61- Cihâd

61- Cihâd
61- Cihâd 

61- Cihâd

Allah'ınKitabı'ndan:

"Allah'a veResulü'­ne iman eden, sonra hiçbir zaman imânında şüpheye düşmeyen, Allahyolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimseler, ancak hakkıyla imanedenlerdir. Samimi olanlar da işte bunlardır."* 

Hucürat 15

Cihâda denk amele güç yetiremezsiniz

EbûHureyre'den... (R.)

Allah'ınResulü'ne (S.) soruldu:

-Allah yolundacihad(ınsevabın) adenk olacak(amel) nedirya Resûlellah?

-Ona güç yetiremezsiniz.

Sahabilersuallerini iki-üç defa daha Allah'ın Resulü'ne arz ettiler. Her birsoruşlarında aynı şekilde "ona güç yetiremezsiniz" cevabını verdi veüçüncüsünde şu açıklamayı yaptı:

-Allah yolunda cihad eden kişinin benzeri ancak gündüzleri oruç tutup geceleriAllah'ın âyetlerini okuyarak namaz kılan, fakat Allah yolunda cihad eden kişidönünceye kadar da oruca ve namaza hiç mi hiç ara vermeyen kişidir. (Ancak bu şekilde amel eden kişimücahidin alacağı sevabı alabilir.)1 

Cihad nedir?

Bazıâyetler ve hadîslerde geçen cihad sözcüğü temel haklar ve özgürlükleri fiilîolarak çiğneyen zalimlerle ve İslâm yurduna saldıran mütecâvizlerle savaşmak vede İslâm Dîni'nin insanlara tebliğ edilmesine karşı çıkan silahlı güçlerlegerektiğinde vuruşmaktır. Ancak bu tarif Kur'ân ve Sünnet'te kullanılan cihâdsözcüğünün anlamlarından yalnızca biridir. Cihad'ın diğer anlamlarını,kaynaklarını da açıklayarak tarifler halinde şöylece sunabiliriz:

a-Cihad: Allah'ınve Peygamberi Muhammed'in emirlerine itâat etmektir.

b-Cihad: Nefislerinİslâm Dîni'nin kurallarıyla çatışan arzuları ve eylemlerine karşı mücadelevermektir.

c-Cihad: Kur'ânmesajını, Kur'ân metoduyla sunmaktır.

Cihadlailgili olarak yaptığımız bu tarifler Sünnet'den ve Kur'ân'dankaynaklanmaktadır.

aa-Allah'ın Resulü şöyle buyurur:

"Namazasarıl zira namaz cihadın en üstünüdür.

"Kadının,yaşlının, âcizin ve çocuğun cihadı hac ve umredir."

"...Ana-baban için çalışarak ve onlara ikram ederek cihad et."

"Halâlrızık için çalışmak cihad'dır.*

Peygamber'imizinbu hadîsleriyle namazı, haccı, umreyi, ana-babanın nafakası için çalışmayı vehelâl yollardan kazanmak için çaba göstermeyi cihad olarak vasıflandırması,ilâhi emirlere itâat etmenin cihad olduğunu öğretmektedir.

bb-İkinci tarifimize kaynak olan hadîslerinde Peygamberimiz şöyle buyurur:

"Düşmanlarınızlacihad ettiğiniz gibi nefsinizin Allah'a isyan vasfındaki arzularıyla da cihadediniz."

"(Çünkü) mücahid nefsi(nin ilahi emir ve yasaklarlaçatışan arzuları)nakarşı cihad verendir.."**

cc-Furkân Sûresinin 52. âyetinde Rabb'imizin Peygamber'imize ve O'nun şahsında bizmü'minlere verdiği şu emir de üçüncü tarifimizin delilidir:

"Kafirlere(ve onlarındüzenlerine) uyma.

Onlarakarşı Kur'ân(ınitikadî, ictimaî, iktisadî, hukukî ve ahlâkî sistemiyle ve Kur'ân'ın öğrettiğiaklî ve ilmî delilleri sunma metoduy)la büyük bir cihad ver."

Peygamberimizinaşağıda sunacağımız hadîsi de bu tarifi pekiştirmektedir.

"Cihadınen fazîletlisi (insanlarınhaklarını çiğneyen) zalim yöneticilere karşı Hakk'ı haykırmaktır."*

Şartlara göre Cihad etmek veya inzivaya çekilmekdehayır vardır

EbuSaid El-Hudrî'den.... (R.)

Birçöl adamı Allah'ın Resulü'ne geldi ve sordu:

-İnsanların hangisi daha hayırlıdır? Ya Resülullah!

Oda şu cevabı verdi:

-(Allah'ınrızasına ererek mutlu olmak ve insanları mesut olacakları ilahi düzen'ekavuşturmak için)canı ve malı ile cihad eden kişi (daha hayırlı) dır. Bir de vadilerinden bir vadiye (çekilerek) Rabbine ibâdet eden ve zararvermiş olmamak için insanlardan ayrılarak yalnız yaşayan kişi daha hayırlıdır.2

Zıdların her biri nasıl hayırlı olabilir?

Buhadîs bizlere iki hayırlı tip sunmaktadır.

Savaşaninsan ve ibâdet için vadilerden birine çekilen münzevi insan...

Mantıkve eylem farklılığı ve tezadı içinde olan bu insanların ikisi birden nasılhayırlı olabilir?

Allah'ınDüzeni İslâm'ı cemiyet hayatına egemen kılmanın mümkün olduğu, yapılan cihadınsonuç verdiği veya verebileceği toplumlarda en hayırlı amel elbetteki cihâddır.En hayırlı insan da cihad eden mü'mindir.Bir sonraki hadîsden anlaşılacağıüzere böyle bir ortamda vadilerden birine çekilende hayır yoktur.

Ancakçok yönlü cihadla Hakk'a çağırmanın ve bâtıllardan sakındırmanın etkiliolmadığı, verilen mücadelenin insanları İlâhi Düzen'e yönlendiremediği azgıntağutlar döneminde İslâm'ı yaşama ferdî hayata münhasır kalacağından, bu gibidönemlerde insanlar arasından çekilerek kulluğa yönelmek en hayırlı ameldir.Pek tabiki bu amelin faili de en hayırlı insandır.

Ben cemiyet'ten kopmaya cevaz veren bir dinle gelmedim

EbûUmame (R.) anlatıyor:

"Hz.Peygamber'in askeri seferlerinden birine O'nunla beraber çıktık. (Askeri birlik içindeki) bir adam (bir konaklama sırasında olacak) içinde suyu bulunan birmağara ile karşılaştı.

Bumağarada kalıp içindeki sudan yararlanarak ve mağara çevresindeki sebzelerdenfaydalanarak yaşamayı, dünyadan el etek çekmeyi tasarladı. Sonra da kendikendine:

-Allah'ın Elçisine gitsem ve O'na durumu arz etsem... Eğer bana müsaadebuyurursa(düşündüğümü) yapar,izin vermezse vazgeçerim, dedi.

Buduygularla Allah'ın Resulü'ne geldi de şöyle dedi:

-Ey Allah'ın Peygamberi! Ben içinde bana azık olarak suyu, (çevresinde) sebzeleri olan bir mağarayauğradım. Nefsim burada kalmam ve dünyadan el etek çekmem arzusunu bendeuyandırdı. (Nebuyurursunuz?)

AllahResulü (S.) şu cevabı verdi:

-Ben (ağır yükümlülükler getiren ve cemiyetten uzaklaşmaya cevaz veren)Yahudilik ve Hıristiyanlıkla gönderilmedim.

Benancak Allah'ın birliğine dayanan ve yüklediği görevler kolayca uygulanabilirolan bir dînle gönderildim.

Nefsimkudret ve tasarrufu altında bulunan Allah'a yemîn ederim ki, bir sabah veya birakşam vakti Allah yolunda (cihad eder) olmak (sağlayacağı ahiret mükâfatı bakımından) dünyadan ve içindeki (nimetler ve güzellik) lerden daha hayırlıdır.

Sizdenbirinizin topluma karışarak (cemâatle namaz kılmak için) safda durması (mağarada yalnız başına) altmış yıl namaz kılmasından dahahayırlıdır"3

Mücahidlere Cennet'te yüz derece vardır

EbûSaid (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResulü bir açıklamalarında şu müjdeyi verdi:

-Allah'ı(ibâdet olunacak) Rab, İslâm'ı (emirleri ve yasakları uygulanacak) dîn, Muhammedi (izinden gidilecek) Peygamber olarak (kabul eden, yürekten inanıp-) benimseyen kişi mutlakaCennetlik'dir.

Bumüjdenin etkisiyle (sevincinden) hayretler içinde kalan Ebû Said şöylece ricada bulundu:

-(Aman) Ya Resûlellah! Bu müjdeyi banatekrar et (seniz).

Allah'ınResulü müjdesini ona tekrar edip, sözlerine şöyle devam buyurdu:

-(Sizederecelerinizi artıracak) bir amelin daha (müjdesini vereyim mi?) Allah, bu amel sebebiyle kulunuCennet'te yüz derece yükseltir. (Cennette) iki derece arasındaki mesafe ise gökler ile yerarası gibidir.

(Buikinci müjde üzerine) Ebu Said sordu:

-Bu sözünü ettiğiniz amel nedir? (Ya Resûlellah!)

-Allah yolundacihad etmektir. Allah yolunda cihad etmektir. Allah yolunda cihad etmektir".4

Dini ruhsatları kullanan mümin kınanamaz

Hz.Hasan (R.) anlatıyor:

"(Allah'ın Resulü (S.) hayatta ikenpeygamberlik iddiasıyla ortaya çıkan ve etrafına bir sürü cahil ve zavallıtoplayan)Müseylimetül Kezzab, Allah'ın Resulü'nün ashâbından iki kişiyi (casusları aracılığı ile) yakalar (ve sorguya çeker.) Onlardan birine sorar:

-Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahadet eder misin?

-Evet (ederim).

-Peki benim Allah'ın elçisi olduğuma şehâdet eder misin?

-Evet (ederim.)

(Müseylimetül-Kezzabcevabıyla kendisinin peygamberliğini tasdik eder görünen bu sahâbiyi serbestbırakır.)

Diğersahâbîyi çelbeder ve sorar:

-Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şehâdet eder misin?

-Evet, (ederim.)

-Benim Allah'ın elçisi olduğuma da şehâdet eder misin?

-Ben çok sağırım. (Söylediğiniduymuyorum.)

(Bucevabı alan) Müseylimesualini üç defa tekrarlar. Fakat bu sahabî her soruşunda "Ben çok sağırım,duymuyorum" der. Müseylime de boynunu vurarak onu şehid eder. Bu olay Hz. Peygamber'earz olunur.

Allah'ınResulü (S.) şöyle buyurur:

- Öldürülen mü'min tam ve güçlü olan imanı ve (imanındaki) doğruluğu üzerinde (âhiret âlemine şehid olarak) göçtü. Mükafatını da aldı. Onamübarek olsun.

Diğermü'mine gelince, o da Allah'ın verdiği ruhsatı kullandı. Bundan ötürü de osorumlu tutulup kınanamaz."5

Kişiyi mazur kılan zorlamanın mahiyeti

Buhadîs, can vermeyi gerektirmiş olsa da, İslâm Dîni'nin iman esaslarındansapmamanın, ilâhi emir ve yasakları çiğnememenin yüceliğini açıkladığı gibi,dînî ruhsatları kullanmanın caiz olduğuna da işaret buyurmaktadır.

Ruhsatmeşru mazeretten ötürü veya zorlanmadan dolayı haram kılınanın yapılmasını caizkılan bir dînî kolaylıkdır.

Cebiraltında ruhsata baş vurulabileceğini açıklayan Nahl Sûresinin 106. âyetindeRabbimiz şöyle buyuruyor:

"Kalbiîmanla yatışmış olduğu halde inkâra zorlananlar değil de inandıktan sonraAllah'ı inkâr eden; kalbini küfre açan (ve onu benimseyen) kimselere Allah'dan bir gazâb ve onlar içinbüyük bir azab vardır."

Peygamberimizde "GerçektenAllah ümmetimden hata ederek unutarak ve zorlanarak yaptıkları işlerinsorumluluğunu kaldırmıştır." buyurarak, ağır baskı altında zorlananı yapmanınruhsat olarak caiz olduğunu ve sorumluluk gerektirmeyeceğini açıklamıştır.

İslâmHukuku'nda "ikrah" meselesi olarak incelenen bu konuya özet olarak şöyledeğinebiliriz:

Birmü'min öldürüleceği veya gözü gibi bir uzvunun sakatlanacağı veya işkenceedilerek uzun süre hapsedileceği tehdidi ile kâfirliğe götürücü bir sözüsöylemeye veya içki ve işkence gibi haram bir fiili işlemeye zorlandığı zaman,tehdit eden kişi veya kurumun söylediklerini yapabileceğine kanaatgetirdiğinde, zorlandığı sözü söylemekle kâfir ve cebrolunduğu işi yapmaklagünâhkâr olmaz.

O,İslâm Dînî'nin kendisine verdiği ruhsatı kullanmış olur. Ruhsatları kullananmü'min hiçbir şekilde yerilemez. Yerilmek şöyle dursun duruma göre ilerigörüşlülükle takdir de olunabilir.

Eni göklerle yer arası Cennet'e hazırlanın

Allah'ınResulü ve sahâbileri yürüdüler de, Mekkeli putperestleri geçerek Bedir'e vardı(lar). Savaş başlamadan önce Allah'ın Resulü (sahâbilerini yüreklendirmek içinşöyle) buyurdu:

-Eni göklerleyer arası büyüklükte olan Cennet'e girmek için (düşman üzerine atılmak üzere) kalkınız.

(Bumüjdeli görev emrini dinleyen) Umeyr b. Humam'ın ağzından şu sözler döküldü:

-Aman ne hoş, aman ne hoş.

Allah'ınResûlü sordu:

-Ya Umeyr! Sana bu sözleri söyleten nedir?

-Allah'a yemîn ederim ki ya Resûlellah, başka değil ancak Cennettekilerden olmaümidi (bana busözleri söyletti.)

-SenCennetliklerden (olursuninşallah.)

Bukarşılıklı konuşmadan sonra Umeyr torbasından hurmalar çıkardı ve onlardanyemeye başladı. Sonra da şöyle söylendi:

-Ben hurmalarımı yiyinceye kadar yaşarsam bu pek uzun bir hayat olur. Sonrayanındaki hurmaları attı. Şehid edilinceye kadar (savaştı da) savaştı.6

Cihadın üstünü gerçeği haykırmakdır

Tarıkb. Şihab (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResulü'ne soruldu:

-Hangi (tür) cihâd daha üstündür?

Allah'ınResulü buyurdu:

-Zalim yönetici (veyasalar) önündegerçeği haykırmaktır."7

Mümin şiiri ile de Cihad eder

İbn-üAbdülber Allah'ın Resulû'ne sordu:

-Şiir hakkındane buyurursunuz ya Resûlellah?

-Mü'min kılıcı (silahı)ve dedili-kalemi ile cihad eder.8

Şiir, çirkini vegüzeli olan sözdür

a-Şiir,insan rûhu üzerinde müessir olan güzel sanat dallarından biridir. Ancak İslâmaçısından bakıldığında bu tesir olumlu da olabilir, olumsuz da. Bunun içindirki Peygamberimiz "Şiirbir sözdür. Güzeli güzel, çirkini de çirkindir."* buyurmuştur.

İslâmDîni bütün güzellikleri benimsediği gibi, sunduğu iman esasları ve ahlâkdeğerleri ile örtüşen şiiri kabul ve de teşvik etmiştir.

YücePeygamber'imizin bazı şairleri "şeytan" olarak vasıflandırması ve "Kişinin karnının irin -kusmukladolu olması, kafasının şiirle dolu olmasından daha hayırlıdır."** buyurması, genel olarak şiirve şairi değil, küfrü, nifakı, zulmü, ırkçılığı, seksi ve gayesizliği konu alanşiir ve şairi red etmek içindir.

Allah'ınResulü'nün şiirler ve şairler üzerinde yaptığı bu ayrım Kur'ân'a dayanmaktadır.Zira Kur'ân-ı Kerîm­'de Rabbimiz şöyle buyurmaktadır.

ŞuâraSûresi Ayet 224-227:

"Şairleregelince, onlara da azgınlar uyar. Görmüyor musun onları nasıl her vadide şaşkınşaşkın dolaşırlar? Ve onlar yapmadıkları işi söylerler. Ancak imân edenler,güzel ameller yapanlar, Allah'ı çok çok ananlar ve kendilerine zulmedildiktensonra düşmanlarına üstün gelmeye çalışanlar böyle değiller. Zulmedenler,yakında nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini bileceklerdir."

b-Birsual münasebetiyle Peygamber'imizin şiir hakkındaki görüşlerini "Mü'min silahı ve dili ile cihadeder." buyurarakdile getirmesi, şiir gibi güzel sanat dallarıyla cihad yapılması lüzumuna ve deşiirle ancak kültürel cihad amacı ile meşgul olunması gereğine işaret olsagerektir.

Şiirininsan rûhu üzerinde etkili olduğu bir gerçektir. "İslâm Dîni'­ni ve kurallarınısözlü ve yazılı olarak savunmak ve propaganda etmek" olarak tarifedebileceğimiz kültür cihadında, bu etkili söz biçiminden yararlanmak elbetteki zarûrîdir.

Edebîbir mucize olan Kur'ân'ın sûreleri ve âyetleri indirilirken Peygamberimizinİslâm Dîni'nin savunulması ve tebliğ edilmesinde şiire yer vermesi, şair sahâbîHasan b. Sabit'e mescid-i peygamberi de özel bir yer hazırlatarak kâfir vemünafık şairlerin hücumlarına karşılık verdirmesi ve onun için "Peygamberini savundukça Allah davahiy meleği Cibril ile onu güçlendirecektir." buyurması, kültür cihadında metodolarak şiirden yararlanılması zaruretine delildir.*

Sonuçolarak deriz ki, siyasi, askeri ve iktisadi savaşlar kadar etkili olan ve hattamezkur savaşlara kaynak olan kültür savaşının giderek önemini artırdığıyaşadığımız dönemlerde, müslümanlar Hasan b. Sabit gibi şairleri yetiştirmeyeve "Sanatİslâm İçindir" ilkesinibenimseyecek şairleri desteklemeye özen göstermelidirler.

"Allah bizim mevlâmızdır, sizin mevlânız yoktur"deyiniz

UhudHarbi'nde putperest Mekke'lilerin kumandanı Ebu Süfyan (çarpışmalar sürerkenbir ara sağ olup olmadıklarını öğrenmek için yüksek sesle):

-Nerede Muhammed,Ebu Bekir ve Ömer? diyerek sorduğunda cevap verilmeyince "anlaşılan bunlarınhepsi ölmüşler" dedi. Deyince de Hz. Ömer patladı:

-Yalan söyledin ey Allah'ın düşmanı! Allah senin hakkından gelecekleri yaşattı.Saydıklarının hepsi sağdır.

Bununüzerine Ebu Süfyan şöyle dedi:

-Bu günkü galibiyetimiz Bedir Günü'ndeki mağlubiyetimizin intikamıdır.

Harblerdegalebe ve mağlubiyet çoğu defa birbirini izler.

Sizölülerinizde işkence izleri bulacaksınız. Ancak iyi bilmenizi isterim ki benişkence edilmesini emretmedim. Ne var ki yasaklamadım da.

EbuSüfyan daha sonra sadece şöylece slogan atarak yürüdü:

-Yücelsin Hubel, yücelsin Hubel!

O'nunbu şekilde slogan atması üzerine Allah'ın Resulü buyurdu:

-O'na karşılık vermeyecek misiniz?

-Ne söyleyelim ya Resûlellah?

-Allah daha yüce ve daha büyüktür elbet, deyiniz.

Müslümanlarbu şekilde karşılık verince Ebu Süfyan bir slogan daha attı:

-Tapılan Uzza bizim putumuzdur. Sizin ise Uzza'nız yoktur.

Allah'ınResulü yine buyurdu:

-Ona karşılık vermeyecek misiniz?

-Ne söyleyelim ya Resûlellah?

-Allah bizim mevlâmızdır. Sizin ise Mevlânız yoktur, deyiniz.9

Kâfirlerin sloganlarına karşılık verilmelidir

Kafalarve kalblerde yer tutması için gerek Hak ve gerekse bâtıl inanç sistemleri,mahiyetlerini dile getiren sloganlara ve sembol ifadelere yer verirler.İslâm'da Kelime-i Şehadet ve Kelime-i Tevhid buna örnek olarak sunulabilir.

Hadîsimizharpte ve sulh da bâtılperestlerin, inançlarını formüle eden ve sosyal ilgiyiüzerlerine çekerek morallerini yükselten sloganlarına karşılık, mü'minlerin deHakk'ı ifade eden sloganlar üretmeleri lüzumuna ve toplum gündemine getirmelerigereğine işaret etmektedir.

"Allahbizim Mevlâmızdır..." şeklindeki slogan, Peygamber'imiz tarafından Muhammed (Kıtal)Suresinin 10. âyetinden ilham alınarak üretilmiştir. Doğrusunu Allah bilir.

Allah yolunda ölen şehidtir

EbuHureyre'den... (R.)

Allah'ınResulü (S.)(bir sohbeti sırasında sahâbîlere) sordu:

-İçinizden (ölenlerarasında) kimlerişehîd olarak kabul ediyorsunuz?

-(YaResûlellah!)Ancak Allah yolunda (savaşırken) can veren kişi şehiddir.

-İyi ama bu kabule göre ümmetimin şehidleri pek az olacaktır.

-Peki ya Resûlellah! Şehidler kimlerdir? (Siz açıklayınız.)

-Allah yolunda savaşırken öldürülen şehiddir.

Allah'ın(emirleri veyasakları ile belirlediği) yolunda (hayatını sürdürürken) ölen kişi şehîdtir.

Vebaveya (vebagibi bir salgın hastalığa) yakalanarak ölen kişi şehîdtir.

(Amansızbir) içhastalığa yakalanıp ölen kişi şehîdtir.

Boğularak(ve çöküntüaltında kalarak) ölenkişi şehîdtir.10

Şehidler üç kısımdır

a-Dünyave Ahiret Şehidi:

İslâmYurdu'nun içinde veya dışında savaşırken öldürülen, malını müdafaa ederkencanına kıyılan veya ırzını (namusunu ve şahsiyetini oluşturan değerleri)korurken hayatını yitiren kişi dünya ve âhiret şehididir.

Fıkıhkitaplarımızda açıklanan şartların gerçekleşmesi halinde yıkanmaz, kefenlenmez,namazı kılınarak defn edilir.

b-ÂhiretŞehidi:

Ahiretşehidi; dîni, malı ve ırzı uğrunda öldürülmekle beraber, vurulduğu yerde değilde, getirildiği yerde ölen veya yiyip-içtikten veya bir süre tedavi gördüktenvs. sonra ölen şehîdle, boğularak, yanarak salgına uğrayarak vs. ölen şehiddir.

Busınıfa giren şehîd diğer mü'minler gibi yıkanır, kefenlenir ve namazı kılınarakgömülür.

c-DünyaŞehidi:

Bu,aslında münafık (dışı mü'min içi kâfir) olup mü'min olarak bilinen ve Dünya veAhiret şehidi şartlarını taşıdığı için dış görünüşüne göre muamele edilerekyıkanmadan ve kefenlenmeden namazı kılınarak defnedilen kişidir.

"SekülaristlerDeğil Ancak Mü'minler Şehid Olabilir" isimli araştırmamız için bak. "Cuma Mesajları" isimli kitabımız.

Şehidler Cennet'tedir

Allah'ınResulü'ne (S.) soruldu:

-(Ya Resûlellah! Kesin olarak) kimler Cennet'tedir?

Şöylebuyurdu:

-Peygamberler Cennet'tedir. Şehidler Cennet'tedir. Buluğa ermeden ölen çocuklarCennette'dir. Bir de (câhiliyyet döneminde) diri diri toprağa gömülen kız çocukları Cennet'tedir.11

Şehidlerin kabir hayatı

Allah'ınResulü şehîdlerin Cennetlik olduğu bildirdiği gibi, kabir hayatlarında nailolacakları armağanları da bildirmiştir. Aşağıda sunacağımız hadîs bubildirilere bir örnektir.

İbn-üAbbas'dan... (R.)

Allah'ınResulü şöyle buyurdu:

-Uhud Harbi gününde kardeşleriniz şehid edildikleri an Allah (c.c.) onlarınrûhlarını yeşil kuşların karınlarına yerleştirdi.*

Okuşlar, cennet nehirlerine süzülürler ve Cennet meyvalarından yerler. Onlar,Allah'ın arşının gölgesindeki altından kandillerde konaklarlar.

Onlar, (kuşların karınlarındaki görkemlimekanlarında)güzel yemekleri yedikçe, hoş içkileri içtikçe ve neşeyle dinledikçe (birbirlerine şöyle dediler).

-Ah ne olurdu kardeşlerimiz savaşa isteksiz olmamaları ve harpten kaçmamalarıiçin Allah'ın bize yaptığı lütufları (verdiği nimetleri) bilselerdi.

YüceAllah (onlara):

-Sizin bu arzunuzu ben onlara ulaştıracağım, buyurdu. (Al-i İmran Suresinin"169-170" âyetlerini indirdi.)

Anılanâyetlerde Rabbimiz şöyle buyuruyor:

"Allahyolunda öldürülenleri ölüler sanma: hayır (onlar) diridirler. Rableri katında rızıklanmaktadırlar.

Allah'ınlütfuyla kendilerine verdiklerinden sevinçli olarak arkalarından henüz şehidolup kendilerine yetişemeyenlere de korku olmadığı, onların da üzüntüyeuğramayacakları müjdesiyle sevinmektedirler."

 

* Diğer âyetler için bak. Maide 35,Tevbe 20, 24, 41. Hac 78,Furkan 52.

1 Müslim İmare 110, Buharî Cihad 2.

* Sırasıyla bk. M.K. Ummel 3/131,Nesai Menasik 4, Buharî Cihad 138, Deylami Müsned, Hn. 3731.

** Müfredat-ı Rağ'b (Cehede)maddesi, S. Tirmizi Hn. 1619.

* İ. Mace Fiten 20

2 Buharî Rikak 34, Müslim İmare, 122.

3Müsned 5/266

4 Müslim İmâre 116, Nesâi Cihad 18.

5 Alûsî Rûhul-Meânî Âl-i İmrân 3/122, Kurtûbî10/189.

6 Müslim İmare 145. Müsned 3/136.

7 Nesâî Biat 37, Müsned 5/256.

8 Müsned 3/456.

* M. Mesabih Hz. 4807.

** Buharî Edeb 92, Müslim Şiir 7

* Bk. Tirmizi Edeb 70, Tecrid 9/27.

9 I. Kesir Muhammed 10 (4/175).

10 Müslim İmare 165, İ. Mace Cihad 17

11 Et-Tac 4/335.

* "Yeşil kuşlar" bilmediğimiztürden varlıklar, ruhları taşıyan araçlar olabilir.

 

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/61-cihad-15-435h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim