58- Biat

58- Biat
58- Biat 

58- Biat

Allah'ınKitabı'dan: "İmaneden, hicret eden, Allah yolunda malları ve canlarıyla cihâd edenler, Allahkatında daha büyük dereceye sahiptirler. İşte bunlar, kurtuluşa erenlerdir.

Rableri onları,katından bir rahmet, rıza ve cennetlerle müjdeler. Onlar için cennette devamlınimetler vardır."* 

TevbeSuresi âyet 20-21

Akabe Biatı

(Akabe'debiat edenlerden) Câbir b. Abdullah (o tarihî biat olayını ve ona ortamhazırlayan olaylar dizisini şöyle) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü Peygamberlik görevine başladıktan sonra Mekke'de (10-12) yıl kadarkaldı.

O,(Mekke'dekurulan) Ukazve Mecenne panayırlarında ve Hac mevsiminde (Mina'daki ikamet günlerinde) insanları konaklama yerlerindeizler ve yardımcı bulmak için çağrıda bulunurdu:

-Rabb'imin dinini tebliğ etmem için kim beni koruyup, bana yardım edecek?

(Hacetmek, panayırlara katılmak için) Yemen'den ya da diğer bir şehirden bir adam (Mekke'ye) gelir gelmez Peygamber'insoydaşları hemen o kişiyi bulur:

-AmanKureyşli genç (Muhammed)den sakın, o seni de aldatıpsaptırır, derlerdi. Üstelik dıştan gelenlerin konaklama yerlerinde dolaşırkenAllah'ın Resûlü'nü parmaklarıyla gösterirler; (işte bu sakınacağınız adamdır,deyip dururlar)dı.

Câbirb. Abdullah anlatımını sürdürüyor:

Peygamberliğin11. yılıydı. Allah Yesrip (Medine)den bizi gönderdi. Biz (O'nun çağrısı ile karşılaşınca) O'nu bağrımıza bastık, O'nu (ve tebliğ ettiği Kur'ânbuyruklarını)doğruladık.

BizdenMekke'ye varan her ferd Allah'ın Resûlü'ne inanıyor, O'nun kendisine okuduğuKur'ân (sûrelerive âyetlerini öğrenerek Medine'ye) ailesine dönüyor, aile fertleri de o kişininmüslüman olması sebebiyle İslâm Dini'ne giriyordu.

(Medine'deİslâm Dini'ne girenler öylesine çoğalıyordu ki) Medine'lilerin evleri içindemüslümanlığını açıkça dile getiren iki-üç kişinin bulunmadığı hiçbir evkalmamıştı.

(Bugelişme süreci içindeyken Medine'li müslümanlar toplanarak) istişare ettiler. (İstişareye katılanlar olarakbirbirimize şöyle) dedik:

-Allah'ın Resûlü'nü Mekke dağlarına itilmiş bir şekildekorku içinde yaşarken O'nu daha ne zamana kadar yalnız bırakacağız?

- (Böylecekarar aldık da)bizden yetmiş erkek (ve iki de kadın) O'nunla görüşmek için yola çıktı.

Yolaçıkanlar Hac Mevsimi'nde O'­na ulaştılar.

(Hz.Cabir anlatımına devam ederek şöyle diyor:)

BöyleceAkabe yolunda buluşmak üzere sözleştik. Birer ikişer Akabe'de toplanıldı.Hepimiz tam olarak hazır olunca Allah'ın Resûlü'ne sorduk:

-Sana ne üzere biat ede(rek güvence vere)lim ya Resûlellah?

Şöylebuyurdu:

-Arzulu zamanlarınızda ve isteksiz anlarınızda dinleyip itâat etmek, İslâmDini'nin inanç ve amel esaslarına çağırıp yasaklarından sakındırmak, Allah için(yalnızgerçeği) dilegetirmek, Allah yolunda yericinin kınamasından çekinip korkmamak, (hicret ederek) size geldiğim zamancanlarınızı, eşlerinizi ve çocuklarınızı koruduğunuz tehlikelerden beni dekoruyup bana yardım etmek üzere bana biat edersiniz.

(Eğerbu şartlar üzerinde biat eder de biatınızın gerektirdiklerini yaparsanız Allahtarafından karşılık olmak üzere) size Cennet vardır."1 

Biat nedir?

Biat,eli el üstüne koyup bağlılığını arz etmektir. Üstlenilen görev veya görevlerinyapılacağının sözlü güvencesini vermektir.

Allah'ınResûlü ile ashâb-ı kiram arasında vâki olan şekliyle biat İslâm'a has birmanevî müessesedir.

Biattarih olmuş, özelliğini yitirmiş bir kurum değildir. O, cemâatten devlete,câhiliyet egemenliğinden İslâm hâkimiyetine giden ilk İslâm toplumunda Hz.Peygamber'in baş vurduğu bir tatbikat olduğu gibi, Kıyamet Günü'ne kadar aynıçizgide gelişme gösterecek bütün İslâm cemâatlerinde de önem arz edecek, başvurma zarureti duyulacak bir uygulamadır.

Biatteşrîî, icraî ve kazaî (yasama, yürütme ve yargı) bakımından istikrar bulmuş,hâkimiyet kurmuş İslâm toplumundan çok, böyle bir gelişim çizgisi üzerinde olanİslâm toplumlarında seçilecek otoriteye bağlılığı sağlayıcı vasfı ile zarûrîbir kurumdur. Ancak iyice bilinmelidir ki, önemli olan şekil değil özdür.

Biat Allah'a bağlayan araçtır

Seçilecekve üzerinde ittifak edilecek kişiye veya kişilerin teşkil ettiği şahsiyetima'nevîyeye biat, Hz. Peygamber'e biattir. O'na biat ise, Allah'a biatolacağından, biat disiplinli bir güç birliğini oluşturucu amillerden biridir.

Mevzuile âlakalı âyetler ve hadîslerden öğrendiğimize göre biat Allah'a şirkkoşmamak, hırsızlık yapmamak, namaz kılmak, zekât vermek cihâd yapmak gibibelirli ilâhi emir ve yasaklar üzerinde cereyan etmiştir. Hz. Peygamberdöneminde îman eden insanlar, îmanın şuûrunda olduğuna ve imân da itâatıgerektirdiğine göre, Peygamber'imiz biat alma gereğini niçin duymuştur?

Busuâlin biatın manevî fonksiyonunu da ortaya koyacak cevabı, anlayışımıza göreşöyle verilebilir:

Îmanitâat gerektirse de, itâat olunacak ilâhî emirler ve yasaklar çoktur. İnsanarzu etse bile bu ilâhî yasaların her birine aynı ihtimam ve kalbî coşku ilebağlanamaz.

Hz.Peygamber devri toplumunda olduğu gibi; İslâm Cemiyetine doğru gelişme süreciiçinde olan bir sosyal yapıda mü'minlerin bazı İslâmî görevleri mutlaka veiçtenlikle yapması lâzımdır ki, toplum gelişimini tamamlayabilsin. İşte biat,yapılması zarûrî görevleri mü'minin gündemine getiren ve onu bu görevleriyapmaya rûhen hazırlayan ve bu özelliği ile etkinliği büyük olan biruygulamadır.

Tarihidönemlerden beri bütün ülkeler ve toplumlar da icra olunan yemin merasimleri debiatla hedef alınan psikolojik yararları sağlamak için olsa gerektir.

Akabe Biatı geleceğe ışık tutan biattır

Yukarıdatercümesini sunduğumuz hadîste söz konusu edilen biat İslâm Tarihi'nde Akabebiatı olarak geçmiş biattır. Bu biat Hudeybiye antlaşmasından sonra 1400sahâbînin iştirakiyle yapılmış Biat-ı Rıdvan gibi, topluca yapılmış birbiattır.

Akabebiatı insanlık tarihinin en büyük dönüm noktası olan Allah'ın Resûlü'nünhicretini arzudan eyleme dönüştüren biattır.

Bubiat 1428. yılını idrak ettiğimiz tarihi hicreti oluşturan şartlarıaydınlattığı gibi geleceğin hicretlerinin hangi temeller üzerinde gerçekleştirilmesigereğine de ışık tutmaktadır.

Tarihihicretin Muhâcirleri ve Ensarına rahmet, gelecek hicretlerin manakahramanlarına da selâm olsun.

İslâm dinî ve Cihad üzerine biatlaşabilirim

Mücaşib. Mesud (R.) anlatıyor: "(Mekke'nin fethinden sonraydı.) Kardeşimle beraber Allah'ınResûlü'ne gelerek şöylece ricada bulundum: - (Ya Resûlellah! Medine'ye) Hicret edeceğimize dairyapacağımız biatımızı kabul buyurup bizimle biatlaşınız.

(Buricamı kabul etmedi.) - Hicret edecekler etti. (Medine'ye Hicret dönemi kapandı.) buyurdu.

Bende sordum:

-Peki ya Resûlellah! Ne üzere (yapacağımız biatımızı kabul buyurup) bizimle biatlaşırsınız?

Şöylebuyurdu: - Ancak İslâm Dini (üzerinde yaşayacağınıza) ve cihâd (edeceğinize dair yapacağınızbiatınızı kabul edip sizinle biatlaşabilirim.)"2

Namaz kılmak ve Zekât vermek üzere biat et

Hz.Cerir (R.) rivayet ediyor:

"Allah'ınResûlü'ne geldim. (Diğer mü'minlerle) biatlaşıyordu. Ben de şöylece ricada bulundum.

-Ya Resûlellah! Siz daha iyi bilirsiniz. (Bu sebeble hangi hususlar üzerinde biat etmemgerektiğini) banaşart koşup açıklayınız ve elinizi de lutfediniz de size biat edeyim.

Allah'ınResûlü (bana) şöyle duyurdu:

-(Biatleşmedileğini kabul ediyorum ve emirleri ve yasaklarına  itâat ederek) Allah'a ibâdet etmen, namazkılman, zekât vermen, müslümanlara karşı samimi; nasihatçi olman veputperestlerle(ilişkini kesip ayrılman şartı) üzere seninle biatlaşıyorum."3

Kadınlar olarak Hz. Peygamber'le biatlaşdık

Ümeymeb. Rakika (isimli sahâbîye) anlatıyor:

"(Ensar'dan) bir kadın topluluğu ilebirlikte biât etmek üzere Hz. Peygamber'e geldim.

Kur'ân(ın Mümtehine Sûresi'nin 12.âyetinde Rabb'imizin kendisine emrettiği şekle ve sıray)a göre hiçbir varlığı Allah'aortak koşmamaya... dair Hz. Peygamber bizden (biât) aldı ve kadınlar güç yetirebileceği ölçüdebiâtlarına bağlı kalacaklardır, buyurdu.

(Gücümüzölçüsünde mesul oluşumuz bizi sevindirdi de;)

-Allah ve O'nun Peygamber'i bize öz canlarımızdan daha merhametlidir, dedik.

(Hz.Peygamber'in erkeklerle olduğu gibi bizimle de el ele tutuşarak biâtlaşacağınızan ediyorduk. Fakat bizimle böyle biatlaşmadı. Sözle iktifa buyurdu, biz desorduk:)

-Bizimle müsafaha etmeyecek; el sıkışmayacak mısınız, ya Resûlellah?

-Ben kadınlarla tek tek el sıkışarak biat etmiyorum. Bir kadına söz söylemem yüzkadına söz söylemem gibidir.

Hz.Aişe validemiz mevzu ile ilgili olarak şu açıklamayı yapıyor:

Allah'ınResûlü; kadınlardan biât aldığı zaman "sizinle sözlü olarak biâtlaşdım,artık gidebilirsiniz..." buyururdu."4

Kadınlardan ne üzere biat alınırdı

Hadîsimizdegeçen Mümtehine Sûresinin on ikinci âyetinde Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

"EyPeygamber! Mü'min kadınlar sana gelip, Allah'a hiçbir şey ortak koşmamak,hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayaklarıarasında bir iftira uydurup ileri sürmemek ve iyilikler hususunda sana karşıgelmemek şartıyla biat ederlerse biatlarını kabul et. Allah'tan onlarınaffedilmelerini iste. Şüphesiz Allah Gafûrdur, Rahim'dir, çok affeden ve çokbağışlayandır."

Allah'ınResûlü kadınlardan umumiyetle bu âyet-i kerimede geçen haramlarıyapmayacaklarına dair biat alırdı. Konu ile ilgili diğer hadîslere görekadınlardan:

a-Ölünün ardından feryad koparıp yaka yırtmayacakları, saç yolmayacaklarına...

b-Kocalarının malından haberleri olmaksızın mal aşırıp harcamayapmayacaklarına...

c-Boyunları ve gerdanlarını açığa vurup kırıta kırıta yürümeyeceklerine dair biataldığı da olurdu.*

Tokalaşma

Erkeklerinmahremi olan kadınların yanı sıra kadınlıkla ilişkileri kalmamış çok yaşlıkadınlarla musafaha etmeleri veya el öpmeleri caizdir.

Ancakİslâm'ın ictimâi adabında kadın erkek tokalaşması yoktur. Birbirlerininnikâhına düşebilecek kadınlarla erkeklerin cinsel amaçlı tokalaşmalarıharamdır. Cinsel haz amacı gütmeyen tokalaşmalar ise, böyle bir amaca dönüşyapılabileceği için kaçınılması gereken bir uygulama olarakdeğerlendirilmelidir.

Kitabımızınsonunda yer alan "KadınErkek Tokalaşması Haram mıdır?" başlıklı incelememizi okumanızı öğütleriz.

Güç yetirebileceğim hususlarda biat ediyorum

Cerirİbn-ü Abdullah'dan... (R.)

Allah'ınResûlü'ne (S.) geldim ve (biat etmek arzumu şöylece) dile getirdim.

-Ya Resûlellah! Sevdiğim ve sevmediğim her bir hususta (emirlerinizi) dinlemek ve itâat etmek üzere sizebiât ediyorum.

Allah'ınResûlü:

-Buna güç yetirebilir misin? buyurdu ve şöyle devam etti:

-Güç yetirebileceğim (hususlarda dinleyip itâat etmek üzere biât ediyorum) de:

(Hadîsirivayet eden Cerir diyor ki:)

Allah'ınResûlü (Dinleyipitâat etmem ve) bütünmüslümanlara karşı samimi nasihatçi olmam şartıyla benimle biâtlaşdı.5

 

* Diğer âyetler için bak. Fetih10,18. Mümtehine 12. Nisa 97-100. Enfal 73-75, Tevbe 20-21. Nahl 110, Mumtehine11.

1 M. Zevaid K. Meğâzî ves-Siyer B. İbtida-iEmril-Ensar6/46, Müsned 3/322.

2 Buhârî Cihad 110, Müslim İmare 83, Et-Tac 4/343.

3 Nesaî Biat 17, Müsned 4/465.

4 Alûsî Rûhul-Meânî Mümtehine (71) (28/81) Müsned 6/357, 114, Nesâî Biat 18, İ. Mace Cihad 43, Buharî Ahkâm 1, Müslim İmâre 88.

* Bak. M. Zevaid 6/37-39.

5 Nesâîi Biat 16, 24, Müslim Îman 99, Buhârî Ahkâm 43

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/58-biat-15-438h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim