72- Dünya ve Âhiret

72- Dünya ve Âhiret
72- Dünya ve Âhiret 

72- Dünya ve Âhiret

Allah'ınKitabı'ndan: "Dünyahayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Allah'ın emirleri ve yasaklarınabağlanan kullar için Âhiret Hayatı şüphesiz, daha hayırlıdır. Hala aklınızıkullan(arakgerçekleri kavraya) mıyacak mısınız?"*

Enam Sûresi âyet 32

Ümmetimin yaş ortalaması elli ile atmış arasıdır

Huzeyre(R.) Allah'ı Resûlü'ne ricada bulundu:

"-Ya Resûlellah! Ümmetininömürlerini bize açıklasanız?

Şöylebuyurdu:

-Elli ile atmış yaş arasıdır.

(Budiyaloğa şâhit olan diğer sahâbiler de) sordular:

-Ya Resûlellah! Ya yetmiş yaşındakiler?

-Söyleyin bakalım. Ümmetimden yetmişe ulaşanlar (ne kadardır ki?) Allah yetmiş yaşındakileremerhamet etsin. Seksen yaşındakilere acısın..."1

Ömür artar, eksilir mi?

Allah'ınResûlü'nün atmış üç yıl yaşadığı da hatırlanırsa hadisin verdiği rakamlarıngerçeği yansıttığı anlaşılır.

Ömürartar- eksilir mi konusu İslâm bilginleri arasında tartışmalıdır. Ancakâyetlerin ve hadîslerin özüne yatkın olan hâkim görüş artıp- eksilmeyeceğidir.Ne var ki amellerimize göre ömrün bereketleneceği hususu kati bir gerçektir.Beslenme şartlarının iyiliği de sıhhatin sürekliliğini sağlayıcıdır.

Anlayışımızagöre hadisimizin her bir mü'mine verdiği asıl mesaj ise hayat programlarınıgerçekçi bir temele oturtmak gereğidir. İnsan her an ölüme hazır olmak şartıylahayat programını azami altmış yıla göre yapmalı, Âhiret Hayatı içinyapabileceği tüm yatırımları gerçekleştirmeye çalışmalıdır.

Yalnız Allah'dan iste

İbn-ül Abbas (R.) anlatıyor:

"Hz.Peygamber'le aynı deve üzerinde ve gerisinde idim. Bana şöyle buyurdu:

-Ey çocukcağız! Allah'ın seni faydalandıracağı bazı bilgileri sana öğretmeyimmi? Ben de:

-Evet, (öğretya Resûlellah!) dedim.(Şöylece öğütvermeye başladı:) 

-Allah(ın emirve yasakların)auy ki Allah seni korusun. Allah'ın (helâl ve haram sınırlarını) gözet ki O'nun (rahmeti ve yardımını) önünde hazır bulasın. Rahat (ve neşeli) zamanlarında sen O'nu (kul olarak) tanımaya çalış ki dar (ve elemli) zamanlarında O da seni (lütfuyla) hatırlasın. (Para- mal- mevki- sıhhat) istediğin zaman yalnız Allah'tanyardım taleb et.

(İyicebil ki) olacakişleri (içinealan Kader Senaryosu'nu) yazan kalem(in mürekkebi) kurudu. Bu itibarla, bütün insanlar Allah'ın seniniçin takdir etmediği bir menfaati sana sağlamak isteseler buna güçyetiremezler. Aynı şekilde Allah'ın senin için takdir etmediği zarara seniuğratmak isteseler buna da güç yetiremezler. O halde, (aklını kullan da) hoşuna gitmeyen (söz, iş ve davranışlarda da) pek çok hayırlar olabileceğini,ilâhi yardımın sabırla geldiğini, refahın sıkıntıları, kolaylıkların dazorlukları takip ettiğini (çok iyi) bil."2

Güven ve ümit veren öğütler

Allah'ınResûlü'nün İbn-i Abbas'a verdiği bu öğütleri her bir mü'min kendi şahsınayapılmış olarak değerlendirmeli ve bu öğütler çizgisinde yaşamalıdır. Buöğütler basit bir görünüm içindedir. Fakat ancak bir peygamber tarafındansöylenebilecek kadar özlü ve hayat gerçeği ile bütünleşen öğütlerdir.

İlâhimuhafaza altında hür, güçlü ve güvenli yaşamanın, insanların mahkûmu olmaksızınsabırlı ve ümitli bir hayat sürmenin sırlarını bu öğütlerde bulmak mümkündür.

En üstün müminler dünyanın ihtiraslarındanarınanlardır

İbn-iAmr (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü (S.) şöyle buyurdu:

-Mü'minlerin en üstünü Muhmûmul-Kalb ve doğru sözlü olan her bir mü'mindir.

Ashâb-ı Kiram sordular:

-Ya Resûlellah! Mahmûmul-Kalb nedir?

-İçinde günah (emeli,)tecavüz,düşmanlık ve hased (meyli) bulunmayan,Allah'a sevgi ve saygıyla dolu tertemiz kalb(li mü'min)dir.

Sahâbiler (tekrar) sordular:

(Üstünlükbakımından)Mahmûmül-Kalb ve doğru sözlü olanları takib edenler kimlerdir? (ya Resûlellah!) 

-Onlar dünya (nıngeçici câzibesi ve ihtiraslarını) unutanlar ve Ahiret sevgisiyle dolanlardır.

Sahâbiler(yine) sordular:

-(Üstünlük dereceleri) bunlardan sonra gelenmü'minler kimlerdir?

-Güzel ahlâk sahâbî mü'min(ler)dir."3

Allah ihtirasla yaşanan dünya hayatına insan pisliğiniörnek vermiştir

Dahhakb. Süfyan El- Kilabi (R.) anlatıyor:

"Hz.Peygamber bana şöyle buyurdu:

-Ya Dahhak! Ne yemeğin var?

-Et ve süt var ya Resûlellah!

-O yemekler neye dönüşecek (Ya Dahhak?)

-Bildiğiniz (üzre insan pisliğine yaResûlellah!)

-(Ya Dahhak!) Allah (helâl ve haram gözetilmeksizin,âhiret muhasebesi yapılmaksızın ihtirasla yaşanılan) dünya hayatına insan pisliğiniörnek vermiştir."4

Dünya Ahirete nisbetle önemsizdir

Dünyahayatını aşağılayan bu ve benzeri hadîsleri, ancak hayatı yönlendirici diğerhadîslerin ve ilgili düstûrların ışığında anlayabiliriz. Yoksa yanılgıya düşmekkaçınılmaz olur.

Hadîslerdeve Kur'ân-ı Kerimde dünya hayatının önemsizliği, umumiyetle sonucu gözler önüneserilerek ve sonsuz olan Ahiret hayatı ile mukayese edilerek vurgulanır. Gayedünya hayatının putlaştırılmaması ve onun Âhiret mutluluğuna ermek amacıylayaşanmasıdır.

Bugibi hadîslerden dünya hayatına ilgi duyulmaması, nimetlerinden yararlanmaçabasının sürdürülmemesi şeklinde bir mesaj almak İslâm Dini'ni anlamamakdır.Zira İslâm, dünya hayatını mutlak anlamda önemsenmemesi gereken bir hayatolarak değerlendirseydi, dünya hayatını bütünüyle kuşatan bir hayat nizamısunmazdı. İslâm Dini'nin nasıl inanılacağından, nasıl yenilip- içileceğine,üretim ve tüketimin hangi kayıtlar altına alınacağından tuvalete nasıl girilip-çıkılacağına, sulh halinde ne gibi bir uygulama yapılacağından harp halinde neşekilde bir strateji tatbik olunacağına kadar insan ve toplum hayatını içinealan bir düzen sunması onun dünya hayatına verdiği önemi göstermektedir.

 

Evet,dünya hayatına önem vermelidir. Ancak hadîslerde açıklandığı üzere içindekalınacak süre hesaplanarak, sonucun ne olacağı düşünülerek önem vermelidir.

 

Dünyahayatına İslâm'ın objektifinden bakılmadıkça bu hayatta adâlet, sevgi, saygı,feragat, yardımlaşma gibi insanî ve ahlâki değerlere ve de yaşama sevinci veamacına yer bulmak mümkün değildir. İhtiraslar, zulümler, bitmez tükenmezemeller, yıkıcı rekabetler ve karamsarlıklar... bütün bunlar dünya gerçeğiningerçek hüviyetiyle görülemeyişinden kaynaklanmıyor mu?

Dünyaya rağbet eden günahlardan korunamaz

Hz.Enes (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü (sahâbilere) sordu:

-Su üzerinde yürüyüp de ayakları ıslanmayacak bir kişi var mıdır?

Onlarda:

-Yoktur ya Resûlellah! dediler.

Aldığıbu cevabı üzerine şu açıklamada bulundu:

-Dünya nimetlerine (helâl haram ayrımı yapmaksızın ihtirasla) rağbet eden de böyledir.Günahlardan korunamaz."5

Dünya hayatının ihtiraslarından uzaklaşmak

AbdullahResûlü En'am Sûresi'nin 125. âyetini okudu:

"Allahkimi doğru yola iletmek isterse onun göğsünü İslâm'a açar. Kimi de saptırmakisterse onun göğsünü, (o kimse) göğe çıkıyormuş gibi dar ve tıkanık yapar. Allah inanmayanların üstüneişte böyle pislik salar."

Buâyeti okuyunca açıklamada bulundu:

-Nûr bir kalbegirdiği zaman o kalb açılıp- genişler.

(Sahâbîlertarafından) soruldu:

-Ya Resûlellah! Bu oluşumun kendisiyle tanınıp- bilineceği nişanları var mıdır?

-Evet (vardır.Bunlar;) bualdatıcı dünya yurdunun (ihtiraslarından) kopup- uzaklaşmak, Ahiret Yurdu'na yönelmek vegelmeden önce ölüme (ve ölüm ötesine) hazırlanmaktır."6

 

Kur'ân'ın ilmî bir mûcizesi

EnamSûresinin bu âyeti yükseldikçe hava basıncının düşerek nefes almanıngüçleşeceği gerçeğini bildiren ilmî bir mucizedir.

Hadîsimizinmesajının bir bölümü de "Ölüme ve ölüm ötesine hazırlanmak..."dır.

Kur'ân-ıKerim âyetlerinde ve Peygamber'imizin hadîslerinde pek çok geçen bu tabirin vebenzeri ifadelerin anlamı nedir?

Hazırlıkiçin ne yapılmalıdır?

Ölümve ölüm ötesine hazırlanmanın anlamı dünya hayatını Allah'ın ve Peygamberininbuyruklarına göre düzenlemektir. Bilfiil hazırlanmak da meselâ, namazıibâdetsizliğe, zekâtı cimriliğe, adaleti zulme, doğruyu yalana, merhametiacımasızlığa, toplum menfaatilerini ferdî çıkarlara vs. tercih etmektir.

Allah katında dünya değersizdir

Hz.Cabir R. anlatıyor:

"Allah'ınResûlü (bazısahâbilerle birlikte) yürürken kulağı kopuk ölü bir keçi yavrusuna rastlayınca (çevresindekilere) sordu:

-Hanginiz bir para karşılığında buna sahib olmayı arzu eder? Onlar da:

-(Az da olsa) bedel karşılığında bunasahib olmayı pek tabîidir ki hiç birimiz arzu etmeyiz, dediler. Bu cevaplarıüzerine Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:

-Allah'a yemîn ederim ki Allah katında dünya, sizin katınızdaki kulağı kopuk ölükeçi yavrusundan daha da değersizdir."7

Allah dünya nimetlerini sevmediği kullara da verir

Abdullahİbn-ü Mesut'dan... (R.)

"Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:

-Allah rızıklarınızı aranızda taksim edip- farklı kıldığı gibi huylarınızı dabirbirinizden farklı kılmıştır.

(Bilinizki;) Allahdünya (nimetlerini) sevdiği kullara da sevmediğikullara da verir. Fakat dinî (bilgiyi ve dine bağlı yaşantıyı) ancak sevdiği kula verir.

Allahdindarlığı verdiği kulunu sever.

Nefsiminkudret ve tasarrufu altında bulunduğu Allah'a yemîn ederim ki kalbi ve dili (Allah'a) boyun eğmemiş kişi gerçekmüslüman olamaz. Komşusu "Bevâik"inden güven duymayan kişi de hakiki mü'minolamaz. (Abdullahİbn-ü Mes'ud anlatımını şöylece sürdürüyor: Biz sahâbîler) sorduk:

-Ya Nebiyellah! Kişinin Bevaik'ı nedir?

-Komşuyu aldatmak ve ona zülm etmekdir.

Allah'ınResûlü (S.) bu açıklamadan sonra devamla şöyle buyurdu:

-Haramdan mal kazanan ve bundan hayra harcayan hiçbir kişi yoktur ki (hayra harcaması sebebiyle) o mal onun içinbereketlendirilmiş veya verdiği sadaka Allah katında ondan kabul edilmiş olsun.

Onunbu maldan (ölümüyle) geride bırakacağı da onuniçin ancak Cehennem'de azık olur. Gerçekten Allah kötüyü kötü ile yok etmez.Kötüyü ancak iyi ile giderir.

Şüphesizpis, pisi(npisliğini) yoketmez.8

Kulluk denemesi gereği rızıklar farklıdır

Buhadisin sunduğu mesajlardan biri de Allah'ın dünya nimetlerini sevdiği mü'minve itâatkâr kullara verdiği gibi sevmediği kâfir ve günâhkâr kullara da verdiğihakîkatidir.

Allahinsanları yer yüzünde kulluk denemesine tabi kılmak için onları erkeklik, dişilik,güzellik, çirkinlik, akıl, zekâ, kabiliyet ve çalışma gücü bakımından farklıkıldığı gibi dünya nimetleri bakımından da farklı kılmıştır. Bazılarına çokbazılarına da az nimet takdir etmiştir.

Busebeble ni'metlerin çokluğu veya azlığı îman veya küfürden kaynaklanmamakta,ilahi kadere dayanmaktadır.*

Eğernimetlerin çokluğu veya azlığı îman veya küfre bağlı olsaydı insanlar bir bütünhalinde imana veya küfre yönelirlerdi ki bu da kulluk denemesine uygundüşmezdi.**

Kişi dindar fakatfakir, kâfir ama zengin olabilir

EvetAllah dünya ni'metlerini sevdiklerine de sevmediklerine de verir. Verdiğiiçindir ki kişi dindar ve zengin olabileceği gibi kâfir olabilir. Kâfir vezengin olabileceği gibi dindar ve fakir de olabilir. Ancak bir gerçek vardır kio da îmanın ve güzel amellerin mevcud nimetleri bereketlendirdiği ve içhuzurunu sağladığıdır.* 

Allahdünya ni'metlerini sevdikleri ve sevdiklerine verdiği için mü'min kişi, "Ben inançlı ve ibâdetliyim, niçinbana az nimet verdi?" diyemez ve dememelidir. Bir kısım kâfirlere ve azgın günahkârlaraçokça nimetler verildiğini garipsememelidir. Önemli olan kulluk denemesi gereğiverilen ni'metlerin çokluğu değil nasıl bir sonuç vereceğidir.

Buhususda Rabbimiz Peygamber'imize ve O'nun şahsında biz mü'minlere şöylebuyurmaktadır.

Âl-iİmran 195-196:

"(Ey Muhammed!) Kâfirlerin (nimetler içinde) diyar diyar dolaşmaları senialdatmasın. Bu, az bir geçimlilikdir. Sonra onların varacakları yerCehennemdir. O ne kötü bir döşektir."

Builâhi uyarıya muhatab olan Peygamber'imiz de tercümesini sunduğumuz hadisi vebenzerleri ile bizleri aydınlatmış ve izinden gideceğimiz şu ölçüyübildirmiştir:

"Sahibolduğu ni'metlerden ötürü sakın ha hiçbir kâfiri, günahkârı imrenme. Çünkü senölümünden sonra onun karşılaşacağı (azabı) bilemezsin. Şüphesiz onun için Allah katında ölümsüzbir öldürücü; azabı sürekli bir ateş vardır."**

Sizler için korktuğum zehretüd-dünya'dır

EbûSaîd'den... (R.)

"Allah'ınResûlü (S.) şöyle buyurdu:

-(Neticesiitibariyle) siziniçin korktuklarımın en korkutucu olanı Allah'ın "Zehretüd- Dünya"yı sizeyağdırmasıdır.

Sahâbilersordular:

-Ya Resûlellah! Zehretüd- Dünya nedir?

-Yeryüzünün (madenlerve mahsüller gibi) bereketleridir."9

Buhadisi açıklayıcı olduğu için bir sonraki hadisi okuyunuz.

Mallara kavuşmayı arzulayın ancak...

Amrİbn-ü Avf (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü, (İslâmDevleti Başkanı sıfatıyla) Bahreyn'lilerle sulh andlaşması yapmış ve onlara Alaİbn-ü El-Hazremi'yi başkan seçmişti.

(Bahreynhalkının Medine İslâm Devleti'ne ödeyeceği) "Cizye" vergisini tahsil edip getirmek üzere Allah'ınResûlü Ebû Ubeyde'yi Bahreyn'e gönderdi. Ebû Ubeyde (tahsil ettiği) Cizye malları ile birlikteMedine'ye dönüp geldiğinde Ensâr onun dönüşünü haber aldı.

Hz.Peygamber'le sabah namazını kıldılar. Allah'ın Resûlü (S.) namazı bitirip (onlara doğru) döndü. (Dönünce de) O'nu çevrelediler. (Taksim edilecek Cizye malınakarşı) onları (pek istekli ve de telâşlı) görünce gülümsedi ve şöylebuyurdu:

-Yanılmıyorsam galiba siz Ebû Ubeyde'nin Cizye malı ile döndüğünü haber aldınız,öyle değil mi?

Busuale muhatab olan Ensar:

-Evet ya Resûlellah! (İsâbet buyurdunuz) dediler.

Allah'ınResûlü (onlara) şöyle buyurdu:

-Sevinin, sizi sevindirecek mallara kavuşmayı arzulayın. Ancak Allah'a yemînederim ki ben sizin için fakirli(ğin doğuracağı tehlikeler)den korkmuyorum. Fakat sizdenönceki topluluklara bolca verildiği gibi size de dünya nimetlerinin bolca verilmesindenpek çok korkuyorum. (Korkuyorum, çünkü bu maddî zenginlikler sebebiyle) sizden öncekiler gibibirbirinizle yarışmaya kalkar (bir birinize haset eder, birbirinize sırt çevirir,düşmanlık eder ve birbirinizin kanını dökmeye yeltenirsiniz de neticede buşımartıcı mal varlığı) sizden öncekiler gibi sizi de felâkete götürür. (Dünya ve âhiretinizi mahveder.)10

Mal hayır da olabilir şer de

Buhadîs malın mutlak manada hayırlı olmadığını bildirmektedir. Mal Allah'ın vePeygamberinin emirleri ve yasaklarına uyularak kazanılır ve harcanırsa;şartları tahakkuk ettiğinde zekât, akrabaya nafaka ve kurban gibi malî görevlerifa olunursa ve içki kumar, zina gibi haramlara düşürmezse hayırlı olur. Aksitakdirde mal bir şerdir, şerlere götürür ve sonunda ilâhi azaba uğratır.

Nevar ki insanoğlu bu gerçeği bir türlü kabul etmek istemez, az mala razı olmaz.Oysaki az malın hesabı daha kolaydır.

Peygamber'imizbu hususu şöyle açıklıyor:

"İnsanoğlu iki şeyi hoş görmez. Ölümü hoş görmez, oysaki ölüm mü'min için (âhiret mutluluğunu giderebilecek) fitnelerden daha hayırlıdır.

Azmalı da sevmez. Ne var ki az malın (Allah'ın huzurunda verilecek) hesabı daha kolaydır."*

Fakirliğe dayanmak için hazırlan

Abdullahİbn-ü Muğaffel (R.) anlatıyor:

"Birsahâbî Hz. Peygamber'e geldi ve:

-Ben seni çok seviyorum ya Resûlellah! (diyerek sevgisini) açıkladı. (Açıklayınca da Hz. Peygamber'le aralarında şu konuşmageçti:)

-İyi bir düşün, ne söylediğini (biliyor musun?)

-Allah'a yemînederim ki ben seni çok seviyorum (ya Resûlellah!)

-(Hele birazdaha) düşünbakalım, ne söylediğini(n farkında mısın?)

-Allah'a yemînederim ki ben seni çok seviyorum ya Resûlellah!

(Üçdefa aynı şekilde cevap alan) Allah'ın Resûlü (bu sahâbiye şöylece) öğüt verdi:

-Eğer gerçekten beni seviyorsan, fakirliğin çile ve ızdıraplarına dayanmak içinkoruyucu (olarakkafanı ve kalbini) hazırla. Zira fakirlik (îman, ahlâk ve fazîlet caddesinde yürümekle mükellefoldukları, haramlara yönelmeyecekleri için) beni sevenlere yatağını bulan selin akışından dahasüratli bir şekilde gelip çatabilir."11

Gerçek mü'minefakirlik kulluk denemesi olarak süratle gelebilir

Allah'ınResûlünü gerçekten ve çok seven mü'min dünya hayatını ahiret gayesiyle yaşamakararını almış, ilâhî yasalara bağlı mü'mindir.

Bugibi mü'minler âhiretin sultanlıklarına erdirilmek için ilâhi hikmet gereğiağır kulluk denemesinden geçirilirler. Nitekim Peygamber'imiz "En ağır felâketler Peygamberler,sonra da îman ve amel durumlarına göre dindar kullara verilir." buyurarak bu gerçeği dilegetirmişlerdir. Özellikle bakımla yükümlü olduğu aile fertleri çok olanmü'minlere fakirlik ağır bir deneme olarak gelebilir. Çünkü onlar haram işlereatılamaz, bâtıl kazançlara yönelemez, ihtiyaç da arz edemezler...

Hadisimiz- Allah bilir-  bu gerçeğe işaret buyurmakta ise de hadisimizden herpeygamber sevgisi taşıyan mü'minin fakirlik denemesinden geçirileceğini anlamakson derece hatadır. Zira bu takdirde Peygamberi izlemek fakirliğe talip olmakolurdu. Oysaki İslâm'da fakirliğe değil, Zekât verebilmek, Hacca gidebilmekv.s. için varlığa talib olunur. Gerçekleşmeyince fakirliğe kanaat edilir.

Ahiret hayatının bizim olmasına razı olmaz mısın?

Hz.Ömer (R.) anlatıyor:

Allah'ınResûlü'nün yanına girdim. Hurma yapraklarından örülmüş bir hasır üzerineuzanmış, içi lif dolu deri bir yastığa yaslanmışdı.

Hasırlavücudu arasında(çarşafımsı)bir şey olmadığı için hasır vücudunda izler bırakmıştı.

(Ricayıiçeren ifadelerle şöyle) söylemekten kendimi alamadım:

-Ya Resûlellah Allah'a duâ ediniz de Ümmetinize nimetlerini bollaştırsın. (Onlar böylesine mahrumiyetekatlanamazlar.) Hemsonra, Allah'a ibâdet etmedikleri halde İran'lılar ve Bizans'lılar üzerinenimetler yağdırıldı. (Bize niçin verilmesin?)

Ömer'idinleyen Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:

-Ey Hattabın Oğlu! Sende mi bu eğilimin içindesin?

Sözünüettiklerin güzel nimetleri kendilerine dünya hayatında öncelikle verilmiş olantoplumlardır.

Dünyahayatının onların, Âhiret hayatının da bizim olmasına razı olmaz mısın?12

Allah'ın Resûlü niçin sade bir hayat yaşadı

a-Bu hadîsden de anlaşılacağı üzere Peygamber'imiz son derece basit ve sade birhayat yaşamışdır. Hz. Aişe validemizin ifadesiyle iki gün ard arda buğdayekmeği ile karnını doyurmadan bu âlemden göçmüştür.

Mü'minlerinsevgilisi ve Medine İslâm Devleti Başkanı olan Peygamber'imiz çok daha genişşartlar içinde yaşama imkânına malik iken neden böylesine mütevazı bir hayatsürmüştür.

Böylebir yaşama teşvik etmek için mi?

Sosyaladâleti sağlayıcı Kur'ân yasalarını tebliğ eden, "Fakirlik neredeyse kâfirliğegötürücü olacaktı" buyuran ve "Allah kuluna verdiği nimeti üzerine görmeyi sever." gerçeğini duyuranPeygamber'imizin ümmetini mahrumiyetlere katlanarak yaşamaya yönelteceğidüşünülemez.

ŞüphesizO'nun sade yaşayışının amacı Kıyamet Günü'ne kadar gelecek mü'minler içindehayatî zarûretler gereği fakirce bir hayat sürmek mecburiyetinde kalacaklaraörnek olmaktır. Kaldı ki insanlığın önderi kılınmış bir peygamberin lüks biryaşam sürerken ahlâkî değerleri sunması etkisiz bir tebliğ yapmış olmaktanöteye de gidemezdi.

b-Peygamber'imizin (S.) Hz. Ömer'in gerekçeli dileğini kabul buyurup duâ etmemesimevcuda kanaat edilmesi lüzumunu bildirmek, kulluk imtihanından gaflet edilerekkâfirlere verildiği gibi mü'minlere de verilmesi gerekeceği şeklinde birşartlanmanın caiz olmayacağını açıklamak için olsa gerektir.

c-Hadîsde vârid olan "Dünya hayatının onların âhiret hayatının da bizim olmasına razı olmazmısın?" şeklindekiifade- i Peygamberi de hangi şartlar içinde bulunulursa bulunsun öncelikleâhiret nimetlerine talip olunmasını öğretmek içindir. Zira asıl olan âhirethayatıdır. Sonsuz olduğu için istemeye değer olan odur.

Aşağıdasunacağımız hadîs bu gerçeği kavramamıza yardımcıdır:

"Sizdenbirinizin orta parmağını okyanusa daldırması sonucu parmağına okyanustanbulaşan ne ise Âhiret'e nazaran dünya da odur.

Kişi baksın bakalım parmağına bulaşannedir?"

Kâfir iyiliğininkarşılığını dünyada görür

Abdullahİbn-ü Mes'ud'dan... (R.)

Birdefasında Hz. Peygamber (S.) şöyle buyurdu:

-Müslüman olsun, kâfir olsun iyilik yapan her bir kişiyi Allah mutlakamükâfatlandırır.

(Biz)sahâbilersorduk:

-Ya Resûlellah! Allah'ın iyilik yapan kâfiri mükâfatlandırmasının anlamı nedir? (O, nasılmükâfatlandırılır?)

-Evet, Allahkâfiri de mükâfatlandırır. Bir kâfir eğer akraba haklarını gözetir veya birnakdî yardımda bulunur ya da (her hangi) bir iyilik yaparsa Allah ona mal, evlâd, sıhhat vebunların benzeri nimetler verir.

-(Ya Resûlellah!) Allah'ınkâfire Âhiret'te vereceği karşılık nedir?

-(Kâfire verilecek ancak) azab üstü azabdır.13

Tavsiye

Buhadisin açıklaması için kitabımızın "Allah'ın Kullarına Merhameti Sonsuzdur"bölümünün on üç numaralı hadisine ve izahına bakınız.

Ayrıca"CumaMesajları"isimli kitabımızdaki "Cennet'e Ancak Meşakketleri İçeren Hürriyet ve SosyalAdâlet Atılımları ile Girilebilir" isimli mesajın okunması tavsiyemizdir.

* Diğer âyetler için bak. Kehf 45,Ankebût 64, Hadid 20.

1 M. Zevâid 10/206

2 Müsned 1/307, Tirmizî Kıyame 60

3 M. K. Ümmal 1/89. (Hadisin ilkbölümü için bak. İ. Mace Hn. 4216).

4 Kurtubî Abese 24, 12/220, Müsned 3/452.

* Aklını kullanamayanların üzerinede rics (pislik) salınacağı konusunda bak. Yûnus 100

5 M. Mesâbih Hn. 5205, Kenzûl-Ummal3/198.

6 M. Mesabîh K. Rikak El-Faslüs-Salisü Hn. 5228.

7 Müslim Zühd 2, Ebû Davud Tahare 73, Müsned 3/365

8 Müsned 1/387, M. İ. Kesîr Hud 115, 2/235.

* Enam 165. Zührüf 32.

** Zührüf 33.

* Ra'd 28. İbrahim 7.

** M. Mesâbih Hn. 4248.

9 M. İ. Kesir, Taha 131, 2/499.

10 İ. Mace Fiten 18, Buhâri Rikak 7, Müslim Zühd 6

* M. Mesâbih Hn. 5251, Müsned 5/427.

11 Tirmizî Zühd 36, Et-Tac 5/171.

12 Buharî Nikâh 83, Müslim Talak 31.

13 I. Kesir, Ğafir 46, M. Zevaid 3/111.

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/72-dunya-ve-ahiret-15-424h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim