50- Cinsel Suçların Cezaları

50- Cinsel Suçların Cezaları
50- Cinsel Suçların Cezaları

50- Cinsel Suçların Cezaları

İslâm Ceza Hukuku'nda cinsel suçlar için belirlenencezalar pek tabîidir ki Kur'ân ve Sünnet Nizamı'nın hâkim olduğu Dârül-İslâm(İslâm Ülkesi)da uygulanır.

Bu cezalar, Darül-Harb olsun veya olmasın İslâm dışıidarelerin hakim olduğu Darül-Küfür'de uygulanmaz.

Dârül-İslâm'da Müslümanlara uygulanan bu cezalar aynışekilde bu ülkenin gayr-ı müslim vatandaşları olan zımmîlere de, bu ülkeye vizealarak giren gayr-ı müslim müste'menlere (turistlere) de uygulanır. Ancak İslâmhukukçuları arasında bazı görüş farklılıkları olduğuna da işaret etmek isteriz.

Cinsel Suçlar ve Cezaları Yönünden

İslam'da Erkek-Kadın Ayırımı Yoktur

Erkeklerincinsel mükellefiyetleri ve bu mükellefiyetleri ile orantılı sorumluluklarıolduğu gibi, kadınların da mükellefiyetleri ve sorumlulukları vardır.

Busebeble işlenen cinsel nitelikli haramların sorumluluğu yalnız erkeklereyüklenemeyeceği gibi, kadınlara da yüklenemez.

Gerçekbudur. Gerçek budur, ama Kur'an ve Sünnet kültürünün hâkim olmadığı toplumlardahukûkî bakımdan değilse bile, sosyal yargılar bakımından erkekler korunmakta,suçlar kadınlara yıkılmaktadır. Bunun tabîi sonucu olarak da kadın cinselliğialabildiğine sömürülmektedir.

Cinsellikbakımından yaratılış düzenini büsbütün yozlaştırmış olan ve bu sebeble de zorkullanmaksızın yapılan hiçbir cinsel işlemi suç görmeyen, üstelik kurumlaştıranaşağılık Batı toplumlarını bir tarafa bırakırsak, hemen hemen bütün toplumlardadurum değindiğimiz üzere kadınlar aleyhinedir.

Budurum özellikle insanları Müslüman, yönetimleri laik olan toplumlarda daha birbelirgindir.

Meselâbizim toplumumuzda şecâatini arzederken hırsızlığını dile getiren kişi gibi,erkekliğini dile getiren erkek de, flörtleri ve zinalarından söz eder. Gel görki flört eden ve zina yapan erkek aşağılanıp kınanmaz da, bir kadın flört edipzinaya bulaşmaya görsün, suçlamaların ardı arkası kesilmez. Ama kadıncinselliğinin sömürülmesi de bitmez.

Zulmübayraklaştıran bu sosyal yargı mantığı, hukûkî ayırımdan bile daha etkili vedaha olumsuz olabilmektedir. Çünkü bu tür değerlendirme kadının geleceğini deetkilemektedir.

Aslındagenel olumsuzluğu içerisinde cinsel kıskançlık bakımından kısmî bir hayâtiyetbelirtisi olarak değerlendirilebilecek olan bu durumun, toplumumuzda zevâle yüztuttuğu da bir gerçektir. Zira sınır tanımayan pornografik neşriyat, seksfilmleri ve seks filmlerini andıran televizyon dizileri, zinacı kadını hafifealan anlayışı da giderek zayıflamaktadır.

Zayıflatmamışolsa bile bu durum, İslâm'a göre bir çelişkidir ve mantıksızlıktır. Ziraisterik olduğu için aşıkdaşlığa ve zinaya koşan kadın yok gibidir.

Eğerbir toplumda başta zina olmak üzere cinsel haramlar işleyen kadınlar ortayaçıkıyor ve sayıları giderek artıyorsa, bunun ana sebebi baba ve koca olaraküzerlerine düşen görevleri yapmayan erkeklerdir. Daha genel bir şekilde ifadeedersek; İslâm'a bağımlı olmayan erkeklerin oluşturduğu düzenlerdir. Yani:

a-İslâmî öz ve biçiminden uzak eğitim düzenidir.

b-Kadının ucuz iş gücünden yararlanmayı ve onun cinselliğinden faydalamayıamaçlayan çalışma düzenidir.

c-Kadını eşliğe ve analığa karşı olumsuz tavır aldırtan feminizme açık kültürdüzenidir.

d-Fakirliği yaygınlaştırarak, fuhşa ortam hazırlayan sosyal adâletten yoksuntoplum düzenidir.

İslâm'abağımlı olmayan erkeklerin oluşturduğu değindiğimiz düzenler sebebiylekadınların işlediği cinsel suçlardan ötürü kadınlar yanı sıra erkeklerin desuçlanması lâzımdır. Nerede kaldı ki cinsel suçlar yalnız kadınlar aleyhineistismar edilebilsin.

Gerçekbu olduğuna göre cinsel suçların yalnız kadınlar aleyhine yargıya konu edilmesielbette bir zulümdür.

İslâmzulümden berîdir ve adâlet dinidir. Onun katında cinsel suçlar işleyen erkek dekadın da suçludur.

Evet,İslâm cinsel suçlar ve cezaları yönünden erkekle kadın arasında ayırım yapmaz.

Toplumayansıyıcı özelliği olmayan evlilik içindeki bazı cinsel haramların işlenmesiile ilgili sorumlulukta kadın lehine kısmî ayırımlar yapılırsa da, bu geneleşitlik düzenini bozmaz.

Meselââdet ve lohusalık halinde cinsel ilişkide bulunulması şeklindeki haram işlerdedaha çok erkek sorumlu tutulduğu için, erkeğe takriben dört gram altını veyadeğerini keffâret olarak vermesi öğütlenmiştir. Ramazanda oruçlu iken cinselilişkide bulunmaktan birinci derecede yine erkek mesul tutulmuştur.1

Özellikleevlilik içinde cereyan eden değindiğimiz türden cinsel suçlarda kadın lehinebazı ayırımlar yapılırsa da, dışa dönük cinsel suçlarda erkek kadın ayırımıyapılmaz. Eşit değerlendirme hem sosyal yargı yönünden, hem de cezaî işlemyönündendir.

İslâmî sosyal yargıbakımından zinacı erkek de, kadın da pistir

İslâm'dazinacı erkekle zinacı kadın aynı aşağılık çizgisinde görülür. Her ikisi demanevî pislikler içindedir.

NûrSûresi'nin yirmi altıncı âyeti bu gerçeği şöyle açıklar:

"Pis (zinacı) kadınlar pis (zinacı) erkeklere, pis erkekler piskadınlara, temiz(zinadan korunmuş) kadınlar temiz (zinadan korunmuş) erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara yakışır.İşte temiz olan(kadın ve erkekler) kendini bilmezlerin attıkları çamurlardan berîdirler. Onlar içinmağfiret ve bol rızık vardır."

 

Zinacıerkekle zinacı kadın aşağılıkta denk oldukları için, cinsel ahlâksızlığınısürdüren bir kadın zinadan korunmuş bir erkekle evlenemeyeceği gibi, zinacı birerkek de cinsel ahlâkını koruyan bir kadınla evlenemez.

Buhusus Nûr Sûresi'nin üçüncü âyetinde şöylece açıklanmaktadır:

"Zinaeden erkek ancak zina eden veya Allah'a ortak koşan bir kadınla evlenebilir.Zina eden kadın da ancak zina eden veya Allah'a ortak koşan bir erkekleevlenebilir. Böyle bir evlilik, mü'minlere haram kılınmıştır."

İslâmbilginlerinin büyük çoğunluğu bu âyeti diğer âyetler ve bazı hadisler ışığındaşöylece yorumluyorlar:

Zinacıbir erkeğin zinacı olmayan bir kadınla evlenmesi uygun olmadığı gibi, zinacıbir kadının zinacı olmayan bir erkekle evlenmesi de uygun değildir. Bu tür birevlilik asla tavsiye olunamaz. Âyet, öğütlenemeyeceğine işaret etmektedir.Ancak evlenilecek olursa, bu evlilik hukûkî bakımdan geçerlidir.

İslâmbilginlerinin azınlıkta olan bir kısmı da Nûr Sûresi'nin konumuz olan üçüncüâyetini kendi ifade bütünlüğü ve mantığı içerisinde bağımsız olarak şöyleceyorumluyorlar:

Hiçbirzinacı erkeğin zinacı olmayan bir kadınla, hiçbir zinacı kadınn da zinacı olmayanbir erkekle evlenmesi uygun olmadığı gibi, câiz ve geçerli de değildir.2 

Zina evliliğeengeldir

Zina,bir tarafı zinacı olmayan eşlerin evliliğine engeldir. Çünkü âyet böylesine birevliliğin mü'minlere haram kılındığını tasrih etmektedir.

Bugörüşü savunan müçtehit sahâbî Hz. Ali b. Ebû Tâlib, üstelik zinayı mevcutnikâhı da gideren bir olgu olarak değerlendirerek, şöyle buyurmaktadır:

"Birerkek zina ettiği zaman kendisi ile karısının arası (hâkim kararıyla) ayrılır.

Birkadın zina ettiği zaman da kocası ile arası tefrik edilir."3

Hz.Ali, İbn-i Mesûd ve Berrâ yanısıra, büyük müctehid sahâbiler arasında yer alanHz. Âişe (r.anha) validemiz de bu görüşü savunmaktadır. Kaldı ki bu âyetingenel bir hükümle indirilişine sebeb olan aşağıda sunacağımız iki özel olay dazinayı evlilik engeli olarak göstermektedir.

Fâhişe ileevlenilemez

  • Ümmü Mehzûlisimli bir kadın vardı. Fâhişeydi. Sanatını da sürdürüyordu. Bir sahâbî onunlaevlenmek istedi.(Çünkükadın, alacağı sahâbîyi bakmayı üstleniyordu.)

Busahâbî Allah'ın Resûlü'nden izin isteyince Yüce Allah Nûr Sûresi'nin üçüncüâyetini indirdi.4

  • MersedEl-Ğanevî, Mekke'deki Müslüman esirleri (gizlice)Medine'ye kaçıran bir mü'mindi.

OnunMekke'de Anak isimli fâhişe bir dostu vardı.

İştebu Mersed şöyle anlatıyor:

Allah'ınResûlü'ne geldim ve şöylece sordum:

-Ya Resûlallah! Anak ile evleneyim mi? (Ne buyurursunuz?)

Allah'ınResûlü bana cevab vermedi.

Birsüre sonra Nûr Sûresi'nin üçüncü âyeti inince Allah'ın Resûlü beni çağırdı vemezkûr âyeti bana okudu. Sonra da şöyle emir buyurdu:

-Anak'la evlenme.5

Kaynaklarımızdanüzûl sebebi olarak geçen bu iki olay yanı sıra, aşağıda sunacağımız hadisinzâhiri anlamı da, zinanın evlilik engeli olduğu görüşünü doğrulamaktadır.

"Zinasuçundan sopalanarak cezalanmış bir zinacı erkek, ancak kendisi gibi sopalanmışbir zinacı kadını nikâhlayabilir."6 

Zinayapek ağır bir ceza veren ve evlilik içindeki cinsel ilişkiyi akrabalık tesisinesebeb kılan bir dinin zinayı evlilik engeli görmesinden daha tabîi bir şeyolamaz.

Gerçizinayı, zinacı olmayanla evliliğe engel kılmak tevbe edip ıslah-ı nefs etmişbazı zinacılar için bir mahrûmiyet doğurur. Ancak bu mahrûmiyet bir nesil içinsöz konusu olabilir.

Kaldıki bu durum zinacıları birbirleriyle evlenmeye teşvik ederek toplumuzinacıların sebeb olabileceği ahlâkî tehlikelerden korur. Nitekim yukarıdasunulan hadisten açıkça anlaşılacağı üzere İslâm, zinâcıların birbirleriyleevlenmelerini onaylamaktadır.

Allah'ınResûlü'ne zina eden bir erkeğin, zina ettiği kadınla evlenmek istemesine nebuyurduğu sorulunca şöyle buyurmuştur: Başlangıcı zinadır. Ancak sonu helâl olan evliliktir.Haram olan zina(zinacılar arasında) helâl olan evliliği engellemez.7

  • Sonuç

İslâm,sosyal yargı bakımından cinsel suçların fâilleri olan erkekle kadın arasınıayırmaz. Onları eşit görür. Erkeği suçladığı gibi kadını da suçlar. Kadınıbasit gördüğü gibi erkeği de basit görür.

İslâm,cezaî işlem yönünden de erkekle kadını bir görür. Birini korurken diğerinicezalandırmaz.

Bugerçeği delillendirecek pek çok misali aşağıdaki bahislerde göreceğiz.

1 Bak. Avnül-Mabûd 1/445..., Et-Tac2/67.

2 Bak. Revâiul-Beyân 2/49.

3 a.g.e. 2/49.

4 İ. Kesîr Nûr 3 (3/263).

5 a.g.e. 3/263.

6 Ebû Davûd, K. Nikâh B. 5 (Avnül-Mabûd 6/50).

7 Revâiül-Beyân 2/50.

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/50-cinsel-suclarin-cezalari-13-369h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim