68- Duâ

68- Duâ
68- Duâ

68- Duâ

Allah'ınKitabı'ndan:

"Rabb'inizeyalvararak ve gizlice duâ edin. Çünkü O, aşırı gidenleri sevmez.

Düzene girdiktensonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Azabından korkarak ve rahmetini umarakAllah'a duâ edin. Şüphesiz ki, Allah'ın rahmeti, iyilik yapanlara yakındır."* 

Araf 55-56

İşte şimdi dua et,duan kabul olunur

ÜbeydOğlu Fudale (R) anlatıyor:

"Allah'ınResulü (S) Hz.Muhammed (Mescid'de) otururlarken bir adam(geldi Mescid'e) girdi. Namaz kıldı, (namazını bitirince de) "(Allah'ım!) Beni affet bana merhamet et"şeklinde duâ etmeye başladı.

Allah'ınResulü (buzata) şöylebuyurdu:

-Ey namaz kılıp duâ eden kişi ! Acele ettin. (Bundan sonra şöyle yapıver:)

-Namazını kılıp oturunca, Allah'a layık olduğu şekilde hamd et. Bana da salâtgetir. Sonra (dilediğingibi) Rabbineduâ et.

(Hadisirivayet eden Fudale anlatmasına şöylece devam ediyor.)

Bukişiden sonra diğer bir mü'min (Mescid'e gelip) namaz kıldı.

(Namazınıbitirince)Allah'a hamd etti ve Allah'ın Resulü'ne salât getirdi. (Henüz duâya başlıyordu ki) Allah'ın Resulü (ona da şöyle) buyurdu:

-Ey namaz kıl(ıpduâya hazırlan)an kişi! İşte şimdi duâ et. (Duan) kabul olunur."1

Dua kullukgörevimizdir

Mü'minİslâm Dînî'­nin sunduğu hayat düstûrlarına tabi olarak, Allah'a karşı hayatınıfiili bir duâ şeklinde sürdürmekle mükellef olduğu gibi, özel olarak kalp vekafa diliyle de Allah'a yakarmakla yükümlüdür. Çünkü Rabbimiz şöyle emirbuyurmaktadır:

"Rabb'inizeyalvararak ve için için duâ edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez."*

Duânın faziletleri

Duainanmaya, dayanmaya ve istemeye ihtiyacı olan insanı kudreti sonsuz, bilgisi,rahmeti sınırsız, dilenen her şeyi, dilediği anda yapmaya muktedir olan Allah'abağlıyan manevî bir rabıtadır.

Dua,ızdırapların, maddî ve manevî dertlerin şifa kaynağıdır

Dua,insanı manevî öksüzlükten kurtaracak tek koruyucudur.

Dua,ümit ve huzur membaıdır. Yaşama aşkını dirilten bir rahmettir.

"Dua,rahmet kapılarının anahtarı, mü'minin silahı, dînîn direğidir. Dua, ibâdettir,ibâdetin özüdür."**

Busebeble duâ, Mevlâsı katında mü'mine değer kazandıran temel ibâdettir.

"(EyPeygamber) De ki! Duanız olmadıktan sonra Rabbiniz size niçin değer versin..."***

YüceRabbimiz Bakara Suresinin 186. âyetinde kendisine duâ edilmesini, bütünisteklerin kendisine arz olunmasını emretmekte, duâlara icabet edeceğini devadetmektedir.

"(Ey Peygamber!) Kullarım sana beni sorarlarsabilsinler ki, ben şüphesiz onlara yakınım. Benden isteyenin, duâ ettiğindeduâsını kabul ederim..."

Allah'ayönelme aşkını yitiren, duâ ihtiyacını rûhunda duymayan insan, sureta insandır.İlahi gazaba uğramıştır.

Kur'ân'ımızdaYüce Mevlâ­'mıza duâdan kaçınanların uğrayacakları azab da şöyle haberverilmektedir:

Mü'minSuresi Ayet 60:

"Rabbinizbuyurdu ki: Bana duâ edin; size karşılığını vereyim. Bana ibâdet etmekten (duâdan) büyüklenip yüz çevirenler,muhakkak küçülmüş kimseler olarak cehenneme gireceklerdir."

Rabbimiz ve Peygamber'imiz nasıl dua edeceğimizi deöğretmiştir

Bizeduâ etmemizi emreden ve duâlarımızı kabul edeceğini vadeden Rabbimiz,Kur'ân'ımızda bizlere hususuyle hangi hususlarda duâ edeceğimizi debildirmektedir.

Mevlâmız,kendisinden bizleri en doğru yola ulaştırmasını, sevdiği ve nimetlendirdiğikullarından kılmasını, ahlâki ve diğer bütün güzelliklere erdirmesini, katındanrahmet saçmasını, doğruya erdikten sonra kalplerimizi sapıklıktan korumasını,bilgilerimizi artırmasını, güç getiremeyeceğimiz işlerle bizleri imtihanetmemesini, inançsızlar ve ahlâksızlar gurubuna karşı bizlerikuvvetlendirmesini, bizleri ve diğer bütün mü'minleri affetmesini, huzurundazelil etmemesini dilememizi öğütlemekte, muhtelif peygamberlerin ve sevimlikulların diliyle duâ örnekleri vermektedir. *

Peygamber'imizde bizleri duâya teşvik buyurmuş, nasıl ve ne şekilde duâ etmemiz, özellikleneleri istememiz hususunda örnekler sunmuştur.Bu örneklerden bazılarını bubölümde göreceğiz.

Hamd ve salat duanın şartlarındanbiridir

Duaile ilgili bu özet bilgiden sonra tercümesini verdiğimiz hadîsimize değinelim.Bu hadîs, duâmızın kabul olunması için duâya başlamadan önce Allah'a hamdetmemizi ve Peygamber'imize salât getirmemizi öğretmektedir.

Hamdve salât duânın kabul olunma şartlarından biridir, "Salat" için özel bölümünebakınız.

Helâl gıda duaların kabulüne sebeptir

İbn-üAbbas (R) anlatıyor:

"Hz.Peygamberinyanında "Ey İnsanlar! Yeryüzündeki halâl kılınmış yararlı nimetlerden yiyin..."anlamındaki Bakara Sûresinin 160.ayeti okundu.

(Geleceğinİran Fatihi) Sa'db. Vakkas da ayağa kalktı ve:

-Ya Resulellah! Beni duâsı kabul olunanlardan kılması için Allah'a duâ ediniz,ricasında bulundu.

Hz.Peygamber (onaduâ buyurmadı da duâsı kabul olunacak kullardan olmanın yolunu göstererek) şöylece öğüt verdi:

-Ya Sa'd, yemeğini halâl (kazançla alınmış helâl gıdalardan) hazırla. (Halâl yer, helâl içersen) duâsı kabul olunan (kullar) dan olursun.

Muhammed'incanını kudreti altında bulunduran Allah'a yemîn ederim ki karnına haram lokmaalan kişinin kırk gün (duâsı) kabulolunmaz.

Vücuduharamla;(faiz, rüşvet, karaborsacılık, emeği sömürmek ve eksik tartıp ölçmek gibiharamlarla)beslenen kişi, Cehennem ateşine daha yakındır."2

Helâlle beslenmekduânın şartlarındandır

Duânınkabul olunması için riâyet olunması gereken bir şart da, vücûdu helâl kazançlaalınmış helâl gıdalarla beslemek ve giydirmektir. Peygamber'imiz bir diğerhadîslerinde ise şöyle buyurmaktadır:

"Kişi...elini semaya doğru kaldırır. Ya Rab! Ya Rab, der, (ister.) Fakat yediği haram, içtiği haram,giydiği haramdır. Haramla beslenmiştir. Bu durumu (devam ettikçe) duâsı nasıl kabul olunur?"

Acele edilmedikçe dua kabul olunur

EbûHureyre (R.) rivâyet ediyor:

"Allah'ınResulü(duâlarımızla ilgili olarak) buyurdu:

-Günahı (gerektirecek) veya akrabalık ilişkilerininkopmasına (sebebolacak bir hususta) dilemedikçe (ve bir de) acele etmedikçe her bir kulun duâsı kabul olunur. (Rabbinden istediği kendisineverilir.)

(Birsahâbî tarafından) soruldu:

-Ya Resûlellah! (Mü'mininduâsının kabulüne engel olan) acele nedir?

Allah'ınResûlü (S.) "aceleyi" şöylece açıkladı:

-Duâcı kul; Allah'a duâ ettim, evet duâ edip "istedim de duâlarımın kabulolunduğunu görmedim," der. Bu durumda (duâ etmekten) usanır ve duâyı bırakır. (İşte bu davranış duânın kabulüneengel olan aceledir.)3

Kabul olunacağınainanılarak duâ edilmelidir

Duânınkabul olunmasının bir şartı da, duânın mutlaka kabul olunacağı inancınıtaşıyarak duâ etmek ve bu hadîsimizde açıklandığı üzere acele etmemektir.

Duâ,Rabb'imizin kabul buyuracağını vadettiği bir ibâdet olduğu içindir kiPeygamber'imiz şöylece emir buyurmuştur.

"Kabulbuyuracağına tam bir şekilde inanarak Allah'a duâ ediniz."*

Duâlarımızınmutlaka karşılık göreceği hususunda Peygamber'imiz bir diğer hadîslerinde deşöyle buyurmuşlardır:

"Rabbimizikrâmı bol ve haya sahibi bir Rab'dir. Ellerini kendisine uzatan kulunun elleriniboş çevirmekten utanır."** 

Yapılmasıharam olan, zulüm kokan, çirkinlik arz eden hususlarda olmaksızın, bağırıpçağırmaksızın, konuşur gibi hitaplarda bulunmaksızın, zorâkî edebî sanatgösterileri yapmaksızın öz ifade ile âdâbına riayet ederek yapacağımız duâlarınkabul edileceğinden şüpheye düşmek haramdır.

ÇünküAllah Kur'ân'ında duâları kabul buyuracağını va'detmiştir.

Dua edenin duası kabul olunur

(Mü'minlerden)bir topluluk (Allah'ın Resulü'ne) sordular:

-Ya Resûlellah!Rabbimiz (bize)yakın mıdır?Yakınsa kendimiz duyabileceğimiz bir şekilde çok hafif bir sesle için için duâedelim. Uzak mıdır? Uzaksa O'na yüksek sesle yalvaralım.

(Allah'ınResûlü bu soruya, sorunun akabinde kendisine indirilen; Bakara Sûresi'nin 186.âyetini tebliğ ederek cevap verdi...)

"(Ey Peygamber!) Kullarım Ben'i sana sorarlarsa deki, ben (onlara) çok yakınım. Duâ edenin duâsınıduâ ettiğinde kabul ederim. Ben'im emrime uysunlar ve Bana iman etsinler kidoğru yolu bulsunlar."4

İşitici ve görücü olan Allah'a dua ediyorsunuz

EbûMûsel-Eşâri (R.) anlatıyor:

"Birgazvede Allah'ın Resulü ile beraberdik. (Yürüyüş sırasında) tepelere yükseldikçe, vadilere indikçe yükseksesle tekbir getiriyorduk.

Allah'ınResûlü (S.) bize yaklaştı ve şöyle hitab buyurdu:

-Ey insanlar! Nefislerinize (olsun) acıyın. (Niçin bu kadar yüksek sesle tekbir getiriyorsunuz?) Siz sağır ve çok uzaklarda olan (Allah)'a duâ etmiyorsunuz. Bilakisişitici ve görücü olan (Allah)aduâ ediyorsunuz.

YalvardığınızAllah sizden (her) birinize bineğinin boynundan dahayakındır."5

Beş vakit namazın ardından yapılan dua makbuldür

EbûUmame (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü'ne (S.) soruldu:

-Ya Resûlellah! (Allahkatında) dahaçok kabul olunacak duâ hangisidir?

Şöylebuyurdu:

-Beş vakit namazın ardından yapılacak duâ ile gece yarısından sonra yapılacakduâ (dahaziyade kabul olunacak duâdır.)"6

Seher vakitlerinde yapılan duâ da makbuldür

KulunAllah'a en yakın olduğu anlar namaz, oruç ve zekât gibi farz ibâdetleri yerinegetirdiği anlardır. Bu sebeble duâlarımızı özellikle namazların hemen akabindeyapmamız tavsiye olunmuştur. Gece yarısından sonraki seher vakitleri iseinsanın kafasının arındığı, kalbî hassasiyetinin arttığı, Rabbine içtenlikleyönelme arzusunu duyduğu vakitlerdir. Seherlerde verimli istiğfarlar ve duâlaryapılabileceği için Rabbimiz ve Peygamber'imiz bizleri seher vakitlerindeistiğfar ve duâya teşvik buyurmuştur.

Sehervakitlerini değerlendirenler için Mevlâmız şöyle buyurmaktadır.

Zâriyat15/18:

"Allah'ınazabından korunanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak Cennetler'de,pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar bundan önce (dünya hayatında) Allah görüyor şuuru içinde amelederlerdi. Geceleri pek az uyurlardı. Seherlerde de Allah'dan bağışlanmalarınıisterlerdi."

Cuma gününde duanın kabul olunacağı an vardır

Sa'dİbn'ü Ubade'den... (R.)

Ensar'danbir adam Allah'ın Resûlü'ne geldi ve şöylece ricada bulundu:

-(YaResûlellah!) CumaGünü'nde ne gibi hayırlar var? Bize bildirseniz.

-Cuma Günü'nde beş hususiyet vardır:

Hz.Âdem Cuma günü yaratıldı. Cuma günü yeryüzüne indirildi ve bu günde vefat etti.

CumaGünü'nde öyle bir zaman vardır ki, günaha sebeb ve akrabalık rabıtalarınınkesilmesine neden olacak bir dilekte bulunmadıkça o zaman içinde duâ edipisteyen kula Allah dilediğini mutlaka verir.

Kıyametde Cuma günü kopacaktır. Bunun için yakınlık (sırrına) ermiş melekler, gökler, yerler, dağlar ve taşlar; (bunların her) biri Cuma Günü'nden korkarlar.7

Kadir Gecesi, İsm-iA'zam ve Cuma'daki icâbet ânı değişkendir

Cumagününde duâların kabul olunacağı bir zaman vardır. Ne var ki bu zaman belirlideğildir.

Geceleriçerisinde Kadir Gecesi, ilâhi isimler arasında İsm-i Azam bildirilmediği gibi,Cuma günündeki duâların kabul olunacağı zaman da açıklanmamıştır.

Hadislerdenanladığımıza göre bilinmeyenler değişkendir. Bunun içindir ki Peygamber'imizKadir Gecesi'nin Ramazanın son on günü içinde olduğunu bildirmiş, bazen bu ongünün tek gecelerinde aranmasını söylemiş, bazen de galip ihtimalle 27. geceolabileceğini beyan buyurmuştur.

İsm-iAzam'la ilgili peygamberi beyanlar da farklıdır.

Peygamber'imizAbdullah b. Selâm'ın bir sorusu üzerine Cuma günündeki icâbet saatininikindiden sonra başlayıp güneş batıncaya kadar devam ettiğini bildirmiştir.

Allah'ınResul kendisine vahyolunan bilgilere göre açıklamada bulunmuştur. Bildirdiğiher zaman kesiti doğrudur.

Zikrolunanlarınbelirlenmeyişi ve değişken kılınışındaki ilâhi sır bizi daha çok duâya teşvikolsa gerektir.

Duaların kabulünde aracı olan dua

Hz.Sa'd (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResulü şöyle buyurdu:

-Allah'ın aracı kılınarak yapıldığında duâları kabul buyuracağı, (vesile edilerek) istenildiğinde vereceği ism-i (azamı) Yunus Peygamber'in duâsıolan "Lâilâhe illa Ente Sübhaneke innî Küntü Minez zalimin" dir.

Bende sordum:

-Ya Resûlellah! Bu duâ ile ilgili olarak açıkladığınız özellik Yunus Peygamber'ehas mıdır, yoksa bütün müslümanları da içine almakta mıdır?

-(Ya Sa'd!Açıkladığım özellik) Yunus Peygamber'e ve bu duâ ile duâ ettikleri zaman da bütünmü'minlere hasdır. Yoksa sen Allah'ın şu buyruğunu duymadın mı?

"... (Biz Yunusu kurtardığımız gibi) mü'minleri de kurtarırız."

İştebu âyet, (YunusPeygamberin duâsı ile) kendisine duâ edecek mü'mine Allah'ın teminatıdır."8

Yunus Peygamber'in tesbihi İsm-i A'zam'dır

YunusPeygamber'in duâsının anlamı şöyledir:

"(Allahım!)Senden başkaibâdet olunacak ve sığınılacak hiçbir ilâh yoktur.

Senibütün eksikliklerden beri kılar, tüm yüceliklerle vasıflandırırım.

(Allahım!)Ben (buyruklarına gereğince uymamaklanefsime) zulmedenlerdenoldum."

Duâedecek kişi Allah'a hamd ve Hz. Peygambere salât ve selâm getirdikten sonra buduâyı okur. Daha sonra da istediğini diler.

YunusPeygamber'in zikri; tesbihi-duâsı olarak bilinen ve bereketleri mü'minleri deiçine alan bu duâ ile ilgili bir diğer hadîslerinde Peygamber'imiz şöylebuyurmuştur.

"Allah'ınİsm-i Azam'ını; en büyük ismini (öğrenmenize) kılavuzluk edeyim mi?

O,Yunus Peygamber'in duâsı olan "La ilâhe illah Ente Sübhaneke İnni KüntüMinez-zâlimin"dir.

Herhangi bir müslüman hastalığında bununla kırk defa duâ etse de hastalığı devamederken ölse ona şehîd sevabı verilir. İyileşse bağışlanmış olarak iyileşmişolur."*

İsm-i Azâm ile yapılan duâ makbuldür

EbuBüreyde El-Eslemî (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü bir adamın şöylece yalvararak duâ et (meye başla)dığını işitti:

Allahım!Ben, senin, evet, ancak ve ancak senin Allah olduğuna, senden başka ibâdetolunacak hiçbir ilâhın bulunmadığına, birliğine, bütün varlıkların zatına"ihtiyaç duyduğu" doğmayan, doğurmayan ve hiçbir varlık da dengi olmayan (Rab olduğuna) şahâdet ederek senden (şöyle, şöyle) istiyorum.

(Buşekilde duâ edilmeye başlandığını işiten) Allah'ın Resûlü (S.) şu açıklamada bulundu:

-Canımın kudreti ve tasarrufu altında bulunduğu Allah'a yemîn eder (ek diyorum ki;) bu kul İsm-i Âzam'ını (en büyük ismini) aracı kılarak Allah'danistedi.

İsm-iÂzam'ı ile duâ edildiği zaman Allah yapılan duâyı kabul eder.O'nunlaistenildiği zaman da istenileni verir."9

Allah'ım elçin Muhammed'le sana yöneliyorum

Osmanİbn-ü Hanif (R.) anlatıyor:

‘A'mabir adam Hz. Peygamber'e (S.) geldi ve şöylece ricada bulundu:

-Ya Resûlellah! (Gözlerimgörmez oldu.)Beni sıhhatte kavuşturması (gözlerimin açılması için bana) duâ ediniz.

Allah'ınResûlü (onaşu) öğüdüverdi:

-İstersen sana duâ ederim. Ama istersen senin için duâ etmeyi ertelerim. Zirabu, (ahiretiniçin) dahahayırlıdır.

Adamcağız;(hayırertelemenizi istemiyorum. Beni sıhhata kavuşturması için) Allah'a duâ ediniz, di(yerek ricasını pekiştir)di.

Bununüzerine Hz. Peygamber ona: güzelce abdest almasını ve iki rekât namazkılmasını, sonra da şöylece duâ etmesini öğretip" emretti:

-Allah'ım, Rahmet Peygamberi olan elçin Muhammed'le sana yönelerek sendenistiyorum.

Allah'ım!Muhammed'i benim için aracı kıl.10

Peygamberimiz duâda aracı kılınabilir

Buhadîs bizlere duâlarımızın kabul olunması için Peygamber'imiz Hz. Muhammed'iaracı kılarak Allah'a duâ edebileceğimizi öğretmektedir.

Hadisimiz,körlük gibi dıştan musîbet gibi görülebilecek olan arızaların günahlarakeffâret ve derecelerin yükselmesine sebeb olabileceği cihetle, şer olarakdeğerlendirilmemesi hakîkatine de işaret buyurmaktadır.

HadisimizdePeygamber'imizin muhatabı muayyen ve - doğrusunu Allah bilir- tedâvisi gayr-ıkabil durumu da belirli olduğu için Peygamber'imiz ona diğer sahâbîlere olduğugibi tedaviyi öğütlememiş, okunma yoluyla tedâvî isteğini de "...istersen sanaduâ ederim..." şeklinde karşılamıştır. Fakat sonuçta ona bizzat duâ etmemiş,nasıl duâ edeceğini öğretip emretmiştir.

Buhadîsten Allah'ın kudreti ve bilgisinden yardım istemek olan istihare'ninkişinin bizzat kendisi tarafından yapılması gereğini de öğrenebiliriz.

Allahım kalbimi dinin üzerine çevir

Enesİbn-ü Malik rivâyet ediyor.

Allah'ınResûlü şu duâyı çokça yapardı:

-Ey kalpleri (dilediğiyöne) çeviren (Allah'ım!) Kalbimi dînin üzerine (çevir ve) kökleştir:

O'na(S.) sordum:

-Ya Resûlellah! Biz sana ve getirip tebliğ ettiğin (Kur'ân'a) inandık. (Böyle iken kâfirliğedönebileceğimiz endişesiyle) bizler için korkar mısınız?

Allah'ınResûlü:

-Evet korkarım buyurdu ve sebebini şöylece açıkladı:

-Bütün kalpler Allah'ın parmaklarından iki parmağı arasındadır; O'nun kudretialtındadır. Kalbleri dilediği tarafa yöneltir.11

Allah'ın yüzü ve eli ifadesinden ne anlamalıdır

Âyetlerve hadîslerde geçen "Allah'ın Yüzü, Eli, Parmakları" gibi ifadeler, "Allah'ın Zâtı ve Kudreti" şeklinde anlaşılır. Bunlardînî terimi ile Müteşabihat'tandır. Bunlara inanırız. Ancak mahiyetlerimeçhulümüzdür. İdraklerimizin de üstünde ve ötesindedir.

"Allahım!Bağışlanmamı, rızkımın bol ve bereketli olmasını diliyorum"

EbûHüreyre (R.) anlatıyor:

"(Allah'ınResûlü'ne gelen) biradam şöyle deyiverdi:

-Ya Resûlellah! Dün gece duânızı işittim. Duânızdan bana ulaşana göre sizşöylece duâ ediyordunuz.

"Allahım!Günah(lar)ımı bağışla. Benim rızkımı çoğalt.Bana rızık olarak verdiğin nimetleri benim için bereketlendir."

Allah'ınResûlü (S.) bu kişiye şöyle buyurdu:

-Bu üç cümlelik duânın, (içine almadık) bir şey bıraktığını görebiliyor musun?"12

Rızık dünya, bağışlanma âhiret hayrıdır

Gerçektenbu duâ âhiret ve duâ ahiret ve dünya saadetini dileyici vasıfta pek özlü birduâdır. Mü'minin bağışlanması âhiret mutluluğunu kazanmasına vesiledir. Bol vebereketli rızık da insanlara ihtiyaç arz etmeksizin rahat bir yaşam sürmeyesebebtir.

Hadisimizdekiduânın bir nüktesi de rızkın bol olması ile bereketli olmasını ayırması, bololması yanında bereketli olmasını istememizi öğretmesidir.

Rızkınbereketliliğini İslâm Dinî'nin meşru kıldığı yollardan kazanılması, içki vezina gibi haramlara düşürmemesi, verimli kullanılması, zekât ve nafaka gibicemiyet hakları ödenerek saygı duyulan bir mal varlığı olması şeklindeanlayabiliriz. Bu arada bereketin devamlılık ve artmak anlamına geldiğini deunutmamalıyız.

Buaçıklamadan anlaşılacağı üzere rızık bol olur da bereketli olmazsa huzura aracıolmaktan çok iç bunalımlarının ve sosyal buhranların kaynağı olur. İnsanısürekli meşgul edip problemli kılarak rahat yüzü göstermez.

"Allah'ım!Şeytandan ve koştuğu şirkten, sana sığınırım"

Hz.Ebu Bekir (R.) Allah'ın Resûlü'ne (S.) şöylece ricada bulundu:

-Ya Resûlellah!Sabaha çıktığımda, akşama erdiğimde; (her sabah ve akşam) okuyacağım (bir duây)ı bana öğret(ir misiniz?)

Allah'ınResûlü (ona:)

-Ya Ebu Bekir!Şöylece duâ et, buyurdu.

"EyGöklerin ve yerin yaratıcısı, gizliyi ve açık olanı bilen Allahım! (İbâdet olunacak; emirleri veyasaklarına da uyulacak senden başka) hiçbir ilâh yoktur. Ancak sen varsın. (Sen) bütün varlıkların Rabbi vesahibisin.

Nefsimin(yaptığı veyapabileceği kötülüklerin) şerrinden, Şeytan'ın şerrinden ve onun koştuğuşirk'ten (sanasığınırım.) Nefsimaleyhine kötülük yapmaktan, bir müslümanı kötülüğe uğratmaktan sana sığınırım."13

Allah'ım! Elçin Muhammed'in istediği hayırları dileriz

EbuÜmame (R.) rivayet ediyor:

"Allah'ınResulü (işitebileceğimizşekilde) uzuncabir duâ yaptı. (Fakatbiz), o duânınbir kısmını bile hafızamıza alamadık.

Busebeble şöylece sızlandık:

-Ya Resûlellah! Uzunca bir duâ yaptınız. (Biz ise) bu duânın bir kısmını (olsun) ezberleyemedik.

(Bumaruzatımız üzerine) Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:

-(Yaptığımduâların) hepsinitoplayıp içine alacak bir duâyı size öğreteyim mi?

-(Her biriniz) şu şekilde duâ edersin(iz).

-Allahım! Biz senden elçin Muhammed'in senden istediği hayırları dileriz.

Peygamber'inMuhammed'in sana sığındığı şeylerden biz de sana sığınırız.

Yardımıistenecek olan ancak sensin. İstenilene de ancak sen kavuşturabilirsin.

Zirayalnızca senin güç ve kudretin vardır Allah'ım!"14

Allah'ım! Beni lütfunla bağışla

EbuBekir Essıddîk (R.) Allah'ın Resûlü'ne (S.) şöylece ricada bulunduğunuanlatıyor:

"-YaResûlellah! Bana bir duâ öğretiniz de namazımda (ve namazımın dışında) onunla (Rabbime) duâ edeyim.

Allah'ınResûlü:

-Şöylece duâ et(Ya Ebu Bekir!) buyurdu:

"Allahım!Ben (günahlaradalarak) nefsimepek çok zulmettim. Günahları da ancak ve ancak sen bağışlarsın. Beni lütfunlabağışla. Bana merhamet et.

Sen (evet) sen çok çok bağışlayıcı ve de pekçok merhamet edicisin (Rabbim!)"15

Allahım! Kabir azabından sana sığınırım

EbûBekre (R.) anlatıyor: - "Allahım! Ben elemlerden, tembellikden ve kabir azabındanancak sana sığınıyorum" şeklinde duâ ettiğimi babam işitti ve bana sordu:

-Yavrucuğum! Bu duâyı kimden işit(erek öğren)din?

-Sen bu duâyı yapıyordun. Ben de senden işit(erek öğren)dim, (babacığım!) dedim.

Şöylebuyurdu:

(Yavrucuğum!) Bu duâya devam et. (Sakın bırakma.) Çünkü ben Hz. Peygamber'in buşekilde duâ ettiğini bizzat dinledim."16 

Allahım! Bana sıhhat ver

Hz.Ebû sa'd (R.) Allah'ın Resûlü'nü bizzat dinlediğini dile getirerek şöyleanlatıyor:

"Birsahâbî Allah'ın Resûlü'ne (S.) geldi ve sordu:

-Ya Resûlellah! Rabbimden istediğim zaman nasıl duâ edeyim?

Allah'ınResûlü ona:

-Şöylece duâ et, buyurdu:

"Allahım,beni affet. Bana acı. Bana sıhhat ver! Beni (helâlden) rızıklandır!"

Dahasonra Allah'ın Resûlü, baş parmak dışındaki parmaklarını birleştirerek, (öğrettiği duâdaki dört ayrıisteğe işaretle şöyle) buyurdu:

-İşte bunlar; bu dört tür istek (yok mu?) Bunlar senin dünya ve âhiret (saadet)ini içine alır."17

Allahım! Kalbimin kinini gider

ÜmmüSeleme (R.) anlatıyor:

"Hz.Peygamber'e (S.) duâ öğretmesi için ricada bulundum da şöyle dedim:

-Ya Resûlellah! Bana nefsim için yapacağım bir duâ öğretir misiniz?

Allah'ınResûlü:

-Evet, (elbetteöğretirim)dedi ve (bana;) "şöyle duâ et" buyurdu:

"PeygamberMuhammed'in Rabbi olan Allahım!

Günah(lar)ımı bağışla, kalbimin (insanlara karşı oluşan ve oluşacak)olan kininigider.

Beniyaşattığın sürece emirlerin ve yasaklarından saptırıcı fitnelerden beni kurtar (Allahım!)"18

Allahım! Organlarımın şerrinden sana sığınırım

HümeydOğlu Şekel (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü'ne (S.) geldim.

-Bana aracılığı ile (Allah'a)sığınacağım bir duâ öğret(seniz,) ya Resûlellah! dedim.

Allah'ınResûlü omuzumu tuttu ve "şu duâyı yap" buyurdu.

-Allahım! Kulaklarımın şerrinden, gözlerimin şerrinden, dilimin şerrinden,kalbimin şerrinden ve cinsiyet organımın şerrinden ancak sana sığınırım."19

Allahım! Sana ibadet etmekte bana yardım et

Muazİbn-ü Cebel (R.) anlatıyor:

"Hz.Peygamber elimden tuttu ve:

-(Allah'a yemînederim ki) gerçektenseni çok severim Ya Muaz! diyerek iltifatta bulundu.

-Ben de sizi pek çok severim ya Resûlelallah! karşılığını verdiğimde şu öğüdüverdi:

-Ya Muaz! Her bir namazın sonunda şu duâyı (yap.) Sakın bırakma:

"Allahım!Seni anmakta, sana şükretmekte ve sana güzelce ibâdet etmekte bana yardım et."20

Allahım! Elemlerden sana sığınırım

EbûSaîd El-Hudrî (R.) rivâyet ediyor.

"(Günlerden) bir gün Allah'ın ResûlüMescid- i Nebî'ye girince Ensar'dan Ebû Ümame isimli sahâbî ile karşılaştı veona:

-Hayrola Ya Eba Umame! Seni namaz vaktinin dışında mescidde otururken görüyorum,(özel birdurum mu var?) buyur(arak hatır sor)du.

EbûÜmame:

-Ya Resûlellah! Beni kuşatan üzüntüler ve borçlar (mescide sığındırdı) şeklinde cevap verdi.

(Sonrada Allah'ın Resûlü ile O'na problemini arz eden Ebû Umame arasında şu konuşmageçti:)

-(Ya Eba Umame!)Sana, yaptığın zaman Allah'ın üzüntü(ler)ini gidereceği ve borç(lar)ını ödemeyi (kolaylaştıracağı) bir duâ öğreteyim mi?

-Evet, (evet,öğret) yaResûlellah!

-Sabaha erdiğinde akşama girdiğinde; (sabah-akşam) şöylece duâ et:

"Allahım!(Devam eden veedecek olan)üzüntülerden ve elemlerden ben ancak sana sığınırım. Âcizlikten, (güç varken yaptırmayan) tembellikten yalnız sanasığınırım. Korkaklıktan ve cimrilikten de sana sığınırım.

(Allahım!) Borçların ağırlığından veinsanların baskılarına muhatab olmaktan da ancak sana (yalnız sana) sığınırım."

EbûÜmame şöyle diyor:

"Allah'ınResûlü'nün öğrettiği bu duâları yaptım.

Allahda benim üzüntülerimi giderdi, borçlarımı öde(memi kolaylaştır)dı."21

Allahım! Yaratıklarının şerrinden isimlerine ve sıfatlarınasığınıyorum

EbûHüreyre'den... Eslem Kabîlesinden biri Allah'ın Resûlü'ne geldi. (Başındangeçen olayı şöylece) dile getirdi:

-Ya Resûlellah!Dün gece uyuduğumda akreb beni soktu.

Allah'ınResûlü (onayapması gerekeni de öğreten şu sözleri) söyledi:

-Çok iyi bilmeni isterim ki; eğer sen akşam olduğunda: "Eûzü BiKelimatillahit-Tammati Min Şerri Ma Haleke: Yarattığı varlıkların kötülüğündenAllah'ı(nzatına, O'nu)nilâhî isimlerine ve sıfatlarına sığınırım." şeklinde duâ etseydin o akreb sanazarar vermezdi.22

Allahım! Senden nimetlerin tamamını dilerim

Muazİbn-ü Cebel (R.) anlatıyor:

Allah'ınResûlü bir mü'minin "Allahım! Ben senden nimetlerin tamamını isterim" şeklinde duâ ettiğini işitince (ona) sordu:

-Nimetlerintamamı hangisidir, (biliyor musun?)

-Ya Resûlellah! (Sualinizincevabını tam olarak bilmiyorum.) Ancak ben bu şekildehayır ümit ederek duâ ettim.

-Nimetlerin tamamı Cehennem'den kurtulmak ve Cennet'e girmektir.23

Cennet ve Cehennem de duâ eder

İnsaniçin gerçek ve ebedî hayat Âhiret Hayatı olduğu için pek tabîî ki nimetlerintamamı Cehennem'den kurtuluş ve Cennet'e giriş olur.

Bizlerkul olarak Rabbinizden nimetlerin tamamına ermeyi dileyeceğiz. Böylesine birdileme Rabbimizin de emridir. Zira Kur'ân-ı Kerimde bizlere öğretilen duâlarınbir kısmı Cehennem azabından Allah'a sığınmamızı, diğer bir kısmı da Cennet'etalip olmamızı öğretmektedir:

"...EyRabbimiz! Cehennem azabını bizden uzak kıl. Doğrusu O'nun azabı sürekli birazabdır."

"EyRabbimiz! (Yolunagiren kullarını) veonların babalarından eşlerinden ve nesillerinden iyi olan kimseleri onlara va'dettiğin Adn Cennetleri'ne koy."*

BizCennet'i ister, Cehennem'den korunursak Cennet ve Cehennemde bizlere duâcıolur.

Enesİbn-ü Malik (R.) Allah'ın Resûlünün (S.) şöyle buyurduğu rivayet ediyor:

Herkim Allah'dan üç defa Cennet(e girme)yi isterse, Cennet de:

-"Allah'ım! Onu Cennet'e koy" diye duâ eder.

Herkim de üç defa Cehennem'den (Allah'a) sığınırsa Cehennem'de;

-  "Allah'ım! Onu Cehennem ateşinden koru" niyazındabulunur.**

* Diğer ayetler için bak. Bakara186, Furkan 77, Secde 16, Mü'min 60.

1 Tirmizi Davet 66, Nesai Sehv 48

* Araf 188

** El-Camius-Sağır (ed-dua),Tirmizi Deavat 2, İ.Mace Dua 2

*** Furkan 73

* Duâ ayetleri için bak. Fatiha6-7. Bakara 201, 250, 286, Al-i İmran 8, İbrahim 40-41. Taha 114, Furkan 74,Şuara 87.

2 I. Kesîr Bakara 168. M. Zevaid 10/291.

3 Buharî Deavât, 22, Müslim Zikir 90, Ebû Davûd Vitr 23.

* Et-Tac 4/183, Müsned 2/177.

** Et-Tac 5/110, İ. Mace Duâ 13

4 Kurtûbî Bakara 186 (2/308)

5 Buharî Tevhid 9, Müslim Zikr 44.

6 Tirmizi Deavat 80

7 Müsned 5/284, İ. Mace İkame 79

8 Ed-Dürrül-Mensûr Enbiya 87,5/668, Kısmen M. Zevâid 10/156.

* Ed-Dürrül-Mensûr, Enbiya 87-88

9 Ebû Davûd Vitr 23, Tirmizî Deavat 65

10 Müsned 4/138, İ. Mace İkame 185.

11 Tirmizî Kader 7, Müslim Kader 17

12 S. Tirmizi Hn. 3496. Benzeri Müsned 5/63.

13 Tirmizi Deavat 101, Ebû Davud Edeb 102

14 Tirmizi Deavât 94, Hn. 3516

15 Buharî Ezan 145, Müslim Zikr 48, Müsned 1/4

16 Nesaî İstiaze 16, Müsned 5/44

17 İ. Mace Duâ 4, Müslim Zikr 36

18 I. Kesir Enfal 24, Müsned 6/302.

19 Nesai İstiaze 4, Ebû Davûd Vitr 32.

20 Ebû Davûd Vitr 26, Nesaî Sahv 60, Müsned 5/245

21 Ebû Davûd K. Salati B. Fil-İstiazeti Hn. 1540 (Avnül-Mabud 4/412)

22 Müsned 2/375.Benzerleri için bak. Müslim Zikir 55, Ebû Davûd Tıb 19.

23 Tirmizi Deâvat 55, Müsned 5/231.

* Furkan 65, Mü'min 8.

** Nesâî İstiaze 56, İ. Mâce Zühd 39

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/68-dua-15-428h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim