28- İslâm İnsanının Vasıfları

28- İslâm İnsanının Vasıfları
28- İslâm İnsanının Vasıfları

28- İslâm İnsanının Vasıfları

İslâmi şahsiyetikorumak

Allah'ınKitabı'ndan: "RabbimizAllah'dır deyip, sonra (Allah'ın ve Peygamber'inin emirleri ve yasaklarına uyarak) dosdoğru yaşayanlara hiçbirkorku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir.

Onlar Cennet'liktirler.İşledikleri amellere mükafat olarak orada ebedi kalacaklardır."

Ahkâf 13-14

En değerli varlık insandır

Abdullahİbn-ü Amr Allah'ın Resûlü'nün (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

"- Kıyamet Günü'nde şanı yüceolan Allah katında insandan daha değerli bir varlık yoktur.

(Sahâbîlertarafından) soruldu:

-Melekler (dahadeğerli) değilmidir Ya Resûlellah?

- (Hayır) melekler (daha değerli) değildir. Çünkü melekler güneş veay gibi (emrolunduklarınıngereğini yapmaya)mecburdurlar."1

Mü'min insan meleklerden üstündür

İnsan;Allah'ın kudretini, bilgisini, hikmetini ve rahmetini özel bir şekildekullanarak yarattığını bildirdiği, en güzel bir şekilde halkettiğini ve zatınamuhatap kılarak denemeye tabi tuttuğunu açıkladığı âhiret hayatına vâris, üstünbir varlıktır.

İnsanbüyüktür. Bu ve benzeri hadîslerin açıklamasına göre meleklerden de yücedir.Ancak yüce olan insan şüphesiz Allah'a inanan ve O'na, O'nun istediği ölçüleriçinde kulluğunu sunan insandır.

Şüphesizmelekler de insanlar gibi üstün bir yaratılıştadır. Onlar da kullukyapmaktadırlar. Böyle iken niçin mü'min insanlar meleklerden üstündür?

Hadîsimizbu sualin cevabına da işaret buyurmaktadır:

Allahinsanlara irade hürriyeti vererek onları kulluk denemesine tabi kılmıştır. Onlaryüceliklerini koruyabilmek için iradelerini kullanarak Allah'a îman etmek vePeygamberler aracılığı ile bildirilen ilahî yasalara uymakla mükellefkılınmışlardır. Ayrıca onlar saptırıcı Şeytan'a ve nefislerin olumsuzarzularına karşı durmakla da yükümlüdürler.

Sorumluluklarınıngereğini yapmazlarsa aşağılara yuvarlanırlar, İlâhî azablara uğrarlar.

Meleklerise denemeye tabi tutulmamışlardır. Bu sebeble onlar yüceliklerini yitirmek veazablara uğramak gibi bir sonuçla karşılaşmayacaklardır.

Onlargüneş ve ay gibi emrolunduklarını yapmaya mecburdurlar.

Nasılki güneş, ay ve diğer gezegenler yörüngelerinden sapma hürriyetine malikdeğildirler, melekler de emrolunduklarının dışına çıkmak iradesine sahipdeğildirler.

SorumlulukHak doğurur. İnsanın yüceliği de sorumluluğunun karşılığıdır.

"Rabbim Allah'dır" de ve dosdoğru ol

Süfyanİbn-ü Abdullah Es-Sakafi (r.a.) anlatıyor:

"Hz.Peygamber'e (geldimve şöylece) ricadabulundum:

-Ya Resûlellah! Bana sarılıp yapışacağım bir gerçeği söyler misiniz?

- Rabbim Allah'tır, de. Sonra da (yaşamakla emrolunduğun İslâmîdüstûrlara göre hayatını düzenleyerek) dosdoğru ol.

-Ya Resûlellah! Benim için en ziyade korktuğunuz nedir?

- (Hadîsimizin ravisi Abdullah EsSekefi diyor ki; bu sualimi cevaplandırmak için) Allah'ın Resûlü dilinin ucunututtu ve sonra da şöyle buyurdu:

-İşte budur."2 

İslâmî şahsiyet îman ve amelle korunur

Allah'ınyarattığı insan, O'nun koyduğu nizam olan İslâm'la gerçek şahsiyetini bulur.

İslâmDîni'nin inanç ve amel prensiplerine îmanla şekillenen bu yüce şahsiyetinkorunması mü'minin temel görevi, dünya ve ahiret mutluluğuna ermenin de anasebebidir.

Hadîsimizbir mucizevî cümle ile bu kudsi şahsiyetin ancak îmanla ve inanılan prensiplerdoğrultusunda yaşamakla korunabileceğimizi bizlere öğretmektedir.

"RabbimAllah'tır, de ve Rabbinin yasalarına göre dosdoğru ol."

Allah'tan gereği şekilde utanın

İbn-iMes'ud (Radıyallah Anhü) anlatıyor:

"Günlerdenbir gün Allah'ın Resûlü şöylece öğüt verdi:

-Allah'tan gereği şekilde haya ediniz; utanınız.

(Buöğüde muhatap olan) sahâbîler de şöyle dediler:

-Ey Allah'ın Peygamber'i!.. Biz Allah'tan utanıyoruz. (Bizi bu hususta başarılı kıldığıiçin de) O'nahamd olsun.

Onlarınbu karşılığı üzerine Allah'ın Resûlü şu açıklamada bulundu:

-   Gerçek utanma (sizin avret mahallerinizi açığa vurmamak şeklindeanladığınız utanma) değildir.

-    Allah'tangereği şekilde utanan kişi, başını ve başın kapsadığı; (dil göz ve kulak gibi organları,bu organlarla yapılabilecek haramlardan) korusun.

Karnını,(doğrudan veyadolaylı olarak)karınla ilgili, (kalp,cinsel uzuv, eller ve ayaklar gibi organları da günahlara bulaşmaktan) muhafaza etsin.

Ölümüve (kabirdevücudunun) toprağakarışacağını düşünsün.

Âhiret(saadetini) arzulayan kişi dünyanıngüzelliklerine(yürekten) ilgiduymaz.

Evetkim böyle yaparsa Allah'tan gereği şekilde utanmış olur.3

Hayâ Cennet'e götürür

Hadîsimizİslâmî şahsiyet üzere yaşanılabilmesi için hayalı olmak gereğini duyurmakta vegerçek hayayı, utanmayı açıklamaktadır.

Açıklananmanasıyla haya, dünya ve âhiret saadetine sebebtir. Nitekim Peygamber'imizinhayanın tarifini de içine alan bir diğer hadîsleri bu gerçeği dilegetirmektedir.

Allah'ınResûlü sahâbîlere sordu:

-Her biriniz Cennet'e girmeyi arzu eder misiniz? Onlar da;

-Evet (elbettearzu ederiz ya Resûlallah!) cevabını verince şöyle buyurdu:

-O halde uzun emellere dalmayın. Ölümünüzü gözlerinizin önüne getir(ip nefislerinizi kabirsakinlerinden say)ın. Bir de Allah'tan gereği şekilde haya edin...*

Günah iç huzursuzluğunasebeb olan şeydir

Nevvasİbn-ü Seman (r.a.) anlatıyor:

"Biryıl Medine'de Allah'ın Resûlü (s.a.v.) ile kaldım. Medine'den ayrılmamıengelleyen yalnızca sorup-öğrenmek arzusuydu. Zira birimiz (Medine'den) ayrıldığı zaman artık Allah'ınResûlü'ne bir şey sor(mak imkanını bul)amazdı. Bir defasında Allah'ın Resûlü'ne "birr"i vegünah olup olmadığı açık olmayan, sözler, işler ve davranışlar içinde neyin"İsm" (günah) olacağını sordum.

Şöylebuyurdu:

-Birr (Allah'ınrızasına erdirecek amel), güzel ahlâktır. İsm (günah) ise içini huzursuzlaştıran veinsanlar tarafından bilinmesini istemediğin şeydir."4

Günah, insanlar tarafından bilinmesiniistemediğin şeydir

Hadîsimizİslâmi şahsiyetimizi koruyabilmek için bilmemiz ve kullanmamız gereken birölçüyü öğretmektedir.

Peygamber'imizinbuyurduğu gibi helâller bellidir, haramlar da belirlidir. Ancak vahyinindirildiği Hz. Peygamber dönemi sonrasında ortaya çıkan sözler, davranışlar,işler ve bulunan bazı maddelerde olduğu gibi helâl mi yoksa haram mı olduğu açıkçabelli olmayan uygulamalar ve maddeler vardır.

İslâmişahsiyetimizi koruyabilmemiz için bunlar içinde günah olanları nasıl tesbitedip korunacağız.

Hadîsimizbize bir tesbit ölçüsü vermektedir. Ancak bu ölçü Allah'ın ve Peygamber'ininemirleri ve yasaklarına bağlı gerçek mü'minlerin kullanabileceği bir ölçüdür.

Eğerşüpheli durumlarda günahı tesbit ölçüsü olan "İç huzursuzluğu ve insanlartarafından bilinmesini arzu etmemek" kriterini içki, kumar, zina, faiz, vücuduteşhir gibi haramları açıktan işleyen ve işlerken de hiçbir ürperti duymayaninancı zayıf, ameli kısır müslümanlar kullanmaya kalkışırsa daha da sapıtırlar.Zira haramları işleyenlerin haram görerek kaçınacakları ne olabilir?

Sevabı çok ameller, az konuşmak ve güzel ahlâktır

Enes(r.a.) rivayet ediyor.

"Allah'ınResûlü (EbuZer'e şöyle) buyurdu:

-Ya Eba Zer! Kişi tarafından yapılmaları pek kolay (olup Kıyamet Günü'nde amel) terazisine (koyduracakları sevab) çok ağır olacak olan iki vasfısana öğreteyim mi?

-Evet, (evetöğretiniz Ya Resûlellah!)

Buiki vasıf çok az konuşmak ve güzel ahlâktır.

Canımkudreti ve yönetimi altında bulunan Allah'a yemîn ederim ki insanlar bu ikivasfın (yüceliğinde)benzeri (vasıflar) sağlayamamıştır."5

Hz. Peygamberin EbuZer'e öğütleri

Hz.Ebû Zer (r.a.) anlatıyor:

Allah'ınResûlü'ne (s.a.v.) geldim ve şöylece ricada bulundum:

-Ya Resûlellah! Bana öğüt veriniz.

-Ya Eba Zer! Sana Allah'ın emirleri ve yasaklarına uyarak yaşamanı öğütlerim.Zira böylesine takva üzerinde yaşamak senin bütün işlerini güzelleştiricidir.

-Benim için öğütlerinizi artır (sanız Ya Resûlellah!)

- Kur'ân oku ve Allah'ı (çokça) an. Zira Kur'ân okuyup zikiryapman senin göklerde yücelmene, yer yüzünde nûrlanmana sebebtir.

-Bana (verdiğinizöğütleri)artır(sanız YaResûlellah!)

-Çok az konuşmaya bak. Zira az konuşmak Şeytan'ı kovmak ve ciddi bir müslümanolarak yaşaman için nefsine yardımcı olmakdır.

-Bana biraz daha (öğütverir misiniz?)

-Ya Ebâ Zer! Çok gülmekten sakın. Çünkü o kalbi(n manevî hayatını) öldürür.Yüzün de nûrunu giderir.

-Benim için biraz daha... (Ya Resûlellah!)

- (Nefsin için) acı da olsa dosdoğru olanısöyle.

-Biraz daha(öğüt verseniz...)

-Allah'ın emirleri ve yasakları doğrultusunda yaşarken yericinin kınamasındankorkma.

-Bana biraz daha,(evet, biraz daha.)

-Nefsin(inkusurlarını) bilmeninsanların kusurlarını araştırmana engel olsun."6 

Az ve doğru konuş, çok gülme, kınayandan çekinme,kusurlarını bil

Allah'ınResûlünün bu öğütleri şahsiyeti koruyucu öğütleridir. Zira;

a-Kur'ân okumak ve zikir yapmak vakarı artırır. Çok konuşmak ise yanılgılaradüşürür. Hatalar da manevî otoriteyi sarsar.

b-Çok gülmek ölçüsüzlüğe delildir. İnsanın hafife alınmasına sebeb olur.

c-Doğru olanı söyleyememek kişi üzerindeki toplum güvenini giderir.

d-Kınayanlardan çekinip korkarak yön değiştirmek zaafı artırır. Hayırlardanalıkoyar.

e-Nefsinin kusurlarını bilmemek de insanın rûhî gelişmesini engeller.

Mümin şahsiyetini çiğnetmez

Hz.Ebu Bekir'den... (r.a.)

(Şahsiyetinkorunması ile ilgili bir öğütlerinde) Allah'ın Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu:

-Mü'min şahsiyetini çiğnetmek hakkına sahip değildir.

Sahâbîlertarafından soruldu:

-Ya Resûlellah! Kişi şahsiyetini nasıl çiğnetir?

-Üstesinden gelemeyeceği işlerin altına girmekle şahsiyetini çiğnetir.

Allah'ınResûlü, sahâbîlerin bu manadaki bir diğer sorusunu da şöylececevaplandırmıştır:

- Kişi, nefsini zalimyöneticilerin/yasaların zulmüne uğratmakla şahsiyetini çiğnetir.7 

Benden korkman gerekmez miydi?

EbuSaîd (r.a.) rivayet ediyor:

"Allah'ınResûlü (sahâbîlere şöylece) emir buyurdu:

-Sizlerden biriniz nefsini aşağılamasın.

-Bizlerden biri nefsini nasıl aşağılayabilir ya Resûlellah?

- (Şöyle aşağılar: Bâtıllığı veyahaksızlığı) üzerindeAllah için konuşması gereken bir durumu görür. Fakat onunla ilgili bir sözsöylemez.

KıyametGünü'nde şanı yüce Allah onu sorguya çeker:

-Gördüğün şu şu durumda hakîkati niçin dile getirmedin?

-İnsanlardan(ve düzenlerinden duyduğum) korkudan ötürü Ya Rab!

-İyi ama, senin benden daha çok korkman gerekirdi."8

Zulme uğramadan nasıl Cihâd yapılabilir?

Kur'ân-ıKerîm'in bildirisine göre yücelik Allah'ın, Peygamber'inin ve mü'minlerinolduğu için mü'min şahsiyeti yücedir.*

Busebeble mü'min, şahsiyet çiğnemekten de çiğnetmekten de yasaklanmıştır.

Şahsiyetinikorumakla mükellef kılınan mü'min, özellikle zâlim yöneticiler ve güçlertarafından sövülerek, dövülerek, işkence edilerek ve hapse atılarakşahsiyetinin ezilmesine sebeb olmamalıdır. Aleyhine ortam oluşturacak açığıvermemelidir.

Buradaşöyle bir sual sorulabilir;

Mü'min,Peygamber'imizin emri ile şahsiyetini çiğnetmemekle emrolunurken "Cihâdın en fazîletlisi zalimyöneticiler katında gerçeği dile getirmektir." buyruğu ile yinePeygamber'imiz tarafından şahsiyetinin çiğnenmesine sebeb olacak atılımlarayöneltilmektedir.

Çelişkiligörülen bu duruma nasıl açıklık getirilebilir?

Anlayışımızagöre şöyle bir açıklık getirilebilir:

Mü'min,sonuç alabileceğine inandığı ve yürürlükteki mevzûata göre alınabilecektedbirleri aldığı zaman yıkıcı bir üslûpla değil de yapıcı bir yaklaşımlahakîkati açıklamalıdır.

Zulmüengelleyici bu nevi tedbirler etkili olmaz da mü'min zulme maruz kalırsa, busorumlu olacağı bir şahsiyet çiğnetme olmaz. Allah'ın rızasına erdirecek bircihâd olur.

Nimetler üzerinde görülsün

Hz.Ebul-Ehvas (r.a.) anlatıyor:

"Eskimsi,yırtık-pırtık bir elbise giyinmiş olduğum halde Hz. Peygamber'e geldim. (O'nunla aramda şu konuşma geçti.)

-(YaEbul-Ahvas!) seninmalın var mı?

-Var, (YaResûlellah!)

-Ne gibi malların var?

-Deve, at, koyun-keçi, nevinden (mallarım var. Ayrıca) hizmetçilerim de var.

-(YaEbul-Ahvas!) Allahsana mal varlığını verdiği zaman Allah'ın nimetlerinin izleri/güzellikleriüzerinde görülsün."9

Dışgörünüş de şahsiyeti oluşturan unsurlardandır

İnsanrûh ve bedenden müteşekkil olduğu için şahsiyeti oluşturan ana unsurlardan biride dış görünüştür.

Şahsiyetinkorunmasını emreden İslâm Dîni bu sebeble dış görünüşe önem vermiştir.

Peygamber'imiz"Dosdoğru yolüzerinde yaşamak,(harcamalarda) iktisatlıdavranmak, câzibeli ve hoş görünümlü olmak Peygamberliğin yirmibeş bölümünden bir bölümdür."* buyurmuş ve mü'minlere deşöylece emir vermiştir:

"(EyMü'minler!) Sizlermü'min kardeşlerinizin yanına gidecek (ilişkiler kuracak)sınız. Bu sebeble beraberinizde götürdünüz eşyanınbakımı ve temizliğine önem veriniz. Elbiselerinizi düzene sokup güzelleştirinizki, insanlar arasında bir benek gibi dikkat çekenlerden olunuz. Şüphesiz Allahçirkinliği ve çirkinliğin benimsenmesini sevmez."**

Buemre muhatap mü'min ve özellikle mal varlığı olan kişi israfa ve lüksekaçmaksızın güzel giyinmeye çalışmalıdır.

Helehele basit görülmesine sebeb olacak giyim tarzından son derece kaçınmalıdır.***

 

1 M. Zevâid K. İman B. Menziletil-Mümini İndeRabbihi 1/82.

2 Müsned 3/413, İ. Mâce Fiten 12, Tirmizî Zühd 61.

3 M. Mesâbîh Hn. 1608, Müsned 1/387, Tirmizî Kıyame 25

* Levâmiül-Ukûl 3/620 Kenzül-Ummal15/938 (Hn. 43611)

4 Müslim Birr 14, Tirmizî Zühd 52.

5 M. Mesabîh K. Adâb B. Hıfzil-Lisan (Hn. 4867), M. Zevâid 8/22

6 M. Mesâbih Hn. 4866, M. Zevâid 4/216

7 Tirmizî Fiten 67, İ. Mace Fiten 21, Müsned 5/49

8 İ. Mâce Fiten 20, Müsned 3/30

* Münafikun 8

9 Et-Tac 3/162, Ebû Davûd Libâs 15, Tirmizî Birr 63

* Ebû Davûd Edep, 2, Et-Tac 5/66

** R. Salihin B. Sıfat-ıTûlil-Kamıs, Ebû Davûd Libas 26

*** Kılık-Kıyafet konusuyla alakalıgeniş bilgi için bak. A. Rıza Demircan İslâm'da Batıl'a Benzemenin Hükmü 1991 İst.

 

 

 



Ali Rıza DEMİRCAN
http://www.alirizademircan.net/28-islam-insaninin-vasiflari-15-468h.html



Sexual Life According To IslamİSLAMA ƏSASƏN SEKSUAL HƏYATСЕКСУАЛЬНАЯ ЖИЗНЬ СОГЛАСНО КАНОНАМ ИСЛАМАئىسلامدا جىنسىي تۇرمۇشبيان حكم استرقاق الأسيرات و الاستغلال الجنسي لهن في ضوء القرآن والسنة
Ana Sayfa | Biyografi | Eserleri | Cuma Hutbeleri | İnceleme Makale | Güncel Konular | Haberler | İletişim