50- Ev Adâbı

50- Ev Adâbı
50- Ev Adâbı 

50- Ev Adâbı

Allah'ınKitabı'ndan: "Eyimân edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, izin almadan ve sakinlerineselâm vermeden girmeyin. Düşünseniz bu sizin için daha hayırlıdır."* 

NûrSuresi âyet 27

Evinin alanını geniş harcamalarını bolca kıl

Amiroğlu Ukbe (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü'ne (S.) sordum:

-Ya Resûlellah! (Dünyahayatının buhranlarından ve âhiret hayatının azâblarından) kurtuluş(a erdirecek başlıca ameller) nelerdir?

Şöylebuyurdu:

-(Ya Amir!) Dilini, (sonucu aleyhine olacak yalan,iftira ve gıybet gibi haramlardan) koru. (Nefsinin, eşinin ve çocuklarının haklarını ödeyecekşekilde) evininalanını geniş tut.

Birde günahlarından ötürü ağlayarak tevbe etmeye çalış."1

Geniş ev dünya mutluluğundandır

Ev,insan hayatında çok önemli yer tutan özel bir mekândır. "Dünyada mekân âhiretteimân" diyen ecdadımız bu gerçeği dile getirmiştir.

Evinmüstakil ve geniş olması rahat yaşanmasına, dışa karşı aile mahremiyetininkorunmasına ve kem gözlerden uzak kalınmasına sebebtir. Ayrıca ana-babanınerkek ve kız çocuklarının ayrı odalarda ayrı ayrı yataklarda yatmasına, belirlibir yerin namazgâh olarak ayrılmasına, kadın-erkek karışımına sebebiyetvermeksizin misafir kabul edilmesine vesiledir...

Özetlediğimizsebebler dolayısıyla âhiret hayatımıza da yardımcı olduğu içindir kiPeygamber'imiz "Evinin alanını geniş kıl." buyurmuştur. Diğerhadîslerinde ise geniş bir evi dünyevî saâdetin bir bölümü olarak şöylesunmuştur:

"Üçşey mutluluktan, üç şey de bahtsızlıktandır:

-Kendisine baktığında hoşlanıp-huzur duyacağın, bir yere ayrılıp-gittiğindeırzını ve malını koruyacağına güven duyacağın inançlı ibâdetli ve ahlâklıkadın;

-Seni dostlarına götürüp-getirecek uysal bir binek hayvanı.*

 -Kullanmaalanı geniş bir ev.

Bunlarkişinin (dünyahayatının) mutluluğundandır.

Kişinin(dünyahayatındaki)bahtsızlığından olan üç (şeye gelince; onlar da) şunlardır:

-Baktığında bakışları ve davranışlarıyla seni üzen, dilini üzerine salan, biryere gittiğinde kendi namusu ve malını koruyacağına dair sana güven duygusuvermeyen kadın,

-(Kamçılayıp-değnekleyerek) vurupdursan seni yoracak, haline bıraksan seni dostlarına götürüp - getirmeyecekhuysuz-tembel binek,

-Kullanma sahası az; dar ev."**

 

Her bir ev için sorumluluk vardır

Hz.Enes (R.) anlatıyor:

"(Günlerden) bir gün Allah'ın Resûlü (çevreyi dolaşmaya) çıktı. Biz de onunla beraberdik. (İlgisini çeken) yüksek (çe büyük) bir bina gördü de sordu:

-Bu da ne böyle?

(Yüksekliğive büyüklüğünü onaylamadığını ifade etmek için yönelttiği bu suale şu) karşılığı verdiler:

-(YaResûlellah!) Ensar'danfilanca kişinin evidir.

Allah'ınResûlü bu cevabı alınca sükût buyurdu. Ancak gördüğü binanın ihtişamı sahibineöfkelenmesine sebeb olmuştu.

Birsüre sonra sözü geçen binanın sahibi gelerek sahâbîler arasında bulunanAllah'ın Resûlü'ne selâm verdi. Fakat Allah'ın Resûlü selâmını alıp iltifatbuyurmadı. Adamcağız birkaç defa selâm verdi. Ne var ki hiç birinde ilgigörmeyince Allah'ın Resûlü'nün kendisine öfkeli olduğunu, (bu sebeble) alâka göstermediğini anladı.

Budurumdan dostlarına şöyle sızlandı:

-Allah'ın Resulü'nün bana kızgın ve kırgın olduğunu anlıyorum: Fakat Allah'ayemin ederim (kisebebini bilmiyorum.)

Dostlarıda ona; Allah'ın Resûlü çevreye çıktı, senin evini gördü. (Evinden ötürü sana öfkelendi) diyerek gerçeği duyurdular.

Adamcağızevine döndü. Onu yıkarak yerle bir etti.

Allah'ınResûlü bir gün yine (çevreye) çıktı. Evi göremeyince de sordu:

-O eve ne oldu?

-(YaResûlellah!)Sahibi sizin kendisine ilgi göstermediğinizden bize yakındı. Biz de ona (-niçin kendisine kızgın vekırgın olduğunuzu-) bildirdik. O da evini yıktı.

Allah'ınResûlü (bubilgiyi alınca şöyle) buyurdu:

-Zarûri sayıda ve gerekli büyüklükte olanları dışındaki her bir bina için (Allah katında) sorumluluk vardır."2

Gereksiz büyüklükte ve lükste olan ev meşrû değildir

Bubölümde yer alan diğer hadîslerden öğrenileceği gibi Şerîat ölçüleri içersindekalınabilecek bir evin varlığı dünyanın mutluluğundandır. Böyle bir evinyapılması, alınması meşrûdur.

Allah'ınResûlü'nün tasvip buyurmadığı ev gereğinden fazla büyük olan, büyüklükduygusunu tatmin etmek ve diğer insanlara gösteriş yapmak için yapılan evdir.Yoksa ana-baba, yetişkin erkek ve kız çocuklar ve de misafir için yatakodalarını da ihtiva eden evin meşrû olacağı açıktır.

Buhadîsten yer darlığı sebebiyle zarûreten yapılacaklar dışında genelde çok katlıevlere sıcak bakılmadığını da öğrenebiliriz. Bunun bir sebebi de uzun yıllarcayıkılamayacakları için yeni teknoloji ve ürünlerden yararlanma yollarını tıkaması,gelişimi engellemesi olsa gerektir. En doğrusunu Allah bilir.

Evde uğursuzluk olmaz

Enesb. Malik (R.) anlatıyor:

"(Mü'minlerden) biri Allah'ın Resûlü'ne (S.)şöylece sızlandı.

-Ya Resûlellah! Biz bir evde oturuyorduk. Orada otururken sayımız çok,mallarımız da (boldu.) Sonra bir diğer eve taşındık.Sayımız azaldı(ğıgibi)mallarımız da (azaldı.Ne yapsak acaba? Siz ne buyurursunuz?)

Allah'ınResûlü şöyle buyurdu:

-Oturmanız sebebiyle felâketlere uğradığınızı sandığınız o evi bırakıp çıkınız.

(Böylecegereğince söküp atamadığınız için içinizi kemiren, huzurunuzu gideren bu bâtıluğursuzluk inancının kötülüğünden korununuz.)"3

İslâmda uğursuzluk inancı yoktur

İslâmDini uğursuzluk inancını hurafe olarak vasıflandırıp red etmiştir.

Dinimizinbildirilerine göre her oluş kader programına; sebeb-netice ilişkisine dayanır.

Kur'ân-ıKerîmin red ettiği uğursuzluk inancı* ile ilgili olarak Allah'ın Resûlü de şöylebuyurmuştur:

"İslâm'dauğursuzluk inancı yoktur. Eğer uğursuzluk olsaydı(olsa olsa) atta, avratta ve evde olurdu. (Ama yoktur.) "**

 Peygamber'imizbir diğer hadîslerinde ise anılanlarda uğursuzluk olduğunu ileri sürenYahûdileri şöylece lanetlemiştir:

"-Allah Yahûdilerin canını alsın.Çünkü onlar -uğursuzluk atta, avratta ve evdedir-derler."*

İslâmiölçülere göre "Uğursuzluk ancak kötü ahlâktır."** Böyle iken Peygamber'imizoturdukları yeni evde uğursuzluk var sanan mü'minlere niçin taşınmalarınıöğütlemiştir?

Busuali şöyle cevaplandırmak mümkündür:

Bazıinsanlar gerçeği öğrendikten sonra bile yılların pekiştirdiği bâtıl inançlarınıkafalarından birden ve bir bütün halinde söküp atamazlar. Atamadıkları içindirki tedirginlikleri devam eder.

Allahbilir Allah'ın Resûlü muhataplarında bu tedirginliği sezinlediği için,tedirginliğin kaynağını kurutmak amacıyla onlara taşınmalarını öğütlemiştir.

Önce selâm ver sonra izin iste

Allah'ınResûlü (S.) hânelerinde (istirahat buyuruyor) iken bir adam(geldi ve girmekiçin) izin istedi de;

-Girebilirmiyim? dedi.

Bununüzerine Allah'ın Resulü (S.) hizmetinde bulunan sahâbîye şöyle buyurdu:

-Bu adama git ve ona; "Es selâmü Aleyküm, girebilir miyim?" şekline (önce selâmla başlayarak izinistemesini)öğret. Allah'ın Resûlü'nü(n kendisine öğretilmesi için söylediklerini) duyan adam bu defa:

-Esselâmu Aleyküm, girebilir miyim? dedi.

Allah'ınResûlü (S.) kendisini buyur etti. O da içeri girdi.4

Zil çalındıktan sonra selâm verip izin istemelidir

Hadîsimizönce selâm verip sonra izin istemeyi öğretmektedir. Zamanımızda zil çalmadan;kapı vurulmadan evdekilere geldiğinizi duyurmanız çok defa mümkün değildir.

Busebeble kapı çalınıp açıldıktan sonra girmek için müsaade istenecekse önceselâm vermeli, sonra girmek izin istemelidir.

"Kim o?" Sorusunatanıtıcı cevap verilir

Cabirb. Abdullah (R.) anlatıyor:

"Babamınborcundan ötürü Allah'ın Resûlü'ne (S.) geldim. Kapısını çaldım. İçerden:

-Kim o, dedi. Ben de:

-Ben, (ben) cevabını verdim.

Buşekildeki tanıcı vasıfta olmayan cevabımı beğenmemiş olacak ki (bana duyururcasına kendi kendine) -ben, ben- deyiverdi."5

Yüzünü kapıya çevirme

Hadîsimizbize bir İslâmi kuralı öğretmektedir:

Zilçalındığı veya kapı vurulduğunda kapı açılmadan kimliğiniz soruluyorsa baştaisim ve soyadı olmak üzere tanıtıcı bilgi verilmelidir. Bu bilgi verilirse evsahibi takınacağı tavrı belirler.

Evleregirmenin yukarıda sunulan iki hadîste açıklanan kuralları yanı sıra başkacakurallar da vardır. Aşağıda sunacağımız hadîs bu kurallardan birini daha öğretmektedir.

İzinisteyip huzuruna girmek için mü'minlerden biri Allah'ın Resûlüne geldi. Ne varki yüzü kapıya dönük olarak durdu.

Allah'ınResûlü kapıya çıktı(ğında onunla yüz yüze karşılaşınca) şöyle buyurdu:

-Yüzünü kapıyaçevirme. Şöylece yan dur. Zira izin istemenin amacı izinsiz bakmamaktır.*

Medeniyetimiz İslâm'dan ilham alıyordu

Medeniyetimiz,yukarıda örnekleri sunulan görgü kurallarından ilham alıyordu. Bu günSafranbolu'nun tarihi evlerinin kapılarında gelenin ev halkından biri veya bir kadınya da yabancı bir erkek olduğunu bildirecek şekilde ayrı ayrı sesler çıkaran üçtip tokmak bulunduğunu görebilmemiz kanıtlarımızdan biridir.

Dönemimizdebu uygulamayı yaşatmamız, güvenliği sağlamak bakımından da gereklidir.

* Konu ile ilgili âyetler için bak.Nahl 80-81, Nur 27. 28 . 58. 61.

1 Tirmizî Zuhd 61, Müsned 4/158, et-Tac 5/183

* Peygamberimizin kendi dönemi için"Uysal binek" olarak ifade buyurduklarını bizler otomobil veya benzeri bir araçolarak algılayabiliriz.

** El-Camiüs- Sağir (Selâsetün...3508) Hâkim El-Müstedrek 2/162

2 M. Mesâbih K. Rıkak Fasl-ı Sânî Hn. 5184, Ebû Davûd Edeb 159.

3 Ebû Davûd Tıb 24, M. Mesâbîh Hn. 4589

* Neml 47. Ya-Sîn 18-19.

** S. Ebu Davud K. Tıp B. fit-Tıyereti (Avnül- Mabûd 10/418)

* Tayâlisî Müsned Hn.1537

** el-Camiüs- Sağır (eş-Şü'mü)

4 Et-Tac 5/239, Ebû Davûd Edeb 128, Müsned 5/369

5 Buhârî İstizan 17, Müslim Âdâb 38. Et-Tac 5/241

* Ebû Davûd Edeb 127.

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/50-ev-adabi-15-446h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim