7- Müezzinlik ve İmamlık

7- Müezzinlik ve İmamlık
7- Müezzinlik ve İmamlık 

7- Müezzinlik ve İmamlık

Cehennem'e haramkılınan vücutlar müezzinlerin vücutlarıdır

Hz.Ömer İbnül-Hattab (R.) şöyle anlatıyor.

Eğermüezzin olsaydım iyice olgunlaşmış olurdum. (Bu gelişme bana yeterdi de) geceleri namaza, gündüzleri orucakalkmamamı (fazlaca) önemsemezdim. Çünkü ben Hz.Peygamber'in (S.) müezzinler için:

"Allah'ım!Müezzinlerin günahlarını bağışla.

"Allah'ım!Müezzinlerin günahlarını bağışla.

"Allah'ım!Müezzinlerin günahlarını bağışla." şeklinde duâ ettiğini işittim. (İşitince de) şöyle dedim:

-Ya Resûlellah! (Müezzinlereduâ buyurdunuz ama) bize duâ etmediniz. (Oysa ki biliyorsunuz) biz de ezanların okunabilmesi içinkılıçlarla savaş veriyoruz.

Allah'ınResûlü(Ömer'e) şöylebuyurdu:

-Bildiğin gibi değil Ya Ömer! İnsanların yaşadığı öyle bir dönem gelecek ki, odönemde ezanı (kendilerince)zayıf (bilgisiz ve önemsiz kabulettikleri) kişilerebırakacaklar.

-(Ya Ömer!) Allah'ın Cehennem'e yakmayı haramkıldığı vücutlar müezzinlerin vücutlarıdır.1

Ezan cümlelerini tekrarla

Abdullahİbn-ü Amr'dan... (R.)

(Hz.Peygamber'in (S.) müezzinliğin faziletini açıklayıcı konuşmalarını dinleyen) bir sahâbî şöyle dedi:

-Ya Resûlellah! Müezzinler, (müezzinlikleriyle mânen) bize üstün duruma geçiyorlar. (Biz bu üstünlüğü nasılkazanalım?)

Allah'ınResûlü (S.) şöyle buyurdu:

-Onların söylediği gibi ezan cümlelerini sen de söyle. (Onların faziletine erersin.) Bir de ezanı (müezzinle birlikte tekrarlayarak) bitirdiğinde (Allah'tan dilediğini) iste. İstediğin sana verilir.2

Ezan dînin özünü yansıtır

Allah'ınkudretini, O'nun kanunlarına tabi olmanın zarûretini, son Peygamber Hz.Muhammed'in insanlık önderliğini ilan eden ve bizleri İslâm dîninin gölgesindefelaha çağıran ezan mucizevi bir mesajdır.

Ezanları,hayat yolunda, bizlere sıratı müstakîmi gösteren hakîkat levhaları, ma'siyetlerkarşısında ikaz ve tehlike işaretleri olarak değerlendirmek ve ezana gereğincesaygı duymak mecburiyetindeyiz.

Ezanlarıaçıklamaya çalıştığımız kudsî muhtevasıyla değerlendiremeyenleri Rabbimiz,Maide Sûresinin 58. âyetinde şöyle vasıflandırıyor:

"Onlarıezanlarla namaza çağırdığınız zaman (ezanı ve) namazı oyun ve eğlence edinirler. (Onların bu tutumu yok mu?) Ancak akıllarını kullanamazkişiler olmaları yüzündendir."

Ezanı işitenin yapması gerekenler

a-Ezana saygının ilk gereği, ezanı işittiğimizde Peygamber'imizin faziletinibeyan ederek öğrettiği şekilde îmanımızı pekiştirmektir.

Peygamberimizşöyle buyuruyor:

"Birmü'min müezzinin ezanını işittiğinde:

-(Ben de) Allah'tan başka ilâh olmadığına, O'nunbir olduğuna ve ortağı bulunmadığına şehadet eder, Hz. Muhammed'in Allah'ınkulu ve Peygamberi olduğunu (kabul ederim. Ben de) Allah'a Rab, Muhammed'e Peygamber,İslâm'a Dîn olarak razı oldum, derse (kul hakları müstesna) günahları affolunur."*

b-Ezâna saygının zarûrî kıldığı ikinci vazîfe de müezzinle birlikte ezâncümlelerini tekrarlamaktır. Ancak müezzin "Hayye Alessalati" ve "Hayye Alel-Felahi" cümlelerini söylerken "La havle ve lâ kuvvetelillabillah" denir.

Allah'ınResûlü şöyle buyuruyor:

"Birmü'min kalbi bir içtenlikle müezzinin söylediği gibi ezan cümlelerini söyler ve"Hayye Alesalati" ve "Hayye Alel-Felahi" cümleleri yerine de "Lahavle velâkuvvete illa billah" derse Cennet'e girer."**

c-Ezan'a ihtiramın yüklediği üçüncü görev de ezan'ın sonunda Peygamberimize salâtgetirmek ve Peygamber'imizle ilgili aşağıdaki duayı yapmaktır.

Bugörevimizi ve mükâfatını Peygamberimizin şu hadîslerinden öğreniyoruz:

"Ezanıişittiğinizde müezzinin söylediklerini siz de tekrar edin. Ezanın bitiminde debana salât getiriniz."***

"Ezanıişittiği zaman her kim (ezandan sonra aşağıdaki duayı) okursa... Kıyamet Gününde,şefaatime nail olur:

Eyinsanları ibâdete çağıran bu şümüllü (mukaddes) davetin ve kılınacak olan namazın Rabbi olanAllah'ım! Muhammed'e Vesile'yi, Fazileyi; (Cennet'teki en yüksek dereceyi) ver. O'nu vaat ettiğin (şefaat makamı olan) Makam-ı Mahmud'a ulaştır"****

En zayıfların gücünü ölçü olarak namaz kıldır

Osmanİbn-ü Ebil-As (R.) Allah'ın Resûlüne (S.) şöyle bir ricada bulundu:

-Ya Resûlellah! Beni kavmime imam olarak görevlendir (ir misiniz?)

Hz.Peygamber ricasını kabul buyurdu ve ona şu talimatı verdi:

-Pekalâ, seni onlara imam olarak atadım. Ancak onların en zayıf olanınıntahammül gücünü ölçü al (arak namaz kıldır.)

Ezanokuduğu için ücret almayacak bir müezzin (i de kendine yardımcı) edin.3

İmam namazıuzatmasın

EbuMes'ud (R.) anlatıyor.

Birsahâbi,(ashâbına öğüt verirken Allah'ın Resûlü'ne (S.) geldi ve) şikâyette bulundu:

-Allah'a yemîn ederim ki ya Resûlellah, filanca kişi uzatıp durarak bize namazkıldırdığı için artık sabah/öğle namazlarına gitmeyeceğim.

EbuMes'ud diyor ki:

-(Şikayetedilen imama öylesine kızdı ki) ben Resûlüllah'ın öğüt verirken o günkü kadarböylesine öfkelendiğini hiç mi hiç görmemiştim.

Allah'ınResûlü (buşikâyet vesilesiyle) şöyle buyurdu:

-Namaz kıldırırken uzatıp durduğu için içinizde (insanları cemâat namazlarından) soğutup uzaklaştıranlarınız var.

Herhangibiriniz cemâate namaz kıldırdığı zaman (farzları, vâcipleri ve sünnetlerini yerine getirmekşartıyla) namazıuzatmadan kıldırsın. Zira cemâat içinde (namazın uzatılmasından huzursuzluk duyacak) zayıf, yaşlı, (emzikli, hamile) ve acele işi olanlar vardır. Amayalnız başına kıldığı zaman dilediği kadar uzatsın.7

Cenaze Namazı*

Ceaze namazı abdestli kılınır

İnsaniçin konulmuş hayat düzeni olan İslâm, insanın dirisini yücelttiği gibiölüsünün de değerlendirir. Öldüğünde yıkanılmasını, kefenlendirilipkokulandırılmasını ve üzerine cenaze namazı kılınarak duâlarla ebediyolculuğuna çıkarılmasını emreder. Cenaze namazı, farz-ı kifaye bir görevdir;mümin erkekler veya kadınlardan bir topluluğun veya bir ferdin üstlenmesigereken bir vazifedir. Aksi takdirde bütün toplum günahkâr olur.

Ruku'luve secdeli tam bir namaz olmamakla beraber cenaze namazı abdestli olarakkılınır. Cenaze namazına yetişilemeyecek ise teyemmüm yapılarak veya abdestsizolarak kılınabileceği de ileri sürülmüştür.**

Müslüman kardeşinincenazesine katıl

EbûHüreyre (R.) anlatıyor:

Allah'ınResûlü "müslümanın müslüman üzerindeki hakları altıdır" buyurdu. (Bu açıklama üzerine sahâbîlertarafından) soruldu:

-Bu haklar nelerdir Ya Resûlellah!

-(Bu haklarşunlardır:)

-Onunla karşılaştığın zaman ona selâm ver. Seni davet ettiği zaman davetinekatıl. Öğüt istediği zaman ona öğüt ver. Aksırıp da Allah'a hamd ettiği zamanona "Allah sana merhamet etsin" duasında bulun. Hastalandığı zaman onu ziyaretet. Öldüğü zaman da cenazesine katıl.1

Cenaze namazındaUhud dağı kadar sevab vardır

Biröğütlerinde Allah'ın resûlü (S.) şöyle buyurdu:

-Bir cenazede bulunup da cenaze namazını kılan kimse bir kırat (sevab) kazanır. Cenaze namazını kılıp dakabrine götürülüp defn oluncaya kadar cenaze cemâatine katılan kişi ise ikikırat (sevab) kazanır.

Ashâb-ıKiram tarafından soruldu.

-Ya Resûlellah! İki kırat (sevab) ne kadardır, (anlayamadık, açıklar mısınız?)

Allah'ınResûlü şöyle buyurdu:

-(İhlas'a göre) iki kırat'ın en küçüğününsağlayacağı sevab, Uhud Dağı büyüklüğü gibidir.2

Kabrini bana gösteriniz

EbûHüreyre (R.), Peygamber (S.) mescidini süpürüp temizlemekte olan bir kadınlaalâkalı olarak şu olayı dile getirdi:

Hz.Peygamber (bukadıncağızı göremeyince) durumunu soruşturdu. Öldü dediler. Sahâbîlerölümünü nedense önemsememiş gibiydiler.

Hz.Peygamber.

-Bana bildirmeniz gerekmez miydi? diyerek serzenişte bulundular. Sonra da:

-Kabrini bana gösteriniz, buyurdular.

Gösterdiler.(Kabribaşında) cenazenamazını kıldılar ve şu açıklamayı yaptılar:

-Bu kabirler yatırları için karanlıklarla doludur. Namazlarını kılmam sebebiyleAllah onların kabirlerini ışıklandırır.3

Kabir üzerinde cenaze namazı kılmak

Buhadîs önceden namaz kılınmış olsun veya olmasın cenaze defnedildikten sonrakabrinin üzerinde cenaze namazının kılınabileceğini öğretmektedir. Bu meseledefıkhi mezheplerimizin farklı görüşleri vardır.*

Namazı kılınacakkişinin îmanlı olup olmadığı araştırılır

İbn-üÂiz (R.) anlatıyor:

Allah'ınResûlü bir kişinin cenaze namazını kıldırmak için çıktı. Tabut namaz kılınacakmahalle konulduğu sırada Hz. Ömer (ortaya çıktı ve) şöyle dedi:

-Ya Resûlellah! Bu adam aşırı günahkâr bir kişidir. (İbret alınması için) bunun cenâze namazını kıldırma (yınız.)

(Hz.Ömer'in bu sözleri üzerine) Allah'ın Resûlü cenâze cemâatine yöneldi ve sordu:

-İçinizde, bu adamı İslâm (Dinin îmanlısı olduğuna delalet edecek) bir amel üzerinde gören bir kişivar mıdır?

(Cemâatiçinden) biradam:

-Evet, ben gördüm Ya Resûlellah! Bu adam Allah yolunda bir gece (düşmana karşı) nöbet bekledi, deyiverdi.

Buaçıklamadan sonra Allah'ın Resûlü adamın cenaze namazını kıldırdı. (Kabri) üstüne toprak serptikten sonra dakabire yönelerek şöyle buyurdu:

-Arkadaşların senin Cehennem'liklerden olduğunu zannediyor. Oysa ben seninCennet'liklerden olduğuna şehadet ederim.

Allah'ınResûlü daha sonra da Hz. Ömer'e (dönerek) şöyle uyarıda bulundu:

-(Ya Ömer!) Sen (namazını kıldığın) insanların amellerini (araştırmakla) sorumlu tutulmazsın. Sen ancakîmanı olup olmadığını soruşturmakla sorumlu tutulursun.4

Günahkâr olduğu için mü­'min İslâmi haklardan yoksunkılınamaz

Amellerideğil de îmanı araştırmakla sorumlu olmamızın sebebi kâfirlerin cenaze namazınıkılmaktan yasaklanmış olmamızdır.

Birsonraki hadîs ve açıklaması bu hususu açıklamaktadır.

Cihâdınfaziletini de açıklamakla birlikte hadisimizin asıl mesajı günahlarınınçokluğuna bakılarak, mü'minleri mü'minlere has haklardan yoksun kılmamaktır.Ayrıca îmanına belge amelleri varken kâfir olduğu yargısına da varmamaktır.

Kâfirlerinnamazlarını kılma kabirlerini de ziyaret etme

İbn-üAbbas (R.) rivayet ediyor: Hz. Ömer İbnül Hattab'ı şöyle anlatırken dinledim:

(Medine'demünafıkların başı) Abdullah İbn-ü Ubey ölünce (samimi bir mü'min olan oğlu tarafından) Allah'ın Resûlü (S.) cenazenamazını kıldırmak için davet edildi.

Daveteicabet buyuran Hz. Peygamber cenazeye iştirak etti. Namazını kıldırmak üzerehazırlanınca engel olmak için araya girdim; göğüs göğüse karşısına dikildim ve (yıkıcı faaliyetlerinin) tarihlerini sıralayarakşöyle dedim.

-Ya Resûlellah! Şu şu günlerde (sizin ve mü'minlerin aleyhine) şöyle şöyle konuşmuş, (fitne çıkarmaktan geri kalmamış,Yahudi sevgisi ve işbirliğinden geçememiş) Allah'ın düşmanı olan bu adamın (cenaze namazını kıldıracakmısın?)

Allah'ınResûlü tebessüm etti fakat ben diretmekte aşırı gidince şöyle buyurdu:

-  Çekil önümden Ya Ömer! Rabbim tarafından bana:"(Kâfirler ve münafıklar için, evet, onlar için ister af dile, istersen afdileme... Onlar için yetmiş defa af dilesen de Allah onları bağışlamayacaktır..." buyruldu. Böylece ben dilediğimiyapmakla muhayyer kılındım. Bunun için de (cenaze namazın kılmayı ve kabre kadar refakat etmeyi) tercih ettim.

Eğeryetmiş defadan fazla af dilemekle Allah'ın onu affedeceğini bilseydim,istiğfarımı artırırdım.

...Ve sonra Hz. Peygamber, Abdullah İbn-i Ubey'in namazını kıldı. Cenazesinerefâkat buyurdu. Defnoluncaya kadar da kabri başında bulundu.

Hz.Ömer diyor ki:

- (Sebebini) Allah ve O'nun Peygamberi daha iyi bilir ama doğrusuAllah'ın Resûlü'ne böylesine nasıl direttim ben de şaşakaldım. (Ancak İslâmî duygu ve düşüncelerledavranmış olmam sebebiyle olacak,) Allah'a yemîn ederim ki, (Allah'ın Resûlüne karış böylesinedavranmam) pekzor olmadı.

- (Abdullahİbn-ü Übeyyin cenaze olayından sonra iki âyet indi.

Vahyolunan âyetlerde Rabbimiz, Peygamberimizin şahsında O'na ve bütün mü'minlereşöyle buyurdu):

"Onlardan(kâfirler vemünafıklardan)ölen hiçbir kişinin asla cenaze namazını kılma. (Defin veya ziyaret için) kabri başında durma. Çünkü onlarAllah'ı ve Peygamber'ini tanımayıp kâfir oldular ve Hak'dan sapmış (adam) lar olarak öldüler.

Onlarınne malları ve ne de evlatları seni imrendirmesin..."

Buâyetlerin indirilişinden sonra Hz. Peygamber irtihâl buyuruncaya kadar hiçbirdışı müslüman içi kâfir münâfık kişinin cenaze namazını kılmadı ve kabriniziyaret etmedi.5

Kâfir ölüler için duâ edilmez

İslâm'iölçülere göre kâfir oldukları bilinen kişilerin cenaze merasimlerine iştiraketmek, kabirlerini ziyarette bulunmak ve onlara duâ etmek Allah'a isyandır veharamdır.

ZiraRabbimiz Tevbe Sûresinin anlamı sunulan 84. âyetinde kâfirlerin namazınıkılmamamızı, kabirlerini ziyaret etmememizi emretmektedir.

Rabbimizkâfirlere duâ edilmeyeceğini de şöylece açıklamaktadır.

TevbeSûresi, âyet 113:

"İlâhlığında,yaratıcılığında ve yasa koyuculuğunda putları, ilkeleri, kurumları... Allah'aortak koşanların Cehennemlik oldukları mü'minlere açıklandıktan sonra, bunlarakraba olsalar da bile artık onlar için Peygamber'in ve de mü'­minlerin (Allah'tan) af dilemeleri caiz olmaz."

Builâhi emirlerden ötürü bâtıl dîn ve ideoloji mensuplarının yaptıkları gibi,medenîlik gereği telakki ederek veya protokol gereğidir diyerek onları taklitsûretiyle kâfirlerin namazını kılmak, kabirlerini ziyaret etmek ve onlara duâetmek haramdır. Şüphesiz taklit gayesi güdülmese de bu fiiller haramdır.

Bumevzuda üzerinde durulması gereken en önemli husus, cenaze namazı kılınacakkişinin kâfir veya münâfık olup olmadığının tesbitidir.

Ölüminsan için en büyük olaydır. Peygamber'imizin açıklamalarına göre cenazenamazında bulunacak kişilerin sayısı, cenaze hakkında izhâr olunacakkanaatlerin İslâm zaviyesinden olumlu veya olumsuz oluşu, kişinin âhiret hayatıüzerinde müessirdir. Bu sebeble İslâmi düstûrlara göre kâfir veya münâfıkoldukları açık ve kesin bir şekilde bilinmeyen insanların -ne derece günahkârolursa olsunlar- cenaze namazlarını kılmamak İslâmi bir yol değildir.

Not: Kâfir ve münâfık kavramlarıiçin lûgatçeye bakınız.

Melekler yürüyerek cenazeyi takip ederler

Hz.Sevban (R.) rivayet ediyor:

Allah'ınResûlü (S.) ile bir cenaze (cemâatine) katıldık. Bazı insanların binekleri üzeride cenazeyitakip ettiklerini gördü. (Görünce de) şöyle buyurdu:

-Allah'ın melekleri ayakları üzerinde (yürüyerek cenazeyi takip ediyorlar.) Siz ise binekler üzerindesiniz.Hayâ etmiyor musunuz?6 

Cenaze yürüyerek takip edilmelidir

a-Aslî hüviyetlerini bilmediğimiz, fakat başta insan olmak üzere muhtelifşekillere bürünebildiklerini bildiğimiz meleklerin cenaze namazınakatıldıklarını ve cenazeyi kabre kadar teşyi buyurduklarını bu hadîstenöğreniyoruz. Peygamberimiz'in "... melekler ayakları üzerinde yürüyerek cenazeyi takipediyorlar..." ifadesindenmeleklerin cenaze merasimlerine insan sûretinde katıldıklarını anlamamız damümkündür.

DoğrusunuAllah bilir.

b-Hadisimizin ana mesajı cenazelerin yürüyerek takip olunması gereğidir.Peygamberimiz, âhireti hatırlatacağı için cenazelerle birlikte yürümemiziöğütler.*

Kabristanlar şehrin çok dışına çıkarılmamalıdır

Ancakcenazeleri yürüyerek takip vâcip bir görev değildir. Bu sebeble vasıtayla takipgünahkâr olmayı gerektirmez. Ne varki insanın ölüsüne de saygıyı öğütleyenİslâm Ahlâkının gereği, imkânlar ölçüsünde cenâzelerin yaya olarak takipedilmesidir.**

Buhadîsten İslâm toplumunda kabristanların şehir dışına; ayakla gidilemeyecekkadar uzak alanlara kaydırılmaması lüzumunu da öğreniyoruz. Anlayışımızagörekabristanların sık sık ziyaret olunabilecek alanlara kurulmasını gerektiren birİslâmî düstûr da Peygamber'imizin kabirlerin ziyaret olunmasına dair teşvikedici tavsiyeleridir.

İslâmiprensiplerden ilham alınarak şehir planları yapılmadığı için özellikle yenikabristanlar şehir dışına çıkarılmakta, bunun sonucu olarak vasıtalara binmekzorunluluğu doğmaktadır. Ancak mümkün olduğu ölçüde İslâm cenâze adabınauyulmalı, cenazeler omuzlarda taşınmalı, ayakla takip olunmalıdır.

Yahudi de bir can taşımıyor muydu?

Kaysİbn-ü Sa'd ve Sehl İbn-ü  Hanif (R.) anlatıyorlar:

Önündenbir cenaze geçtiğinde Allah'ın Resûlü ayağa kalktı.

Sahâbîlertarafından:

-O, bir Yahudi ölüsüydü, Ya Resûlellah! denilerek (hatırlatma yapılınca) Hz.Peygamber şöyle buyurdu:

-O da bir can taşımıyor muydu?

(Busebeble ayağa kalkılmasında bir sakınca yoktur.)7

Allah'ı yüceltmek için ayağa kalkıyorsunuz

Abdullahİbn-ü Ömer'den... (R) Şöyle anlatıyor:

Birsahâbî Allah'ın Resûlü'ne (S.) sordu:

-Ya Resûlellah! (Bazen) yanımızdan kâfirlerincenazeleri geçiyor. Onların cenazeleri için ayağa kalkalım mı?

-Evet, kâfirlerin cenazeleri için de kalkınız. Çünkü siz onların ölüleri içinayağa kalkmış olmuyorsunuz. Siz canları alan Allah'ı yüceltmek için ayağakalkıyorsunuz.8 

Müslim olsun Gayr-i Müslim olsun cenaze için ayağakalkılır

Hadisimizdende anlaşılacağı üzere müslüman olsun gayr-ı Müslim olsun cenaze için ayağakalkılması Peygamber'imizin emridir. O bir hadîslerinde de şöyle buyurmuştur:

"Yahudiolsun, Hristiyan olsun veya müslüman olsun yanın (ız) dan bir cenaze geçtiği zaman ayağakalkınız. Zira siz cenaze için ayağa kalkmıyorsunuz. Siz ancak cenazeye eşlikeden melekler için ayağa kalkıyorsunuz."*

Niçinayağa kalkılması gerektiği hususunda Peygamberimiz tarafından ileri sürülen "Ölüm korkunç şeydir.", "O da bir can taşımıyor muydu?","Siz canları alan Allah'ı yüceltmek için ayağa kalkıyorsunuz.", "Siz ancakcenazeye eşlik eden melekler için ayağa kalkıyorsunuz." şeklindeki gerekçeler kıyametGünü'ne kadar geçerliliğini koruyacak gerekçelerdir. Bu sebeble İmam Nevevîgibi biz de cenaze için ayağa kalkılması hükmünün konu ile ilgili diğerhadîslerle nesh edildiği görüşüne gönül yatıramamaktayız.**

Allah'ın Resûlü borçlunun cenaze namazını kıldırmadı

Hz.Cabir (R.) anlatıyor:

Bizlerdenbiri öldü. Onu yıkadık, kefenledik, kokuladık. Sonra da onu Allah'ın Resûlü'negetirerek:

-Bunun cenâze namazını kılar mısınız? dedik.

(Namazkıldırmak üzere birkaç adım attı.) Fakat sonra da (durup bize) sordu:

-Borcu var mı?

-İki altın borcu var.

Budurumu öğrenen Allah'ın Resûlü cenaze namazını kıldırmadı. (Mü'­min kardeşinizin namazınıkılınız." demekle yetindi. Cenaze ortada dururken) Ebu Katede iki altın borcu üzerinealdı. Allah'ın Resûlü'ne geldik. Ebu Katade söz aldı.

-İki altın borcu üstlendim (Ya Resûlellah!)

-Borcu üzerine aldın mı? Merhum borç yükümlülüğünden kurtuldu mu?

-Evet.

Bucevapları alan Allah'ın Resûlü cenaze namazını kıldırdı.9

Allah'ın Resûlü borçlunun cenaze namazını niçinkıldırmadı

Hadisimizden de anlaşılacağı üzere Allah'ın Resûlüsahâbîlerden borçlu olarak ölüp de borcu, varisleri veya diğer mü'minlertarafından tekeffül edilmeyen mü'minlerin cenaze namazını kıldırmazdı.

Medine İslâm Devleti bütçesi güçleninceye kadar budurum böyle sürdü. Daha sonra Allah'ın Rasûlü mü'minlerin varisleri tarafındanödenemeyen borçlarını İslâm Devletinin Zekât Bütçesi'nin Borçlular Fonu'ndankarşıladı.

Peygamberimiz'in borçlu mü'minlerin cenaze namazınıkıldırmayışı, bu tür uygulamanın mü'minler üzerinde meydana getireceği etkidenyararlanarak gereksiz borçlanmamak hususunda onları terbiye etmek amacına dönükolsa gerektir.

Unutmamak lâzımdır ki borç yalnız tedirginliğe sebebolmaz, muvakkat da olsa âhiret mutluluğuna engel olur.

Nitekim Allah'ın Rasûlü bu gerçeği şöyle açıklamıştır:

"Ancak toplum malına hıyanetten, kibirden ve bir deborçtan uzak olarak ölen kişi Cennet'e girer."

"(Zira) Cennetlik de olsa borcu ödenmediği sürece kişinin ruhukabrinde hapsolunur."*

Borçlanma böylesine önemli sonuçlar verince gereksizborçlanmayı engelleyici müessir bir terbiye yolu takip etmek elbette zarûrîolur.

Hayırla anılan cennete girer

Hattab Oğlu Ömer (R.) anlatıyor:

"Allah'ın Resûlü (S.) şöyle buyurdu:

- Bir müslümanın cenazesinde dört kişi bulunur da onuhayırla anarsa Allah o kişiyi Cennet'e koyar.

(Bu öğüde muhatap olan sahâbîler) sorduk:

- Üç kişi hayırla anarsa...

- Üç kişi (de hayırla ansa...)

- Ya iki kişi (hayırla anarsa Ya Resûlellah)?

- İki kişi de (hayırla ansa Allah onu Cennet'e koyar.)"10

Kabir Ziyareti

Allah'ınKitabı'ndan:

"Kâfirlerden ölenhiçbir kişinin asla namazını kılma. (Defin ve ziyaret için hiçbir kâfirin) kabri başında durma. Çünkü onlarAllah'ı ve Peygamberini (tanımayıp) kâfir oldular. Hak'tan sapmış (adam)lar olarak öldüler."

Tevbe84 

Kabirleri ziyaret ederken nasıl selâm vereyim?

Hz.Aişe (R.A.) anlatıyor:

Allah'ınResûlü­'ne sordum:

-Ya Resûlellah! Kabirleri ziyaret ederken nasıl selâm vereyim?

Allah'ınelçisi şöyle selâm ver, buyurdu:

-(Ey) bu kabirlerin mü'min vemüslüman olan sahipleri! Size selâm olsun.

Biz (mü'­minler) den önce ölenlere de sonraöleceklere de Allah rahmet etsin.

İnşaallah(yakında) biz de size kavuşacağız.11

Kâbir ziyareti Âhireti hatırlatır

İbretalmak, duâ etmek maksadıyla kabirleri ziyaret etmek hayırlı bir ameldir.Peygamberimiz kabir ziyaretine teşvik ederek şöyle buyurmuştur:

"Sizlerikabirleri ziyaret etmekten men etmiştim. (Ancak şimdi öğütlüyorum.) Kabirleri ziyaret ediniz. Zirâkabirleri ziyaret dünya hayatını, taparcasına ihtirasla yaşamanızı engeller veÂhiret Hayatı'­nı hatırlatır."*

Peygamberliğinilk yıllarında, Peygamberimiz erkekleri olduğu gibi, kadınları da kabirziyaretinden men etmişti. Özellikle kadınları men etmişti. Çünkü genelliklekadınlar saçlarını yolup, yakalarını yırtıyor, ilahî kaderi suçlar vasıftaifadeler kullanıyordu. Her kabir ziyareti onlarda acıyı tazeliyordu. Bu türcâhiliyyet gelenekleri yıkılıp kafalar ve kalplerde İslâmî ölçüler yerinialınca Peygamberimiz kabir ziyaretine teşvik etmiştir. Peygamberî ruhsat umûmiolduğu için kadınlar da ziyaret yapabilir.

Kabirziyaretçisi ziyaret edeceği kabrin başına geldiğinde yüzünü kabre döner veyukarıda geçen hadîsimizde öğretilen şekilde selâm verir. Daha sonra da ölününaffı ve mânevi derecelerinin yükselmesi için duâ eder.

Kabirlerin çiğnenmesi haramdır

Kabirziyaretinde dikkat edilecek çok önemli bir husus da kabirlerin çiğnenmemesi veüzerinde oturulmamasıdır.

Peygamberimiz,yasaklayıcı nitelikteki bir hadîslerinde şöyle buyurmuştur."Sizdenbirinizin kendisini yakacak bir ateş parçası üzerinde oturması (nın ızdırabı) bir kabir üzerinde oturması (nın sebeb olacağı azabınızdırabın) dançok daha azdır."**

 

1 M. İ. Kesîr Füssilet 3 (3/264.)

2 M. Mesabih Hn. 673. Ebû Davûd Salât 34,

* Müslim Salât 13, Tirmizî Salât 44

** Müslim Salât 12, Ebû Davûd Salât 34, Et-Tac 1/166

*** Buhârî Ezan 7, Nesâi Ezan 33

**** Buhârî Ezan 8, Tirmizî Salât 45, İ. Mace Ezan 4

3 Nesâi Ezan 32, Ebû Davud Salât 38

4 Buhârî Ezan 61, Müslim Salât 182, et-Tac 1/255

* Cuma Mesajları isimli eserimizin "CenazeNamazı" isimli mesajının okunmasını tavsiye ederiz.

** S.B. Muhtasar. Tecrid-i SarihTercemesi 1938 İst. 4/594

1 M. Mesabih Hn. 1525, Müslim Selâm 5, Müsned 2/372

2 Buhârî Cenâiz 59, Nesâî Cenâiz 54 Müsned 2/401

3 Müslim Cenaiz 71, Buhârî Salât 72, İ. Mace Cenaiz 32.

* Geniş bilgi için bak. S.B.M.Tecridi Sarih T. ve Şerhi 4/605-8

4 M. Mesabîh Cihâd Hn. 3860.

5 Buhârî Cenâiz 85 Nesâî Cenâiz 69.

6 Tirmizî Cenaiz 28 (Hn. 1012)

* Müsned 3/23

** Et-Tac 1/368.

7 Buhârî Cenaiz 50, Müslim Cenaiz 81

8 Müsned 2/168, Aynî 8/108

* M. Mesabih Hn. 1675, Müsned 4/391

** Tefsilat için bak. S.B.M.Tecridi Sarih Ter. Birinci baskı 4/562-572.

9 Müsned 3/330, Ebû Davûd Buyû, 9

* İ. Mace Sadakat 12, Müsned 2/508, Darimi Büyü 52

10 Buhârî Cenâiz 86, Cenâiz 50

11 Müslim Cenâiz 103, Nesâi Cenâiz 103, Müsned 6/221

* M. Mesâbîh Hn. 1769, İ. Mâce Cenaiz 47

** İ. Mace Cenaiz 45 (Hn. 1566.) Benzeri için bak.Ebû DavudCenaiz 77

 

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/7-muezzinlik-ve-imamlik-15-489h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim