızın emri gereğince, iktisadî ve siyasîbağımsızlıklarını, toprak bütünlükle­rini korumak, dinî ve millî varlıklarınatecâvüz edebile­cek emperyalist düşmanlarını korkutucu bir maddî gü­ce sahipolabilmek için güçlenmek/sanayileşmek mecburiyetindedir­ler.

Enfâl sûresi, âyet60:«Siz de onlar için gücünüzün yettiğince her tür­lü kuvvet ve savaş atlarıhazır­layın ki, bununla Allah'ın düşmanını ve sizin  de düşmanınızve onların dışındaki sizin bilmeyip de Allah'ın bildiği diğer düşmanlarıkorkutasınız/caydırasınız. Allah yolunda ne harcarsanız, onun sevabı eksiksizolarak size ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.»

Bu ilahi emre  muhatap olanmüminlerin tabîi kaynaklar bakımından yeterli olan  ve Irak örneğinde görüldüğü üzere işgaledilmeye başlanan ülkelerini korumak için muhtaç oldukları savaşuçakları,helikopterler ve tank gibi araçları üretememeleri ve nükleer gücesahip olamamaları acıdır ve de utanç vericidir. Gerçek irticadır.

d - İslâm ülkeleri, dinî vazifeleri gereği olarak İs­lâm Dini'ni vekültürünü bütün insanlığa sunabilecek iktisadî ve siyasî gücü eldeedebilmek ve bu cihadı sü­rekli olarak yapabilmek için degüçlenmek/sanayileşmek mükellefiyetindedirler.

Âl-i İmran Sûresinin104. âyetinde Mevlâmız şöyle buyurur:«Sizden (bü­tün insanlığı) hayra çağıran,iyiliği emreden, kö­tülükten sakındıran bir topluluk olsun. (Sivil örgütleroluşturulsun.) İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.»

İslâm Toplumları yukarıda dört madde halinde özetlenerek  açıklanan vazifeleri yapabilecek siyasî veiktisadî gücü kazanabilmek için sa­nayileşmeye mecburdurlar.

Pekiştirerek bir daha vurgulayalım:İslâm ülkeleri, asrımızdasiyasî,ekonomik ve kültürel varlıklarını tehdit eden başta Ame­rika olmak üzereemperyalist ülkelerin oluşturduğu fiilî tehlikeler ve işgaller  sebebiyle de güçlenmeye   ve ileri derecede sanayileşerek bilgi toplumu oluşturmaya mecbur­durlar.

Aziz Mü'minler!

İslâm ülkelerini sanayileşmeye zorlayan açıkladığı­mız genel nitelikliİslâmî kurallar/görevler ve fiilî şartlar pek tabiîdir ki Aziz Milletimizi deiçine almakta ve yönlendirmektedir. Ancak ülkemizin  güçlenmesi/sanayileşmesini gerekli kılanhusûsî sebepler de vardır.

Bu sebepleri şöylece örneklendirebiliriz:

a - Ekonomimizde ağırlığı teşkil eden tarımcılığı­mızı modernleştirerekverimi artırmak,

b - Artan nüfusa işsahaları açmak,

c - Tarihî ve coğrafî durumumuz icabı geliş­miş silâhlara ve nükleergüce sahip olmak

d - İslâm-Türk/Kürt terkibinin bin yıllık düşmanı sö­mürücü haçlıülkelerinden oluşan  Avrupa Birliği'nenamzet üye olmuş olmak,

e - Büyümekte olan dışborçlarımızı kapatmak.

f - Fert başına düşenmilli gelirli artırmak...

Evet, bütün bu ve bu gibi sebepler güçlenmemizi/sanayileşmemi­zi zarurikılmaktadır.

Mü'minler!

Kahredicişartlar,  büyük mü büyük tehlikeler vegiderek artan emperyalist baskılar ortada iken, milletimizin sanayileş­meyi deiçeren Sanayi ve Bilgi Toplumu olma  amacınıhâlâ bir îman ve ibâdet mevzuu olarak değerlendirememesi cidden kaygıvericidir/üzücüdür. Aynı delikten sokulabileceğimizin işareti olarak takorkutucudur.

Oysa ki Peygamberimiz bizleri ne güzel uyarmaktadır:

«Mümin (fert ve toplum) aynı (siyasî, iktisadî ve kültürel sömürü)deliğinden iki defa sokulmaz.» (3)

 Hutbemizi bitirirken burada,özellikle İslâm açısın­dan yapacağımız değerlendirmelerde daima ölçü olarakkullanabileceğimiz ve İslâm bilginlerince de kabul gö­ren bir umûmî kaideyeişaret etmek isteriz:

«Bir vazife ki, dinen yapılması gereklidir. O göre­vin yapılması içinzaruri olan diğer işlerin yapılması da vacip olur.»

Bu kaidenin objektifinden bakıldığında Sanayi ve Bilgi Toplumuolma    gereği  iyice kavranılmış olur.

 

1. Mülk, 15.

2. Sırasıyla bak. Nisa, 144; Al-i İmran, 20.

3.  K. Hafâ, Hn. 3132.

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/islam-zaviyesinden-sanayi-ve-bilgi-toplumu-olma-geregi-1-3-160h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim