İslâm ve Mûsikî

İslâm ve Mûsikî

İnsanı yaratan Allah'tır. Bütün Peygamberlerin veya Hz. Muhammed'in tebliğ ettiği din anlamına İslâm Dini'ni insanlar için iman ve hayat düzeni kılan da Allah'tır.



İnsanı yaratan Allah'tır. Bütün Peygamberlerin veya Hz.Muhammed'in tebliğ ettiği din anlamına İslâm Dini'ni insanlar için imanve hayat düzeni kılan da Allah'tır.

Bu sebeple insanlığın genel eğilimleriyle İslâm'ın evrenselprensipleri arasında tam bir örtüşme vardır. Örneğin ilim, sanat,ekonomi, cinsellik ve mûsikî gibi insanlığın ilgi alanlarıyla İslâmarasında mükemmel bir ahenk mevcuttur.

İslâm, insanlığın yaşam alanlarını kuşatır ve düzenler. Yaratılışçizgisinden sapmaları önler ve gelişimi engelleyici yasaklar koyar.İnsan ve enstrüman sesine dayalı musikî de böyledir. O da düzenleyiciölçülerle ve yozlaştırılmasını engelleyici kurallarla çevrilereközgürlükler alanı içine alınmıştır.

a- İnsana ve ırzına yönelik atılımlar bir tarafa bütün varlıklardaasıl olan yapabilirlik ve kullanabilirlikdir. Bu sebeple Kurân-ıKerimde musikî ile irtibatlandırılabilir onaylayıcı âyetlerbulabiliyorsak da doğrudan yasaklayıcı hiç bir âyet göremiyoruz.*

  Yasaklayıcı ilgi kurulmaya çalışılan Mekkî Lukman Sûresinin 6.âyeti ve içerdiği lehv** sözcüğü mûsikiyi değil, İslâm Dini'ndensaptırmayı ve onun çağlar üstü düstûrlarını basite indirgeyip alayaalmayı amaçlayan söz, felsefî görüş, var sayım ve fikrî akımları içinealır. Âyetin değil orijinali, sunulacak tercümesi bile bu gerçeğikanıtlayıcıdır:

  "İnsanlardan öyleleri vardır ki, hiçbir ilmî bilgiyedayanmaksızın insanları Allah'ın yolundan saptırmak ve bu yolubelirleyen ilâhi buyrukları alaya almak için Lehvül-hadîsi: (boş sözler-felsefî cambazlıklar-teoriler...) benimserler. Böylelerini alçaltıcı bir azab beklemektedir."

  Alaka kurulmaya çalışılan Kasas sûresinin 55. âytinde* geçen "Leğiv" kelimesi ise mûsikiyi değil, mûsikinin bazı türleri de dahil faydasızher türlü söz, davranış, iş, yasa, kurum ve benzeri olguları kapsar.Kaldı ki manevi gelişimi yavaşlatıcı olmakla beraber leğiv haramdeğildir. Çünkü Allah, yeminlerimizdeki leğivleri bilesorgulamayacağını bildirmektedir.**

b- Mûsikiyi, mûsikî olduğu için yasaklayan bir âyetbelirleyemediğimiz gibi Hz. Peygambere âidiyeti Usûl-ü Hadis ilmininkurallarına göre kanıtlanmış Nebevî bir Sünnet de tesbitedemiyoruz.1 Bu sebeple bazı İslâm bilginleri tarafından ileri sürülenfakat delil niteliği taşımayan temelsiz rivayetlere dayanılarakverilmiş bulunan genel vasıflı yasaklayıcı hükümlerin evrenseldinimizle bağlantısı ve de müminleri bağlayıcılığı yoktur.2

  Soyut mûsikî ile ilgili doğrudan bir Kur'ân ve Sünnet buyruğuolmamakla birlikte hiç şüphesiz kendisine katılan ârizî unsurlarsebebiyle mûsikinin bazı türlerinin haram olarak nitelenmesinigerektirecek Kur'ân ve Sünnet kaynaklı İslâmî ölçüler vardır. Gerçeğiifade etmek gerekirse mûsikinin bu ârizi unsurlardan bağımsız olarakdeğerlendirilemeyeceği de bir hakikattir. Değinilen ölçüler ışığındamûsikinin haram olarak vasfedilebilecek nevilerini şöyleceözetleyebiliriz.

Haram mûsikî türleri

1- Güftesinde İslâm ilâhiyatına aykırılık bulunan mûsiki eserlerininicrası ve onaylanarak dinlenilmesi haramdır, yasaktır. Aslında bu türnesir ve manzum eserlerin tasvip edilerek okunması ve dinlenilmesi deharamdır.

  Kur'ân-ı Kerîm'in, İslâmın iman sistemini örgüleyen ilgiliâyetleri bu yasağın delilleri olarak görülebilirse de, Peygamberimizyasaklığa tam bir açıklık getirmektedir.

  Kadın sahâbi Rubeyyi' bint-i Muavviz anlatıyor:

  Kendisinin düğününün yapıldığı gün Sevgili Peygamberimiz, yanınagelerek oturur. Bu sırada genç kızlar def çalmakta ve şarkılarsöylemektedirler. Kızlardan biri şarkının güftesine, "Aramızda yarınları bilen Peygamber vardır." sözlerini katınca Hz. Peygamber müdahale eder ve şöyle buyurur:

  - Bu gibi sözleri söyleme. Önceki sözlerinin benzerlerini söyle. Yarın ne olacağını yalnızca Allah bilir.3

  Bilindiği gibi Kur'ânımızın açıklamalarına göre geleceğin bilgisi anlamına Ğayb'ı da yalnızca Allah bilir.

  Mûsikinin bu haram türünü, "Kendisi sorgulayacak fakatsorgulanamayacak olan" Rabbimizi sorgulamaya ve yönlendirmeye kalkışanşu şarkının sözleriyle örneklendirebiliriz:

  Gülmeyecek bu yüzü neden verdin bana ya Rab  Ya birazcık neşe ver ya beni baştan yarat  Ayırdı zalim felek  Derde bağladı beni

2- İçki ve zina gibi haram fiillere yönlendiren veya cinselliköğelerini sağ duyunun çirkinlik olarak niteleyebileceği şekildekullanan güftelerin omurgasını oluşturduğu mûsiki eserleri de haramdır.Haram fiillere yönlendirmede, dinin ve aklın red ettiği çirkinliklere(Münker-Fehşa) onay verme de haram kılınan işlerdir. Çünkü Kur'ânzinaya yaklaştırıcı işleri ve cinsellik içi ve dışı çirkinlileriFâhişe/Fehşa başlığı altında yasaklamaktadır:

  "(Ey Peygamber!) De ki: Doğrusu, Rabbim yalnızca,Fevahişi; açık veya gizli utanç verici çirkinlikleri ve (bildirilen)her çeşit günah işleri... yasaklamıştır."4

  Nebevî Sünnet de içki, faiz ve rüşvet fiillerinde örneklendirildiği üzere haramlara aracılık edici eylemleri yasaklamaktadır.5

  Harama yönlendirici güfteleri de şu şarkının sözleriyle misallendirebiliriz:

  Patlat bir şarkı, koy bir kadeh / İçiyoruz yine bu gece

  Her şeyi boş ver, çal bu gece / İçiyoruz yine bu gece

3- Beraberinde alköllü içkiler alınan veya kadın erkek karmaşıklığıiçinde bedensel temasları içeren oyunlar oynanan mûsiki de haramdır.Çünkü burada haramlığı açık olan işlere mûsiki yoluyla onay, katılım vede yardımlaşma vardır. Günahlarda yardımlaşma ise Kur'ânımızda şöyleceyasaklanmaktadır:

  "Ey İman Edenler! ... Günahlığı ve tecavüz niteliği apaçıkolan işlerde yardımlaşmayın. Allah'ın emirleri ve yasaklarınaaykırılıktan korunun. Hiç şüphesiz Allah'ın cezası çetindir."

  Kaldı ki Aziz Peygamberimiz, örnek olarak sunacağımız hadislerindemûsikiyi içeren içkili eğlencelerin haramlılığını da şöyleceaçıklamışlardır.6

  "Ümmetimden bir kısım insanların yanı başlarında çalgılarçalınır, (cinselliklerini sergileyen) kadın oyuncular şarkılar-türkülersöylerken haramlılığını yansıtan asıl adlarından başka, halâlleştiriciisimler vererek alkollü içkileri içecekler. Ne var ki Allah da onlarıaşağılaştıracak, iç duygularını hayvanlaştıracaktır."

4- Cinsel duyguları kamçılayan giysiler içinde ve rakslar eşliğindekadın icracılar tarafından sunulan mûsiki de hiç şüphesiz haramdır.Çünkü İslâm, Kurân diliyle kadın sesinin cinsel mesajlar verecekşekilde cezbedici kılınmasını, Peygamber eşlerinin şahsında bütünmüslüman kadınlara yasaklamaktadır. Ahzab suresinin 32. âyetinde şöylebuyurulmaktadır:

  "....Eğer Allah'ın emirleri ve yasaklarına aykırılıktankorunmak istiyorsanız cinsel mesajlar verircesine edalı konuşmayın kikalbinde cinsel nitelikli hastalıklar bulunan kişi size karşı birarzuya kapılmasın. (Her zaman ve her yerde) ciddi ve mantıklı konuşun."

  Erotik giysilerin haramlığı bir tarafa, cinsellik öğeleri ağır basan mûsikinin, "dilin zinasının söz, kulakların zinasının dinlemek" olduğunu açıklayan Peygamberî hadisin yasak kapsamına gireceği de şüphesizdir.7

  - En doğrusunu Allah bilir.- Yukarıda dört madde halinde sunulançerçevede icra olunan ve dinlenen mûsikinin yasaklığı, beyan edilmeyeçalışıldığı üzere Kur'ân ve Sünnet'le delillendirilebilir mûsikitürleridir. Peygamberimizin "Mûsikî kalpte nifak doğurur." şeklindeki hadîsleriyle işaret buyurdukları üzere bu tür haramMûsikilerin kalblerde imanî ve ahlâkî zaaflar doğuracağı daşüphesizdir.8

  Yasaklı türlere ilaveler yapılabilirse de bu İslâm'ı değil builaveleri yapanları ve onları izleyenleri bağlar. Biz helâlleriharamlaştırmaktan Allah'a sığınırız.

Helâl mûsikî türleri

Açıklanan yasak türleri dışındaki mûsiki helâldir; icra edilebilir ve dinlenilebilir.

Mûsikinin helâl türlerinin düğün ve bayram günlerinde, karşılama veuğurlama merasimlerinde, ağır işleri yapmaya yüreklendirmede, uzunyolculukları neşeyle aşmada...  icra edilmesi ise aşağıda açıklanacağıüzere Peygamberimizin sünnetini izlemektir ve mubah işler niyetlerimizegöre ibâdetleştirilebileceği için de sevaplanabileceğimiz ameldir.

Düğünler

Şanlı Peygamberimiz düğünlerde mûsikiye yer verilmesini teşvikbuyurmuştur. Eşi Hz. Âişe annemize, Medinelilerin sevdiği gerekçesiyle,himayesi altında evlendirdiği kızın düğününe def çalıp bir şeylermırıldanacak kızlar göndermesini öğütlemiştir.9 O'nun, sahâbilerinineğlenceye yer verilen düğünlerine bizzat katıldığını yukarıdaörneklendirmiştik.* - Salât ve Selâm üzerine olsun - o, bu konudauygulanacak ilkeyi şöylece belirlemiştir:

- Evlilikle zina arasını ayırıcı fark, (düğünlerde) def vurup ezgiler söylemektir.10 

Bu terbiyeyi alan bazı sahâbiler de düğün eğlencelerine katılmışlardır.

Âmir b. Sa'd anlatıyor:

Hz. Peygamberin sahâbileri Kureze b. Kâ'b ve Ebû Mesud el-Ensari'yibir düğünde mûsiki dinlerken görünce, ‘Sizler, Bedir harbine dekatılmış sahâbilerin önünde mûsiki icra ediliyor öyle mi?' dedim.Onlardan biri bana şöyle deyiverdi:

- Bize düğünlerde eğlence izni verildi. Artık istersen bizimle beraber dinle. Dilersen çekip gidiver.11

Bayramlar

Sevgili Peygamberimiz, bayramlarda da mûsikili eğlenceye onayvermiş, üstelik  huzurlarında icrasını da tasvip buyurmuşlardır. Hz.Âişe annemiz şöyle anlatıyor:

Bir bayram günüydü. Yanımda bulunan iki genç kız def çalıyor, Buasgünü ile alakalı ezgiler söylüyorlardı. Hz. Peygamber geldi, yatağailişti ve yüzünü çevirdi. Bir süre sonra babam Ebû Bekir geldi.Peygamberin huzurunda - Şeytânî enstrümanlı mûsiki ha! diyerek beniazarladı. Sevgililer sevgilisi Peygamberimiz, Ebû Bekir'e dönerek onuşöylece uyardı:

- Ya Eba Bekir! Kızları kendi haline bırak. Her toplumun bir bayramı vardır. Bu da bizim bayramımızdır.12

Karşılama törenleri

Tabii veya düzenlemeli karşılama ve uğurlama kutlamalarının mûsikiyle yapılması da Nebevî Sünnet'in olurunu almıştır.

Biricik hayat önderimiz Peygamberimiz Medine'ye hicret ettiklerindedefler vurularak, şarkılar söylenerek karşılanmışlardır. Bu şekildekarşılanışlarını engellemeye çalışan Hz. Ebû Bekir'e Peygamberimizsöyle buyurmuştur:

- Onları tabii hallerine bırak! Yahûdiler de dinimizde genişlik olduğunu öğrensinler.13

Bir askerî sefer dönüşünde siyahî bir kadın gelerek, ‘Ey Allah'ınPeygamberi! Sağ ve sihhatli bir şekilde dönmeniz halinde huzurlarınızdadef çalmayı adamıştım.' deyince güzeller güzeli Peygamberimiz derin birrûh inceliği içinde ona da şöyle deyivermiştir:

-  Eğer böyle adamışsan adağını yerine getir.14 

Ve diğerleri

Hz. Peygamberin, Mescid-i Nebi'nin inşası sırasında çalışılırkenbizzat kendisinin ve de sahâbilerinin içten duygularla söyledikleriezgileri ve yine onun yolculuk sırasında develerin seyrinicoşkulandırıcı şarkıları tasvip buyurduklarını gösterir örnekleri dehelâl tür mûsikiyi tasvip ve teşvik eden Sahih Sünnet örnekleri olarakdeğerlendirebiliriz.15 

Peygambere itâat Allah'a itâat olduğundan Hz. Peygamberi izlemeamacıyla açıklanan zamanlar ve mekânlarda icra olunacak meşrû mûsiki,hiç şüphesiz ibâdettir. Ama her zaman için de yapılabilir ameldir.

Sunacağımız hadis bu hakikati pekiştirmektedir:

Def çalar, şarkı söylerlerken karşılaştığı kızlar, Hz. Peygamberi görünce şarkılarını şöylece renklendirirler:

Biz Neccar Oğullarının kızlarıyız.

Ne güzel komşudur Muhammed.

Dinlediklerinden ötürü mutluluk duyan Peygamberimiz de onlara şöyle der:

- Allah biliyor ki ben de sizleri çok seviyorum.16

Mûsiki ortak eğilimdir

Mûsiki insanlığın ortak eğilimi ve ihtiyacıdır. Onun dinlendirici,neşelendirici, atılımları kamçılayıcı ve hatta bazı hastalık türlerinitedavi edici özellikleri zahirdir. Irkları, renkleri, dilleri, dinlerive yaşadıkları coğrafi bölgeleri farklı da olsa mûsikinin,Peygamberlerin yaşadığı topluluklar dahil bütün insan topluluklarındayeşerip geliştiği bir vakıadır. Mûsikiye karşı çıkmak insan fıtratıylaçatışmak; fıtrat düzeni olan İslâm'la çelişmektir.

İletişim ve de ulaşım imkânlarının geliştiği ve mûsiki eğitimi veticaretinin yerel ve uluslar arası düzeyde devleşerek cinselliksömürüsünün aracısı ve de merkezi haline dönüştüğü zamanımızda mûsikiilgi alanımız dışında tutulamaz.*

Müslüman aydınların mûsiki ile ilgilenmeleri ve ortaklaşayapacakları ilmî çalışmalarla bir çerçeve belirlemelerinin zarûretolduğu inancındayız. Tarihimizde olduğu gibi mûsiki ile alakalanılmalı,helâl türlerine onay verilir düzenleyici atılımlar yapılırken haramnevilerine karşı da savaş açılmalıdır.

Aksi taktirde kültür dünyamızın karşıtları vasıtasıyla değil, İslâmîolarak nitelenen radyolarımız ve televizyonlarımız aracılığıyla vekendi çocuklarımızın eliyle yozlaştırılmamız ve âhiret hayatımıza zararverecek şekilde haram türden mûsikilere mahkûmiyetimiz kaçınılmazolacaktır.

Öneminden ötürü bir daha vurgulamak isteriz ki, mûsiki dahil insanhayatı ile ilgili alanlarda helâlleri haramlaştırmak yaratılışdüzenimizle çatışmaktır; haramlara kapı açmaktır; yıkıma uğratacakaşırılıklara düşmektir.

Peygamberimiz bizleri bakınız nasıl uyarmaktadır:

"(Helâl olan işleri kendinize haramlaştırarak) dinî yaşantınızda aşırılığa gitmeyin. Sizden önceki bazı toplulukları dinde aşırılık yıkma uğratmıştır."

"İslâm kolaylık dinidir. Onu zorlaştırmak isteyenler ona yenikdüşer. Aşırılıktan korununuz ve doğru yolu izleyiniz. Geleceğiniz içinde ümitli ve sevinçli olunuz. Güzel ameller yapabilmek için gününbaşlangıcından, sonundan ve bir mikdar da geceden faydalanınız.

...Böylece dengeli olununuz ki amacınıza ulaşasınız."17

İncelememizi, Yüce Rabbimizden bizleri Cennetliklere verilecekmûsiki ziyafetleriyle nimetlendirmesini isteyerek bir hadîslebitiriyorum.18

"(Ey mü'minler! Haram nitelikli) mûsikî dinleyen kişiye, Cennet'te rûhanîleri dinleme izni verilmez.

Sahabiler tarafından soruldu:

- Rûhanîler kimlerdir Ya Resûlella!

- Cennet'liklere mûsikî ziyafeti çekecek okuyuculardır."



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/islam-ve-musiki-5-252h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim