Cehennem ve azabı (Takvim Gazetesi - 3 Eylül 2010 tarihli yazısı)

Cehennem ve azabı (Takvim Gazetesi - 3 Eylül 2010 tarihli yazısı)
"(Ey Peygamberim!) Kullarıma bildir: Ben, gerçekten ben çok bağışlayıcıyım, pek de merhametliyim. Azabım da elem verici bir azaptır.

"(Ey Peygamberim!) Kullarıma bildir: Ben, gerçekten ben çok bağışlayıcıyım, pek de merhametliyim. Azabım da elem verici bir azaptır." (Hicr 46-50) Cennet, rahmeti bütün varlıkları kuşatan Allah'ın lütfu, Cehennem de O'nun azabıdır. Allah, onunla başta kendi varlığına inanmayan veya inandığı halde kişileri, kurumları ve rejimleri kendisine ortak koşarak yasalarını dışlayan kâfirleri cezalandıracaktır. Ayrıca emirleri ve yasaklarına itâat etmeyen tövbesiz azgın günahkârları azaplandıracaktır. Cehennem, kendine özgü yapısı, azap dereceleri, yakıtları, özel görevlileri, işkenceleri ve her biri azap türünü yansıtan giyecekleri, yiyecekleri ve içecekleri olan bir ceza yurdudur. Zaman ve mekân dışı bir âlemde yaratılmıştır. Ana azabı, derileri yakıcı, eritici ve iç organlarını parçalayıcı ateştir; ateş kaynaklıdır. Cehennem'de feryatlar kopartan, yürekler sızlatan ve yok olmayı isteten, fakat öldürmeyen bin bir çeşit azap çeşitleri vardır. Cehennem'de, Allah'ın konuşmalarına muhatap olamamak, O'nun güzelliklerini izleyememek, Cennet nimetlerinden yoksun kalmak, pişmanlık sancıları içinde kıvranmak, azap içinde unutulmak, duâları kabul edilmemek ve ümitsizliğe düşmek ve yok olmayı istemek gibi manevî olarak nitelenebilecek aşağılatıcı,elemlere boğucu daha nice büyük mü büyük azap çeşitleri yer almaktadır. Cehennem'in ateşi ve azap türlerinin dünyanın ateşi ve işkenceleri ile mahiyet benzerliği değil, yalnızca isim benzerliği vardır. Cennetlikler,ebedî olan Cennet hayatını yaşayabilecek şekilde yaratılacakları gibi Cehennemlikler de sonsuz olan Cehennem azabını çekebilecek şekilde yeniden yaratılacaklardır. Kâfirlerin ve günahkârların kâfirlik ve günahkârlık durumlarına göre cezalanmaları için Cehennem yedi büyük girişi olan yedi ayrı bölüme ayrılmıştır. Azabının şiddetine göre bu bölümler sırasıyla Cehennem, Leza, Hutama, Saîr, Sakar, Cehîm ve Hâviye'dir. Azabı en hafif olan bölüm Cehennem adı verilen en üst bölümdür. Hz. Adem'den Kıyamet'e kadar her dönemin günahkâr mü'minleri bu bölümde azaplanacaktır. Önceki bir yazımızda açıklamaya çalıştığımız, "Allah'ın bahşettiği büyük imkânlardan yararlanmayan tövbesiz azgın günahkâr mü'minler belirli sürelerde azap göreceklerdir. Kâfirlerin azabı ise ebedîdir. Cehennemi ve azabını tasvir eden ve pek çok olan Kur'ân âyetlerinden örnekler

CEHENNEM'E GİRECEKLER
"Ben sizi köpürek yanan (Cehennem) ateşine karşı uyardım/uyarıyorum. O ateşe ancak ve ancak İslâm'ı yalanlayan ve ona arka dönen azgın girecektir." (Leyl 14-16) " (Emirlerimizi ve yasaklarımızı oluşturan) âyetlerimizi tanımayan ve yalanlayanlar da Cehîm'e/pek yakıcı ve alevli olan ateşe gireceklerdir."(Maide 10)

CEHENNEM'İN DEHŞETİ
"Rablerinin, (koyduğu emirler ve yasaklarla insanların yönetimini üzerine aldığını) kabul etmeyenler için Cehennem azabı vardır. O ne kötü bir dönüş yeridir. Onlar Cehennem'e atıldığı zaman kaynayıp duran ve öfkeden neredeyse çatlayacak duruma gelen Cehennem'in uğultusunu işitirler. Her bir bölük Cehennem'e atıldıkça Cehennem bekçileri o kâfirlere sorarlar: Size, azap ile korkutan bir peygamber gelmedi mi? Onlar da şöyle cevap verirler: - Evet, bize azap ile korkutan bir peygamber geldi ama biz yalanladık ve şöyle dedik: Allah (uymamız gereken) emirler ve yasaklar indirmedi. Siz gerçekten büyük bir sapıklık içindesiniz." (Mülk 6-8) "Mal biriktiren ve onu sayıp duran ve insanları sözle ve işaretlerle ayıplayanın vay haline! Malının kendisini ebedi yaşatacağını sanır. Hayır o, mutlaka Hutama'ya/yakıp yok edene" atılacaktır!" O, "yakıp yok edenin" ne olduğunu sana kim/ne bildirebilir? O, Allah'ın, yüreklere kadar dayanan, tutuşturulmuş bir ateşidir. Dikilmiş direklere bağlı oldukları halde, o ateşin kapıları Cehennemlikler üzerine kapatılacaktır." Hümeze Sûresi)

CEHENNEM'DEN KURTULUŞ YOK
"O gün dost, dostun halini sormaz. O gün onlar birbirlerine gösterilirler. Suçlu/günahkar oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini korumuş olan sülâlesini ve yeryüzündeki her şeyi feda edip o günün azabından kurtulmak ister. Fakat bu asla olmaz. Muhakkak ki Cehennem Leza'dır/ derileri kavurup soyan alevli bir ateştir. O, sırtını dönüp( İslâmî imandan ve salih amellerden) yüz çevireni, servet toplayıp yığanı kendisine çağırır." (Mearic 10-18)

* * *

SORULARINIZ VE CEVAPLARI

SAHİPLERİNİN CENAZE NAMAZINI KILMADIKLARI ÖLÜLER İÇİN BİZ NAMAZ KILIP DUA EDEBİLİR MİYİZ?
İbadet yerleri olarak camiler bir rahmet ocağıdır. Müslümanlar da birbirlerinin cenaze namazlarını kılmakla yükümlü merhametli insanlardır.Türkiye gibi halkı Müslüman olan bir ülkede camiye getirilen her cenazenin Müslüman kabul edilerek namazının kılınması tabîidir ve doğrudur.Ancak bazı cenaze sahipleri,akrabaları ve dostları cenazeye katıldıkları halde cenaze namazını kılmıyorlar. Ölen kişi Müslüman değilse niçin camiye getiriliyor ve Müslümanlara neden kaçınmaları gereken bir görev yaptırılıyor? (Tövbe 84) Eğer Müslümansa cami cemaatinden beklenen dinî görev niçin yapılmıyor ? Sahip olduğumuz cenazelerin namazlarını kılmak hukuki değilse de manevi/ahlâki bir mecburiyet değil midir? Örneğin babalarının ve annelerinin cenaze namazlarına katılmayan evlatlar ve şehit edilmiş yavrularımızın namazlarına katılmaksızın ayakta bekleşen subaylarımız, davranışlarının ölülerimize,dinî ve millî değerlerimize ve acılı insanlarımıza saygısızlık oluğunu bilmiyor/anlamıyorlar mı? Ölülerimize hürmet etmeyenlerden, dirilerimize nasıl saygı bekleyebiliriz ve onlara nasıl ihtiram duyabiliriz?

KADINLAR HAYVAN KESEBİLİR Mİ? DİNEN CAİZ MİDİR?
Cevap: Kadınlar da erkekler gibi kurban ibadetine teşvik edilmiş insanlardır. Dinimizce emredildiğimiz veya öğütlendiğimiz işleri, aracısız bizzat yapmak ana kuraldır. Bu sebeple kadınlar hayvan kesebilir. Erkek-kadın, kişinin kurbanını bizzat kesmesi Peygamberimizin uygulamasıdır. Üstelik onların kesim yapmaları yasaklanmadığı için Ebu Musa el-Eş'arî benzeri bazı sahâbiler, eşlerini ve kızlarını kurbanlarını bizzat kesmeye yönlendirmişlerdir.( Buhari Zebaih 18,Abdürrezzak El-Musannef 4/298,369) Nefsi müdafaa yapmak ve işgale uğrayan vatanlarını savunmak mecburiyetinde kalabilecekleri için kadınların da helâl yol olan hayvan/kurban kesme ile şiddet eğitimi almaları zamanımız için de gereklidir.Özetlersek, kadınların kesim yapmaları caizdir ve adet halinde iken kestikleri hayvanların etleri de yenilebilir.

ADAĞINI YERİNE GETİREMEYEN NE YAPMALIDIR?
Cevap: Fakirleştiği veya sağlığını yitirdiği için adağını yerine getiremeyen kişi kefaretini öder. Adak bir tür yemindir. Bu sebeple yemininin gereğini yapamayan kişi gibi adağını yapamayan kişi de yemin kefareti olarak on fakiri doyurur veya giydirir, ya da üç gün oruç tutar...(Müslim Hn.3429, Maide 89)

BU YIL DA 27 AĞUSTOS CUMA GÜNÜ CAMİLERİMİZDE HUTBE KONUSU YAPTIĞIMIZ VE DUALARLA ANDIĞIMIZ 30 AĞUSTOS'UN İÇKİLİ-DANSLI RESEPSİYONLARLA KUTLANMASI DİNİMİZE AYKIRILIK VE AZİZ ECDADIMIZA SAYGISIZLIK OLARAK HARAM BİR UYGULAMA DEĞİL MİDİR?
Hiç şüphesiz öyledir. İstiklal harbimizi başarıyla taçlandıran ruh İslâm'dı. Milletimizin gaza ve şehadet inancıydı.Ezanlar dinmesin,namusumuz lekelenmesin,ecdada makber, şehitlere türbe olmuş yurdumuz çiğnenmesin ve İstiklâl-i din ve vatan elden gitmesin diyerek kazanılan zafer elbette dualarla kutlanmalıdır. Üstelik ülkemizi savunmak ve terörle mücadele etmek için sahip olmamız gereken silah ve benzeri ihtiyaçlarımızı, tarihte kendilerine karşı istiklal savaşı verdiğimiz ülkelerden dilenmek durumda kalışımızın utancı duyularak kutlanmalıdır. Böyle iken dinimizin haram kıldığı alkollü içkilerle dolu kadehleri kaldırarak ve bedensel haram olan danslara kalkılarak kutlama yapmak İslâmsızlıktır, tarih bilincinden yoksunluk olarak köksüzlüktür. Batılperestlere benzemeyi de içine alan çok yönlü haramdır.

* * *
BİR AYET
Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği hâlde Rahmân'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve gu¨zel bir mu¨kâfatla mu¨jdele. (YASİN 11).

* * *
BİR HADİS-İ ŞERİF
Allah'ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah'ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/cehennem-ve-azabi-takvim-gazetesi-3-eylul-2010-tarihli-yazisi-4-183h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim