Hayvanlara Bakışımız, Görevlerimiz, Kurban İbadeti ve Kurban İbadetine ilişkin 19 Soru-Cevap

Hayvanlara Bakışımız, Görevlerimiz, Kurban İbadeti  ve Kurban İbadetine ilişkin 19 Soru-Cevap

Yüce Mevlâ'mızın bizler için yarattığı varlıklardan bir bölümünüde hayvanlar oluşturur. Evcillerinden,yırtıcılarına, küçücüklerinden pek azim/büyük olanlarına kadar hayvanlar şükrümüzü gerektiren nimetlerdir. Bu sebeple onları tanımak, onlara karşı görevlerimizi bilmek ve onlar aracılığıyla şükrümüzü yapmak konumundayız.

Hayvanlarıtanıyabilmekiçin onları yaratan Allah'ın açıklamalarına, Rabb'indenaldığıbilgilerlekonuşanPeygamberimiz'induyurularına muhtacız.



 

 

Hayvanlara Bakışımız, Görevlerimiz, Kurban İbadeti

ve Kurban İbadetine ilişkin 19 Soru-Cevap


Yüce Mevlâ'mızın bizler için yarattığı varlıklardan bir bölümünüde hayvanlar oluşturur. Evcillerinden,yırtıcılarına, küçücüklerinden pek azim/büyük olanlarına kadar hayvanlar şükrümüzü gerektiren nimetlerdir. Bu sebeple onları tanımak, onlara karşı görevlerimizi bilmek ve onlar aracılığıyla şükrümüzü yapmak konumundayız.

Hayvanlarıtanıyabilmekiçin onları yaratan Allah'ın açıklamalarına, Rabb'indenaldığıbilgilerlekonuşanPeygamberimiz'induyurularına muhtacız.


Hayvanlar Bizler İçin Yaratılmış Nimetlerdir


1- Yeryüzündekitümdiğervarlıklargibihayvanlarda,Allah'ın, bizlerinyararlanması için yarattığı ve bilmediğimiz türlerini çeşitlendirerek yaratmakta devam ettiği varlıklardır.(Nahl 8,Fatır 1)
Bizonların taşımacılığından, yün ve kıllarından, derilerinden, sütlerinden, etlerinden,ses ve görünüm güzelliklerinden yararlanırız.Ekolojik dengeye katkılarından, ilmî çalışmalarımız için ilham kaynaklarımız olmalarından, tövbesizgünahlarımızdanötürü onlar aracılığıyla uğratılacağımız azap türlerini kavramamıza katkılarından faydalanırız.
Hayvanların,Rabbimiz'in bilgisi,kudreti,merhameti ve amaçlı yaratıcılığını idrakimize yaklaştırmaları gibi, bilmediğimiz daha nice hizmetleri vardır.
Kur'ân'ımızda hayvanlara Bakara, En'am, Nahl, Neml, Ankebût ve Fîl gibi hayvan isimlerini taşıyan sûrelerle dikkatlerimiz çekilmektedir.
Sûre isimleri taşıyan sığır,arı, karınca örümcek ve fil yanısıra arslandan ata,kurttan yılana, sivrisinekten balığa, deveden koyuna ve keçiye kadar bazılarının da isimlerine yer verilmektedir.
Böylece hayvanların, bizlere fayda sağlamak amacıyla yaratıldığı âyetlerle açıklanmaktadır.Örneğin Yasin sûresinin71-74.âyetlerinde şöyle buyrulmaktadır:
"Kudretimizikullanarakkendileriiçin değerli nice nice hayvanlar yarattığımızı görmezler mi? Biz o hayvanları onların iradesine boyun eğdirdik. Bir kısmını binek olarak kullanabiliyor, bir kısmının da etleriniyiyorlar.Onlariçinbuhayvanlardadahabirçokfaydalar ve içilecek (süt)ler var. Bütün bunlara rağmen hâlâ şükretmeyecekler mi?"


Hayvanlar Bizler Gibi Ümmettirler

2- Bizler için yaratılan hayvanların her bir türü,bir Ümmet'tirler.
En'mSûresi'nin 38.âyetinde şöyle buyurulur:
"Yeryüzünde yürüyen bütün hayvanlar ve kanatlarıyla uçan bütün kuşlar, hiç şüphesiz sizler gibi birer ümmettirler.Biz (evrenin kayıt sicili,bilgi işlem merkezi gibiolan) Kitap'ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.Onlar sonunda Rableri huzurunda toplanacaklar."

Kur'ân dilinde hayvanların her bir türü ümmet sözcüğüylenitelenmektedir.Onların,insan toplulukları; Peygamberlere bağlı topluluklar ve başarılarıyla insanlığın gelişimine katkı sağlamış üstün şahşiyetler anlamlarına gelen Ümmet sözcülüğüyle nitelenmeleri, anlamlıdır. Evet onlar da
bizler gibi ortak özellikler taşıyanbirer ümmettirler. Daha açık bir anlatımla onlar da programlı olarak yaratılmış,hayat kanunları ve yaşam amaçları belirlenmiş ve rızıkları Yaratıcıtarafından üstlenilmiş birer ümmettirler.(Hûd 6)

Sevgili Peygamberimiz de onların her bir türünün bir ümmet olduğuna

açıklık getirmişlerdir.

-Allah şanını artırsın- O, " Köpekler ümmetlerden bir ümmet olmasaydı onların

hepsinin öldürülmesini emrederdim." buyurmuştur.(el-Câmiüs-Sağîr,Levlâ

maddesi.)Kendisini ısıran bir karınca

sebebiyle karınca yuvasını yakan bir Peygamberin, Rabbimiz tarafından şöylece

kınandığını açıklamıştır:

-Sen başka değil Allah'ı tesbîh eden ümmetlerden bir ümmeti yaktın.(Buhârî Cihad 153)


Hayvanlar Allah'ı Zikreden Özgün Duâlı Varlıklardır


3-Herbir sınıfıyla hayvanlar, Allah'ı bilenve O'nu yüceliklerle vasıflayarak tesbihedenzikredici varlıklardır.Kur'ân,tekbir istisnası olmaksızın göklerde ve yerdeki tüm canlıların Allah'ı tesb'ıh ettiği ve O'na secde ettiklerini bildirmektedir:
"Görmez bilmez misin, göklerde ve yerde bulunan bütün canlılar,havada kanatlarını yayarak uçan kuşlar (kenilerine özgü bir şekilde) hep Allah'ı tesbîh eder;şanını yüceltirler.Onların hepsi Allah'a nasıl yakaracaklarını ve o'nun şanını nasıl yücelteceklerini bilirler.Şüphesiz Allah da onların yapıp ettiklerini bilmektedir."(Nûr 41.Ayrıca bak.Hac 18)

SevgiliPeygamberimiz, tedavi amacıyla kurbağaların öldürülmesini,"OnlarınvakvaklarıAllah'ıtesbihtir" gerekçesiyleyasaklamıştır.(Ebu Davud Tıp Hn.3871) Konumuzla ilgili daha genelniteliklibir hadislerinde ise şöyle buyurmuştur:
"Nice binilen hayvanlar vardır ki, onlar binicilerinden daha hayırlı ve
Allah'ı daha çok zikredicidirler."(E-Tac 4/351)

Bütün bu Kur'ân ve Sünnet bildirileri balıkları,sürüngenleri, kuşları, ve korku salan canavar görünümlüleriyle hayvanları, ‘Yaratanı zikreden dervişler' olarak tanıtmaktadır. Bu gerçeği görebildiği içindir ki Derviş Yunusumuz "Seherlerde kuşlar ile deryalarda mahi ile, sahralarda ahu ile" Mevlâyı çağırmak istemiştir.


Hayvanların Kendilerine Özgün Duâları Vardır

Allah'ı zikreden hayvanlar kendilerine özgü yöntemlerle O'na du da ederler. Bu gerçeği arslan örneğiyle bize açıklayan Peygamberimiz, onların inlerinde şöyle duâ ettiklerini bildirmektedir:
"Allah'ım! Beni iyi kullarından herhangi biri üzerine salma."

Peygamberimiz, "Balıklar ve karıncalar gibi hayvanların imanlı öğreticilere dua ettiklerini" de açıklamaktadır.( Tirmizî Hn.2685)
Onların kabul olunur dualar ettiklerini de şöylece örneklendirmektedir:
Ümmetinde bir grupla yağmur duâsına çıkan bir Peygamber, bu sırada bir karıncanın dua etmekte olduğunu görünce beraberindekilere şöyle der:

-Dönebilirsiniz artık.Karıncanın duâsı bereketiyle sizin duânız da kabul edilmiştir.(Hakim Müstedrek1/328)

Hayvanlar Duygulu Varlıklardır


4- Hayvanlar, insanlar gibi aralarında konuşan, ıstırap duyan, korkunun dehşetiyle irkilen ve de toplumculuk bilinciyle haberleşen varlıklardır. Neml Sûresi'nde, ordusuyla birlikte Hz. Süleyman'ın gelişini haber alan bir karıncanın diliyle bu gerçek şöyle açıklanmaktadır:
"Karıncalarla dolu bir vadiye geldiklerinde, bir karınca şöyle bağırdı:
-Ey karıncalar! Hemen yuvalarınıza girin ki, Süleyman ve ordusu farkında
olmadan sizi ezip geçmesin."(Neml 18)

 

Hayvanlarınhaklarınıngözetilmesinikonualanhadisleriyle Peygamberimiz,onlarınacıçekenduyguluvarlıklarolduğuna dikkatlerimizi çekmiş ve daima şöylece uyarıda bulunmuşlardır:
"Allah'ınyönetiminizaltınasoktuğuhayvanlarsebebiyleAllah'ın azabına uğramaktan korkmaz mısınız?"(et-Tac 4/353)

Bazı Hayvanlar İnsanların İnançları ve Yönetim Biçimlerine İlişkin Bilgiler Edinebilmektedir

5-Kur'ân'da karınca adını taşıyan Neml suresinde Hz Süleyman Peygambere,kuşlarla konuşma yeteği verildiği bildirilmekte,onun onları da istihdam ederek yönettiği açıklanmaktadır.Denetimde hazır bulunmadığı için Hz.Süleyman'ın cezalandıracağını ilan ettiği Hüdhüd kuşu,çok geçmeden gelerek ma'zeretini dile getirir ve ona kendisinin bilmediği bilgileri aktaracağını beyanla, Sebe' kraliçesi ve yönetimi yanısıra Sebe'lilerin güneşe tapar bir toplululk oldukları bilgisini verir.Bu diyaloğu Kur'ân'ın Neml sûresinin 22-26.âyetlerinde okuyabiliriz.

Bu âyetlerden, insan yönetimlerinin mümin veya kâfir, adil veya zalim oluşlarına bazı hayvanların da tanıklık edebileceklerini anlıyoruz.

Bazı Hayvan Türleriyle Konuşulabilecektir

Kur'ân bu konuda bize işaretler vermektedir.
Kur'ân, Hz.İsa'nın babasız doğduğunu açıklar.Onun,bazı insanların inkâr şovuna neden olan bu açıklamasından asırlar sonrasında,-çok yönlü sakıncaları bir tarafa- üreme amaçlı klonlamaya/genetik kopyalamaya; bir diğer anlatımla spermsiz gebeliğe/erkeksiz üremeye kapı aralanır.
Bunun gibi Kur'ân Hz Süleymanın kuşlarla konuşmasına ilişkin bilgi verir. O cinler yanısıra kuşlarla da konuşmuş ve karıncaların dilini anlamıştır ve Hüdhüd'ün verdiği bilgilere dayalı olarak işlem yapmıştır.Kurân ayrıca Kıyamet'e yakın bir dönemde yerden çıkarılacak dabbenin/canlı varlığın insanlara konuşacağını da bildirmiştir. (Neml82)
Peygamberimiz de bu konuya açıklık getirmiş ve şöyle buyurmuştur:
-Yırtıcı hayvanlar insanlarla konuşmadıkç Kıyamet kopmayacaktır.(et-Tac 5/336)
Peygamberimiz bize yaşanmış örnekler de vermştir.

-Allah şanınn artırsın- O,binek hayvanı imiş gibi kendisini binip dehleyen kişiye öküzün şöyle deiğini de anlatmıştır:
-Allah bizi binilmemiz için yaratmadı... (Buharî Enbiya52)

Bütün bu Kur'ânî ve Nebevî bilgiler hayvanlarla ortak bir dilin oluşturulabileceğine işaret olsa gerektir.

Zarar Verildikleri İçin Zarar Verirler

6-Yeryüzündeki bütün varlıklar gibi biz insanlar için yaratıldıklarından(Bakar 28) hayvanlar, insanlara doğrudan ve bilinçli olarak zarar vermezler-veremezler.Genelde yaratılış amaçları bilinerek korunulmadıkları ,doğal ortamlarından koparıldıkları, tecavüze uğratılıp tabîi hakları çiğnendiği ve kendilerine koruyucu nitelikli duâlarla, örneğin "Gökte ve yerde, Allah'ın adı anıldığında hiçbir varlık zarar vermez.O,işiten ve bilendir" türünden parola verilmediği için zarar verebilirler.(Ebû Dâvud Edeb 101)

Zarar görmemek için zarar vermemek gerektiğini bilen müslümanlar,kurdukları medeniyette hayvanlara zarar vermemek için çok büyük gayretler göstemişlerdir.
Örneğin, İslâm ordusu komutanı Ukbe bin Nafi'in Kayravan'da konaklarken insanlara hitabedercesine yaptığı şu konuşma,müslümanların, haklarına saygı duydukları için hayvanları da muhatap aldıklarını göstemektedir.
- Ey konaklamak istediğimiz bu alanın canlıları!Biz İslâm ordusuyuz.Konaklamak istiyoruz.Buradan çekilin ki size zarar vermeyelim.

Burada hatırlatılması gereken gerçek şudur:
Romanlara,senaryolara ve ve filimlere konu edilen şekliyle insanlara zarar vermek için bilinçle saldıran hayvan yoktur. Avlanabilmeleri,belgesellerinin çekilebilmesi ve hayvanat bahçelerinde ehlileştirilebilmeleri bunun kanıtıdır.
Bölümümüzümüz Peygamberimizin bir uyarısyla bitirelim:

- Hayvanlara verdiğiniz zararlarda ötürü Allah sizi bağışlarsa, pek büyük bir bağışa erdirilmiş olursunuz.(El-Metalibül-Âliye3/370)

Vazifelerimiz
Kur'ân ve Sünnet ışığında bizim için yaratıldıklarına ve bazı özelliklerine değindiğimiz hayvanlara karşı vazifelerimiz de vardır.

Hayvanların Hayat Haklarına Saygı Duymak
Öldürme hakkı yalnızca Allah'ındır.Hayvan da olsa hiçbir canlıyı öldürme yetkimiz yoktur. Rahmeti çok Rabbimiz hayvanları bizler için yaratmış,bazı türlerini keserek veya avlayarak yararlanabileceğimizi bidirmiştir. Biz ancak O'nun verdiği izinle ve Elçisi Hz.Muhammed'in açıkladığı şekilde işlem yapabiliriz; Besmele çekip Tekbîr getirir böylece kulluk bilincimizi pekiştirerek usulüne uygun bir şekilde kesim yaparız ve av hayvanımızı salarız.

Allahın yaratıcılılığına inanmayan veya hayvanın O'nun verdiği izinle öldürülebiceğini kabul etmeyen kişinin eylemi, -insan öldürme gibi- cinayettir.Kestiği ve avladığı hayvanın etini yemek de haramdır.
Kesim ve avlanma ruhsatı verilenlerin dışındaki hayvanların öldürülmesi yasaklıdır. Örneğin Peygamberimiz dişleri, gagaları ve pençeleriyle öldürücü hayvanların ve kuşların avlanılmasını ve etlerinin yenilmesi ve derilerinin kullanılmasını yasaklamıştır.
Sevgili Peygamberimiz hayvanların bir yerde kapalı tutularak veya aç bırakılarak öldürülmelerini de yasaklamıştır.
Peygamberimiz tıbbî bir amaçla kurbağa öldürüp öldürmeyeceğini soran kişiye,"Onların vakvakları Allah'ı tesbîhtir." gerekçesiyle onay vermemiştir.
Öldürülmeleri onaylanabilecek hayvanlar fıtratları bozularak ölümcül saldırıda bulunabilecek olanlardır.
Hayvanları gereksiz olarak öldürmenin sorumluluğu,azaba uğratacak şekilde büyüktür.Peygamberimiz hapsederek ölümüne sebep olduğu kedisinden ötürü bir kadının kabir azabına uğratıldığını bildirmiştir.O, sebepsiz öldürülen serçenin Allah'ın huzurunda, katili aleyhine dava açacağını duyurmuştur.Onun kendisini ısıran karınca sebebiyle karınca yuvasını yaktıran bir Peygamberin, Rabbimiz tarafından şöylece yerildiğini de dile getirmiştir:
- Seni ısıran bir karınca sebebiyle beni tesbîh edip yücelten bir topluluğun canına mı kıydın?
Verilen örnekler ışığında doğal çevreyi kirleterek, ekolojik dengeyi bozarak ve çıkar hırsıyla avlanarak ölümlerine sebep olduğumuz hayvanlardan sorumlu olacağımızı söyleyebiliriz.

Yapılan açıklamalar, hayvanların hayatlarına saygı duyulması gereğini,
öldürme hakkının yalnızca Allah'a özgü olduğunu göstermektedir.


Hayvanlara Merhametli Olmak

Hayvanlara karşı temel görevimizlerimizden biri de merhametli olmaktır. ÇünküPeygamberimiz, "Can taşıyan her bir
varlığaacımaktan ötürüsevaplandırılırsınız" buyurarak ahlâkî atılımlarımızıhayvanlarada yönlendirmiştir.
-Allah şanını artırsın- Peygamberimiz, Mekke'nin fethi günü yavruları memmelerine yapışmış bir köpeği ve Veda haccı yolculuğu sırasında vücûduna ok saplanmış yaralı bir ceylanı gördüklerinde,rahatsız edilmemelerisi için başlarına birer görevli koydurmuştur.( Nesâî Menâsik 78, A.Köksalİslâm Tarihi 8/212)
O,önceki ümmetlerden olup bir köpeğin susuzluğunugideren fahişenin günahlarınınbağışlandığını bildirmişve
bizimiçin de bağışlanabileceğini müjdelemiştir.(Buharî Enbiya 54)
Peygamberimiz,bir soru üzerine kedi artığının pis olmadığını açıklamış ve bu hükmünü kedinin ev halkından olduğu yargısıyla gerekçelendirmiştir.(Ebû Dâvud Tahâre 38)
Onun merhamet çizgisinde yetiştirdiği sahâbîlerinden Hz. Enes söyle anlatıyor:
-Yolculuksırasındabirmolaverdiğimizdehayvanlarımızınbakımıve rahatlarını sağlamadan ibâdetimizi bile yapmazdık(Buhari Edeb 77)
Onun yetiştirdiği bir diğer sahabisi olan Adî b.Hatem de karıncalara ufalayarak ekmek serper ve şöyle derdi:
-Onlar bizim komşularımızdır, üzerimizde hakları vardır.(Üsdül-Ğabe 4/10)
Konakladığı bir sonraki yerde, üzerinde gördüğü karıncayı,arkadaşlarından koparıldığı için üzülmüştür gerekçesiyle ilk konaklama yerine dönerek bırakan mâna eri,bizim insanımızdır.
İslâm ümmeti böyle bir terbiyenin varisi olduğu için Medeniyetimizde hayvan ve kuş vakıfları ve hastahaneleri kurulmuş,cami duvarlarına kuş evleri yapılmıştır.
Bu bölümümüzü,Şanlı Peygamberimizin, sahâbî Usâme b.Zeyd'e ve onun şahsında biz müminlere verdiği öğütle bitirelim:
-Aç canlıyı dikkatle izle.Zira Kıyamet günü,şikâyet edilirsin.(Nesâî Dahâya 42)
Bölümümüzü, koyunumu keserken ona acıyorum diyen bir sahabiye Peygamberimizin sözleriyle noktalayalım:
-Ona merhamet edersen Allah da sana merhamet eder.(M.Zevâid/32)
Merhametli olma görevimizi gereğince yapabilmek için onlara acı verilmemesi de gerekir.

Hayvanlara Acı Vermemek

Onlara acıvermemekiçinilişkiliolduğumuzhayvanların yavrularına ilişmemek, onları aç bırakmamak, taşımakta zorlanacakları yükü vurmamak, yoracakşekildeçalıştırmamak,yavrularınıbeslemelerineengelolacak şekilde onları sağmamak... gerekir.
SevgiliPeygamberimiz,yavrularıalındığıiçinçırpınanserçecikten ötürü sahâbîlerini yermiş ve onlara şöylece çıkışmıştır.
-Yavrularını alarak bu kuşa kim acı verdi? Veriniz ona yavrularını.(et-Tac 5/18)

Merhamet yüklü şahsiyetini görünce gözleri dolarak inlemeye başlayan deveyiokşayaraksükûneteerdirenPeygamberimiz,huzurunacelbettiği sahibini de yerici bir üslûpla şöylece uyarmıştır:
-Allah'ın sana ihsan buyurduğu bu hayvanın haklarını çiğnemekten dolayı
Allah'ın azabına uğramaktan korkmuyor musun? Bak, hayvancağız kendisini aç bıraktığını ve yorduğunu bana şikâyet ediyor.(et-Tac 4/353)
SanlıPeygamberimiz,keçisinisağmaktaolankişiyedeşöyleceöğüt vermiştir:
- Keçini sağınca, yavrusunu besleyebilmesi için geride süt bırak.

O, hayvanlara acı verilmemesi için sağım yapanların tırnaklarını kesmelerini de öğütlemiştir.(M.Zevaid 8/196)

İşkence Yapmamak da Vazifemizdir

Peygamberimizin diliyle hayvanlara acı vermeyi yasaklayan yüce dinimizin acı vermenin ileri boyutu olan işkenceyi yasaklayacağı açıktır. Meselâ, hayvanların canlı iken herhangi bir organını kesmek, onları canlı canlı silahlı atışlara hedef kılmak, yüzlerine vurmak, yüzlerinden dağlamak, birbirleriyle dövüştürmek,yiyecekbulmalarını engelleyecek şekilde hapsetmek, beceriksizlik ve donanımsızlık sebebiyle kesimlerini işkenceye dönüştürmek,onlarınüzerlerindebulunuyorken sohbetetmekve benzeriuygulamalardabulunmakyasaklandığımız işkence nitelikli haram işlemler arasındadır.
ÇünküPeygamberimizinsözleri,işlerivedeğeryargılarıbu doğrultudadır.
• Allah şanını artırsın, canlı hayvanların organlarını keserek onlara müsle/işkence yapanların Allah'ınrahmetindenyoksun kalmaları bedduasında bulunmuştur. Can taşıyan varlıkların nişangâh kılınmasını lanetlemiştir.(Buhari Zebaih 25,Abdürrezzak el-Musannef 4/348)
Yüzündendağlananbirhavanıgörüncedeöfkesinişöylecedile getirmiştir:
-(Buyaptığınıznedir?)Hayvanlarınyüzlerindendağlanmalarıve dövülmelerini lânetleyerek yasakladığımı bilmiyor musunuz?(et-Tac 4/351)

 

• Peygamberimiz, hayvanları birbirleriyle dövüştürmeyi de açık ve kesin bir dille yasaklamış, bu yasağını horozlardan develere bütün hayvanlara teşmiletmiştir.O,kedisinihapsederekölümünesebepolankadının şahsında bu gibi eylemlerin Cehennem azabına düşürebileceği uyarısında da
bulunmuştur.

 


Peygamberimiz,güzelliği boyutlandırarak, kesim yapıldığında güzel yapılmasını, örneğin hayvanların bıçaklar iyice biletilerek işkence edilmeksizin/ıstırap verilmeksizin kesilmesini de şöylece emretmiştir:

"Allah yapılacak her şeyin güzel yapılmasını emretmiştir.Öldürürken güzelce öldürünüz.Hayvanınızı keserken de güzelce kesiniz.Bunun için kesim yapacak kişi bıçağını iyi biletsin de hayvanının ıstırabını hafifiletsin."(İ.Mace Zebâih 3)
Hayvanlarınüzerlerindeikensohbetedalınarakişkenceye uğratılmalarını da şöylece gerekçelendirerek yasaklamıştır:
-Nice binilen hayvanlar vardır ki, onlar binicilerinden daha hayırlı ve
Allah'ı daha çok zikredicilerdir.(Mecmeüz-Zevâide 8/107,et-Tac 4/351)

Bu bölümü,konumuzu özetleyici bir hadisle bağlayalım:

"Hz.Peygamber hayvanlara işkence yapanları lânetledi."


Yaratıllış Düzenleriyle Oynamamak

Hayvanların yaratılış düzenleriyle oynamak da bir zulümdür/işkencedir. Bunun içindir ki Peygamberimiz hayvanların iğdiş edilmelerini şiddetli bir dille yasaklamıştır.(Fethül-Bari 9/21)
O, "eşeklerinatlarlaçiftleştirilmesi"şeklindekibir tür işkence olan" talebi de, "Bu gibi işleri ancak, gerçeklerin bilgisinden yoksun olanlar yapabilir." buyurarak geri çevirmiş ve yasaklayıcı tavır koymuşlardır.
ÖrneğimizPeygamberimiz,organlarının kesilmesini yasakladığı hayvanlarınyaratılışdoğrultularıyla çatışacakşekilde kullanılmalarını dayasaklamış ve bu amaaçlageçmiş topluluklarda yaşanmış bir olayı şöylece aktarmıştır:
Adamın biri ineğini sürüyordu ki, bir ara sırtına binerek dehlemeye başlar. Bunun üzerine hayvancağız dile gelerek söyle sızlanır:
- Biz binilmek için yaratılmadık.Tarımda kullanılmak için yaratıldık.(Buhari Enbiya 52)


Hayvanları Putperestliğe ve Haramlara Aracı Kılmamak

Hayvanlar da Yaratanı tanıyan,onu anan ve ona duâ edebilen varlıklardır.
Onları Allah'tan başka varlıklar için örneğin siyasîler ve sanatârlar için kesmek, Allah'a ortak koşmak olarak nefsimize olduğu gibi şerre alet etmek yoluyla hayvanlara da zulümdür.(En'âm 122)

Hayvanların bir kısmını helâl görüp diğer bir kısmını haram kılmak ve kutsallaştırmak da Kur'ânî bir yasak olarak Allah'a isyandır; nefse ve hayvanlara zulümdür.(En'âm 138-9)
At yarışları ve deve ve horoz dövüşleri gibi yöntemlerle hayvanları kumar aracı kılmak da onları aşağılamaktır.

 

Kur'ân'ın bir kuş türü olan Hüdhüd'ün diliyle Allah'a ortak koşmayı şeytanî bir işlem olarak nitelemesi,Peygamberimizin, sırtına binilen öküzün ve avı elinden alınan kurtun isyanını dile getirmesi ve bilinçli olarak duâ ettiklerini açıklamasından hayvanların putperestliğe ve haramlara âlet edilmekten şikâyeçi olabileceklerini anlıyoruz.Bunun gibi hayvanların kendileri için yaratıldıkları insanlara ürün vermekten,ilaç olmaktan,hizmet etmekten ve onlar tarafından Allah'a kurban edilmekten haz duyacaklarına inanıyoruz.


Hayvanlara Karşı Vazifelerimizi Açıklamamızın Amacı Nedir?
Hayvanların çok büyük bir bölümünü sadece televizyon belgesellerinde görebilirken bu konuya yer vermemizin amacı, İslâmî çizgide hayvanlara karsıvazifelerimiziaçıklayarak insanhaklarınasaygınınönemini hatırlatmaktır.

Niçin Kurban Kesiyoruz?


Hayvanlar Şükretmemizi Gerektiren Nimetlerdir

Bizler için yaratılan, bildiğimiz ve bilmediğiz nice şekillerde kendilerinden yararlandığımız hayvanlar,Rabbimizin lütfettiği şükür isteyen nimetlerdendir.
Konumuzbağlamındaşükür görevimizi, hayvanların bize Allah'ın bir ihsanı olduğunu düşünüp bunu şükran dolu sözlerle dile getirerek ve de onlardan yararlandığımız gibi yararlandırarakyapabiliriz.Yapmakla da yükümlüyüz.Bunun içindir ki en fazla yararlandığımız küçük ve büyük hayvanlarımız için zekât vermekle emrolunduk.Zekâtın dışında onları çevremize ödünç vermekle ve ücretsiz tohumlatmakla görevlendirildik.
Dolayısıyla şükrümüzü zekât ve ödünç vererek, kullandığımızyünlü giysilerveeşyadan bağışlayarak ,yediğimiz sütürünlerive etlerden alıp ikram ederek ve kurban keserek yapabiliriz.


Kurban Kesmek Şükretmektir

Bize lütfedilen hayvanlardan ötürü şükrümüzü sunabileceğimiz bir şükür yolu da bu hayvanlardan kurban etmektir. Yalnızca Allah'a secde etmek
ve sadece O'nun adına yemin etmek gibi, ancak ve ancak O'nun rızası içinkurbankesmekdeKur'ân'ınvePeygamberîsünnetin onayladığıve öğütlediği bir ibadettir.

Kurban İbadeti

ve Kurban İbadetine ilişkin 19 Soru-Cevap


SORULAR ve CEVAPLARI

Soru 1: Kurban İbadeti İslâm Dini ile mi Başladı? Diğer Dinler ve Kültürlerde de Kurban İbadeti Var mıdır?
Cevap: İslâm Dini Hz.İbrâhim, Hz. Mûsa ve Hz.Îsa dahil Hz.Âdem'den Hz.Muhammed'e kadar Allah tarafından insanlığa gönderilmiş on binlerce Peygamberin tebliğ ettiği dinin ortak adıdır. Hz Muhammed bu dinin son ve evrensel kılınan Peygamberidir. Onun tarafından tebliğ edilen/iletilen Kur'ân da bu dinin son ilâhi kitabıdır. Kur'ân'ın açıklamasına göre, yeryüzünün bütün toplumlarına Peygamber gönderilmiştir.Peygamber gönderilen toplumlara da kurban kesme ibadeti emredilmiştir. Bu gerçek Kur'ân-ı Kerîm'de şöylece açıklanmaktadır:

"Bizher birümmete,Allah'ınkendilerinerızıkolarak verdiğikurban kesmeye uygun hayvanlardan kurban keserken O'nun adını zikretsinler diye kurban kesme ibadetini meşru kıldık/görev olarak yükledik. Sizin ilahınız tek bir ilahtır, O'na teslim olun. (Ey Peygamber!) Teslim olmuş o mütevazı kulları müjdele."(Hac 34)

Peygamberlerin ortak tebliği olan ve Hz.Muhammed çağı öncesinde bütün dünyayaya yayılmış bulunan İslâm'dan sapmış tüm inanç sistemlerinde ve onların etkisiyle yerel kültürlerde kurbanın izleri ve uygulamaları görülmektedir.Ancak orijinal yapısı ve özelliklerini yitirmiş olan kurban ibadeti, çeşitlendirilmiştir. Bazı toplumlarda çocukların ve kölelerin kurban edilmesi şekline büründürülerek Allah'a ortak koşma eylemine dönüştürülmüştür.Sosyal dayanışma özelliğini de yitirmiştir.
Yüce Allah bu ibadeti, Kur'ânla yeniden bildirmiş, nasıl yapılacağını da Hz.Muhamed'le örneklendirmiştir.

Soru 2:  Kurban Kesmenin Amacı Nedir?
Cevap: Kurban kesmenin amacı, yaratıcımız olan Allah'a şükredici kul olmaktır.
Yüce Rabbimiz, yer yüzündeki küçük büyük bütün hayvanları biz insanlar için yaratmıştır. Onlardan doğrudan ve dolaylı olarak yararlanmaktayız. En fazla faydalandıklarımız da küçük ve büyükbaş dediğimiz deve, sığr, koyun ve keçi cinsleridir. Rabbimiz bize, verdiği nimetlerden ötürü şükredici kullar olmamızı emretmektedir.O'na şükredici kul olabilmek için nimetleri O'ndan bilmek ve verilen nimetlerden vermek gerekir. Hayvanlar özelinde şükredici olabilmek için de onlardan zekât ve ödünç verme yanısıra kurban keserek bir kısmını olsun çevremize dağıtmak gerekmektedir. Kurbanda amacın Allah'a şükretmek olduğu Kur'ân'da bir çok âyette açıklanmaktadır.Biz burada, kurbanla ilişkili bir âyet olan Hac sûesinin 34.âyetini sunmakla yetiniyoruz:
" Olgunlaştıklarında kurban edeceğiniz hayvanları da Allah'ı hatırlatan sembollerden kıldık.O hayvanlarda sizin pek çok faydalar vardır. Kesim için sıraya dizildiklerinde onları Allah'n adını anarak kurban edin. Can verdiklerinde onların etlerinden yiyin.İhticanı arzeden ve edemeyen yoksullara da yedirin. Faydalanmanız amacıyla bu hayvanları yönetimize vermemiz şükredici kullar olmanız içindir."

Soru 3:  Kurban Kesmek İbadet Midir? Yoksa Bir Gelenek midir?
Cevap:  Kurban kesmek ibadettir.
Kur'ân-ı Kerim'in Saffat ve Bakara sûrelerinde; Hz. İbrahim ve Musa kıssalarında kurbanın meşruyetine işaret buyrulmakta, Kevser Suresi'nde Şanlı Peygamberimiz Hz. Muhammed'e (sav) kendisine özgü bir görev olarak kurban kesmesi emrolunmaktadır. Ayrıca Bakara ve Hac sûrelerinde bazı şartlarda hac ibadetininbirgereği olarak kurban kesilmesi de mecburileştirilmektedir.
Kur'ân'da Allah'ın şeairi, yani dininin saygı
gösterilmesigerekentoplumsalbirgöstergesiolaraksunulan kurbanın genelde bütün ümmetlere, özelde İslâm ümmetine yüklenilmiş bir görev olduğu da Hac Suresi'nde şöylece duyurulmaktadır:
"Bizherümmete,Allah'ınkendilerinerızıkolarakverdiğikurban kesmeye uygun hayvanlardan kurban keserken O'nun adını zikretsinler diye kurban kesme ibadetini meşru kıldık. Sizin ilahınız tek bir ilahtır, O'na teslim olun. (Ey Peygamber!) Teslim olmuş o mütevazı kulları müjdele."
Yukarıda sunulan bilgiler ve anlamı sunulan âyet, kurbanın tüm insanlık için meşrulaştırılmış bir şükür yolu ve İslâm Ümmeti'ne yüklenmiş bir ibadet görev olduğunu açıklamaktadır.

Soru 4: Kurban Terkedilmesi Günahkâr Kılacak Farz Bir Görev midir?
Cevap: Sevgili Peygamberimiz, kurban kesmenin Kur'ânî bir şükür yolu olduğunu pekiştirmeki&ccdil;in,umrelerivevedahaclarındakurban kestiğigibi, Medine'yehicretininikinci yılındanitibarenheryılKurbanBayramı günlerinde kurban kesmiş ve kurban kesmenin pek hayırlı bir ibadet olduğu beyanla bu ibadete yönlendirmiş ve yüreklendirmiştir.
-Allah şanını ve bağlılarını artırsın- O, şöyle buyurur:
"İnsan, kurban bayramı günlerinde Allah katında kurban kesmekten daha
sevimli bir amel-ibadet yapmadı (ve de yapamaz).

Kurbanlarınız, kıyâmet gününde boynuzları, tırnakları ve kılları ile
(Allah'ın huzuruna) gelecek.

ÇokiyibilinizkiKurbanlarınızınkanıyeredüşmedenkurban
ibadetiniz Allah (katında varacağı) mekâna yükselir."5

Allah'ınverdiğinimetlerdeO'nunadınıanarakveO'nunmutlak egemenliğine imanı yineleyerek şükredici kul olmak için meşrulaştırılmış olsadaİslâm,kurbankesmeyi,namazvehacgibifarzbirgörev kılmamıştır.

Başta Hz. Ebu Bekir ve Ömer olmak üzere, sahabilerin büyük çoğunluğu ve İslâm bilginlerinin kahir ekseriyyeti, kurban kesmeyi müekked sünnet bir amelolarakgörmüşlerdir.Birdiğer ifadeyle,kurban kesilmesibüyük sevap sağlayan,fakatkesilmemesi günahdoğurmayanbiramelolarak değerlendirilmiştir.6

Hanefî Mezhebi müctehidlerinden İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed de bu görüştedir. Yalnızca İmam-ı Azam Ebu Hanife ve O'nun izini takip edenler, Peygamberimizin,"Kurbankesecekgücüveimkânıolupdakesmeyenler namazgâhımızayaklaşmasınlar."anlamındakihadisiyledelilgetirerek, nisab ölçüsünde mali imkâna sahip olanlar için kurban kesmenin vacip bir görev olduğu ictihadında bulunmuşlardır.7
(Nisab mikdarı,aslî ihtiyaçların dışında örneğin 85 gram altın veya değeri para veya ticaret malıdır.Kurbanda nisab kırk koyun veya keçi alabilecek mikdar olarak da belirlenebilir.)

Soru 5: Kurban Kesme Yerine Bedeli Verilebilir mi?

Cevap: Kurban Bayramı günlerinde kurban kesme yerine bedelini tasadduk
etme/verme görüşü,ilk mümin nesil olansahabilerdönemindenberi bazı bilginlertarafındanileri sürülmüştür.Ancak bu görüş,kurban
kesmenin Kur'ân doğrultusunda Hz. Peygamberin uyguladığı İslâmî nişan vasıflı pekiştirilmiş bir ibadet olduğu gerekçesiyle kabul buyrulmamıştır. Konuyu açalım:

Kurban genel kabul gören anlayışa göre yapılması sevap kazndıracak
ameldir.Kişi kurban keserek sevap kazanabileceği gibi, Allah rızası için yardım yaparak da kazanabilir. Çevresinin ihtiyaçlarına göre ikisi arasında tercih de yapabilir.Ancak kurban ibadetine niyet ederek bedelini veremez.
Kurbanın zamanı belirli olduğu ve İslâm karşıtlarınca kurban ibadeti önemsizleştirilmeye çalışıldığı için yaşadığımız dönemde kurban kesme tercih edilmelidr.

Soru 6: Kurban İbadetini Nasıl Değerlendirmeli,Kesmek İçin Bütçemizi Zorlamalı mıyız?

Cevap: İslâmbilginlerininsorumlulukderecemizibelirlemekiçinmüekked sünnettirveyavaciptirşeklindeki değerlendirmeleri,kabuletmemiz halinde bizi bağlar. Bizi asıl bağlaması gereken hakikat, kurban kesmenin Peygamberimizin sürekli olarak yaptığı ve yapılmasını öğütlediği Kur'ânî amel olmasıdır. Bu sebeple bütçelerini zorlamadan kurban kesebilecekler kurbankesmelidir.Keserkenkendimiz içinyalnızcaAllah'ınrızasını hedeflemeli,kurbanımızın etlerini,fakir akrabamız ve komşularımız için kavurmaşölenine dönüştürmeliyiz. Ancak, dinimizin şiarı olan kurbanlar kesilirken, sağlık şartlarına uymalı,kesimeestetik bir boyut kazandırılmalıdır.
Zira, Peygamberimiz,Allah'ınherşeyin güzelyapılmasını emir buyurduğu gerçeğini açıkladığı hadislerinde, bıçakların bilenerek hayvan kesiminin güzelyapılmasıörneğini vermişler,
kesimibirhamlede gerçekleştirenlerin hayvana acı verenlerden daha çok sevap alacaklarını müjdelemişlerdir.9

Biz Müslümanlar değil kurban kesmek, yalnızca Allah'ın verdiği izinle
veO'nunadınakesilebilecekleriinancıveeylemiyle,kesilecekbütün hayvanları da kurbanlaştırmakla yükümlüyüz.
Cevabımızı bir hadisle balayalım:

"Ey mü'minler! Kurbanlıklarınızı araştırınız; sağlıklı olanlarını seçiniz. Zira onlar geçmek zorunda olduğunuz âhiret köprüsü üzerindeki binekleriniz(gibi)dir."

Soru 7:  Hangi Hayvanlar Kurban Edilebilir?
Cevap:  Deve,sığır, koyun, keçi sğır ve deve cinsnleri kurban edilebilir.
Kurban, beş yaşını bitirmiş deveden, iki yaşını ikmâl etmiş sığırdan; bir yaşını tamamlamış koyun ve keçiden olur. Koyun ve keçi bir kişiden; deve ve sığır, yedi kişiden kurban olur. Ancak, genel kabule göre o yedi kişinin kurban niyetinde birleşmeleri şarttır. Kurban edilecek hayvanlar, vücutça sağlam; gürbüz ve arızasız olmalıdır. Bir veya iki gözü olmayan kör; kesilecek yere kadar yürüyemeyen topal; sürüyü takip edemeyecek derecede zayıf; boynuzu, kulağı kökünden veya yarısından fazla kopmuş; dişlerinin çoğu dökülmüş; hayvanlardan kurban olmaz. Uyuz vesaire gibi hastalıklar dolayısıyla bir deri bir kemik kalmış hayvanlardan da kurban olmaz.(Ebu Davud Dahâya 6)
Soru: İğdiş Edilmiş Hayvandan Kurban Olur mu?
Cevap: Olur, fakat mecbur kalınmadıkça fakat tecih edilmemelidir.
Allah'ın yarattığı varlık yapısına müdahale, Kur'ân'la açıklanan Şeytanî bir işlemdir.Hayvanların cinselliklerine karşı işlenen bir zulümdür. Kur'ânî çizgide Peygamberimiz de "Devenin, sığırın, koyunun ve atın iğdiş edilmesini şiddetl bir dille yasaklamıştır."(Beyhaki S.Kübra Hn.20289, M.Zevaid Hn.9368)
Bazı İslâmm bilginleri ayvanların iğdiş edilmesini yaratılışa müdahale ve hayvana zulüm nitelikli haram bir işlem olarak gördükleri halde, haramlığı eti yenmez hayvanlara tahsis etmektedirler.Eti yenilebilir hayvanların da küçüklüklerinde ve etlerinin lezzetlendirilmesi amacıyla iğdiş edilebileceklerini söylemektedirler. Bu görüşleri, İslâmla bağdaştırmak mümkün değildir. Nitekim Hz.Ömer ve Enes b.Malik gibi büyüklerimiz nesli olan hayvanların iğdiş edilmesine onay vermemişlerdir. (İ.Hacer Fethül-Bari... 9/22,Abdürezzak El-Musannef Kitabil-Menasik Babül- İhsa 4/349)
Peygamberimiz tarafından yasaklanan iğdiş ameli

Ali Rıza DEMİRCAN

http://www.alirizademircan.net/hayvanlara-bakisimiz-gorevlerimiz-kurban-ibadeti-ve-kurban-ibadetine-iliskin-19-soru-cevap-5-273h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim