ALLAH ERLERİNİN VASIFLARI

ALLAH ERLERİNİN VASIFLARI
ALLAH ERLERİNİN VASIFLARIYüce Rabbimiz Milâdî 612 yılında başlayan ve Kı­yamet Günü'nekadar devam edecek olan Muhammed çağı insanlarına Kur'ân-ı Kerîm'de şöylebuyuruyor:«. .

ALLAH ERLERİNİN VASIFLARI

Yüce Rabbimiz Milâdî 612 yılında başlayan ve Kı­yamet Günü'nekadar devam edecek olan Muhammed çağı insanlarına Kur'ân-ı Kerîm'de şöylebuyuruyor:«... Dininizi ( bütün ihtiyaçlarınızı karşılayacak ve siziCennetlerime erdirecek şekilde) geliştirdim/yüceli­ğe erdirdim.Üzerinizdeki nimetimi tamamladım. (Sizehayat düzeni olarak) İslâm Dini'ni seçtim ve razı oldum...» (1)

Mevlâmız insanlık içinseçip razı olduğu dinini yal­nız inanç esaslarından ve belirli ibâdetkurallarından ibaret kılmamıştır.

Rabbimiz dinini  sosyo-ekonomik kuralları, hukukî veahlâkî   yasaları da ihtiva eden birhayat düzeni kıl­mıştır. Onu her asırda ve her toplumda tatbik olunabilecekyüceliğe ve değiştirilemez  özelliğeerdirmiştir.

Allah'ın insanlar için seçtiğibu dini, Allah'ın Nizâmı'dır inancıyla kabul eden müminler, O'na bir bü­tünhalinden inanmak ve O'nu bir bütün halinde yaşa­mak mecburiyetindedirler.

Bu dininictimaî(sosyal)iktisadî ve hukukî vasıftaki emir ve yasaklarını bırakarakyalnız namaz ve oruç gibi be­lirli ibâdet vazifelerini yapmak bu dinî yaşamakdeğil­dir. Bu dinîn ferde ve cemiyete yön veren,  gelişim sağ­layan kurallarından bir bölümünü tatbik ederek hayat problemleriniçözümlemek, mutluluğa erişmek müm­kün değildir. Çünkü bu dinîn yüceliğibütünlüğündedir.

Bu nedenledir ki meselâferdî mülkiyeti kabulde Kapitalizmle, faizin reddinde Komünizmle, ictimaîadaleti sağlayıcı düsturlarıyla Sosyalizmle, Allah'ın varlığını kabul'deHıristiyanlıkla ve özel günlerindeki eşlerle cinsel ilişki yasaklığındaMusevîlikle  örtüşmesi önemli değildir.Bütün bu beşerî düzenlerin ve ve tahrif edilmiş semavî dinlerin  değinilen hususlarda ve benzeri nok­talarda O'na yakınlığı da mühim değildir.

İslâm'ın yüceliğininbütünlüğünde olması sebebiy­ledir ki sosyal hayatı İslâm'la çatışan materyalist dü­zenlere terk ederek budini ferdî hayatta yaşayabilmek mümkün değildir. Zira bu dinde ferdî ve içtimaîvazi­feler iç içedir.

Misallendirirsekderiz ki:

  • Eğitim müesseselerinde, Allah'a ve AhiretGünü'ne îmanın talim edilmediği, hayat önderi olarak Hz. Muhammed'intanıtılmadığı ve Kur'ân Düzeni'nin öğretilmediği cemiyette bu din gerektiğişekilde yaşa­namaz.
  • Radyo, Televizyon ve Basın gibi etkileyici kurumla­rınsürekli olarak İslâm'la çelişkili batıl inançlara ve hayat tarzlarına çağrıdabulunduğu bir toplumda bu din bütünüyle ya­şanamaz.
  • Şehirlerini, faiz kurumlarının sömürdüğü, içki veuyuşturucu madde yuvalarının kirlettiği, fuhuş mer­kezlerinin kararttığı vecaddelerini cinsel özgürlüğe davetçıkarıcı manzaraların çirkinleştirdiği toplumda bu din bütünüyle yaşanamaz.

Öz ifadeyle batıllarınhukukîleştiği ve müesseseleştiği bir toplumda bu dinin hayatı yönlendiren  düsturlarını tümüyle uygulamak mümkündeğildir.

Gerçek budur. Ama bizlerbu dinin bütününe inan­makla ve tüm yasalarım tatbik etmekle mükellef oldu­ğumuziçin gücümüz ölçüsünde inançlarımızı yaşama­ya çalışacağız.

Çünkü bizler, namaz,oruç ve hac gibi ibadetlerle, bir bölümünü zaten yaşadığımız bu dinin bütününüya­şamak, nefislerimizi ve nesillerimizi devrimizdeki bu­nalımlarındankurtararak İslâm'ın nûruna çıkarmak mecburiyetindeyiz.

Bunun için dePeygamberimizin her devirde bulu­nacaklarını bildirdiği mukaddes kadrolardan veAllah'ın Kur'ân'da «Allah Erleri» şeklinde tavsif ederek zafer vaatettiği kişilerden olmalıyız.

Bu gidiş durdurulamazdiyenlere, küfrü vakıa ola­rak görenlere, mecraları değiştirecek erlerini Allahşöy­lece tanıtıyor: «Ey inananlar! İçinizden kim Allah'ın dini İslâm'dansapar/çıkarsa, Allah müminlere karşı alçak gönüllü/merhametli, kâfir­lere karşıonurlu/güçlü, Kendisinin onları seveceği, onların da Kendisini seveceği birtopluluk getirir. Onlar Allah yolunda cihad ederler, yerenlerinkınaması/suçlamasından korkmaz/çekinmezler.

 (Ey Müminler!) Sizin dostunuz Allah'tır, O'nunpeygamberidir ve namaz kılan, zekât veren, (Kurân'ın ve Sünnet'in diğerdüsturlarına) boyun eğen müminlerdir. Kim Allah'ı, Peygamberi­ni ve müminleridost/yardımcı edinirse (bilmelidir ki) üstün/galip gelecek olanlar, Allaherleridir.» (2)

Rabbimiz  anlamı sunulan âyetlerde ve Mücadelesûresinde takviye edeceği, zafere erdireceği, kendileriyle dininigüçlendireceği bu kadroyu beş ana vasıfla bizlere tanıtmaktadır.  Engelleri aşacak, huzur bulacak, mesut(mutlu) olacak ve cemiyetini yüceltecek olan kadro Allah erleri olan bukadrodur.

a - Bu kadro inanarak,itaat ederek, güvenerek, Allah'ı seven, Hak inançları ve güzel amelleri sebebiy­leAllah'ın kendilerini sevdiği kadrodur.

b.- Allah erleri olan bukadro müminlere karşı merhametli olan ve merhametin gerektirdiği ahlâkîgörevleri yapan   kadrodur.

c - Bu kadro kâfirlereve münafıklara karşı âdil fakat kendisine güvenli, onur­lu ve tavizsiz(ödünsüz) ve olan kadrodur.

d - Bu kadro Allah'ı,O'nun Peygamberini, na­maz kılan, zekât yeren ve de İslâmî kurallara bağlımü'minleri, veli;dost/yardımcı edinen, babaları, kardeşleri, akrabaları da olsaAllah'a ve Peygamberine karşı çıkanları sevmeyen kadrodur.

e - Kur'ân diliyleHizbullah olarak nitelenen Allah   erleriolan bu kadro, İslam adaletin ve diğer insanî erdemlerin egemenliği için aşklacihâd eden kadro­dur.

Evet, bu beş ana vasfıntamamını nefsinde topla­yan mü'min, Allah Erleri olan kadrodandır.

Müminlere merhametliolmayan bu kadrodan de­ğildir. Kâfirlere ve münafıklara karşı üstünlük şuuru­nutaşımayan bu kadrodan olamaz. Cihad etmeyenin bu kadroda yeri yoktur. Müminleridost bilmeyen, batılperestlere kalbini kapamayan bu kadroya giremez.

İşte bu kadro, olmazgörüneni gerçekleştirebilecek olan­dır. Galip gelecek, Allah'ın rızasınaerecek, Cennet'e gi­recek ve felah bulacak bu kadrodur.

Rabbimiz Mücadelesûresinin sonuncu âyetinde de Hizbullah olarak nitelediği bu kadroyudestekleyeceğini de açıklayarak şöylece müjdelemektedir:

«Allah'a ve AhiretGünü'ne inanan hiç bir zümreyi, babalan, oğullan, kardeşleri veya hısımları daolsa Al­lah'a ve Peygamberi'ne karşı çıkan kişilerle sevişir (ve yardımlaşır)bulamazsın.

İşte (kendisine vePeygamberine karşı çıkan in­sanları sevmeyen) zümrenin kalplerine Allah imanıkökleştirmiş ve onları katından bir ruhla/güçle kuvvet­lendirmiştir.

Onlar, altındanırmaklar akan Cennetlere koya­cak, içlerinde ebedî olarak kalacaklardır. Öyleki, Allah onlardan razı, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar  Allah erleridir. İyice bilin ki, Allahtaraftarları emellerine erenlerin ta kendileridir.»

Müminler!

Mümin olarakaşkla yaşamak tatlı bir ölüm yüzü görmek ve ebedî saadete ermek istiyorsak,Peygamberi­mizin Kıyamet Günü'ne kadar var olacaklarını müjdelediği Allaherlerinden olmaya çalışacağız. Cuma Mesajı'mızı Peygamberimizin müjdesiniiçeren ve bize güç veren bir hadisle bitiriyorum:«Bana inananlardan her devirdeAllah'ın dini İs­lâm üzerinde yaşayacak birtopluluk bulunacak,  karşıtları onlarabir za­rar veremeyecektir.»

1) Maide 3

2)Maide54-56

3)İ.Mace

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/allah-erlerinin-vasiflari-3-54h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim