70- Sevilecek ve İzinden Gidilecek Ancak O’dur

70- Sevilecek ve İzinden Gidilecek Ancak O’dur
70- Sevilecek ve İzinden Gidilecek Ancak O’dur 

70- Sevilecek ve İzinden Gidilecek Ancak O’dur

Allah'ınKitab'ından: "Kim,peygambere itâat ederse, şüphesiz Allah'a itâat etmiş olur. Kim de yüzçevirirse (varsınçevirsin.) Bizseni onların üzerine koruyucu göndermedik."

Nisa 8.*

Hz. Peygamber'e itât edenler ahirette onunlaberaberdir

Saidİbn-ü Cübeyr rivayet ediyorlar:

"Ensar'danbir sahâbî Allah'ın Resûlü'nün (S) huzuruna geldi. Pek üzgündü. (Elemli hali Hz. Peygamber'inilgisini çektiği için) ona sordu:

-Ya fülan! Seni hüzünlü görüyorum, (bir derdin, çözüm bekleyen bir problemin mi var?) Yoksa yanılıyor muyum?

-Ya Resulellah! Aklım bir hususa takıldı (da gönlüm mahzun oldu).

-Nedir o (aklınatakılan gönlünü kederlendiren?)

-Ya Resulellah! Biz sabah akşam (huzurunuza) geliyoruz. (Mübarek) yüzünüze bakıyor, sizinle beraber oturuyoruz. Yakıngelecekte; (ahirethayatımızda) sizPeygamberlerle birlikte (yüce makamlara) yükseltileceksiniz. İşte o zaman sizekavuşamayacağız.

(Sunulanbu köklü sevgi ve içli bağlılık karşısında) Allah'ın Resûlü (S) bu sahâbîye cevap vermedi.

(Rabbimizinaçıklık getirmesini bekledi. Bekleyişi de uzun sürmedi).

ZiraCibril şu (müjdeli)âyetle geldi.

"KimAllah'a ve Peygamber (Muhammed)e itâat ederse, işte onlar Allah'ın kendilerine nimetler verdiğipeygamberlerle (inancıve yaşayışında) dosdoğruolan kişilerle, şehîdlerle ve iyi kullarla (Cennet'de) beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştır." Nisa Sûresi Âyet 69.

Allah'ınResûlü (Ensariyeelçi)gönderdive (Allah'ınva'di ile) onumüjdeledi."1 

Buâyetin indirilişine sebeb olan bir başka olayı Hz. Aişe şöyle anlatıyor:

"(Gönlünü sevgi tutmuşmü'minlerden) biriHz. Peygamber'e (S) geldi. (Muhabbetini şöylece) arz etti:

-Ya Resulellah! Siz bana canımdan sevgilisiniz, zevcemden sevgilisiniz,çocuğumdan da sevgilisiniz.

Evimdeiken sizi anıyorum. Ayrılığınıza tahammül edemiyor da sizi (görmeye) geliyorum. (Gönlümce) size bakıyorum.

Ölümümüve irtihalinizi düşündüğüm zaman (şu gerçeği) anlıyorum(da üzülüyorum:)

SizCennet'e girdiğiniz zaman diğer Peygamberlerle birlikte (yüce makamlara) çıkarılacaksınız.

BenCennet'e girsem bile sizi göremeyeceğimden korkuyorum.

Allah'ın(sevgililersevgilisi) Resûlüona cevap vermedi.

(AmaO'nu bütün insanlığa elçi olarak gönderen) Allah cevab verdi de Nisa Sûresi'nin 69. âyetinivahyetti."2

Peygamberliğini tasdik yoluyla şehâdet ederim

Huzeymeİbn-ü Sabit El-Ensari anlatıyor:

"Allah'ınResûlü bir Arabi'den at satın aldı. Atın bedelini ödemek için de arabiyekendisini takip etmesini söyledi.

Hz.Peygamber (ödemeyigeciktirmemek için eğlenmeksizin) hızlıca yürüdü. Arabi ise yavaştan aldı.

Busırada Hz. Peygamber'in atı satın aldığını bilmeyen bazı sahâbîler müşteriolmaya ve at için pazarlık etmeye başladılar. Bunlardan biri de Hz.Peygamber'in satın aldığı bedelin üstünde bir fiat teklif etti. (Çıkarını gören) arabi (atı satmamış gibi) uzaktan Hz. Peygamber'eseslenerek :

- Bu atın alıcısı isen gel onu satın al. Yoksa satıyorum, dedi.

Arabinin bu sözlerini işiten Hz. Peygamber döndü, arabiye (yönelerek;)

- Ben senden bu atı satın almadım mı? (İkinci bir defa mı satınalacağım?) buyurdu.

(Arabi atı sattığını kabul etmedi de:)

- Hayır hayır, Allah'a yemîn ederim ki ben (onu) sana satmadım, dedi.

Hz. Peygamber de:

- Hayır, söylediğin doğru değil. Ben senden bu atı satın aldım, (buyurarak gerçek üzerinde ısraretti.)

Hz. Peygamber hakkını müdafaa eder, arabi de çıkarını savunurkençevrelerinde insanlar birikmeye başladı.

Arabi kendisini haklı çıkarmak için Hz. Peygamber'e:

- Atı sana sattığıma şahadet edecek bir şahid getir bakalım, demeyebaşladı.

Bu arada gelip(de arabinin bu sözlerine tanık olan) mü'minlerden biri arabiye:

- Yazıklar olsun sana,(sen ne biçim adamsın?) Resûlüllah ancak doğru olanısöyler. (Senondan nasıl şâhit istersin) şeklinde çıkıştı.

Tam bu sırada Hz. Hüzeyme (R) geldi.

Hz. Peygamber'in atı satın aldığını (O'nun açıklamasından öğrendi.)

Arabinin de, sana satış yaptığıma şahadet edecek bir şahid getir,dediğini duydu. (Duyuncada) Hz.Huzeyme (hemenortaya çıktı ve:)

- Ben senin atı Resulellah'a sattığına şahadet ederim, dedi.

Hz. Peygamber Huzeyme'ye dönerek:

- (Sen satışa şâhit olmadın. Nasıl ve) ne ile şahadet edersin? buyurdu.

Hz. Huzeyme (asırlarca sonra dahi kendisinin sevgi ve hürmetle anılmasına vesileolan tarihi) cevabınıverdi:

- Senin Peygamberliğini(ve ancak doğruyu söyleyeceğini) tasdik yoluyla (şahadet ederim) ya Resulellah!

(Bu olayla Hz. Hüzeyme'nin derin îmanına, engin bağlılığına şahid olan)Hz. Peygamber (onun ancak dosdoğru olanısöyleyeceğine inandı da) onun şahidliğini iki şahidin şahadetine eş tuttu.3 

Allah'ın Resûlüancak gerçeği söyler

Hz.Hüzeyme'nin (R) şahadeti Ashâb- ı Kiram'ın Allah'ın Resûlü'ne nasıl bağlıolduğuna canlı bir misaldir.

Evet,Hz. Muhammed'in (S) Allah'ın Peygamberi olduğuna inanan bir mü'min gözleri ilegördüklerinden şüphe edebilir, bizzat duyduklarının doğruluğundan kuşkuyakapılabilir, deneylerle tespit ettiği gerçekler üzerinde acaba yanılıyor muyumdiyebilir. Ama Hz. Peygamber tarafından söylenilmiş sözlerden, verilmişhaberlerden, bildirilmiş hakîkatlerden şüpheye düşemez, tereddüde kapılamaz.

ÇünküO, Allah'ın elçisidir. O, ancak Allah'ın kendisine vahiy ile bildirdiğini veilham ettiğini söyler.

Uyuşdakusurlu olsak da O'na ve söylediklerine bütün kalbimizle inanıyoruz. Bizi buimana erdirdiği için Allah'ımıza hamd ederiz.

Hendek harbindeydi...

Huzeyfe(R) Hz. Peygamber'le geçen hatıralarını dile getirirken dinleyen bir grup şöyledediler:

"-Allah'a yemîn olsun ki eğer bizHz. Peygamber'e ulaşsaydık şöyle yiğitlik yapar, böyle kahramanlık gösterirdik.

Hz.Huzeyfe de:

-Bu gibi temennilerde bulunmayınız, dedi ve şöyle nakletmeye başladı:

Hendekharbinde, hiçbirimizin parmağını dahi göremediği kapkaranlık bir geceydi.Dondurucu ve kavurucu öyle bir rüzgar vardı ki böylesini hiç mi hiçgörmemiştik.

Karargahımızınyukarı kısmında Ebu Süfyan kumandasındaki muhasarayı sürdüren Mekke ordusu,aşağı kısmında ise her an çoluk çocuğumuza saldırabilecekleri kuşku vekorkusunu taşıdığımız Beni Kureyza Yahudileri vardı.

Aramızdakikalblerine îman akmamış münafıklar zoru gördüklerinden:

-Evlerimiz himayesizdir, gerekçesiyle izin istiyorlardı. Hz. Peygamber gerçekdışı olan bu mazaretlerini kabul ediyor ve izin veriyordu.

Üçyüz kişi kadar kalmıştık. Hz. Peygamber teker teker bizi gözden geçirdi. Herbirimize hitaben şöyle buyurdu:

-Kıyamet Günü benimle beraber olmak için kim bana düşman hakkında bir habergetirecek?

Hiçbirimiz kalkıp ‘Ben getireceğim' diye cevap vermedi.

Hz.Peygamber bu müjdeli arzusunu üç defa tekrarladı.

Aramızdanbir kişi çıkmıyordu.

Resulellahbana yönelerek:

-Ya Huzeyfe kalk! Bana düşman hakkında haber getir, emrini verdi.

Gerçektençok korkak bir adamdım. Soğuk da iliklerime kadar işlemişti. Beni düşmandan vesoğuktan koruyacak bir kalkanım da yoktu. Üzerimde karıma ait diz kapaklarımıaşmayan bir entari vardı.

Busebeble aslında kalkmak istemiyordum. Fakat Resûlüllahın beni ismen tasrihederek görevlendirmesi karşısında elbette yapacak bir şey de yoktu.

Hz.Peygamber (S):

-Dönüp bana haber getirinceye kadar düşmana hiçbir şey sezdirmeyeceksin,şeklinde uyarıda bulunarak bana şöyle duâ etti:

-Allah'ım! Onu önünden ve arkasından, sağından ve solundan, altından ve üstündengelebilecek tehlikelere karşı koru.

Resûlüllahınbu duasıyla birlikte yüreğime sinen korkudan, iliklerime kadar işleyen soğuktanbende eser kalmamıştı.

Hz.Peygamberin huzurundan ayrılarak düşman karargahına yaklaştım. Yanan ateşinışığında gözetlemeye başladım.

Ateşesırtını dayamış olup böğrünü sıvazlayan iri yarı bir adam şöyle deyipduruyordu:

-Burası artık durabileceğiniz gibi bir yer değil. Muhasarayı kaldırıp dönmektenbaşka çare kalmadı. Toparlanıp yola çıkmalı.

Meğerbu adam Ebu Süfyan imiş. Daha önce onu tanımamıştım.

Hemenbir ok çıkarıp yayıma yerleştirdim. Canı Cehenneme deyip atacaktım ki birdenHz. Peygamberin:

-Dönüp bana haber verinceye kadar düşmana hiçbir şey sezdirmeyeceksin,şeklindeki ikazını hatırlayıp vazgeçtim. Okumu yerine koydum.

Kendikendime cesaret verip düşman karargahına iyice sokuldum.

Mekkeordusunun bana en yakın olan bölüğü Benü Amir idi.

Busırada rüzgar öylesine şiddetle esiyordu ki karargahın altını üstünegetiriyordu. Rüzgarın savurduğu taşların eşyalarına çarpmasıyla yankılanansesleri işitiyordum.

 Onlarda birbirlerine:

-Ey Amir Oğulları! Burası durabileceğimiz gibi bir yer değil. Haydi yola revanolalım, deyip duruyorlardı.

 Birtaraftan da süratle dönüş hazırlığı yapıyorlardı. Ben de dönmek için yerimdenayrıldım. Dönüş yolunu yarılamamıştım ki daha önce hiç görmediğim yirmi kadarsüvari ile karşılaştım. Başları İmameli idi. Bana şöyle dediler:

-Allah'ın elçisi efendine söyle: Allah düşmanlarına karşı onu korumuş,düşmanlarının hakkından gelmişdir.

Hz.Peygambere geldim. Daraldığı ve üzüldüğü her zaman namaza durduğu gibi yinenamaza durmuştu.

Yaklaşmamıişaret buyurdu. Yanaştım ve durumu arz ettim. Ne var ki vazîfemi yapıp dönerdönmez tekrar üşüme başlamıştı. Neredeyse donacaktım. Hz. Peygamber üzerindenamaz kıldığı örtü ile beni sardı."4

Neyi bileyim ya Resulellah?

EbüAvf El-Müzeni (R) anlatıyor:

"Hz.Peygamber Haris oğlu Bilal'e şöyle buyurdu:

-Bil (yaBilal!)

-Neyi bileyim ya Resulellah?

-Bil ya Bilal!

-Neyi bileyim ya Resulellah?

-Bir mü'min ben (imölümüm) densonra, unutulan, uygulanmayan sözlerim, işlerim ve tasvip ettiklerimden birini (toplum gündemine getirerek veyatatbik ederek) yaşatırsaonunla amel edenlerin sevablarından bir şey eksiltmeksizin o kişiye ameledenlerin bütününün kazandığı sevab kadar mükâfat verilir.

Birkişi de (tebliğettiğim bu dinin aslında bulunmayan,) Allah'ı ve Peygamber'i olan beni de hoşnut etmeyecekolan Hak'dan saptırıcı bir bidati ortaya çıkarır; uygulanmasına sebeb olursa, obidatle amel edenlerin günahlarından bir şey eksiltmeksizin onların bütünününişledikleri günahlar kadar o bidatcı kişiye günah yükletilir."5

Bana itâat edenler Cennet'e girer

Hz.Ebu Hüreyre (R) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü buyurdu:

-Kaçınanların dışında ümmetimden her bir fert Cennet'e girecektir.

(Sahâbîlertarafından) soruldu:

-Kaçınanlar kimlerdir? (ya Resulellah!)

-Bana itâatedenler Cennet'e girer. Bana itâat etmeyenler ise kaçınanlardır."6

* Diğer ayetler için bak. Ahzab 56,Al-i İmran 31,132, Nisa 65,69,115, Nur 63, Ahzab 36.

1 S. Nesai 1/210.

2 M. Zevaid 7/7

3 Müsned 5/215, Ebu Davud Ekziye 20, Nesâi Büyü 81

4 İ. Kesir Ahzab 9, (İki rivayetbirleştirilerek özetlenmiştir.)

5 Tirmizi İlim 16, İ. Mace Mukaddime 15

6 Buharî  İtisam 2, Müsned 2/36

 

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/70-sevilecek-ve-izinden-gidilecek-ancak-odur-15-426h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim