48- İş-Ticaret-Ziraat

48- İş-Ticaret-Ziraat
48- İş-Ticaret-Ziraat 

48- İş-Ticaret-Ziraat

Allah'ınKitabı'ndan: "Namazkılındıktan sonra yer yüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah'ı da çokca anın kikurtuluşa eresiniz."* 

CumaSuresi âyet 11

İnsanların ellerindekinden ümidini kes

EbuEyyub Ensârî (R) rivayet ediyor:

"Birsahâbî Allah'ın Resûlü'ne (S.) geldi ve şöylece ricada bulundu:

-Ya Resûlellah! Bana öğüt veriniz. (Yalnız öğüdünüzü) kısa tutunuz (ki kavrayabileyim.)

Allah'ınResûlü (özetleyerekşöylece) öğütverdi:

-Namazına başladığın zaman dünya hayatına vedâ eden kişinin namazı gibi namazkıl.

Birzaman sonra (söylediğiniçin) özürdilemek ihtiyacını duyacağın sözü söyleme.

İnsanlarınsâhip oldukları (mallarve imkânlardan yararlanmak) ümidini tamamen kes. (Allah'ın lûtfuna sığın ve çalışmayasarıl.)"1

Ancak çalışmanın karşılığı vardır

Kişi,insanlardan ümidini kesmedikçe ve yalnız Allah'ın lûtfuna sığınarak çalışmasınagüvenmedikçe gerçek hürriyete kavuşamaz, şahsiyetini bulamaz ve koruyamaz.Zillete düşmekten de kurtulamaz.

Mü'min,Allah'ın yarattığı bütün canlıların rızıklarını üstlendiğine inanmalı ve O'nuntakdir buyurmadığı ni'metlerin kişiye ulaşamayacağı inancını taşımalıdır.

Mü'miniçin bu hususda ölçü alınacak Kur'ân ve Sünnet ölçüleri şunlardır:

"( Allah'ın takdir ettiği ölçüleriçinde) kişiiçin ancak çalışmasının karşılığı vardır."

"...Kim Allah'ın emirleri ve yasaklarına bağlanırsa Allah onun için çıkış yollarıyaratır ve onu ümit etmediği yerlerden rızıklandırır. Kim de Allah'a güvenirseAllah ona yeter. Allah emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü,bir sınır koymuştur."*

"Eyinsanlar! Allah'ın emirleri ve yasaklarına aykırılıktan korunun. Rızkı ihtirasakapılmaksızın halâl yollardan elde etmeye bakın. Kendisine gecikmeli olarak dagelse hiç şüphesiz her bir kişi ancak ve ancak (kendisi için takdir olunan) rızkını tam olarak elegeçirdikten sonra ölecektir. Allah'ın yasalarına muhalefetten sakının. Rızkıhalâl yollardan arayın; halâle yapışın, haram olanı da bırakın."**

En helâl kazanç bizzat çalışılarak ve ticaretyapılarak kazanılandır

Râfi'İbn-ü Hadîc'den ... (R)

Allah'ınResûlü'ne (S.) soruldu:

-Hangi kazanç daha halâl (ve bereketli)dir? ya Resûlellah!

Şöylebuyurdu:

-Kişinin eliyle çalışarak (elde ettiği kazançla) haram karıştırılmaksızın yapılanalım satım(larlasağlanan kazanç)tır.2

Bizzat çalışmanın önemi

a-Kişinineli ile çalışması bizzat çalışması anlamındadır. Bu sebeble bu tür çalışmabedenî çalışmalar yanı sıra, ilmî çalışmaları ve sanat faaliyetlerini içinealır.

Bizzatemek verilerek sağlanan kazanç üretim yolu ile sağlanılmış ve haklaratecavüzden arınmış bir kazanç olabileceği için, daha helâl bir kazançtır.

Meşru ticarettopluma hizmettir

b-Karşıtarafı aldatma amacı gütmeyen ticari kazanç da risk üstlenilerek üreticininmalını değerlendiren ve üretileni tüketiciye sunarak topluma hizmet getiren birkazanç olması bakımından bereketli bir kazançtır.

Şüphesizbizim bu tesbitlerimizin dışında sebebler de gerekçe gösterilebilir.

Bütün peygamberler çobanlık yaptı

EbuHüreyre (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü (;S.) (haramkılınmayan her bir kazanç yolunun meşrû ve saygı değer olduğunu ifade etmekiçin) şöylebuyurdu:

-Allah'ın (insanlara)gönderdiği herbir peygamber mutlaka koyun çobanlığı yapmıştır. (Huzurunda bulunan) sahâbîleri kendisine sordular:

-Ya Resûlellah! Yoksa sizde mi (çobanlık yaptınız?)

-Ben de (çobanlıkyaptım. Aldığım)kıratlar karşılığında Mekkelilerin koyunlarını güdüyordum."3

Peygamberler neden işçi statüsünden geçirildi

a-PeygamberlikAllah'ın lütfüdür. Allah dilediğini seçer. Peygamberlik çalışma ile kazanılmaz.Peygamberlik alanına giren bilgiler kesbî (çalışılarak yapılan) eğitimle desağlanamaz. Bunun içindir ki hiçbir peygamber insanlar tarafındaneğitilmemiştir. Allah onları tabîatın sinesinde özel bir eğitimleyetiştirmiştir. Her birinin kısa bir süre de olsa çobanlıkla iştigali ilâhieğitimlerinin bir bölümünü teşkil eder.

b-Hz.Ademin yönettiği ilk insan cemiyetinden devrimize kadar süregelen vedevrimizden Kıyamet Günü'ne kadar da devam edecek olan bir gerçek vardır ki, oda insanların büyük çoğunluğunun devlete veya özel sektörde işçi olarakçalıştığı veya çalışacağı gerçeğidir.

ZuhrûfSûresinin 32. âyetinde açıklandığı üzere bir kısmı, diğer kısmını çalıştırmasıiçin insanlar Allah tarafından farklı yaratıldığı ve toplum hayatında iş bölümüde zarûri olduğu için, bu değişmeyecek bir ilahi sosyal kanundur.

İlahîkanunların tebliğ edildiği insanların büyük çoğunluğu işçilerden oluşurken,onlar için Peygamber olarak seçilip görevlendirilmiş insanların işçistatüsünden geçmiş olmaları tabîidir.

Peygamberde olsa cemiyetini tanımayan ve yaşadığı şartları değerlendirmeyen insantopluma öğreti de bulunup öncülük yapamayacağı içindir ki, AllahPeygamberlerini ücretle çalışma tecrübesinden geçirmiştir.

Yapılamayacak olanı yaptırmaya kalkışmayınız

TâbiindenMa'rûr isimli kişi anlatıyor:

"Rebeze'desahâbî Ebu Zer'e rastladım. Üzerinde yeni ve astarlı bir takım elbise vardı.Hizmetçisinin üzerinde de aynı tip bir takım elbise vardı.

(Budurum pek olağan olmadığı için ilgi duyarak) ona bunun sebebini sordum.

Şucevabı verdi:

-Ben bir adamla ağız kavgasına tutuştum. Bir ara anasındaki bir kusurla onuayıpladım.

(Bununöğrenen) Allah'ınResûlü (S) beni şöylece kınadı:

-Ya Ebâ Zer! Sen onu anasının kusuru ile mi ayıpladın? (Bunu yapabildiğine göre) sen kafası ve kalbinde câhiliyyet(döneminin değer yargılarını) taşıyan gerici bir adamsın.

Hizmetçilerinizkardeşlerinizdir. Onları yönetiminiz altına Allah koydu.

Herkimin idaresi altında bir mü'min kardeşi bulunursa yediğinden onu yedirsin.Giydiğinden de onu giydirsin.

Birde üstesinden gelemeyecekleri işleri onlara yaptırmaya kalkışmayınız. Yok eğeryapmalarını isterseniz, onlara yardım ediniz."4

Bütün tüccarlar günahkâr olarak diriltileceklerdirancak...

Rifâ'a(R) anlatıyor:

"Hz.Peygamber'le(çarşıya) çıktık.Halk sabahleyin erkence pazara çıkmış, alış veriş yapıyorlardı.

Allah'ınResûlü (S) (tüccarve esnafı doğruluğa yöneltmek için onların da duyabilecekleri bir yerdenonlara:)

- Ey Tüccar! diye hitab et(meye başla)dı.

(Hitababaşlamasıyla birlikte) ticaretle iştigal edenler bakışlarını (Allah'ın Resûlü'ne) çevirip kulak kesilince, (onların geleceği ile ilgiligerçeği şöylece) açıkladı:

-(İyice bilinizki) KıyametGünü'nde Allah'ın ve Peygamber'inin ticaretle ilgili emirleri ve yasaklarınauyanlar, iyilikseverler ve doğru sözlü olanlardan başka bütün ticâret adamlarıgünahkâr olarak diriltilecektir."5

Ticâret Cennet'e de götürür, Cehennem'ede

Ticaretmühim bir kazanç yolu ve sosyal hizmet aracıdır. Aşırı kâr hırsına kapılmayanve çıkar entrikalarına baş vurmayan, doğru ticaret adamı, Peygamber'imizinaçıklamasına göre "Kıyamet Günü'nde Peygamberler, şehidler ve Allah'a yakınlıksırrına ermiş kullarla beraber bulunacak kişidir."

Ancakhadîsimizde açıklandığı üzere toplum haklarını çiğneyen ticaret adamının ÂhiretHayatı da pek karanlıktır.

Rabbimizde Mütafifûn Sûresinin ilk âyetlerinde bu gerçeği şöyle açıklamaktadır:

"Ölçüve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar insanlardan bir şey ölçüpaldıkları zaman ölçüyü tam yaparlar. Kendileri onlara bir şey ölçtükleri veyatarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik yaparlar. İnsanların Alemlerin Rabbı olanAllah'ın huzurunda duracakları Gün, (Evet O) Büyük Gün onlar tekrar diriltileceklerine inanmıyorlarmı?"

Dosdoğru tart

EbuHüreyre (R.) anlatıyor:

"Allah'ınResulü ile çarşıya çıktım. Bir elbise (dükkânına) girdi ve dört dirheme bir sirval satın aldı. (Bu sırada) pazarcıların (mallarını) tartan tartıcı da (orada) idi.

Allah'ınResûlü ona şöyle emir buyurdu:

-Dosdoğru tart. (Alıcıtarafını) ağırgetir.

Adamcağızbu öğüt karşısında:

-Bu söz hiçbir kimseden duymadığım bir öğüttür, deyiverdi.

(EbûHüreyre (R.) anlatıma devam ediyor ve diyor ki;) tartıcıya şu sözlerisöylemekten kendimi alamadım:

-(Tartıcılıklailgili bu düsturu bilmemiş olman) senin dinî (yaşayışı) nın Hak'dan uzak olduğuna yeter delildir.

Yoksasen (sana öğütveren) Peygamber'inide tanımıyor musun?

(GerçektenHz. Peygamber'i tanımayan) tartıcı, teraziyi bırakıp öpmek için Allah'ınResûlü'nün eline kapandı.

Allah'ınResûlü ise elini ona vermedi.

-Bu da ne? buyurdu ve şöyle devam etti:

-Bu şekilde ancak Acem'ler hükümdarlarına tâzim ederler. Ben hükümdar değilim.Ancak sizden bir adamım.

(Senbu şekilde tâzim etmeyi bırak da) dosdoğru tart ve (alıcı tarafını) ağır getir.

EbûHüreyre anlatımını şöyle sürdürüyor.

Allah'ınResûlü bir sirval aldı. Onu taşımak için ileri atıldığımda şöyle buyurdu:

-Zayıf olup, malını taşıyamaması ve bir müslüman kardeşinin ona yardım etmesihali dışında kişinin malını kendisinin taşıması daha uygundur.

-Ya Resûlellah! Siz sirval giyiyorsunuz?

-Evet... Yolculuk da, yolculuk dışında gece-gündüz giyiyorum.

(Ya Eba Hûreyre!) Ben örtünmekle emr olundum. Sirvalden daha iyi örtengiysi de görmedim."6

Sirval

Sirval, göbekle diz kapaklarını içine alan giysinin adıdır.Peştemalımsı bir üstlük ve altlıktan oluşan giysilerin yaygın olduğu dönemdePeygamberimiz daha iyi örtücü olan sirvalı giymiş ve ona yönlendirmiştir.Sirvalı, uzunca don, şalvar, kısa ve geniş pantolan gibi düşünebiliriz

Yeminle malına müşteri çekenler

Hz. Ebû Zer (R.) anlatıyor:

"(Benimde yüce huzurunda bulunduğum bir sırada) Allah'ın Resûlü (S.) şöyle buyurdu:

- Üç sınıf insan vardır ki, Kıyamet Günü'nde Allah zülcelâl onlara (rızasına eren kullarına hitabbuyurduğu gibi)hitab etmez. Onlara (rahmet)nazarıyla da bakmaz. Onları (günahlarından da) aklamaz. Onlar için elem verici bir azab vardır.

(Ebu Zer diyor ki; bu üç sınıfla ilgili olarak) sordum:

- Ya Resûlellah! (Sevablardan) yoksun kalan ve (nefislerini) zarara uğratan bu insanlar kimlerdir?

Hz. Peygamber sözlerini üç defa tekrarladı ve ben de aynı şekildesordum.

Şöyle buyurdu:

- (Onlar,büyüklenerek)elbisesini yerlerde süründüren; (çalım satmak için giyinen) verdiğini başa kakan ve yalanyere yeminle malına müşteri çeken kişilerdir."

Allah'ı aracıkılarak sömürmek

Yalan yere yemin ederek mala müşteri çekmek, Allah'ı aracı kılıp güvenvererek çıkar sağlamaktır.

Gerek politik çıkarlar ve gerekse ticari menfaatler için Allah'ı aracıkılarak aldatmak ise hadîsimizde açıklandığı üzere ilâhi yardım ve lütuftanyoksun kılacak pek büyük bir günahtır.

Bizi aldatanlarbizden değildirler

EbûHüreyre (R.) rivayet ediyor:

"Hz.Peygamber (satışaarz olunan) yığılıgıda maddeleri(üzerinde kalite kontrolü yapmak için Medine pazarı)na uğradı.

(Tetkikbuyuracağı mal yığının) içine elini soktu. Parmakları ıslandı. Bununüzerine sordu:

-Ey bu malın sahibi! Bu nedir böyle? (Malın üstü kuru, altı ıslak.)

-Yağmurdan ıslandı, ya Resûlellah!

-İnsanların görebilmesi için ıslak tarafı malın üstüne koysaydın ya!

(Bizi) aldatanlar bizden; (bizim yaşayışımız üzerinde) değildirler."8

Aldatma vicdan pisliğidir

Aldatmakharamdır ve bir vicdan pisliğidir. Güvenilir insan olması gerekirken İslâmişahsiyetini çiğneyerek ve âhiret felâketini örgütleyerek aldatmaya kalkışankişilerin elbette Allah'ın Resûlü ile bağlantılı olmaları mümkün değildir....

Allah haramıhelâlleştiren Yahudilerin canını alsın

Câbirb. Abdullah (R.) anlatıyor:

"Mekke'ninfethedildiği yılda... Allah'ın Resûlü (S.) Mekke'de iken (kaçınmakla mükellef kılındığımızbazı ilâhi yasakları açıklamak için) şöyle buyurdu:

-Allah ve O'nun Peygamber'i (S.) alkollü içkileri, (boğazlanmaksızın) ölmüş ölü hayvanı, domuzu veputları (alıp)satmayı haramkıldı.

Allah'ınResûlün(ünemirleri ve yasaklarına titizlikle ve tam bir şekilde uymak arzusunda olansahâbîler tarafından bu açıklama üzerine ayrıntılara inilmek istendi d)e soruldu:

-Ya Resûlellah! Ölü hayvanların iç yağlarının satışı konusunda ne buyurursunuz? (Biliyorsunuz) gemilere bu yağlar sürülüyor,onlarla deriler yağlanıyor ve insanlar bunları aydınlatmada kullanıyor.

-Hayır, ölünün iç yağları(nın bu şekilde kullanılması ve bu sebeble desatışının yapılması) haramdır.

Allah'ınResûlü (devamlaşöyle) buyurdu:

-Allah Yahûdilerin canını alsın. Gerçekten Allah, onlara iç yağlarını haramkıldı. (Fakatonlar hileye başvurdular da) iç yağını eri(terek şeklini değiştir)diler. Sonra da onu sattılar,bedeli (ilealdıkları)nıyiyip-içtiler. (Sizleronların yolunu izlemeyin.)"9

Haramı helâlleştirmeye devrimizden örnekler

Buhadîs Allah'ın ve peygamberlerinin alım-satımını haram kıldığı maddelerinşekillerini ve isimlerini değiştirerek ticaretini yapmaya kalkışmanınharamiyetini açıklamaktadır.

a-Allah'ın Resûlünün koyduğu "Çoğu sarhoşluk verenin azı da haramdır." şeklindeki prensib ortada iken vebu sebeble az bir miktarın içimi ve alım-satımı da haram iken bira resmen içkikabul edilmiyor ve her yerde satılıyor gerekçesiyle satmak.

b-İslâm Dini'nin koyduğu "harama sebeb olmak ve vasat hazırlamak daharamdır." şeklindeki düstura göre haramiyeti belli iken sosyal hizmettirmantığıyla zinakârlara yataklık yapıcı vasıfta otel işletmeciliğinde bulunmak.

c-Gazete ve mecmua alım-satımı helâldir inancıyla hareket ederek modernfâhişelerin müstehcen resimlerini içeren ve onların gayr-ı meşru hayatına özlemduyurtan gazete ve mecmuaları alıp-satmak.

Buörnekler ve benzerleri hadîsimizin mesajına misal olabilir.

Dökünüz onları

EbûSaîd (R.) anlatıyor:

"Muhafazamızaltında bir yetime ait sarhoşluk verici içkiler vardı. İçki içilmesinikesinlikle yasaklayan Maide (Sûresinin 90. âyeti) inince Allah'ın Resûlü'ne(S.) içkiden sordum:

-Bu içkiler bir yetimindir. (Bunları ne yapalım ya Resûlellah?)

Şöylebuyurdu:

-Dökünüz onları."10

Kişilerin çıkarı için topluma zarar verilemez

Bütünkötülüklerin kaynağı vasfını taşıyan alkollü içkileri üretmek, pazarlamak vesatışını yapmak, tevlid edeceği ferdî, ailevî ve sosyal zararlardan ötürüfertlere ve topluma yapılabilecek pek büyük bir zulümdür.

Korunmasıgerekli bir yetim de olsa kişilerin çıkarı için İslâm Dinî ilâhi yasalarıçiğnemeye ve topluma zarar vermeye ruhsat tanımaz.

Hadîsimizbu gerçeğe işaret buyurmaktadır.

Yanıbaşında olmayanı satma

Hakimİbn-ü Hızâm (R.) rivayet ediyor:

"Allah'ınResûlü'ne (S.) geldim ve (şu hususu) sordum:

-(YaResûlellah!) Adambana geliyor, bende mevcud olmayan bir malı benden satın almak istiyor.

Bende çarşıdan onun için satın alıyor, sonra da ona satıyorum.

(Sizbu işleme ne diyorsunuz?)

Allah'ınResûlü şöyle buyurdu:

-Yanıbaşında (dükkânınveya deponda mevcud) olmayan malı satma."11

Aracılarçoğaltılmamalıdır

Hadîsimizmevzû ile ilgili diğer hadîslerle bir arada değerlendirildiğinde buradaki"satmama" yasağının haram kılıcı vasıfta olmadığı şeklindeanlaşılabilir.

İslâmbilginlerinin çoğunluğuna göre yanı başında olmayanı satmak hüküm olarakcaizdir. Zira toplum hayatında buna ihtiyaç duyulmaktadır. Fakat tavsiyeolunmamıştır.

Çünküüreticiden tüketiciye ulaşınca kadar devreye girecek aracılar malın fiyatınıarttırmakta ve sunî bir pahalılık vücuda getirmektedir.

Hadîsimizdesuali soran sahâbînin "Ben de çarşıdan onun için alıyorum" demesi,yani birinci elden değil de tüketiciye sunacak elden satın aldığını açıklamasıüzerine Hz. Peygamber'in "Yanıbaşında olmayan malı satma" buyurması,aracıların gereksiz olarak çoğaltılmasını engellemek amacına dönük olsagerektir.

Ekinleri ancak Allah bitirir

Allah'ınResûlü Ensarın arazisine uğradı. (Ekim yapılmadığını görünce de) sordu:

-Sizleriekimden alıkoyan nedir?

-Kuraklık ya Resûlellah!

-(Kuraklığıileri sürüp) ekimibırakmayınız.

ZiraAllah şöyle buyurur:

Ekinleribitiren ancak benim.

Dilersemsu ile, arzu edersem rüzgârla, istersem (yalnız tohumla) bitiririm.

Allah'ınResûlü daha sonra (Vakıa Sûresi'nin 63-64. âyetlerini) okudu:

"Ektiğinizigördünüz mü? Siz mi onu bitiriyorsunuz yoksa bitiren Biz miyiz?"12

* Konu ile ilgili diğer âyetler içinbak. Nisâ 29, Nûr 37, Necm 39

1 M. Mesâbîh Hn. 5226, Müsned 5/412

* Necm 39, Talak 2-3.

** I. Mace Hn. 2144

2 Müsned 4/141

3 I. Mâce K. Ticarât B. Sanâat Hn. 2149.

4 Buhârî Îman 22, Müslim Eyman 38

5 İ. Mâce Ticare 3, Tirmizi Büyü 4,

6 M. Zevâid K. Buyu B. Kefâke Minez-Zehebi.. 5/121, Ebû Ya'lâ Müsned (6162)

7 Ebû Davûd Libas 26, Nesâi Büyü 5,

8 Tirmizî Büyü 74, Müslim İman 165.

9 Buhârî Büyü 112, Müslim Müsâkat 71.

10 Tirmizi Büyü 37

11 Tirmizi Büyü 19, Ebû Davûd Büyü 69, Nesaî Büyü 60

12 Kurtûbi Vâkıa 67 (17/220.)

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/48-is-ticaret-ziraat-15-448h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim