71- Kur’ân Allah’ın Kitabıdır

71- Kur’ân Allah’ın Kitabıdır
71- Kur’ân Allah’ın Kitabıdır 

71- Kur’ân Allah’ın Kitabıdır

Allah'ınKitabı'ndan:

"Şüphesiz buKur'ân, insanları en doğru yola götürür. Salih ameller işleyen mü'minlere büyükbir mükâfat olduğunu, ahirete îman etmeyenlere de can yakıcı bir azâbhazırladığımızı müjdeler."

İsra Sûresiâyet 9-10*

Kur'ân'a sımsıkı sarılınız

İbn-üŞüreyh El- Huzai (R) rivayet ediyor:

"Allah'ınResûlü (S) bize doğru geldi ve şöyle buyurdu:

-Allah'dan başka (birolan ve ortağı bulunmayan) hiçbir ilah olmadığına, benim Allah'ın Peygamber'iolduğuma (ve Kuran‘ın da Allah tarafından bana indirildiğine) inanıyor musunuz?

-Evet, (Elbetteinanıyoruz ya Resulellah!)

-(Size müjdelerolsun.) Zirabu Kuran ‘ın bir tarafı Allah'ın katında diğer tarafı da sizlerin elindedir.

Onasımsıkı sarılınız. (Ona inancınız ve bağlılığınız devam ettikçe) bundan böyle sizler (ferdi, ailevi ve sosyal) sapıklıklara uğramaz, katiyenfelaketlere maruz kalmazsınız."1

A-    Kur'ân ilahikitabdır

Kur'ânAllah'ın Kitabıdır; O'nun insanlık için koyduğu son yasaların bütünüdür. Allah,onu, seçtiği ve evrensel kıldığı peygamberi Muhammed'e Cibril isimli melekaracılığı ile âyet âyet ve sure sure, indirmiştir. Yirmi üç senelik bir zamansüreci içinde vahy edilen Kur'ân lafzı ve manasıyla Allah sözüdür. O, diğermukaddes kitaplar gibi belirli milletlere değil, bütün insanlığa gönderilmiş veKıyamete kadar geçerli kılınmıştır.

Hakim,Furkan, Tenzil ve Nûr gibi isimleri olan Kur'ân, 114 Sûre ve bir itibara göre6666 âyettir.

Allah'ınResûlü Hz. Muhammed kendisine indirilen Kur'ân'ı tebliğ etmiş ve yazdırmıştır.Hz. Peygamberin ilk halifesi Hz. Ebu Bekir döneminde Kur'ân âyetleri vesûreleri O'nun öğrettiği şekilde mushaf halinde bir araya toplanmıştır. Hz.Osman devrinde bu mushaf yazılarak çoğaltılmıştır.

B-    Kur'ân'ınmuhtevası

Kur'ânîman esaslarını, özellikle ahiret hayatını ve ibâdet görevlerini bildirmekte,kaçınılması zaruri haramları öğretmektedir. Kur'ân, ailevi, ictimai, iktisadi,hukuki kaideleri ve ahlâki öğütleri ihtiva etmektedir. Hz. Adem, Nuh, İbrahim,Musa ve İsa gibi peygamberlerle ve onların gönderildiği toplumlarla ilgilibilgiler veren Kur'ân bu toplumların kültürleri, medeniyetleri ve akıbetlerihakkında da haberler sunmaktadır.

Kur'ân-ıKerim ayrıca göklerle ve yerküresi ile alâkalı, canlı ve cansız varlıklarlailgili bazı tabîî kanunları da açıklamaktadır.

C-    Kur'ân'ınmucizevi özellileri

Kur'ân-ıKerim Kıyamet'e kadar geçerli olacak bir hayat nizamı kılındığı için herdönemde Allah'ın kitabı olduğunu belgeleyecek mucizevi özellikleriiçermektedir.

Onunbu özelliklerine dört madde halinde şöylece değinebiliriz:

a-Kur'ân'ın edebi örgüsü

Kelimeleriilahi bir ahengi ve etkili bir musikiyi içeren Kur'ân-ı Kerimin akla, kalbe,göze, kulağa ve diğer duyu organlarına hitab eden, sembollerle ifadeye yerveren, az söze çok manalar yükleyen edebi ve mucizevi bir dili vardır.

Hiçbirinsan ve hiçbir topluluk Kur'ân'ın bir sûresine bile eş değerde bir sözörgüsünü vücuda getiremez. Bizzat Kur'ân, kendisinin İlahi kitab olmadığınıiddia edenleri buna çağırmakta ve başaramayacaklarını bildirmektedir.*

Kur'ân'ınon dört asırdır devam eden ve layıkıyla ancak arab dili uzmanalarıncakavranabilecek olan bu edebi mucizesi bugün de devam etmektedir.

b- Kur'ân'ın hayat nizamı

Kur'ân;itikadî, içtimai iktisadi, hukuki ve ahlâki yasaları ile insanlığı kuşatan çokyönlü bir hayat düzeni sunmaktadır. İnsanlığın bedenî ve rûhî yapısıyla ve deferdi ailevi ve içtimai hayatı ile böylesine uyum sağlayıcı yasaları ihtivaeden ve bu yüceliği insanlığın ilim ve teknikteki gelişimi ile daha açık birşekilde tezahür eden Kur'ân insan sözü değil de Allah sözü olduğunukanıtlamaktadır. Zira böylesine bir Kitab'ı 14 asır önce Mekke'de doğmuş,büyümüş ve üstelik hiç öğrenim görmemiş bir insanın vücuda getirmesi mümkündeğildir.

c- Kur'ân'ın ilmî gerçekleri

Kur'ân'ın,Allah'ın Kitabı olduğunu belgeleyen bir özelliği de insanlığın bilmediği pekçok ilmi gerçeği açıklamış olmasıdır. Kur'ân'ın indirildiği çağlarda bilinmeyenve ancak asırlarca sonra öğrenilebilen bu gerçekleri miladi yedinci asırdayaşamış bir insanın bilmesi mümkün olamadığından hiçbir insan onun Allah sözüolduğunda şüphe edemez.

Kur'ân-ıKerim;

a-Göklerle yerin bir olduğu ve sonradan ayrıldığını, her bir canlının sudanyaratıldığını,

b-Güneş ay ve diğer gezegenlerin kendi yörüngelerinde seyrettiğini,

c-Yer küresinin uçlarının basık olduğunu ve döndüğünü,

d-Yükseldikçe hava basıncının düşerek nefes almanın güçleşeceğini,

e-Evrenin uzayıp- genişlediğini,

f-Rüzgarların aşılayıcı olduğunu,

g-İnsan parmaklarındaki hatların farklılığını,

i-Çocuğun ana karnındaki oluşum devrelerini,

k-Her şeyin bir düzen içinde yaratıldığı ve sebeb- netice kanununa bağlandığınıvs. açıklamışdır.*

Kur'ân-ıKerim, örneklerini sunduğumuz pek çok ilmi gerçeği açıkladığı gibi henüz anlaşılmamışpek çok ilmi gerçeğe daha işaret etmektedir.

Hz.Süleyman devri bilim adamlarından birinin bir anda kilometrelerce uzaktakitahtı Hz. Süleyman'ın huzuruna getirdiği anlatılarak uzayda eşyanınnakledildiğine dair Kur'ân'ın verdiği haber devrimizde bile bilime ufukaçmaktadır.

Kur'ân-ıKerim göklerde, yer yüzündeki canlılar gibi canlılar olduğunu bildirmekte,onların bir araya getirilebileceği imkanına dikkati çekmektedir ki insanlıkhenüz bu ilmi seviyeye varamamıştır.

Cinlerinve onların bir kolu olan şeytanların varlığı ve insan vücudunun gözeneklerinenüfuz edebilen yapı maddeleri hakkındaki Kur'ân bildirisinin mahiyeti henüzbilinmemektedir.

Tarihiasırlarda insanlığın pek büyük medeniyetler kurduklarına dair Kur'ân'ın verdiğihaberlere arkeolojik araştırmalar henüz ulaşamamıştır.**

Verdiğimizbu örneklere Kur'ân'ı inceleyen bilim adamları tarafından daha pek çok örneklerverilebilir.

Kaldıki Kur'ân-ı Kerimin ölüm ve ötesine, evrende vuku bulacak Kıyametdeğişikliğine, Cennet ve Cehennem'e (vs.) dair bildirdiği hakîkat üstühakîkatler ise ilmi gelişmelerle dahi tam olarak kavranamayacak gerçeklerdir

d- Kur'ân'ın asliyetini koruması

Kur'ân-ıKerimin yaşayan ve yaşayacak olan bir mücizesi de asliyetini koruması,milyonlarca insan tarafından, her an okunur olması ve ezberlenmesidir.

Kur'ân-ıKerim, Hz. Muhammed'e nasıl indirildi ise bir kelime eksiksiz ve fazlasızolarak - öylece elimizdedir.

O,on dört asır önce değil de devrimizde indirilmiş gibidir. O, bu tazeliği içindeher gün ibâdet duygusu ile okunmaktadır.

Namazkılınırken Kur'ân-ı Kerim'den başta Fatiha Sûresi olmak üzere mutlaka birbölümün okunduğunu düşünür, güneşin doğuş farklılıkları sebebiyle yeryüzününmuhtelif bölgelerinde mü'minler tarafından her an namaz kılındığı ve geceibâdetine kalkıldığı da hatırlanırsa onun yeryüzünde her an okunduğu gerçeğinikavramış oluruz.

Yeryüzündesemavi ve gayr- ı semavi Kur'ân hacmindeki hiçbir kitab onun kadar okunupezberlenmemişdir. İndirildiği dönemden beri giderek artan bir oranda hernesilden yüz binlerce insan tarafından baştan sona ezberlenmiş veezberlenmektedir. O'na inanan her mü'min ondan hiç değilse bir sürebilmektedir. Kur'ân'ın dikkati çeken bir özelliği de onun manasınıanlamayanlarca ezberlenebilmiş olmasıdır.

Benden sonra Kur'ân'a inanacaklar daha çok sevabalacaklar

EbuCumatül- Ensari (R) anlatıyor:

"OnuncusuMuaz olan on kişilik bir topluluk Hz. Peygamber'le (S) beraber bulunuyorduk. (Onunla beraber olmanın ne büyükbir yücelik olduğunun da şuurundaydık. O'na) sorduk:

-Ya Resulellah! Biz sana inandık ve itâat ettik. Bizden daha çok sevab alacakbir topluluk var mıdır?

-Allah'ın elçisi (olanben) aranızdabulunuyor ve size semadan vahiy getiriyorken sizi bana inanmak ve itâatetmekten ne alıkoyabilir ki?

Hayırhayır,(sizdendaha çok sevab alacak topluluk vardır.)

Onlarsizden sonra gelecek nesillerdir. Kendilerine iki kapak arasında bir kitap ge(tiri)lecek (ve bu Allah'ın Kitabı Kur'ân'dırdenilecek.) Onlarda (Kur'ânolan) bukitaba inanacak ve içindeki ilahi emir ve yasaklara göre amel edecekler. İşteonlar (benigörmeden bana ve benim tebliğ ettiğim Kuran'a inandıkları için) sizden daha çok sevab alacakolanlardır."2

Kur'ân dosdoğru bir hayat yoludur

Hz.Ali (R) "Allah'ın Resûlü'nden bizzat dinledim" diyerek anlatıyor:

"Allah'ınResûlü gelecekle ilgili bir konuşmalarında şöyle buyurdu:

-Aman çok şuurlu olunuz. Zira yakın dönemde (îman ve amel hayatını sarsacak) fitneler olacaktır.

(O'nunvukua geleceğini bildirdiği fitnelerin önemini kavradığım için hemen korumaçarelerini öğrenmek istedim. Bu sebeble) sordum.

-Ya Resulellah! Bu fitnelerden korunabilmenin çaresi nedir?

Allah'ınResûlü (S) şu açıklamada bulundu:

-(Çare Allah'ınKitabı'dır: ona uymaktır. Zira) Allah'ın Kitabı Kur'ân'da sizden önce yaşamış bulunantoplulukların (saadetve felaket) haberlerivardır. Sizden sonra gelecek nesillerin (de yararlanacağı Hakîkat) duyuruları vardır. Ondaçağdaşlarınızın (düstûredineceği) prensiplerde mevcuttur.

O(Hak'la Bâtıl'ları) ayıran (bir nizam kitabı) dır. Denenip geçiştirelecek (düzme bir düzen kitabı) değildir.

O'nubırakanların; (O'nunlayönetmek ve yönetilmek istemeyen zorbaların düzenlerini) Allah baş(lar)ına geçirir.

Ondanbaşka (düzenyasaları ile)doğru yaşantıya ermek isteyen(ler)i Allah'ın çıkmazlara saptırır.

OAllah'ın (yapışılacakve yapışanları yükseltecek) sağlam bir ipidir.

Otatmin edecek çok yönlü bir öğüttür. Dosdoğru bir (hayat) yoludur.

O'nabağlı görüşler eğriliğe; duygular da çirkinliğe sapmaz. Diller de ancak onunlabâtıllara kayıp sürçmez. Âlimler onun gerçeklerine doyamaz. Çok okunmak veincelenmekle (câzibesi)pörsümez (usanç da gelmez.) Sırları bitmez, (incelikleri tükenmez.)

O'nu(ölçüedinerek) kararveren doğruya erer. O'na göre amel eden sevab kazanır. O'nunla hüküm verenadâletli olur; adâlet dağıtır.

O'naçağıran dosdoğru yola yönelmiş(ve yöneltmiş) olur. O(mükellef yaratık olan) cinlerin dinledikleri zamankopamadıkları, şöyle söylemekten de kendilerini alamadıkları bir Kitab'dır:

"...Biz kendine çekip bağlayan, doğruya ulaştıran bir Kur'ân dinledik ve ona îmanettik..."3

Kur'ân ehli kullar Allah'ın rızasına ermiş kullardır

Enesİbn-u Malik (R) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü (S) şöyle buyurdu:

-İnsanlardan Allah'a ehil olmuş; (O'nun sevgisine ermiş kullar) vardır.

Sahâbiler(bu yüceinsanların kimler olduğunu öğrenmek istediler de) sordular:

-Ya Resulellah! Bunlar kimlerdir?

-Onlar, Kur'ân ehli olan; (O'nu okuyan ve O'nun emirleri ve yasaklarına göreyaşayan) Allah'abağlı insanlardır.

(Kur'ân'ıokuyan ve O'nunla amel eden kullar da) Allah'ın rızasına erdirdiği kullarıdır. Hem de O'nunhas kullarıdır."4

Kur'ân'a karşı vazîfelerimi

Kur'ânehli olan insanlar O'na karşı görevlerini yerine getirmiş olanlardır.

Bugörevleri dört madde halinde şöylece açıklayabiliriz.

a-      Kur'ân'ıokumak

Kur'ân'aîman eden kişinin O'na karşı ilk vazîfesi O'nu orijinal harfleriyle okumasınıöğrenmek ve ihlasla okumaktır. Bu görev Rabbimizin emri olduğu için farzdır.Kur'ân'ı şartlarına riayet ederek okuyabilecek kadar öğrenmeyi farz kılan birdini emir de namazdır. Zira namaz kılmak için başta Fatiha olmak üzereKur'ân'dan âyetler veya Sûreler okunması zaruridir.

Buradabilvesile ifade edelim ki Kur'ân'ın ilk emri "Oku" iken şüphesiz Kur'ân-ıokuyamama diye bir mazeret olamaz. Hiçbir mü'min, ben Kur'ân okuyamıyorumdememelidir. Bu çok acıdır ve cehaletlerin en çirkinidir. Çünkü, O'nunöğrenilmesi, günde 1-2 saat olmak üzere, en çok bir aylık bir iştir.

Devrimizdebir çok mü'minin Kelime- i şahadet cümlesini dahi rahatlıkla telaffuzedememesi, ilk defa karşılaşılan yabancı bir lisanın kelimelerini telaffuz edergibi Kur'ân kelimeleri üzerinde zorluk çekmesi ancak inanç zaafı ile izahedilebilecek bir durumdur. Her mü'min, Kur'ân'ı asli harfleriyle okumasınıöğrenecektir. Bu, dini bir vazîfedir ve bir ibâdettir.

Bumevzuda Peygamber'imiz şöyle buyurmuşlardır:

"Sizinen hayırlınız, Kur'ân-ı öğrenenleriniz ve öğretenlerinizdir."

"Herkim Kur'ân'dan bir harf okursa o bir harfe karşılık ona bir sevab vardır. Herbir sevab ise on katı ile mükâfatlandırılır. Ben "Elif- lam-  Mim" birharftir demiyorum. Elif bir harf, lam bir harf, mim de bir harftir."*

b-      Kur'ân-ıanlamaya çalışmak

Îmanedenlerin Kur'ân'a karşı ikinci görevleri O'nu anlamaya çalışmaktır.

Bununiçin asıl olan Arapça öğrenmek ve O'nu doğrudan aracısız anlamaktır. Pek tabîîki, bu oldukça güçtür. Ancak mümkündür. Eğitim kurumlarında Arabçanınmecburileştirilmesi bu sorunun çözümlenmesi için yeterlidir. Fakat heyhat...

Kur'ân'ıarapça öğrenerek anlayamayan mü'minler kendi ana dillerinde yazılmış Kur'ântercümeleri ve tefsirlerini okumalıdırlar.

Türkçeyazılmış pek çok tercümeler vardır. Allah cümlesinden razı olsun Mehmet Vehbi,Hamdi Yazır ve Ömer Nasuhi gibi müfessirlerimizin tefsirleri itimada şayandır.Seyyit Kutub merhum'dan türkçemize tercüme edilen Fi Zilalil-Kur'ân veMevdûdi'den tercüme edilen Tefhîmul-Kur'ân da tavsiye edeceğimiz tefsirlerdir.

c-   Kur'ân-ıyaşamak

Kur'ânehli olabilmek için O'na karşı yapılması gereken bir görev de hayatı O'nunsunduğu emirler ve yasaklar çerçevesi içinde yaşamaktır. Kur'ân'ı okumanın veanlamaya çalışmanın da asıl amacı budur.

Yaşamakgayesini gütmeksizin Kur'ân-ı okumak onun ilahi musikisinden yararlandırabilir,onu anlamaya çalışmak da kültürü artırabilir. Ama dünya ve ahiret saadetineerdirecek olan onu yaşamaktır.

Kur'ândüstûrlarına göre yaşamamız hususunda Yüce Rabbimiz şöyle emir buyurur:

"İştebu Kur'ân, indirdiğimiz (feyiz) kaynağı bir kitab'dır. Artık Kur'ân'a uyun, (O'nun emir ve yasaklarına aykırıdavranıştan)sakının ki merhamet olunasınız."*

Kur'ân'ıtebliğ eden, nurlu ve mukaddes hayatıyla onu yaşayarak açıklayan Peygamber'imizde Kur'ân'ı yaşamamız gereğini şöylece emir buyurur.

"Kur'ân;(maddî vemanevî bunalımların) şifa kaynağıdır."

"Kur'ân'asarılınız. O'nu önder ve hayat rehberi ediniz. Çünkü O, Allah'ın kelamı(kanunları)dır..."

"Allah'ınkelamı (emirve yasakları) nıninsanların koyduğu yasalara üstünlüğü ise Allah'ın yaratıklarına üstünlüğügibidir."

"İştebu sebebledir ki Allah, (emir ve yasaklarını ihtiva eden) şu Kur'ân'la amel edentoplumları yükseltir. O'nun izinden gitmeyenleri de alçaltır."

"Kur'ân-ıokuyan, onu (nbütününü veya bir kısmını) ezberleyen, O'nun helâlini halâl, haramını da haram kabuleden kişiyi Allah (c.c). Cennet'e sokar. Ailesinden Cehennemlik olan on kişiyeşefaat ettirir."** 

d-      Kur'ân mesajlarını tebliğ etmek

Kur'ân'akarşı bir önemli vazîfemiz de, O'nun mesajlarını insanlara tebliğ etmektir.

Kur'ân'ı okuyanfakat amel etmeyen kişi şerlidir

EbuSaid anlatıyor:

"Allah'ınResûlü sahâbîlere şöyle buyurdu:

-Size insanların en hayırlıları ve en kötülerin(den birer zümrey)i tanıtayım mı?

-(Tanıt yaResulellah!)

-Ölünceye kadar yaya veya atlı-develi olarak Allah yolunda cihad eden kişiinsanların en hayırlılarındandır.

Allah'ınKitabı Kur'ân'ı okuyan fakat, O'nun yasaklarından sakınmayan kişi de insanlarınen kötülerindendir."5

İki âyet öğrenmek iki deveye sahip olmakdan dahahayırlıdır

Ükbetüİbn-ü Amir (R) anlatıyor:

"Bizler,(fakirmü'minlerin barındığı Medine Mescidi'ndeki) suffede iken Allah'ın Resûlü (S) bize doğru geldi veşöyle buyurdu:

-Hanginiz her gün erkence (Medine dışındaki) Buthan yöresine veya Akik vadisine gitmek vegünaha girmeden, akrabalık ilişkilerini kesmeden iki büyük hörgüçlü deve iledönüp gelmeyi sever?

(Bizhep bir ağızdan) karşılıkverdik.

-Hepimiz severiz(yaResulellah!)

(Bucevabımız üzerine) Allah'ın Resûlü (S) (şu müjdeli) açıklamada bulundu:

-(Sizlerden) birinizin her gün erkence Mescidegelerek Allah'ın Kitabı'ndan iki âyet öğrenmesi (neticesi itibariyle)onun için iki deveden dahahayırlıdır.

Üçâyet öğrenmesi onun için üç deveden, dört âyet öğrenmesi onun için dört devedendaha hayırlıdır.

(Beş,altı, yedi)...âyet öğrenmesi öğrendiği âyetlerin sayısınca deveye sahib olmaktan dahahayırlıdır."6

Kur'ân dünya ve ahiret saadetini sağlar

Allah'ınKitabı'ndan iki âyetin öğrenilmesi iki deveye... sahib olmaktan hayırlıdır.Zira deve ve benzeri malî varlıklar kişinin maddî yaşamını kolaylaştırır, amaonun ferdi ve sosyal yaşantısını yönlendiremez, ruhunu aklayamaz, yaşama aşkınıgeliştiremez.

Oysakiher biri ilahi bir düstûr olan Kur'ân âyetleri kişiye kul olduğunu hatırlatır,hayatını ilahi ölçülere göre düzenlemesine yardımcı olur. O'nu ihtiraslardanarındırır, toplumcu kılar. Ahiret insanı olarak yaşatır ve sonsuza dek devamedecek Cennet hayatına erdirir. Pek tabi ki sonucu itibariyle bir âyet öğrenmekbir deveye, on âyet öğrenmek, on deveye sahib olmakdan hayırlıdır.

Kalplerin cilası Kur'ân okumakdır

Allah'ınResûlü bir sohbetinde şöyle buyurdu:

"-Demirin paslandığı gibi kalpler depaslanır.

Birsahâbî tarafından soruldu:

-Kalblerin (pasınıgiderecek, aklatıp parlatacak) cilası nedir ya Resulellah?

-O, Kur'ân okumak, ölümü (ve ölüm ötesini) anmaktır."7

Hatim sürmenin fazileti

İbn-üAbbas (R) rivayet ediyor:

"Birsahâbî şöyle sordu:

-Ya Resulellah! Allah'ın en çok sevdiği amel hangisidir?

-Bitirip başlayan(ınameli)dir.

-Bitirip başlayan kimdir? (ya Resulellah!)

-Kur'ân-ı Kerim'i başından sonuna kadar okuyup bitiren, hatimini bitirince deyeni baştan başlayandır."8

Beş günden az bir zamanda hatim yapılmamalı

Abdullahİbn-ül Amr (R) anlatıyor:

"Allah'ınResûlüne sordum:

-Ya Resulellah!(Başındansonuna kadar) Kur'ân'ıkaç günde okuyayım?

-Kur'ân-ı bir ayda okuyarak hatim yap.

-Bir aydan daha az bir zamanda okuyabilirim,(ya Resulellah!) 

-O'nu yirmi günde hatim et.

-Bundan daha az bir zamanda okuyabilirim.

-On beş günde okuyup bitir.

-On beş günden az bir zamanda O'nu okuyabilirim.

-(Öyleyse) on günde oku.

-Daha az bir zamanda okuyabilirim.

-(O halde) beş günde okuyup- hatmet.

-Beş günden az bir zamanda da okuyabilirim.

Hadisirivayet eden Abdullah b. Amr şöyle diyor:

("Evetbeş günden az bir zamanda okuyabilirim" dedim ama) Allah'ın Resûlü (beş günden az bir zamanda okumamiçin) banamüsaade buyurmadı."9

Hz.Peygamberin sağlığında Kur'ân'ın sûreleri ve âyetleri inmekteydi. Bu sebeble detek bir kitab halinde değildi. 8 ve 9 numaralı hadîslerde sözü edilen Kur'ânhatmi, o güne kadar inen sûreler ve âyetlerin bütününün okunması ile ilgiliolsa gerektir.

En büyük âyet âyetül-kürsidir

EbuZer (R) anlatıyor:

"Hz. Peygamber'e sordum.

-Ya Resulellah! Size vahy edilen Kur'ân âyetlerinin manevî değeri en yüce olanıhangisidir?

Şöylebuyurdu:

-Ayetül- Kürsi'dir."10

Ayetül- Kürsi niçin büyüktür?

Ayetül-Kürsi Bakara sûresinin 255. âyetidir. Anlamı şöyledir:

"Allah,ki O'ndan başka tanrı yoktur daima diri ve yaratıklarını koruyup yöneticidir.Kendisini ne bir uyuklama ne de bir uyku tutmaz. Göklerde ve yerde olanlarınhepsi O'nundur. O'nun izni olmadan katında kim aracılık yapabilir? Onlarınönlerinde ve arkalarında olanı bilir. (İnsanlar) O'nun ilminden ancak kendisinin dilediği kadarınıkavrayabilirler. O'nun kürsü (âlemi) gökleri ve yeri kaplamıştır. Gökleri ve yeri korumakkendisine ağır gelmez. O yücedir, büyükdür."

Sunulanmeâlinden anlaşılacağı üzere Âyetül-Kürsi'nin en büyük olması, en büyük olanAllah'ı ve O'nun bazı sıfatlarını, engin kudreti ve malikiyetini açıklayıcıolması sebebiyledir.

Peygamber'imiztarafından okunmaya teşvik edildiği için ecdadımız özellikle câmilerimizdetesbihattan önce okunmasını sistemleştirmişlerdir. Âyetül- Kürsiyi sabahokuyanın akşama, akşam okuyanın da sabaha kadar her çeşit musîbetlerdenkorunacağını açıklayan hadisi şerifler de vardır.

İhlas, Felak ve Nas sûrelerini oku

ÂmirEl- Cühenî (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü (S.) bana buyurdu:

-Oku (Ya Âmir!)

-Neyi okuyayım ya Resûlellah!

-İhlas, Felek ve Nas sûrelerini oku.

İnsanlarbunlarla korunduğu gibi benzeri olabilecek bir başka (yolla bu) şekilde korunamazlar."11

Yatağına çekildiğinde Kâfirun sûresini oku

Hz.Nevfel (R.) Allah'ın Resûlü'ne (S.) şu şekilde ricada bulunduğunu rivâyetediyor:

"-Ya Resûlellah! (Gece yatağıma) gireceğim zaman okumam gerekenibana öğretseniz.

-Kâfirun Sûresini oku. Zira O(nu okumak.) Şirk'den korunmakdır."12

Kâfirûn sûresi şirkden korur

Kâfirunsûresi Kur'ân-ı Kerimin 108. sûresidir.

Türkçeanlamı şöyledir.

"Deki! Ey kâfirler! Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Siz de benim taptığım (Allah) a tapıcılar değilsiniz. Ben aslasizin taptıklarınıza tapacak değilim. Siz de benim taptığıma tapacakdeğilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır."

Busûrenin Allah'dan başka varlıklara ibâdet etmeyi red edici vasfı sebebiyle onumanasını düşünerek okuyan kişi şirk'den korunmuş, yatağına çekildiği zamanokuyan kişi de bir nevi ölüm olan uykuya şirkten arınmış olarak yatmış olur.

Şirk(Allah'a ortak koşmak)dan korunmuş olmak ise amellerin en büyüğü ve âhiretmutluluğuna erdirici olanıdır.

Şirk'inaçıklaması için ilgili bölümü okuyunuz.

* Diğer ayetler için bak. Bakara 2,23, Al-i İmran 138, Nisa 82, 174, Enam 155, Yunus 57, İsra 9-10,82, Mü'min 2,Kamer 17.

1 M. Zevaid K. İlim  B. Fil -AmeliBil-Kitabi Ves-Sünneti 1/169

* Bakara 23, Hud 13, İsra 88.

* Sırasıyla bakınız. Enbiya 30,Yasin 40 Ra'd 41, Nemi 88, Enam 125, Zariyat 47, Hicr 22, Kıyame 4-5, Mümi'nün 14, Ra'd 8, Kamer 49,

** Sırasıyla bakınız. Neml 40,Şuara 29, Hicr 27, Mü'min 82.

2 İ. Kesir Bakara 3.

3 Et-tac 4/7, Tirmizi Sevabül-Kur'an 14 (Hadisin başındaki konuile ilgili olmayan bir  bölüm ile sonundaki  devamını tercümeyealmadık. Hadisin  son kısımlarında da takdim ve tehir yaptık.)

4 İ. Mace Mukaddime 16, Müsned 3/127

* Buharî Fedailül-Kuran 21, Tirmizi  Sevabul-Kur'an 16, Et-Tac 4/3-6

* Enam 155.

** Sırasıyla bakınız. K. HafaHn.1870, El-Camiüs-Sağir hn.1870, 5543,5865, Müslim Musafirin 269, Müsned 1/148

5 Nesai Cihad 8, Müsned 3/42

6 Ebu Davud Vitr 14, Müsned 4/154

7 Tirmizi Kıraat 4, et-Tac 4/6

8 Tirmizi Kıraat 4, Et-Tac 4/6

9 Et-Tac 4/13. Ebu  Davud Ramazan 8, Müsned 2/165

10 M. Zevâid 1/160, Müsned 5/265

11 Nesaî İstiaze 1

12 Tirmizî Deavat 22, Ebû Davûd Edeb 99

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/71-kuran-allahin-kitabidir-15-425h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim