Eşcinsellik İnsan Doğasıyla da Çelişen Bir Haramdır

Eşcinsellik İnsan Doğasıyla da Çelişen Bir Haramdır
Bismillahirrahmanirrahim

Bizleri en güzel kıvamda erkek ve kadın olarak yaratan ve bizler için üreme kanununu takdir buyuran Yüce Allah'ımıza hamd ederim.

Bizleri eşcinsellik konusunda da uyarıp yönlendiren Aziz Peygamberimiz biricik hayat önderimiz Hz. Muhammed'e kalbi bağlılıklarımı arz eder, insanlara tebliğ ettiği esasların daha bir yaygınlık kazanmasını Yüce Mevla’mızdan niyaz ederim.

Sevgili kardeşlerim Bilmemiz Gerekenler genel başlığı altındaki sohbetlerimizin bu bölümünde “Eşcinsellik İnsan Doğasına da Aykırı Bir Haramdır” konusunu işlemeye başlayacağız. Bu ve gelecek sohbetimizi bu konuya ayıracağız İnşallah…

Eşcinsellik/Homoseksüellik Haramdır

Sevgili kardeşlerim! Bir temel hakikate bir daha değinelim.

Yüce Mevla’mız biz insanları muhteşem bir şekilde yaratmış, yeryüzü ve göksel varlıkları bizim hizmetimize sunmuş ve bizleri de kendi zâtına ibadetle yükümlü kılmıştır. Biz Rabbimizin Kur’anî emirlerine uyarak ve de Kur'anî yasaklarından sakınarak O’na ibadet ederiz. Yani hayatımızı İslâmîleştirerek de kulluk görevimizi yapmaya çalışırız.

Rabbimizin yasaklarından biri de eşcinselliktir. Faiz nasıl bir haramsa, yalan nasıl bir haramsa, karşı cinsler arasında nikâh dışı ilişki olan zina nasıl haramsa eşcinsellik de öylece haramdır.

Eşcinsel Duygusal Değil Aktif veya Pasif İlişkiye Girendir

Burada bir noktaya dikkatinizi çekmek isterim; biz bu sohbetimizde/yazımızda eşcinsellik derken aktif veya pasif ilişki içine giren insanları kast ediyoruz. Yoksa duygusal yakınlık ve de yaratılıştan kadınsı tavırlar sergileyen ve konuşmalar yapan insanlar konumuzun dışındadır. Çünkü insan iradeli davranışlarından sorumludur.

Yüce Rabbimiz bizi denemeye uğrattığı için varlığımıza bütün güzellikleri ve çirkinlikleri kodlamıştır.(Şems 7-8) Güzelliklere eğilim gibi çirkinliklere eğilim de doğamızda vardır. Dolayısıyla eşcinsellik de eğilimi duyulabilecek bir olgu olarak karşımıza çıkabilir. Bunun içindir ki bilgilenmek, bilinçlenmek ve Rabbimizin ve de Peygamberimizin buyrukları çizgisinde yaşamakla yükümlüyüz. İhmalkârlık azim ve olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Eşcinsellik Kur’ânî Haramdır

Sevgili kardeşlerim! Zaman zaman dikkatleri çekmeye çalışıyorum. Bu din ne idüğü belürsüz hurafelere ve menkıbelere dayanmaz. Ahmet'in, Mehmet'in sözlerine istinad etmez. Bu dinde görevlerimiz de Kur’ân'a dayanmak konumundadır. Yasaklar da Kur'ân'dan deliller gerektirmektedir. Diğer haramlarda olduğu gibi eşcinselliğin de haramlığına delalet eden Kur’ânî buyruklar vardır. Bunların başında Hazreti Lut'un tebliğleriyle konulan eşcinselliğe ilişkin yasaklar ile eşcinsel kavminin helakini konu alan ayetler gelmektedir.

Evet, biz bu ve gelecek sohbetimizde bu ve ilgili diğer ayetlere dikkatlerimizi çekmeye çalışacağız. Önce Hz.Lût hakkında kısaca bilgi verelim. Sonra da Hz. Lût’'un kavmi bağlamında konulan yasaklar Ümmet-i Muhammed’i nasıl bağlamaktadır konusuna değinerek açıklamalarımızı sürdürelim.

Allah’ın Resûlü Hz.Lût ve Tebliği

Hz. İbrahim’in çağdaşı olan Hazreti Lût insanlık semasının yıldızlarından olan bir şahsiyettir. Kur'ân ifadesiyle, “Allah'ın rahmeti içine daldırdığı muhteşem bir Nebi’dir.” (Şuara 162; Enbiya 75) bu ifadelerin altını özellikle çiziyorum. Çünkü tahrif edilmiş olan İlahî Kitap Tevrat'ta, Hazreti Lût ile alakalı öylesine ahlak dışı ifadeler yer almaktadır ki bu ifadeler sıradan insanlar için kullanılsa bile insanı ürpertecek niteliktedir. (Tekvin 19/30-36)

Kur’ân-ı Kerim'de 27 defa Zikri geçen Hazreti Lût, Allah'ın Filistin yöresinde Lût Gölü çevresinde yer alan Sodom ve Gomore denilen şehirlere Nebî/Resûl (Peygamber) olarak gönderilmiş bir şahsiyettir. Peygamberlik görevini yapmaya çalışmış ama azgınlaşan eşcinsel kavmi onu yalanlayıp Allah’ın egemenliğini ret emiştir. Sonuçta Hazreti Lût'un bedduaları sonucu helâke maruz kalmıştır. Helakin kalıntıları da bugün mevcuttur. Kur'ân bu kalıntılara da şöylece işaret etmektedir:

“Elem verici azaptan korkanlar için onların helâk edildiği yerde kanıtlar bıraktık.” (Zariyat 37)

Hazreti Lût'un tebliğini Kur'ân'la delillendirmek için burada yalnızca Şuara Sûresi’nin 161 ve devamında yer alan âyetlerin kısaca meâlini/anlamını sunacağım:

“Kardeşleri Lût kavmine şöyle dedi: (İnandığınız Rabbiniz Allah'ın emirleri ve yasaklarına/yaratılış yasalarına) aykırılıktan kaçınmayacak mısınız? Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'a isyandan vazgeçin ve sizi doğru yola iletecek olan bana itaat edin. Ben sizden bir ücret istemiyorum; (bana şöyle şöyle siyasi imkânlar, böyle böyle ekonomik kazançlar sağlayın, demiyorum.) Benim mükâfatımı bütün varlıkların yaratıcısı olan Rabbim verecektir.

Allah sizin için karşıt cins kadınlardan eşler yaratmış iken kadınları bırakarak erkeklere mi yöneliyorsunuz? Hayır hayır, siz başka değil azgın bir topluluk sunuz. (Sizlere tebliğ edip duruyorum ama bilesiniz ki) bu ahlaksızlığınıza derinden öfkeliyim.”

Hulasa edersek Hz. Lût diğer bütün Peygamberler gibi Allah'a ve âhiret hayatına imana ve bu inancı pekiştirmeye çağırmış, Allah'ın emirleri ve yasaklarına aykırılıktan sakındırmıştır. Özellikle eşcinsellikten kaçındırmıştır. Kendilerinden siyasî ve ekonomik bir beklentisi olmadığını, bunu niye dikkate almadıklarını dile getirmiştir. Uyarılarıyla sonuç alamayınca kırılma noktasına gelerek beddua eden diğer Peygamberler o da biter ve bedduaya sarılır:

 “Yarabbi beni ve bana inananları, onların yaptığı ahlâksızlıktan koru.”

Rabbim! Doğal cinselliği eşcinselliğe dönüştüren bu bozgunlara kaşı bana yardım et.”       

Onun bedduasının ardından da taş yağmuru ile helak edilirler.

Dîni Tebliğ Edecekler KarşılıkBeklememelidir

(Bu arada bir de şu gerçeği ifade edelim: Allah'ın dini İslâm’ı tebliğ edecek insanlar, insanlardan maddî veya manevî hiçbir şey beklememeli, siyaset ricaline, zenginlere boyun eğmemelidir. Allah'ın dinini tebliğ edecek insanların temel vasfı istememek olmalıdır. Öyle gelene el öptüren, gidenden yardım bekleyen, görüştüğüne mal satmak isteyen hakiki İslâm davetçisi olmaz. Halkımız artık bunları bilmelidir.)

Burada odaklanmamız gereken nokta Hz.Lût’un kavmi bağlamında konulan eşcinsellik yasağının biz Huhammed ümmetini nasıl bağladığı hakikatidir.

Hz.Lût’un Eşcinselliği Yasaklayıcı Tebliğleri Bizleri de Bağlar

Allahû Zülcelal bütün Peygamberlere muhakeme yeteneği ve gücü vermiştir. Onlara bir de Kur'ân'ın el-Kitab dediği îman ve yaşam kurallarını içeren Kutsal Kitap verilmiştir.(Enam 83-90; Âl-i İmran 79,81;…) Kur'ân'ın beyanına göre her topluma el-Kitap verilen Peygamber gönderilmiştir.(Fatır 24)

Dikkatten kaçırıyoruz. Dünyanın bir ucundan diğer ucuna neresine giderseniz gidin birbirine benzeyen inançlar, ritüeller ve  uygulamalar görülür. Bunun sebebi her bir topluluğa bir Peygamber gönderilmiş olması ve her bir Peygambere de ana hatlarıyla aynı hükümleri içere el-Kitap indirilmiş olmasıdır. Aziz Peygamberimize indirilen Kur'ân bu her bir peygambere indirilen el-Kitab’ı içerir, ayrıca da ilave hükümler ihtiva eder.

Yüce Rabbimiz farklı Peygamberlere indirdiği bu el-Kitaptan değişik bölümleri /hükümleri Kur'ân'a da aktarmış ve Kur’ân imanlıları için yürürlükte kalmalarını sağlamıştır. Mesela Hazreti Musa'ya verilen el-Kitap’tan Kısas yasası alınmıştır. (Mâide 45) İslâm ceza hukukunda Kısas suça bire bir ceza içeren mucizevi ilkelerden biridir. Yeryüzündeki ceza sistemleri bu Kısas’a nisbetle ilkeldir. Hazreti Şuayb’a verilen el-Kitab’tan ekonomik hayatı düzenleyen; insanların birbirlerinin mallarını sömürmelerine engel olan yasaları aktarılmıştır.(Hûd 85) Hz.Lût’a verilen el-Kitab’tan da Kur’ân’a eşselliliği yasaklayan ve cezalandıran yasalar nakledilmiştir. Ancak bu nakiller yapılırken aynı konulara değinen özel emirlerle de bu hükümler pekiştirilmiştir.(Bakara 178; Nisa 29)

Eşcinsellik Zinadan Ağır Bir Haramdır

Eşcinsellik zinadan daha ağır bir haramdır, insan doğasında nefretle karşılanan/karşılanması gereken bir haramdır. Ama insanlık Yaratan’dan koptuğu için, Yaratan’ın yasalarına göre hayata bakmadığı/bakamadığı için eşcinselliğe -karşı çıkmak şöyle dursun- yasalarla koruma altına almaya başlamıştır. Amerika ve AB ülkelerinin bir kısmı başta olmak üzere 26 ülke eşcinsel evlilikleri yasallaştırmıştır ki bu durum insanlığın manen çökmekte olduğunun, doğal ve sosyal  afetlerle cezalandırılacağının da işaretidir.

Sevgili kardeşlerim; Kur’ân-ı Kerim'de zina haram kılınmıştır ve zina Furkan, İsra Nûr ve Mümtehine surelerinde 4 yerde konu edilir, Fahişe/Çirkinlik ve Hebâset/Pislik şeklinde iki vasıfla da kötülenir. (İsra 32; Nûr 26) Mesela İsra Sûresi’inin 32. ayetinde “Aman Zinaya yaklaşmayın.Çünkü o Fahişe’dir/ çirkinliktir. Kötü bir yoldur,” buyurulur.

Gelgelelim eşcinsellik böyle değildir. Eşcinsellik Kur’ân-ı Kerim'de dört surede değil 11 sûrede ele alınır: Araf, Hûd, Hicr, Enbiya, Şuara, Neml, Ankebut, Saffat, Zariyat, Kamer ve Nisa sureleri… 10 Sûre Mekki ve sadece Nisa Sûresi Medenî’dir.

Seküler-Laik Düzenlerde de Eşcinsellikle Mücadele Edilmelidir

Bunun pek büyük bir anlamı vardır. O da seküler –laik düzenler içinde bile eşcinsellikle kültürel ve hukuksal mücadelenin gerekliliğidir.

Öneminden ötürü konuyu açalım:

Hz.Lût bağlamında eşcinselliği konu edinen âyetler İslâm’ın ilk yıllarını oluşturan Mekke döneminde indirilmiştir. Mekke dönemi seküler-laik bir dönemdir. Bir diğer anlatımla hayatı İslâmî kurallara göre yapılandıran Kur’ânî yasalar henüz indirilmemiştir. Üstelik eşcinsellik bilinmekle beraber faiz ve zina gibi yaygınlık kazanmamıştır. Böyle iken eşcinsellik 10 Mekkî sûrede aynı bağlamda konu edildi ve 11 kötüleyici vasıfla da yerildi. Bu onbir vasfın Fahişe, Münker ve Habâis olarak üçü eşcinselliği yererken sekizi ile de eşcinseller yerildi. Bu onbir vasfı açıklayacağız.

Eşcinsellik Hz.Lût’un Kavmiyle Kitleselleşti

Burada bir önemli noktaya daha değinelim:

İlk insan cemiyetini oluşturan Hz. Adem'in toplumundan günümüze kadar her toplumda faiz ve zina gibi eşcinsellik de olmuştur. Mesela Kur’ânımızın anlatımına göre insan öldürme ilk insan toplumunda gerçekleşti. Öldürme olur da eşcinsellik olmaz mı, elbette olur. Ama Lût toplumunun bir aşağılık özelliği var. Bu inkârcı  sapkın,  azgın ve zalim toplum eşcinselliği kitleselleştirmiştir. Koca Sodom ve Gomore şehirlerinde kadınları dahil bir aile dışında hepsi eşcinsel olmuştur. Yani kadınları lezbiyen erkeleri de eşcinsel olmuş. Kur’ân Zariyat Sûresinin 36. âyetinde Rabbimizin diliyle, “Biz orada bir aile dışında eşcinsellik yasağına uyan bulmadık,” buyurur. Böylesi aşağılık bir kavim olduğu içindir ki tarihten silinmiş medeniyetler gibi korkunç bir çığlık ve ardından gelen taş yağmuruyla tarih sahnesinden yıkılıp gitmiştir. (Hıcr73-74)

Neden 10 Sûre’de 11 Yerici Vasıf?

Burada soralım: Eşcinselliğe ve ve eşcinsellere Mekke döneminde neden bu 10 Sûre’de 11 yerici vasıfa yer verilmiştir? Oysaki homoseksüellik Mekke'de yaygın değildi. Dönemin medyası gibi olan şairlerin şiirlerinde eşcinselliğe yer verilmekteydi ama fiilen tespiti yapılan vakalar pek yoktu. Mesela Hazreti Peygamber döneminde bir eşcinsellik olayı onun huzuruna getirilmedi ve onun tarafından ceza verilişine de tanık olunmadı.

Böyle iken verilen önemin ana sebebi Kur’ân’ın Kıyamet Günü’ne kadar yürürlükte kalacak ve insanlığın oluşacak problemlerine çözüm üretecek Kitap olmasıdır.

Evet Kur'ân tarihin yedinci asrında Mekke ve Medine dönemi için geçerli bir Kitap olarak değil Kıyamet gününe kadar yürürlükte kalacak bir Kitap olarak indirildi. Onu indiren Allah insanlığın geleceğini de biliyordu.

Eşcinsellilk insanlık hayatında her dönemde vardı ama Kur'ân'ın indirilişinden sonra giderek yaygınlaşmaya başlayan bir belayı azim oldu. Eşcinsellik bugün örneğin Amerika ve AB ülkelerinde yaygın ve yasal. 26 ülkede eşcinsel evlilikler bile meşru. Bu iğrenç işlem memleketimiz dahil her yerde var. Mahremler arası Ensest ilişkiler de var. Kur'ân'a inanılmayan ve ondan  sapılan her bir coğrafi bölgede her türlü haram olur. Hukukta yasalarda ve sanat eslerinde de görülür. İnsanlık böyle bir zilleti anacak eşcinsel Lût kavminde görmüştü. Onun akıbetine doğru da gidiyor.

AB’ye Girmek Eşcinselliğe Onay Vermektir

Burada değinmeden geçemeyeceğim Avrupa Birliği'ne girmeye çalışıyoruz ya, Avrupa Birliği'nin gerektirdiklerinden biri de ayrımcılık yasağıdır. Yani eşcinselliği meşru tanıma gereği. İnşallah bu beladan kurtuluruz ama sormalı değil miyiz? Bizim AB’ye ne ihtiyacımız var, zaten ikili ilişkiler içerisinde değil miyiz? Dünya’da bilim-teknoloji batının tekelinde midir?

Dünya Sağlık Örgütü bilimsel bir cinayet işleyerek kendince  eşcinselliği bir cinsel hastalık olmaktan çıkardı. Bir de Amerikan Psikoloji Derneği var. Doğuştan olduğunu ileri sürdüğü eşcinselliğin tedavisinin olanaksız olduğunu dillendiriyor. Maalesef üniversitelerimizin ilgili birimleri de çoğunlukla bu kafadadır. Çünkü tedavi için giden insanlara “Dünyanın üçte biri eşcinsel olmuş siz de olsanız ne olur?” diyecek kadar alçalan sözde bilim adamlarımız var. İlmi imansızlıklarına ve sömürülerine alet eden etik yoksunları var. Evrim teorisinde de aynı yöntemi izlemiyorlar mı? Adı üstünde teori! Koca koca bilim adamı görünümlü şarlatanlar çıkıyor, teoriyi bilim diye Müslümanlara ve ülkemiz insanına satmaya çalışıyorlar.

LGBT ismi altında artık açıktan faaliyetler gösteriliyor. Yaklaşan büyük tehlike ortada. Buradan Tıpçılara ve İlahiyatlara sesleniyorum. Buradan Diyanete sesleniyorum; eşcinsellik üzerinde yapılmış bir doktora çalışması ve hazırlanmış bir tek hutbe ve vaaz var mı? Yok. Peki biz ne iş yaparız?

Yukarıda eşcinsellik Kur’ân’da 11 surede 11 yerici vasıfla yer alıyor bilgisini vermiştik. Şimdi kısaca bunları vereceğim.

Allah’ın Kitabı Kur’ân’da Eşcinselliği Yerici Vasıflar

Fahişe (Araf 80; Ankebût 28; Neml 54)

Eşcinsellik için Kur'ân Fahişe der, zinaya da Fahişe der. Ne demek Fahişe? Son derece çirkin, sağlıklı insan doğasının iğreneceği söz ve iş, eşcinsellik böyle bir iğrenç ilişkidir. Zina da öyledir ama erkeğin kadına, kadının erkeğe eğilimi fıtridir. Eşcinsellik böyle değil. Allah insanları erkek ve kadın olarak yaratmıştır. Üçüncü bir cins yok ve Allah her insana organlarını belli işlemleri görmek için vermiştir. Üreme organının, sindirim organının işlevleri ayrıdır. Her organ kendi görevini yapar. İnsanlık çıldırdı. Hazreti Musa'ya ve Harun’a: “Sizin Rabbin Kimdir?” diye soran Fravuna Hz.Musa’nın diliyle verilen şu cevap muhteşemdir:

“Rabb'imiz yarattığı her biri varlığın/organın doğasına yapması gerekenleri kodlayandır.”

Kalp kendi işini görür, karaciğer ve diğer organlar da öyle. Sindirim aygıtı dübür/anüs de kendi işini görür.

Münker (Ankebût 29)

Eşcinsellik Münker’dirNedir Münker? Allah'ın, Peygamberimiz Hz.Muhammed dahil Peygamberlerinin ve olgun aklın reddettiğ ve edeceği söz, iş ve davranıştır. Allah homoseksüelliği fahişe ve de Münker olarak vasıflandırken bir de Habâis, olarak yerer.

 Habâis (Enbiya 74)

Çoğul bir kelime olan Habais, maddeten ve manen pis mi pis olan her şeydir. Eşcinsellik de böyledir.

Allah’ın Kitabı Kur’ân’da Eşcinselleri Yerici Vasıflar

Eşcinselliğin yerildiği bu üç vasıtan sonra eşcinselleri takbih eden/yeren vasıflara da geçebiliriz. Bu sekiz vasıf şunlardır:

Müsrifîn: Eşcinseller müthiş bir ifade ile müsriflikle yani israfçılıkla yerilir. İsraf gereksiz ve meşru olmayan şekilde harcamadır. Eşcinsellik bağlamında israf hayat maddesi olan spermleri telef etme anlamına gelir. Çünkü eşcinseller Allah’ın koyduğu üreme kanununa başkaldıran insanlardır. (Zariyat 34)

Müfsidîn: Eşcinseller israf ediciler olduu gibi ifsad ediclerdedir. Daha açık bir anlatımla evlilik yoluyla erkekle kadın arasında yaşanması gereken cinselliğe müdahale edip kendi cinslerine yönelerek bozgunculuk yaparlar. (Ankebût 30)

Mücrimîn: İmansızlık ve isyan anlamına suçlar işleyenlerdir. Eşcinseller eşcinselliği meşru görerek ve doğuştanlığını savunarak imansızlığa yönelik suçlar işlemiş olurlar. (Zariyat 32)

Fasıkîn: Eşcinseller fıtratın/yaratılışa konan değerlerin ve peygamberlerin çizdiği doğru yoldan sapan tipledir. (Enbiya 74; Ankebût 34)

Zalimîn: Onlar yapılmaması gerekeni yaparak/erkekler olarak erkeklere kadınlar olarak de kadınlara yaklaşarak nefislerine, topluma ve insanlığa zulmedenlerdir. Bununn için de belalara/azaplara yakındırlar. (Hûd 83;Ankebût 31)

Âdûn: Hz. Lût’un dilinde onlar “Siz azgınlaşan topluluksunuz,” anlamına Âdûn’dur. (Şuara 166)

Techelûn: Onlar Kur'ân'da Techelûn “Siz hakikat bilgisinden yoksun, bilgiyi imansızlığa aracı kılan cahil insanlarsınız,” şeklinde nitelenerek de yerilir. (Neml 55)

İnnehüm Lefî Sektihim Ya’mehûn: Eşcinseller için kullanılan bi diğer yerici vasıf da onların Rabbimiz tarafından “İnnehüm Lefî Sektihim Ya’mehûn/ manevî sarhoşluk içinde sağa sola yalpa vuran insanlar” olarak nitelenmesidir. (Hicr 72)

Feminizm ve Lezbiyenlik/Sevicilik

Sevgili kardeşlerim Türkiye'de erkekler arası eşcinsellik gibi kadınlar arası eşcinsellik olan Sevicilik/Lezbiyenlik de bir ölçüde yaygınlaşmaya başladı Feminizm hareketi ile birlikte.

Feminizm yani mahkûm ve mağdur edilen, çalışmalarına adil / eşit ücret alamayan özetlersek zalim erkek egemenliğince ezilen kadınların bir asırdan beri yaptığı sistematik mücadele.

Bizim için yabancı böylesi bir akımın Batı ülkelerinde çıkması doğaldı ama bunu bir yerde durduramadılar. Şimdi erkek düşmanlığı şeklinde de boyutlandı. Artık onlar için en iyi kadın erkeklerle ilişkiyi kesen, cinsel anlamda da kadın kadına yetinen kadınlardır.

 Lezbiyenliğin ilk kez Hz.Lût’n toplumunda oluşup geliştiğini de hatırlatalım.

Kitlesel anlamda Hz. Lût’un erkekleri erkeklere bulaşınca kadınları da kadınlara müptela oldular. Sonunda inkâr zulümle birleşince Tarih sahnesinden yıkılıp gittiler.

Sohbetimizi Bitirirken

Böylece İslâm pencerisinden bakarak eşcinselliğin haramlığına ilişkin genel bir çerçeve çizdik. İnşallah eşcinselliği haram kılıcı bu 11 Sûre’den yerici örneklerin yer aldığı ayetlerin mealleri ile haramlığı belirleyen diğer ayetleri ve hadisleri ve de ilgili diğer konuları gelecek sohbetimizde açıklamaya çalışacağız.

Hepinize hayırlar, huzurlar, bereketler dolu ömürler niyaz ediyorum sevgili kardeşlerim.

http://www.alirizademircan.net/escinsellik-insan-dogasiyla-da-celisen-bir-haramdir-4-581h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim