51- Hadd ve Ta’zîr

51- Hadd ve Ta’zîr
51- Hadd ve Ta’zîr 

51- Hadd ve Ta’zîr

Cinselsuçların cezalarını tek tek açıklamaya başlamadan önce, açıklamalarda sık sıkgeçecek olan "hadd" ve "ta'zîr" terimlerini açıklamakta yarar ve de zarûretgörüyoruz.

İslâmCezâ Hukûku'nda, İslâm Dini'nden çıkmak, insan öldürmek, zina, zina iftirası,hırsızlık, (içki içmek), yol kesmek ve meşrû İslâmî toplum düzeninebaşkaldırmak gibi suçların cezaları belirlidir. Kur'ân ve Sünnetin belirlediğibu cezalara hadd denir. Had cezaları değiştirilemez vasıfta olup, İslâmı vemü'minleri bağlar. Hâkim kararına dayalı hadd cezaları, İslâmi yönetimlertarafından dahi affedilemez. Ancak hadd ve aşağıda açıklanacak tazîre konusuçların-günahların cezalarının ilk defa işlenmiş olmaları durumunda tevbe iledüşebileceği, bazı İslâm bilginleri tarafından ileri sürülmektedir.

Cezalarıve keffaretleri Kur'ân ve Sünnet'le belirlenmemiş bulunan suçlara uygulanacakcezalara da ta'zîr adı verilir.

Ta'zîrcezâları uyarı, dövme, hapis, sürgün, memuriyetten azil, para cezası ve bazıbilginlerin katılmadığımız görüşlerine göre ölüm gibi pek çok çeşide ayrılır.Ta'zîr cezalarını takdir, tesbit, değiştirme, ilân ve infaz yetkisi İslâmDevleti Başkanı (Halife-i Müslimin)nın, yetkili yöneticilerin ve hâkimlerindir.

Çocuktarafndan işlenen bazı suçların uyarı ve dövme şeklindeki ta'zîr cezalarıbabası tarafından takdir ve infaz olunabilir. Ayrıca flört eden, yabancılarıeve alan ve saldırganlaşan kadın tarafından işlenen bazı suçların uyarı vehafifçe dövme şeklindeki ta'zîr cezaları da koca tarafından takdir ve infazolunabilir. Zamana,mekâna ve şartlara göre değişebilir nitelikte olan ta'zîr cezaları, yalnızca bucezaları belirleyen ve kabullenenleri bağlar.

Zina İsnadı (Kazf) Cezası

Allah'aortak koşmak ve insan öldürmekten sonra gelen en büyük günah zinadır. Zinanınİslâm Hukûku'ndaki cezası "Zinanın Cezası" bölümünde açıklanacağı üzerebüyüktür.

Zinaböylesine azim bir günah, böylesine büyük bir suç olduğu için, kadın veya erkekbir kişiye zina isnad etmek (onu zinacı olarak vasıflandırmak) korkunç bireylemdir.

Busebeble bir kişiyi zina ile suçlayıp, sonra da onun zina ettiğini dört şâhitleisbatlayamayan kişi suçlu olur ve cezalandırılır.

NûrSûresi'nin dördüncü ve beşinci âyetleri bu durumu şöylece açıklar:

"Namuslukadınlara zina isnad edip de, sonra bu iddialarını doğrulayacak dört şâhitgetiremeyenlere seksen celde (sopa veya kamçı) vurun. Onların şahitliklerini de ebediyen kabuletmeyin. İşte onlar fâsıkların ta kendileridir.

Ancakbundan sonra tevbe edip ıslah olanlar bu hükmün dışındadır. Çünkü Allah, çokçok bağışlayandır ve pek çok merhamet edendir."

İslâmHukûku'nda bir kimseye, ayıplamak veya cezaya uğratarak mağdûr etmek maksadıylazina isnad etmek suçunun hukûkî adı "Kazf"dir. "Kazf" suçunun seksen celdeden ve şahitliğin red olunmasındanibâret olan cezasına da Hadd-i Kazf denir.* 

İslâmîyönetim altında bulunan bir ülkede akıllı, bulûğa ermiş ve irâde hürriyetnesâhip bulunan bir kişi; akıllı, ergin, hür, Müslüman ve zinadan uzak bir kişiyezina suçunu isnad eder, sonra da bu isnadını dört şâhitle isbat edemezse, onaseksen sopa veya kamçı vurulur. Mahkemelerde şâhitliği kabul olunmaz.

Bucezanın amacı insanların haysiyetini ve toplum düzenini korumaktır.

Eğerzina isnad edilen kişi cinsel ilişkide bulanamayacak derecede cinsel kusurlarlailletli ise veya bir defa da olsa zina yapmış ve kendisine zina cezasıuygulanmışsa, o kişiye, zina suçu atılmasından ötürü yukarıda açıklanan cezauygulanamaz.

Hanefîmezhebi müctehidlerine göre Kazf davası hâkime intikal ettikten sonra düşmez vedüşürülemez. Cezanın infazı gerekir.

Malikîve Şafiî mezhebi hukukçularına göre hadd-i kazfin infazı kendisine zina isnadeilen kişinin talebine bağlıdır. Eğer affederse ceza düşer.

Kazfcezası infaz edilirken; başa, yüze ve cinsel organlara vurulmaz. Cezayaralayacak şekilde değil, elem verecek şekilde uygulanır.

Anlamlarısunulan ilgili âyetlerden ve açıklamalarımızdan anlaşılacağı üzere kazfcezasının bir bölümü de bu suçu işleyenlerin şâhitliklerinin kabulolunmamasıdır.

Âyetlerüzerindeki yorum farklılıkları sebebiyle Hanefi mezhebi müctehidleri, kazfsuçunu işleyenlerin ölünceye kadar şâhitliklerinin kabul olunmayacağıgörüşündedirler.

Diğerüç büyük mezheb müctehidleri ise, tevbe edip ıslah olmaları halindeşâhitliklerinin kabul olunacağı ictihadında bulunmuşlardır.

Homoseksüellik ve Muhanneslik isnadı

Yukarıdamahiyetini ve cezasını açıkladığımız kazf zina isnadıdır.

Birkişiye yapılan ve isbatlanamayan homoseksüellik ve kadınlaşmış olmak isnadınıncezası ise, aşağıda sunacağımız hadise göre yirmişer celdedir.

İbn-iAbbas, Allah'ın Resûlü'nün şöyle emir buyurduğunu açıklıyor: "Bir adam diğer bir adama; ‘-Eykadınlaşmış kişi!' dediği zaman ona yirmi sopa vurunuz. Bir adam diğer biradama; ‘-Ey eşcinsel kişi!' dediği zaman ona da yirmi sopa vurunuz."

Zinanın Cezası (Haddi)

Zina;evlilik bağı olmaksızın ergin bir erkeğin ergin bir kadınla veya ergin birkadının ergin bir erkekle isteyerek yaptığı üreme organlarını girdirmeyi içerencinsel ilişkidir.1

Zina,İslâm Dini'nde baş cinsel haram olup Allah'a ortak koşmak ve insan öldürmektensonra gelen üçüncü büyük günahdır.

İslâmDini; kişisel, ailevî ve sosyal pek büyük zararları içeren zinayı, büyük günaholduğunu bildirmekle ve Cehennem azabına uğratacağını duyurmakla bırakmamış,ona en büyük dünyevî cezayı da vermiştir.

Zinanın sübûtu

a- Zina, zina yapan kadının veyaerkeğin hâkim huzûrunda dört ayrı celsede veya bir celsede dört ayrı defaikrarı (itirafı) ile sâbit olur.

Konuile ilgili aşağıda sunulacak Maiz hadisi ve benzerleri, Allah'ın Resûlü Hz.Muhammedin, Kur'an'ın Nur Sûresi'nin, zinanın cezasını belirleyen ikinciâyetinin indirilişinden önce recim uyguladığını ve zinanın itirafla sabitolabileceğini açıklamaktadır 2

Maizisimli sahâbî Allah'ın Resûlü'ne (sav) geldi ve şu itirafda bulundu.

-YaResûlallah! Ben zina yaptım. Gereken cezayı bana uygulayın.

Allah'ınResûlü (sav) Maiz'in bu itirafını önemsemedi ve ona ilgi göstermedi.

FakatMaiz aynı itirafı dört defa tekrarladı. Beşinci defa itirafda bulununca Hz.Peygamber şöyle buyurdu:

-Zina mıyaptın?

-Evet (YaResûlallah!)

-Zinanın neolduğunu biliyor musunuz?

-Evet biliyorum. Bir erkeğin meşrû yolla yaptığını, ben bir kadına haramişleyerek yaptım.

-Bu sözlerle itiraf edip durmakla ne istiyorsun Ya Maiz?

-Beni zina günahından arındırmanı istiyorum Ya Resûlallah!

-Milin sürmedanlığa ve kovanın kuyuya girip kaybolduğu gibi senden ona bir şeygirip kayboldu mu?

-Evet.

(Busorgulamadan sonra) Allah'ın Resûlü (sav) Maiz'in recm olunmasını emretti. Maiz de recm olundu.3

b- Zina dört akıllı, ergin, hür görürMüslümanın hâkim huzûrunda bir araya gelerek cinsel organların iç içeliğinigördüklerine şâhitlik etmeleriyle sübût bulur.

Zinanınbu yolla sübûtu hemen hemen mümkün değildir. Bunun içindir ki kişinin karısınınzinasını bizzat görmüş olması, li'ân yoluyla ayrılabilmeleri için yeterlikılınmıştır.4

Allah'ınResûlü'nün döneminde şâhitler yoluyla sübût bulmuş ve ceza uyulanmış bir zinaolayı olmamıştır.

Zinanınsübûtunun dört şahidin şehâdetine bağlanması, asıl amacın korku siyâseti ile bugünahın-suçun işlenmesine engel olmak olduğunu göstermektedir.

c- Zina, kocası olmayan veya kocasıçocuk olan kadının hâmileliği ile de sübût bulur.

Ancakhâmilelik tek başına bir sübût sebebi değildir. Çünkü kadın zorla tecâvüzedilerek veya girdirilmeksizin cinsel organ üzerine fışkırtılarak da hâmilebırakılmış olabilir.

Görülüyorki zina daha çok ikrarla sübût bulan bir günah-suçdur. Nitekim Allah'ınResûlü'nün döneminde uygulanan zina cezalarının hepsi de itirafa dayalıinfazlardır.

Yukarıdaaçıkladığımız yollarla sâbit olmayan zina yalnızca şüphe ile davâ ve cezakonusu edilemez. Şüphe ne derece gerçeğe yakın olursa olsun, durum değişmez.Zinanın Kur'ânî cezası belirlenmeden önceki uygulamayı yansıtan aşağıdaki hadisbu hakikati açıklamaktadır:

Allah'ınResûlü şöyle buyurur:

"-Eğerdelilsiz olarak bir kişiyi recmedecek olsaydım, filanca kadını mutlaka recm ederdim. Çünkü konuşmaları,davranışları ve kişilerin evine girip-çıkmaları sebebiyle onda şüphe, elletutulur gözle görülür gibi olmuştur."5 

Zinanın cezası

Kur'an'da zinanıncezası

Bekâr-evliayırımı yapılmaksızın; akıllı, ergin ve hür kişiler için Kur'ân'ın NurSûresi'nin ikinci âyetinde belirlediği ceza yüz celde (sopa) olarak şöyleceaçıklanmaktadır.*

"Zinaeden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz celde vurun. Allah'a ve ÂhiretGünü'ne inanıyorsanız Allah'ın dinini tatbik hususunda sizi sakın acıma duygusukaplamasın. Mü'minlerden bir topluluk da onlara uygulanan Azab'a; cezaya şahitolsun."

Kur'ân-ıKerîm, zinanın cezasını yüz sopa olarak belirlediği gibi, bu cezanın dışında,örneğin recm gibi bir cezanın olmadığını da vurgular.

Kur'ân'da(Nisa 25, Ahzab 30, Nûr 2, 8) zinanın (yüz sopadan oluşan) cezası Azab olarak geçmektedir. Nûr sûresininikinci âyetinde zinacı erkek ve kadına yüz sopa vurulması emredildikten sonra "... onların Azabı'na müminlerdenbir topluluk şahit olsun," buyurumaktadır.

Kocasıtarafından hâkim huzurunda kendisine zina isnad edilen kadının, kocasınınbenzeri lian*da; lanetleşmede bulunmasınınondan Azab'ı gidereceğini yani zinanın cezasınıdüşüreceğini açıklayan Nûr sûresinin sekizinci âyeti evlilerin cezasının daikinci ayette açıklanan Azab olduğunu açıklamaktadır. Azab olarak, nitelenen ceza ise yüzsopadır ve sekizinci âyetteki Azab'la ikinci âyetteki Azab da aynıdır:

"Kocasıtarafından kendisi zina ile suçlanan kadının dört kere, kocasının yalansöyleyenlerden olduğuna Allah'ı tanık göstermesi, kendisini zina cezası olanAzab'tan kurtarır. Kadının beşinci tanıklık ifadesi, -eğer kocası doğrusöyleyenlerden ise- kendisinin Allah'ın gadabına uğramayı, dilemesi olacaktır."

Bunailaveten mümin cariyelerinin zina cezasının hür kadınların zina cezasınınyarısı olduğunu açıklayan Nisa sûresinin 25. âyeti de evli-bekâr ayırımyapılmaksızın zinanın cezasının yüz sopa olduğunu pekiştirmektedir. Zirataşlanarak ölüm olan recm cezasının yarısı olmaz.

Sünnet'de zinanın cezası

Bukonuda iki görüş vardır.

A-Yukarıda tercümesi sunulan Nûr sûresinin ikinci âyetinin indirilişinden sonraşanlı Peygamberimizin Kur'ânî cezanın dışında farklı bir ceza, örneğin recmuyguladığı sabit olmamıştır. Bu, sebeple yürürlükteki Sünnet'te zinanın cezasıKur'ânî cezanın aynıdır. Bir diğer ifadeyle yüz sopadır.

Bugörüşü paylaşan âlimler, görüşlerini şöylece gerekçelendirmektedirler:

1-Hz. Peygamber recm cezası uygulamıştır. Ancakbu uygulama evli ve bekâr ayrımı yapmaksızın zinanın cezasını yüz celde olarakaçıklayan Nûr Sûresi'nin ikinci âyetinin indirilişinden önce olmuştur.

Ötedenberi tartışmalı olan bu konuda doğruya en yakın olan görüş bu olsa gerektir.Örneğin muhaddis Buhari bu eğilime işaret etmek için olacak Sahîhinin KitabulHudûd'unun iki babında tabiinden Şeybanî ile sahabî Abdullah b. Ebî Evfaarasında geçen diyaloğu anlatır. Şeybanî, Abdullah'a sorar:

-Hz. Peygamber recm cezası uyguladı mı?

-Evet uyguladı.

-Recm uygulaması zinanın cezasını yüz celde olarak belirleyen Nûr sûresininikinci âyetinin indirilişinden önce miydi, yoksa sonra mıydı?

-Onu bilmiyorum. (BuhârîHudûd 21, 37)

Abdullahb. Evfa'nın uzunca yaşamış ve Allah'ın Resûlü Hz. Muhammed'den 95 hadis rivayetetmiş bir yüce sahabi olduğunu hatırlatalım.

2-Hz. Peygamber İslâmî hükümlerin ilâhî vahiy Kur'ân tarafından henüz konulmadığıalanlar ve dönemlerde önceki peygamberlerin şerîatlerinin Allah tarafındannesih olunmamış (kaldırılmamış) hükümleriyle amel ettiği için, Hz. Musaşerîatinde yer alan recmcezasını uygulamıştır. Nitekim uygulanan recm cezalarından birinin Tevrat hükümlerine göre bir Yahûdîerkek ve kadına uygulanmış olduğu sahih rivayetlerde bilinmektedir. Buhari'ninbu konudaki rivayeti şöyledir:

Yahûdilerzina eden bir Yahûdi erkek ve kadını beraberce Allah'ın Resûlü Hz. Muhammed'egötürdüler ve (hafif bir ceza vereceği ümidiyle) onlar hakkında hüküm vermesiniistediler. Hz. Peygamber onlara şöyle buyurdu:

-Kutsal Kitabınız Tevrat'da zinanın cezası nedir?

Şöyledediler:

-Hahamlarımız zinacıların yüzlerinin siyaha boyanmaları ve ters yüz edilerekhayvanlara bindirilmeleri ve böylece dolaştırılarak aşağılanmaları şeklinde birceza belirlediler. Yapılan açıklamaya şahit olan Yahûdi asıllı Tevrat bilginisahabi Abdullah b. Selam itiraz eder ve "Tevrat'ın getirilmesini emret YaResûlullah!" der. Tevrat getirilir. İlgili kişi elini Recm âyeti üzerinekoyarak öncesi ve sonrasını okuyunca Abdullah b. Selam "elini kaldırır,"uyarısında bulunur. Böylece recm ayeti ortaya çıkar ve okunur. Hz. Peygamberemreder zinacı erkek ve kadın recmedilir. (Buharî Hudûd 24)

BuradaHz. Peygamber döneminin Tevrat nüshalarında olduğu gibi yaşadığımız döneminTevrat nüshalarında da zinanın cezasının ölüm olduğunu hatırlatalım:

"Eğerbir adam başka birinin karısıyla yatarken yakalanırsa hem kadınla yatan adamhem kadın ikisi de öldürülecek. İsrailden kötülüğü atacaksınız." (Tesmiye Bab22, Cümle 22. Ayrıca bak. Levililer Bab 20, Cümle 10)

3-Ayrıca recm delilleri olarak ileri sürülen verecm'in uygulandığını gösterenhadislerde bu cezanın Nûr Sûresi'nin ikinci âyetinin belirlediği Kur'ânîcezadan sonra tatbik edildiğini gösterir bir açıklık bulunmamaktadır. AmaKur'ânî cezadan önce uygulandığını gösterir işaretler vardır. Buhârî'nin şurivayetini işaret olarak değerlendirmek mümkündür. (Buhârî Hudûd 21)

"Aralarındahüküm verilmesi için iki kişi Allah'ın Resûlü'ne gelirler. Onlardan biri şöyleder:

-Aramızda Allah'ın Kitabına göre hüküm ver.

Dahabilgili ve kavrayışlı olan diğeri de, "Aramızda Allah'ın Kitabı'na göre hükümver," diyerek talebini sunar ve "konuşmama  izin veriniz," der. Hz.Peygamber, buyur konuş, deyince de şöyle anlatır:

-Benim oğlum bu kişinin yanında ücretle çalışan bir işçiydi. Karısıyla zinaetti. Durum açığa çıkınca, bana oğlunun cezası recm (taşlanarak ölüm) dir,denildi. Ben de oğlumu kurtarmak için yüz koyun ve bir hizmetçi kızı fidyeolarak verdim. Daha sonra konuyu araştırarak bilginlere sordum. Onlar bana,oğlunun cezası yüz celde (sopa) ve bir yıl sürgün, zina edilen kadının cezasıda recmdir, dediler.

Allah'ınResûlü şöyle buyurdu:

-Canım kudreti altında bulunan Allah'a yemin ederim ki aranızda Allah'ınKitabıyla hüküm vereceğim:

Koyunlarınve hizmetçilerin sana geri verilecektir.

Allah'ınResûlü daha sonra zinacı gence yüz celde vurdurdu ve onu bir yıl sürgünegöndedi."

SahabiÜneys el-Eslemî'ye de, zina ettiği iddia edilen kadına gitmesini ve suçunuitiraf etmesi halinde onu recmetmesini, emretti. Üneys gitti ve kadın itirafedince de onu recmetti.

Buhârî'ninKitabül Hudûd'unda dört ayrı babta (30, 35, 38, 46) rivayet ettiği recmuygulandığını gösterir bu olayı tahlil edelim. Allah'ın Resûlü'nün yemin ederekkendisiyle hüküm vereceğini açıkladığı Allah'ın Kitabı, Kur'ân ise, Kur'ân'darecm cezası yoktur. Eğer Tevrat ise Tevrat'da recm vardır. Bu da Allah'ınelçisi Muhammed'in recm cezasını Kur'ân-ı Kerîm'in Nûr sûresinin zinanıncezasını açıklayan ikinci âyetinin indirilişinden önce Tevrat'a göreuyguladığını gösterir.

4-Başta zina iftirası, îla ve zihar olmak üzere, yemin keffareti ve ihramlı ikenavlanma yasağı gibi pek çok hüküm, Kur'ân'la teşrî' edilirken, ölüm cezasınıiçeren recm gibi bir cezanın niçin Kur'anölçüsünde ilâhi koruma altında olmayan Sünnet'le teşri edildiğini açıklamakzordur. Kaldı ki Kur'ân'ın hüküm indirdiği bir alanda Sünnet'in farklı birhüküm teşrî yetkisi yoktur. (Yûnus 15, Hakka 44...)

Hz.Peygamber döneminde üç dört defa uygulanmış recm'in yüz celdeyi içeren Kur'ânî ceza ile birlikteuygulamadan kaldırıldığı hususunun tesbitinde nasıl zuhul edilmiş olabilirşeklindeki yöneltilebilecek makul soru ise şöylece cevaplandırabilir:

Mut'anikahı ve kaldırılış zamanı ile boşalmaksızın ilişkinin gusulü gerektiripgerektirmeyeceği gibi bütün mü'minleri ilgilendiren konularda gerçeği tesbitedemedikleri için ihtilafa düşen sahabilerin, bu konuda da gerçeği tesbitedememiş olmaları tabiidir.

(Bak.Buhârî, K. Hudud B. 21, 24, Tecrid-i Sarih 9/317. Ebû Davûd, Hudud 24.)

B-Sevgili Peygamberimizin zina cezası olarak yaptığı uygulamayı Kur'ânî cezayıbelirleyen Nûr Sûresinin ikinci âyetinin indirilişinden öncesi ve sonrasışeklinde bir ayırıma yer vermeksizin belirleyen ve çoğunluğu oluşturan klasikdönem İslâm bilginlerine göre evlilik geçirmemiş bekâr erkek ve kadınlar içinzina cezası yüz sopadır. Cinsel ilişkiyi içeren bir evlilik geçirmiş olan erkekve kadının cezası ise recm= taşlanarak ölümdür.

Onlarıbu şekilde değerlendirmeye yönelten Kur'ân'da Recm'in olmayışı fakat sünnet'te yeralmasıdır. Ancak yukarıda değinildiği üzere Hz. Peygamberin Recm uyguladığı kesin olmaklabirlikte, bu uygulama, Nûr sûresinin zinanın cezasını 100 sopa olarak belirleyen2. âyetinin indirilmesinden öncedir. Sonra olduğunu gösterir delil yoktur.

Cezanın uygulanması

Celdecezası; orta kalınlıkta budaksız, düğümsüz ve kenarsız bir sopa ile ızdırapvermek için uygulanır. Başa, yüze ve cinsel organlara vurulmaz. Yüz sopanın birkısmı bir günde, diğer bir kısmı başka bir günde vurulabilir.

Hâmilenincezası doğumdan sonraya bırakılır. Çocuğun bakıcısı yoksa ceza çocuğun anayaihtiyacı kalmayacağı döneme kadar ertelenir.

Kendileriyleebediyen evlenilemeyecek olan mahremlerle yapılan zinanın Hanbelî mezhebimüctehidlerine göre özelliği vardır. Bu tür zinanın fâili öldürülür vemallarına el konulur.7

Allah'ınResûlü'nün; oğlunun kızını nikâhlayan kişiye, kayın vâlidesi ile zina edenşahsa ve babasının karısını nikâhlayan adama ölüm cezası verdiği rivayetolunmaktadır. Ancak verilen bu tür cezanın yüz sopa cezasını öngören NûrSûresi'nin ikinci âyetinin indirilişinden sonraya şâmil olup olmadığıtartışmalıdır.8

Zina cezasını yalnızca İslâmî yönetimuygulayabilir.

Meselâ,kişi zina halinde yakaladığı karısını ve aşığını cezalandıramaz. Cezanınuygulanabilirliği için mutlaka hâkim kararı gereklidir. Hâkim kararı olmaksızınkendi başlarına aldıkları kararlarla zinacıları öldürenler, kısas yoluylaöldürülerek cezalandırılırlar. Ne var ki kısası tazire dönüştüren özel durumlarda vardır.* 

Zina cezası âhiret azabını düşürür

Dünyadauygulanan zina cezası tevbe edilmesi halinde âhiret azabını düşürür.

Aşağıdasunacağımız hadis bu gerçeği açıklamaktadır:

"Kimzina eder veya hırsızlık yapar da kendisine işlediği suçun cezası uygulanırsa,uygulanan ceza, günahına keffâret olur. (Günahını örter ve giderir.)

Kimböyle bir suç işler de Allah dünyada onu örterse, o suçun cezası Allah'ıntakdirine kalmıştır. Kıyamet Günü'nde dilerse kulunu azablandırır, dilerse onubağışlar."9

Çocukla ilişkinin cezası

Henüzbülûğa ermemiş çocukla ilişkiye giren kadına ta'zîr cezası uygulanır. Adetgörmemiş kız çocuğu ile ilişki kuran kişiye de ta'zîr cezası uygulanır. AncakŞafiî müctehidler büluğa ermediği halde vücûdu büluğa ermiş kızlar gibigelişmiş olan kız çocuğu ile ilişki kuran kişiye zina haddi (cezası)uygulanacağı görüşündedirler.*

* Bazı İslâm hukukçularına görekişinin homoseksüellikle suçlanması da Kazifdir ve haddi kazif gerektirir.

Bak. Mevdûdî, Tefhimül-Kur'ân 3/435.

* İ. Mâce, K. Hudûd B. 15 (Hn. 2568).

Allah'ın Resûlü'nün bu emri ve cezauygulaması ile ilgili diğer bütün emirleri İslâm Toplumu'nun yetkiliorganlarınadır.

1 Bak. Et-Teşrîül-Cinâil-İslâmî2/329.

2 Bak. Ebû Davûd, Hudud 24.

3 M.İ. Kesîr Hucurat 12 (3/365).

4 Tek başına karısının zinasınatanık olan kişi, li'âna başvurmak için zina ihbarında bulunabilirse de, yalnızbaşına şahit olduğu başkasına ait zinayı ihbar edemez. Çünkü dört şahidleisbatlayamayacağı için kendisine zina iftirası cezası uygulanır. Ancak kişiönlenilebilmesi için zina yapılacağına dair edindiği kesin bilgiyi isim tasrihetmeksizin yetkili mercilere duyurabilir. Bak. S. Ebû Davûd, K. Edeb B. 37.

5 İ. Mâce, K. Hudûd B. 11 (Hn.2559).

* Pek tabîidir ki zina cezasıKur'ân ve Sünnet yasalarına göre yönetilen, İslâm inancı ve kültürünü yayan,çıplaklık, kadın-erkek karışımı ve seksüel neşriyat gibi zinaya götürücüyolları açtırmayan; açık olanları kapatan, devlet bütçesinden evlenemeyenbekârlar için fon ayıran, kadına geçim güvencesi veren ve özel şartları içindebirden fazla kadın almaya ruhsat çıkaran İslâm cemiyetinin zinacıları içindir.

* Lian bölümüne bakınız.

7 Bak. Et-Tac 3/28.

8 Bak. M. Zevâid 6/269, İ. Mâce,Hn. 2607.

* Yukarıda yapılan açıklamalarışığında açıkça anlaşılacağı üzere, bâkire çıkmadığı gerekcesiyle eşiniöldürmeye kalkışanlar, Âhiret hayatlarına da zarar verecek pek büyük bir hatayapmaktadırlar.

Burada bilvesîle beyan etmekisteriz ki; bakire olduğu inancıyla evlendiği kadını bakire bulamayan erkeğindini ölçülere yapması zorunlu görevleri yok, fakat kullanabileceği haklarıvardır.

Boşayabilir, hamilelik tesbitiyaptırabilir, mahkeme yoluyla nikahı fesh ettirebilir. Ancak kadın aleyhinezina davası açamaz. Her hangi bir yolla cezalandırma yapamaz.

Duruma göre, bir hatanın örtülmesisevabına erdireceği için mevcut olguyu içine sindirmesi, bir fazilet olarak dadeğerlendirilebilir.

9 M. S. Müslim Hn. 1050, Buhârî,Hudûd 8.

* Bak. Et-Teşrîül-Cinâî... 2/357-8.

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/51-hadd-ve-tazir-13-368h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim