AKRABAYA MADDİ YARDIMIN ÖNEMİ VE FAZİLETİ

AKRABAYA MADDİ YARDIMIN ÖNEMİ VE FAZİLETİ
AKRABAYA MADDİ YARDIMIN ÖNEMİ VE FAZİLETİAkrabalıkmüessesesini mukaddes kılan İslâm Di­ni, akraba olan fertlerin birbirleriyleyardımlaşmalarını emretmiştir. Dinimizin emrettiği ve âhiret saadetine erdireceği­ni müjdelediği buyardımlaşma ihtiyarî ve mecburî ol­mak üzere iki kısımdır.

AKRABAYA MADDİ YARDIMIN ÖNEMİ VE FAZİLETİ

Akrabalıkmüessesesini mukaddes kılan İslâm Di­ni, akraba olan fertlerin birbirleriyleyardımlaşmalarını emretmiştir.

Dinimizin emrettiği ve âhiret saadetine erdireceği­ni müjdelediği buyardımlaşma ihtiyarî ve mecburî ol­mak üzere iki kısımdır.

a - İhtiyariYardımlaşma

Maddî imkânları müsait olan mü'minleri Allah'ınrızasına erdirecek hayırlı amellerden biri ve başlıcası akraba içindekifakirlere, âcizlere, yetimlere ve işsiz­lere yardım etmeleridir.

Peygamberimiz bumevzuda şöyle buyururlar:

 [(Kıyamet Günü'nde herkes, tâ insanlararasında­ki muhakeme sonuçlanıncaya kadar sadakasının gölge­sindebulunacaktır.»

«Sadakaların en  değerlisi - kindar da olsa - akrabayaverilendir.»] (1)

Peygamberimiz akraba yardımının faziletini açık­ladığı gibi, Allahrızası için yardımda bulunmak iste­diklerini açıklayan mü'minleri de daimaakrabaya yardıma yöneltirdi.

Sabit İbn-ü Enes (R.) anlatıyor.

«Sevdiğiniz şeylerden (Allah için) vermedikçe Al­lah'ın rızasınaelbette eremezsiniz. Allah yolunda her ne harcarsanız muhakkak Allah onubilendir.» anla­mındaki Al-i İmran sûresinin 92. âyeti indirilince sahabilerdenEbû Talha Hz. Peygamber'e gelerek şöyle dedi:

-  YaResûlellah! Anladığıma göre Rabbimiz mal­larımızdan (kendi rızası içinvermemizi) istiyor.

Sizi şahit tutuyorum (Ya Resûlellah!) Ben Berîha (isimli) hurmalığımıRabbimin rızası için (vermek üzere) ayırdım.

Hz. Peygamber (onu dinledikten) sonra şöyle bu­yurdu:

-Hurmalığınıakraban için ayır.

(Bu emri alınca) Ebu Talha da hurmalığını akrabaları olan Hasan İbn-üSabit ile Übey İbn-ü Kâ'b ara­sında taksim etti. (2)

Peygamberimiz, Cennet'e girmek istediğini ve bu­nun için ne yapmasıgerektiğini soran bir mü'mine de şöyle buyurmuştur:

«- Allah'a ibâdet eder, ona hiç bir (şahıs, put, il­ke, kurum verejimi) ortak koşmazsın. Namazı kılar, zekâtı verir ve bir de (ziyaret ederek,Hakka çağırıp Ba­tıl'lardan sakındırarak ve gerektiğinde maddî yardım­lardabulunarak) akrabaya sıla yaparsın.»(3)

b - MecburîYardımlar

İslâm Dini, akraba arasında yardımlaşmayı teşvik etmiş, fakat buyardımlaşmanın bir kısmını isteğe bağ­lı kılmış, bir kısmını da vacip bir görevkılmıştır.

Rabbimiz şöylebuyurur:  «Akrabaya hakkını ver...» (4)

Yüce Peygamberimiz deşöyle buyurur:  «Veren el, alan eldenüstündür.    Hem nafakasını verdiğinkimselerden başla.   Anneni, babanı, kızkardeşini, kardeşini, sonra sana en yakın ve ondan sonra en yakın olanlarıgözet.»  (5)

Mü'minler!

İslâm bilginleri, birbirleriyle mutlaka yardımlaş­maları gerekenakrabanın sınırlarını tayinde farklı öl­çüler koymuşlardır. Biz bir misalleiktifa edeceğiz.

Hanefî Mezhebi âlimlerine göre: Zengin mü'min, maişetini temin etmektenâciz olan akrabasına, onlar­dan alabileceği miras miktarınca nafaka vermeklemükelleftir. (6)

Şöyle ki; nafaka vermeye gücü yeten mü'minin, mirasına iştirakedebileceği akrabası, müzmin bir has­talık, körlük ve hamakat gibi illetlerdolayısıyla nafa­kasını temin edemeyen bir âciz,  fakir bir öğrenci  veya yoksul bir kadın olursa, ona varisiolabileceği miktar nispetinde nafaka vermesi vacip olur. (7)

Hiç şüphe yoktur ki, üzerine nafaka vacip olacak kimsenin, kendiailesinin ihtiyaçlarını temin ettikten sonra, akrabasına yardım edebilecekgüçte olması ge­rekir.

Ancak ana-babanın nafakası, fakir de olsa evlad üzerine vaciptir. Akrabadangeçimini temin edemeyene ve zaruri ihtiyaçlarını ve hizmetlerinikarşılayamayana verilmesi vacip olan nafaka onun mesken, yiyecek, giyecek, (ih­tiyarise) hizmetçi, (hasta ise) tedavi masraflarını kar­şılayacak miktar olacaktır.

Üzerine vacip olan nafakayı kendi arzusuyla veren mü'min, pek büyük birsevaba erer. Vermezse büyük bir günah işlemiş olur. Çünkü Peygamberimiz şöylebu­yurmuşlardır:«Nafakasını verdiği kimsenin nafakasını kısması; vermemesi,kişiye günah bakımından kâfidir.»  (8)

Nafaka ödeme vazifesini yerine getirmeyen mü'­min günaha girmeklekalmaz, İslâm Hukuku'na göre nafaka ödemeye mecbur edilir. (9)

Meselâ: Nafaka verebilecek maddî güce sahip bu­lunan kişi, kendisindenbaşka bakacak kimsesi olma­yan kız kardeşine nafaka vermekle yükümlüdür.Vermezse, kız kardeşi tarafından aleyhine dava açılabilir. Dava açılmasıhalinde nafaka vermesi gereken kardeş mahkeme kara­rı ile nafaka vermeye mahkümedilir.

                                                                                    ***

Dinimizin akrabamıza karşı yapmamızı öğütlediği ihtiyarî yardımlar ilevacip kıldığı mecburî yardımlar, akraba ferdleri dışındakilere yapılanyardımlardan iki katı sevap kazandırır.

İlk mü'minlerden Abdullah eşi Hz. Zeyneb şöyle an­latıyor: Allah'ınResulüne  (S.) sordum: - (Ya Resûlellah!Fakir) olan kocama ve hima­yem altında bulunan (kardeşimin)    yetim çocuklarına yapacağım harcamaüzerimdeki sadaka görevini düşü­rür, (bana sevap kazandırır mı?)

Allah'ın Resûlü (S.) şöyle buyurdu:

- Bunun gibi harcamalar; sadaka sevabı ve de akrabalık (haklarınıgözetme) sevabı olmak üzere iki türlü sevap kazandırır.(10)

Mü'minler!

Kişilerin maddî problemlerini topluma yansıtmak-sızın yakın çevreiçinde çözümleyen akraba yardımları zekât kadar verimli sonuçlar doğuran birdinî görevi­mizdir. Böyle olduğu için de Cennet'e götürecek bir âhiretsermayesidir.

Rabbimizden cümlemizi, akraba hukukuna riayet eden kullarındankılmasını diliyor, hutbemizi bir âyet manasıyla bitiriyorum:«Şüphesiz Allahadaletle, iyilikle ve akrabaya yar­dım etmekle emreder. Açık ve gizlikötülükten (fert ve cemiyet haklarına) tecavüzden sakındırır. Böylece Al­lahsize öğüt veriyor. Umulur ki, kendinize gelirsiniz.»

(11)

1) Selâmet Yollan,2/386.

2) S. Ebu Davud K.Zekâtı B. Fî Sılatir-Rahimi (Hn. 1673)

3) Riyazüs-Salihin veTer. 1/363

4) Isra, 26.

5) Selâmet Yolları,A. Davudoğlu, 3/471.

6) a.g.e. 3/473.

7) El-İhtiyar litalîlil-Muhtar, 4. Cüz, Babün Nafaka.

8) Et Tac, 2/27.

9)  Bak. İslâm'daSosyal Dayanışma, M. Ebu Zehra, Yağmur Yayın. 1969, sh. 145-146.

10) İ. Mace, Hn. 1834

11) Nahl, 90.

 

 

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/akrabaya-maddi-yardimin-onemi-ve-fazileti-3-82h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim