İSLAM CEMİYET DİNİDİR

İSLAM CEMİYET DİNİDİR
İSLAM CEMİYET DİNİDİRİslâm Dini,  fertlere yüklediği görevlerle  cemiyet hayatını yapılandıran ve yönlendirenilâhi bir düzendir. Mü'min, bu kutsal düzeneinandığı için saadeti ve tekâmülünü, cemiyetinin mutluluğu ve gelişiminde gö­renbir cemiyet (toplum) insanı olmak mecburiyetindedir.

İSLAM CEMİYET DİNİDİR

İslâm Dini,  fertlere yüklediği görevlerle  cemiyet hayatını yapılandıran ve yönlendirenilâhi bir düzendir.

Mü'min, bu kutsal düzeneinandığı için saadeti ve tekâmülünü, cemiyetinin mutluluğu ve gelişiminde gö­renbir cemiyet (toplum) insanı olmak mecburiyetindedir. Gerek­li kılan sebepİman'dır; Kur'ân yasalarıdır; Peygam­berimizin buyruklarıdır.

İslâm Dini'nin inançesasları, emirleri ve yasakları üzerinde yü­rütülecek basit  inceleme, mü'min için cemiyetçiliğinkaçınılmaz olduğunu gösterecektir.

MuhteremMü'minler!

İslâm değiştirilemeznitelikli iman esasları ile ana konularda hayata bakış  ve amaç birliğini sağlayarak birlikteliğintemellerini atmıştır.

O,yüklediği görevlerde debirlikteliği oluşturup pekiştirmektedir.

Rabbimize karşı vazifelerimizinen özlüsünü oluşturan Cuma ve bayram namazları ile  vakit namazları  yaş­ları ve kültürel düzeyleri farklı,dilleri ve renkleri ayrı insanları birleştiren ve  kaynaştıran ictimaî biribadettir.

Özel şartlarıgerçekleştiğinde yoksullara  Hakolarak  verilmesi gereken  Zekât, düş­kün akrabaya ödenmesi gereken Nafaka ferdî mutluluğu cemiyetinrefahında görmeyi ibâdetleştiren dinî görevlerdir.

Mü'minleri aynı bedenîve ruhî potada eriterek eşitlik eğitimi yaptıran oruç ve bütün dünya mü'minle­riarasında siyasî, iktisadî ve kültürel iş birliğini sağlayabilecek güçlü biriman kongresi tesis eden Hac da, mü'minleri cemiyetçiliğe yönelten sosyaldeğeri yüce ibâdetlerdir.

Aziz Mü'minler!

Namaz, zekât, oruç vehac gibi temel vecîbelerin yanı sıra;

a)    Dinî  ilimleri ve müsbet bilimleri öğrenmek ve öğretmek,

b)     Dinimizin,ortak aklın ve ilmingerektirdiklerine çağırmak,

c)     Nafaka vezekât verici güce ula­şabilmek için çalışmak,

d)    Yapılacak her şeyi Allah görüyor bilinci içindegüzel yapmak,

e)    Ana-babaya, ilim adamlarına ve büyüklere say­gıgöstermek,

f)      Adil olmak ve adaletli yöneticilere itaat etmek,

h)      İyi ve doğru üzerinde yardımlaşmak,

j)       Cemiyetitehdit ve tahrip eden her türlü menfî cereyanlara karşı  ortak mücadele vermek,

k)      Nefsi için istediğinibaşkaları için istemek..

İslâm Dini, yukarıdaancak bir kısmı açıklanan, ya­pılması gerekli emirleriyle birlikteliğisağlayarak cemiyetçiliği(toplumculuğu) ibadetleştirmektedir. Çünkü dinimizin emirlerini  uygulamak ibadettir.

Dinimiz haram kıldığı tembellik,faiz, rüşvet, karaborsa, emeği sömürü,hırsızlık, içki, kumar, zina, lüks, is­raf,  kin,haset,  yalan, haklara ve özgürlüklere tecavüz gibi yasaklarıyla da fertlerinbirbirlerine zarar vermelerini önleyerek ve ayrılık nedenlerini gidererek decemiyetçiliği ibâdet haline ge­tirmektedir. Çünkü dinimizin yasaklarındansakınmak da ibadettir.

Açıklamalarımızdankesinlikle anlaşılacağı üzere, İslâm Dininin  cemiyetçiliğiibâdetleştiren emirleri ve yasaklarına bağlanan ciddî mü'minlerin, atılgan yü­rekli,tunç iradeli birer Hak ve Halk insanı olacağı muhakkaktır.

MuhteremCemâatim!

İnançlarımız ve cemiyetyapımızla çatışan eğitim düzenimiz sebebiyle özlenen vasıfta ve ihtiyaç duyu­lanmiktarda aydın İslâm insanını yetiştiremeyen ce­miyetimiz, bencil ve çıkarlarıdoğrultusunda muhteris olan fertlerin, ferdiyetçi yaşayışlarından muzdariptir.

 Önemli bir bölümü iletüccarımız,işverenimiz,yatırımcımız kalkındırdıkları insanlarla değil, saflı­ğınıve emeğini istismar edebildikleri insanlarla gurur duyabilmektedir. Azınlığıteşkil eden faziletlileri bir tarafa, doktorlarımız tedavi ettiği fakirhastalarla değil, yük­sek ücret alanlar, büyük hâsılat yapanlar safında yeralmakla övünebilmektedir.

Siyasetçilerimiz veyöneticilerimiz hizmetleriyle değil, mevkileri ve beyanatları ile mutlugörünebilmeke­dir. Hatta din görevlilerimizin bir kısmı bile saadeti, irşadettiği insanların mevcu­diyetinde bulmaktan çok, maddî imkânlarının ve sosyaletkilerinin gelişmesinde görebilmektedir.

Şüphesiz bu nev'i misalleri çoğaltabiliriz.

Cemiyetçi İslâmİnsanı'nın vasıflarından yoksun ferdiyetçi insanımızdaki manevî çöküntü, pektabiîdir ki toplumsal kurumlarımıza da sirayet etmektedir.

Bir çok siyasîkuruluşumuz, işçi ve işveren sendi­kamız ve hatta sosyal yardım kurumumuzçıkarlar çizgisinde ihtirasların ve entrikaların yarıştığı, şöhretdilenciliğinin yapıldığı müesseseler durumuna düşmüştür.

Aziz Cemâatim!

Bizler Allah'a ÂhiretGünü'ne inanan insanlarız. Fertle cemiyet arasında köklü bir denge kuran,cemiyetçiliği ibadet ve ebedî saadet sermayesi haline geti­ren İslâm  Dini'nin bağlılarıyız.

Dinimizin emirleriniyerine getirerek, yasakların­dan kaçınarak faydalı bir cemiyet inşanı olmayaçalış­malıyız.

«İnsanların en hayırlısı,onların insanlara en fay­dalı olanıdır.» (1) hadîsinin rehberliğinde, sahipoldu­ğumuz gücün sağladığı imkânlar nispetinde cemiyeti­mize hizmet etmeliyiz.

Allah'ınrızasını hedefleyerek, Hak çizgisi üzerinde gerçek hayra yöneltmek için Kızıl­ay,Yeşilay, Çocuk Esirgeme Kurumu, Müsiad, okul aile birlikleri, sen­dikalar,kooperatifler, sanayi ve ticaret odaları, kalkındırma ve    güzelleştirme dernekleri gibi sivil toplunörgütlerinde vazife almalıyız. Mü'minler!

Katiyetle bilmeliyiz ki,bütün emir ve yasakları ile cemiyetçiliği tavsiye eden İslâm Nizâmı'nda,mü'minin İslâmi değeri içtimaî kıymeti kadardır. Bu sebepledir ki Âhiretmutluluğu cemiyetin hoşnutluğu ile gerçekle­şir.

 Bu gerçeği belgeleyen hadisi geliniz EnesIbn-ü Ma­lik (R.) den dinleyelim. O şöyle anlatıyor;

(Günün birinde) Hz.Peygamberin (s.a.) yanından bir cenaze ile geçtiler.

Sahâbeler onu -hayırlıbir cemiyet insanıydı - diyerek övdüler. Allah'ın Resulü «Gerekli oldu»buyurdu.

Sonra diğer bir cenazeile daha geçtiler. Sahâbeler onu da -cemiyete zararlı bir kişi - olduğunu ifadeede­rek yerdiler. Allah'ın Resulü aynışekilde «Gerekli oldu» buyurdu.

Hz. Ömer sordu:

-     YaResûlellah! Haklarındaki görüşlerimizi açıkladığımızdaher bir cenaze için "Gerekli oldu" bu­yurdunuz.  Ne «Gerekli oldu?»

-     (YaÖmer!) İlkini hayırla andınız. (Toplumun sevgisini kazandığı için) ona Cennetgerekli oldu; Cen-net'e girmeyi hak etti.

İkincisinin fenalığındabirleştiniz. (Toplumun nef­retini kazandığı için) ona da Cehennem gerekli oldu.

(Allah'ın Resulü (S.)daha sonra sözlerini  mü'minlertopluluğuna yönelterek şöyle buyurdu:) Ey Mü'minler! Sizler yer yüzündeAllah'ın şa­hitleri (ve değer ölçüleri) siniz. (2)

Yüce Rabbimden cümlemizinkalplerini cemiyete hizmet aşkıyla doldurmasını ve bizleri seven ve sevilen bahtiyarlarsafına katmasını diler, hutbemi mü'minleri cemiyet insanı olarak sunan veerecekleri mükâfatı müjdeleyen bir âyet meali ile bitiririm:«Mü'min erkekler vemü'min kadınlar birbirlerinin temsil ve tasarruf da  bulunabilir dostları/yardımlarıdır. Onlariyiliği emreder, fenalık­tan alıkoyarlar. Namazı gereği üzere kılarlar, zekâtve­rirler. Allah'ın ve Resûlünün emirleri ve yasaklarına  itaat ederler. İşte bunları Al­lah rahmetiylebağışlayacaktır. Gerçekten Allah  çokgüçlü ve çok bilgedir. (3)

1. C. Sagîr 1/9

2. Buharî K. CeneizB. Senain-Nâsi 2/100.

3. Tevbe 71.

 

 

 

 






Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | İletişim