75- Kıyamet

75- Kıyamet
75- Kıyamet 

75- Kıyamet

Allah'ınKitabı'ndan:

"Ey İnsanlar!Rabbinizin emirleri ve yasaklarına aykırılıktan korunun. Şüphesiz Kıyametsarsıntısı çok büyük bir olaydır.

Kıyamet'igöreceğiniz gün(evet o gün korkusundan ötürü) her emzikli kadın çocuğunu düşürür. İnsanları (içine düştükleri dehşetten ötürü)sarhoşgörürsün. Halbuki onlar sarhoş değillerdir. Fakat Allah'ın azabı pekşiddetlidir." 

HacSuresi âyet 1-2

Kıyamet günü ne zaman?

Hz.Enes (R) rivayet ediyor:

"Birsahâbî sordu:

-(Kainatdüzeninin yıkılacağı, yerin başka bir yere, göklerin başka gökleredönüştürüleceği, insanların kabirlerinden dirilterek kaldırılacağı, muhakemeedilerek Cennet veya Cehennem'e sevk edilecekleri,) Kıyamet Günü ne zaman yaResulellah?

Allah'ınResûlü (S) şöyle buyurdu:

-Vah (vah) sana! Kıyamet Günü için nehazırladın?

-Kıyamet Günüiçin pek bir şey hazırlayamadım. Ne var ki Allah'ı ve O'nun Peygamber'ini pekçok severim.

-Öyleyse sen sevdiklerinle berabersin.

Hadisirivayet eden Enes (R) şöyle diyor:

-(Hz.Peygamber'in bu müjdeli sözlerini işiten ve haber alan) müslümanlar öylesine sevindilerki ben onları İslâm'a girişlerinde duydukları sevinç bir tarafa, hiç böylesinesevinmiş görmedim."1

Kur'ân-ı Kerime göre kıyamet

AhiretHayatına îman İslâm Dini'nin îman esaslarından biridir. Hadisimizin konusu olanKıyamet'in vuku bulacağına îman da Ahiret Hayatı'nda inancın zaruri birsonucudur.

Kur'ân-ıKerimin ve hadisi şeriflerin haber verdiği Kıyamet'in mahiyetini kavrayabilmekiçin Kıyamet'in ne olduğunu, nasıl vaki olacağını ve ne şekilde sonuçlanacağınıbilmek lazımdır. Bu bilgileri ancak onu gerçekleştirecek Yaradan verebileceğiiçin O'nun kitabı biricik başvuru kaynağımızdır. Kur'ân-ı Kerim'in âyetlerinegöre Kıyamet'le ilgili sözünü ettiğimiz bilgileri şöylece özetleyebiliriz.

Kur'ân'agöre Kıyamet, "Sarsıntısıpek büyük olacak, kulakları sağır edercesine korkunç bir gürültü ile gelecek,felaketi bütün varlıkları kaplayıp kuşatacak, çok büyük bir beladır."* O'nun vukuu da şöyle olacaktır:

"Gökyarıldığı zaman; güneş dürüldüğü (ve ziyası söndürüldüğü) zaman, yıldızlar dökülüp saçıldığızaman, yer yüzü şiddetle sarsıldığı ve içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarıyaakıttığı zaman, dağlar yürütüldüğü(toz duman olduğu)zaman, denizler fışkırtıldığı zaman, böylece yerinbaşka yere, göklerin de başka göklere çevrileceği zaman...

Ogün insanlar amelleri kendilerine gösterilmek için kabirlerinden bölük bölükçıkacak ve her bir insan ‘kaçış nereye' diyecek. Hayır hiçbir sığınak yok. Ogün herkesin varıp duracağı yer ancak Rabbin huzurudur.

Artıkkim zerre miktarı hayır yapmışsada onun sevabını görüp mükâfatını alır. Kim dezerre miktar şer yapmışsa onun cezasını görür."**

Silahlı anarşi veinsan öldürme kıyamet alemetidir

Hz.Huzeyfe(R) anlatıyor:

"Sahâbîlertarafından Kıyamet Günü ile alâkalı olarak Allah'ın Resûlü'ne soruldu:

-(YaResulellah! Kıyamet Günü ne zaman?)

Hz.Peygamber bu suali Araf Sûresi'nin 187. Âyetini tebliğ ederek cevaplandırdı:

"SanaKıyamet saaati'ni, onun ne zaman gerçekleşeceğini soruyorlar. De ki: O'nunbilgisi ancak Rabbimin yanındadır. Onu tam zamanında açığa çıkarıp gösterecekolan yalnız O'dur. Kıyamet göklere de yere de ağır gelmiştir. O size ansızıngelecektir. Sanki sen, O'nu sorup öğrenmişsin gibi sana soruyorlar. De ki: Onunbilgisi Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmezler."

Allah'ınResûlü daha sonra da şöyle buyurdu:

-Size Kıyamet Gününden önce oluşacak şartlardan bazılarını haber verebilirim.

KıyametGünü'nden önce fitne (çok yönlü sapıklık, anarşi) ve Herc olacak.

Sahâbîlersordular:

-Ya Resulellah! Fitne'nin anlamını biliyoruz. (Vaki olacak) Herc nedir?

-(Harbler veterör gibi yollarla) insan öldürmektir.

(Odönemlerde)insanlar arasında birbirlerine karşı bir ilgisizlik ve önemsemezlikoluşturulacakdır. Hemen hemen hiçbir kimse diğerini tanımayacaktır."2

Herc döneminde ibâdet Hz. Peygamberesığınmakdır

Herc'inyaygınlaştığı dönemler endişelerin, korkuların ve ızdırabların insanlarıkuşatacağı dönemlerdir. Bu gibi dönemlerde bir ölçüde olsun bunalımlarıncenderesinde ezilmeyecekler ancak ilahi kadere yürekten inananlar ve ihlaslaibâdet edenler olacaktır. Bunu içindir ki Peygamber'imiz Herc dönemlerindeibâdetlere önem verilmesini isteyerek şöyle buyurmuştur:

"-Herc (dönemlerin) de ibâdet etmek benim yanıma göçetmek gibidir."*

Hakikat bilgisinin azalması da kıyamet alametidir

EbuMusa'dan... (R):

"Allah'ınResûlü (gelecekleilgili olarak şu) açıklamada bulundu:

-Önünüzde (yaşanacak)günler; dönemler vardır. Budönemlerde cehalet yayılacak ve bu dönemlerde(insanların kafaları ve kalblerinden hakîkat) ilmi çekilecektir.AyrıcaHerc de çoğalacaktır.

Sahâbîlersordular:

-Herc nedir ya Resulellah?

-Öldürmektir."3

Kıyametin diğer bazı alametleri

Kıyamet'inzamanını ancak ve ancak Allah bilir. Peygamber'imiz Kıyamet öncesinde vukuageleceği kendisine vahiy yolu ile bildirilen bazı olayları bize açıklamıştır.

Kıyametalametleri ismi verilen bu olayların üçünü bu ve bundan önceki hadisimizaçıklamaktadır.

Bizbu iki hadisin açıkladığı alametlerin dışındaki alametleri yine hadîsleredayanarak şöylece özetleyebiliriz:

İslâmŞerîatı bilgisinin azalarak cehaletin yaygınlaşması, zinanın ve içkinin giderekçoğalması, Hakkı görmez ve duymaz ayak takımı anarşistlerin yeryüzündeyönetimleri ele geçirmesi, çobanlıktan gelme kişilerin yüksek binalar inşaetmekte birbirleriyle yarış etmesi, fırat nehrinin altın hazinelerinin ortayaçıkması, kadınların sayısının erkeklerin elli katına kadar çıkması, yırtıcıhayvanların insanlarla konuşması, kamçısının veya ayakkabısının bağının kişiyeevdeki karısının yaptıklarını haber vermesi, vs. *

Yukarıdaaçıkladıklarımız Kıyamet'in küçük alametleridir. Büyük alametleri bir sonrakihadisimizde açıklanacaktır. Kıyamet'in küçük ve büyük âlametlerinin olması,onun ansızın gelecek olması gerçeği ile çatışmaz.

Kıyametin büyük alametleri ondur

Hüzeyfül- Gıfari (R) anlatıyor:

"Bizaramızda konuşuyorken Allah'ın Resûlü yanımıza geldi ve sordu:

-Ne konuşuyorsunuz?

-Kıyamet'den söz ediyoruz (ya Resulellah!)

Bucevabımız üzerine şu açıklamayı yaptı:

-Sizler Kıyamet'den önce (şu) on alameti görmedikçe O kopmayacaktır:

Duman'ınyeryüzüne yayılması, Deccal'ın çıkması, Arz canavarının zuhuru, güneşin batıdandoğması, Hz. İsa'nın yeryüzüne inişi, Yecüc ve Mecüc'ün çıkışı, doğuda - batıdave arab yarımadasında üç batma olayı ve Yemen'de bir büyük ateşin zuhuru."4

Deccal ve Hz. İsâ

İlgilihadîsler çelişkili olduğu için İslâm Âlimleri Deccal'le alâkalı farklı yorumlaryapmaktadır. Hz. İsa'nın yer yüzüne indirilişi de değişik şekillerdedeğerlendirilmektedir.

Tavakkufhalinde olduğumuz bu gibi konularda, en doğrusunu Allah bilir demekleyetiniyoruz. Kaldı ki bu iki konuda anlamı açık Kur'ân âyetleri olmadığı gibimütevatir hadisler de yoktur.

Çürümüş kemikleri ilk defa yaratan diriltecek

"Allah'ınlaneti üzerine olasıca Ubey İbn-ü Halef elinde çürümüş bir kemik olduğu haldeHz. Peygamber'e geldi.

Kemiğiufalayıp(tozlarını) havaya savururken de (cehaletini açığa vurarak) şöyle dedi:

-Ya Muhammed! Sen (şimditozları havaya saçılmış ve toprağa karışmış) bu kemikleri Allah'ın yeniden dirilteceğine miinanıyor(veinandırmaya çalışıyor)sun?

Allah'ınResûlü (S) (şu) cevabı verdi:

-Evet (inanıyorve inanılması gereğini bildiriyorum. Şüphesiz) Allah seni de öldürecek sonra daseni(nufalanıp toprağa karışacak olan kemiklerini) diriltecek ve seni Cehennem'e sokacaktır.

Buolay üzerine Yasin Sûresi'nin (77-79) âyetleri vahy edildi:

"(İnkarcı) insan bizim kendisini nasıl birnutfe(sperm)den yarattığımızı görmedi mi kişimdi apaçık bir hasım kesildi?

Kendiyaratılışını unutarak bize bir misal verdi: ‘Şu çürümüş kemikleri kimdiriltecek' dedi.

Deki: Onları ilk defa, yaratan diriltecek. O her türlü yaratmayı bilir."5

Akıl yeniden dirilişi kabul eder

Hz.Adem'den Hz. Muhammed'e ve devrimize kadar Ahiret Hayatı'nı inkar edenleringörüşleri hemen hemen aynıdır ve Kur'ân diliyle ifade edersek şöyledir:

"Ölüptoprak ve kemik olduğumuz zaman mı, biz mi tekrar dirileceğiz."

"Ölüptoprak ve kemik olduğumuz zaman mı biz mi tekrar dirilip hesaba çekileceğiz."*

AhiretHayatı'nı inkar edenlerin bu görüşü ve bu görüşe dayalı olumsuz inançlarışüphesiz akıllarını kullanamamaları sonucudur. Yoksa aklını kullanabilen vemantıklı bir düşünceyle göklere, yer küresine ve insanın yaratılışına bakan birinsanın yeniden dirilişi kabul edememesi mümkün değildir. Çünkü her bir insanınkabul ettiği öylesine gerçekler vardır ki bunları kabul etmek yeniden dirilişikabul etmekten çok daha zordur.

a-Evrendeki, dünyamızdan irili ve ufaklı trilyonlarca gezegenin yörüngelerinde dehşetverici bir ahenkle seyr ettiğini, milyonlarca yıldır güneş, ay ve dünyamızınmihverleri etrafında döndüğünü kabul etmek kolay mıdır?

Ama kabul ediyoruz

b-Bir küçücük tohumun düştüğü ve beslendiği toprağı çatlatarak büyük bir ağaçolduğunu, yüzlerce dala ayrıldığını, farklı hacim ve renk tonlarında yüzlerce-binlerce meyve verdiğini, hele hele yapı maddesi aynı olan toprağın on binlerceşekil, renk, tad, koku ve hacimdeki bitkileri sergilediğini kabul etmek kolaymıdır?

Ama kabul ediyoruz

c-Bitkisel ve hayvansal gıdalardan meni oluştuğunu, birkaç damla menidemilyonlarca sperm bulunduğunu, bunlardan yalnız birinin döllediği dişi hücreninakıllara durgunluk veren bölünmelerden sonra trilyonları aşkın hücredenteşekkül eden üstelik gören, işiten ve düşünen insanın vücuda geldiğini kabuletmek kolay mıdır?

Ama kabul ediyoruz

Şimdisunduğumuz örneklerdeki gerçekleri kabul edebilen bir akıl, mesela yakılarakhavaya savrulmuş bir insanın vücud birimlerinden biri ile yenidendiriltilebileceğini nasıl kabul edemez? Kabul etme zorunluluğunu nasıl duyamaz?

Varlıkaleminde ve kendi öz vücudumuzda ölüm ve diriliş olayı her an yaşanırkendüşünen bir insan,"akıl yeniden dirilişi kabul edemez" diyebilir mi?

Yoktanvar eden Allah'ın ikinci bir defa yaratamayacağını ileri sürebilecekzavallılara Kur'ân âyetleri ile mesajlar iletmekten ve hidayet ancakAllah'tandır demekten başka çare yoktur.

"Göklerive yeri yaratan ve onları yaratmada hiçbir güçlük çekmeyen Allah'ın ölüleritekrar diriltmeye kadir olduğunu görmüyorlar mı? Evet elbette O her şeye gücüyetendir."

"Bizilk yaratmadan aciz mi kaldık? Hayır, onlar yeniden yaratılmaktan şüpheediyorlar."*

Ölüler nasıldirilecek?

SahâbîEbu Rezin (R) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü'ne (S) sordum:

-Ya Resulellah! Allah ölüleri nasıl diriltecek?

Şucevabı verdi:

-(Ya EbaRezin!) Senhiç çorak iken geçtiğin bir vadiden yemyeşil olduktan sonra da geçtin mi?

-Evet, (geçtimya Resulellah!)

-İşte yeniden diriliş de böyle olacak; Allah ölüleri bu şekilde diriltecektir."6

Toprakta diriliş devam ediyor

Diriliştopraktan olacağı için Kur'ân-ı Kerimde ve Peygamber'imizin hadîslerindeyeniden dirilişe özellikle toprağın diriltilişi ile örnekler verilir.

Hadisimizböyle bir örnektir. Biz teberrüken bir de Kur'ân-ı Kerimden misal sunalım.

"Allah'ın rahmetinin izlerine birbak! Ölümünden sonra yeryüzüne nasıl hayat veriyor. O, ölüleri de böylediriltecekdir. O her şeye gücü yetendir."* Rum Sûresi âyet 50

Çıplak ve yalın ayak diriltileceksiniz

ÜmmüSeleme (R) anlatıyor:

"KıyametGünü'nde insanlar çıplak ve yalın ayak olarak Allah'ın huzurunda bir arayatoplatılacaklar.

(Buaçıklamayı dinleyen) Ümmü Seleme (hayrete düşerek) sordu:

-Birbirlerimize bakacak durumdayken ayıp yerleri açığa çıkacak kişinin vayhaline! (Bizbu şekilde mi dirilteceğiz?) ya Resulellah!

Allah'ınResûlü (S) şöyle buyurdu:

-(Ya Ümme Seleme! O gün) insanların (birbirlerine bakmalarını engelleyecek korkutucu veelemlere boğucu) uğraşılarıolacaktır.

-Nedir onların uğraşları(ya Resulellah!)

-Zerre miktarları ve hardal daneleri küçüklüğündeki amellerine varıncaya kadarbütün sözleri, davranışları ve işlerinin yazılı bulunduğu amel kitaplarınınsayfalarının önlerine açılması ve kendi hesaplarını görmeye mecburtutulmalarıdır."7

Herkesin yeter derdi olacak

KıyametGünü'nde insanların birbirlerine bakamayacak kadar korku ve elemleri olacağınıKur'ân-ı Kerimde Rabbimiz de şöyle açıklamaktadır:

"Kıyametçığlığı geldiği zaman. O gün insan kardeşinden ana ve babasından, karısından veçocuklarından kaçar. O gün herkesin kendisine yetecek kadar derdi vardır. Ogün, parlayan, gülen ve sevinen yüzler vardır. O gün, tozlanmış ve karanlıkbürümüş yüzler de vardır. İşte bunlar kâfirler ve azgın günahkârlardır."* Abese 33-42

Hesaba çekilen mutlaka azaba uğrar

Hz.Aişe (R) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü Kıyamet Günü'nde insanların hisaba çekilişleri ile ilgili olarak şuaçıklamada bulundu:

-Kıyamet Günü'nde hesaba çekilen her bir kul mutlaka azaba uğrar.

(O'nunbu açıklamasını dinleyince) sordum:

-Ya Resulellah! Allah (İnşikak Sûresinin 7-9. âyetlerinde:)

"Kiminamel kitabı sağından verilirse o kolay bir hesaba çekilecektir ve sevinçliolarak ailesine dönecektir." buyurmuyor mu?

(Oysaki siz hesaba çekilen her bir kul azaba uğrar, diyorsunuz.)

Ya Aişe! (Âyetlerin açıkladığı gerçek) ilahi huzura çıkarılma olanArz'dır. Yoksa bir kul hesaba çekildi mi mutlaka azablanır.8

İlahi muhakeme hakdır

Kur'ân-ıKerîm ve hadîsi şerifler bütün insanların inançları, sözleri, davranışları,işleri, kazançları ve harcamalarından vs. Allah'ın huzurunda hesaba çekilerekmuhakeme edileceğini bildirmektedir.

Busebeble Allah'ın kullarını muhakeme edeceğine inanmakla mükellefiz.

Meleklertarafından bütün amellerimizin tesbit ve tescil edilip örnekleri çıkarıldığını,böylece küçük ve büyük bütün amellerimizi ihtiva eden bir amel kitabınınhazırlandığını, Kıyamet Günü'nde bu amel kitabının kişiye okutturularakhesabının görülmeye başlanacağını, amel kitabının tesbitlerine itiraz edenlerinAllah tarafından eller ve ayaklar gibi vücud organlarının konuşturularakmuhakemelerinin sürdürüleceğini Kur'ân - ı Kerim bildirmektedir. *

Bütünbu açıklamalar Allah'ın kullarını hesaba çekeceğine delalet ettiği gibihadisimizde geçen âyetlerle sunacağımız şu âyetler de delildir.

"(Ey Muhammed!) Sen hatırlat. Sen ancak birhatırlatıcısın. Sen onlara tahakküm edici değilsin. Fakat yüz çevirip inkaredenleri Allah en büyük azaba çarptırır. Şüphesiz ki onların dönüşü Biz'e dir.Onları hesaba da biz çekeceğiz"**

Peygamber'imiz(S) bir çok hadîslerinde ilahi muhakemeyi açıklamaktadır.

Yukarıdatercümesi sunulan hadisimiz bu hadîslerden biridir.

Hadisimizdegeçen Arz: Allah'ın huzuruna çıkarılma, ilahi rahmetin tecellisine ve kulamüjdelenmesine aracı olan ve şekli bir muhakemeyi ihtiva eden arzdır, şöyle ki:

Allah(c.c.) kuluna şunu şunu yaptın mı buyuracak, kul da itiraf edecektir. Rabbimizona ben senin dünyada hatalarını örtmüştüm, bu Gün­'de de seni bağışlıyorum,diyecektir. Böylece kula amel kitabı sağından verilerek Cennet'e sevk olunacaktır.

Allah'ınadâletinin zuhuruna vesile olacak inceden hesaba çekilme ise Peygamber'imizinbuyurduğu gibi azaba götürecektir.

Beni Mîzan'ınyanında ara

Hz.Enes (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü'nden Kıyâmet Günü'nde bana şefâat etmesini istedim.

Benşefaat edeceğim, buyurdu.

(Lütfettikleribu cevab üzerine) sordum:

-Ya Resûlellah! Kıyâmet Günü sizi nerede arayayım?

-İlk defa aradığında beni "Sırat" üzerinde ara.

-Sizi Sırat'ta bulamazsam..?

-Mizan yerindeara beni.

-Mizan mahallinde sizinle karşılaşamazsam...?

-Havz-ı Kevser'imin yanı başında ara beni.

Benmutlaka ve mutlaka bu üç yerden birinde bulunurum."9

Mîzan hakdır

KıyametGününde Allah'ın huzurunda muhakeme olunurken iyi ve kötü; sevab ve günahamellerimizin "Mizan" denilen âhiret terazisinde tartılacağını Kur'ân-ı Kerimve hadîsi şerifler bildirmektedir.

Busebeble Mizan hakdır ve biz ona inanmakla yükümlüyüz.

Buhadisimiz, ayrıca Kitabımızın "İman Esasları..." bölümünde geçen "Kelime- iŞehâdet Kefesi" hadisi ile "Zulüm" kısmında geçen "Kul Hakları Ahiret SaadetineManidir" hadisi Mizan'a delildir. Kur'ân-ı Kerim'de Mizanı bildiren pek çokâyet vardır. Enbiya sûresinin 47. âyeti başlıca delilimizdir.

Kâri'asûresinde ise şöyle buyrulmaktadır:

"Ogün sevab tartısı ağır gelen kişi razı ve mutlu olacağı bir hayat içindedir.Sevab tartısı hafif gelenin ise sığınacağı anası Haviye'dir. Haviye'nin neolduğunu sen nereden bileceksin. O kızgın bir ateşdir."

Mizan'ın mahiyeti

Âhiretterazisi olan Mîzan'ın mahiyetini bilmiyoruz. O'nunla dünyamızdaki terazileriçağrışım yapmak hatadır. Zira bildiğimiz teraziler, ağırlığı olan maddeleritartar. İcad olunabilecek elektronik teraziler de yine madde cinsindenvarlıkları tartabilecektir. Oysaki Kıyamet Günü tartılacak sevablar ve günahlarmadde cinsinden değildir.

Doğrusunuyalnız Allah bilir.

İnsanlar sırat üzerinde olacaklar

Hz.Meşruk rivâyet ediyor:

"YüceAllah şöyle buyuruyor:

"KıyametGünü'nde yer başka yere, gökler de (başka göklere) dönüştürülür.

Hepsitek ve mutlak galip olan Allah'ın huzurunda durur."

Hz.Aişe bu âyeti okudu ve sordu:

-Ya Resûlellah! (Pekiyer ve gökler değişikliğe uğratılırken) insanlar nerede olacaklar.

Allah'ınResûlü buyurdu:

-Sırat üzerinde (olacaklar.)10 

Sırat hakdır

SıratHak'dır. Peygamber'imizin açıklamasına göre o, Cehennem üzerinde kurulmuşzemini yumuşak ve kaypak olan bir köprüdür. İki tarafında "Allah'ım! Kurtar,kurtar." diyerek duâ eden melekler bulunacağı gibi kendileriyle ilgili emirverilecek kişileri kapacak kancalar da bulunacaktır.*

Mü'min,kâfir ve münafık herkes bu köprüden geçecektir. Takva sahibi mü'minlerindışındakiler bu geçiş sırasında Cehennem'e düşecektir.

MeryemSûresinin 71. ve 72. âyetleri Sırat gerçeğine işaret buyurmaktadır:

"Sizden(Sıratüzerinden geçerek) Cehennem'e uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu Rabbinin üzerine aldığıdeğişmez bir hükümdür. Sonra takva sahiblerini Biz (Sırat üzerinden geçirerek) kurtaracağız. (Başta şirk olmak üzere) zulmedenleri diz çökmüş olarakCehennem'de bırakacağız."

Hadisimizegöre Sırat bütün insanları içine alacak kadar büyük bir köprüdür. Onun kıldanince ve kılıçtan keskin oluşu ancak geçene göredir. Nitekim bu köprüden geçişde farklı olacaktır.

Peygamber'imizinaçıklamasına göre inanç ve amel durumlarının farklılığı sebebiyle bazımü'minler Sıratı göz açıp- kapayıncaya kadar geçecektir. Bazı mü'minler şimşekhızıyla, bazıları rüzgâr gibi, bazıları kuş gibi, bazıları da koşu atı hızıylageçecektir. Normal binekli yürüyüşü ile geçecek mü'minler de olacaktır. Kimiside yaya olarak geçecektir.

Sırat'ıgeçerken mü'minlerin parolası "Kurtar Allahım! Kurtar!" olacaktır.

Köprüdenince çay üzerine uzatılmış bir ağacı anlayanın, üzerinden binlerce arabanıngeçtiği bir asma köprüyü tahayyülü ne kadar güçse, köprü denince ancak dev birasma köprüyü çağrışım yapanın Sırat'ı anlaması da o kadar güçtür.

Kaldıki biz mü'minler Sırat'a inanmakla emr olunmuşuz, mahiyetini kavramakla değil.Zira âhiretle ilgili gerçekler zaman ve mekân dışı olup bize verilen akıl veduyu organları gibi güçlerle kavranmaları mümkün değildir.

Kıyamet gününde dost dostu hatırlar mı?

Hz.Âişe (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü'ne sordum:

-Ya Resûlellah! Kıyamet Günü'nde dost dostunu hatırlar mı? O, (ayrıntılı bir açıklama yaparakşöyle) buyurdu:

-Dost dostu, (korkularınbürüdüğü ve ancak öz nefsin düşünüldüğü) üç yerde hatırlayamaz:

a-Amellerin tartımı ağır veya hafif gelerek sonuç alınıncaya kadar.

b-Amel Kitapları dağılıncaya; kişiye de amel kitabı sağından veya solundanverilinceye kadar dost dostunu hatırlayamaz.

c-Cehennem'den boynu(yla özellikli bir yaratık) yükselip de insanlar(dan belirli zümreller) üzerine öfkeyle kapanarakben üç zümre ile görevlendirildim, dediği zaman:

-Ben Allah'ın ilâhlığı yanı sıra ilâh kabul edenler(i yakalayıp azablandırmak)la görevlendirildim.

Beninsanların sorguya çekileceği bu güne inanmayanları yakalayıp azablandırmaklavazîfelendirildim.

Beninsanlara karşı zorba, (Hakka karşı) inatçı olanları yakalayıp- azablandırmaklagörevlendirildim, diyerek anılan zümrelerin üzerine eğilerek kaptıklarınıCehennem'in arkalarına fırlattığı zaman, işte bu zaman süresi içinde dost dostuhatırlayamaz.

(Allah'ınResûlü açıklamalarını şöylece sürdürdü:)

- Cehennem üzerinde kıldan daha ince ve kılıçtan dahakeskin bir köprü vardır. Bu köprünün kenarlarında Allah'ın dilediği insanlarıkapa(rakCehennem'e ata)nçengeller ve kancalar vardır.

İnsanlarınbir kısmı bu köprüyü göz açıp kapamak gibi bir hızla geçer. (Bir kısmı) şimşek, (bir kısmı) da rüzgâr gibi bir hızlageçer. Bir kısmı da koşu ve binek atının hızı gibi bir hızla geçer.

Melekler(in her biri ise mü'minler içinşöyle) duâederler:

-Kurtar Rabbim! Rabbim kurtar!

Müslümanvar yara almadan kurtulur. Müslüman var yara bere içinde kalarak kurtulur. Birkısmı ise yüzü koyun Cehennem'e yuvarlanır."11 

Allah'ınResûlünün bildirdiği gerçeği Yüce Allah da Kur'ân-ı Kerîmin Mearic sûresinin10-16. âyetlerinde şöylece doğrulamaktadır:

"-O gün dost dostun halini soramaz.O gün onlar birbirlerine gösterilirler. Suçlu oğullarını, karısını, kardeşini,kendisini korumuş olan sülalesini ve yer yüzündeki her varlığı feda ederek ogünün azabından kurtulmak ister. Fakat bu asla olmaz."

Herkes pişmanlık duyar

EbuHüreyre'den... (R.)

"Allah'ınResûlü (S.) buyurdu:

-Ölen hiçbir kişi yoktur ki (amellerinin mükâfatını veya cezasını gördüğü zaman) pişmanlık duymuş olmasın.

(O'nunbu sözlerine muhatap olan sahâbiler) sordular:

-Ya Resûlellah! Kişinin duyacağı pişmanlık nedir? (Açıklar mısınız?)

- Eğer iyi amelli bir kişi ise iyiamellerini niçin artırmadığına pişman olur. Kötü amelli bir kişi ise yaptığıkötü amelleri niçin bırakıp tövbe etmediğine pişman olur."12

 

1 Buharî Edeb 95, Müslim Birr 163

* Sırasıyla bak. Hac 1, Abese 33 Ğaşiye 1, Naziat 34.

** Sırasıyla bak.  İnfitar 1,Tekvir 1, İnfitar 2, Zilzal 1-2, Tekvir 3, İnfitar 3-4, İbrahim 48, Zilzal 6, Kıyame 10-12, Zilzal 7-8.

2 Müsned 5/389

* Tirmizi Fiten 31, Müslim Fiten 130

3 İ. Mace Fiten 26, Buharî Fiten 5, Müslim İlim 10

* Bazı alâmetleri teknolojikgelişmeler olarak değerlendirebiliriz.

4 Müslim Fiten 39, Ebu Davud Melahım 12. Duman, Arz canavarı veYe'cüc Me'cüc'le ilgili olarak sırasıyla bak. Duhan 10-11, Neml 82, Enbiya 96

5 M. İ. Kesir, Yasin 77

* Vakıa 47, Saffat 53.

* Ahkaf 33, Kaf 15.

6 İ. Kesir Bakara 73, 1/78, Müsned 4/12.

* Rûm, 50

7 M. Zevaid K. Zühd B. Keyfe Yühşerün-Nasü 10/332

* Abese 33-42

8 Buharî Rikak 49, Müslim Cenne 79

* Sırasıyla bak. İnfitar 10-11,Casiye 29 Kehf 49, İsra 14, Yasin 65. "İslâm Nizamı" isimli üç ciltlik kitabımızın birinci cildinde ki"Hayatımız Filme Alınıyor" hutbesinin okunmasını tavsiye ederiz.

** Ğaşiye 23-26

9 Tirmizî Kıyame 10, Et-Tac 5/377

10 Müslim Münafıkun 29, İ. Mâce Zühd 33.

* Et-Tac 5/377.

11 Müsned 6/110.

12 S. Tirmizi Zühd B. Ma Yeveddü Ehlül-Âfiyeti... Hn. 2405. Et-Tac 5/203

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/75-kiyamet-15-421h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim