İSLAM VE TAĞUT

İSLAM VE TAĞUT
İSLAM VE TAĞUTYüce Rabbimiz Hayat Nizamı'mız Kur'ân-ı Kerimde şöyle buyurur:«And olsun kibiz her ümmete Allah'a kulluk edin, Tâğut'tan kaçının diyen bir Peygambergöndermişiz­dir. .

İSLAM VE TAĞUT

Yüce Rabbimiz Hayat Nizamı'mız Kur'ân-ı Kerimde şöyle buyurur:«And olsun kibiz her ümmete Allah'a kulluk edin, Tâğut'tan kaçının diyen bir Peygambergöndermişiz­dir...»(1)

İlk şerîatını tebliğ eden Hz. Âdem'den, son ve mü­tekâmil şerîatını tebliğeden Hz. Muhammed'e kadar İslâm Dini'ni sunan bütün Peygamberlerin kaçınılma­sınıilân ettikleri Tâğut nedir acaba?

Kur'ân-ı Kerim'de sık sık geçen Tâğut, Kur'ân'a has bir terimdir  ve şumânalara gelir:

a) Arzuları ilahlaştırıla nefis Tâğût'tur.

b) Allah'ın emir ve yasaklarını tanımayan, İslâm Dini ile çatışan düzen vedüsturlara çağıran her fert ve önder Tâğût'tur.

c) Allah'tan başka zatında güç görülen eşya, insan ve putlar Tâğût'tur.Şeytan Tâğût'tur.

d) Allah'ın şeriatı ile çatışan bütün gelenekler, esas alınan bütün rejimlerTâğût'tur. (2)

Mahiyetini açıklamaya çalıştığımız Tâğût'u yani Allah'ın emirleri veyasaklan ile çatışan nefsi, fertleri, önderleri, rejimleri ve ilkeleri redetmedikçe, hâkimiye­tin yalnız Allah'a ve O'nun düzeni olan İslâm'a  aitolduğunu tasdik etmedikçe İslâmî imanı sembolleştiren Tevhîd'in  kulpunayapışılamaz. Tevhidi yaşama olan ibâdet gerçekleştirilemez.

Bu gerçeği Rabbimiz şöyle bildiriyor:  «Dinde zorlama yoktur. Artık doğruyol ile eğri yol birbirlerinden ayrılmıştır. O halde kim Tâğût'u tanıma­yıpda  Allah'a   îman ederse muhakkak ki, kopması (mümkün) olmayanen sağlam kul­pa yapışmıştır. Allah  çok iyi işitici ve bilicidir.» (3)

Anlamını sunduğumuz âyet-i kerîmeden anlaşılacağı üzere İslâm insanıolabilmek için Tâğût'un şiddetle red edilmesi gerekir. Ancak Tâğût'un sözlereddi kâfi değildir. Rûhun derinliklerinde kasırgalaşan ve amelî hayattaneticeler doğuran fiilî bir red gerekir. Bunun için de Tâğût'la  kültürelyollarla ve yöntemlerle savaşmak lâzımdır.

a) Allah'ın emir ve yasaklarına tâbi oluncaya ka­dar Tâğût olan nefisleçatışmak,

b) Ferdî ve içtimaî hayatımızı Allah'a döndürme­mize mâni olan ve Tâğut olancahiliyyet düzenleri ve fikir babaları ile çatışmak..

 

İslâm'da emrolunan cihad işte bu Tâğût'a karşı ve­rilmesi gerekli olanmücadeledir. Tâğût'la çatışmak, Hakk'ı getirmek Bâtılları gider­mek içinolacağından din bilginleri, iktisatçılar, hukuk­çular, sosyologlar, tüccar veesnaf öz ifadeyle bütün mü'minler Tâğût'la mücadele edeceklerdir. İs­lâm'ı dahaiyi öğrenerek, öğrete­rek, yaşayarak, neşrederek ve üstünlüğünü ikna edici birusulle, ince bir telkin edasıyla ortaya koyarak Tâ­ğût'la mücadelevereceklerdir. Bu, farz bir görevdir.

Bunun içindir ki, Yüce Rabbimiz, mü'minleri Tâ­ğût'a karşı kendi yolununsavaşçıları olarak takdim ediyor:

«(Yönetimin Allah'a ait olduğuna) îman edenler (politik, kültürel, iktisadîve silâhlı) savaşı Allah yo­lunda yaparlar. Kâfirlere gelince, onlar daTâğût'un yo­lunda savaşırlar...» (4)

Aziz Mü'minler!

Tâğût'a ve ondan yana olanlara karşı mücâdele vermeyenler mü'minkalamazlar.Bunun içindir ki Peygamberimiz, «Her kim (Tâ­ğût'a karşı) cihadetmeden ve onunla mücadele (ede­rek Hakk'ı hâkim kılma) arzusunu rûhundaduymadan ölürse nifaktan bir şube üzerinde ölür.» (5) buyurmuş­lardır.

Tâğût'u kalben reddetseler dahi onunlaçatışmayanlar, amelî hayatın icabıonunla anlaşma ve dostluk kurma yoluna gitmeye mecbur kalırlar. Bu da Allah veTâğût dostluğunu bir araya getirmek olan ni­fakın ilk tezahürü olur.

Halbuki, Allah, Tâğût'a ancak kâfirlerin dostluk gösterebileceğini açık birşekilde belirtmiştir.

«Allah iman edenlerin dostudur. Onları (Tâğût'un) karanlıklarından nuraçıkarır.  

Kâfirlerin dostları ise ancak Tâğut'tur. O da onları nurdan ayırıpkaranlıkla­ra iletir. Onlar cehennemin yoldaşlarıdırlar.» (6)

Mü'minler!

Çok acıdır ki Müslümanlar bugün Allah ve Tâğût dostluğunu bir aradayaşatmağa çalışmak gibi sonu zulmet ve ateş olan çıkmaz bir yolunüzerindedirler.

İslâm Dini'nin namaz, oruç ve zekât gibi belirli emirlerini kabul etmekle vehattâ îfa etmekle beraber, Onun asrımızın yaşayan sosyal düzeni olmasını lü­zumlubulmayanlar, bilmiyorlar ki Allah ve Tâğût ha­kimiyetlerini bir arada tanımışoluyorlar.

Örnekleri müşahhaslaştırarak deriz ki;

a) İslâm insanının yetiştirilmesini arzulayarak Hak dostluğu gösterenler,erkek çocuklarımızın bile teslim edilmeyeceği materyalist eğitim sistemi­nemücadele etmeksizin rıza göstermekle, Tâğût dost­luğuna sine açıyorlar.

b) Ferdî mülkiyeti tanıyarak Allah hâkimiyetini tasdik edenler, faizdüzenini kaçınılamaz görmekle Tâğût ege­menliğine baş eğiyorlar.

c) Keza, ahlâk ve fazilet ölçülerinin yaşanması lüzumuna inanmakla, söz veneşirle savunmasını yap­makla Hak dostluğu izhar edenler, ferdî çıkarları uğru­na,cemiyet menfaatlerini çiğnemekle ve çeşitli çirkin­likleri ve kötülükleriyapmakla da Tâğût dostluğunu açığa vuruyorlar.

Aziz Mü'minler!

Tağût'a onay olan bu durum kendisinden razı olundukça kâfirliğe açık birsapıklıktır.  Zira Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:«(Ey Peygamber!) Sanaindirilen Kur'ân'a ve sen­den önce indirilen kitaplara inandıklarını sananlarıgörmedin mi? Tanımamaları emrolunduğu halde Tâğût'un önünde yargılanmak, (veonun ölçülerine göre hayat prob­lemlerini çözmek) isterler. Şeytan onlarıHakk'dan uzak bir sapıklığa saptırmak istiyor.» (7)

Mü'minler!

Ne acıdır ki, yaşadığımız toplum düzeni, putlaştırılan önderleri, cahiliyyetörfü ve sistemleri  ve sapıttırdığı öz nefsimizle bizleri kuşatmış,Tâğût'u hâkim ve dost ta­nımak sapıklığı ile karşı karşıya getirmiştir. Öyleki, fert, aile, cemiyet, sanat, ticaret, memuriyet, eğitim ve siyaset hayatınınher bölümü bir kavşak noktası olmuş­tur. Bu kavşakta bir tek yol İslâmi hayata,diğer yol­lar Tâğût'a gidiyor.

Bakınız Hz. Peygamber(s.a.)mucizevî hadisleriyle bu kavşağın krokisini nasılçiziyor:Abdullah b. Mesud anlatıyor:Hz. Peygamber (in huzurundaydık.) Bize birhat çizdi ve sonra: «Bu Al­lah'ın yoludur» dedi. Bu merkezi hattın sağına vesolu­na da bir çok hatlar çizdi ve «Bunlar bir takım yollar­dır ki her biriüzerinde kendisine çağıran bir Tâğût var­dır.» buyurdu ve Rabbimizin şumealdeki âyetini oku­du:

« İslâm benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun. (Tâğût'a ait) yolları izlemeyin.Son­ra sizi Allah'ın yolundan ayırır.İşte Allah size bunları emretti ki,(Tâğût'un kötü­lüklerinden) sakınasınız.» (8)

Mü'minler!

Yolların ayrılış noktasındayız. Tam bir iman ve aşk­la Tağût'a  vedostluğuna karşı tavır koyarak İslâm'a yönelmeliyiz. İslâm bizi nûra,sistikrara mutluluğa ve Cennet'e götürür. Allah'ın her bir emri, her bir yasağıve Peygamberimizin her bir talimatı bizi bu yola ileten işaret levhalarıdır.

Tâğût'un yolu fânî bir saadet vadediyor gibiyse de aldanmamak gerek. Çünküvadettiği mutluluk zulmet­ler,  bunalımlar ve ızdıraplar içermektedir.Sonu  da Cehennem olacaktır.

İslâm Dini'ne evet, Tâğût'a ve teklif ettiği düzenlere hayır diyenleremüjdeler olsun.

 Hutbemizi bir âyet anlamıyla bitiriyorum: «Tağût'dan edinmekten)açınıp da Allah'a yönelenlere müj­deler olsun. (Ey Peygamber! Bu Hak ve Halkinsanı) kullarımı (Cennetlerimle) müjdele.» (9)

1. Nahl, 36.

2. Bak: Hak Dini, Kur'an Dili, Elmalı Hamdi Yazır, 2/869.

3. Bakara, 256.

4. Nisa, 76.

5. Muhtasar Sahih-i Müslim, Hafiz Münzirî, Hadis No: 103.

6. Bakara, 257.                                                                                    

7. Nisa, 60.

8. Mişkâtül-Mesâbîh, Hadis No: 166.

9. Zümer, 17.

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/islam-ve-tagut-3-1h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim