CİNSELLİK VE CİNSEL HAYAT ÜZERİNE İSLÂM GERÇEKÇİLİĞİ

CİNSELLİK VE CİNSEL HAYAT ÜZERİNE İSLÂM GERÇEKÇİLİĞİ
CİNSELLİK VE CİNSEL HAYAT ÜZERİNE İSLÂM GERÇEKÇİLİĞİ

Cinsellik ve Cinsel Hayat Üzerine İslâm Gerçekliği

"..İnsan (cinsel arzularını dizginlemede) zayıf yaratılmıştır."

(Nisâ 28)

İslâm Dîni'nin hayat kurallarının koyucusu insanı yaratan Allah (c.c) olduğu için, İslâm Dîni ile insan arasında tam bir kaynaşma ve bütünleşme vardır.

İslâm, insan üzerinde gerçekçidir. Bu gerçekçilik insanın cinselli­ğini de kuşatıcıdır.

İnsan cinselliği üzerindeki İslâm gerçekçiliğinin ilk belirgin özelli­ği, insanın cinselliğinin bir hayat gerçeği olarak kabul olunmasıdır.

Yüce Allah, insanı erkek ve dişi olarak yaratmıştır. Kadını erkeğe, erkeği de kadına eğilimli ve arzulu kılmıştır.

Bu gerçek, Kur'ân-ı Kerîm'de Rabbimiz tarafından şöylece açık­lanmaktadır:

"İnsanlara/Erkeklere, kadınlara sâhip olma sevgisi/tutkusu.., güzel gösterilerek içlerine sindirildi.."[1]

Genel bir kâide/kural olarak denilebilir ki insan, hayatın ergenlik döneminde belirginleşen ve giderek ihtiyaç haline dönüşen bu arzuyu yenmek gücüne de sâhip değildir. Çünkü insan cinsellik bakımından da zayıf yaratılmıştır:

".. İnsan (cinsel arzularını dizginlemede) zayıf yaratılmıştır."[2]

Allah, insanın üremesini cinsel eylem kanûnuna bağladığı ve bu sebeple de erkekle kadını cinsel organlar ve arzularla donattığı için, cinsel vuslat olmaksızın insanın tam anlamıyla bedenî ve ruhî tatmine ermesi de mümkün değildir. Nitekim yüce Allah eşlerimizi kendile­rinde tatmin bulmamız için yarattığını şöylece açıklamaktadır:

"Kendilerinde huzur bulmanız için kendi türünüzden eşler yaratması, böylece aranızda meveddet (cinsel câzibe) ve rahmet (sevgi) var etmesi, O'nun varlığının delillerindendir. Hiç şüphesiz bunda düşünen bir halk için çıkarılması gereken nice dersler vardır."[3]

Yukarıda özetlenerek açıklanan gerçekler; gözlemle bilinen, tecrü­be ile delillenen ve Kur'ân bildirileriyle doğrulanan gerçeklerdir.

Bu sebeple erkekde ve kadında cinsel duyguların ve bu duyguları tatmin etme arzularının bulunması tabîidir. Cinsel eylemler de ola­ğandır.

Ne var ki insan, yüce Allah tarafından yeryüzünde kulluk dene­mesine tâbi tutulduğu ve ilâhî denemenin bir bölümü de cinsel ha­yatla ilgili olduğu için, insan cinsel arzuları ve eylemlerini helâl ve haram ölçülerine uydurmaya mecburdur.

Bu genel girişten sonra erkek ve kadın cinselliğini İslâm gerçek­çiliği altında ayrı ayrı inceleyelim.

 


 

[1]       Âl-i İmran 14.

[2]       Nisâ 28.

         İnsanın Cinsel Bakımdan Zayıflığı

         Hiç şüphesiz bu âyet, insanın yalnız cinsellik bakımından değil, cinsellik dâhil çok yönlü olarak zayıf yaratıldığına işâret buyurmaktadır. Ne var ki önceki âyetlerin ışığında bu âyeti değerlendiren İbn-i Abbas gibi bazı müfessirler, âyette geçen zayıflıktan cinsel arzuları dizginlemedeki zayıflığı anlamaktadırlar. İsabetli bulduğumuz bu nükteyi parantez içinde gösterdik. (Bak. Taberî Nisâ 28, 5/30, İbn-i Kesîr Nisâ 28)

[3]       Rûm 21. Bu âyette geçen "meveddet" kelimesi başta Hasan-ı Basrî olmak üzere birçok müfessir tarafından "cima=cinsel ilişki" ile açıklanmaktadır. Âl-i İmran Sûresi'nin 14. âyetinin dolaylı bir şekilde doğruladığı bu açıklamayı parantez içinde gösterdik. (Bak. er-Razî et-Tefsîrûl Kebîr Rûm 21, Rûhul-Beyan 7/19)



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/cinsellik-ve-cinsel-hayat-uzerine-islam-gercekciligi-13-412h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim