Âdet ve Lohusalık Halinde Cinsî Münâsebette Bulunmak

Âdet ve Lohusalık Halinde Cinsî Münâsebette Bulunmak
İslâm Dîni’nin insanlığa sunduğu cinsel nitelikli düzenin mü’min eşlere yüklediği ana görevlerden biri, âdet halinde cinsel ilişkide bu‐ lunmaktan kaçınmaktır.

İnsanları yaratan ve onların bedenî ve rûhî yapıların en iyi bilen Yüce Allah, Kur’ân‐ı Kerîm’in Bakara Sûresi’nin 222’nci âyetinde âdet halinde cinsel ilişkide bulunulmasını şöylece yasaklamıştır:

“(Ey Muhammed!) Sana kadınların ay halini (hayız) soruyorlar.

De ki; o bir Eza’dır.

Ayhalindeyken onlardan ayrılın; temizleninceye kadar onlara yaklaşıp cinsî münâsebette bulunmayın. Boy abdesi alarak iyice temizlendikleri zaman Allah’ın emrettiği yer (vagina) den onlarla ilişkiye girin/girebilirsiniz. Şüphesiz Allah (her ay temizlendikle‐ rinde kadınlarına) dönenleri sever. O, İyice temizlenenleri (ay ha‐ linde önden ve arka organdan cinsel ilişkiye girmekten kaçınanları da) sever.”1


Yüce Allah, bilen, merhamet eden ve bütün işlerini gayeli ve an‐ lamlı yapan bir Rab olduğu için, kulluk denemesine tâbi tuttuğu in‐ sanlara ancak ve ancak zarar verici sözleri, davranışları ve işleri ya‐ saklamışdır.

Hiç şüphesiz Yüce Allah; bütün yasaklarını olduğu gibi, ay ha‐ li/âdet hali cinsî münâsebet yasağını da zararlı olduğu için koymuş‐ tur. Üstelik bu zarar vericilik sebebini diğer yasaklarından farklı ola‐ rak da “eza” sözcüğü ile açıklamıştır: “… o, bir eza’dır…

Âdet halinde cinsî münâsebette bulunmanın yasaklanış sebebi olan eza, Kur’ân ve Sünnet dilinde “Sevilip istenmeyen, üstelik üzüntü veren her bir söz, davranış ve iş, sözlü ve fiilî baskı, kokusu ve yapısı sebe‐ biyle pis olan nesne ve giderilmesi gerekli, sıkıntı verici, zorluk çıkarıcı en‐ gel…”2 mânâlarına gelmektedir. Bu mânâlardan hareketle ay hali te‐ masını, bedene ve rûha zarar verecek, sıkıntı ve nefret uyandırabile‐ cek işlem olarak vasıflandırabiliriz.

Yüce Allah’ın yasakladığı ay hali temasını O’nun Resûlü Hz. Muhammed de pekiştirerek yasaklamış, ayrıca ay hali ile ilgili gerekli bilgileri de açıklamıştır.

İlişkiyi Yasaklayıcı Hadisler


Allah’ın Resûlü şöyle buyurur:

"Kadınlarınızla ay hallerinde cinsel ilişkide bulunmayınız. Ancak cinsel ilişkiye girmeme koşuluyla dilediğiniz şekilde sevişebilirsiniz..."3

“(Helâl görerek veya sakıncasız bularak) Âdet halindeki karısıyla cinsel temasda bulunan kimse, onunla arka organından ilişkiye giren kişi ve bir de gelecekten haber verdiğini idda eden adama bilgi almak için gelip de, onun sözlerini doğrulayan şahıs, Muhammed’e indirilen Kur’ân’a îman etmemiştir.”4

Âdet halinde cinsel temasda bulunmak, Rabbimizin ve Peygam‐ berimiz’in buyruklarıyla yasaklanmış olduğu için, eşler isteseler ve bedenî ve rûhî zararlarından korunabilmiş olsalar bile, cinsel temasta bulunamazlar. Zira karşılıklı anlaşma, haramı helâl kılmaz. Bu sebeble bu ilâhî yasağı çiğneyen eşler günahkâr olurlar. Allah’dan bağışlanmalarını dilememeleri ve verebilir durumda iken günahlarını örtecek sadaka vermemeleri halinde ilâhî azâba uğrayabilirler.

Âdet halinde sevişmek de haram mıdır?

Kur’ân ve Sünnet’le yasaklanan yalnızca cinsel organların teması olduğu için, hiç şüphesiz sevişmek helâldir. Üstelik ay halinde iken sevişmek, Allah’ın Resûlü’nün sünnetlerindendir.

Aşağıda sunacağımız fiilî sünnet örnekleri, âdet hali sırasında se‐ vişmenin helâl olduğunu ve bu dönemde sevişmenin peygamberî uygulamalar arasında yer aldığını bize öğretmektedir.

Fiilî Sünnet

Allah’ın Resûlü’nün eşlerinden Hz. Âişe (r. anha) anlatıyor:

(Eşleri olan) bizlerden biri âdet gördüğü zaman Allah’ın Resûlü ona göbekle dizler arasını örten bir örtü örtünmesini emir buyurur, sonra da (tenlerin temasını içerir şekilde) onunla beraber yatardı.5

Hz. Âişe (r. a) bir diğer anlatımında şöyle buyuruyor:

Eşleri olan bizlerden biri âdet gördüğü zaman Allah’ın Resûlü (âdet gören eşine göbekle dizler arasını örten) genişçe bir örtü örtünmesini emreder, sonra da onun göğüs bölgesine yönelirdi.”6

Sevgili Peygamberimizin eşlerinden Ümm‐ü Seleme annemiz de

şöyle buyuruyor:

Adetli eşlerinden birini okşamak isterse onun altlık edinip örtünmesini emreder sonra okşardı.”7

Allah’ın Resûlü’nün sünnetini öğrenme ve öğretmede utanma ile emrolunmadığımız için, cinsî münâsebette bulunmaksızın eşlerle sevişilebileceğini açıklayan fiilî sünnet örneklerini aynen aktarmaya çalıştık.8


Bu fiilî sünnet örneklerini bir de sözlü sünnetle pekiştirelim.

Sözlü Sünnet

Abdullah b. Sa’d el‐Ensârî, Allah’ın Resûlü’ne şöylece sorduğunu anlatıyor:

- (Yâ Resûlallah!) Âdet görürken karımdan nasıl yararlanabilirim?

Allah’ın Resûlü şöyle buyurdu:

- (Göbekle dizler arasını örten) Örtünün yukarı kısmından; göbek üstü vücût kısımlarından yararlanabilirsin.9

Bazı İslâm bilginleri Kur’ân çizgisinde cinsel bakımdan yararlanı‐ lamayacak olanın yalnızca cinsel organ olduğunu ileri sürmekte iseler de, yukarıda sunduğumuz hadîsleri ve benzerlerini yorumlayan İs‐ lâm bilginlerinin büyük çoğunluğu, yasak bölgelerin göbekle dizler arasını içine almakta olduğu görüşünü benimsemişlerdir.

Âdet Halinde Sevişmek Fiillî Sünnetin Bir Gereği midir?

Âdet halinde sevişilebileceğini ortaya koyan ‐örneklerini sundu‐ ğumuz fiilî sünneti burada yorumlamakta fayda görüyoruz.

Anlayışımıza göre fiilî sünnet bize yalnızca ruhsat vermemekte, cinselliği içeren ruhsal ilgiye de teşvik etmektedir. Bu tesbitimizi şöy‐ lece açıklayabiliriz.

Her bir kadının âdet hali, kendine özgüdür. Ancak kanın kesil‐ memesi halinde ay hali hükümlerinin on gün devam edebileceğini İslâm bilginleri açıklamaktadırlar.

Allah’ınResûlü’nün birden fazla eşi olduğuna göre, O’nun ay halindeki eşlerine ilgi göstermesini cinsel ihtiyaçla izah etmek pek de aklî olamaz. Şüphe etmiyoruz ki O’nun (sav) asıl amacı, rûhen tedirginlik duyabilecek eşle‐ rini rûhî tatmine erdirmekti. Çünkü arzulanmaya ve şehvetsiz de olsa sevil‐ meye muhtaç olan kadın, her ay belirli bir süre ilgisiz kalmaktan ve sevimsiz olduğu şeklindeki üzücü şartlanmalardan ötürü bunalabilir. Hele hele bu kadının kuması varsa veya kocasının bir başka kadınla ilgisi olabileceğini de düşünüyorsa…

Açıklamaya çalıştığımız ruhsal bunalım, her kadın için vârid ola‐ bileceğine göre, fiilî sünnetin rûhuna uygun davranışlarda yarar ola‐ cağı şüphesizdir.

Âdet Dönemlerinde Kadınların ÖzelSorumluluğu

Âdet halinde cinsel temasda bulunmak haramdır.

Pek tabiîdir ki erkek karısının âdetinin başlayıp başlamadığını bi‐ lemez. Ay halinin başladığını kadının açıklaması lâzımdır. Eğer açık‐ lamaz da cinsel temasda bulunulursa, bunun günahı yalnızca kadının olur.

Kadın ay halinin başladığını bildirmemekle günaha girebileceği gibi, bittiği halde bitmediği veya bitmediği halde bittiği izlenimini vermekle de günaha girebilir.

Hele hele ay hali başlamadığı halde başladı diyerek kocasını al‐ datan kadın, pek büyük bir günah işlemiş; ilâhî la’net gölgesi altına girmiş olur.

Allah’ın Resûlü “Allah, müfessile kadına la’net etsin; onu rahmetin‐ den uzak düşürsün,” buyurdu ve müfessile’yi şöyle tanıttı:

- Müfessile; kocası kendisini arzuladığı zaman; âdet görmeye başlama‐ dığı halde, âdetgörüyorumdiyerek kocasını aldatan kadındır.”10

Cinsel İlişki Ne Zaman Helâl Olur

Her kadının ay hali kendisine özeldir. Bazılarının ay hali altı, ba‐ zılarının yedi veya sekiz gün sürebilmektedir.

Allah’ın Resûlü’nün bir hadîsine ve bu hadîs üzerindeki yorum‐ lara göre ay hali on gün on gece sürebilir.

Kendisine has sürede kanı kesilirse, kadının ay hali bitmiş olur. İslâm bilginlerinin bir kısmını oluşturan Hanefî Mezhebi müctehidle‐ rine göre on gün sürdüğü halde kan kesilmezse ay hali hükmen bit‐ miş sayılır.

Fiilen veya hükmen bitmesi halinde eşler hemen cinsel ilişkide bulunabi‐ lir mi?

Ay hali temasını yasaklayan âyetin lafızlarını ve ilgili hadîsleri farklı şekilde yorumlayan bilginler, şu görüşleri ileri sürüyorlar:

Ay hali biten kadının kocasına helâl olması, bir diğer anlatımla onunla ilişkiye girebilmesi için;

a‐ Yıkanması/boy abdesti alması gerekir.11

b‐ Boy abdesti almaksızın sadece cinsel organını yıkaması ve yal‐ nızca abdest alması yeterlidir.

c‐ Yıkanması gerekmez. Ancak a’zamî süre olan on günden önce bitmişse, bitiminden itibaren öğle ile ikindi arası gibi bir namaz vakti beklenilmesi gerekir.

Üç şekil de geçerli olduğuna göre, eşler durumlarına uygun olanı seçerler. Ancak ilk görüş, Kur’ân’ın lafzına uygun olması ve cinsel tatmine ortam hazırlaması bakımından tercîh edilebilir.

ÂdetHali İle İlgili Bazı Bilgiler

Âdet hali Allah’ın kadınlar için takdir buyurduğu bir haldir. Dînî sorumluluklar bakımından özellik arzeden tabiî bir durumdur.

Kur’ân ve Sünnet’in açıklamalarına göre âdetli kadın eşi ile sevi‐ şebilirse de ilişkiye giremez. Cinsel ilişki haramdır. Kur’ân hükmü olarak yıkanmadıkça namaz kılmaz, kılamadığı namazlarını da kaza etmez.1 Oruç için yıkanma gerekli kılınmadığından Ramazan orucu‐ nu tutabilir. Bir tür hasta olduğu için tutmayarak erteleyebileceği oruçları, güne gün kaza eder. Özellikle Mekke’den ayrılma zorunlu‐ luğu gibi durumlarda Kâbe’yi tavaf edebilir.

Âdetli kadın Kur’ân okuyabilir ve camilere de girebilir. Çünkü Kur’ân okumayı ve camiye girmeyi yasaklayıcı hadîsler, Peygambe‐ rimize aidiyeti ve anlamı üzerinde görüş birliğine varılamamış zayıf hadîslerdir.12 Bunlar haramlığa delil kılınamaz. Doğruları en iyi bilen Allah’tır.

Âdet halinde iken sevişmeden veya rüyalanmadan ötürü cünüb olan kadın yıkanır. İlişkiden sonra fakat yıkanmadan önce âdet gören kadın da yıkanır.13

Âdet gören veya lohusa olan kadın, Allah’ı zikredebilir, duâ da edebilir. Kadınların bu özel durumlarında namaz vakitlerinde belirli dakikalarını zikre ve duâya ayırmaları İslâm bilginlerince güzel bu‐ lunmuştur.

Âdet hali, pislik hali değil, Allah’ın düzenlediği, bitimi yıkanma‐ yı gerektiren tabîi bir haldir. Bu sebeple âdet halini mâzeretli durum olarak vasfetmeli, asla pislikle nitelememelidir.

İradeye dayalı olarak yapılan cinsî münâsebetin oluşturduğu cünüblük halinin kirlilikle‐pislikle ifadelendirilmesini onaylamayan Allah’ın  Resûlü’nün,  irade  dışında  oluşan  âdet  halinin  kirlilikle‐pislikle tavsif edilmesini red buyuracağı açıktır. Aşağıda sunacağımız hadîs, bu gerçeği açıklamaktadır.

Hz.Âişe(r. anha) anlatıyor: Yalnızca hac yapmayı amaçlayarak (Me‐ dine’den) yola koyulduk. Mekke yakınındaki Serif mıntıkasına gelmiştik ki âdet görmeye başladım.14 Hacgörevlerimi yapamayacağım düşüncesiyle ağlıyorken Allah’ın Resûlü yanıma geldi ve bana sordu:Nen var senin, yoksa âdet mi gördün de ağlıyorsun? Ben evetcevabını verince şöyle buyurdu:

Âdet görme,Allah’ın Adem oğlunun kızları için koyduğu bedenî bir ya‐ sadır. Bu sebeple ağlamana gerek yok. Kâbe’yi tavaf etmeyi ertele, ama bu‐ nun dışında hacıların yaptığı hac görevlerini sen de yap.15

Yukarıda âdet halinin devamı süresince yapılamayacak olanlara değindik. Yapılabilir olanlara işaret ettik. Şimdi de âdet hali bitimin‐ de yapılması gereken görevi açıklayalım.

Âdethali bitiminde güsül/boy abdesti alma

Ay halinin/âdet halinin bitiminde vücûdu baştan aşağı yıkayarak boy abdesti alınması, Rabbimizin ve Peygamberimizin buyruğudur.Bu sebeple farz bir görevdir.16 Âdet hali bitiminde yıkanıp boy abdesti alması gereken kadın gibi, âdet halinde iken sevişip boşalmadan veya rüyalanmadan ötürü cünüb olan kadın da yıkanır. İlişkiden son‐ ra fakat yıkanmadan önce âdet gören kadın da yıkanır.17

Nifas(Lohusalık) Halinde Cinsî Münâsebette Bulunmak daHaramdır

Nifas (lohusalık) doğumla birlikte gelen kanla başlayan özel bir haldir.

Bakara sûresinin 222. âyetindeki “el‐Mehîz” kelimesi, üreme or‐ ganı ve bu organdan gelen kan mânasına geldiği için, bu âyet ay hali yanı sıra lohusalık halini de içine almaktadır. Bu sebeble olacak İslâm bilginleri, yukarıda âdet hali ile ilgili olarak açıkladığımız bilgileri ve hükümleri aynen lohusalık için de geçerli kabul etmektedirler.

Daha açık bir anlatımla âdetliye haram kılınanlar lohusaya da ha‐ ram kılınmaktadır. Âdetliden düşen görevler, lohusadan da düşmek‐ tedir.

Ana konumuz olan cinsellik yönünden bir özet çıkaracak olursak

şöyle diyebiliriz:

Lohusalık halinde cinsel ilişki haram, sevişmek helâldir. Kadının göğüslerinden kocasının ağzına yutulacak şekilde süt girmesinin dînî bir sakıncası yoktur.18

İlgili genel nitelikli ölçüleri yorumlayan Hanefî mezhebi mücte‐ hidlerine göre lohusalığın en uzun süresi kırk gündür. Âdet halinde olduğu gibi, en azı şeklinde bir sınırlama da yoktur.

Meselâ, sezeryanla doğumlarda cinsel organlardan kan gelme‐ mesi halinde kadın lohusalık hükümlerine tâbi olmaz.

Anlaşılacağı üzere âdet hali gibi lohusalık hali de cinsel organdan gelen kanla ilgili bir haldir.

Lohusa kadının kanı, kırkıncı günün sonunda kesilmezse, Hanefî müctehidlere göre kadın yıkanır, namaza başlar, cinsî münâsebette bulunabilir. Çünkü lohusadan kırkıncı günden sonra gelen kan lohusalık kanı değil, hastalık kanı (istihâze)dır.

Ne var ki bazı İslâm bilginleri, lohusalık kanının altmış güne ka‐ dar devam edebileceği görüşündedirler. Onlara göre kan kesilmedik‐ çe, altmış gün dolmadan cinsî münâsebette bulunmak ve namaz kıl‐ mak haramdır.

İstihâze

Kadından âdet ve lohusalık hali dışında gelen bir çeşit kan daha vardır ki buna istihâze denir; hastalık kanı olarak yorumlanır.

Bir misâl:

Hanefî mezhebi müctehidlerine göre âdet halinde üç günden az ve on günden fazla, lohusalık durumunda ise kırk günden fazla ola‐ rak gelen kan istihâze’dir.

İstihâze kanı namaza, oruca ve tıbbî bir mahzûru yoksa cinsî mü‐ nâsebete engel değildir.

--------

1 Âyetin İşaretleri
a‐ Âyetteki "Fe'tû" emri, genel kabule göre vücûb için değil, İbaha içindir. Buradan hare‐ ketle "ilişkiye girebilirsiniz " şeklinde de meâllendirilmiştir.
b‐ Âyette geçen "et‐Tevvabîn" kelimesinin masdarı olan et‐Tevbe mutlak dönüş mânâsına da gelmektedir. Biz âyeti bir bütün olarak değerlendirdiğimiz ve periyodik olan ay hali ile mubalağalı ism‐i fail kipi arasında uyum gördüğümüz için mutlak dönüş mânâsını tercih ederek parantez içinde gösterdiğimiz nükteyi benimsedik. Ancak et‐Tevvabîn kelimesini ay halinde ilişkide bulunmak gibi günahlardan çokça tevbe edenler mânâsına da yorum‐ layabiliriz.
c‐ "el‐Mütetahhirin" kelimesi için tercih ettiğimiz ve parantez içinde göstediğimiz nükte ise A'raf Sûresi'nin 82. âyetine ve kaynak tefsirlerinin yorumuna dayanmaktadır. Bak. er‐ Râzî et‐Tefsiru'l‐Kebîr Bakara 222, Taberî Bakara 222

-------

2 Bak. Bakara 263, Ahzab 48, İ. Mâce Hn. 3683, el‐Camis‐Sağir 1/124.
3 İ. Kesir Bakara 222

--------

4 Tirmizî Tahâret 101 (Hn. 135)

-------

5 Ebû Dâvûd Tahâret 107
6 Nesâî 1/189.
7 Ebu Dâvûd Nikâh 46
8 Fiilî Sünnet Örnekleri Yadırganmamalıdır:
Gerekli ve yeterli İslâmî kültür alamamış mü'minler, fiilî sünnet örneklerinin açıklanma‐ sını da yadırgamaktadırlar. Ondört asırdır İslâm bilginlerinin eserlerinde rivâyet ettikleri ve inceledikleri bu örneklerin açıklanmasını diğer insanların mahrem hayatlarının açık‐ lanmasına benzeterek, üstelik yermektedirler. Oysaki İslâm Dîni'nin cinsel nitelikli düs‐ tûrlarını öğretmek için Allah'ın Resûlü'nün ve eşlerinin yaptıkları açıklamalar, diğer in‐ sanların eşleriyle yaptıklarını anlatmaları gibi değildir. Çünkü diğer insanların eşleriyle yaptıklarını anlatmaları cinsel ilişkilerinin çokluğu ile övünmek veya küçük düşürmek amacıyla eşlerinin cinsel davranışlarını açığa vurmak gibi dinleyicilerin arı duygularını saptırıcı çirkin bir amaca dönüktür. Pek tabiî ki haramdır.
Allah'ın Resûlü ve O'nun eşlerinin istisnaî açıklamaları ise insanlığın temel cinsel prob‐ lemlerini çözecek ve böylece cinsel sömürüye engel teşkil edecek olan mûcizevî açıklama‐ lardır. Lütfen kitabımızın, "Cinsel Sözler, Yazılar, Resimler ve Filmler" bölümünde, özel‐ likle dip notlar halinde yapılan açıklamaları okuyunuz.

-------

9 Ebû Davûd Tahâreti 83 (Hn. 212). Hadîs, örtü üstünden yararlanmak şeklinde de anlaşıla‐ bilir.

-------

10 M. Zevâid 4/296, el‐Metâlibü'l‐Âliyetü Hn. 1559

------

11 Darîmî Salât 108.

------

12 Nasbu'r‐Râye,1/193‐5; Ebu Davud Tahâre 93; İbn Mâce Hn.645.
13 Darîmî Salât ve't‐Tahâre 99. Hz.Peygamberin eşleriniin ancak dînî hükümleri öğretmek amacıyla mahrem hayatlarından söz ettiklrinin bi r örneğini de bu hadist görüyoruz.

------

14 Hz.Peygamberin eşlerinin ancak dînî hükümleri öğretmek amacıyla mahrem hayatların‐ dan söz ettiklerinin bir örneğini de bu hadiste görüyoruz.Genelde hiçbir kadın gerek ol‐ madıkça âdet halinden söz etmez, etmemelidir de. Hz.Âişe validemiz, ihrama girdikten sonra âdet gören kadının hac görevlerini nasıl yapacağını Allah'ın Resûlü'nün sünnetiyle örneklendirerek öğretebilmesi için yaşadığı olayı olduğu gibi açıklamıştır.
15 Buharî,Hayz 1.
16 Kurân'nın Mâide sûresinin 6. âyetinde cünüplükten ötürü boy abdesti alınması için kulla‐ nılan "Tetahhür" "fiili, âdet halini konu alan Bakara sûresinin yukarıda anlamı sunulan
222. âyetinde de kullanılmaktadır. Âyette, temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın, de‐ nildikten sonra, Tetahhur ettikleri zaman "Allah'ın emrettiği üreme organından onlarla ilşikiye girebilirsiniz", buyrulması, "Tetahhür" ün boy abdesti anlamına geldiğini ve âde‐ tin bitiminde yıkanılması gerektiğini açıklamaktadır. Nitekim Peygamberimiz de, âdet kanı kesildiğinde "boy adestı alınmasını" emretmiştir

------

17 Ebu Davud Tahâret 119, Menasik 9. Ayrıca bak. T.D.V. İslâm Ans. 33/79 (Nifas Maddesi)
18 Kur'ân çocuğun emme süresinin iki yıl olabilirliğine işaret etmektedir. (Bakara 233, Lukman 14) İki yaşını aşmış çocuğun süt emmesiyle süt akrabalığı oluşmayacağı görüşü Kur'ân'la örtüşmektedir.

-------

 




http://www.alirizademircan.net/adet-ve-lohusalik-halinde-cinsi-munasebette-bulunmak-5-548h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim