Cennet Hizmetçileri

Cennet Hizmetçileri

Kur'ân'da Hûriler  mevzuu son derece önemli bir konudur. Önceden  "Kur'ân'da amelleriyle Cennet'e girecek kadınlar ve  vasıfları konusunu incelemek koşuluyla"   ciddî, metotlu ve sabırlı bir çalışma yapılmazsa konu anlaşılamaz.Genelde anlaşılamamış ve ihtimallerden bahis buyrulmuştur.



Hûriler

      30 Eylül tarihli bir  mailde bir hanım kardeşimiz şöylece sızlanıyordu:

       Hocam ben eşimi çok seviyorum. Kurân-ı Kerîm'de  Cennet'e girecek eşlerimizin, pek çok âyette güzellikleri vasfedilen Hûrilerle evlendirilecekleri açıklanıyor.Eşim onlarla sevişirken ben onları izleyecek miyim? Bunu düşünüyor. kıskançlık krizleri geçiriyorum. Ben eşimi paylaşmak istemiyorum.Lütfen bu konuda  beni aydınlatır mısınız?

       

          Sızlanılma ile yetinilse iyi. "Ben erkeklere yüzlerce hûriler verilip  de kadınları mahrum bırakan bir dîne inanmam,"diyen Kurân kursu hocası hanım kardeşlerimiz de var.

  İnsan doğasından kaynaklanan bütün ve bu benzeri  ıstırap ve isyanların sebebi insan doğasıyla örtüşen İslâm ve onun ana kitabı Kur'ân olabilir mi?

  Îmanları tehdit edebilecek boyutlar kazanan ve İslâm'la istihza edilmesine sebep olan bu konudaki incelememizi sunuyoruz.

                                ***   

Kur'ân'da Hûriler  mevzuu son derece önemli bir konudur. Önceden  "Kur'ân'da amelleriyle Cennet'e girecek kadınlar ve  vasıfları konusunu incelemek koşuluyla"   ciddî, metotlu ve sabırlı bir çalışma yapılmazsa konu anlaşılamaz.Genelde anlaşılamamış ve ihtimallerden bahis buyrulmuştur.

       Önceki ilim adamlarımızın tesbitlerine güven duydukları için, güven duyulanlar gibi konuyu anlamayanlara  açıklamak da  güçleşmiştir. Bu sebeple  Allah Kur'ân'da   "ve Zevvecnahüm  bi Hûrin În" buyurmuyor mu diyerek bilgiçlik satan  fakat " Be ile kullanılan Tecvîc fiilinin" mânasını bile anlamaktan aciz  olan kişilere söz geçiremedik, ama kızamadık, İlim ricalinden sayıp cevap da vermedik. Yukarıda işaret edildiği gibi özellikle kadınlarımızın merakını çeken ve   inancını tehdidi eden bu konuyu Kur'ân ve Sünnet Işığında Cennet Hayatı isimli eserimizden  sunuyoruz. "Cennet Erkekleri ve Kadınları" konusunun kitabımızdan mutlaka okunmasını tavsiye ederiz.  

                                                       ***

Hûriler Cennet'e girecek erkekler ve kadınlara verilecek genç kadın görünümlü Cennet hizmetçileridir. Vildan gibi onların da cinsiyetleri yoktur. Özellikleri sürekli eşlik edecek çok özel hizmetçiler olmalarıdır.

Kur'ân ve Sünnet'te Hûr olarak geçen kelime Türkçemizdeki çoğulu çoğullaştıran ğalat-ı meşhur ifadesiyle Hûriler şeklinde kullanılmaktadır.

Hûr Kelimesi Kur'ân'da dört yerde geçmektedir.

Üç yerde dişil çoğul olan ‘În ile, bir yerde de yine dişil çoğul olan Maksûrat ile sıfatlanmıştır.

Bu dört yerden ikisinde ise -erkek ve kadın- Cennet'liklerin "Hûrun ‘În" ile tezvîc edilecekleriaçıklanmaktadır.

Şimdi genel kabul gören nüzûl sırasına göre ve kadınlar zâviyesinden bakarak da okuyabileceğimiz bu âyetleri sunalım:

 

 

 

"İşte böyle, Biz o Cennetlik olan Müttakileri Hûrun În ile tezvîc edeceğiz."[1]

 

 "İşte böyle, sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanırlar. Biz o Cennetlik olan Müttakîleri Hûrun În ile tezvîc edeceğiz."[2]

 

"(Ebedîliğe erdirilmiş gençler olarak Vildan) ve sedeflerinde saklı inciler gibi olan Hûrun În."[3]

 

"(Cennet hizmetçileri arasında bir de) çadırlarda görevlendirilmiş Hûr vardır."[4]

Hûr Kelimesinin Dil Tahlili ve Anlamı

Hûr kelimesi, güzel gözlü anlamına gözlerinin akı bembeyaz, karası da simsiyah olan erkek mânasına gelen Ehveru / اَحْوَرُ'nun çoğulu olduğu gibi aynı göz özelliklerini taşıyan kadın mânasına gelen Havra حَوْرَاءُ'nın da çoğuludur.[5]

Ne var ki Kur'ân, Hûr'u, dişil olan "Kasıratüt-Tarf" tamlamasına vasıf kıldığı ‘În ve de dişil olan Maksûrat ile nitelediği için Hûr'u kadın görünümlü Cennet hizmetçileri anlamına kullanmaktadır.[6]

 

Hûr'un (Hûrilerin) Kur'ândaki Vasıfları

1-Yukarıda değinildiği üzere Hûr, Kur'ân'da üç yerde ‘În ile vasıflandırılmıştır.

În, iri/güzel gözlü erkek anlamına gelen E'yen / اَعْيَنُ ile aynı özellikteki kadın manasına gelen ‘Ayna عَيْنَاءُ'nın çoğuludur.[7]

2-Hûr yani Hûriler bir yerde de "Emsâlil-lü'lüil-Meknûn" ile (sedefinde saklı inciler) tavsif edilmektedir.[8]

3-Hûrilerin üçüncü vasfı da Maksûrat'tır. Maksûrat ise beraber kullanıldığı fil-Hıy'am ile birlikte Cennet çadırlarına hasr edilen; çadırlarda görevlendirilen kadın hizmetçiler mânasına gelmektedir.

Burada bir not düşürerek, Cennet'e girecek kadınların 13 vasıfla nitelendiğini, Cennet hizmetçileri olan Hûrilerin ise, hizmete ilişkin olan Maksûrat dışında iki sıfatla vasıflandırıldıklarını hatırlatalım.

Bunlardan ‘În Cennet'e girecek kadınlarla, "Sedefinde saklı inciler" de erkek görünümlü Cennet hizmetçileri olan Vildân ve Cennet'liklerin çocukları olan Ğılmân ile müşterektir.

Hûrilerin Hizmet Türleri

Yukarıda değinildiği üzere Kur'ân'a göre Hûriler, kendileri benzeri fakat genç erkek görünümlü Cennet hizmetçileri olan Vildan gibi içki, meyve ve yemek servisi yapacaklardır.

Kanıtlanacağı üzere onlar veya onlardan bir kısmı, Cennet erkekleri ve kadınlarının özel nedîmeleri/hizmetçileri/asistanları şeklinde hizmet sunacaklardır. Bazıları da Cennet çadırlarında hizmetle görevlendirileceklerdir.

Onların bir diğer hizmet türleri mûsikî icralarıdır. Mûsiki sunumlarına ilişkin işaretler içeren Kur'ân âyetlerine açıklık getirici hadîslerinde Sevgili Peygamberimiz, mutluluğu yüzlere yansıyacak Cennet nimetlerinden birinin Mûsiki olacağını açıklamıştır. -Salât üzerine olsun- o hûrilerle ilgili bir hadîslerinde de şöyle buyurmuştur:

"Cennet Hûrilerinin mûsiki oturumları/ziyafetleri vardır. Hiç bir yaratılmış varlığın duymadığı güzellikteki sesleriyle sık sık şu anlamdaki şarkıları seslendireceklerdir:

Biz ebedîyiz, ölmeyiz. (Sedeflerindeki inciler gibi) güzeliz, câzibemizi yitirmeyiz. Sevgi ile doluyuz, hiç mi hiç öfkelenmeyiz. Bize ve kendilerinin hizmetine verildiğimiz Cennet'liklere müjdeler olsun."[9]

Bu hadîsin anlamını pekiştiren bir diğer delil getirilebilir. "Hasen" vasıflı hadîste ise şöyle buyrulmuştur:

- Cennet'te Hûriler şöylece şarkılar söylerler: Bizler üstün kılınmış Cennet'liklere hediye edilmiş güzel yüzlü Hûrileriz."'[10]

Burada yeri gelmişken değinelim:

Yeryüzünde bütün fertlerin ve toplumların mûsikiye ilgi duyması onun bir yaratılış yasası olduğunu göstermektedir. Bu fıtrat yasası yanı sıra Cennet'te arzu edilen her şeyin gerçekleştirileceğine ilişkin Kur'ânî beyandan ve ilgili hadîslerden hareketle Cennet'te arzulanan her tür mûsikinin icra edileceğini söyleyebiliriz.

Cennetliklere Değişik Sayılarda Vildan ve Hûri Verilecektir

Kur'ân'dan kesin delillerle açıklayacağımız üzere Hûriler cinsel eş değil, özellikleri ve hizmet türleri belirli Cennet hizmetçileridir.

Girecekleri Me'vâ, Ne'îm, Adn ve Firdevs gibi Cennet'lere ve alacakları derecelere göre Cennet'lik erkekler ve kadınlar birkaç veya bir çok Vildan ve Hûriye sahip olabileceklerdir.

Kur'ân'da kullanılan Vildan ve Hûr kelimeleri açıklandığı üzere çoğuldur. Arapçada çoğul kelimelerin tabanı üç, tavanı ise sınırsızdır; binlerce de olabilir. Bu itibarla her bir Cennetlik kişiye amel durumlarına göre verilecek hizmetçiler farklı ve pek çok sayıda olabilecektir.

Peygamberimiz, konuya ilişkin bir beyanlarında şöyle buyurur:

      {"Her bir Cennetlik kişiye Hûrilerden Zevcetan; refakat ettirilecek iki özel hizmetçi verilecektir"

       Salat ve Selam üzerine olsun- O, bir diğer açıklamalarında ise çoğul "Ezvacühüm" ifadesiyle onların ikiden fazla ve pek çok sayıda olabileceklerine işaret etmiştir.} [11]

-Doğrusunu Allah bilir-Peygamberimizin, Hûrilerin iki tane olacaklarını açıklayıcı beyanları sınırlayıcı değildir. Cennetlik erkek ve kadınlarla tezvîc edilerek özel hizmete ayrılacak; bir tür özel sekreter gibi hizmet verecek Hûrilerin en az iki olacağını açıklamak içindir.


       Hûriler Genç Kadın Görünümündeki Cennet Hizmetçileridir

Yukarıda işaret edildiği gibi genel Cennet görevlileri ve Vildan gibi Hûriler de cinsellikten berîdir. Onlar, genç kadın görünümlü olup Cennet için yaratılmış Cennet hizmetçileridir.[12]

Meleklerin cinsiyetsiz olduğu ama erkek veya kadın suretine girebildikleri Kur'ân'ın beyanıdır.

Hûrilerin Cennet'lik erkek ve kadınlara verilecek Cennet hizmetçileri ve bazıları onlarla tezvîc edilecek; eşlik edecek özel nedîmeler (hizmet veren çok yakın dost, arkadaş, sekreter) olacaklarına ilişkin tespitimizi Kur'ân'dan delillerle belgeleyelim.

 

 

 

Hûrilerin Özel Hizmetçiler Oldukları ile İlgili

Kur'ân'dan Birbirini Kuvvetlendiren Altı Delil

1- Zıddına lafzî bir karîne ve yönlendirme olmadıkça Kur'ân'ın bütün âyetleri erkekler gibi kadınları da içine alır. Hûrilerin Müttakîlere tezvîcini konu alan iki âyette (Duhan 54. Tur 20) de aksine lafzî bir karine olmadığından Hurilerin erkekler gibi kadınlara da tezvîc edilecekleri anlaşılır. Kadınlara tezvîc edilecek Hûrilerin cinsel partner değil, özel hizmetçi olacakları açıktır.

Burada aynı mantığı mesela Saffât sûresinin 48. ve Sâd sûresinin 52. âyetinde kendilerine Kâsırâtüt-Tarf kadınlar verilecek Müttakilere teşmil edemeyiz.

Bu iki sûrede geçen Müttakileri kadınlara şamil kılarsak onlara verilecek Kasıratüt-Tarf olan kadınları Hûriler konumuna düşürmüş oluruz. Oysa ki özel bölümünde açıklandığı üzere Cennet'e girecek cinsel câzibeli, şuh kadınlar olan Kasıratüt-Tarf'in Hûrilerle ilişkisi yoktur. Olamaz da. Çünkü Hûr kelimesinin geçtiği sûreler daha sonra indirilmiştir.

Kaldı ki Kur'ân'da (Rahman 56) bakışlarını eşlerine odaklayan ve insanlar ve cinler tarafından ilişkiye girilmemiş cinsel arzulu bâkire kadınlar olan Kasıratüt-Tarf'ı, Cennet kadınlarına hizmetçi kılmanın anlamı olamaz.

2- Kur'ân'da yer alan "Bakışlarını eşlerine odaklamış, birbirinin yaşıtı, iri gözlü, el-göz değmemiş yumurta misali, yepyeni bir yaratılışla yaratılmış, bâkire, eşlerine aşk nameleri fısıldayan, hiçbir insan ve cinnin ilişkiye girmediği, yâkut ve mercân benzeri, içi ve dışı güzel, göğüsleri yeni tomurcuklanmış, " gibi güzelliği, şuhluğu, cinsel câzibeyi yansıtan bütün sıfatlar, -lafzî karineler sebebiyle (Cennet Hayatı isimli kitabımızın ilk bölümde açıklanıp kanıtlandığı üzere) Cennet'e girecek dünya kadınlarınındır.

Bu durum, cinsel ilişkiye girilecek eşlerin Cennet'e girecekler olacağını doğrulamaktadır. Kaldı ki Kur'ân Cennet'te, Cennet için yaratılanların hizmet vereceğini, Salih amel yapanların da hizmet alacağını açıklamaktadır.[13]

3- Kur'ân-ı Kerîm'de "Yetûfu Aleyhim Vildanün Mühalledûn" ile başlayan âyetlerle genç erkek görünümlü Cennet hizmetçileri olan Vildan'ın içki meyve ve yemek servisi yapacakları açıklanır.[14] Bu âyetlerin devamında ise (mazmûm) Hûr kelimesi Vildan üzerine atfedilir. Böylece Hûr'un yani Hûrilerin de Vildan gibi servis yapacakları beyan edilir. Bu durumda mâna şöyle olur:

"Ebediliğe erdirilmiş gençler olarak Vildan ve sedeflerinde saklı inciler gibi olan Hûrun În, Cennet'likler etrafında özel pınarından doldurulmuş sürahiler, ibrikler ve kadehler, beğendikleri meyveler ve canlarının çektiği kuş etleri ile dolaşıp servis yaparlar. Onlar içtikleri Cennet şarabından ötürü ne baş ağrısı çekecekler ve ne de sarhoş olacaklardır. Bütün bunlar onlara (dünyada iken) yaptıkları işlere karşılık olarak verilecektir."

Pek çok müfessirin Hûr'un Vildan üzerine matuf olduğunu açıklaması, tespitimizi doğrulamaktadır.[15]

Kaldı ki Kur'ân'ın bağlı kalınması gereken zahirinde bir başka anlam ihtimali de yoktur. Zira Hûr'un bir önceki meksûr "Lahm-i tayrin" üzerine atfı, Vildan'ın içki, meyve ve kuş eti ile birlikte Hûrileri de servis edecekleri gibi bir mâna oluşturur ki makul değildir. Gayr-ı makul olmanın ötesinde sunduğumuz ve sunacağımız delillerle de çelişir.

"Ve lehüm Hûr'un ‘În" şekinde takdir yapılması ise Kur'ân'a müdâheledir ve aykırılıktır. Çünkü Kur'ân, Tûr 24 de verdiği gibi "lehüm" ifadesine burada yer vermemiştir.

4- Yukarıda açıklandığı üzere Kur'ân-ı Kerîm'de iki sûrede yer alan ve birbirinin aynı olan ifadelerle Hûrilerin Müttakîlerle tezvîc edilecekleri bildirilmektedir.

"Tezvîc edileceği" ifadesi, 13 güzellik/cinsellik vasıflı Cennet'e girecek kadınlar için değil de Hûriler için kullanılmaktadır. Bu da "Tezvîc"in hizmete konu olduğuna işaret etmektedir.

Kur'ân'da evlenme / evlendirme manasına "Zevvece/ زَوَّجَ" fiili değil, "Nikâh" kelimesi ve türevleri kullanılmaktadır. Tekilin karşıt cinsten çifti anlamına Zevc, erkeğin kadın, kadının erkek eşi manasına kullanılır.

İmreet-ü Lût, İmreet-ü Nûh ve İmreet-ü İmrân misallerinde görüldüğü üzere erkeğin nikâhlı eşi manasına ise çok büyük ölçüde "İmreetün/ اِمْرَأَةٌ" kelimesi istimal edilmektedir.[16]

Evlendirme manasına "Zevvece" fiili bir tek yerde; evltlık uygulamasının reddi bağlamında Hz. Zeynep b. Cahş'ın Peygamberimize nikâhlandırıldığının açıklanması sadedinde kullanılmıştır. Ancak "Zevvece" fiili burada özgün bir şekilde, yani "iki mefûluü bih sarîhe müteaddi" olarak "Zevvecnakeha" şeklinde kullanılmaktadır.[17]

.Nitekim  hadîslerde de iki mefûle müteaddî olarak evlilik mânasına kullanılmaktadır.Meselâ bu kullanımlardan birinde  "Zevvectü ke ha bima me'ake ninel-Kur'âni" buyrulurken[18] bir diğerinde "Zevvic nî hâ" [19] buyrulmaktadır.

  

      Araplar Be harf-i ceri ile kullandıklarında "Zevvece" fiilini evlendirmede değil, eril-dişil, canlı-cansız tek olanı, çifti olabilecek diğeri ile birleştirme/bir araya getirmede kullanmaktadır. Çiftlerden her biri diğerinin destekleyicisi/bütünleyicisi konumundadır. Nitekim Zevvece fiili, Tekvîr 7 de rûhun bedenle birleştirilmesi, Şura 50 de erkekle kız çocuklarının bir arada verilmesi mânasına kullanılmıştır.[20]

Kaldı ki erkeğe de kadına da şamil olarak anlaşılması gereken "Müttakîn" ile birleştirileceği için Hûriler yalnız Cennet'lik erkeklerle değil, kadınlarla da tezvîc edilecektir. Bir diğer anlatımla Hûriler her iki cinse de özel hizmet vereceklerdir.

İbn-i Abbas, Râzi, Beyzavî, Keşşaf, Nesefî, Ebus-Suud, Âlûsi, Şevkânî, İbn-Âşûr gibi pek çok Kur'ân tefsircimiz ve Kur'ân dilinin büyük ustadı Rağib "Müfredat"ında yaptığımız açıklamaları içeren doğrulatıcı bilgiler ve misaller vermektedirler.

Bütün bu müfessirler, ilgili Zevvece fiilini "bir araya getirme/yan yana kılma/birleştirme" manalarına gelen Karane قَرَنَ ile açıklamaktadırlar.[21] Çünkü erkek-kadın olarak hizmet/yardım alacaklarla verecekler de birbirlerinin tekili ve çiftidirler.

Buna göre "Zevvecnahüm bi Hûr'in" âyetini, onların Cennetlikler etrafında dolanıp duracaklarını da dikkate alarak şöylece meâllendirebiriz:

"Biz onlara, iri/güzel gözlü Hûrileri, eşlik edecek özel hizmetçiler / sekreterler kılacağız."

"Her bir Cenet'lik kişinin Hûrilerden Zevcetanı/ iki zevcesi veya Ezvacı/ zevceleri olacaktır" şeklindeki hadîslerde geçen Zevcetan ve Ezvac kelimelerini de yapılan açıklamalar ışığında anlamalıyız.

"Zevvece"nin evlendirme manasına alınamayacağının ikinci dereceden bir delili de şudur:

Peygamberimizin, Cennet'te bekâr olmayacağını açıklaması, bekâr veya dul olarak Cennet'e gireceklerin eşleştirileceğinin delilidir. Onların Zevvece veya Nekaha fiili ile evlendirileceklerine ilişkin bir Kur'ânî ve Nebevî beyan yoktur. Bu durum da Hûrilerin Cennet'liklere tezvicinin hizmetçi/asistan kılma mânasını pekiştirmektedir.

5- Hûrilerin genç kadın görünümlü Cennet hizmetçileri olduklarının bir diğer delili de onların dişil çoğul olan Maksûrat ile vasıflandırılmasıdır. Daha açık bir anlatımla bir kısmının Cennet çadırlarında ve yalnızca kendileriyle tezvîc edilerek refakatçi kılınacaklar için görevlendirilecek olmalarıdır.

Bilindiği gibi "Kasırat" ve "Maksûrat" aynı kökten kelimelerdir. Kasırat, Kasıratüt-Tarf şeklinde Cennet'e girecek kadınların cinsellik vasfı olarak kullanılırken Maksûrat, Maksûratün fil-Hıyam şeklinde Hûrilerin hizmetçilik sıfatı olarak kullanılmaktadır.

Daha açık bir anlatımla onlar, Kur'ân'ın "Hûr'un Maksûratun fil-Hıyam" âyetiyle bildirdiği ve özelliklerini Peygamberimizin açıkladığı Cennet çadırları olan Hıyam'a özgü hizmetlere tahsis edilmektedirler. Bir hadîste Hûrilerin hizmet verecekleri çadırlar şöylece açıklanmaktadır:

"Cennet'te içi boş inciden genişliği (âhiret ölçüsüyle) atmış mil olan çadırlar vardır. Cennet'liklerin, bu çadırların her bir bölümünde, diğer bölümlerde bulunanların göremeyeceği Ehilleri / aile fertleri- hizmetçileri olacaktır. Cennet'likler onlara da uğrayıp ziyaret edeceklerdir. (Ancak çadırın büyüklüğünden ziyaret edilecekler birbirini göremeyecektir.)[22]

6- Hûrilerin kadın görünümlü Cennet hizmetçileri olduklarını gösterir altıncı derecede fakat yukarıda sunulan delilleri teyit edici bir argüman da ilgili âyetlerin bağlamıdır.

a- Cennetliklerin Hûrilerle tezvîc edileceklerine ilişkin ilk âyet, Duhan sûresinin 54. âyetidir. Bu âyetin, bir önceki, Cennet'liklerin ipekten giysiler giyecekleri anlamındaki âyetle, bir sonraki her türlü meyve ve içecekleri isteyeceklerini açıklayan âyet arasında yer alması Hûrilerin hizmetçi olduklarına işaret olsa gerektir.[23]

b- Hûrilerin Cennet'liklerle tezvîc edileceklerini beyan eden ikinci âyet Tûr sûresinin 20. âyetidir. Bu âyette "Ve zevvecnahüm bi Hûr'in..." cümlesinin aynı âyetteki Müttekiîne'nin gizli failinden hal olması muhtemeldir. Bir sonraki 21. âyetin başı olan "Vellezine"nin "Bi Hûrin..." üzerine matuf olması da müfessirlerce tercih edilmektedir.[24]

Bu durumda 19. âyetle birlikte mana şöyle olur:

"Kendilerini Rablerinin ateş azabından koruduğu Müttakiler Cennet'lerde ve nimetler içindedirler. Onlar özel hizmetlerine verdiğimiz iri gözlü Hûriler yanı başlarında ve kendilerini imanlarıyla izledikleri için kendilerine ilhak edeceğimiz zürriyetleri de beraberlerinde oldukları halde, tahtları üzerinde kurulmuş iken onlara, - yapmakta olduğunuz amellerin karşılığı olarak afiyetle yeyin, için, - denilir..."[25]

 

 

 


 

[1].    Duhan, 54

 

[2].    Tûr, 20

      Açıklancağı üzere Vildan gibi özel hizmetçiler olmakla birlikte Vildan ile değil de Huriler ile tezvîc yapılması yani onların özel hizmetçi kılındığının açıklanması, kadın görünümlü olmaları sebebiyle yapılabilecek cinsel partnerlik çağrışımını gidermek için olsa gerektir.

[3].    Vakıa, 22-23

 

[4].    Rahman, 75

 

[5].    Rağib Hûr maddesi

 

[6].    Saffat, 48; Rahman, 72

 

[7].    Rağib în maddesi

 

[8].    Vakıa, 22-23

 

[9].    Bak. İbn-i Abdis-Selâm, Zemahşeri ve Şevkânî tefsirleri Rûm15. Ayrıca bak. Zuhruf 70. Tirmizî Hadîs no. 2547. Hadîs Garib'tir.

 

[10].  M. Zevaid, 10/519

 

[11].  Buharî, Enbiya 1. Hadîs no. 3254, 3327, Müslim, Hn. 2834.Bu hadîsler dışında Hûrilerler ilişkin bir tek sahîh hadîs de yoktur.

 

[12]. Müfessir Mukâtil, Hûrilerin Cennet için yaratıldığını söyler. Şevkânî F. Kadîr, Vakıa, 22

 

[13].  Cennet kadınlarının vasıfları ile ilgili bölüme bak. Ayrıca bak. Vakıa, 17-24, Zuhruf 72, A'raf 43

 

[14]  Vâkıa 17-23

[15].  Bak. er- Râzî, Beyzâvî ve Âlûsî tefsirleri Vakıa 22.

 

[16].  Bak. Ahzab, 49, Bakara, 221, 230, Nur 32, Nisa 3, 6, 25, Kasas 27, A. İmran 35, 40, Yusuf 30, Zariyat 29, Tebbet 4

 

[17].  Ahzab, 37

 

[18] Peygamberimiz, bir sahâbîye "Mehir olarak ona öğreteceğin Kur'ân sûreleri karşılığında o kadını sana nikâhladım." buyurur. (Buhârî Fedâilül-Kur'ân 21)

[19] Bu hadîste de sahâbî Peygamberimize " O kadını bana nikâhla" der. (Buhârî 5/108)

[20].  Elmalılı merhum Tekvîr 7 de Tezvîc'i şöyle açıklar:

      Tezvîc eşi eşe, dengi denge, emsal ve ekranı birbirine zam ve ilhak edip (benzer ve yaşıtları birbirine katıp ilhak etmek) çatmak, çiftleştirmek hasılı tasnîf veya tevhîd (sınıflandırmak veya birleştirmek) manalarını ifade eder. (Hak Dîni Kur'ân Dili, 8/5601)Merhum böyle der ama nedendir bilinmez bu bilgilerini konumuz olan Hûrilerle ilgili âyetlerde kullanmaz/kullanamaz.

[21].   Adı geçen Müfessirlerin Tefsirlerinden Duhan 54'e bak. Müfredat Zevc maddesi, Hadil-Ervah Bab. 53

 

[22].  Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurur:

      Allah Cennet'e girecek mü'minin daha da mutlu olması için îmanları ile Cennet'e girecek fakat dereceleri aşağıda olacak Zürriyetini, onun kendi dercesine yükseltecektir. Peygamberimiz, bu açıklamalarından sonra, -yukarıda anlamı verilen- Tûr sûresinin 21. âyetini okumuştur. (M. Zevaid 7/114)

[23].  Tirmizî, Cennet 3 Hn. 2530, Müslim, Cennet 23-25

      "Hûr" müennes olduğundan Kur'ân Hûrileri, müennes olan Maksûrat ile vasıflar. Hadîste geçen ve aile fertlerini çağrıştıran Ehil kelimesi müzekkerdir. Ona raci olan Aleyhim'deki Hüm zamiri de müzekkerdir. Bu sebeple hadîste Yetûfu fiili ile geçen Ehil kelimesini, özel çadırlarında birbirlerini ziyaret eden Cennetlik eşler olarak anlamlandırmak Ehlin sözlük anlamına ve dil kurallarına daha uygundur.

[24].  İ. Hacer Fethül-Bari 6/374 (Hn. 3254)

 

[25]. Bak. Keşşaf, Hak Dîni Ku'ân Dili Tûr 24

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/cennet-hizmetcileri-5-270h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim