İSLAM NİZAMINDA FERT VE CEMİYET HAKALARI -2

İSLAM NİZAMINDA FERT VE CEMİYET HAKALARI -2
İSLAM NİZAMINDA FERT VE CEMİYET HAKALARI -2İslâm  Dini'nde imandan, namaz ve zekât gibi anaibadetlerden sonra   işlenen enönemli  konulardan biri  fert ve cemiyet haklarıdır. Zira Kur'ân veSünnet kaynaklarının ayrıntılı açıklamalarına göre, dünya hayatında  bunalımlara ve Âhiret hayatında azaplara   sebep ola­cak büyük suç/günah fert vecemiyet haklarına tecavüzdür.

İSLAM NİZAMINDA FERT VE CEMİYET HAKALARI -2

İslâm  Dini'nde imandan, namaz ve zekât gibi anaibadetlerden sonra   işlenen enönemli  konulardan biri  fert ve cemiyet haklarıdır. Zira Kur'ân veSünnet kaynaklarının ayrıntılı açıklamalarına göre, dünya hayatında  bunalımlara ve Âhiret hayatında azaplara   sebep ola­cak büyük suç/günah fert vecemiyet haklarına tecavüzdür.

Faiz ve rüşvet almak, karaborsacılık yap­mak, şahıs ve kamu mallarınıentrikalarla zimmete ge­çirmek, hileli ticarette ve imalâtta bulunmak,görevleri kötüye kullanmak, sözleşmeleri karşı tarafı mağdur ede­cek şekildeihlâl etmek, dövmek, sövmek, hakaret et­mek, aldatmak, arkadan çekiştirmek vezekât vermemek gibi söz, iş ve dav­ranışlar fert ve cemiyet haklarına tecavüztürlerinden bazılarıdır.

Gerçekten fert ve cemiyet haklarına tecâvüzün en basit şekli olarakkabul edilebilecek olanı bile Âhiret hayatının felâketini hazırlayacak kadarağır bir suçtur/günahtır. Fert haklarına tecâvüzü konu alan bir hadîslerin­deŞanlı Peygamberimiz bu gerçeği bakınız nasıl açıklıyor:

«Bir kimse yemin ederek bir Müslümanın hakkını zimmetine geçirirseAllah o kimsenin Cehennem'i gerekli kılar ve (cezasını çekmeksizin) Cennet'egirmesini de yasaklar.

 -Salât ve Selamüzerine olsun- Peygamberimizin     (Cennetve Cehennem'e inanan her  insanı ürpertecek  bu uyarıları) üzerine bir mü'min (ayağakalkarak) sordu:                                                 

YâResûlellah! O hak değersiz, basit bir şey ise ne buyrulur?

-  İsterse o hakmisvak ağacından bir dal parçası olsun.»

Cemiyet haklarına tecavüzün  sebepolabileceği azabı    iki misalle dahaaçıklamaya  çalışalım.

İlk  Müslümanlardan  Halid El-Cuheni (R.) anlatıyor: Mü'minlerdenbir adam Hayber'de öldü. Vefatı Hz. Peygamber'e bildirildi. Allah'ınResulü  (bu mü'minin namazınıkıldırmadı.)  " Arkadaşınızın namazınıkılınız" buyurmakla yetindi.

Hz. Peygamber'in bu tavrı ( üzücü oldu. Sahabilerin  yüz hatları değişti.Onlardaki bu değişikliği gö­rünce Hz. Peygamber (davranışının sebebini şöyle)açıkladı.

-Bu arkadaşınız Allah yolunda (savaşılarak ka­zanılmışganimet malına) hıyanet etti (de zimmetine
mal geçirdi.)

Bu olayı rivayet eden Hz.Halid anlatımına devamla şöyle diyor: Hemen gidip bu adamın eşyalarınıaraştırdık. Eşyaları arasında Yahudilerin (kullandığı süs) boncuklarından(zimmeti­ne geçirilmiş) iki dirhem değerinde boncuklar bul­duk. 

Sunacağımız ikinciörnek ise gerçekten ürperticidir.

Peygamberimizin yardımları ile geçinen Kerkire adlı bir adam vardı. Buadamın ölümü Hz. Peygamber'e haber verildiğinde, Peygamberimiz, «O adamCehennem'de (azaba uğrayacaktır)dir.» buyurdular.

Hayret ve dehşete düşen sahâbiler, sebebini kavra­makta pekgecikmediler. Gidip o adamın eşyalarını araştırdılar. Neticede toplumun malıolan bir elbiseyi çala­rak zimmetine geçirdiğini tesbit ettiler.  (3)

Verilen misallerde açıkça anlaşılacağı üzere önemli olan haklaratecavüzün az veya çok olması değildir;yapılmış olmasıdır. Azını yapan çıkarlarıölçüsünde büyüğünü de yapar. Cemiyet haklarına tecâvüz konusuna değinmişken,konunun iyice kavranılabilmesi için cemiyet hayatından alacağı­mızmüşahhas(somut) misallerle mevzûumuzu aydınlatmak is­terim.

a - Trafik kurallarını ihlâl ederek akaryakıt ve iş gücü israfına sebepolmak,

b - Hazineye, belediyeye, vakıflara ve çeşitli ka­mu kuruluşlarına aitmenkul ve gayr-ı menkulleri, özel­likle vapur, tren, otobüs gibi çok aşınanaraçları öz ma­lımız gibi ihtimamla kullanmamak,

c - Devlet sektöründe, özel sektörde ve diğer ku­ruluşlarda, başarılıolamayacağımız görevlere talip ol­mak, üzerimize aldığımız vazifeyi zamanındave olması gereken şekilde yapmamak,

d - Cemiyet bünyesinde zararlı sonuçlar veren kö­tü ve yüz kızartıcıişlerin faili durumuna düşerek olumsuzlara örnek olmak ve bunun gibi daha nice işlerin her biri cemiyet haklarınatecâvüzdür. En önemlisi bu türtecavüzlerin manevî sorumluluğundan -istenilsede- kurtulmak pek güçtür. Zira haklarını ödeyip helallik alacağınızmuhataplarınız belirli fertler değil bütün bir cemiyettir.

Peygamberimiz bu gerçeği şöyle açıklar: Zulüm üçnevidir:

a - Allah'ın günahını bağışlamayacağı zulüm,

b - Allah'ın günahını bağışlayabileceği zulüm,

c - Allah'ın (zalimini) bırakmayacağı zulüm.

aa - Allah'ın bağışlamayacağı zulüm, (yaratıcı,yaşatıcı yasakoyucu...ilahlığında şahısları,ilkeleri, kurumları... O'na ortak koşmak olan) şirk'tir.Kur'ân ifadesiyle «Şirk pek bü­yük bir zulümdür.»

bb - Allah'ın (dilerse) bağışlayacağı zulüm, ilâhî emirleri ve yasaklançiğneyerek kulların nefisleri aley­hine işledikleri fakat kendileri ileRab'leri arasında ka­lan zulümdür.

cc - Allah'ın failini bırakmayacağı zulüm ise insanların birbirlerininhaklarına tecavüzle yaptıkları zu­lümdür ki Allah onu zalimin yanındabırakmayacak, mazluma zalimden hakkını alıp verecektir.»(4)

Haklara tecâvüz günâhının tazminat verip helâl­lik almaktan başka tövbesiolmadığı için hiç bir iyi amel ve ibâdetle bu günahın karanlıklarından ve aza­bındankorunulamaz.

Bütün günahlardan temizleyeceği Peygamberimizin diliyle açıklananhac,cihad, hatta Allah yolunda canı feda etmek olan şehitlik  bile fert ve cemiyet haklarını düşürmez vesorumluluktan kurtarmaz.

Peygamberimiz şöylebuyurur:« Allah şehidin ancak kul hakları dışındaki diğer bütün günahlarınıaffeder.» (5)

Mü'minler!

Bugün zengin olan yarın fakir olabilir, bugün ça­lışabilen yarın güçsüzdüşebilir. Bugün hak sahiplerini görebilen, yarın bu imkândan yoksun kalabilir.Bu iti­barla zimmetimize geçirdiğimiz hakları mutlaka sahip­lerine iade etmeli,onlardan af dilemeli, işlerimizi Âhirete bırakmamalıyız.

Dünya geçicidir, baki olan Âhiret hayatıdır. Yedi­ğimiz, içtiğimiz,giydiğimiz ve tasadduk ettiğimizin dı­şında kalan mallar bizim değilvârislerindir. Vârislerin dünyası için âhiret hayatımızı tehlikeye atmamalıyız.

Peygamberimiz bir hadîslerinde bakınız ne buyu­ruyorlar:«Kıyametgününde insanların Allah'a en şerli olan­ları başkalarının dünyası için kendiâhiretlerini helake uğratanlardır.»

Bu gibi bedbahtlarıRabbimiz de şöyle uyarıyor:«Bu Kıyamet Günü her bir kişiye yaptıklarınınkarşılığı verilir. Bu gün haksızlık yoktur. Doğrusu Al­lah hesabı pek çabuk görendir.(EyPeygamber!) Onları yüreklerin ağza geleceği, tasadan yutkunacakları KıyametGünü ile uyar. Zalim­lerin ne dostu ne de sözü dinlenecek aracısı olur.»(6)

Yüce Rabbimdencümlemizi fert ve toplum hakla­rına saygı duyan bahtiyar kulları safına katmasınıdi­ler, hutbemi haklara tecavüzün önemseyemediğimiz bir türü olan gıybeti vecezasını içeren bir hadisle bitiriyo­rum: Peygamberimiz şöyle buyururlar:

«İsra gecesi semalara yükseltildiğimde bir toplulu­ğun yanına uğradım.(Bir de ne göreyim?) bakırdan tırnaklarıyla yüzleri ve göğüslerinitırmıklıyorlar.

Refakatçim olan vahiymeleği Cibril'e sordum:

- Bunlar kimlerdir YaCibril? Şu cevabı verdi:

- Bunlar gıybet etmek suretiyle insanların etleri­niyiyenler ve onların şahsiyetlerine tecâvüz edenlerdir. »  (7)

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/islam-nizaminda-fert-ve-cemiyet-hakalari-2-3-126h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim