İNSANLIĞIN DÜZENİ İSLAM’DIR

İNSANLIĞIN DÜZENİ İSLAM’DIR
İNSANLIĞIN DÜZENİ İSLAM’DIRBütün varlıkları yaratan, yaratmakta olan ve ya­rattıkları içindeğişmez ve değiştirilemez vasıfta bir dü­zen koyan Allah'tır. Allah, C.

İNSANLIĞIN DÜZENİ İSLAM’DIR

Bütün varlıkları yaratan, yaratmakta olan ve ya­rattıkları içindeğişmez ve değiştirilemez vasıfta bir dü­zen koyan Allah'tır.

Allah, C.C. yarattığı varlıklar için Tabiat ve Şeriat kanunlarındanoluşan İslâm kanunlarım koymuştur.

«Fizik», «Kimya», «Biyoloji» kanunları gibi isim­lerlevasıflandırdığımız tabiat kanunlarım bütün varlık­ları ve insanın maddî yapışımkuşatıcı özellikte yaratan Mevlâmız, koyduğu ve Peygamberleri aracılığı ile bil­dirdiğiŞeriat kanunlarım da insana mahsus kılmıştır.

İnsan için koyduğu ve razı olduğu Şeriat kanunla­rım; emirleri veyasaklarım insanlar arasından seçtiği Peygamberlerle bildiren Allah, sonşerîatını ise son el­çisi Hz. Muhammed'le insanlara tebliğ ettirmiştir. İnsanı,tabiat ve şeriat kanunlarından mürekkeb İslâm kanunlarıyla kuşatan Allah,insanın maddî ve manevî gelişimini, saadetini bu ilâhî yasalara göre ya­şamasınabağlı kılmıştır.

Daha açık ifadelerle vurgulamak gerekirse Yüce Allah, insanın maddîhayatı ve gelişimini kendisini iç­ten ve dıştan çevreleyen tabiat kanunları ileuzlaşma­sına bağlı kılmıştır. Manevî hayatı ve gelişmesini de Şeriatkanunlarıyla kaynaşmasına bağlı kılmıştır.

Muhterem Müminler!

Hz. Muhammed'in tebliğ ettiği ve insan için nihaî hayat düzeni kılınanŞeriat, insanın bedenî, ruhî, aile­vî ve içtimaî hayatını kuşatacak yücelikteve genişlik­tedir.

Bütün Peygamberlerin tebliğ ettiği Hak Dinin son bölümünü teşkil etmişolması sebebiyle Kur'ân ve Sün-net'e uygun olarak İslâm Dini dediğimiz bu AzizŞeri­at, insana tatmin edici, geliştirici ve mesut edici bir ha­yat programısunmaktadır.

Evet, İslâm- Dini insana neye, niçin ve nasıl inan­ması gerektiğindenevine nasıl girip-çıkacağına; han­gi esaslara göre aile kuracağından mirasınasıl taksim edeceğine; üretim ve tüketimde hangi esasları tatbik edeceğindennasıl giyineceğine, hayatın gayesinin ne olması gerektiğinden ölüm ötesininnasıl olacağına ka­dar hayatın bütün yönlerini düzenleyici ve açıklayıcımufassal bir hayat programı takdim etmektedir.

Burada bir kez daha belirtelim ki bu programı ko­yan ve yaşanmasınıemreden Allah'tır. Nasıl yaşanacağını örneklendirerek açıklayan da sonPeygamber Hz. Muhammed'dir.

İnsan ancak bu programı uyguladığı zaman mesut olabilir. Çünkü buprogram inşam yaratan tarafından onun özelliklerine göre düzenlenmiştir.

Bu programa aykırı yaşayış tarzıyla fert ve cemi­yet olarak nuraçıkmak, huzur bulmak, mesut olmak ve hele hele ölümle başlayacak ebedî hayatınsaadetini sağlamak mümkün değildir.

Aksini müdafaa etmek tabiat kanunlarıyla çatışa­rak daha mükemmel birtabiat düzeni kurulabileceğini iddia etmek kadar akıl ve ilim dışıdır.

İnsanlık akıl ve ilim dışı saplantılar içinde olduğu içindir kidünyamızın İslâm ülkeleri dahil İslâm'ın ya­şanmadığı bütün ülkelerindeinsanlar çok yönlü buh­ranların kıskacındadır. Madde sınırlarım aşmayan ga­yesizyaşantıların anlamsızlığı içindedir.

İnsan için konulmuş ilâhî düzene dönülmedikçe de böyle devam edipgidecektir.

Peygamberimiz bugerçeği şöyle açıklamıştır:«(Allah'ın seçip razı olduğu İslâm Dini ile değil deyasaların) insanlar (ın koyduğu düzenler)le yücelmek isteyeni Allah aşağılatır;mutsuz kılar.» (')

Muhterem Müminler!

Kanunlarım Allah'ın ve Peygamberinin koyduğu bu din bize hayatımızıçevreleyen görevler yüklemektedir.

Varlığa îzah getiren, ölüm ötesini aydınlatan, haya­tı gayelendiren veAllah'a yönelten esaslara iman, öz­de sözde doğruluk, namaz, oruç, zekât, İslâmilahiyatı­na dayalı eğitim, adalet, sulh, sevgi, merhamet bu yü­ce dinin Vacipkıldığı vazifelerdir.

Hakk'a da'vet, ana-babaya, komşuya ve akrabaya ikram, suçun cinsine gö­receza olan kısas, nefsimiz için istediklerimizi diğer insanlar için istemek,ferdî mülkiyet, cihâd, istişare ve diğerleri de bu mübarek dinin inşam mükellefkıldığı mukaddes görevlerdir; Allah'ın tabiî ve teşriî hâkimiyetine insanları,ilke­leri ortak koşma, İslâm'la çatışan materyalist sistemleri tasvip etme,içki, kumar, zina, zulüm, kibir, faiz, rüşvet, karaborsa, hased, riya, israf,vücut organlarını teşhir, ırkçılık, fert ve toplum haklarına tecavüz, emeğisömü­rü, yalan, iftira, jurnal, gıybet, muhteva ve metod da vahiy bildirileriile çatışan eğitim bu dinin kaçınılması gerekli başlıca yasaklar dizisidir.

Burada vurgulamamız gereken en mühim nokta İslâmDini'nin emir ve yasaklarım, koyduğu cezaî müeyyideler ve içtimaî adaletesaslarını uygulanması ihti­yarî yasalar şeklinde değil de kendine has,müeyyiden ve zorlayıcı bir madde ye ma'nâ düzeni şeklinde arzeden bir dinolmasıdır.   .

Müminler!

Bu dinin kuralları ile çatışmak insanla çatışmak­tır.

İnsan, İnsan yaratan Allah'ın insan için koyduğu Hayat Düzeni'ndenkopararak mesut etmeye çalışmak korkunç bir cinayettir.      

Materyalizm ve ondan kaynaklanan kapitalizm, sosyalizm, komünizm v.s.sonu (izm)lerle biten batıl sistemler bu cinayetin meşrulaştırılmışneticeleridir.

Bizim fert ve cemiyet olarak hatamız bu gerçeği tesbit edemeyişimizdir.

Düşünmeliyiz.. İlim ve tekniğin üzerlerinde geliş­tiği fizik ve kimyakanunları meselâ Amerika, Rusya, İsveç ve Türkiye'de aynıdır da neden buülkelerdeki in­şam mutlu kılma iddiasındaki ferdî ve sosyal düzenler ayrıdır?

Değişik sistemler içinde aynı ilmî ve teknik doğru­lan bulup üzerindeittifak edebilen bu ülkeler; ilmî ve teknik doğrular gibi inşanı kuşatıcı ruhî,içtimaî ve ahlâkî ‘doğrular' yok mudur ki bu doğruları tesbit edip üzerindebirleşemiyorlar?

Eşyada ve insanın bedenî yapısı üzerinde cari ‘doğ­rular' var da ruhî,içtimaî ve ahlâkî hayatı kuşatan ‘doğrular' yok mudur?

Elbette kivardır:Maddî varlıklar üzerindeki merî doğrular olan ta­biat kanunlarım koyanAllah, ruhî, içtimaî ve ahlâkî doğrular olan Şeriat kanunlarım da koymuştur vebu kanunların bütünü Hz. Muhammed'in tebliğ ettiği İs­lâm Dinidir.

Bu din, itikadî prensiplerini insanlığın yeni tanı­dığı bir doğrularmanzumesi de değildir. Bu din, Hz. Adem, İbrahim, Musa, Davut ve Isa (A.S.)gibi İlâhî Habercilerdin tebliğ ettiği inançla ilgili temel doğrularıdoğrulayan ve tamamlayan bir dindir.

Evet, Allah, insanın bedenî yapışım da içine alan bütün maddî varlıklariçin tabiat kanunlarım, insanın ruhî içtimaî ve ahlâkî hayatı için de Şeriatkanunları­nı koymuştur.

Tabiat Düzeni gibi muhteşem bir hayat düzenine ermek isteyenler tabiatkanunlarım koyan Allahın vaz­ettiği İslâm'a dönmek mecburiyetindedirler. Başkayol yoktur.Mevzuu açıklamaya çalıştığımız gerçekleri hülâsa eden âyetlerlebitirelim.

Al-i İmrân Sûresi Âyet83 ve 85:«Onlar göklerde ve yerdeki bütün canlıların ister istemez (koyduğutabiat kanunlarına) teslim oldukları Allah'ın dininden; bu dinin (sunduğu HayatDüzeni'n­den) başkasını mı arzu ediyorlar.

Halbuki onlar ancak0'n(un huzurun) a döndürüle­ceklerdir.»«Kim (Allah'ın koyduğu emirler ve yasaklar man­zumesi olan) İslâm'dan başka bir din; (hayat düzeni) isterseelbetteki ondan (inandığı ve yaşadığı batıl dü­zenler) kabul olunmayacaktır. O kişi âhirette de zara­ra;(azaba) uğrayanlardandır.» 1)   Keşfül-Hafa, Hadis No: 2409, 2537.

 

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/insanligin-duzeni-islamdir-3-20h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim