Hûriler Konusundaki Hezeyanları


Cübbeliye Cevaplarım – IV
Hûriler Konusundaki Hezeyanları
Cübbeli, “Hûriler Cennet’e girecek erkekler ve kadınlara verilecek genç kadın görünümlü Cennet hizmetçileridir. Vildan gibi onların da cinsiyetleri yoktur. Özellikleri sürekli eşlik edecek çok özel hizmetçiler olmalarıdır.” şeklindeki tespitlerimizi ele alarak alaycı bir dille yermekte, kendisini dinleyen bilgisiz ve bilinçsiz dinleyenlerini bir komedyen gibi güldürmektedir.

Daha da önemlisi Allah “Ve zevvecnahüm bi hûrin ‘în/ biz onları güzel gözlü hûrilerle evlendireceğiz” diyor, Ali Rıza Demircan âyeti inkâr diyerek gürültü koparıyor.

İLK TAVRIM

Bu alaycı konuşmasını ve cahilce ithamını öğrenince Lale gül fm adresine 20 sayfalık bir yazı göndererek kendisine gerekli doğru bilgileri verdim. Teşekkürü geçtik, aldığını dahi bildirmedi. Okumadığını, okusa da kafası şartlanmış olduğu için anlayabileceğini de sanmıyorum.

Gerçeği dile getirmek gerekirse Hûriler konusu büyük İslâm alimlerimiz tarafından bile tam olarak anlaşılamamıştır. Anlaşılamadığı içindir ki bu konuda çok farklı görüşler vardır. Peygamberimize isnad edilerek yapılan rivayetlerin hepsi de uydurmadır. Hûrilerin Cinsel partner olacağına dair örneğin Kütüb-i Sitte’de bir tek sahih hadis bile yoktur.

Biz özet bir bilgi verecek sonra da ileri sürdüğü âyeti açıklayarakk Cübbeli’nin bu konudaki geçmişten devir aldığı cehaletine vurgu yaparak gerekli cevabı vermiş olacağız.

ÖZET BİLGİLER

Kur’ân ve Sünnet’te Hûr olarak geçen kelime Türkçemizdeki çoğulu çoğullaştıran ğalat-ı meşhur ifadesiyle Hûriler şeklinde kullanılmaktadır.

Hûr Kelimesi Kur’ân’da dört yerde geçmektedir.

Üç yerde dişil çoğul olan ‘În ile, bir yerde de yine dişil çoğul olan Maksûrat ile sıfatlanmıştır.

Bu dört yerden ikisinde ise -erkek ve kadın- Cennet’liklerin “Hûrun ‘În” ile tezvîc edilecekleri; bir diğer anlatımla kendilerine refakat ettirilecek özel hizmetçileri olacakları, açıklanmaktadır.

Şimdi genel kabul gören nüzül sırasına göre ve kadınlar bakarak da bakarak da okuyabileceğimiz bu âyetleri sunalım:

كَذٰلِكَ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ ﴿٥٤﴾

“İşte böyle, Biz o Cennetlik olan Müttakileri Hûrun În ile tezvîc edeceğiz.[1]

مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ ﴿٢٠﴾

“İşte böyle, sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanırlar. Biz o Cennetlik olan Müttakileri Hûrun În ile tezvîc edeceğiz.”[2]

وَحُورٌ ع۪ينٌ ﴿٢٢﴾ كَاَمْثَالِ اللُّؤْلُۨؤِ الْمَكْنُونِ ﴿٢٣﴾

“(Ebediliğe erdirilmiş gençler olarak Vildan) ve sedeflerinde saklı inciler gibi olan Hûrun În, hizmet etmek için Cennetlikler etrafında dolaşırler ”[3]

حُورٌ مَقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِ ﴿٧٢﴾

“(Cennet hizmetçileri arasında bir de) çadırlarda görevlendirilmiş Hûr vardır.”[4]

Hûr Kelimesinin Dil Tahlili ve Anlamı

Hûr kelimesi, güzel gözlü anlamına gözlerinin akı bembeyaz, karası da simsiyah olan erkek manasına gelen Ehveru / اَحْوَرُ’nun çoğulu olduğu gibi aynı göz özelliklerini taşıyan kadın manasına gelen Havra حَوْرَاءُ’nın da çoğuludur.[5]

Ne var ki Kur’ân, Hûr’u dişil olan “Kasıratüt-Tarf” terkibine vasıf kıldığı ‘În ve de dişil olan Maksûrat ile nitelediği için Hûr’u kadın görünümlü Cennet hizmetçileri anlamına kullanmaktadır.[6]

Hûr’un (Hûrilerin) Kur’ândaki Vasıfları

1-Yukarıda değinildiği üzere Hûr, Kur’ân’da üç yerde ‘În ile vasıflandırılmıştır.

‘În, iri/güzel gözlü erkek anlamına gelen E’yen / اَعْيَنُ ile aynı özellikteki kadın manasına gelen ‘Ayna عَيْنَاءُ’nınçoğuludur.[7]

2-Hûr yani Hûriler bir yerde de ”Emsalil-lü’lüil-Meknûn” ile (sedefinde saklı inciler) tavsif edilmektedir.[8]

3-Hûrilerin üçüncü vasfı da Maksûrat’tır. Maksûrat ise beraber kullanıldığı Fil-Hıyam ile birlikte Cennet çadırlarına hasr edilen; çadırlarda görevlendirilen kadın hizmetçiler manasına gelmektedir.

Burada bir not düşürerek, Cennet’e girecek kadınların 13 güzellilk vasıfla nitelendiğini, Cennet hizmetçileri olan Hûrilerin ise, hizmete ilişkin olan Maksûrat dışında iki sıfatla vasıflandırıldıklarını hatırlatalım.

Bunlardan ‘În Cennet’e girecek kadınlarla, “Sedefinde saklıinciler” de erkek görünümlü Cennet hizmetçileri olan Vildan ve Cennet’liklerin çocukları olan Ğılman ile müşterektir.

Allah’ın Hûrilerle Tezvîc Etmesi Ne Demektir?

Allah, “İşte böyle, Biz Cennetlik olan Müttakileri Hûrun În ile tezvîc edeceğiz[9] buyuruyor, Evlendireğiz demiyor. Çünkü Kur’ân’da Zevvece fiili, âyetteki kullanış şekliyle evlendirme mânasına gelmez. Bir araya getirme, beraber kılma, birleştirme gibi mânalara gelir. Kur’an sözlüklerinde ve büyük tefsirlerde Zevvecna fiili Enkehna ile değil açıkladığımız mânalara gelen Kerenna ile açıklanır. Şimdi konuyu daha yakından inceleyelim

Zevvece” fiili Kur’ân’da evlendirme mânasına bir tek yerde; evlâdlık uygulamasının reddi bağlamında Hz. Zeynep b. Cahş’ın Peygamberimize nikâhlandırıldığının açıklanması sadedinde kullanılmıştır. Ancak “Zevvece” fiili burada özgün bir şekilde, yani “iki mefûlu bih sarîhe müteaddî” olarak ”Zevvecnakeha şeklinde kullanılmaktadır.[10]

Çünkü Arablar “Zevvece” fiilini iki mefûle müteaddî/geçişli kıldıkları zaman evlendirme mânasına kullanmaktadırlar. Nitekim hadîslerde de iki mefûle müteaddî olarak evlilik mânasına kullanılmaktadır. Meselâ bu kullanımlardan birinde “Zevvectü ke ha bima me’ake ninel-Kur’âni” buyrulurken[11] bir diğerinde “Zevvic nî hâ[12] buyrulmaktadır.

c. Araplar Be harf-i ceri ile kullandıklarında “Zevvece” fiilini evlendirmede değil, eril-dişil, canlı-cansız tek olanı, çifti olabilecek diğeri ile birleştirme/bir araya getirmede kullanmaktadır. Çiftlerden her biri diğerinin destekleyicisi/bütünleyicisi konumundadır. Nitekim “Zevvece” fiili, Tekvîr 7 de “Rûhun/canın bedenle birleştirilmesi, Şûra 50 de erkekle kız çocuklarının bir arada verilmesi mânasına kullanılmıştır.[13]

Açıkça anlaşılacağı üzere Allah Biz Tezvîz edeceğiz diyor. Tezvîcin n mânasını ise yukarıda açıkladık,

Şimdi soralım: Ali Rıza Rıza Demircan âyeti inkâr mı ediyor? Yoksa anlamını bilmeyen Cübbeli gibilere anlatmaya mı çalışıyor.

Ben Cübbeli’nin âyeti anlamayışına değil, bir komedyen gibi kullandığı alaycı ve yerici diline isyan ediyorum.

-----------------------------------------
[1]. Duhan, 54

[2]. Tûr, 20

Açıklancağı üzere Vildan gibi özel hizmetçiler olmakla birlikte Vildan ile değil de Huriler ile tezvîc yapılması yani onların özel hizmetçi kılındığının açıklanması, kadın görünümlü olmaları sebebiyle yapılabilecek cinsel partnerlik çağrışımını gidermek için olsa gerektir.

[3]. Vakıa, 22-23

[4]. Rahman, 75

[5]. Rağib Hûr maddesi

[6]. Saffat, 48; Rahman, 72

[7]. Rağib în maddesi

[8]. Vakıa, 22-23

[9]. Duhan, 54

[10]. Ahzab, 37

[11]. Peygamberimiz, bir sahâbîye “Mehir olarak ona öğreteceğin Kur’ân sûreleri karşılığında o kadını sana nikâhladım.” buyurur. (Buhârî Fedâ­ilül-Kur’ân 21)

[12]. Bu hadîste de sahâbî, Peygamberimize “O kadını bana nikâhla” der. (Buhârî 5/108). Ebû Süfyan’ın dilinden “Üzevvicükeha” şeklindeki bir diğer kullanım için bak. Şevkânî Mümehine 9.

[13]. Elmalılı merhum Tekvîr sûresinin 7. âyetinin açıklamasında de Tezvîc’i şöyle açıklar:

Tezvîc eşi eşe, dengi denge, emsâl ve ekrânı birbirine zam ve ilhak edip (benzer ve yaşıtları birbirine katıp ilhak etmek) çatmak, çiftleştirmek hasılı tasnîf veya tevhîd (sınıflandırmak veya birleştirmek) manalarını ifade eder. (Hak Dîni Kur’ân Dili, 8/5601)

Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/huriler-konusundaki-hezeyanlari-5-532h.html




Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim