58- Kölelik-Câriyelik*

58- Kölelik-Câriyelik*
58- Cariyeler ve Sömürülen Cinsellikleri

Câriyeler ve SömürülenCinsellikleri

Câriyeler ve Cinselliklerikonusu tarafımızdan "Kurân ve Sünnet Işığında Câriyeler ve SömürülenCinsellikleri" isimi 304 sayfalık kitabımızda incelenmiştir.Okuyacağınızmakale, bu kitabımızdan, Islâm'a Göre Cinsel Hayat isimli kıtabamız içinçıkarılan özetteir.  Ali Rıza Demircan

Giriş

İslâm Dîni'ni insanlık için hayat düzenikılan Yüce Allah'tır.Bütün Peygamberlerin ortak tebliği olan İslâm Dîni'nin sonve evrensel Peygamberi Hz.Muhammed ve son Kutsal Kitab'ı da Kur'ân'dır.

Yarattığı insanlara pek merhametli olanYüce Allah, Kur'ân-ı Kerîm'de bütün insanlara kaşı adaletli olunmasını, maddîve mânevî iyiliklerde bulunulmasını emretmiştir.Müminleri barışçı olmayaçağırmıştır. Barış sözleşmelerinin gereğininin yerine getirilmesini istemiştir.(Mümtahine 8,Bakara 208,Tevbe 4) İnsanların birbirbirleri üzerinde zalimceotorite kurmalarını engellemek için de savaş açanlarla savaşılmasını emir buyurmuştur: 

"Sizinlesavaşanlarla Allahın koyduğu ölçüler içinde siz de savaşın. Ancak aşırı gitmeyin.

(Savaşmayanlarıöldürme ve esîrleri öldürüp  köleleştirmegibi )aşırılıkları Allah sevmez."(Bakara 190)

Yüce Rabbimiz, meşrû savaş sonrasında,-düşmanın stratejik güçleri tahrib edilme kouluyla - geçici süreli- esîralınmasını onaylamıştır. Karşılıksız veya fidye/bedel  karşılığı bırakılmasını  emrettiği esîrlerinöldürülmeleri ve  köleleştirilmeleriniyasaklamıştır.(Muhammed 4) Câriye olarak isimlendirilen savaş esîrikadınlarla  cinsel ilişkiye girilmesinide rızaya dayalı nikâh şartına bağlamıştır. Üstelik ana babaya  ve akrabaya iyilik yapılır gibi savaş esîrlerinede iyiliik yapılmasını emretmiştir:

 "...EsîrlerinizeAllah görüyor bilinci içinde iyilik yapın; güzelce ve  ikramkâr davranın..." (Nisa 36)

                                                              ***

İşaretedildiği gibi kendileriyle nikâh sözleşmesi yapılarak ilişkiye girilebilecekkadınların bir kısmını da savaş esîrleri olan câriyeler oluşturmaktadır.

İslâmDîni'nin  temel kaynakları olan Kur'ân veSünnet'te, câriyeler konusuna genişce yer verilmektedir. Biz de vereceğiz.Çünkü vermemizi gerektiren özel sebepler de vadır. Bunlara üç madde halindedeğineceğiz: 

a. Câriyeler ve Sömürülen Cinsellikleri konusu Kurân veSünnet'e uygun olarak anlaşılamadığı veya anlaşıldıysa da kaynaklarımızayansıtılıp uygulamaya egemen kılınamadığı için büyük ölçüde istismâr edilmiş,Müslümanların da îmanlarını zedelemiş ve de zedelemekte olan bir konudur.

b. Câriyeler, dönemimiz kaynaklarında bile Kur'ân veSünnet'e aykırı bir şekilde genelde köleler, özelde satın alınabilen cinselpartner olarak sunuldukları için kültürümüzün yerilmesine sebep olmuştur veolmaktadır. İnternette yapılacak bir gezinti, sebep olduğumuz vehâmetikavratacaktır.

c. Savaşlar durmayacağı ve köleleştirilemeyecek veodalıklaştırılamayacak savaş esîrleri olarak câriyeler var olacağı ve onlarlailgili Kur'ân ve Sünnet yasaları Kıyâmet Günü'ne kadar varlığını koruyacağıiçin konunun tarafımızdan bilinmesi farz-ı kifaye  görevimizdir.

GelenekselHukûkumuzda   Câriyeler                                                                              

Üzülerek ifade edelim: Geleneksel İslâm Hukûku'unda savaşesîrleri olan câriyelerin köleleştirilmelerine ve odalık edinilerekkendileriyle nikâhsız ilişkiye girilmesine onay verici İslâm dışı bir yapıoluşturulmuştur. Gerçi uygulamada câriyelere insanca davranılmış ve  sonuçta büyük ölçüde  azat edilmişlerdir. Ne var ki bu insanlık dışısömürücü yapı İslâm Coğrafyasıınds asırlar boyu sürdürülmüştür ve teoride hâlende sürdürülmektedir. Köleleştirme ve odalıklaştırma özellikle Batı Dünyası'ndada çağlar boyu en acımasız bir şekilde yaşatılmıştır.Modern versiyonu  hâlâ da yaşatılmaktadır.

Kur'ân ve Sünnet'teCâriyeler

Genelde köleler,özelde köleleştirilen savaş esîrleri olancâriyeler konusunda   Kur'ân ve Sünnet'inbize söylettiği, kanıtlanabilir ilmî doğruları yukarıda adı geçen eserimizdenşöylece özetleyebiliriz:

İslâm Dîni, târihten ve câhiliyet toplumundan devraldığıinsanlık dışı köleliği, kendine özgü insancıl kuralları olan "İslâm Savaş EsîrliğiSistemi"ni kurarak "kuramsal ve kurumsal" olarak yasaklamıştır.

 

     İslâm literatüründe, Hz. Peygamber dönemine ilişkin olarak yer alan kölelereyönelik uygulamalar, İslâm öncesi Câhiliyet döneminden intikal eden  kölelerle ilgilidir. Çünkü Peygamberimizinyönettiği İslâmî dönemde meşrû savaşlar sonucu alınan esîrlerin hiç birisiköleleştirilmemiştir. Üstelik onlar kısa süreler içinde de özgürlüklerinekavuşturulmuşlardır.

YalnızcaAllah'a kulluğa yönlendiren İslâm, tesîs etmediği fakat zulümlerine tanıkolduğu kullara kulluk düzeni olan köleliği, oluşturduğu İslâm Savaş EsîrliğiSistemi ile kökten yasaklamıştır. O, kurduğu sistem gereği meşrû harp sonucundave ancak saldırgan düşmanın stratejik hedefleri tahrîp edildikten sonra esîrleralınmasını ve gereğinde İslâmî yönetimce savaşan mücahidleredağıtılmasını onaylar. Onların  köleleleştirilmelerini ve -savaş suçlusuolmayanların- öldürülmelerini de yasaklar.Yalnızca karşılıksız veya fidyekarşılığı bırakılmalarını emreder.

Başta isteğe dayalı  görevler olmak üzere yüklediği îmanî, ahlâkîve hukûkî görevlerle esîrlerin salıverilmesini ilkeleştirir.1

İnsan üzerinde ilâhlaşma olan ve İslâm tarafındanmahkûm edilen kölelik, hiçbir şekilde yapılana benzeri ile karşılık verme olanmütekabiliyet yoluyla da meşrûlaştırılıp yasallaştırılamaz.

CâriyelerGeçici Statülü Savaş Esîrleridir.2

Onlarlamülkiyet yoluyla asla ilişkiye girilemez.

Esâretleri süresince câriyelerle cinsel ilişkiye girilmesiniyasaklayan İslâm, onlarla belirlediği şartlar içinde evlenilmesini câiz görür.Evlendirilmelerini ise teşvîk eder.3

İslâmToplumu'nda kamunun veya şahısların Mâlik/Ehil olduğu Ehl-i Kitab ve Müslümannamûslu câriyelerle ancak bekâr veya dul olup da Müslüman hür kadınlarlaevlenmeye güç yetiremeyen erkekler evlenebilir.Evlenmek için mâlikin/ehilin(hukûken tasarrufa yetkili kişi) ve câriyenin izninin alınması, mehrinin câriyeninkendisine verilmesi ve evlenecek kişinin zinaya düşme ihtimalinin de bulunmasıgerekir. 4

Kişinin kendi câriyesiyle ilişkiye girebilmesi için onunlaevlenmesi, bunun için de bekâr veya dul olması, ayrıca Yetkili Merci' olan kamukurumundan(Malik/Ehil) izin alıp câriye üzerindeki mülkiyet hakkını mehirolarak ortaya koyması icab eder. Cinsel ilişki mülkiyet bedeli olacağındanzifaf sonrasında câriye hür olur.

Hür Müslümanerkekler, Ehl-i Kitab ve tercihan Müslüman namuslu câriyelerleevlenebildiği gibi hür Müslüman namuslu kadınlar da başkaları veya kendilerineait Müslüman olmuş iffetli erkek esîrlerle evlenebilir.

Müslüman câriyeler, hür Müslüman kadınlar gibi örtünme ileyükümlüdürler. Çünkü onlar da örtünme emrine muhatap olan Müslüman kadınlardırve Müslümanların kadınlarıdır.5

Esaret geçicidir, onun Kur'ân ve Sünnet toplumunda sürekli olarakyaşatılması mümkün değildir, Esîrleri köleleştirmek ise insanlar üzerinde ilâhlaşmaktır,egemenliğinde Allah'a ortak koşmaktır.

Yerdeki ve göklerdeki varlıkların kendisi içinyaratıldığı yüce bir varlık olan insanın bir organının bile ticarete konuedilmesini onaylamayan İslâm, onların satışını değil, üzerlerinde oluşmuş fidyebedelinin alım-satımını amaçlayan devir işlemlerini onaylar. Devir işlemlerinekonu edilemeyecek yarı özgür câriyeler de pek çoktur.

İnançları ne olursa olsun câriyelerin can, ırz, vicdan ve dînhürriyeti gibi temel hakları saklıdır. Mal sahibi olabildikleri gibi vârisolabilir ve mîras da bırakabilirler.

Zina suçu cezası ve evlilikte mâlik izni dışında, kısıtlayıcı açıkbir hüküm olmadığı için Müslüman câriyeler, genelde hür Müslüman kadınlar gibiyükümlüdürler. Onların cuma namazı, zekât, hac ve genel seferberlikte cihadgibi görevlerle yükümlü olmayışı ilkesel değil, diğer hür kadınlarda olduğugibi şartlara ilişkindir.

Gayr-ı Müslim veya Müslüman; inançları ne olursa olsun câriyelerekarşı işlenen suçlar ve cezaları, hürlere karşı işlenen suçlar ve cezalarıgibidir. Evlileri için hür kadınlara nazaran yarı olan 

(50 Celde) zina suçu cezası dışında, onların işledikleri hırsızlıkve insan öldürme gibi suçlar da hür kadınların işledikleri suçlar gibicezalandırılır.

Savaş esîrleri olarakgelecekte de olabilecekleri için câriyelerin alınıp satılarak ve odalık edinilerekköleleştirilemeyeceğine ilişkin Kur'ân hükümleri, savaş esîrleri statüsü olarakKıyâmet'e kadar geçerli olacaktır.

                                                                       ***

Genel nitelikli bu özet açıklamalardansonra savaş esîri olan câriyelerle köleleştirilerek odalık edinme yoluyla değilancak evlilik/nikâh yoluyla cinsel ilişkiye girilebileceğine ilişkin Kur'ânâyetlerini açıklayarak konumuzu aydınlatmaya devam edelim.

 

1 Yukarıda işaret edilen kitabımızda  bu görevler şu başlıklar altında incelenmiştir.

Finans kaynağı olarak Zekât kurumunu işleterek salıverme (Tevbe 60) ;

Özgürlük sözleşmesi (Kitabet )yaparak salıverme (Nûr33);

 Hatâ ile insanöldürme cezası olarak salıverme (Nisa 92);

 Yemin  ve Zıhar kefareti olarak salıverme (Mâide 89,Mücadele3-4);

Allah'ın rızasını isteyerek salıverme (Beled 13...);

Şiddete ve baskıya uğratılmaları sebebiyle salı verme(Müslim Eyman 30-33);

Usûl ve fürû ilişkisi sebebiyle salıverme (İ.Mace Hn.2525);

Vasıyet yolu ile salıverme (Müslim Eyman 12);

Evlendirme ve evlenme yoluyla salıverme( Nûr 32,Nisa3, 25)

2 (2 Muhammed 4)

3  Nisa 3, 24,25, Nûr 32

4  Nisa 25.

5 Ahzab 59,Nûr 31.

 

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/58-kolelik-cariyelik-13-361h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim