74- Kabir Hayatı

74- Kabir Hayatı
74- Kabir Hayatı 

74- Kabir Hayatı

Allah'ınKitabı'ndan:

"Onlar (Kabirlerinde) sabah akşam ateşe arzolunacaklar. Kıyamet gerçekleştiğinde ise (vazîfeli meleklere) şöyle denilecektir:

- Firavun'unbağlılarını en şiddetli azaba sokun." 

Mü'minSûresi âyet 46

Kabirde aklınız başınızda olacak

Abdullahb. Amr'dan... (R.)

"Allah'ınResûlü (S.) kabirlerdeki sorgucu (iki melek)den (ve soracakları suallerden) söz etti. Hz. Ömer de sordu:

-İyi ama ya Resûlellah! Kabirde akıllarımız bize iade olunacak mı?

-Evet, elbette iade olunacak. Bu günkü haliniz gibi aklınız başınızdaolacaktır."1

Kabir hayatı hakdır

Hadisimizegöre kişinin dünya hayatında olduğu gibi kabirde de aklı başında olacak yinePeygamber'imizin (S.) açıklamasına göre mü'min îmanı, kâfir küfrü ve münafık danifakı üzerinde bulunacaktır.

Uykudabedenden geçici olarak ayrılan nefs/rûh mutluluklar ve alemler yaşayabildiğinegöre sürekli olarak ayrılan nefs/rûh da yaşayabilir.

ÂhiretHayatı'nın ilk bölümünü teşkil eden Kabir Hayatı Hakdır. Kabir ruhun kabri ve bedeninkabri olmak üzere ikidir.

Gerçekve olgun mü'minler için ruhun kabri Cennet bahçelerinden bir mutlulukbahçesidir. Kâfirler ve münafıklar için ise Cehennem çukurlarından bir azabmahallidir. Ancak kabirde günahkâr mü'minler için de azab vardır.

Mutlulukveya azab ruha ise de Ehl- i Sünnet inancına göre ruhla toprağa karışan vücudunbirimleri arasında da ilişki vardır.

KabirHayatı; toprak altında, deniz dibinde, hayvan karnında vs. şekillerdegerçekleşebilir. Bu farklılık Kabir Ahkâmı'nı değiştirmez. Yürürlüktendüşürmez.

Kabirdedünyamıza ait kanunlar değil âhirete ait yasalar cereyan eder. Bu itibarlakabir hayatı açıklanırken sözü geçen, zaman, mekân, eşya ve olaylar bizimbildiğimiz rûhi, sosyal ve tabîî kanunların dışında ve esasını kavrayamayacağımızprensipler çerçevesinde cereyan etmektedir.

Birdiğer anlatımla Allah'ın Resûlü'nün kabir hayatı ile ilgili hadîsleri mecaziifadeleri içermektedir.Açıklananların gerçek mahiyeti ancak kabir hayatıyaşanırken algılanacaktır.

Ehl-i Sünnet inancına göre Kabir Hayatı rûhi ve cesedidir. Rüyadaki mutluluğun veızdırabın muhatabı rûh ve ruhun kalıbı olan misali vücuddur. Böyle olmaklaberaber nasıl ki rüyada rüya görenin maddî vücudu ile misali vücudu arasındabir münasebet kuruluyorsa, kabirdeki rûhun saadeti ve elemi de esasınıkavrayamadığımız ancak idraklerimize yaklaştırabildiğimiz bir yolla ölününvücud birimlerine sirâyet ettirilmektedir.

Kabirhayatı Cennet ve Cehennem hayatı gibi değildir. O, rüyadaki nefsin yaşadığımutluluklar ve elemler gibi özgün bir hayat olsa gerektir. Diri oldukları vekabirlerinde nimetlendirildikleri Kur'ân'la açıklanan şehidlerin hayatı da,onlara has bir kabir hayatıdır.

Buaçıklamadan sonra derleyip tercüme ettiğimiz hadîslere göre hakikî mü'minlerinkabir hayatını açıklayalım.

Allah'ınResûlü şöyle anlatıyor:

Hadîslere göre, gerçek mü'minlerin kabir hayatı

"Mü'mindünyadan ilişiğini keserek Âhiret yöneldiğinde - ölüm anında-  mü'minedoğru gökten yüzleri bembeyaz güneş gibi parlak melekler inerler. Beraberlerindecennet kefenlerinden bir kefen ve cennet kokularından bir koku olan bu meleklergörüş alanını dolduracak şekilde ölüm anındaki mü'mine yaklaşıp oturarak onukuşatırlar. Bir süre sonra da ölüm meleği gelerek mü'minin baş ucuna oturur ve:

-Ey Temiz ve Güzel Nefis! Allah'ın rızasına vemağfiretine doğru yönelerek bedenden çık, der. Su kabının ağzından damlanınsıyrıldığı gibi rûh bedenden sıyrılarak çıkar. Ölüm meleği ruhu alır. Fakatsemadan gelen melekler, bir lâhza dahi ruhu ölüm meleğine bırakmazlar. Ruhualırlar, getirdikleri Cennet kefenine sarar ve Cennet Kokusu'na daldırırlar.Mü'minin ruhundan, yer yüzündeki misk kokularının en nefisi gibi hoş bir koku çıkar (ve çevreye dağılır.)

Melekler beraberlerindeki bu ruhlayükselirler.

Uğradıklarıher bir melek topluluğu, bu güzel ruh, kimin ruhudur diye sorarlar.

Refakatçımelekler falan oğlu filandır diyerek insanların onu dünyada isimlendirildiğiadların en güzeli ile onu tanıtırlar. Böylece dünya göğüne gelirler.

Daha önce ölenlerin karşılaması

Burada,daha önce ölen mü'minlerin ruhları onun yanına gelirler. Onlar bu ruhlakarşılaşmaktan ötürü sizden birinizin uzun süredir görüşmediği bir dostu ilekarşılaşmaktan duyduğu sevincin daha fazlasını duyarlar. Ve ona sorarlar.

-Filanca adam ne yapıyor. (Filanca kadın ne ediyor?)

Sorulanlardanbiri hakkında,- (o daha önce ölmüş) size gelmişdi-  şeklinde cevab verdiği zaman ise onlar da şöylederler:

-Öyleyse o varacağı yer olan uçuruma götürüldü.

Busırada mü'minlerin ruhlarından bir kısmı diğerlerini şöylece uyarırlar:

-Onu bırakınız da istirahat etsin. Biliyorsunuz o dünya hüzünleri içindeydi.

Gök katının açılması istenir

Meleklerbu ruha gök katının açılmasını isterler ve açılır. Her bir semada o katınAllah'a yakın melekleri mü'minin ruhunu karşılar ve bitişiğindeki göğeuğurlarlar. Nihayet yedinci göğe varırlar burada mekânlardan beri olan YüceAllah meleklerine şöyle buyurur:

-Bu kulumun amel kitabını ‘İlliyyîn'e (yazılmış ve mühürlenmiş yüceler divanına) yazın ve onu şimdi yeryüzündekikabrine döndürdün.

Ziraben insanları topraktan yarattım, oraya döndüreceğim. Sonra (Kıyamet Günü) onların (vücutlarını) bir defa daha topraktançıkaracağım

Kabre dönüş

Rûhkabirdeki cesede döndürülür. Mü'min kabrine defnedildiğinde ailesi ve cenazecemâati dağılırken onların ayak seslerini duymaya başlar.

Kabir,mü'mini şu sözlerle karşılar:

- Hoş geldin. Merhaba. Üzerimde gezenlerin bana ensevgili olanı sendin. Şimdi bana geldiğin ve seni koruyucu dostluğum altınaaldığım bu gün sana (nasıl dost muamelesi) yapacağımı göreceksin.

Kabirdemü'minin namazı baş ucuna, zekâtı sağ tarafına, orucu sol tarafına, sadaka,akraba, ziyareti ve insanlara yaptığı iyilikler gibi hayırları da ayak tarafınagelir yerleşir.

Münker ve Nekir'in sualleri

(Busırada siyah yüzlü ve gök gözlü Münker ve Nekir adlı iki soru meleği gelir.) Baş ucundan geldiklerinde mü'mininnamazı benim tarafımdan giriş yoktur der. Sağ tarafından geldiklerinde zekâtı,sol tarafından geldiklerinde orucu, ayak tarafından geldiklerinde hayırları -aynı şekilde-  bizim tarafımızdan giriş yoktur, derler.

Bununüzerine mü'mine otur denir. O da korkusuz ve endişesiz bir şekilde oturur. Busırada güneş guruba yaklaşmış bir şekilde temsil olunarak gösterilir. (Sual melekleri tarafından)

-Şimdi sanasoracaklarımızı cevaplandır, denir. Mü'min ise, "beni bırakın da namaz kılayım"der. Melekler; "namazını kılacaksın, fakat şimdi suallerimizi cevaplandır"derler.

Sormayabaşlarlar ve mü'min de cevap verir:

-Rabbin kimdir?

-Rabbim Allah'dır.

-Dînin nedir?

-Dinim İslâm'dır.

-Size gönderilen (Muhammed) kimdir?

-O bize apaçık belgelerle geldi; ben îman ve ilan ederim ki, Allah'dan başkaibâdete layık bir Rab yoktur.

MuhammedAllah'ın kulu ve Peygamberidir.

Sual meleklerinin tasvibi

Bucevaplardan sonra, sual melekleri şöyle derler:

-Biz senin dünyada da böyle söyleyip kalbinle tasdik ettiğini bilirdik.

(Mü'minsualleri cevaplandırdıktan sonra) parlak yüzlü, hoş kokulu ve güzel elbiseli bir kişigelir ve şöyle der:

Rabbininrahmetine ve içinde daimi nimetlerin bulunacağı Cennetlere ereceğin için sanamüjdeler olsun.

Mü'minrûh da sorar:

-Allah seni hayırla mükâfatlandırsın. Sen kimsin?

-Ben senin (Hak inancın) hayırlı amelinim. Allah'a yemînederim ki, sen Allah'a itâata koşan, günahlardan kaçınan bir insandın. Allahseni hayırlarla mesut etsin.

Kabir genişletilir

(Bundansonra) kabirgözün olabildiğine enine ve boyuna genişletilir. Yeşilliklerle tanzim olunur,bedir halindeki ay gibi (ışıklarla) aydınlatılır.

Kabirdemü'min için Cehennem tarafına bir pencere açılır. Mü'min bu penceredenCehennem'in alevlerinin birbiri üzerinde şiddetle dalgalandığını görür. Sonrada mü'min için Cennet'e nazır bir pencere açılır ve ona şöyle denir:

-(Ey mü'min!) Birde Allah'ın bu ateşten seni koruyarak koyacağı makamına bak. Rabbinin seniniçin orada hazırladıklarına nazar et. O da bakar. Cennetin kokuları vemeltemlerinin kabre dolduğu bu pencereden Cennet'in yeşil manzarası vegüzelliklerini ve de içindeki nimetleri görür de kavuşma arzusu ve sevinciartar. O'na şöyle denir:

-İşte bu mübarek yer senin makamındır. Sen dünyada samimi bir îmanla yaşadın. Buîman ve kanaat üzere öldün, inşallah bu îman nuru ile dirileceksin.

Cennette gezinti

Sonrada mü'minin ruhu(gezinti için) Cennetağaç(lar)ına konan yeşil bir (Cennet kuşuna) yerleştirilir.* Cesedi ise yaratıldığı toprağabırakılır.

Kabir azabı hakdır

Hz.Aişe (R) Allah'ın Resûlü'ne (S) kabir azabından sordu. O'da şöyle buyurdu:

-Evet, kabir azabı hakdır.2

Buhadîs vesilesi ile kâfirlerin ve münafıkların uğrayacakları Kabir azabınıPeygamber'imizin hadîslerine göre açıklamaya çalışalım.

Hadîslere göre kâfirlerin ve münafıkların kabir hayatı

(Allah'a,kanunlarına veya inanılması gerekli İslami esaslardan birisine inanmayan) kâfir(ve şeklen inanır göründüğü haldekalben inanmayan münafık) kişi, ölüm komasına girip Ahirete yöneldiğinde semadansiyah yüzlü melekler inerler. Beraberlerinde getirdikleri (can yakıcı) elbise ile o kişinin etrafında gözalabildiğine bir topluluk halinde otururlar.

Ölüm meleği gelir

Ölümmeleği de gelerek baş ucuna oturur ve şöyle der:

-Ey Kötü PisRuh! Allah'ın gazabına doğru bedenden çık.

Kızgınşişin ıslak yün içinden çıkarılması gibi ölüm meleği ruhu bedenden soyarakalır. Ölüm meleği canı alır almaz, semadan gelen melekler bir lahza olsun ruhuölüm meleğinin elinde bırakmazlar. O'nu alırlar ve getirdikleri Cehennemielbiseye sararlar.

Bu(inkarcı veisyancı) ruhdanyeryüzündeki leş kokularının en kötüsü gibi bir koku çıkar.

Meleklerbu ruh'la yükselirler. Karşılaştıkları melekler cemâatinin her biri "bu kötürûh da kimdir?" diye sorarlar. Refakatçi melekler de dünyada isimlendirildiğiadların en kötüsü ile "falandır" diye onu tanırlar.

Gök katı açılmaz

Dünyagöğüne geldiklerinde, melekler gök katının bu ruha açılmasını isterler, fakataçılmaz.

Peygamber'imizsözlerinin bu kısmında A'raf Sûresi'nin şu anlamdaki 40. âyetini okudu:

"(İndirdiğimizKur'ân'î) âyetlerimizi,yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklük taslayanlara göğün kapıları açılmaz.Deve iğnenin deliğinden geçmedikçe onlar Cennet'e giremezler.Biz suçluları işteböyle cezalandırırız"

(Kâfirveya münafığın ruhunu getiren meleklere) Allah Zülcelal şöyle buyurur:

-Bunun amelkitabını ‘Siccîn'e,* (yerin en alt tabakasındaki inkârcıların veşeytanların amellerinin kayıtlı olduğu mühürlü divana) yazın.

Sonrabu kötü rûh boşluğa atılır.

Allah'ınResûlü açıklamalarının bu bölümünde de Hac Sûresinin şu anlamdaki 31. Âyetiniokudu:

"Allah'ınvarlığı ve birliğine yürekten inanın. O'na ortak koşanlardan olmayın. Allah'ınzatına ve düzenine ortak koşanlar gökten düşerken kuşların kaptığı veyarüzgârların uzaklara sürüklediği nesneler gibi dayanaksızdır."

Kabre dönüş ve kabrin karşılaması

Neticederûh Kabir'deki cesedine döner. Kabir onu şu sözlerle karşılar!

-Yazıklar sana. Üzerimde gezenlerin bana en çirkin olanı sendin. Şimdi seniteslim aldım.

Sanayazıklar olsun! Seni benim hakkımda kim aldattı? Sen benim imtihan konağı,zulmet meskeni, yalnızlık evi ve insanların cesedini kemiren bir yurt olduğumubilmiyor muydun?

Banatek olarak getirileceğin hususunda seni ne gaflete düşürdü? Şimdi sana nasıldüşmanca davranacağımı göreceksin.

Busırada siyah(yüzlü) gök (gözlü) Münker ve Nekir adlı melekler gelir. Bu sualmelekleri ile îmansız kişi arasında bir engel olmaz. O'nu oturturlar. Müthişbir korku içerisinde ve feryad ederek oturur.

Meleklersorarlar:

-Rabbin kimdir?

Nesöylediğini bilmeyen şaşkınlar gibi mırıldanarak cevap verir:

-Bilmiyorum.

-Size gönderilen Muhammed kimdir?

-Muhammed'le (A.S) ilgili bir şey bilmiyorum. Halk onun için Peygamberdirdiyorlardı.

Senindünyada böyle dediğini, şimdi de böyle söyleyeceğini biliyorduk, derler.

Busorgulamanın ardından kabre çirkin yüzlü, pis kokulu ve kötü elbiseli bir kişigelir ve şöyle der:

-Sana Allah'ın gazabına uğrayacağını ve elem verici daimi bir azablaazablanacağını bildiririm.

O'daşöyle der:

-Allah cezanı versin. Sen kimsin?

-Ben senin (bâtıl inancın ve) kötü amelinim. Sen Allah' a itâatten kaçınan,sapık düşünce ve işlere koşan bir adamdın.

(Derken)göktenbir görevli melek (kabirle alâkalı meleklere) şu talimatı verir:

-O yalan söyledi. Ona ateşten döşek yayın. Ona ateşten giysiler giydirin.

Azab meleğinin tasallutu

Bundansonra O'na kör, sağır ve dilsiz olup yanında (bütün insanların ve cinlerinkaldıramayacağı ağırlıkta ve bir dağa vurulsa toprak haline getirecek güçte)demirden topuz bulunan bir melek musallat edilir.

Bumelek (kâfir veya münafık) ruh(un iki gözün arasın)a öyle bir darbe vurur ki,insanlar ve cinlerden başka, doğu ile batı arasındaki her canlı varlık onunferyadını işitir.

Kabirde halim nice olur?

Hz.Aişe(R) anlatıyor:

"(Kabir imtihanı ve azabınıöğrenince korkuya kapıldım da) Allah'ın Resûlü'ne sordum:

-Ya Resulellah! Ümmetiniz kabirlerinde imtihana tabi tutulup gereğindeazarlandırılacak. Ben ise zayıf bir kadınım. Halim nice olur?

Allah'ınResûlü (bana) şu âyeti okuyarak cevapverdi:

"Allahîman edenleri dünyada ve Ahiret (in ilk merhalesi olan kabir)de sabit söz olan Kelime- iŞehâdet üzerinde tutar. Allah ancakzalimleri şaşırtır. Allah dilediğini yapar."3

Günahkâr mü'minlerede kabir azabı vardır

Anlaşılacağıüzere Hz. Aişe validemizin bu soruyu sormasının sebebi günahkâr mü'minlerin kabirlerindeazab göreceğini bilmesidir. Ayrıca Peygamber'imizin "Kabir azabından Allah'asığınınız." uyarısındabulunması,"Benim ümmetimin azablarının çoğu kabirde geçecektir." buyurarak kabir azabıgerçeğini sık sık duyurmasıdır.

Peygamber'imizgünahkâr mü'minlerin kabir azabına uğrayacağını bildirmekle kalmamış, kendisineöğretildiği ve gösterildiği şekilde, hangi günahlara ne tür azab uygulanacağınıda bildirmiştir.

Aşağıdasunacağımız hadîsler bizleri bu konuda aydınlatmakta ve de uyarmaktadır.

Allah'ınResûlü Hz. Muhammed anlatıyor:

Yetim mallarını yiyenlerin azabı

İsrave Mirac gecesinde yürütüldüm. Bir de baktım ki dudakları deve dudakları gibi(kocaman)olan bir topluluk. Bunların ağızları açılıyor. (Ardarda) ateşkorlarını yiyorlar. Sonra da bu ateş korlar aşağılarından çıkıyor(du).Feryatlarını işittiğim bu insanları sordum.

Bunlarkimlerdir Ya Cibril? Cibril şu cevabı verdi:

-Bunlaryetimlerin mallarını haksız yollarla yiyenlerdir.

Yetimlerinmallarını yiyenlerin benzeri bir şekilde azabına uğrayacaklarını Rabbimiz deNisa Sûresi'nin onuncu âyetinde şöyle açıklamaktadır:

"Zülmederekyetimlerin mallarını yiyenler karınlarını doyurmak için ancak bir ateş yemişolurlar. Onlar çılgın bir ateşe (Cehennem'e) de gireceklerdir."

Zinakârların azabı

Cibrilve Mikail beni Mukaddes Arz'a yükselttiler ve bana yürü, dediler. Yürüdük. Ateşfırınları gibi ağzı dar, altı geniş bir ağıza geldik. İçinde çırıl çıplakkadınlar ve erkekler vardı. Dipten ateşlenen bu fırında alevler alttan gelerek (içindekileri) yaklaşıp sardıkça onlar dışarıyafırlayacak gibi yükseliyorlar, lavlar çekildikçe dibe yuvarlanıyorlardı.Sordum:

Bu(azab) nedir? (Bunlar kimlerdir?) Şu açıklamayı yaptılar:

-Bunlar zina eden kadınlar ve erkeklerdir.

Faizcilerin azabı

(Göklereyükseltildiğim geceydi.)

Birtopluluğun yanına geldim. Onların karınları evler gibi (kocamandı) Karınları içinde yılanlar (kıvrılıyordu.) Bu yılanlar karınlarının dışındangörülüyordu.

Bunlarkimlerdir? Ya Cibril! dedim.

-Faiz yiyenlerdir, buyurdu.

Yalancıların azabı

Cibrilve Mikail beni yürüttüler. (Baktım ki) bir adam oturuyor. Elinde demirden çengel bulunan biradam da çengelini oturan adamın avurtundan sokup ense kökünden çıkarıyor. Sonrada diğer yanağından sokup çıkarıyor. Ne var ki çengelini bir avurttan sokupçıkarana kadar, diğeri düzelip eski halini alıyordu. İşkenceci adam da aynıişlemi tekrarlıyordu. Sordum:

-Bu şekilde azablanan bu adam kimdir?

Şucevabı verdiler:

-Bu adam yalancıdır. Daima yalan konuşurdu. Ondan duyulan yalanlar da ufuklarakadar yayılıp giderdi. Bu adam Kıyamet Günü'ne kadar (kabrinde) böyle cezalandırılacaktır.

Gıybetçilerin azabı

Birsüre daha yürütüldüm. Bir toplulukla karşı karşıya geldim ki vücutlarındankesilen et parçalarını yiyorlardı ve onlara şöyle deniyordu:

-Kardeşlerinin etini yediğin gibi ye bakalım. Sordum:

-Bunlar kimlerdir?

Cibrilşu cevabı verdi:

-Bunlar ümmetinden olup (insanları hoşlanmayacakları bir tarzda arkalarındananıp çekiştiren) gıybetçilerdir.

Amelsiz âlimlerin azabı

İsrave Mirac gecesinde ateşten makaslarla dudakları doğranan bir topluluk gördüm.Beraberimdeki Cibril'e sordum:

-Bunlar kimlerdir Ya Cibril?

-Bunlar insanları Allah'ın rızasına erdirecek amellere; iyiye, güzele ve doğruyaçağıran, fakat kendi nefislerini çağırmayı unutan, yapmadıklarını söyleyen,Allah'ın Kitabı Kur'ân'ı okuyup da amel etmeyen âlimler, vaizler, hatiplerdir.

Namaz kılmayanların azabı

(Yineİsra ve Mirac gecesindeydi.)

Birtopluluğun yanına getirildim, baktım ki, başları taşlarla eziliyor. (Sordum;) bunlar kimlerdir?Ya Cibril!Şöyle buyurdu:

-Bunlar namaz kılmayanlar; namaza gevşek olanlardır.

Yukarıdasunduğumuz örnek vasıftaki hadîslerden anlaşılacağı üzere Muhammed Ümmetinintevbesiz günahkârlarına işledikleri haramlara göre kabirlerinde değişik azabtürleri uygulanacaktır. Bu genel kaidedir. Ancak Allah dilerseazablandırmayabilir.

YüceAllah'ımızdan bizleri kabir azabından korumasını dileyerek, bu bahsi mevzu ileilgili Allah'ın Resûlü'nün hadîsleri ile bitirelim: "Kabir ahiret konaklarınınilkidir. Kabir azabından kurtulan için sonrası öncesinden daha kolaydır. Kabirazabından kutulamayan için ise ilerisi daha elemlidir. Ben kabirden dahakorkutucu ve ürkütücü hiçbir şey görmedim."

"Eğerben de ölülerinizi defn etmeniz endişesi olmasaydı kabir azabından bir kısmınısizlere duyurması için Allah'a duâ ederdim."*

Kabir ehli söyleneni anlar

Hz.Enes (R) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü Bedir harbinde öldürülen kâfir Mekke'lileri üç gün açıkta bıraktı.

Sonrada yanlarına gelerek başlarına dikildi ve şöyle buyurdu:

-Ya Eba Cehil!

-Ya Ümeyye!

-Ya Utbe!

-Ya Şeybe!

Rabbinizinva'd ettiği azabı gerçek buldunuz mu?

BenRabbimin bana va'dettiği (yardımı) gerçek buldum.

Allah'ınResûlü'nün hitabın duyan Hz. Ömer sordu:

-Ya Resulellah! Bunlar kokuştu. Sizi nasıl duyabilir, nasıl cevab verebilirler.

-Canım kudret ve tasarrufu altında bulunan (Allah)a yemîn ederim ki sizler söylediklerimi onlardan dahaiyi işitici değilsiniz. Ne var ki onlar cevab vermeye güç yetiremezler.

Allah'ınResûlü (hitablarından) sonra emir buyurdu. Leşlersürüklenip Bedir'deki kör kuyuya atıldılar."4

Cesedin gömüldüğü alan ruhun dünyamızla irtibatlandığımekândır

Buhadîs ve benzerleri ayrıca kabir ziyareti, kabire selâm verilmesi ve duâedilmesi ile alâkalı hadîsler delalet etmektedir ki vücudun tamamı veya büyükçoğunluğunun gömüldüğü alan ölenin ruhunun dünyamızla irtibatlandığı mekandır.

Busebeble kabir başında verilen selâm, okunan Kur'ân ve söylenen müsbet veyamenfi söz rûh - ceset ikilisi tarafından duyulmaktadır. Ancak ölü cevab vermeyeve sesini duyurmaya güç yetirememektedir.

1 Müsned 2/172.

* "İlliyyîn" için MüteffifînSûresi'nin 19-21. âyetlerine bak.

* Sözü edilen kuşun mahiyetiniyalnızca Allah bilir.

2 Nesai Sehv 64, Buharî Cenaiz 87

* "Siccîn" için MüteffifînSuresi'nin 7-9. âyetlerine bakınız.

3 İ. Kesir, İbrahim 27

* Kaynaklar için Süleymaniye Minberinden İslamNizamı isimliüç ciltlik eserimizin ikinci cildindeki ilgili hutbelerimize  bakınız.

4 S. B. M. Tecrid-i Sarih  Ter. ve Şerhi 4/734-5, Müslim Cenne 77, Müsned 3/220

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/74-kabir-hayati-15-422h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim