36- Görevimiz Yardım Etmek ve Aracı Olmaktır

36- Görevimiz Yardım Etmek ve Aracı Olmaktır
36- Görevimiz Yardım Etmek ve Aracı Olmaktır 

36- Görevimiz Yardım Etmek ve Aracı Olmaktır

Allah'ınKitabı'ndan: "Sadaka,(zekât vebenzeri yardımlar) kendilerini Allah yoluna vakfeden fakirler içindir. Bunlar, rızk aramakiçin yeryüzünde dolaşamazlar. Durumlarını bilmeyen kimse, haya ve iffetlerindendolayı onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. Onlar, insanlardanısrarla dilenmezler. Harcadığımız her hayrı şüphesiz ki, Allah bilir."

Bakara 273

İnsanlardan bir şey isteme!

Hz.Sevban (r.a.) anlatıyor:

"Allah'ınResûlü şöyle buyurdu:

-Cennet'e gireceğinin sorumluluğunu üstlenmem karşılığında kim bana (arzedeceğim) bir hususta garanti verebilir?

(Budavet-i Peygamber'iye muhatap olan sahabîler arasından ortaya çıktım ve;)

-Ben (verebilirimYa Resûlellah!) dedim.

Şuöğüdü verdi:

-İnsanlardan hiç bir şey istemeyeceksin.

(Sevban'ındostları diyorlar ki; Allah'ın Resûlü'ne teminat verdiği için) o bineği üzerinde iken kamçısıyere düşse birimize onu bana alıp veriniz demezdi. Bizzat iner ve alırdı."1

Veren el, alan elden üstündür

Kullarıkulluğa mahkum eden temel sebeblerden biri gereksiz olarak ihtiyaç arzetmek;istemektir.

İsteyerekalan çoğu zaman aldığı yere boyun eğer, adâleti çiğner, bâtıllara aracılıkeder. İnsanları putlaştırır, Yaradan'ı unutur. Bu sebeble İslâm Dîni var olanınistemesini haram kılmıştır. Peygamber'imizin diliyle insanlara yük olunmamasınıöğütlemiştir.

İstemek-almaktayukarıda değindiğimiz mahzurların hiçbiri gerçekleşmese de alıcı olmakta hiçbirhayır yoktur. Zira Peygamber'imizin buyurduğu gibi: "Veren el alan elden dahahayırlıdır."

Allah'ınResûlü bu meseleye o derece önem verirdi ki, hiç kimseden hiçbir şeyistemeyeceklerine dair sahâbîlerden biat alırdı. Onun Cennet'e girmesorumluluğunu üstlenmesi, kendi yetkisinden ötürü olmayıp, garanti alınan amelinCennet'e götürücü olması sebebiyledir.

İstediğinde dindar kullardan iste

İbnül-Firasî(r.a.) rivayet ediyor.

"Firasoğullarından bir sahâbî Allah'ın Resûlü'ne (s.a.v.) sordu:

-Ya Resûlellah! (İhtiyacımolduğu zaman insanlardan yardım) isteyeyim mi?

-Hayır (isteme,kanaatkâr ve sabırlı ol. Hiçbir kişiye yük olma. Allah'a güven.)

Yok,eğer mutlaka isteyeceksen (istediğini gönül hoşluğu ile verebilecek) ibâdetli ve ahlâklı kullardaniste.2

Niçin dindar kullardan istemeli

Peygamber'imizistemek mecburiyetinde kalındığında niçin, ibâdetli ve ahlâklı kullardanistememizi öğütlemektedir?

Busuale şüphesiz farklı cevaplar verilebilir. Biz, tespitlerimizi dört maddehalinde özetleyeceğiz.

a-İbadetli ve ahlâklı insanlar bir hadîste açıklandığı üzere Allah'ın nûruylabaktıkları için irfanlıdırlar. Bu sebeble kişiyi diğer insanlardan daha iyianlarlar.

b-Olgun îmanları sebebiyle nefisleri için istediklerini diğer insanlar için deisteyecekleri için kendilerini muhtaç kişinin yerine koyarlar. Bundan ötürü desıcak bir ilgi ile derdinizi dert edinirler.

c-Yapacakları yardımı âhiret mutluluğuna ermek için yapacakları için diğerinsanlardan daha arzulu yardım yaparlar.

d-Yalnız Allah için yardım yapacaklarından, diğer insanlar gibi yaptıkları iyiliğibaşa kakmazlar, insanın şahsiyeti ile oynamazlar.

Yardımcı olmak için koşuşmak itikâfa girmektenhayırlıdır

İbn-üÖmer (r.a.) anlatıyor:

"Biradam Allah'ın Resûlü'ne (s.a.v.) geldi ve cevaplarını öğrenmek için (birbiri ardından şu soruları) sordu:

-Ya Resûlellah! (Allah'ınen çok sevdiği insan hangisidir?) O'nun en çok sevdiği ameller hangileridir?

-Allah'ın en çok sevdiği insan, insanlara en fazla fayda sağlayandır. (Allah'ın en çok sevdiği amellerde) birmüslüman'ı sevindirmen veya üzüntüsünü gidermen veya borcunu ödemen ya daaçlığını giderip-doyurmandır.

Bir(mü­'min) kardeşimin ihtiyacını gidermekiçin onunla beraber yürü(yerek işini takip et)meyi Medine Mescidi olan bumescidte bir ay itikâfa girmekten çok severim.

(Allah'ınResûlü daha sonra da şöyle buyurdu:)

-Kişi öfkesini giderirse Allah onun hatasını örter. Gereğini uygulamayıdileseydi uygulayacağı öfkesini yutan kişinin ise Kıyamet Günü'nde Allahkalbini mutlulukla doldurur.

İhtiyacıkarşılanıncaya kadar mü'min kardeşiyle giderek durumu ile ilgilenen kişinin deayaklarının kayacağı Kıyamet Günü'nde Allah ayaklarını yerleştirir."3

Zalim de olsa mazlûm da olsa Mü'min kardeşine yardımet

Hz.Enes'den... (r.a.)

Allah'ınResûlü (herbir mü'mini muhatap tutan öğütlerinde) şöyle buyurdu:

-Zalim de olsa, mazlum da olsa mü'min kardeşine yardım et.

Birsahabî sordu:

-Ya Resûlellah! Ona mazlûmken yardım ederim. (Bunu anlarım.) Ama zalim iken ona nasıl yardım ederim? (Bu, zulme yardım etmek olmazmı?)

Allah'ınResûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu:

-Onun zulmetmesine engel olursun. Zulmüne mani olmak da senin ona yardımındır.4 

Zülmünü engellemek zalime yardım etmektir

Çağrışımyaptırdığı ilk ve de sınırlı anlamına göre zulüm fert ve cemiyet haklarınatecavüzdür. Bizzat veya aracı ile zulmü engellemek bir cihâd görevidir.

 

Mü'minzulmü engellerken mazluma yardımcı olmanın yanısıra zalime de yardımcı olmakamacını sürdürmelidir. Zira zulmü sebebiyle uğrayacağı azab düşünülürse,zalimin de acil yardıma muhtaç olduğu anlaşılır. Evet, zulüm eylemine kalkışanıengellemek, onu azabtan korumak, ona yardımcı olmaktır.

Zalimeve mazluma yardımla ilgili genişçe bilgi edinmek için "Cuma Mesajları" isimli kitabımıza bakınız.

Aracı olan yapan gibi sevab alır

EbuMesûd El-Bedrî (r.a.) anlatıyor:

"Adamınbiri bir binek hayvanı istemek üzere Allah'ın Resûlü'ne (s.a.v.) geldi, (halini ve ricasını) şöylece arzetti:

-Binek hayvanım zayıf olduğu için yolda kaldım, (bana yardımcı olur musunuz YaResûlellah!)

Allah'ınResûlü (s.a.v.) ona:

-Falan kişiye gidiver, buyurdu.

Adamcağızgönderildiği adama gitti, o da ona bir binek hayvanı verdi.

(Aracılığınınsonucunu gören) Allah'ınResûlü(aracılığa teşvik için) şöyle buyurdu.

-Bir hayrın yapılmasına aracılık eden (eşit olmasa da) hayrı bizzat yapanın aldığı sevab gibi sevab alır.5 

Aracılık ancak doğru işlerde yapılır

Hadîsimizdenanlaşılacağı üzere aracı olmak pek çok sevab kazanılmasına vesile bir eylemdir.

NitekimPeygamber'imiz,

"Arzedemeyenkişinin ihtiyacını yetkili şahsa ulaştıran mü'minin Kıyamet Günü Allahayaklarını Sırat üzerinden kaydırmaz."* buyurarak da bu gerçeği açıklamıştır.

Nevar ki mükafat kazandırabilmesi için aracılığın iyi, güzel ve doğru olanişlerde olması, fert veya toplum yararına bulunması lazımdır. Suçlunun cezasızkalmasına veya layık olmayanın görev almasına vs. sebeb olan aracılık, bâtıllarüzerinde yardımlaşma olacağından Mâide Sûresinin ikinci âyetine göre haramdırve şüphesiz günaha sokucudur.

Duâ edip teşekkür ediniz

Hz.Enes (r.a.) anlatıyor:

"(Medine'nin yerlisi olan veyardımcılar anlamında Ensar olarak nitelenen mü'minlerin gösterdiği büyük ilgive malî fedâkârlıklar karşısında şükran hisleriyle dolan) muhacir mü'minler (Ensar'ın bu iyilikleriylesağladığı sevablara da imrendiler de) şöyle dediler:

-Ya Resûlellah! Ensar bütün sevabları alıp götürdü.

Allah'ınResûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu:

-Hayır, (hayır)siz (iyiliklerinden ötürü) onlar için Allah'a duâ ettiğinizve onlara teşekkürlerinizi sunduğunuz sürece (siz de onların aldığı sevabı alacaksınız.)"6

Hediyeye hediye veya duâ ile karşılıkvermelidir

İslâmDîni'nin mükellef kıldığı bir ahlâki görev de  hediyeye hediye ile,yapılan yardıma da mukabil bir yardımla karşılık vermektir.

Bugörevini yerine getirecek maddî gücü bulunmayan kişi ise muhâtabına duâ edecekve teşekkürlerini sunacaktır.

Muhataplaraduâ ve teşekkür, onların sevabına ulaştırır.

"CumaMesajları" isimli kitabımızın "Teşekkür Etmek" başlıklı mesajımızı okumanızıtavsiye ederiz.

Toplumun büyüğüne ilgi gösterin

Cerirİbn-ü Abdullah (r.a.) şöyle rivayet ediyor:

"(Allah'ın Resûlü (s.a.v.)peygamber olarak vazîfelendirildiği ve çağrıya başladığı zaman) huzuruna vardım. Bana şu sualiyöneltti:

-(Ya Cerir!) Bize gelişinin sebebi nedir? Bende:

-Önünüzde îman etmek için (geldim Ya Resûlellah!) cevabını verdim. Bu konuşmanınardından Allah'ın Resûlü hediye olarak bir gömleğini bana uzattı ve sonra daAshâbına dönerek şu talimatı verdi:

-Bir topluluğun büyüğü size geldiği zaman gereken ilgiyi gösterip ona ikramdabulunun."7

Her toplum büyüğüne ilgi gösterilebilirmi?

İnsanlaryaratılışta bir ve eşittirler. Birbirlerine üstünlükleri ancak ilâhi emir veyasaklara bağlılık olan takva iledir.

Busebeble mü'minler insanları takva ölçüsüne göre değerlendirmekle sorumludurlar.

Buölçüye inanmak ve onu esas almak şartıyla toplumun ileri gelenlerine ilgigöstermek ve ikramda bulunmakta bir mahzur yoktur.

a-Toplumun büyüğü îmanlı ve amelli bir müslümansa o, zaten saygı duyulmaya veikram olunmaya layıktır.

b-Eğer kâfir veya kalbine îman akmamış bir münafık ise ya da haramlara dalmışisyankâr müslümansa küfürlerini ve günahlarını onaylamamak şartıyla onlaraikramda bulunmakta da yarar vardır.

Çünküikramlar ve hediyelerle onların ve yönetimleri altında bulundurduklarıkişilerin düşmanlıklarını gidermek, kalplerini İslâm'a çekmek ihtimali vardır.

"Mükellefe-iKulüb" olarak nitelendirilebilecek olan bu tiplere Kur'ân hükmü gereği zekâtdahi verilebilir.

Bak.Tevbe Suresi âyet 60

 

1 Müsned 5/277. Benzeri rivayetler için bak.Ebû DavûdZekât 27,Müslim Zekât 108.

2 S. Ebû Davûd K. Zekât B. Fil-İstifaf.

3 M. Zevâid K. Edeb B. Fazl-ı Kazail-Havâîc 8/191, Taberânî Es-Sağîr (861)

4 Buhârî Mezâlim 4, Müslim Birr 62

5 Tirmizî İlim 14, Müslim İmare 133, Ebû Davûd Edeb 119.

* İ. Kesîr Muhammed 7

6 Ebû Davûd Edeb 11, Tirmizî Kıyame 45, Müsned 3/200

7 M. Zevâid K. Edep B. İkramil-Kerîm 8/15, Benzer için bk. İ. Mâce Edeb 19.

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/36-gorevimiz-yardim-etmek-ve-araci-olmaktir-15-460h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim