40- Sabır ve Gerçek Manası

40- Sabır ve Gerçek Manası
40- Sabır ve Gerçek Manası 

40- Sabır ve Gerçek Manası

Allah'ınKitabı'ndan: "Onlar,Allah'ın adı anıldığı zaman kalpleri titreyen, uğradıkları musîbetleresabreden, namazlarını kılan, kendilerine verdiğimiz rızklardan hak yolundainfak edenlerdir."* 

Hac 35

Sabır ve cömertlik îmanın gereğidir

Amrİbn-ü Abese (r.a.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü'ne (s.a.v.) geldim ve (ard arda şu sualleri) sordum:

-İslâm (ahlâkı) nedir Ya Resûlellah?

-(Ya Amr! İslâmahlâkının özü) güzelsöz söylemek ve yemek yedirmektir.

-Îman (ıngereği) nedirYa Resûlellah?

-Îman(ın gereğiAllah'ın ve Peygamber'inin emirleri ve yasaklarına uymak ve bir de,) sabır göstermek ve hoşgörülüolmaktır."1

Sabır nedir?

Sabır;nefsi İslâm Dîni'nin ve olgun aklın gerekli kıldıklarını yapmaya yöneltmek vezorlamaktır. Diğer bir ifadeyle sabır; İslâm Dîni'nin ve olgun aklınyasakladıklarının nefis tarafından yapılmasını engellemek ve onu kontrolaltında tutmaktır.*

Tarifolunan şekliyle sabır maddî ve manevî alanlarda ferdi gelişmenin ve sosyalrefahın kaynağıdır.

Sabır,Allah'ın emri ve Peygamber'imizin öğüdü olduğu için ibâdettir.

İbadetolduğu içindir ki Yüce Allah sabredici kullarla beraber olduğunu açıklamakta,onları sevdiğini bildirmekte ve onları And Cennetleri'ne erdireceğimüjdelemektedir.

"...Sabrediniz... Gerçekten Allah sabredenlerle beraberdir."

"...Allah sabredenleri sever."

"...Rablerinin rızasını dileyerek (her zorluğa) sabredenler, namazı dosdoğru kılanlar, kendilerineverdiğimiz rızıktan gizli ve aşikâr (Allah yolunda) harcayanlar ve kötülüğü iyilikle savanlar (yok mu?)

Onlariçin dünya hayatının iyi bir sonucu olan And Cennetleri vardır. Onlaratalarından, zevcelerinden, zürriyetlerinden iyi kişilerle beraber olmak üzereCennetlere girecekler ve melekler de her bir kapıdan yanlarına sokulacaklar (ve şöyle diyeceklerdir:)

Sabrettiğinizşeylere mukabil sizlere selâm olsun, Dünya hayatının en güzel sonucudur bu."**

Biz,ancak tarif olunan şekliyle "...Sabrediniz ve sabırda yarışınız..."*** emrine uymakla mükellefkılındığımız için, olumsuzlarda değil, olumlularda sabır göstereceğiz.

Bizleriçin ibâdetler ve ahlâkî değerlerden uzak kalmada sabır yok, ibâdetli veahlâklı olmada sabır vardır.

Cehalettesabır yok, ilim tahsilinde sabır vardır. Bir lokmaya ve bir hırkaya sabır yok,cemiyetimizde bir tek muhtaç insan kalmaması için azimle çalışmada ve helâlrızık talep etmede sabır vardır.

Zulümve anarşiye sabır yok, zâlimle çatışmada, ilahî emir ve yasakları çiğneyenanarşistleri yola getirmede sabır vardır.

Tembellikte,eğlence yerlerinde ve laf meclislerinde sabır yok, tarlada, fabrikada,laboratuarda ve iş yerlerinde alın teri dökmede sabır vardır.

Hülâsa,Allah'a kul olmada sabır vardır.

Allah'ın sevdiğiibadet sürekli olandır

Hz.Âişe (r.a.) anlatıyor:

"Yanımdabir kadın vardı. Allah'ın Resûlü yanıma gelince sordu:

-Bu kadın kimdir?

Bende; (pek çoknamaz kıldığı için geceleri) uyumayan filanca kadındır, cevabını verdim.

Bununüzerine Allah'ın Resûlü şöyle buyurdu:

-Bırakınız bu gibi uygulamayı. Güç yetirebildiğiniz kadarını yapmaya çalışın.

Allah'ayemîn ederim ki siz usanıncaya kadar Allah usanmaz.

Hz.Âişe sözlerine devamla şöyle buyurdu:

-Allah'ın Resûlü'nün en çok sevdiği ibâdet, yapanın devamlı olarak yaptığıibâdet idi."2 

Olumsuz işlerdesabır yoktur

Mü'min,İslâm Dînin emirleri ve yasaklarının gerektirdiklerini ve inançlı olgun aklınlüzumlu bulduklarını uygulamada sabırla mükelleftir.

Haramlarıişlemekte sabır olmadığı gibi, emrolunmadıklarımızı yapmakta vebaşaramayacaklarımızı üstlenmekte de sabır yoktur.

Peygamber'imiz,hadîsimizde geçen kadını emrolunmadığını ve başaramayacağını üstlendiği, diğerbir ifadeyle olumsuz sabır gösterdiği için onaylamamıştır. Müslüman olumsuzlarısürdürmekte değil olumluları sürekli kılmada sabır göstermelidir. Çünkü Allah(c.c.) ve O'nun Peygamber'i az da olsa devamlı olan amelleri sevmektedir...

Üstün amel nefse ağır gelendir

İbn-üAbbas (r.a.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü'ne soruldu:

-Amellerin hangi türü daha üstündür?

Oda şöyle buyurdu:

-Nefse en ağır geleni (daha üstündür)."3 

Cennet sabırlı ameller gerektirir

Nefseen ağır gelen amellerin en değerli olmaları ancak büyük ve sürekli sabırlayapılabilir olmaları sebebiyle olsa gerektir.

Nefseağır gelen ameller değerli olduğu içindir ki Peygamber'imiz bir hadîslerinde deşöyle buyurmuştur.

"...Cennet (nefse)ağır gelecekamellerle kuşatılmıştır."*

En büyük felaketlere kimler uğratılır?

Sa'dİbn-ü Vakkas (r.a.) rivayet ediyor:

"Allah'ınResûlü'ne (s.a.v.) sordum:

-Ya Resûlellah! En ağır felaketlere uğratılan insanlar hangileridir?

Şöylebuyurdu:

-Peygamberlerdir, sonra da inanç ve amel durumlarına göre dindar kullardır.

Kişi,dindarlığına göre kulluk imtihanına tabi kılınır.

Eğerdinî (inancı) sağlam (ve amelleri çokça) ise uğratıldığı musîbetlerbüyük olur.

Eğerdini (duygularıve yaşantısı) zayıfolursa kulluk imtihanı da dindarlığına göre hafif olur.

Çokiyi biliniz ki (keffâretigerektiren) hatalarıolan kula yer yüzünde (rahat rahat) yürüyecek şekilde belâlar aman vermez."4

Sabır üç kısımdır

Peygamber'imizinbir hadîslerine göre sabır üç kısımdır:

a-Allah'ın ve Peygamber'inin emirlerine itâatte sabır.

b-Allah'ın ve Peygamber'inin yasaklarından sakınmada sabır,

Meryemsûresinin altmış beşinci âyeti bu iki tür sabrı emir buyurmaktadır:

"(O), göklerin, yerin ve bunlar arasındabulunan varlıkların Rabbi'dir. O'na kulluk et ve O'na kullukta sabret..."

c-Kader programına göre gelebilecek musîbetler karşısında sabır.*

YeryüzündeAllah tarafından kulluk imtihanına tabi kılınan insanın uğratılacağı bir denemede belâ ve musîbetlerdir.

Pekmühim bir kulluk denemesi olduğu içidir ki bu nevi denemelere baştaPeygamberler olmak üzer yüce kullar muhatap kılınmıştır. Kılınacaktır da. Busebeble mü'min, rûhî hazırlık içinde bulunmalıdır.

Evet,büyük kulluk denemelerine uğratılmadan ahiretin büyük derecelerine ermek mümkündeğildir. Sabır gösterilmeden de kulluk denemelerinde başarı göstermek mümkündeğildir.

Hadîsimizbu gerçeği açıklamaktadır.

Sabıryüceltici olduğu içindir ki Yüce Allah Peygamber'imize "Sen de Peygamberlerden azimsahiplerinin sabrettikleri gibi sabret..."** buyurmuştur. Hz. Eyyûb'un ise bu vasfı ileyüceldiğini bildirmiştir:

"...Gerçekten biz onu (Eyyub'u) sabredici bulduk. O ne güzel kuldur. Daima (Allah'a) yönelirdi."***

Sabır, musibetlerin ilk anında gösterilmesi gerekendir

EbûHüreyre'den (r.a.)

"Allah'ınResûlü (s.a.v.) Cennetül-Bekî (kabristanına ziyarette bulunduğu bir gün) bir kabrin başındaağlayıp-sızlayan bir kadının yanından geçti. (Durumunu görünce de) ona şöylece öğüt verdi:

-Ey Allah'ın kulcağızı! (Ölçüsüz feryat ediyorsun.) Allah'ın takdirine başkaldırmaktan sakın. Sabırlı ol.

-Ey Allah'ın Kulu! Ben feryat etse yeri olan sevdiğini yitirmiş bir insanım.

-Ey Allah'ın kulcağızı! (Üzüntülüsün evet, ama) Allah(a ve kaderine baş kaldırmak)tan sakın. Sabretmeye çalış.

-Ey Allah'ın kulu! (İyi söylüyorsun) Ancak sen (benim gibi) musîbete uğramış olsaydın beni mazûr görürdün.

-Ey Allah'ın kulcağızı! Allah(ın yasalarına karış çıkmak)tan sakın, kendini sabra ver.

-Ey Allah'ın kulu! Söyleyeceğini söyledin, artık yürü git de beni kendi halimebırak.

Allah'ınResûlü (s.a.v.) yürüyünce O'nun ardından sahâbîlerden biri kadının yanına gelipdurdu ve ona sordu:

-Bu giden yüce kişi sana ne söyledi?

-Bana şöyle şöyle öğüt verdi.

-Sen o zatı tanıyor musun?

-Hayır tanımıyorum.

-O Allah'ın Resûlü idi.

Bunuöğrenen kadıncağız: "Ben sabredeceğim Ya Resûlellah! Sabredeceğim." diyerekyerinden sıçradı. Koşarak (Mescidin kapısında) Allah'ın Resûlü'ne (s.a.v.) yetişti ve:

-Ben sizi tanıyamadım ya Resûlellah! diyerek bağışlanması ricasında bulundu.

Hz.Peygamber ona şöyle buyurdu:

-Sabır; uğranılan müsîbetin ilk anında gösterilmesi gerekendir. Sabır; uğranılanbelanın ilk anında gösterilmesi gerekendir."5

İlk anda sabredemeyen mükâfat alamaz

Başarısızlık,kıtlık, korku, ölüm vs. gibi değişik türden musîbetler karşısında sabırgöstermek veya göstermemek sonucu değiştirmez.

Ancak kul "Şer görülen bu oluşlar İnşaallah günahlarımın affına, manevîderecemin yükselmesine vesile olur." duygusu içinde ve hadîsimizde açıklandığıüzere uğradığı musîbetlerin ilk anında istirca'* yapar da ilahî kadere inancınıtazelerse karamsarlıktan korunmuş, rûhî direncini artırmış olur. Daha daönemlisi kulluk denemesinde başarıya ulaşmış olacağı için Allah'tan damükafâtını alır.

"Ben ne yapmıştım da Allah bunları bana reva gördü!" şeklinde ve rûhîisyan içinde feryat eden kul ise hem manevî yıkıma uğrar, hem de mükafâtalacağı yerde ilahî azaba sürüklenmiş olur.

Ancak, uğranılan musîbetlerden ötürü üzülmenin ve sessizce ağlamanınbir sakıncası yoktur.

Musîbet anında "Biz Allah içiniz ancak ona döneceğiz"demelisiniz

Ebu Umame'den (r.a.):

"(Bir iş için) Hz. Peygamber'le (s.a.v.) beraber çıkmıştık.

Pabuç bağı kopunca Allah'ın Resûlü (s.a.v.) "Biz Allah içiniz. O'nadönücüleriz." buyurarak istirca' yaptı.

(Yapınca da) bir sahabî sordu:

- Bir pabuç bağı için mi istirca' buyurdunuz, Ya Resûlellah!

Allah'ın Resûlü (bu suali şöylece) cevaplandırdı:

-(Mü'minin hoşuna gitmeyen ve onu üzen her oluş bir musîbet olduğu gibi) bu da bir musîbettir.

(Biz her musîbet için istirca' yaparız.)"6

İstirca' Muhammed ümmetine hastır

İstirca Muhammed Ümmetinin bir özelliği olup, Bakara Sûresinin 156.âyetinde işaret olunan bir görevdir...

["Andolsun sizi korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerdeneksiltme gibi şeylerle deneriz.

Kendilerine bir bela eriştiği zaman "Biz Allah içiniz ve O'nadönücüleriz." diye (rek istirca' yapa)n sabredici kulları müjdele.

(Çünkü)Rablerinden bağışlanmalar ve (nimetleri içeren) Rahmet hep onlarındır ve doğru yolu bulanlar daonlardır."(Bakara 155-157)

*Diğer âyetler için bak. Bakara 45, 153, 155, Âl-i İmrân 15-17, 200 Enfal 46,Ra'd 22, Nahl 125-126, Beled 17, Asır 1-3.

1 Müsned 4/385, M. Zevâid 1/54 (Hadisin birbölümü alınmıştır.)

* Ragib El-İsfehanî El-Mufredet F. Garibîl-Kur'ân (Sabâra) maddesi.

** Enfal 46, Âl-i İmrân 146, Ra'd22-23.

*** Âl-i İmrân 200.

2 Buhârî Îman 32, İ. Mâce Zühd 28

3 Keşfül-Hafâ Hn. 459

* Buhârî Rikak 28

4 Tirmizî Zühd 37 İ. Mâce Fiten 23

* El-Camius-Sağır Hn. 5137

** Ahkaf 35.

*** Sad 43.

5 M. Zevaid K. Cenâiz B. Fis-Sabri 3/2.

6 "İstirca" için bir sonrakihadîsin açıklamasına bakınız.

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/40-sabir-ve-gercek-manasi-15-456h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim