İSLAM ÂLİMLERİNİN YÜCELİĞİ VE ONLARA OLAN İHTİYAÇ

İSLAM ÂLİMLERİNİN YÜCELİĞİ VE ONLARA OLAN İHTİYAÇ
İSLAM ÂLİMLERİNİN YÜCELİĞİ VE ONLARA OLAN İHTİYAÇBütünvarlıkların hâliki olan yüce Allah, yarattığı insanları yeryüzünde kullukdenemesine tabi kılmıştır. Onları maddi ve manevi nimetlerle, koyduğu yasalarlakulluk denemesine muhatap tutan Allah (c.

İSLAM ÂLİMLERİNİN YÜCELİĞİ VE ONLARA OLAN İHTİYAÇ

Bütünvarlıkların hâliki olan yüce Allah, yarattığı insanları yeryüzünde kullukdenemesine tabi kılmıştır. Onları maddi ve manevi nimetlerle, koyduğu yasalarlakulluk denemesine muhatap tutan Allah (c.c.) bu ya­salarını insanlar içindenseçtiği ve mucizelerle desteklediği peygamberleri aracılığı ile bil­dirmiştir.

Her biri ilâhi emirler ve yasakların tebliğcisi ve na­sıl inanılıpyaşanılması gerektiğinin bilfiil öğreticisi olan peygamberler birbirlerini doğrulayarakgörevlerini îfâ etmişlerdir.

İnsanları insanların egemenliği ve sömürüsünden kurtarmak, ahlâkîdeğerleri yüceltmek ve dünya haya­tını âhiret hayatı ile gayelendirmek içinuğraşı veren peygam­berlerin sonuncusu Hz. Muhammed'dir. Hz. Muhammed diğerpeygamberler gibi belirli bir topluma gönderilmemiştir. O yaşadığı asrıninsanlarına ve Kıyamet Günü'ne kadar gelecek bütün insan toplu­luklarınagönderilmiştir.

Bu sebepledir ki yüce Allah O'nunla bildirdiği Kur'ân düsturlarını,O'ndan sonra tebliğ ve talim etmek gö­revini O'na inanan müminlere; özelliklede bu görevleri vazife edinecek İslâm âlimlerine yüklemiştir.

Âl-i İmran Sûresi Âyet 104:«Sizden Hayra davet eden,iyilikleri emreden ve kötülükleri yasaklayan bir zümre bulunsun. İşte ancakonlardır mutluluğa erenler/erdirenler.»

Muhterem Mü'minler!

İnsan topluluklarına vahiy bildirilerini içeren Kur'ânve Sünnet'ten başka mutluluk sağlayacak hayat yolu olmadığına, Kur'ân ve Sünnetdüzenini insanlara tebliğ ve tâlim edecek kadro da İslâm âlim­leri olduğunagöre, elbetteki onlar yalnız İslâm cemi­yetlerinin değil, bütün insanlıksemasının yıldızlarıdır. Zira bilgisi ile amel eden ve olgun insan örneğiniveren Kur'ân ve Sünnet âlimleri diğer müspet ilimlerin bil­ginleri gibideğildir. Bir diğer anlatımla onlar yaratıklardan yararlanma tekniklerini for­müleederek hayatın yalnızca kolaylaştırılmasına hizmet eden âlimler değillerdir. Onlar bizzat hayatıdüzenleyen, dünya ve âhiret mutluluğuna yönlendiren öncülerdir.

Evet onlar, Peygamber varisleri oldukları içinhaklarında hayır murad edilmiş imrenilmeye lâyık değerlerdir. 

Yüce Peygamberimiz onlar hakkında şöylebuyurmuştur:[«Allah kime hayır dilerse onu din ilminde derinleştirir.» «Alimlerhalk üzerinde Allah'ın güvenilir kişileri­dir.»

«Kıyamet Günü'nde üç zümre; önce peygamberler, sonra âlimler ve dahasonra da şehitler şefaat edecek­tir.»] (1)

Peygamberimizin pek çok hadisleriyle yüceliklerini açıkladığı İslâmâlimlerini Rabbimiz de yüceltmiş, on­ları biricik mabud olduğunun şahitleri,kendisinden saygı ile korkan gerçek kulları olarak tanıtmıştır. Mü­cadelesûresinin 11. âyetinde ise şöyle buyurmuştur:«... Allah içinizden gerçekteniman edenleri ve ken­dilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltir...»

Yaradan katında değerli olan İslâm âlimlerinin yeryüzünün kıymetleriolduğunda şüphe yoktur. Yaratana muhatap olma yüceliğini kavrayamamış vekoruyamamış olan zavallılar idrak edemeseler de onlar Allah'ın bir toplumabahşedeceği en büyük lütuftur. Nitekim peygamberimiz bir hadisi şeriflerindeşöyle bu­yurmuştur:

«Allah bir topluluğa hayır dilediğinde (ilâhi kanun­ları tebliğ edecek)âlimlerini çoğaltır, (saptırıcı) cahil­leri azaltır...» (2)

İslâm âlimlerinden yoksun olmak bir İslâm cemi­yetinin uğrayabileceğien büyük felâkettir.

Evet, kıtlık, anarşi ve hatta harb bile İslâm âlimle­rinden yoksunlukfelâketiyle kıyaslanamaz. Zira sözü edilen felâketler toplumun belirli birdönemini etkiler. Ama Hakk'a çağıran, Batıl'lardan sakındıran ve olgun insanörneğini vererek cemiyeti hayra yönlendiren İs­lâm âlimlerinden yoksunlukinsanî ve ahlâkî değerle­rin yıkımına, adalet ve fazilet hayatının çöküşüne vehayatın gayesiz yaşanmasına sebep olacağı cihetle dö­nemleri ve nesillerietkiler.

Bu sebepledir ki İslâm âlimlerinden yoksunluk bir toplumun uğrayacağıve taraf-ı ilâhiden uğratılabileceği bu en büyük musibettir.

Peygamberimiz bugerçeği şöyle açıklamaktadır:«(Amelleri sebebiyle) Allah bir millete şer diledimi (ilâhi kanunları tanımayan) cahillerini çoğaltır. Gerçek din âlimleriniazaltır...» (3)

Konuya daha bir açıklık getiren hadislerinde ise peygamberimiz şöylebuyurmuşlardır: «Allah, (insanla­rı bildirdiği iyiye, güzele ve doğruyayönlendirecek) ilmi insanların göğüslerinden çekerek almaz. Hakikat âlim­lerinitarafına çekerek alır. Böylece (cemiyette Allah'ın emirleri ve yasaklarımtebliğ eden) âlimler kalmaz.

Halk da gerçek bilgiden yoksun cahilleri baş tutar, ön­der edinirler.Onlar da sorulduğunda ilimsiz görüş bil­dirir ( kendilerince ilkeler ve yasalarkoyarlar.) Böylece hem kendi­leri sapıklığa düşer, hem de insanlarısaptırırlar.» (4)

Devrimizde İslâm ülkelerinin büyük çoğunluğunun giderek Hak'çayaşantıdan sapmaları, sömürülen uydu ülkeler olmaları, aralarında siyasi veiktisadi ittifaklar tesis ederek dünyamız için ümit verici bir blokoluşturamamaları, iyice biliniz ki yaşadığı dönemin şartlarınıdeğerlendirebilen Kur'an ve Sünnet âlimlerinden yok­sun olmaları sebebiyledir.

Ülkemizin ilimlerin her bir dalında ihtisas yapmış ilim adamlarına veteknokratlara ihtiyacı vardır. Haya­tı kolaylaştıracak ve Allah'ın yarattığıpek çok nimet­ten bizleri yararlandıracak onlardır. Ancak iyice biliniz kihayatımızı İslâmlaştıracak İslâm âlimlerine ihtiyacı­mız çok daha fazladır.

Evet çok daha fazladır. Çünkü nükleer enerjinin üretemediği insanî veahlâkî değerleri, fizik ve kimya­nın konu edinmediği adalet ve barışı, biyolojive zooloji­nin ilgilenmediği sevgi ve saygıyı sosyoloji ve psikolo­jininveremediği kutsal idealleri ve âhiret hayatı özle­mini Allah'a îman temelleriüzerinde yükseltecek an­cak İslâm âlimleridir.

Mü'minler!

İslâm Dini'ne inanan ve O'nu yaşamak arzusunu duyan bütün ilimadamlarına ibadet olduğu inancıyla saygı gösteriniz. Özellikle İslâmâlimlerinin çoğalması için duâ ediniz. Onları yetiştirecek kültür yuvalarınıseviniz ve yardımlarınızla destekleyiniz.

1) C. Sağîr, 2/183,206                            

3) C. Sağîr, 1/17

2) C. Sağîr, 1/17                                       

4) İ. Mace, Hn. 52

*Bu hutbe, büyük mürşid Mehmet Zahit Kotku hazret­lerinin irtihal-idar-ı beka eylediği 12 Kasım 1980 günü akşamı yazılmış 13 Kasım 1980 Cuma günüSüleymaniye camii minbe­rinden otuz bini aşkın Cenaze Cemaatine sunulmuştur.Takdim ederken İmam-Hatiblik hayatımın elemli fakat müstesna anla­rınıyaşadığım bu hutbemi şu cümlelerle bitirmiştim.

"Yaşadığımız döneme kadar uzanan gerileme devirlerimiz bo­yunca çok azyetiştirebildiğimiz gerçek İslâm âlimlerinin asrımızdaki sayılı örnekleri debir  aramızdan ayrılmaktadırlar.

İşte, bu gün burada Cuma namazından sonra kabrine defn edeceğimiz İslâmâlimi, kâmil insan, büyük terbiyeci Mehmet Zâhid Efendi Hazretleri irfansemamızda gurub eden (batan) mana gü­neşlerimizden biridir.

Rahle-i tedrisinden ve manevi terbiyesinden feyz alan mü­nevverlerlememleketimize ışık saçmış ve ümit olmuş bu Allah dostu için yalnız ülkemizdeğil İslâm ülkeleri matem tutsa la­yıktır...

Takip ettiği irşad yolunun büyüklerinden Ahmet Ziyauddin Gümüşhanevî,Ömer Ziyauddin Dağıstanî, İsmail Necati, Hasan Hilmi ve Mustafa Feyzi(Kaddesellah ervahahum) hazeratının arasında kabrine tevdi edeceğimiz büyükŞeyhimize Yüce Allah'tan mağfiret ve yüksek makamlar diler İslâm alemine ve mil­letimizebaş sağlığı dilerim.»

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/islam-alimlerinin-yuceligi-ve-onlara-olan-ihtiyac-3-93h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim