64- Allah İçin Sevmek

64- Allah İçin Sevmek
64- Allah İçin Sevmek 

64- Allah İçin Sevmek

Allah'ın en çoksevdiği amel hangisidir?

Hz.Ebû Zer (R.) anlatıyor:

"(Topluluk halinde bulunuyor iken) Allah'ın Resulü yanımızaçıka- geldi ve sordu:

-Allah'ın en çok sevdiği ameller hangileridir, biliyor musunuz?

(Öğretmekamacını taşıyan bu soruya söz alan bir sahâbî,) "Namaz ve zekâtdır. Diğer birsözcü (sahabî)de "Cihad"dırcevabını verdi. Allah'ın Resulü ise şöyle buyurdu:

-Allah'ın en çok sevdiği ameller, Allah için sevmek ve Allah için nefretduymaktır."1

Sevgi ve nefret, imânla irtibatlıdır

Allahiçin sevmenin ve nefret duymanın namaz, zekât ve cihâtdan daha üstün amellerolmasının sebebi ne olabilir?

Hadisimizinçağrışım yaptırdığı bu suali şöylece cevaplandırabiliriz:

Sevgive nefret namaz, zekât ve cihad gibi yalnız imânın gereği olup, imânıkuvvetlendiren ameller değildir. Bunlar doğrudan doğruya imânla rabıtalıamellerdir. İmân ise amelden üstündür.

Sevgive nefretin kaynağı kalpdir. Duyulmaları da fiili bir atılımı gerektirmez.Böyle iken Allah'ın sevdiğini bildirdiği meselâ takva sahibi, mütevekkil,sabırlı ve adâletli kulları sevmemek, amel yetersizliği ile açıklanamaz. Ancakimanın kalpde kökleşmemiş olması ile izâh edilebilir. Hele hele Allah'ınsevmediğini bildirdiği, örneğin kâfirlere, zalimlere, kendini beğenenlere vefesad çıkaranlara nefret duymamak ve üstelik onları sevmek imanla çatışan birdurumdur.

Evetsevgi ve nefret imanla rabıtalı olduğu içindir ki Peygamber'imiz "Bir topluluğusevdiği halde onların yaşantısına ayak uyduramayan kişi hakkında nebuyuruyorsunuz?" şeklinde bir sual soran sahâbiye "Kişi sevdikleri ileberaberdir." cevabını vermiştir.

Rabbimizde, Mâide Sûresinin elli birinci âyetinde, kişinin sevdiği ve dost edindiğitopluluğun bir parçası olduğunu açıklamıştır:

"Eyiman edenler! Yahudîleri ve Hrsitiyanları sizi temsil edebilir ve adınızatasarrufta bulunabilir velîler/dostlar edinmeyin! Onlar birbirlerininvelîsidirler. Sizden kim onları velî edinirse o onlardandır. Şüphesiz Allahzalim toplumu doğru yola iletmez."

Burada,sevginin kaynağı olması gereken din, Allah için de olsa nefreti büyük bir amelolarak nasıl öğütleyebilir, şeklinde bir görüş ileri sürebilir.

Ancakiyice bilinmelidir ki, dînîn öğütlediği nefret, sevgiden kaynaklanan birnefrettir. Meselâ İslâm'da kâfire nefret maddeciliğinden ötürü, zalime nefretde zulmünden dolayıdır. Verdiğimiz bu örnekler üzerinde iyice düşünüldüğündemateryalizme ve zulme nefretin insanlığa sevgi olacağı hususu kavranılabilecekbir hakîkattır.

Peygamberlerin gıpta edeceği mükafatlar birbirleriniAllah için sevenlere verilecekdir

Hz.Ömer (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResulü (S.) şöyle buyurdu:

-Allah'ın kullarından öyle insanlar vardır ki, onlar peygamberler ve şehîdlerdenolmadıkları halde, Kıyamet Günü'nde Allah katındaki yüksek derecelerinden ötürüPeygamberler ve şehidler bile onlara imrenirler.

-Ya Resûlellah! Onların kimler olduğunu bize bildirir misiniz?

-Onlar, aralarında bir kan bağı ve alıp-sattıkları bir mal (rabıtası) olmadığı halde yalnız Allah'ınrızası için birbirlerini seven mü'minlerdir. Allah'a yemîn ederim ki onlarınyüzleri nûr(larındanötürü pırıl pırıl) dır ve onlar nûr (dan yaratılan tahtlar) üzerindedirler. (Kıyamet Günü'nün dehşet vericikorkuları ve elemleri içerisinde) insanlar korktukları zaman onlar korkmayacaklardır.İnsanlar üzülürken de onlar kederlenmeyeceklerdir. "Çok iyi biliniz ki; Allahdostlarına; evet onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır."2

Ancak Allah için sevmek

Akrabalıkrabıtası ve çıkar duygusu, insanların davranışlarını etkileyen iki önemliunsurdur.

Buve benzeri unsurların etkisi olmaksızın yalnız ve yalnız Allah için sevmek vebu sevgiyi sürdürebilmek şüphesiz pek büyük bir ameldir.

Böylesineyüce bir amele, hadîsimizde açıklanan güvencenin verilmesi ve bildirilenmükâfatın ihsân olunması, elbette uğrunda sevişilen Mevlâ'­mızdanbeklenebilecek bir lütuftur. O'na hamd ederiz.

Sevdiğine sevdiğini bildir

Hz.Enes (R.) den...

Çevresindebir sahâbi topluluğu bulunuyorken mü'minlerden biri Allah'ın Resulü'ne uğradı. (Selâm verdi ve ayrıldı.)

Hz.Peygamber'in huzurundaki sahâbilerden biri (uğrayıp-ayrılan kişi hakkında şöyle) dedi:

-Ben bu adamı Allah için seviyorum.

Hz.Peygamber sordu:

-(Sevdiğini) ona bildirdin mi?

-Hayır, bildirmedim (ya Resûlellah!).

-Öyleyse kalk git de ona bildir.

Adamcağızsevdiğini söylediği kişiye kalkıp gitti ve ona sevdiğini bildirdi. (Kendisine sevildiği bildirilenkişi de şöyle) duâetti.

-Beni kendisi için sevdiğin Allah da seni sevsin. Bu sahabî dönüp-gelince Hz.Peygamber ona (bildirip-bildirmediğini) sordu. O da aldığı cevaplabirlikte durumu arz edince Hz. Peygamber şu müjdeyi verdi:

-Sen sevdiklerinle berabersin, senin için (Allah için sevmede) ümit ettiğin sevab vardır.3

Sevdiğini bildirmek, sevgi doğuran amellerdendir

Allah'ınöğretmesiyle kalpler üzerinde müessir olacak amelleri bilen Peygamber'imiz,selâm vermek, hediyeleşmek, nefsimiz için sevdiğimizi diğer insanlar için desevmek gibi sevgi vesileleri olan amellere bizleri teşvik etmiş, sevgininbildirilmesi hususunu da tavsiye buyurmuştur.

Hadisimizimânları, güzel amelleri ve topluma hizmetleri sebebiyle sevmekle mükellefolduğumuz mü'minlere sevgimizi bildirme görevini bizlere yüklerken, sevgisini açığavuran kişi için de örneği sunulan türden duâ etmenizi öğretmektedir.

Allah katında değerin var mı?

Câbirİbn-ü Abdullah (R.) anlatıyor:

"(Bizler bir arada bulunuyorken) Allah'ın Resulü (S.) aramızakatıldı ve (bizişöylece) irşadbuyurdu:

-Ey insanlar! Allah'ın gezici melekleri vardır. Onlar (zikirleri ile) Allah'ı yüceltirler ve yeryüzündeki zikir meclislerinde konaklayıp otururlar. (Aman sizler de gerekeni yapıp) Cennet bahçelerinden gıdalanmayabakın.

Sahâbilersordular:

-Cennet bahçeleri nerededir ya Resûlellah?

-(Cennetbahçeleri) zikirmeclisleridir.

(Zamanayırarak ve fırsatları değerlendirerek) sabah-akşam Allah'ı zikre (den meclislere) gidiniz. Dilleriniz vekalblerinizle O'nu zikrediniz.

Allahkatındaki yerini bilmeyi arzu eden kişi, kendi (öz hayatı)nda Allah'ın (emirleri ve yasaklarının) tuttuğu yere baksın.

ZiraAllah, kendisine değer verdiği ölçüde kuluna değer verir."4

Allah'ınbuyruklarına verdiğin değere bak

Hadisimizbize kendimizi tanıtacak en güvenilir ölçüyü vermektedir:

Buölçü, hadîsimizde "Allah katındaki yerini bilmeyi arzu eden kişi, kendi öz hayatındaAllah'ın yasalarının tuttuğu yere baksın." şeklinde ifadelendirilen ölçüdür.

Buölçü ortada iken artık "Kalbim temizdir; kulunu Allah bilir" tarzındakiifadeler yersiz, iddialar da geçersizdir. Çünkü emirleri ve yasaklarınıuygulamayan insanlara Allah'ın değer vermeyeceğini Peygamber'imizaçıklamaktadır

1 Ebû Davud Sünne 3, Müsned 5/146

2 Ebû Davûd Büyü 77, Et-Tac 5/83. Ayrıca bak.Yûnus62.

3 M.Mesâbih Hn. 5017. Benzeri içinbakınız TirmiziZühd 2

4 M. Zevâid K. Ezkâr B. Ma Câe Fi MecâlisizZikri 10/77.

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/64-allah-icin-sevmek-15-432h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim