Benzeşmelerden Korunarak İslâmî Kimliğimizi Korumak

Benzeşmelerden Korunarak İslâmî Kimliğimizi Korumak
Bizleri son ve evrensel elçisi kıldığı Hz. Muhammed'e ve ona indirdiği Kur'an'a uymakla yükümlü kılan yüce Allah'ımıza hamd ve sena ederim. “Bizden başkasına benzemeye çalışanlar bizim çizgimiz üzerinde değildirler” buyurarak bizleri uyaran aziz Peygamberimiz efendimiz Hz. Muhammed'e salât ve selam ederim.

Bu sohbetimizde “Benzeşmelerden Korunarak İslami Kimliğimizi Korumak” konusunu işlemeye çalışacağız. Aslında bu konu son derece önemlidir. Önemli olduğu içindir ki biz bu konuyu, bağımsız bir kitabımızda incelemeye çalışmıştık. Bu sohbetimiz özet nitelikli olacaktır.
 

İslâm Dini’nin Son Peygamberi ve Kitabı

Sevgili kardeşlerim; kısaca bir giriş yapalım:

İslâm dininin iman esaslarından biri de bütün peygamberlere ve tüm ilahi kitaplara imandır. Peygamberlerin sonuncusu ve evrenseli Hz. Muhammed’dir. İlahi kitapların sonuncusu ve kıyamet gününe kadar hükümleri geçerli olacak olanı da Kur'ân-ı Kerîm'dir.

 Hz. Muhammed -salât onun üzerine olsun- bütün peygamberlerin özellikleri ve güzellikleri ile vasıflıdır. Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim ise kendisinden önce Rabbimiz tarafından indirilen ilahi kitapların özü ve özeti niteliğindedir.

Biz Müslümanlar yüce dinimizin bu birbirlerini tamamlayan iki kaynağına göre İslâmi şahsiyetimizi oluşturmakla yükümlüyüz. Biz bu iki kaynağa bağlı olarak yaşamak konumundayız. Yahudilik, Hristiyanlık ve Budizm gibi inançlara aykırılıkla yükümlüyüz. Felsefi disiplinlere ve de ideolojilere muhalif olmakla mükellefiz. Çünkü aziz Peygamberimiz; bizden başka topluluklara benzemeye çalışanların, benzemeye çalıştıkları toplumdan olacakları  uyarısında bulunarak  şöyle  buyurmuşlardır:

“Bizden başkalarına benzemeye çalışanlar bizim çizgimiz üzerinde değildirler. “(Ebu Davûd, Libas 5)
 
Benzeşmeleri de Aşmış Durumdayız


Kardeşlerim; Değinildiği üzere bu sohbetimizde benzeşmeleri konu alacağız, benzeşmelerin hükümlerini açıklamaya çalışacağız, ama üzülerek ifade edeyim, biz Müslümanlar, artık benzeşmeleri aşmış, bizim dışımızdakilerle aynileşmek/bütünleşmek  yoluna girmiş bulunuyoruz.

Bizler İslam'ın bir bölümüne dışlayan seküler hukukumuzla; faiz, zina, kumar ve alkol gibi haramları meşrulaştıran yaşantımızla; İslami duyarlılıktan yoksun ve  önemli bir bölümü İslam'a karşıt olan medyamızla, örtünme inancı ve estetiğinden yoksun giyimli insanlarımızla ve  İslam'la bağlantısız, şirk dilini kullanan  eğitim sistemimizle bizler artık benzeşmeyi aşma ve dışımızdakilerle aynileşme konumundayız veya bu yola girmiş bulunuyoruz.

Daha da acı olanı bunun farkında olmayışımızdır,

Aziz Peygamberimiz kişiliğimizi tehdit eden bu büyük  tehlikeyi işaret ederek bizleri şöyle uyarmışlardır:

Sizler, sizden önceki topluluklar olan Yahudileri ve Hristiyanları karış karış ve adım adım izleyeceksiniz. Hatta onlardan biri bir keler deliğine girecek olsa sizler onu takip edeceksiniz.” (Buharî Enbiya 50)

Peygamberimiz, bu takibin nasıl vahimleşeceğini  de şöylece açıklamışlardır:

Onlardan birisi kamuya açık bir yolda eşiyle ilişkiye girecek olsa, içinizden bu işlemi takip edecekleriniz de olacaktır. “ (Feyzü’ül-Kadîr,Hn.7224)

Sevgili kardeşlerim; aziz Peygamberimizin uyardığı taklitçi müminlerden olmamak, bu kimliğimizi yozlaştıran tehlikelerden beri olabilmek için son derece hassas davranmalı, hayatımızı inandığımız ölçülere bağlı kalarak sürdürmeliyiz.

Sevgili kardeşlerim; bizim dışımızdaki topluluklara karşı olması gereken ilişkilerimizi dört başlık altında  ele alabiliriz. Elbette ki bizim dışımızdaki inançların bağlılarıyla ve felsefi ideolojilerin bağlılarıyla birleştiğimiz noktalar olacaktır. Bu kaçınılmazdır
I.                   Mubah / Olabilir Benzeşmeler

Biz buna mubah yani olabilir, yapılabilir benzemeler adını veriyoruz. Mesela; insan doğasına kodlanmış müşterek değerlerimiz var. Doğruluk, adalet, düşkünlere yardım ve  doğayı  korumak gibi. Elbette biz bu konularda birleşeceğiz, bu konuları hayata geçirebilmek için yapılacak sivil örgüt çalışmalarında benzeşeceğiz. Bir de bilimsel metotların ve de teknolojik ürünlerin kullanılmasında bizim dışımızdaki insanlarla benzerliklerimiz olacaktır. Çünkü bu açıklananlar bir inancın, bir ırkın alameti, ayırıcı nişanı değildir.

Bazı Hükümlerde Tevrat-Kur’ân Birleşmesi

Bir de aziz kardeşlerim; yüce Rabbimizin Tevrat'ta ve İncil'de emir buyurduğu fakat Kur'an-ı Kerim'de de yürürlüğe koyduğu bazı yasalar var. Onları uygulamada da benzerliklerimiz olacaktır.

Mesela Tevrat'ta yüce Rabbimiz; adet gören eşlerle ilişkiyi haram kılmıştır. Bu haramlık Kur'an-ı Kerim'in Bakara suresinin 221. ayetinde tekrarlanmaktadır. Bizler de adet halinde olan eşlerimizle cinsel ilişkiden kaçınacağız. Tevrat’ta kastla öldürmeye verilen ölüm cezası Kur’ân’da da  yer almaktadır. Biz de bu cezayı onaylayacağız.(Mâide 42,43; Bakara 178) Bir diğer özetleyici anlatımla  Rabbimizin Kur'an-ı Kerim'de emir buyurduklarını uygularken benzeşmeler olabilir.  Bu tür benzeşmeler doğal olup  kaçınılmasıgereken türden benzeşmeler değildir.

 II.                 Mekrûh Benzeşmeler

Aziz kardeşlerim; benzeşmelerin bazıları İslâmî literatürde mekrûh olarak isimlendirilerek küçük günahlardan olduğu açıklanan benzeşmelerdir. Bizler bu benzeşme türlerinden de kaçınmakla yükümlüyüz.
  1. Aziz Peygamberimizin açıklamalarıyla biz Müslümanların cenaze adabı bellidir. Bu kurallara aykırı olan meselâ bandolu, ölünün resmini taşımalı ve  sloganlı cenaze merasimleri mekrûh hatta haram türden bir benzeşme olarak görülebilir.

Ölülerimizin definlerinin ardından 7., 40. veya 52. günde anma merasimleri yapıp dualar etmek, ölülerimizin ardından yapacağımız duaları veya hayırları böyle belirli günlere  tahsis etmek de mekrûh benzeşmelerdir. Çünkü bunlar bize yabancılardan intikal etmiş türden uygulamalardır. Büyük tirajlı gazetelere bakınız sevgili kardeşlerim; Hristiyanların 40. günde anma yapılacağına ilişkin  ilanlarını görebilirsiniz.
  1.  Bizim selâmımız Peygamberimizin öğrettiği bir dua cümlesi nitelikli  kelimelerledir   ve  “Selâmün  Aleyküm” şeklindedir. Bu şekle aykırı olup elle, parmaklarla, avuç içi ile, baş hareketi ile selamlaşma veya yalnızca selam sözcüğünü kullanarak selamlaşma da mekruhtûr, küçük günah türünden bir benzeşmedir. (İbn Mâce,Hn.586)
  2. Besmele çekerek sağ elle ve önümüzden yemek Peygamberimizin öğretisidir. Solaklık gibi bir mazeretimiz yoksa bu öğretiye aykırılıkla solla yemek yemek ve de solla yemek yenilebilmesi için servis takımlarını böylece düzenlemek de küçük günah olabilecek türden benzeşmedir.
  3. Bir sakıncalı küçük günah türünden benzeşme de Müslüman erkeklerin sakal ve bıyıklarını birden kesmeleridir.

Aziz Peygamberimizin bu konuda; "Bıyıklarınızı kısaltınız ve sakalınızı uzatınız." buyurur ve böyle yaparak “Yahudilere, Hristiyanlara ve Mecusilere benzemememiz” konusunda bizleri uyarır.

Sakal ve bıyık kesmek türü uygulamalar yabancı sistemlerin ve ideolojilerin bağlıları tarafından aktarılan bizim de benimsediğimizi benzeşme türlerindendir.

Sevgili kardeşlerim;
  1.  Noel baba, hindi kesme ve çam devirme gibi figürlere yer verilmesi ve yılbaşı kutlamaları da sakıncalı benzeme türlerindendir.
  2. Dindarlık olacağı inancıyla bekârlığı benimsemek de bir yabancılaşma, yani benzeme türüdür. Çünkü Peygamberimiz; "Evleniniz ve de Hristiyan Ruhbanlarına benzemeyiniz." buyurmuşlardır.

III.             
Haram Benzeşmeler

Yasaklı benzeşmelerin bir bölümünü de haram benzeşmeler oluşturmaktadır. Haram benzeşme türlerinde iki yönlü haramlık vardır. Benzeşmeye konu işlemler temelde haramdır. Bunlar bir de benzeşme yoluyla ikinci bir haram işlenerek yapılırlar.  

aa.  Alkollü İçkiler İkramı:  Alkollü içkilerle servis yapmak böyledir. Alkollü içkilerin haram kılındığını Kur’ân’ın  Mâide suresinin 90. ayeti ile biliyoruz veya bilmek konumundayız. Ama alkollü içkileri misafirlere ikram etmek  bize yabancılardan intikal etmiş  olup bizim de cehaletle benimsediğimiz türden bir benzeşmedir.

bb.   Yabancı Modaları Takip: Müslüman kadınların İslam'a aykırı yarı üryan giyim tarzları da haram türden benzeşmeler arasında zikredilebilir. (Nûr 31) Değindiğimiz üzere, İslami ölçülere göre giyim farz görevimizdir. Aykırılık haramdır. Ama bu haramın özenti yoluyla işlenmesi İslami kimliğimizi yozlaştıran bir uygulama olarak ikinci bir haramdır.

cc.   Dans Türü Oyunlar: Topluluk içinde namahrem (kendileriyle evlenilebilecek) kişilerle dans türü bedensel teması içeren oyunlar oynamak da haram olarak nitelendirilebilecek benzeşmeler arasındadır. (İsra 32, Enam 151)) Namahremlerle kucaklaşmak bir haram, bunu yabancılarla benzeşmek yoluyla yapmak da ikinci bir haramdır.

dd.   Anıt Mezarlar: Anıtsal mezarlar yapmak, kabirleri tören alanı, şikâyet ve dilek aracı kılmak da haram olan yabancı yabancılara benzeşme türlerindendir. Burada çift yönlü haram vardır.

Acı olan şudur ki sevgili kardeşlerim; İslam'ın bir ölçüde olsun uygulandığı Osmanlı yaşamında da bu tür benzeşmeler görülebiliyor. Mesela padişah kabirleri sakıncalı türden kabirlerdir. Bir tür şahısları yarı putlaştırmak olacağı için  binalaştırılan   kabirleri İslam onaylamaz ama biz bu kabirleri örneğin Kanuni Sultan Süleyman Han'ın türbesinde olduğu gibi büyüttük. İslam'ın onaylamadığı bir uygulamayı yaptık ve daha sonra anıtkabir ve anıtmezarlar uygulamasına yol açtık.

Sevgili kardeşlerim; İslami kimlik böyle yozlaşıyor. Temel değerlerimizden böylece kopuyoruz.

ee.   Irkçılık Yapmak: Kavmini, ulusunu zulmü üzerinde onaylamak olan ırkçılık da haram türden benzeşme şeklidir. Bizim İslami değerlere ve ölçülere bağlı olan insanımız ırkçılık bilmezdi, Türkçülük bilmezdi, Kürtçülük bilmezdi. İmkânlarımızın heder olmasına sebep olan ırkçılık hastalığı, bize yabancılardan intikal etti. Biz de benimser olduk.

ff. Falcılık Astroloji: Falcılık ve falcılık gibi bütün gazetelerimizi ve televizyonlarımızı istila eden astroloji de haram benzeşme türlerindendir. Astrolojinin Allah'a ortak koşmaya açılım gösterecek kadar büyük bir haram içerdiğini de söylememiz de mümkündür.

Sevgili kardeşlerim; büyük tirajlı gazetelerimizden biri olan Milliyet’te bir ay Ramazan yazıları yazdım. Zinayı konu alan yazım yayınlandı. Faizle ilgili yazım da yayınlandı. Ama astrolojinin şirke açılım gösteren bir günah olduğunu ayrıntılı bir biçimde açıklamaya çalışan makalem, benden izin istenerek yayınlanmadı. Niçin biliyor musunuz? Söylenen gerekçe şuydu: Okuyucularımızın en fazla rağbet ettiği köşelerden biri bu astroloji köşesidir?

Kardeşlerim! Sizlere küçük günah türü benzeşme  örnekleri verdiğimiz  gibi haram nitelikli benzeşme misalleri de verdik   ve  böylece uyarı görevimizi yapmaya çalıştık. Ancak bir de İslam’dan  çıkarıcı ve  İslâmî imandan yoksun bırakıcı   benzeşmeler   vardır. Kısaca onlara da değinmek isterim.

IV.              İslâm’dan Çıkarıcı Benzeşmeler
  1. Allah'a inanırken, Allah'ın emirleri ve yasakları ortada iken, bu emir ve yasakları dışlayarak yaşadığımız toplumda farklı yönetici otorite kaynakları benimsemek, Allah'a ortak koşma günahını da içeren bir benzeşme türüdür. Bu benzeşme türünde maddeci insanlara ve batıl ideoloji mensuplarına inanç yönünden benzeme vardır. Bu benzeme türü İslâm  dairesinden çıkarıcıdır.
  2. insanları aşırı derecede yüceltme, onları yarı ilah konumuna getirme de İslam'dan koparıcı, benzeşme türlerindendir.

Kur'an'ın Nûh sûresinin 23-24. âyetlerinde  açıklandığı üzere; insanları yarı ilahlaştırma ameliyesi, ibadetli  güzel insanların ölümlerinden bir süre geçtikten sonra yarı ilah edinilmesi ile oluşmuştur. Bunun içindir ki aziz Peygamberimiz bizleri uyarmakta, şöyle buyurmaktadır: “Hristiyanların Meryem oğlu İsa'yı ilahlaştırıcı övgüleri gibi  gibi sakın ha beni övmeyin. Ben Allah'ın kuluyum. Benim için o, Allah'ın kuludur ve elçisidir, deyin.” (Mişkât…Hn.4897)

Anlaşılması gerektiği üzere peygamberimiz için “Allah’ın kulu ve elçisi ”dir, demeliyiz.

Sevgili kardeşlerim; biliyorsunuz, Kelime-i Şehadet de bu cümleyi içermektedir. Biz Allah'ın varlığına, birliğine ve Hz. Muhammed'in Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna inanırız ve bu inancımızı dile getiririz.

Peygamberimiz bizleri böylece uyarmışken:

Bazı Müslümanların evrenin Hz. Muhammed'in nurundan yaratıldığı şeklindeki inancı;

Peygamberlerin ve evliya olarak nitelenen bazı insanların ölümlerinden sonra her an yeryüzüne gelerek  insanlarla yardımlaşabileceklerini ifade etmeleri,

Kendilerine göre yücelttikleri bazı kulları gavs-ı azam olarak yani  istenildiğinde yardıma gelebilecek büyük zatlar olarak görmeleri; aziz Peygamberimizin yasakladığı türden inançlar ve görüşlerdir.

Yüce Allah yeryüzünü nasıl yarattığını, evreni nasıl halk ettiğini bizlere beyan etmektedir. Allah'ın önce Peygamberimizin nurunu yarattığını, o nurdan da bütün varlıkları halk ettiğini ileri sürmek İslam'ın inanç esaslarıyla oynamak ve aziz Peygamberimizi yüceltirken O'nu yarı ilahlaştırma ameliyesidir. Biz ülkemizde bazı maddecilerin yücelttikleri bazı şahsiyetleri nasıl yarı ilah konumuna getirdiklerini de bilmekteyiz.
Sevgili kardeşlerim; bu verdiğimiz misalleri şöylece de çeşitlendirebiliriz:
Bir kişinin ben de Marx'ın, Mao'nun, Freud'un inancındayım, Darwin'in izindeyim, ben de onlar gibi inanıyorum,  bende onların çizgisindeyim demesi, bu insanların ve benzerlerinin resimlerinin yüceltme amacıyla evlere ve işyerlerine asılması bize batılperest yabancılardan intikal etmiş benzeşme türlerindendir.

Hayat dinden arındırılmalıdır. İslam vicdanlarda kalmalı, hayata yansıtılmamalıdır. Toplumsal hayat yalnızca seküler/laik yasalarla yapılandırılmalıdır. Faizsiz ekonomi mi olur. Örtü bağnazlıktır. Zina, eşcinsellik ve benzerleri kullanılabilir özgürlüktür” şeklindeki inançlar, görüşler, yaklaşımlar ve ifadeler bize yabancılardan intikal etmiştir.  

Allah korusun, bu gibi benzeşmeler  bizi mekrûh haram türden benzeşmeler gibi yalnızca günahkâr kılmaz, bizi İslami inançlarımızdan edebilir. Farkına varmadan İslam dairesinin dışına taşırabilir.

İslâmî Kimliğimizi Oluşturmak ve Korumak İçin…

Sevgili kardeşlerim; bizler Müslümanız. Rabbimizin Kur'anî emirleri ve yasakları ve de aziz Peygamberimizin öğütleri ve de uyarılarıyla benzeşmelerden korunarak İslami kimliğimizi oluşturmak ve korumakla yükümlüyüz. Korunabilmek için sevgili kardeşlerim; elbette bir takım yapılması gerekenler vardır. Bunları şöylece özetleyebiliriz;
       I.                   İslâm Dini’ni  Kur’ân ve Sünnet Temelli  Olarak İyi Öğrenmek,

Ana babadan gördüğümüz şekliyle taklide dayalı olarak İslami çizgide yaşayamayız. Mutlaka Kur'an'la ilişkiye girmek, Peygamberimiz efendimizin hayatını, uyarıları ve öğütlerini öğrenmek konumundayız.

 
       II.       Haramlardan Korunmak,

Haramlardan korunursak benzeşmelerden de korunmuş oluruz.

III.                İslâmî Esaslara Dayanmayan Bidat/Türedi Uygulamalardan Kaçınmak,

IV.              Bizleri Uyarabilecek Bilgili ve Bilinçli Müslümanlardan Oluşan Bir Çevre Edinmek

V.                İslâm  Çizgisine Karşıt Olanlarla Kalıcı İlişkilere Girmemek ve Onları Bizleri Temsil Etme ve Hukuken Adımıza Tasarruf Edebilme Konumuna Getirmemek,


Bu konuda yüce Rabbimizin Kur'an'ı Kerim'de pek çok emirleri yer almaktadır. Maide suresinin 51. âyetinde şöyle buyrulmaktadır:

“Ey iman edenler, Yahudileri ve Hristiyanları evliya edinmeyin/ Onları üzerinize egemen kılmayın. Onların yönetimi altına girmeyin. Onları hukuken sizin adınıza tasarrufta bulunabilecek konuma getirmeyin….”

Sevgili kardeşlerim; bütün bunlar yapılmalı ve yaşanmalıdır ki İslami kimliğimizi korumamız mümkün olsun. Sohbetimizi bitirirken sizlere mutadımız üzere bir defa daha beş vakit namaz konusuna ihtimam göstermemiz gereğini hatırlatır, sohbetimizi Enfal suresinin 20 ile 21. âyetlerinin meallerini okuyarak bitirmek isterim. Rabbimiz şöyle buyurur:

Ey iman edenler! Allah'a ve O'nun Peygamberine itaat edin. Rabbinizin ve Peygamberinizin emirleri ve yasaklarını dinleyip dururken sakın ha aykırı gitmeyin. Biz dinledik deyip de dinlenmeyenler gibi de olmayın. “ *

Hepinize hayırlar, huzurlar, saadetler dolu haftalar niyaz ederim aziz kardeşlerim.
Bu konunu genişçe açıklaması ve kaynakları için İslâmî Kimliğimizi Korumak isimli kitabımızın okunmasını tavsiye ederiz.  (İstanbul, Beyan)

Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/benzesmelerden-korunarak-islami-kimligimizi-korumak-5-240h.html

Kitabı İndirmek İçin;
- Benzeşmelerden Korunarak İslâmî Kimliğimizi Korumak




Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim